• Sonuç bulunamadı

İSRAİL'İN KURULUŞUNA VARAN GELİŞMELER İÇİNDE ÇANAKKALE SAVAŞLARININ ÖNEMİ

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "İSRAİL'İN KURULUŞUNA VARAN GELİŞMELER İÇİNDE ÇANAKKALE SAVAŞLARININ ÖNEMİ"

Copied!
8
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

ÇANAKKALE SAVA~LARININ ÖNEMI

Prof. Dr. METE TUNCOKU

I. Dünya Sava~~'n~n önemli cephelerinden birisini , olu~turan Çanakka-le MuharebeÇanakka-leri, askeri ve stratejik aç~dan oldu~u kadar, uluslararas~~ dip-lomasinin çe~itli oyunlar~na sahne olu~uyla da önem ta~~r. Aradan geçen 75 y~la kar~~l~k günümüzde sava~lar~n bu yönüyle ilgili bilimsel ara~t~rma ve yay~nlar~n yap~lmas~~ bunu göstermektedir.

Bu aç~dan ele al~nd~~~nda, Çanakkale Muharebeleri'nin genelde pek bilinmeyen ilginç bir yönü de, ~srail Devleti'nin kurulu~una varan uluslar-aras~~ siyasal-hukuksal geli~meler içinde büyük önem ta~~yan ve Yahudi Ulusu'na Filistin'de bir yurt verilmesi ifadesinin ilk kez yer ald~~~~ 1917 Balfour Bildirgesi ile olan yak~n ili~kisidir. Burada incelenecek konu, Ça-nakkale Sava~lan'n~n i~te bu yönüyle ilgilidir.*

L Dünya Sava~~ 'nda Siyon Birli~i Olu~turup Osmanl~~ Devleti 'ne Kar~: Sa-va~ma Dü~üncesinin Do~up Geli~mesi

Osmanl~~ Devleti'ne kar~~~ ~ngiltere yan~nda sava~mak amac~yla gönüllü bir siyon birli~i olu~turulmas~~ fikri asl~nda, Çanakkale'de yeni bir cephe aç~lmas~ndan önce ortaya at~lm~~t~r. Fikrin ilk kez resmen ileri sürülmesi Osmanl~~ Devleti'nin Ekim ~~ 9~ 4.'te Almanya yan~nda sava~a girmesiyle ay-n~~ tarihe rastlar. Ku~kusuz böyle bir siyasal dü~üncenin uygulanmaya konmadan önce geli~ip güçlenmesi için belli bir süre geçmesi gerekmi~~ ve baz~~ siyasal faktörler bu yönde etkili olmu~tur. Bu noktalar~~ ve geli~meleri ~u ba~l~ldar alt~ nda toplamak mümkündür:

~ . 188o'li y~llardan beri uluslararas~~ siyaset alan~nda faaliyet gösteren Dünya Siyonist örgütü'nün, Filistin topraklar~~ üzerinde Yahudilere bir yurt kazand~r~lmas~~ yönündeki çaba ve giri~imleri !.

2. Osmanl~~ Devleti'nin çökü~ünün özellikle 1912-1913 Balkan Sava~ la-nyla iyice h~zlanmas~, tüm Balkan uluslar~n~n pe~pe~e ba~~ms~zl~klar~n~~

* Bu çal~~mada kulland~~~m baz~~ belge ve kaynaklan sa~lamamda yard~mc~~ olan Prof. Dr. M. Kemal Oke'ye ve ~srail Büyükelçili~i yetkililerine te~ekkür etmek isterim.

I F.Hardie ve I. Herrman, Britain and Zion, Belfast: Blackstaff Press, ~ g8o, s. 1-~ g; I.Friedman, Germany, Turkey and Zionism, London: Oxford University Press, s. 53-191; V.D. Segre, Isra~l: A Society in Transition, London: Oxford University Press, 1971, S. og.

(2)

al~~lar~. Böylece imparatorlu~un sadece Müslüman halklar~ n~ n oturdu~u topraklarla s~n~rl~~ hale gelmesi. Onlar~n da geli~melerden etkilenmeye ba ~-lamas~~ ve din faktörü yerine Milliyetçilik ak~m~n~n a~~ rl~k kazanmas~.

~~ go6'dan beri Orta Do~u Petrolü'nün uluslararas~~ siyasette, önem kazanmas~, büyük güçleraras~~ rekabetin giderek daha çok Orta Do~u'ya kaymas~~ 2.

~ ngiltere'nin Osmanl~~ Devleti'nin I. Dünya Sava~~~ sonucu da~~lma-s~yla do~acak olan Orta Do~u'daki güç bo~lu~unu doldurmak amac~yla, Osmanl~~ Devleti'nin s~n~rlar~~ içinde ya~ayan Arap, Ermeni, Rum, Musevi ve di~er etnik gruplar~~ bu amaçla kullanmaya yönelik yo~un siyasal faali-yetleri.

Wladimir jabodinsky ve Siyon Birli~i'nin Olu~turulmas~~ Fikri

Osmanl~~ Devleti'ne kar~~~ gönüllü Siyonistlerden olu~acak birlik kura-rak çarp~~mak fikrini ilk kez ortaya atan Wladimir Jabodinsky'dir. (1840-1940). Jabodinsky'nin ya~am öyküsü ilginç olup ele ald~~~m~z konunun anla~~lmas~na da yard~mc~~ olaca~~~ için k~saca özetlemek yararl~~ olacakt~ r.

Musevi bir ailenin o~lu olan Jabodinslcy, Odesa'da do~mu~tur. E~iti-mine Rusya'dan sonra ~sviçre'de devam etmi~, ard~ ndan da Italya'ya geç-mi~tir. ~talya'y~~ ikinci vatan olarak benimseyen Jabodinsky'de siyasal fikir-lerin olu~mas~nda Italyan kültürünün belirgin bir etkisi olacakt~ r.

Jabodinksy 1908 Jön-Türk Devrimi'nden sonra Istanbul'a gelir. ~stan-bul'da k~sa bir süre içinde Türk ve yabanc~lardan olu~an geni~~ bir çevre yapar. özellikle Jön Türkler aras~nda aktiftir. Türkiye ve Türkleri yak

~n-dan tan~mak f~rsat~n~~ bulur. Genelde Türkler hakk~ ndaki izlenimleri de olumludur. Türklerin büyük asker ve devlet adamlar~~ yeti~tirdi~ini, iyi kalpli ve misafirsever bir millet oldu~unu anlat~ r 3.

Osmanl~~ Devleti'nin iç ve d~~~ siyasal geli~melerini yak~ndan izleyebilen Jabodinsky anlatmaktad~r ki, I. Dünya Sava~~'n~n ç~ kmas~yla birlikte art~ k Osmanl~~ Devleti'nin sonu h~zla yakla~maktad~ r. Ona göre Avrupal~~ devlet-ler aras~nda patlayan sava~~ asl~nda, Osmanl~~ Devleti'nin geri kalan toprak-

2 H.N. Howarcl, The Partition of Turkey, New York: Howard Fertig, 1966, s. 39-82; A.J.P. Taylor, The Struggle for Mast~" in Europe, Oxford: At The Clarendon Press, 1957, S. xix-xxxyi ve s. 485-51o; W.W. Gottlieb, Studies in Secret Diplomacy, London: England and the Middle East, London: Bowes & Bowes, 1956, s. 9-28.

(3)

lann~n payla~~m~~ sava~~d~r. Sava~~n sonunda Osmanl~~ Devleti'nin payla~~l-mas~~ kaç~n~lmaz olacakt~r4.

Di~er yandan Jabodinsky, uluslararas~~ ili~kilerde sevgi ve sempati gibi duygulann yeri olmad~~~na inan~r. Ona göre bir milletin ya~am~n~~ ba~~m-s~z olarak yürütülebilmesinin temel ko~ulu güç ve ~rksal birliktir. Jabo-dinsky'nin bu fikirleri incelenirse, Makyavelist ve ~rkç~~ ak~mlar~n etkisinde kald~~~~ anla~~l~r. Nitekim kendisinin daha sonra ~~ .93o'lu y~llarda Italyan fa-~ist hareketleri ile de yak~ndan ilgilendi~ini görmekteyiz. Bütün bunlar italyan kültürünün Jabodinsky'de siyasal fikirlerin olu~mas~nda ne kadar etkili oldu~unu aç~kca göstermektedir.

Çok genel çizgileriyle özetledi~imiz bu siyasal görü~lerin etkisinde ka-lan Jabodinsky, daha ba~ka-lang~çtan beri, gönüllü bir siyon birli~i olu~turu-lup ~ngiltere ve Fransa yan~nda çarp~~mak fikriyle, Filistin'de Yahudilere bir yurt edinme fikrini birlikte dü~ünmektedir. Ona göre, yüzy~llard~r dünyan~n dört buca~~na da~~lm~~, zor ko~ullar içinde ya~ayan Musevilerin millet olmaya hak kazanabilmeleri, ancak askeri bir disiplin kazanabilme-leri ve sava~ta ön safhalarda çarp~~~p kendikazanabilme-lerini tüm dünyaya kabul ettire-bilmeleriyle mümkün olabilecektir.

Bu amaca ula~abilmek için de, sembolik olsa bile, uygun bir zaman-da giri~ilecek baz~~ çabalarla ~giltere'nin do~al müttefiki olduklar~n~~ kan~tla-mak gerekiyordu. Böylece, I. Dünya Sava~~~ sona erdi~inde, Osmanl~~ Dev-leti'nden kopaca~ma kesin gözüyle bakt~~~~ Filistin'de, siyonistler lehine ba-z~~ siyasal düzenlemeler gerçekle~tirilebilirdi. Bu noktada hemen ~u hususu belirtmek gerekmektedir: Jabodinsky, Osmanl~~ Devleti'ne kar~~~ ~ngiltere yan~nda giri~ilecek böyle bir sava~~n, sadece Filistin'de aç~lacak yeni bir cephede verilmesini istemekte, ba~ka bir cephede sava~~~ dü~ünmemekte- d ir 5

Jabodinsky ve Joseph Trumpeldor Aras~ndaki Görü~~ Ayr~l~~~~

Siyon birli~i olu~turulmas~~ konusunda yo~un çabalar göstermi~~ bir di-~er lider de Joseph Trumpeldor'dur. T~pk~~ Jabodinsky gibi Rus as~ll~~ bir aileden gelmektedir. E~itimini Rusya'da sürdürmü~, 1904-5 Japon-Rus Sa-

4 Ibid., s. 18-21, 65-76, 149-161, 261-264; H.H. Ben-Sasson, "The Zion Mule Corps", in Lecturer's Kit Source Material, s. 19.

5 V.E. Jabotinksy, The Sto~y of th~~ jewish Legion, New York: Bernard Ackerrnan Inc., 1945, s. 41-43; I. Ben-Zvi, The Hebrew Battalions: Letters, Jerusalem: rg69, s. 24-25; J. Schechtman, "The Jewish Legion", in Lecturer's Kit Source Material, S. 1-2.

(4)

ya~~na kat~l~p sol kolunu sava~ta yitirti~i için Çar'~n en büyük ~eref madal-yas~na lay~ k görülmü~tür6.

Bir süreden beri Filistin'de bulunan Trumpeldor, M~s~ r'da Gabbari göçmen kamp~ nda (Aral~ k 1914.) Jabodinsky ile ilk kez kar~~la~~r. Yapt~kla-r~~ görü~melerde, ortak fikir ve inançlaYapt~kla-r~~ payla~t~klar~n~~ görürler. Sadece Trumpeldor, Japodinsky'den farkl~~ olarak, kurulacak gönüllü siyonist birli-~i'nin Osmanl~~ Devleti'ne kar~~ , ille de Filistin'de çarp~~mas~~ gerekmedi~i-ni, hangi cephede olursa olsun ~ngiltere yan~nda yeralman~n daha gerçek-çi oldu~u görü~ündedir. Aralar~ndaki bu farkl~~ yakla~~ma kar~~n iki lider, 23 ~ubat 1915'te gönüllü siyonist birli~i olu~turulmas~n~n öncelikle ele al~nmas~~ noktas~nda anla~~ rlar 7.

O s~ralar M~s~ r'daki göçmen kamplar~nda, Osmanl~~ Hükümeti taraf~n-dan göçe zorlanan çok say~da Musevi bulunmaktad~r. Osmanl~~ Devleti'nin sava~a girmesinden sonra, o zaman Filistin'de ya~ayan bir k~s~m Musevi-ler, gizliden gizliye silah biriktirmeye ve ~ngilizler lehine casusluk faaliyet-lerine ba~larlar. Türk yöneticileri de bunun üzerine birçok Musevi'yi M~ -s~r'a göçe zorlar. Bu i~te öncelikle, Rusya'dan Filistin'e yeni göç etmi~, Rus pasaportu ta~~yan ve Osmanl~~ tabiiyetinde olmay~p, geçici izinle otu-ranlar ülke d~~~na ç~kart~l~r. ~ngiltere, M~s~ r'a gelen bu göçmenler için Gabbari ve Mafruz'da, çad~ r kamplar olu~turur. Asl~nda, bu Musevileri Osmanl~~ Devleti aheyhine casusluk ve gizli gizli silah biriktirmeye sevke-den ve destek veren de bizzat ~ngiltere olmu~tur. Yukar~da da de~inildi~i üzere ~ngiltere, özellikle Osmanl~~ Devleti'nin Merkezi Devletler yan~ nda sava~a girmesinden sonra, bu ülke s~n~rlar~~ içinde ya~ayan etnik gruplar~~ kullanma yolundaki çabalar~n~~ art~racakt~r 8.

Jabodinsky ve Trumpeldor, i~te bu göçmen kamplar~ndaki Museviler aras~ndan gönüllü bir siyon birli~i olu~turmak üzere kollar~~ s~varlar. K~sa süre içinde bin ki~ilik bir gönüllü listesi haz~rlay~p, kamp~n ~niliz komuta-n~~ General Maxwell'e birlik kurmak izni için ba~vururlar. ~stedilderi, Os-manl~~ Devleti'ne kar~~~ Filistin'de yeni bir cephe aç~lmas~~ ve kendilerinin orada çarp~~malar~d~r. General Marxwell konuyu inceledikten sonra ceva-

Jabot~nsky, The Story of the jew~sh Leg~on, S. 37-38; R. Freulich, Sold~ers in judea,

New York: Herzl Press, 1964, s. 17.

Jabotinsky, The Story of the jew~sh Leg~on, S. 41-42.

ö.Kürkçüo~lu, Osmanh Devleh'ne Kar~~~ Arap Bag~ ms~zhk Hareketi, Ankara: SBF Ya-y~nlar~, 1982, s. 39-63, Taylor, S. 504-547.

(5)

b~nda, Osmanl~~ Devleti'ne kar~~~ Filistin'de yeni bir cephe aç~lmas~na ~im-dilik gerek duyulmad~~~n~~ ancak, kendilerinden kat~rl~~ bir alay olu~turarak cephane ve malzeme ta~~mak amac~yla Çanakkale cephesinde yararlanabi-leceklerini belirtirir, bu yönde örgütlenmelerini te~vik eder 9.

Yukar~da da k~saca belirtildi~i gibi, nerede olursa olsun ~ngilizler'in yan~nda çarp~~ma yanl~s~~ olan Tr~~mpeldor, General Maxwell'in fikrini olumlu kar~~lar, kabul edilmesi gerekti~ini savunur. Ona göre cephe ister kuzeyden isterse güneyden olmu~~ farketmez. "Nas~l olsa tüm yollar so-nuçta ayn~~ hedefe, yani "Siyon'a" varacakt~r" 19. Jabodinksy ise bu öneriyi benimsemez. O, bir yandan Filistin d~~~nda sava~maya kar~~~ ç~karken, bir yandan da kurulacak olan gönüllü siyon alay~na isim olarak dü~ünülen "Kat~rl~~ Alay" ad~na, onur k~r~c~~ olmas~~ nedeniyle itiraz eder. Dikkat edi-lirse, asl~nda her iki lider de, Osmanl~~ Devleti'ne kar~~~ ~ngiltere yan~nda çarp~~ma konusunda hemfikir olup, sadece bu amaçla izlenecek yol ve ba-z~~ ~ekle ili~kin noktalarda ayr~lmaktad~rlar. Bu arada Jabondinsky, Avru-pa'daki di~er Siyonist liderlerle de görü~üp destek aramak amac~yla Lon-dra'ya gider. ilginç olan bir husus, Jabodinsky'in Londra'da himaye olu-nup, yard~m edilmesinde Rus Hükümeti'nin de, verdi~i referans~n etkin oldu~udur ". Bu husus sadece Jabodinsky'nin Rus pasaportu ta~~mas~yla ilgili de~ildir. Olay~n gerisinde, sava~~ içi diplomasi gere~i Rus Hüküme-ti'nin, Osmanl~~ Devleti'ne kar~~~ güneyden bir cephe aç~lmas~~ fikrini des-teklemesi ve bu amaçla siyonistleri giri~ecekleri böyle bir mücadelede te~-vik etmesidir. Çarl~k Hükümeti'nin umudu, aç~lacak bu yeni cepheye as-keri güç yollamak zorunda kalacak Osmanl~~ Devleti'nin, Kafkaslar ve Ga-liçya'da Rusya'ya kar~~~ uygulad~~~~ bask~n~n hafifleyece~idir. Sava~~n ilk ay-lar~nda Osmanl~~ ordulann~n bu iki cephede Ruslan epey zorlad~klar~~ bi-linmektedir.

S~yon Birli~inin Kurulmas~~

Jabodinsky, Avrupa'da faaliyetlerini sürdürürken geride kalan Trum-peldor giri~imi ele alarak General Maxwell'e gönüllü siyonistlerden olu~a-cak kat~rl~~ alay kurulmas~~ önerisini kabul etti~ini bildirir ve fikri tek ba~~-na uygulamaya koyar 12.

9 Jabotinsky, The Story of the jewish Legion, S. 41.

Ibid., S. 42.

J.B. Schechtman, Reb~l and Statesman: The Vladimi~~ jabotinsky Story, New York:

1956, S. 221-222.

(6)

~~in bu a~amas~nda ilginç bir geli~me olarak devreye ~ngiltere'nin

do~rudan ve resmen girdi~ini görüyoruz. 19 Mart 191 s'te ~ngiliz ordusun-dan Albay John Henry Patterson, gönüllü birlikleri e~itip yeti~tirmek amac~yla M~s~r'a yollan~r. Burada dikkati çeken husus, bu geli~melerin Müttefik Devletler'in 18 Mart 1915'telci Çanakkale Bo~azi'm denizden zor-layarak geçme harekat~n~n ba~ar~s~z olu~unun hemen ertesinde h~zlan~~~~ ve olaydaki ~ngiliz etkinli~inin giderek bir resmiyet kazanmas~d~r.

Siyonist Gönüllü Birli~i'nin Çanakkale Çepl~esi'ne Sevki ve Sava~~ Süresince Faaliyetleri

Bir ay gibi k~sa bir süre içinde yo~un bir e~itim alt~nda yeti~tirilen gönüllülerden olu~an birlik, 17 Nisan 1915'te Ingilizlerin sa~lad~~~~ Hymet-tus ve Anglo-Egyptian gemileriyle M~s~r'dan ayr~l~r. Ba~lar~nda komutan olarak Albay Patterson ve binba~~l~k ~eref payesi verilen Trumpeldor bu-lunmaktad~r. 26 Nisan 191 s'te Çanakkale cephesine varan kuvvetler Seddülbahir'e ç~kart~l~r ve hemen Ingilizlerin 29. tümeninde görev al~r. Daha ilk günden ba~layarak askerler kendilerini Çanakkale Muharebeleri-nin yo~un karga~as~~ içinde, fiilen çarp~~malar~n ortas~nda bulur ve 6 Ocak 1916'ya, yani Gelibolu Yanmadas~'n~n tümüyle bo~alt~lmas~na kadar ora-da kal~r. Bu süre içinde toplam elli kaora-dar gönüllü de, sava~ta ölür.

Ku~kusuz siyonist gönüllü birli~inin sava~a kat~lmas~, Çanakkale Mu-harebeleri'nin sonucunu de~i~tirmez. Ancak, Yahudi liderlerine, varmak is-tedikleri nihai hedef yolunda önemli bir f~rsat sa~lar. Muharebelere kat~-lan siyonistlerin gösterdi~i cesaret ve sava~~ yetene~i, örgütlü bir güç olarak hareket etmekteki ba~ar~lar~, ~ngiltere ba~ta olmak üzere Bat~l~~ ülkeler, ka-muoyunda olumlu yank~lar yapar, övgüler yaz~l~r. Hatta birlik bizzat Ge-neral Hamilton taraf~ndan takdirnameye lay~k görülür 13.

Çanakkale Muharebeleri bittikten sonra gönüllü siyonist birli~i önce Midilli adas~na, oradan da Ingiltere'ye gider. ~ngiliz Hükümeti 1917'de birli~i, Irlanda'da ç~kan bir ayaklanmay~~ bast~rmak için yollamak ister. Ancak, bunu siyonist liderler kabul etmezler. Bundan sonra birlik da~~l~r. 1918'de s000 ki~ilik olmak üzere yeniden kurulur. Kudüs'ün i~gali s~ras~n-da bu siyon birli~i de, ~ngiliz kuvvetleri yan~ns~ras~n-da ve ba~lar~ns~ras~n-da gene John H.Patterson olmak üzere rol oynayacakt~r". Siyonist gönüllü birli~i bu ta- 13 IbitL, S.11-12; Jabotinsky, The Stoly of the jewish Legion, S. 44; Freulich, op.cit., s. 17-21; J.H. Patterson, With the Zionists in Gallipoli, London: Hutchinson, 1916, s. 213-214.

(7)

rihten sonra da~~t~lacakt~r. Uzun y~llar sonra, II. Dünya Sava~~~ s~ras~nda

1941'de, siyonist gönüllülerden olu~an bir birlik kurulmas~~ dü~üncesi yeni-den ortaya at~lacakt~r. Jabodinslcy gene bu faaliyetler içinde yo~un çaba harcayacakt~r 15.

Çanakkale'de Türkler Birlikte Çarp~~an Museviler

Yukar~da anlat~lanlar Çanakkale Muharebeleri ve Musevi ba ~lant~s~-n~n bir yönünü olu~turmaktad~r. Konunun bir de öbür yönü vard~r ki, ta-rihi gerçekleri objektif ve bilimsel olarak yorumlayabilmek için, olay~n bu yönünü de k~saca aç~klamak gerekti~i kan~s~nday~m.

Bilindi~i gibi, I. Dünya Sava~~~ ç~kt~~~nda, geni~~ Osmanl~~ ülkesi s~n~rla-r~~ içinde Musevilerin ya~ad~~~~ tek yer Filistin de~ildir. imparatorlu~un de-~i~ik yerlerinde kalabal~k Musevi gruplar~~ ya~amaktayd~. Bu Musevilerin

hepsi de Osmanl~'ya kar~~~ dü~manla sava~mam~~t~r. Aksine, Çanakkale Muharebeleri'nde ve Milli Mücadele y~llar~nda, Türk komutanlar emrinde ve Mehmetçik ile yanyana çarp~~~p ölen Musevi vatanda~lar~m~z da az de-~ildir. Bu olaylar~~ anlatan halk ezgileri ve a~~tlar günümüze dek gelmi~tir.

Bu ezgilerden Çanakkale Sava~lan'n~~ anlatan birisi konu aç~s~ndan ilginç

olup, aynen ~öyle demektedir: 16

"Türk ordusu idare ediliyordu, Mustafa Kemal Komutas~nda Çanak-kale'yi müdafaa edece~iz, ileri ileri diye hayk~nyorduk. Bu harpte çok can kaybettik, Hürriyet ç~~l~klar~~ ile ~ehit olarak...

Bebekleri kas~ldannda hamile kad~nlar öldürüldü hunharca.... Günler, seneler geçti, Sava~~ bitti, netice hürriyet! Hürriyet ~ark~ lar~~ söylerdik, Kurtar~c~~ Mustafa Kemal Pa~a'ya ~ükrederek."

SONUÇ

Siyonist Katd~~ Birli~i Çanakkale Muharebeleri'ne ~ngiltere yan~nda kat~-larak rol oynamas~~ temelde, Musevi liderlere hedefledilderi ~u iki amac~n gerçekle~mesini sa~lam~~t~r:

15 Segre, op.cit., s.88-89.

16 J.Esim ve C.Ikiz, Kurtulu~~ Sava~~'nda Türkiye A~k: ~çin Tahudi Ezgileri ve Sefarad Ro-manslar, Çekirdek Sanatevi Stüdyosu Canl~~ Kayd~, Istanbul.

* Ezgiyi, Ladino dilinden günümüz Türkçesine çevirerek burada kullanmama yard ~m-c~~ olan, Say~n SABAH Bey'e te~ekkür etmek isterim.

(8)

I) 2 Kas~m 1917'de yay~ nlanan Balfour Bildirisi ile Ingiltere, ilk kez resmi bir belgede, Musevilere Filistin'de bir yer verme fikrini benimser. Bildi' i~~in bu konuyla ilgili k~sm~~ aynen ~öyledir:

"Majesteleri'nin Hükümeti ad~na sizlere Musevi-Siyonist emellerine kar~~~ sempatimizi ifade eden ve hükümet taraf~ndan onaylanan bu bildiriyi sunmaktan büyük zevk duyuyorum:

Majesteleri'nin Hükümeti, Musevilere Filistin'de milli bir yurt kurul-mas~na olumlu bakmaktad~ r ve bu amaca ula~~lmas~n~~ kolayla~t~rmak için, elindeki bütün imkanlar~~ kullanacakt~r. Bu cümleden olarak, Fi-listin'de ya~ayan Musevi olmayan toplumlar~n medeni ve dini haklan-na, yahut herhangi ba~ka bir ülkede ya~ayan Musevilerin haldanna ve siyasi statülerine zarar verecek hiçbir ~ey yap~lamayaca~~~ aç~kça anla-~~lmal~d~ r."

2) I. Dünya Sava~~~ sonras~~ toplanan Bar~~~ Konferanslar~nda Filistin ve Siyonizm konusu gündeme getirildi~inde, büyük devletlerin davaya olum-lu balo~~n~~ ve deste~ini sa~lar. Nitekim, fikrin babas~~ ve uygulayac~s~~ olan Jabodinsky de bu gerçe~i, y~llar sonra an~lar~nda ~öyle ifade edecektir:

"Ben Gelibolu'ya gitmedim. O nedenle size, gönüllü birli~in hikayesi-ni anlatamam. Ama ~unu aç~kca belirtebilirim: Trumpeldor o zaman görü~lerinde hakl~yd~... Sava~mak amac~yla Gelibolu'ya gidi~, siyoniz-me yepyeni ufuklar açm~~t~ r.

E~er biz, 2 Kas~m 1917'de Balfour Bildirisi ile Filistin'de yurt edinme

konusunda söz ald~ksa, buna ula~an yol Gelibolu'dan geçmi~tir." 18 Yukar~da ele al~p k~saca belirtmeye çal~~t~~~m~z üzere, Siyonist Kat~rl~~ Birli~i'nin Çanakkale Muharebeleri'ne aktif olarak kat~l~~~na varan geli~-melerin hikayesi, I. Dünya Sava~~'n~ n en önemli cephelerinin ba~~nda ge-len bu Çanakkale Olay~'n~n, ilginç bir yönünü olu~turmaktad~r.

"Balfour Declaration," Th~~ Times, Londra: 9 Kas~m 1917. 18 Jabodinsky, The Star), of the jewish Levon, S. 43-94.

Referanslar

Benzer Belgeler

Sayın Hocamız, Gayri Menkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunda Yüksek Kurulun kurulduğu yıldan İtiba- ren ılTÜ Senatosunca 'kurul üyesi olarak görevlendirilerek

Fuat İzer canlı renklerle yaptığı peyzajlarda şahsiyetini göstermek- tedir. Müstakillerin yeni sergilerini bekler v e sanat- kârlara yeni

Histopatolojik de¤erlendirme: Dördüncü haftada kontrol grubunda yer yer k›k›rdak adac›klar›, a¤›r- l›kl› olarak reaktif kemik oluflumu, az miktarda im- matür

Bu nedenle kar yer gel ş mler açısından merkez rol

Üçgende Açıortay Bağıntıları Üçgende Kenarortay Bağıntıları Üçgende Eşlik ve Benzerlik Üçgende Açı-Kenar Bağıntıları Çokgenler..

Maddeleri uygulama sırasında yoldan ihdasen gelen parçaların komşu parsel maliklerine satılması; satış ve tescil işlemlerinin yapılması için Belediye

"GEÇİCİ MADDE 42- 20/8/2016 tarihli ve 6745 sayılı Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik

Yetişkinler eğitimi, halk eğitimi, yeniden eğitim, vatandaşlık eğitimi gibi akademik veya pratik isimlerle belirlenen eğitim çalışmalarının temel özelliği