Ġnsanlar, varoluĢlarından itibaren tamamen güvenlik ve beslenme ihtiyaçlarını gidermeye yönelik olarak doğa ile mücadele etmiĢlerdir. Doğa ile tek baĢına yapılan mücadelede baĢarısızlık, onları çevresindeki insanlarla birlikte hareket etme yoluna yöneltmiĢtir. Doğal afetler, savaĢlar, fetihler, toplumsal endiĢeler ve olaylar; siyasî, askerî, dinsel ve kurumsal liderlerin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıĢtır. Ġnsanların kendi düĢünce, istek ve amaçlarını tek baĢına gerçekleĢtirememeleri, onların diğer bireylerle sosyal iliĢkilerde bulunmalarını sağlamıĢtır. Toplumun büyümesi ile birlikte insan grupları arasında amaç, duygu ve düĢünce anlamında farklılaĢma ve gruplar arası mücadele baĢlamıĢtır. Gruplar arası mücadelede gruba yön veren diğerlerinden farklı özelliklere sahip kiĢiler lider olarak ön plana çıkmıĢtır (Usta, 2010: 56).

5.1. Lider ve Lider Yönetici Farkı

Bir grubun olduğu her yerde grubu amacına götüren bir kiĢi bulunmaktadır. Bu kiĢi lider mi yoksa yönetici mi? Lider ve yönetici arasındaki farklar nelerdir?

Lider gücünü nereden almaktadır? Bütün bu sorulara cevap verebilmek için öncelikle iki kavramın anlamlarını ve onlarla ilgili yapılan tanımlamaları incelemek gerekmektedir.

Lider kelimesinin sözlük anlamı “Önder, Şef”, “Önde Giden” demektir. Lider kelimesi Anglo Sakson kökenli olmakla birlikte, Ġngilizce “Leader”, Almanca’ “Führer” olarak kullanılmaktadır (Türk Dil Kurumu, 2010 b; Redhouse, 1985a: 559; Langenscheidt, 2001a: 670).

Lider, insanların yalnız baĢına eriĢemeyecekleri bazı ihtiyaç ve hedefleri belirleyerek, kendileri ile beraber hareket etmekten çekinmeyecek kiĢiler ile bir araya gelerek oluĢturdukları gruba yön veren, onu örgütleyip bir plan dâhilinde harekete geçirme yetenekleri olan kimsedir (Erol, 1993: 287).

Lider üyesi olduğu grubun amacını belirleyen ve bu amacın gerçekleĢmesi konusunda gruba en etkin bir biçimde yön verebilen bir kimsedir. Belli bir yerde ve zamanda davranıĢları ile kendini izleyenlerin tutum ve davranıĢlarına yön veren, bunları değiĢtiren ve denetleyen kiĢidir (Usta, 2010: 57).

Lider bir gruba yön veren bir kiĢi olduğuna göre, grubun nicel veya nitel anlamda büyüklüğüne bakılmaksızın belirli özelliklere sahip olması gerekmektedir. Eorle’ye göre, liderin dürüstlük ve saygınlık, dinlemek ve algılamak, sorumluluk almak ve karar vermek olmak üzere üç önemli özelliği vardır. Liderin çalıĢanları motive edebilmesi, ancak onların güvenini ve saygısını kazanmasını, olayları anında algılayarak çözümler bulması, problemler karĢısında sorumluluk alıp doğru kararlar vermesi gerekir (Doğan, 2001: 10).

Byrd ise bir liderin sahip olması gereken özellikleri; önsezili olma, vizyon yeteneği, değerlerle uyumlu olma, baĢkalarına yetki verme ve kendi kendini anlama olmak üzere beĢ ana baĢlıkta incelemiĢtir (Doğan, 2001: 10).

Morden’e göre bir liderin sahip olması gereken özellikler; değer ve kültürler yaratarak bunları diğerlerine aĢılamak, örnek davranıĢlarda bulunarak insanları gayretlendirmek, davranıĢlarında gözlenebilir ve tutarlı olmak, güvenli ve haysiyetli bir atmosfer yaratmak, iyi performans gösterenleri ödüllendirmek ve bu konuda adeta bir efsane yaratmaktır (Doğan, 2001: 10).

Bir kimsenin lider olarak kabul edilebilmesi için önce onun üstün yeteneklerinin olduğuna üyelerin inanması, bu niteliklerin onlara güven vermesi ve

onun etkisini kabullenmeleri gerekmektedir. Lider etkileyicidir, lider olmak için etkilemek gerekir. Lider olaylar karĢısında kendine olan güvenini kaybetmeden, düzenleyici rol üstlenerek, zorlukları duygusallıktan uzak soğukkanlılıkla göğüsleyerek çözüm bulur (Usta, 2010: 57).

Lider geleceği öngörebilme yeteneğine sahip olmalıdır, zorlamadan zorlanmadan istediğini elde eder. Bunu yaparken baĢkalarının hak ve duygularını dikkate alır, açık ve dürüst davranır, iĢlerde daima açık olmaktan yanadır. Lider astlarından beklediği davranıĢları, kendisi göstererek tutarlı davranır (BaltaĢ, 2002: 115).

Liderlik, liderin yürüttüğü görevlerdir, süreçtir. Süreç içinde güç kullanma ve ikna etme olmak üzere liderin elinde kullanabileceği yöntemler bulunmaktadır. Her ikisi de hedefe yönelmiĢtir, ancak birisinde, grup üyeleri hedefleri konusunda ikna edilerek gönüllülük esasına dayalı bir güdüleme ile çalıĢtırılırken, diğerinde lider sahip olduğu gücü, otoriteyi kullanarak grubu yönlendirir. Ġkisi arasında demokratik ve otokratik lider ayrımı yapabilmek mümkündür. Gardner liderliği, “Bir

birey ya da liderlik takımı tarafından liderin ortaya koyduğu ya da grup tarafından paylaşılan hedeflere ulaşmada bir ikna süreci” olarak tanımlarken, Donnely vd. “Bir bireyin diğerleri üzerinde güç kullanarak onları belirli yönde davranmaya teşvik etme süreci” olarak tanımlamıĢtır (Turna, 2007: 38).

Liderin grubu yönlendirmede kullandığı ikna yöntemi, kendi kiĢisel özellikleri ve bilgi, becerisi ile olabilirken, otorite ve güç yönteminde ise elinde mevcut bazı kaynakları doğru ve yerinde kullanarak grubu hedefe yönlendirebilir. Bu kaynakları John French ve Berttam Raven “Ödüllendirme Gücü, Zorlayıcı Güç,

Meşru Güç (Otorite), Uzmanlık Gücü ve Karizmatik Güç” olarak belirtmiĢtir (Begeç,

1999: 10)

Liderin sahip olduğu özellikler yöneticilerde var mı? Aralarındaki farklar nelerdir? Yönetici kelimesinin Türkçe sözlük anlamı “Yönetme gücünü elinde

bulunduran kişi, yöneten kişi, idareci” olmakla beraber Ġngilizce “Manager”,

Almanca “Leiter” anlamına gelmektedir (Türk Dil Kurumu, 2010 c; Redhouse, 1985b: 597; Langenscheidt, 2001b: 772 ).

Yönetici ve lider kavramlarının temelde birbirinden ayrıldığı nokta, kullandıkları araçlardır. Yönetici hedefe ilerlerken sahip olduğu hukuki konumunu

ve yetkilerini kullanırken, lider insanları ya güç kullanarak ya da ikna ederek hedefe ilerler.

Lider ve yönetici arasındaki farklılıklar ilk baĢta ortaya çıkıĢlarında görülmektedir. Bir grup içinde biçimsel olarak baĢta bulunan, yönetici olarak tanımlanırken, doğal olanı lider sıfatını taĢır. Yönetici baĢkalarının belirlediği amaçlarını gerçekleĢtirmeye çalıĢırken, lider kendi amaçlarını gruba benimsetir. Yönetici baĢkaları adına çalıĢan, önceden belirlenen amaca ulaĢmak için çaba harcayan, iĢleri planlayan, uygulatan ve sonuçları denetleyen kiĢi olarak gücünü yasalardan alırken, lider geleneksel ve doğal olarak bu yetkilere sahiptir (Usta, 2010: 58).

Yönetici ve lider arasındaki farklılıklar, baĢkan ve lider arasında da bulunmaktadır. BaĢkanlar biçimsel yetki yoluyla bu makama atanmıĢ kiĢiler olup, olaylar üzerinde pek denetimi olmayan kiĢilerdir. Biçimsel ya da yasal yetki çerçevesinde faaliyette bulunurlar. Aslında baĢkanla yöneticiyi aynı safta tutmak mümkündür. Ancak göreve gelmeleri bakımından ve görev alanları bakımından farklılık bulunmaktadır. BaĢkanlar genel olarak siyasal parti ve sivil toplum kuruluĢlarında faaliyet gösterirken, yöneticiler tüm idari mekanizmalarda bulunurlar ve yöneticilerin sahip oldukları özellikleri yüklenirler, ancak lider olmayabilirler. Bir siyasal partinin il baĢkanı veya parti baĢkanı aynı zamanda yönetici pozisyonundadır ve partisinin siyasal amaçlarını gerçekleĢtirmek için tüm araçları hedefe yönlendirirler. Ancak bunlar seçimler göreve gelirken, idari mekanizmaların baĢında bulunanlar belirli biçimsel kurallar çerçevesinde atama ile göreve gelirler.

Yönetici ve liderin farklılıklarının yanında ortak özellikleri de bulunmaktadır. Hem yönetici hem de lider, kiĢi ya da grupları belli amaçlara ulaĢmak üzere yönetme sorumluluğunu üstlenmiĢlerdir. Lider ve yönetici kararları kendisi verir ve iĢlerini yapabilmek için grup içi ve grup dıĢı iliĢkileri düzenler.

5.2. Siyasal Partilerde Lider

Liderlikle ilgili olarak üniversitelerin iletiĢim fakülteleri ve eğitim fakültelerinde birçok bilimsel araĢtırma yapılmıĢ ve çeĢitli kuramlar oluĢturulmuĢtur. Ancak siyasi liderlikle ilgili olarak kapsamlı bir çalıĢma ve kuram mevcut değildir.

Siyasi liderle ilgili olarak daha çok bir siyasetçide olması gereken özellikler ve halkın siyasetçide aradığı nitelikler hakkında, siyasal propaganda ve siyasal pazarlama konularında çalıĢmalar mevcuttur. Siyasetçi ile lideri karĢılaĢtırdığımız zaman, karĢımıza “her siyasetçi lider mi” sorusu çıkmaktadır. Siyasetin, devleti yönetmek amacıyla iktidarı ele geçirmenin dıĢında, geniĢ anlamda ele alındığında bir dernek, kooperatif gibi birçok sivil toplum örgütlerinde yönetimi ele geçirme çalıĢmalarını da kapsadığı görülmektedir. Bir amacı gerçekleĢtirmek için bir araya gelen insanlar kendilerini hedefe götürecek bir kiĢiyi seçerken, seçilen kiĢi kendi alanında siyaset yaparak iktidara gelmektedir. Ancak iktidara gelen her siyasetçi lider sıfatı taĢımamaktadır. Dolayısıyla her siyasetçi lider değildir. Siyaset yaparak biçimsel anlamda iktidara gelmiĢtir, hukuki anlamda grubun baĢıdır ve grubu hedefe götürme sürecini iĢletir ancak lider değil sadece baĢkandır veya yöneticidir. Lider koltuğuna güç katar, baĢkan ise gücünü koltuktan alır.

Her örgütün kendini hedefe götürecek bir lidere ihtiyacı olduğu bir gerçektir. Bu lideri her zaman doğru karar vererek seçemeyebilirler. Ġyi bir lidere sahip olan örgüt ise lider etrafında oluĢturulan yönetici ekiple birlikte hedefe rahatlıkla ulaĢır. Dolayısıyla hedefi iktidar olan siyasal partilerde kendilerini hedefe götürecek araç olan halkın oylarını kazanmak için bir kiĢiyi lider olarak seçmek durumundadırlar. Peki, bu siyasal liderde olması gereken özellikler nelerdir? Siyasal liderde öncelikle bir liderde bulunması gereken bütün özelliklerin yanı sıra daha farklı özelliklerin de bulunması gereklidir. Siyasal partilerin daha öncede belirtildiği gibi halkın oyuna ihtiyacı bulunmaktadır ve halk ise kendine yakın gördüğü ve karizmatik bulduğu kiĢilere sempati duymakta ve seçimini yapmaktadır. Dolayısıyla halk Weber’in “Karizmatik Otorite” kavramında belirttiği, diğer bireylerde olmayan, doğaüstü ya da en azından ayrıcalıklı bazı özelliklere sahip kiĢilerin siyasal partilerde lider konumunda olmasını istemektedir (Weber, 2006: 75).

Siyasal lider halkın ruhuna hitap edebilmeli, halkı çok iyi tanımalı ve toplumun bütün gerçeklerini ve sorunlarını çok iyi bilmeli ve onlara güven vermelidir. Siyasal liderlik dinamik bir süreçtir ve dolayısıyla siyasal lider kendini sürekli olarak yenilemelidir. Siyasal liderler benimsedikleri fikir etrafında hareket ederek kendi tabanının güvenini artırırken, diğer fikirlere saygı duyarak diğer tabandan da taraftar ve seçmen kazanabilecek bilgi ve beceriye sahip olmalıdır.

Siyasal lider olayları ayrıntılı olarak değerlendirirken, kıymetli olan zamanını etkin bir Ģekilde kullanabilmek için, önemli ve önemsiz konuları ayırt etmeyi bilmeli, gerçekleĢtirilebilir ve uygulanabilir olanları ayırt ederek, hayalcilikten uzak, gerçekçi planlarla halka hizmet vaat etmelidir. UzlaĢmacı bir tavır sergilemeli ve kavgadan ve yıkıcı muhalefetten uzak durmalıdır. Sürekli iletiĢime açık, ulaĢılabilir olmalı, herkesle görüĢen ve kararlarını tabanının ve ekibinin görüĢünü alarak vermelidir. Toplumun çıkarlarını her Ģeyin üzerinde tutarak, halkı güvenliğini ve refahı ile devletin bekasını düĢünen bir devlet adamı gibi davranmalıdır. Adaletin olmadığı yerde düzenin ve birliğin olmayacağı prensibiyle hareket ederek, öncelikle kendi partisi içinde adaletli davranmalı ve halkı bu konuda ikna etmelidir. Siyasi liderleri diğer liderlerden ayıran temel konular; kendi fikir ve değerlerine verdikleri önem, kendilerini halka hizmete adamaları ve olayları geniĢ çerçeveden ve hoĢgörü içinde değerlendirmeleridir (Erzen, 2008: 74).

Siyasal lider, halktan biri gibi gösteriĢe kaçmayacak Ģekilde özel hayatını düzenlemeli ve yaĢamalıdır. Ġnsanlara güvenen, onlara hiçbir zaman yalan söylemeyen, dürüst, onların inançlarına saygı gösteren, ayrımcılık yapmayan bir kiĢiliğe sahip olmalı ve mutlu, iyimser, dinamik ve coĢku dolu olmalıdır (Özsoy, 2002: 175).

Türkiye’de seçmen davranıĢları üzerinde 2002 yılında yaptığı çalıĢmada Özsoy, seçmenlerin bir siyasetçide aradığı en önemli özellikleri; dürüstlük, çalıĢkanlık ve aydın olması, halktan biri olması ve iyi eğitimli olması Ģeklinde tespit etmiĢtir. Bunlar arasında “Dürüstlük” % 80 ile en baĢta aranan özellik olarak ortaya çıkmıĢtır (Özsoy, 2002: 117).

5.3. Lider ve BaĢkan

Dernek, kooperatif, spor kulübü, siyasal parti, sendika gibi örgütlerin zirvesinde bulunan kiĢiye genellikle “Başkan” sıfatı atfedilmektedir. BaĢkan sıfatıyla örgütü hedefe yönlendiren ve yöneten kiĢi acaba lider midir? BaĢkan ve lider arasındaki farklar nelerdir? Bu sorulara cevap vermeden önce güç ve otorite kavramlarını incelemek gerekmektedir.

Duverger gücü, “Toplumsal bir ilişki ya da etkileşim içinde bulunan

kişilerden kendi görüşünü, hiç değilse kısmen bir başkasına kabul ettirebilen birinin içinde bulunduğu durumdur” şeklinde belirtmiştir (2004:129).

Bu tanıma göre, bir görüĢün diğerlerine kabulü söz konusudur ve bunun derecesi önemlidir. Hiç kimse kolaylıkla baĢkasının görüĢünü kabul etmez, yapılan iĢlemle, sözleĢme veya antlaĢma yoluyla da olsa eĢitsiz durum yaratılmıĢ olur. SözleĢme ve antlaĢma zorlama veya saygınlığa dayanmaktadır. Eğer güç saygınlığa yani sözleĢmeyi kabul eden kiĢinin karĢısındakine duyduğu saygı sonucu kendiliğinden benimsemesi durumunda gerçekleĢirse zorlamadan söz edilemez. Aksi takdirde bir rıza yoksa zorlamadan bahsetmek mümkündür. Zorlama ise tamamen fiziki güç kullanarak gerçekleĢmeyebilir. EtkileĢimde bulunan kiĢiler arasındaki hukuki statü ve rollerin sonucu ile para gücü zorlama sebebi olabilmektedir ve bunlar toplum tarafından olumsuz değerler olarak kabul görmemektedir. Eğer bir kiĢi saygınlığından dolayı ve toplumun olumlu değerleri doğrultusunda kendini kabul ettirmiĢse lider sıfatını hak etmiĢ olur. Ayrıca her liderin elinde de iktidar olmayabilir, bir baĢka açıdan iktidara sahip olan herkes lider olmayabilir. Elinde iktidar olan kiĢi emirler verme, buyurma ve kendisine boyun eğilmesini isteme hakkına sahiptir.

Toplumda eĢitlikçi olmayan bir iliĢki ağları kurulmuĢtur ve bu ağ içinde iktidara sahip olan kiĢiye “otorite” adı verilir. Otorite seçim, ihtilal, ayaklanma gibi değiĢik biçimsel yöntemler kullanılarak sağlanabilir. Burada seçim dıĢında olan yöntemlerde halkın rızası bulunmamaktadır. Seçimde ise çoğunluğun belirlediği kiĢi iktidara gelirken, azınlıkta kalan diğerleri ise buna rıza göstermek durumunda kalırlar.

Lider olunabilmesi için halkın nazarında saygınlığın olması gerekmektedir. Lider iktidarı biçimsel olarak ele geçirebilir, ancak sahip olduğu nitelikler gereği ve Weber’in “Karizmatik Otorite” tipine uygun olarak halk tarafından kabul görürse “Lider” olarak adlandırılabilir. Aksi takdirde kendilerine itaat edilmesi açısından, resmi olarak toplum tarafından kabul görenleri “Biçimsel otorite” olarak adlandırmak daha doğru olacaktır. Daha önce belirttiğimiz liderde bulunması gereken özelliklerin bir kısmı resmi otoritede yani baĢkanda bulunabilir, ama bu onun lider olduğu

anlamına gelmez. Lider olabilmek için sahip olunan niteliklerin toplumun olumlu değerlerine hitap etmesi ve toplum tarafından saygı duyulması gerekmektedir.

Dolayısıyla baĢkan ile liderin özellikleri farklılıklar göstermekle beraber asıl olan her ikisinin toplum tarafından kabul ediliĢ Ģeklidir. Ġster seçimle gelsin isterse de atamayla veya ihtilalle gelsin, toplumun olumlu değerlerine hitap etmeyen ve saygı duyulmayan kiĢiler sadece toplumu, grubu hedefe götüren, amacı gerçekleĢtirecek ekibin baĢkanı olarak kalırlar. Gerçekte olması gereken baĢkan konumunda olanın lider özelliklerini gösterebilmesidir.

6. G-8 ÜLKELERĠ VE TÜRKĠYE’DE SĠYASAL PARTĠLERĠN TABĠĠ

Belgede İktidar olmuş siyasal partilerde yönetim, liderlik ve lider değişimi: II. Dünya Savaşı sonrası G-8 Ülkeleri ve Türkiye (sayfa 64-71)