Bütün halkları saklıdır
1 300-4220, 5.000.000 TL.
Konaklama işletmelerinde Yetki l�_ndirme ve Şikayet Sonrası Müşteri Davran ışları Uzerine Etkileri
Atila YÜKSEL - Uğur K. KI LINÇ
Adnan Menderes Üniversitesi Turizm Işletmecil iği v e Otelcil i k Yüksekokulu
öz
Birçok konaklama işletmesinde hizmet sunumu sırasında aksaklıkların yaşanması olağandır. Bu tür d u rumlarda, problemin hızlı ve etkili bir şekilde çözüme u laştırılması müşteri memnuniyetini ve bağlılığını a rtıracaktır. lşgörenin problem çöz ü m ü ndeki karar verme yetkisinin d üzeyi, çözümün hızlı ve etkili olabilmesinde önemlidi r. Şikayetin gi
derilmesindeki başarının büyük oranda m üşteri-işgören etkileşim anına bağlı olduğu görüşü yaygın olmakla birlik
te, yetkilendirme, şikayet çöz ü m stratejisi ve müşteri davranışları arasındaki i l işki konaklama literatüründe yeterince incelenmemiştir. Bu çalışmada, yetkilendi rmenin şikayet sonrası müşteri davranışları (ses çıkarma, olumsuz sözl ü iletişim, tepki vermeme ve bağlılık) üzerindeki etkisi incelenmektedir. Çalışmada yapılan kısmi deneyde, üç yetkilen
d i rm e seviyesi ( yetkisizi ik, kısmi ve tam yetkilendirme) ve şikayet sonu müşteri davranışları arasındaki i l işki, konak
lama sektöründe en sık karşılaşılan temel hata kategorisine dayanarak hazırlanan senaryo aracılığıyla araştırılmıştır.
MANOVA sonuçları yetkilendi rme seviyesinin müşteri davranışlarını önemli derecede etkilediğini göstermektedir.
Sonuçlar araştırma sınırlılıkları düşünülerek tartışılmış, gelecek araştırmalar için öneriler sunulm uştur.
Anahtar sözcükler: Yönetim bilimleri, iyileştirme stratejisi, müşteri davranışı, yetkilendirme, kısmi-deney.
GIRiŞ
Hizmet hatası hiçbir zaman istemnemesine rağmen en iyi yönetilen hizmet işletmelerinde dahi kaçınıl
mazdır ( Sing ve Widing 1 99 1 ). İşletmenin sunduğu hizmet kalitesinin, müşteri tarafından beklenen sevi
yenin altında olması d urumunda hata oluşmaktadır (Beli ve Zemke 1 987). Hizmet sağlayı c ısının müşte
ri şikayetine neden olan hata karşısında verdiği ce
vap olarak tanı mlanan (Gronroos 1 988) hata onarı
mının amacı memnuniyetsizlik yaşayan müşteriyi memnunluk aşamasına getirmektir (Brown, Cowles ve Tuten 1 996). Hata olduğunda, onarımı (telafisi-gi
derilmesi) için yapılan faaliyetlerden hangisinin müş
teri hizmet değerlendirmesi ve tatminini etkilediğini inceleyen bir çal ışmada, hata onarımındaki başarı
sızlığın büyük bir bölümünün (%42) ön saha çalı şanlarının hizmet hatasının giderilmesinde sergile
miş olduğu yetersizliklerden kaynaklandığını göster
mektedir (Bitner, Booms ve Mohr 1 994). B itner ve ar-
kadaşları, çalı�anların göstermiş olduğu uygun olma
yan davranış tarzının, memnuniyetsizliği hatanın ilk oluşumuna neden olan yetersizlikten (hatamn kay
nağından) daha fazla etkilediğini vurgulamaktadır.
Diğer araştırmacılarda benzer durumlara işaret et
mekte ve genel olarak hata onarım faal iyetinin hata
yı onarmaktan daha çok m üşterinin olumsuz tepkile
rini artırmaya neden olduğunu göstermektedir (Hoff
mann ve Chung 1 999; Hart, James ve Earl 1 990).
Ön saha çalışanlarının (örn., resepsiyon memuru) hatanın çözümüne yönelik göstermiş olduğu yetersiz
liğin nedenleri arası nda "yetersiz yetki" bulunmakta
dır (Hocutt ve Stones 1 998). S preitzer ( 1 995) yetki
lendirmenin en öneml i sonucunun etkili ve buluşçu davranı ş olduğunu belirtmektedir. Hizmet hatasının çözümünde bu davranış önemli bir faktördür. Hiz
met personelinin anında karar verebilmesi ve d uru
ma göre hareket edebilme serbestliğinin önemi l i te
ratürde sıkça vurgulanmakla birlikte (Bitner vd., 1 994),
C i l t 1 4 e Sayı 2 • G ü z 2003 • 1 07
Konaklama Işletmelerinde Yetkilendirme ve Şikayet Sonrası Müşteri Davranışları Üzerine Etkileri
yetkilendirme ve hata onarımında müşteri memnun iye
rinin sağlanması arasındaki ilişkiyi inceleyen araştır
ma sayısı şaşırtıcı derecede azdır (Hocutt ve Stones 1 998). Ş ikayeti etkin olarak çözüme ulaştırılan m üş
teri, olağan bir h izmet performansından memnun olan müşteriye göre işletmeye daha bağlı olmaktadır (T ARP 1 986). Ayrıca, memnun o lmayan müşteri şikayetini 8- 1 0 kişiye anlatmaktadır (TA RP. 1 986). Aynı çalış
mada müşterilerden %25 ' inin her an işletme değişti
rebilecek kadar ınemnuniyetsiz olduğu ve şikayetin giderilmesinde harcanan paranın işletmeye geri dö
nüş oranının % 1 70 olduğu bulunmuştur. B unlar dü
şünüldüğünde, turizm ve konaklama alanında şika
yet yönetimi ve yetki lendirme i l işkisi üzerine yapı
J an çal ışınalarının sayısal azl ığı şaşırtıcıdır.
B u çalışınada yetkilendirınenin �ikayet sonrası müş
teri davranışları (ses çıkarma, olumsuz sözlü iletişim, tepki vermeme ve bağlı lık) üzerindeki etkisi incelen
mektediL Araştırınada yapılan kı smi deneyde, üç yet
k ilendirme seviyesi (yetki s izlik, k ısmi ve tam yetki
lendirıne) ve şikayet sonu müşteri davranışları ara
sındaki il işki, konaklama sektöründe en sık karşıla
şılan temel hata kategorisine dayanarak hazırlanan se
naryoyla i ncelenmiştir. Geliştiri len hipotezler MA
NOVA aracı lığıyla denenmiş, sonuçlar araştırmanın sınırl ı lıkları düşünülerek tartışılmıştır.
H iZMET HATASI VE ÖNEMi
H izmet ürününün soyut ve d iğer özelliklerinden do
layı yönetilmesi endüstriyel ürüne göre daha zordur (Zeithalm, Berry ve Parasuraman 1 996). H izmetin sunulma aşamasında aksaklıkların yaşanması, bu konuda oldukça t itizlik gösteren hizmet işletmelerinde de olabilmektedir. H izmet sunuınunda değişik ne
denlerle ol uşan aksakl ıkların müşterinin hizmet de
ğerlendirmesi ve gelecekteki davranışları üzerinde etki
si olduğu değişik yazarlarca tartışılmıştır (bkz. B lod
gett vd., 1 997; Mattila 200 1 ). Aksaklık, hizmet anı
na ve alanına müşterinin dikkatini daha fazla çeke
cektir. Bu durum, olağan performans gösteri l mesin
de toplam tatmine etk isi olmayacak h izmet alan ın ın , aksaklık nedeniyle önemsenınesine neden olacaktır (örn., havalandıı-ma-ısıtma sisteminin arızal ı olması durumunda m üşterice fark edilerek önemsenmesi).
Değişik alanlarda (banka vb) yapılan uygulamal ı ça
lışmalar, etk i l i ş ikayet yönetim stratej isin in, kaybe
dilebilecek bir müşterinin i şletmeye geri kazand ırıl
ınası konusunda öneml i etkileri olduğunu saptam ış
tır. Yapılan bir araştırmaya göre, müşterinin işletıne
yi terk etme oranı %5 azal tılabil irse, organizasyon karı %25-85 arasında artmaktad ır ( Barlow ve Mol ler 1 996). Ritz-Carlton oteller zinciri sürekl i müşterinin 1 08 • Anatol i a : T u r i z m Araştı r m a l a rı Derg isi
hayat boyu işletıneye kazand ıracağı değerin 1 00 bin doların üzerinde olduğu, seyahat acenteleri ise müş
teri bağlılığının işletıneye hayat boyu 50 bin dolar kazandıracağı yönünde hesaplar yapmaktad ır (Kor
ler, B owen ve M akens 1 996). B i r d iğer araştırma so
n uçlarına göre, eğer müşterinin önemli bir şikayeti var ve bu çözümlenınemişse, m üşterilerden %9 1 ' i o işletmeden tekrar al ış-veriş yapmamakta, şikayetin tatmin edici nitelikte çözümünde ise müşterilerden
%82 işletıneden tekrar hizmet alınaktadır (bkz. Bar
law ve Moller 1 996). Yapı lan bu çalı�malara göre, m üşteri şikayetlerine anında ve etk i l i cevap verebil
mek m üşteri memnuniyerini artı rmakta, kişiye öneınsendiği mesajı vermekte, işletmeyi gelecekteki satın alına kararlarında düşünmesi ne neden olmakta ve işletmenin olumlu sözlü reklamının yapılınasını sağlamaktadır (Singh ve W iding 1 99 1 ). Ş ikayetin müşterice hizmet sağlayıcısına ilet ilmesi, m üşteri n i n hala işletıneye güvendiğinin, değer verdiğinin ve i l işkisini devam ertirmek isted iğinin i şareti olabil ir.
H iZMET HATASI VE MÜŞTERi DAVRAN lŞLARI M üşteriden "yazılı ya da sözlü olarak altnan mem
nwıiyetsizlik" olarak tanımlanan şikayeti yönetebil
mek, şikayeti öğrenir öğrenmez çözümleıneye çal ış
mak, müşteri bağlıl ığı açısından önem taşımaktadır.
Hirshman ( 1 970) m üşterilerin tarmin olmadıkları za
man ses çıkarma ve ayrı lma olmak üzere iki farkl ı davranış göstereceğ ini savunınuştur. Benzer bir şe
ki lde, Landon ( 1 977) m üşterinin tatmin olmadığı durumlarda iki tür davranış sergileyeceğini belirt
mektedir. Bunlardan ilki tepki göstermektir. Tepki gösterme kararında olan müşteri ler de iki grupta top
lanm ıştır: ( 1 ) İşletme, yasal organizasyonlar ya da özel kurumlara ş ikayetini bildiren "açık tepki göste
renler"; (2) satıcıyı ya da ürünü bir daha kullanma
yan ve çevresine ürünü kul lanmaınalarına yönelik işletme aleyhine olumsuz sözlü iletişimde bulunan
"özel ıepki gösterenler". M üşterinin işletmeden tat
min olmadığı durumlara sergiteyeceği ikinci davra
nış t ipide "tepki göslermenıektir". Ki�ilik yapısı, kül
türü, şikayet çözüm maliyetinin elde edilecek fayda
dan yüksek oluşu v.b. değişkenierin etkisi ile müşte
ri tatminsizlik durumunda tepki gösterınemeyi tercih edebilir. H unt ( 1 99 1 ) yaptığı çalışınada H i rshman tarafından bel i rti len iki duruma ınisilleme durumunu da eklemiştir.
Ortaya çıkınası beklenen üç durumun açıklaması şu şekilde yapı lmaktad ır. ( J ) Ses çıkarma : Tatmin olmavan müşteri leri n sözlü iletişim yoludur. H irsh
man ses çıkarmayı üç tipte incelemiştir. Yüksek sevi yede ses �-,karma, tüketicinin tatın insizliğini üst düzey
yöneticilerle paylaşınasıdır. Orta seviyede ses çıkar
ına ise tüketicinin satış personeli gibi işletmede yüz yüze geldiği kendisiyle ilgi lenen işgörenlere bildir
diği şikayetler olarak tanımlanabilir. Düşük seviyede ses çıkarma, tüketicinin i şletme ve ürün hakkında h iç kimseye bir şey söylemediği durumdur. (2) Aynl
ma: Tatmi n olmamış müşterinin i �letme ile k urduğu i lişkiyi durdurması anlamındadır. Aynlma da yük
sek, orta ve düşük seviyeli olarak üç grupta incelene
bilir. Yüksek seviyeli ayrılma mü�terin in tatminsizliği i le sonuçlanan ürünü bir daha asla k u llanmaması ya da işletmeye tekrar gel memesi durumudur. Ayrıl ma ve ses çıkarma d ışında rüketicilerin tatmin olmadık
l arı durumlarda gösterebilecekleri bir diğer davranış türü de misilleınedir. (3) Misilleme, tüketicilerin bi
l inçl i olarak işletmeye zarar verecek davranışlar gösterınesi olarak tanım lanabilir. Yüksek ınisill eıne, i�letmeye fiziksel zarar vermekten başlayıp herkese işletme ile ilgi li kötü sözleri yayınakla devam eder (Hunt 199 1 ). B u durum işletmenin potansiyel müş
terilerini etki leyebil ir. Hunt' un yaptığı araştırınaya göre tüketicilerin %78 ' i çevresine işletme ile ilgili olumsuz fikirlerini i letmekte ve sadece % 53 ' ü şika
yetlerini sesl i olarak bildirmektedir.
Önceki sınıflarnalara benzer bir şekilde, McDo
ugall ve Levesque ( ı 999), hizmet problemleri söz ko
nusu olduğunda müşteri leri n gösterdiği tepki leri dört başlık altında toplaın ı�ıır. ( l ) Ses çıkarmak: M üşte
rinin hizmet sağlayıcısına şikayetini iletınesiclir. (2)
Olumsuz sözlü i/erişim: M üşterinin tatmi n olmadığı durumları başkalarına i leınıesi anlamındadır. ( 3 ) Ay
rılma: Tatmin olmamış müşterilerin işletme ile iliş
ki kurmayı durdurması anlamındadır. Ayrılmalar, müş
teri ile işletme arasmdaki i l işki seviyesine göre üç grupta incelenebi li r. (4) Ba,ql!lık: M üşterinin işlet
mede her şeyin gelecekte daha güzel olacağını ümit etmeye devam etnıesiclir.
Müşterilerin şikayet davranışlarını etkileyen fak
törler arasında h izmetin müşteri için önemi, müşte
rinin önceki ş ikayet deneyi mleri ve bilgisi, işletme
de şikayet etmenin zorluğu ve şikayetin başarısı için gereken değişiklikler yer almaktadır (Day 1 984; B ar
low ve Maller 1 996). S ingh ve Panya'nın ( 1 99 1 ) ban
kacılık sektörünele müşteri şikayetlerini açıklamak amacıyla yaptığı araştırm a bulgularına göre farkl ı meslek grubundan gelen müşteriler hata ile karşılaş
tıklarında farklı davranmaktadı r. Araştırma, genellikle genç ve profesyonel meslek sahiplerinin daha fazl a şikayette bulunduklarını göstermektedi r. Blodgett ve arkadaşl arı ( l 997) müşterilerin satın alelıkları pa
halı ürünlerden tatmin olmadıklarında, ucuz ürünler
den tatmin olmadıkları zamana göre şikayetlerini
daha fazla d ile getirme eğil imi nele olduklannı ekle
miştir. Bu durum, müşterilerin, pahalı hizmetler kar
şısında beklenti seviyelerin in yüksek olmasından kaynaklanabi leceği gibi, ödeelikleri maddi bedel in karşılığını alamadıklarında ucuz mal ya da hizmetle
re göre daha yoğun hisler yaşamabrından kaynakla
na bilir. Müşterilerin şikayet davranışlarını erkileyen bir diğer faktörele Fornel l ve D idow ( 1 980) tarafın
dan ortaya atılmıştır. B u iki araştırmacıya göre h iz
met sunanların ve m üşterilerin çok çeşitli olması ve etkileşim içeris inde olduğu faktörlerin sayısı, müşte
rilerin şikayetleri nde ses çıkarmalarını etki leyecek
tir. Yabancı l iteratürde yapılan çalı şmalardan elde edi len bilgilerin, bu çalışmaların yapıldığı kültürden farkl ı bir toplumda geçerli l iğinin şüphesiz i ncelen
ınesi gerekmektedir.
ONARlM STRATEJiLERi
H i zmet iyileştirme stratejileri , tatmin olmamış müş
teri lerin olumsuz algı ların ı cleğiştirnıek için uygula
nır (Brown vd., 1 996; S wanson ve Kelley 200 1 ).
Hizmet iyi leştirme stratej i leri , hizmet sağlayıcıları
nın eksikl ik ve hatalara brşı sergiledikleri davramş
l arı içermektedir. B u davranışlar "hiçbir şey yapma
maktan" problenıin çözümü için "ne gerekiyorsa yap
maya" kadar g idebilnıektedir (McDougal l ve Leves
que 1 999). K arşı laşılan problem sonucu işletmenin uyguladığı iyileştirme stratej ileri müşterinin geri dö
nüş oranı nı etki lemektedir. Problemle karşılaşı ldı
ğında, h izmeti sunanl arın ortaya koyduğu ilk tepki müşterinin gelecekteki satın alına fikirlerin i etkile
yebilir. H izmet iyileştirme stratejileri bağımsız, tek tek ya da beraber kullanı labilen değişik araçlardan oluşur ( Hoffnıan ve Chung 1 999; McDougal l ve Le
vesque 1 999). B unlar; problcmin varlığının kabul edi lerek özür dilenmesi , problemin çözümü için yar
dım edilmesi ve problemden kaynaklanan giderlerin karşılanması olarak sıralanabil ir.
H i zmet sağlayıcısının hatadan dolayı m üşteriden özür di lemesi müşteri tarafından beklenen bir unsur
dur. Sanıimi olarak özür d ilenmesinin müşteriye ne
zaket ve duyarl ılığın iletil mesi anlamına geldiği be
l i rtilmektedi r. Özür cl ilenıenin, özür cl ilenınemesin
clen daha iyi olduğu söylennıekle b irli kte, "özür cli
lenıek" tek başına yererl i bir strateji obınamaktadır (Levesque ve McDougal l 2000) . Değişim anı o larak değerlendirilebi lecek olan hatanın giderilmesinde müşteri kaybettiğine karşılık görünür telafi (tazmi n) beklemektedir (Tax vd., l 998). Sadece özür dilen
nıesi somut bir telafi olarak algı lanmayacağından do
layı, özür dilenıenin müşterinin gözünde fazla öneml i olmadığı düşünülen hizmet problemlerinin çözümün-
Cilt 1 4 • Sayı 2 • Güz 2003 • 1 09
Konaklama Işletmelerinde Yetkilendirme ve Şikayet Sonrası Müşteri Davranışları Üzerine Etkileri
de daha etkili olabileceği vurgulanmaktadır. Stratejiler arasında yer alan "yardımcı olma" problemin düzel
tilmesi anlamındadu·. Yardımcı olma, müşteriyi şika
yet öncesi pozisyonuna geri döndürebilme özelliğin
den dolayı onarım strateji leri i ç inde belki de en etki
li alanıdır. Somut telafi (tangible compensation) müş
terinin katlanmak zorunda kaldığı problemin razıni n edilmesinde kull anılan v e maddi ödemeyi içeren bir stratejidir (örn., indirim kuponu, iskonto, para iade
si, ürün değiştirme vb). M addi tazminin derecesinin müşterinin kaybına eşdeğer olması gerekliliği vur
guianmaktadır (Tax vd., ı 998). Örneğin, müşteri gün
lük turu yapılan hata nedeniyle gerçekleştirilemediy
se, müşteriye sunulacak maddi ödemeni n bu kayba eşdeğer olması gerekir. İşletmenin, müşteriye kaybet
tiğinden daha fazla maddi razıni n sunduğu durum
larda müşterinin işletmeye kuşkuyla bakacağı b i ldi
rilmektedir (Smith vd., ı 999). H angi durumda ne tür iyileştirme stratejisinin daha etki l i olacağı konusun
da dikkat edilmesi gereken hususl ardan birisi hizme
tin müşteri gözündeki önemidir. Konaklama ve tu
rizm işletmelerinde şikayet çözümleme strateji leri üzerine yapılan çal ışmal arda müşterinin ş ikayeti n hızlı v e etki n bir şekilde çözüm lenmesini beklediği görül mektedir (Smith vd., 1 999). Şikayet çözümün
de hızlılık kavramı ön saha çal ışanlarının şikayeti n çözümü i ç i n yetki lendirilmesini gerektirmektedir (Boshoff 1 997).
YETKI LENDIRME
Fisher'e göre yetki lendirme, çal ışanın karar verme gücünü kullanmasıdır (Fisher ı 993). D iğer araştır
macılar, kontrol ve yetkileri çalışanla paylaşmaya " iş
gören yetkilendirmesi " adını vermiş, yetkilendü·me
nin daha verimli ve tatmi n edici çalışma ortamı sağ
layabileceğin i , böylelikle çalışanın i ş letme amaç ve stratejilerini benimsernesinin kolaylaşacağın ı savun
muşlardır (Hellriegel, S locum, Woodman ve R ic
hard ı 995). Beli ve Zemke i se ( 1 988) yetkilendü·me
yi "kişilere problem çözümünde güçlerin i kullanır
ken özgür olma ve otorite veren prosedürler bütünü"
olarak tanımlamıştır ( Hançer 200 1 ) . R i ley ( 1 996) yetki lendirmeyi , işgörenlerin rol lerine otoriteyi de ek
leyerek müşteri isteklerin i karşılamayı garanti altına almak olarak tanımlamıştır. Ancak, yetkilendirmenin işgöreni daha az kontrol etme anlamına gelmed iği unutulmamal ıdır (Lashley 1 995).
Yukarıda görüldüğü gibi, literatürde yetki lendirme kavramının birçok farkl ı tan ım ı bulunmaktadır. An
cak, tan ımların ortak iki özelliği; yetkilendirmenin işgören karar alma yerisi ve işgörenlerin kendi faali
yetlerinden sorumlu olmalandı r (Erstad 1 997). Yet- 1 1 O • Anato l i a : Turizm Araştırmaları Dergisi
kilendirme tanı ml ar ının özünde daha önceden yetki
si bulunmayan çalışanı n karar verme gücüne sahi p olduğunu hissetmesi yatmaktadır. Yetkilendi rmeni n kuşkusuz işgörene n e isterse onu yapabi leceği otori
te ve sorumluluğu vermediği de açıktır ( R iley 1 996).
Yetki lendirme h izmet kalitesi, müşteri tatmini ve iş
gören bağlı l ığı konularındak i problemierin çözü
münde yaygın olarak kullanılmaktadır (Bowen ve Law
ler 1 992). Yetki lendirmenin iş göreni n yaptığı işi daha i lginç ve hoş görmesini sağlad ığı, motivasyonu yük
selttiği ve işe katılımı artırdığı belirtil mektedir (Hayes ı 994). Yetki lendirmenin, işletmenin sunduğu ürün ya da hizmetin müşteri istekleri ile örtüşmesi n i sağlaya
cağı da ileri sürülmektedir (Lashley 1 995). İşgörenle
rin daha istekli hizmet sunmaları, daha yüksek müş
teri tatmininin sağlanması, müşteril erin geri dönüş oranının artması, işgörenlerin işletmede kalma iste
ğinin artması, işletmede veri m l i l iğin sağlanması, iş
gören giderlerinde azalma görülmesi, h izmet kali te
s inde artış yaşanınası ve işletme karın ı n artması yet
kilendirmeni n d iğer faydaları arası nda sayı labilir (Lashley 1 995).
Çalışana şikayet çözme yetkisinin veril mesi, işlet
meye uzun dönemde fayda sağlayacaktır. Ş ikayeti n yetkisizlik nedeniyle üst yönetime i letil mesi çözüm süresini uzatacaktır. Bu da müşteri tatmininde azal
maya ya da hatanı n daha kötü bir hal almasına neden olabi lir. Esnek olmayan işletme pol itikası nedeniyle kaybedilen müşterilerin yerine yeni müşteriler kaza
nabilmek işletmeye daha pahalıya mal olabilir. İşgö
renlerin düşük moral ve motivasyona sahi p olmaları işletmelerde yetersiz yetkilendi rmenin doğurabile
ceği sorunlar arası ndadır. Düşük motivasyona sahip i şgörenin m üşteriyi memnun etmesi güçleşebilir ve işletmeye olan bağlı l ığı azalabilir. Yetersi z yetkilen
d irme, düşük kalite ve düşük karlı l ığı da beraberin
de getirecektir (Lashley 1 995). Yetkilendirme yoluy
la şikayet yönetimi, cevap süresini kısaltıp, müşteri bağlılığını artırarak işletme geli rlerinde artış sağla
yabilecektir. Ş ikayetlerin, şikayeti n yapı ldığı andan itibaren direkt olarak yetkitendirilen personelce çö
zümü daha dostane ve az masraflı olmaktadu· (Johns ı 995). Ancak yetkilendirmeyi tamamen maliyetsiz bir uygulama olarak görmemek gereklidir.
Yetki lendirıne "ya hep-ya hiç" yaklaşımı olmayıp ikisi arasında yer almaktadır. Bowen ve Lawler ( 1 992) yerkilendirmenin dört değişik seviyesini tartışmak
tadır. En düşük seviye (üretim hattı yaklaşımı), yet
kilendirmenin h iç olmadığı seviyedir. Sonraki sevi
ye öneri katılımı olarak adlandınlmakta ve çal ışanın resmi yollardan öneride bulunabileceği ancak son karar verme yetkisinin yönetirnde olduğu belirti lmek-
tedir. İş katılımı (üçüncü) seviyesinde, çalışanın stra
tejik etkisi olan kararlarda katılım ı bulunmamakla birlikte günlük işlerin yürütülmesinde çalışana his
sedilir özgürlü k verilmektedir. Yetkilendirmenin en yüksek ve son seviyesinde ise (yüksek katılım) en dü
şük seviyedeki personele dahi işletmenin perfor
mansını ilgilendiren sorumluluk hissi verilmektedir.
B owen ve Lawlerin tanımlamasına dayanarak, yu
karıda sayılan yetkilendirme seviyeleri senaryoya dayalı araştırmamızda ( 1 ) yetkisizlik , (2) kısmı yet
kilendirme ve (3) tam yetkilendirme olarak tanım
lanmıştır. Şikayet esnasında müşterilerin sorunu çö
zecek tam yetkilendirilmiş personeli tercih edeceği tahmin edilmektedir.
ARAŞTIRMA AMAÇ VE H iPOTEllERi
Araştırmada, Boshoff ve Leong ( 1 998) tarafından ta
nımlanan üç yetkilendirme seviyesinin (yetkisizlik, k ısmi ve tam yetki), m üşterinin şikayet sonunda ser
gileyebileceği davranışlar olan ses çıkarma, olum
suz sözlü iletişim, tepki vermeme ve bağlılık (Hunt 1 99 1 ; M cDougall ve Levesque 1 998) üzerine olan etkileri incelenmektedir. Konuyla ilgili literatüre da
yanarak on bir araştırma hipotezi geliştirilmiştir.
Bunlar:
S es çı karma:
• H 1 : Yetkilendirme seviyesi (az, kısmi ve tam yetkilendirme), m üşterinin personele sözlü şikayette bulunma olasılığına etki edecektir.
• H2: Yetkilendirme seviyesi, müşterinin işletmeye yazılı şikayette bulunma olasılığına etki edecektir.
• H3: Yetkilendirme seviyesi, şikayet anında müşterinin çözüm için yönetimin dahil olması isteğine etki edecektir.
Olumsuz sözlü iletişim :
• H4: Yetkilendirme seviyesi, müşterinin şikayetini arkadaşları ve diğer müşterilere
aniatma olasılığına etki edecektir.
• H5: Yetkilendirme seviyesi, müşterinin şikayetini üçüncü kişi ya da kurumlara aniatma olasılığına etki edecektir.
Tepki vermeme:
• H6: Yetkilendirme seviyesi, müşterinin verilen cevap karşısında göstereceği sinirsel tepki düze yine etki yapacaktır.
• H7: Yetkilendirme seviyesi, müşterinin çözüme yönelik uzlaşma davranışına etki edecektir.
• H8: Yetkilendirme seviyesi, m üşterinin çözüme tepki gösterme olasılığına etki edecektir
Bağlılık:
• H9: Yetkilendirme seviyesi, m üşterinin aynı işletmeye ilerde tekrar gelme olasılığına etki edecektir.
• H 10: Yetkilendirme seviyesi, müşterinin işletmeyi başkalarına tavsiye etme olasılığına etki edecektir.
• H 1 1 : Yetkilendirme seviyesi, müşterinin şikayet çözüm tatmini üzerine etki edecektir.
VERi TOPLAMA ARACI
Konaklama alanında yapılan ön araştırma ve litera
tür bulgularıyla paralel olarak, temel üründe meyda
na gelen bir aksaklıktan kaynaklanan şikayeti konu alan senaryo geliştirilmiştir (Tablo 1 ). Senaryonun ürün hatası ü zerine oluşturulmuş olmasının neden i temel ürün hatalarının müşteri memnuniyetsizliğine neden olmalarındaki yüksek oran ve müşterilerin araştırmalarda bu hata kategorisinden bahsetme sık
lıklannın yüksek olmasıdır (Bitner vd., 1 990; Kelley vd., 1 993). Temel ürün hatası hizmet sağlayıcısı ta
rafından söz verilen ürünün müşteriye verilmemesi olarak tanımlanmaktadır (Levesque ve M cDougall 2000). Keaveney'e ( 1 995) göre kayıp ya da yanlış rezervasyanun içinde yer aldığı temel ürün hatası müşterinin işletme değiştirmesine neden olmaktadır.
Temel ürün hatalannın ciddi sorunlar olduğu ve bu durumlarda müşterinin hizmet sağlayıcısından yan
lışın düzeltilmesini beklediği belirtilmektedir (Hart vd., 1 990). B u araştırmada senaryo tekniğinin kulla
nılma nedeni, tekniğin anket ve benzeri yöntemlere göre hafızadan kaynaklanabilecek yanlış, yanlılık ve unutma problemlerini azaltınası ve katılımcıya bi
linçli olarak uygulanan hizmet hatalarından doğacak problemleri içermemesidir ( Mattila 200 1 ) . Araştır
ma 2002 yılı güz döneminde Adnan Menderes Üni
versitesi Turizm işletmeciliği ve Otelcilik Yükseko
kulunda okuyan 1 08 üniversite öğrencisi üzerine uy
gulanmıştır. Üniversite öğrencileri diğer araştırma
cılar tarafından da bu tür k ısmi-deneysel çalışmalar
da sıkça yer almaktadır ( Boshoff ve Leong 1 998).
Öğrencilerin, konaklama ve turizm sektöründe hem çalışan hem de kullanıcı durumunda olmalanndan dolayı örneklem oluşturmaya uygun olduğu vurgu
lanmaktadır (Mattila 200 1 ).
Tablo 1 de katılımcılara dağıtılan senaryo detayla
rı, işgörenin müşteri şikayeti karşısında yetkilendir
me seviyesine bağlı olarak verdiği cevaplar ve bu
Cilt 1 4 • Sayı 2 • G ü z 2003 e 1 1 1
Konaklama Işletmelerinde Yetkilendirme ve Şikayet Sonrası Müşteri Davranışları Üzerine Etkileri
Tablo /. Senaryo detayları ve sorular
Turistik sezonun en yoğun olduğu yaz döneminde, müşteri Tu
rizm Bakanlığınca 5 yıldız verilen ve ulusal bir otel zinci ri olan ...
otelinde ... tur operatörü- seyahat a centesi a ra cılığıyla özel bir kutlama için 3 günlük rezervasyon yaptırmıştır. Müşterinin oteli seçme nedenleri arasında oteldeki sağlık kulübü, kapalı açık yüzme havuzu, kaliteli restoranı ve müşterilere özel ilgi göster
d iğiyle ilgili ünü yer almaktadır. Müşteri öğleden sonra saat 5 te otele ulaştığında adına odanın ayrılmamış olduğunu ve otelde boş bir odanın ancak ertesi gün mümkün ola bileceğini öğren
miştir. Müşteride o gün öğleden sonra saat 3 te giriş (check-in) yapabileceği ve rezervasyonunun teyit edildiğini gösteren bir belge vardır.
Bu problem sizce ne kadar önemlidir?*
Bu problem karşısında müşteri olarak sinidenirim Bu senaryo sizce ne kadar gerçekçidir?
/şgörence verilen cevaplar:
Yetkisizlik: (a) "Hata bizden kaynaklanmamaktadır, üzgünüm;
ancak, yetkili değilim ve yapabilecek bir şeyim yok isterseniz si
zi müdür beyle görüştürebilirim" demiştir.
K1smi Yetki: (a) "Bu rahatsızlık için özür dilerim, fakat şu anda boş adam bulunmamaktad ı r, o nedenle yapabileceğim bir şey yok. Ancak sizin için yakın ve benzer kalitedeki otelleri a rayıp rezervasyon yaptırabilirim" demiş, birkaç telefon görüşmesinden sonra ... oteli için rezervasyon yaptığını müşteriye bildi rmiştir.
Tam yetki: (a) "Bu rahatsızlık için özür dilerim, fakat şu anda boş adam bulunmamaktadır, o nedenle yapabileceğim bir şey yok.
Ancak sizin için yakın ve benzer kalitedeki otelleri a rayıp rezer
vasyon yaptırabilirim" demiş, birkaç telefon görüşmesinden son ra ... oteli için rezervasyon yaptığını müşteriye bildirmiş; ay
rıca, kalış problemi için ... otelindeki gecelik kalış ücretini karşı
layacaklarını" belirtmiştir. Bekleme esnasında müşteriler lobi bara alınmış ve kokteyl ikram edilmiştir.
(al Bu cevap karşısında davranışınızın ne olacağını lütfen belirtiniz*
Personele sözlü şikayette bulunuru m Yönetimin müdahale etmesini isterim Yazılı şikayette bulunurum
D iğer müşterilerle olayı p aylaşırı m
Olayı üçüncü kişiye (acente, rehber) aktarırını Sinidenirim
Uzlaşmacı d avranırım Şikayet etmem
lleride aynı işletmeyi tercih ederim Bu işletmeyi tanıdı klarıma öneririm Soruna üretilen bu çözümden tatmin olurum
•·ı (hiç katılmıyorum) - 5 (tamamen katılıyorum)
cevap karşısında katıl ımcının davranışları verilmek
tedir. Katılımcıdan senaryonda veri len problemin ken
disinin başına geldiğini dü�ünmesi istenmiş, hatanın ne kadar öneınsendiği ve bu hata karşısında duygu
sal tepkisi beşli Likert ölçeği kul lanılarak ölçülmüş
tür. Müşteri davran ışlarının ölçümünde kullanılan ölçekte yer alan on bir değişken H irshman ( 1 970) McDougal l ve Levesquee ( 1 999) ve Zeithalm vd.
( 1 996) problem olduğunda müşteri davranışlarının 1 1 2 • Anatol i a : Turizm Araştırmaları Dergisi
neler olduğunu inceleyen çalışmalarından alınmış ve uygunluğu ön testler yapılarak denenmiştir. Perso
nele sözlü, işletmeye yazıl ı şikayette bulunma ve yö
neticiyle görüşme değişkenleri ile McDougall ve Le
vesque tarafından önerilen ses çıkarma davranışı in
celenmiştir. Olumsuzl uğu d iğer müşıerilerle paylaş
ma veya üçüncü kişi ve kurumlara aklaı-ma değişken
leri ile müşterinin özel tepki verme davranışı (olum
suz sözl ü iletişim) içine girme olası lığı ölçülmüştür.
işletmeyi tekrar tercih etmek, başkalarına önerme ve sunulan çözümden memnun olma değişkenleri ile yet
k ilendirme seviyelerinin bu üç önem l i bağlılık dav
ranışı üzerine olan etki leri incelenmektecl ir. Sunulan cevaplar karşısında şikayet etmeme, öfkelenme ve uzlaşmacı davranma değişkenleri yetki lendirınenin şikayet eği l imi üzerine olan etkisini araştı rmaktadır.
Yetkilendirme kavramının ölçülebi lir değişken hal i
ne dönüştürü lmesinde Boshoff ve Leong ' un ( 1 998) çal ışmasından yararlanılm ıştır. Yetkisizli k işgöreni n problemi çözme yetkisinin olmadığı ve müşterinin yö
neticiye yönlendirilmesi olarak tanımlanmıştır. K ıs
mi yetkilendirmede işgören problemi derhal çözeıne
mekte; ancak, üstüne danışmadan müşteri adına baş
ka bir oteli arama ve rezervasyon yaptırmada kendi inisiyatifini kullanabil mektedir. Tam yetkilendi.rme
de ise işgören müşteri şikayetini derhal çözebilmek
te ve tatınİnin sağlanınası için mUşteriye i lave yar
dımlarda bulunmaktadır. Müşterinin her durunıda özür beklediği dü�ünülerek sözlü özür şikayeıe verilen tüm cevaplara dahi l edilm iştir (McDougall ve Levesque 1 999; Boshoff ve Leong 1 998). Araştırmada yer alan işgören yanıtlarının üreti lmesinde, böyle bir hata du
rumunda müşterinin ne bekleyeceğini inceleyen araş
tırmalarda kullanılan ifadeler incelenmiş, işgören ce
vaplarının gerçekçi l iği yapı lan ön incelemeyle test edilmiştir. Ayrıca, kullanılan senaryonun güvenirli
l iği ve geçerl iliğinin ölçülebilmesi için senaryonun algılanan gerçekçi l ik derecesi, rezervasyon harası
nın önem ve böyle bir hata karşısı nda müşterinin öf
kelenme derecesi 5 ' l i Likert ölçekleri aracılığıyla öl
çül müştür.
Araştırmada, farklı gruplar aras ı ( between groups) deney tasarım ındaki dezavantajlar düşünülerek ve bireysel farklıl ıkların sonuçlar üzerindek i olası etki
sini azaltmak için grup içi (within subject) kısmi-de
ney tasarıını (quasi-experiment) kullanılm ıştır ( Loos
J 995). Grup içi deney tasarım ında, farklı grupların karşı laştırıldığı deney tasarım iarına göre daha az sa
yıda örneklem yeterl i olmaktadır ( Loos 1 995). Grup içi tasarım gereği her katılımcı temel hata senaryo
sunu okumuş ve üç cevap senaryosu karşısında nasıl davranış sergileyeceğini bel irtmiştir. Cevapların anal i-
zinele M ultivariate Variance ( MANOVA) kullanıl
ımştır. MANOYA birelen fazla bağımsız cleği�keniJ1 bağımlı değişkenler üzerine olan etkilerinin araştırıl nıasında kul lunım ı uygun olan bir yöntemdi r. Orta
lamalar ve anlaml ı farklıl ıkların saptandığı davranış
lar tablolarda sunulmaktadır.
BULGULAR
Erkeklerin çoğunluğunu (%66) oluşturduğu katıl ım
cı ların %73 'ü 1 9-22 yaş grubundadır. Katılımcılar deneyde kul lanı lan senaı·yoyu oldukça gerçekçi bul
muşlar (3,82) ve böyle bir durumun başlarına gelme
si durumunda sinirleneceklerini belirtmişlerdir ( 4,5 J ).
Senaryocia ele al ınan rezervasyon hatası katı l ımcılar tarafından önemli bir temel hata olarak değerlendi rilmiştir (4,89). Ulaşı lan b u değerler, senaryonun gü
ven trl i l iğinin ve dış geçerl i l iğinin bul unduğunu gös
terınektedir (bkz. Mattila 200 1 ). M ANOYA için ge
rekl i ön koşullar olan ömeklem sayısı ve normal da
ğılım s::ı.ğlanm ışur.
Araştınna h ipotezlerinde bel i rt i ldiği gibi, incele
nen üç yetkilendi rıne seviyesi i le müşteri davranışla
rı arasında öneml i i l işkiler bul unmuştur. Katıl ımcı
ların bu üç yetkilendi rıne sev iyesi n i farkl ı olarak al
gıladıklan görülmektedi r (Tablo 2). Yetk isizlik, k ıs
m i yetki ve tam yetki ortalamalarının karşılaştırma
sı yetkilendi rme sev iye lerinin katıl ımcılar tarafından beklenen yönde algı land ığını ve gruplar arası farkın istatistiksel olarak anlamlı bir öneme sahip olduğu
nu göstermektedi r (p < ,05). M ANOYA grup içi tek
rarlanan ölçüm ( within-subject repeated measures) sonuçlarına göre, 1 1 numaralı araştırma hipotezinde ifade edildiği gibi, onarım sonu müşteri tatmininin tam yetkilendi rme seviyesi nde en yüksek değere ulaştığı
Tah/o 2 . Onalanıalar v e F istatistikleri
Yetkisizlik Ort Std,Sp Personele sözlü şikayette bulurıma 3.25 ı ,59 Işletmeye yazılı şikayette bulunma 3.79 ı .44 Yönetimin müdahalesi isteme 4,52 ,94 Diğer müşterilere olayı aktarma 2,69 ı ,42
Üçüncü kişilere a ktarma 4,29 ,95
Sinirli davranış 2,82 ı ,37
Uzlaşmacı davranış 3,79 ı ,26
Şikayet etmeme ı ,87 ı ,27
Tekrar gelme ı ,76 ,98
Başkalarına Önerme ı ,5ı ,86
Tatmin 2.45 ı . ı z
• ı (hiç katılmıyorum ) - 5 (tamamen katılıyorum) ölçeğine göre
(3,36) kısmi yetkilendi rmede tatmin derecesinin azal
dığı (2,76), yetkisizlik durumunda ise müşterinin şi
kayet çözümünden tatm ininin en düşük düzeyde ol
duğu görülmektedir (2,45, F= 1 4,9 1 4 p= ,000).
MANOYA analizinden elde edi len sonuçlar 1 0 nu
maralı araştırma hipotezini destekler n iteliktedir. Araş
tırma hipotezinde bel irtildiği gibi yetkilendirıne müş
terinin işletmeyi başkalarına önerme davranışı üze
rinde istatistiksel olarak öneml i bir etkiye sahiptir (F=
l 8,082, p= ,000). Tablo 2 de verilen rakamlar ş ika
yet sonucunda müşterinin işletmeyi başkasma öner
me olasılığının tanı yetkilendirme durumunda en yük
sek (2,37), yetk isizlik durumundu i � en düşük değe
ri aldığın ı göstermektedir ( 1 ,S 1 ). I lgili li teratürde, hizmetin söz verildiği şekliyle yerine getiri lememe
si müşteriele hayal kırıklığı yarattığı belirti l mekted ir (Levesque ve McDougall 2000) . Elde edi len ortala
malann düşüklüğü, l iteratürele de bel irrildiği gibi, te
mel ürün hatasının müşterice kolay affed ilmeyeceği
ni göstermektedir ( Boshoff 1 997). MANOY A so
nuçları yetkilend i rmenin müşterinin gelecekte işlet
meden satın alma davranışını olumlu olarak etkiledi
ğini göstermektir (F= 1 3 ,088, p= ,000). incelenen üç yetkilendirme durum u göz önüne al ındığında, tekrar gelme olasılığının tanı yetkilendirnıe i le çözüme ula
şan şikayet yönet i m i durumunda en yüksek seviyede olduğu (2,52) görülmektedi r. Yapılan an::ı.liz, yetki
sizlik nedeniyle sadece özür di lenmesi ve müşterinin yöneticiye yönlendirilmesinin, müşterinin şikayet etme eği l imini artıracağı ( 1 ,87), problemi n yerkilen
dirilmiş personelce çözümü durumunda bu eğilimin azalacağını göstermektedir (2,40).
MANOYA sonuçları yetk i lend irnıenin şikayet es
nasında müşterinin duygusal tepk ilerine de etki ede-
Kısmi Yetki Tanı Yetki F Öne nı
Ort Std,Sp Ort Std,Sp
2,69 ı ,38 2,08 ı ,22 25,874 000
3,28 ı ,44 2,62 ı ,52 2ı ,972 ,000
3,65 ı ,43 2,59 ı .53 7 1 , ı ı 9 ,000
2,62 ı ,46 2,39 ı ,4 ı 3,507 ,033
3,85 ı ,28 3,53 ı,49 ı 3,653 ,000
2,58 ı ,20 2,oı ı ,20 ı 8,662 ,000
3,75 ı .33 4,09 ı , ı 2 3,524 ,005
2,29 ı .40 2.40 ı ,40 3,524 ,036
2,ı o ı . ı 2 2,52 ı ,35 ı 3,088 ,000
1 ,91 ı ,1 6 2,37 1 ,37 1 8,082 ,000
2.76 ı ,31 3,36 1 ,36 1 4,91 4 ,000
C i l t 1 4 • Sayı 2 • Güz 2003 • 1 1 3
Konaklama Işletmelerinde Yetkilendirme ve Ş ikayet Sonrası M üşteri Davranışları Üzerine Etkileri
Tablo 3. Hipotez sonuçları
p
Ses çtkarma:
H1: Yetkilendi rme seviyesi (az, kısmi ve tam yetkilendirme). müşterinin personele sözlü şikayette bulunma
olasılığına önemli derecede etki edecektir Desteklendi .01
H2: Yetkilendi rme seviyesi, müşterinin işletmeye yazılı şikayette bulunma olasılığına önemli derecede
etki edecektir. Desteklendi .01
H3: Yetkilendirme seviyesi, şikayet anında müşterinin çözüm için yönetimin dahil olması isteğine
önemli derecede etki edecektir. Desteklendi .01
Olumsuz sözlü iletişim:
H4: Yetkilendirme seviyesi, müşterinin şikayetini a rkadaşları ve diğer müşterilere aniatma olasılığına
önemli derecede etki edecektir. Desteklendi .05
H5: Yetkilendirme seviyesi, müşterinin şikayetini üçüncü kişi ya da kurumlara aniatma olasılığına önemli
derecede etki edecektir. Desteklendi .01
Tepki vermeme:
H6: Yetkilendirme seviyesi, müşterinin verilen cevap karşısında göstereceği sinirsel tepki düzeyine
önemli derecede etki yapacaktır. Desteklendi .01
H7: Yetkilendirme seviyesi, müşterinin çözüme yönelik uzlaşma davranışına önemli d e recede
etki edecektir. Desteklendi .01
H8: Yetkilendi rme seviyesi, müşterinin çözüme tepki gösterme olasılığına önemli derecede
etki edecektir. Desteklendi .05
Bağltltk:
H9: Yetkilendirme seviyesi, müşterinin aynı işletmeye ilerde tekrar gelme olasılığına önemli
derecede etki edecektir. Desteklendi .01
H10: Yetkilendirme seviyesi, müşterinin işletmeyi başkalarına tavsiye etme olasılığına önemli
derecede etki edecektir. Desteklendi
Desteklendi .01 .01 H11: Yetkilendi rme seviyesi, müşterinin şikayet çözüm tatmini üzerine önemli derecede etki edecektir.
bileceğini göstermektedi r (F= 1 8,662 p= ,000). Yet
kisizlik sonucu şikayetin yöneticiye yönlendirildiği durumda müşterinin, ş ikayetin tam yetki ile çözüm
lendirilebileceği duruma göre daha fazla öfkelendiği görülmektedir (2,82, F= 1 8.662 p= ,000). Benzer bir şekilde, müşterinin şikayetin çözümlenmesi sürecin
de uzlaşmacı davranış içine girme olası l ığının tam yetkilendirilme durumunda en üst düzeyde olduğu görülmektedir ( 4,09). Yetki lendirmenin müşterinin sözlü veya yazılı şikayette bulunma, problemi tanı
d ık kişilere, diğer müşterilere ya da üçüncü kişilere aktarma olasılıkları üzerinde etkisi olduğu görülmek
tedir (Tablo 2). 1 numaralı araştırma hipotezinde ifa
de edildiği gibi, yetkilendirme seviyesi müşterinin personele sözlü şikayette bulunma olasılığını önem
li bir şekilde etkilemektedir (F=25 ,874, p=,OOO). Per
sonele şikayet etme eğilimi tam yetkilendirmede en az seviyede iken (2,08), yetkisizlik durumunda müş
terinin sözlü ş ikayette bulunma olasılığı önemli de- 1 1 4 • Anato l i a : Turizm Araşt ı rm a l a rı Derg i s i
recede yükselmektedir (3,25). Problemin üçüncü ki
şilere aktarılma olasılığı yetkisizlik durumunda en üst sev i yede ( 4,29) iken, üçüncü kişilere aktarılma ola
sılığı tam yetkilendirme durumunda en düşük değe
ri almaktadır (2,39). 3 numaralı araştırma hipotezin
de ifade edildiği gibi, işgören yetkisizliği durumun
da müşteri, tam yetkilendirilmiş bir personelle karşı
laştığı duruma göre yönetimin aktif katılımını daha çok beklemektedi r (4,52, F= 7 1 , 1 1 9, p= ,000). Şıka
yete verilen cevap karşısında müşterinin işletmeye yazılı şikayette bulunma olasılığı yetkitendirilmiş du
rumda en az (2,62), kısmi yetkilendirmede ise yetkisiz
liğe göre daha az olasılıkta olduğu görülmektedir (3,28).
TARTIŞMA VE SONUÇLAR
H izmet kalitesi ve müşteri tatmini literatüründe ha
tanın en iyi yönetilen h izmet işletmelerinde dahi o luş
tuğu, etkin hata onarımının müşterinin işletmeye bağ
lılığını arttırdığı ve yeni müşteri kazanma maliyeti-
nin yüksek olduğu belirtilmektedir. Yapılan önceki ça
lışmalar genellikle en çok karşılaşılan hataların ve bunların telafisinde kullanılan stratejilerin saptan
ması üzerine yoğunlaşmıştır. Hatanın giderilmesin
deki başarının büyük oranda müşteri-işgören etkile
şim anına bağlı olduğu düşünüldüğünde, işgören yer
kilendirmesi ve onarım stratejilerinin etkililiği ara
sındaki i lişki ilginç olarak çok az sayıda çalışmaya konu olmuştur. Veri toplamayla ilgili yöntemsel so
runlar sayısal azlığın önemli nedenleri arasındadır.
Yetkilendirme literatüründe ise değişik tür yetkilen
dirme seviyelerinin bulunduğu ve konaklama işlet
melerinde gerekli durumlarda yetkilendirmenin kul
lanılmasıyla işletme-müşteri il işkilerinin her iki ta
raf içinde tatmin edici bir seviyeye ulaşacağı vurgu
lanmaktadır.
Bu çalışmada yetkilendirmenin, şikayet eden müş
terinin değişik davranışları üzerine olan etkilerini in
celeyebilmek için kayıp rezervasyon temasının iş
lendiği bir senaryo geliştirilmiştir. Temel h izmet ha
tasının işlendiği senaryoda, işgören tarafından veri
lebilecek cevaplar üç yetki lendirme seviyesine göre geliştirilmiş, her katılımcıdan cevaplar karşısında nasıl davranış sergileyeceğini bel irtınesi istenmiştir. Kul
lanılan üç yetkilendirme seviyesi ve müşteri davranış
larını ölçen değişkenler önceki çalışmalardan (H irsh
man 1 970; Hunt 1 99 1 ; McDougall ve Levesque 1 999) alınarak, yapılan pilot testlerle Türkçe'ye uyarlan
mıştır. Diğer çalışmalardan farkl ı biçimde yetkilen
dirme seviyesine bağlı olarak verilen cevapların şi
kayet çözüm süresinde müşterinin duygusal tepkisi
n i etkileyebileceği düşünülerek sinirlenme ve uzlaş
macı tavır içine girme değişkenleri eklenmiştir. Özet olarak, üç yetkilendirme seviyesinin Hunt ( 1 99 1 ) ve McDougall ve Levesque ( 1 999) tarafından bel irtilen ve müşterinin şikayet sonunda sergileyebileceği dav
ranışlar (ses çıkarma, olumsuz sözlü iletişim, tepki vermeme ve bağlı l ık) üzerine olan etkilerini incele- . rnek için on bir araştırma hipotezi geliştirilmiştir.
Yapılan bu deneysel çalışmada, şikayete konu olan hizmet probleminin hızlı ve etkin bir şekilde çözüme ulaştırılmasının müşteri tatminini ve gelecekteki sa
tın alma davranışlarını etkilediği görülmektedir (p<
,05). Diğer bir deyişle, şikayet anında müşteri, prob
lem in sorumluluğunu kabul eden ve hızlı çözüm için yetkilendirilnıiş personeli tercih etmektedir. Bu so
nuç alışveriş sektöründe yapılan bir araştırmanın so
nuçlarıyla benzerlik göstermektedir. Boshoff ve Le
ong ( 1 998) yaptıkları çalışmada tam yetkilendirnıe, problem sorumluluğunun kabul edilmesi ve kişisel
leştirilnıiş özrün en etkin strateji olduğunu, yetkisiz
l ik nedeniyle "yapabilecek bir şeyim yok" demenin
ise en kötü strateji olduğunu belirtmektedir. Araştır
ma sonuçlarınıız kısmen de olsa Sparks vd. , ( 1 995) sonuçlarıyla da örtüşnıektedir. Sparks ve arkadaşla
rı tanı yetkilendi rınenin, kişiselleştirilmiş ve uygun i letişinıin kullanılması durumunda en etkin onarma stratejisi olduğunu belirtmektedir.
Yetkilendirnıenin şikayet sonu müşteri davranışla
rı üzerindeki olumlu ve önemli etkisi olduğu görül
mektedir (p < ,05 ) . Bu etkinin değişik nedenleri ola
bilir. Müşteri tarafından yetkilendirnıe problem çöz
me süresinin kısa olacağı şeklinde yorunılanabilir.
Yetkilendirnıe, hız, rahatlık, erişilebilirlik ve esnek
l ik gibi müşterinin şikayet çözümü sürecine yönelik önemli beklentilerinin karşılanabilnıesinde öneml i rol oynayacaktır (Tax vd., 1 998). Şikayetin çözümü
ne yönelik hızlı ve etkin cevap verebilnıe, geciken cevaplara göre onarım stratejisinin etkinliğini, ayn ı zamanda müşteri bağlılığıri'ı artırmaktadır (Hoffman ve Kelley 2000). Swanson ve Kelley (200 1 ) hızlı ve etkin bir şekilde sağlanan hizmet onarımının müşte
rilerin işletmeyi övme ve başkalarına önernıe davra
nışlarını olumlu etkilediğini bulmuştur. Tanı yetki
lendirnıeyle, hizmet hatası onarınıının hızlı olması müşterinin şikayet sürecine yönelik eşitlik algılama
sını etkileyecek, böylel ikle müşterinin hizmet nokta
sı ve etkileşim yeterliliği ile ilgili memnuniyerini ar
tıracaktır.
Sürecin adilliği ve işletme adına bir şeyler yapabil
me duygusu aynı zamanda çalışanın kendisini örgü
tün değerli ve önemli bir üyesi olarak görmesine ne
den olabilecek, işgörenin iş tatminini arıırabilecektir (Lind ve Tyler 1 988). Çal ışanların işletme hakkında ne hissettikleri i le müşterilerin o işletmeden aldıkla
n hizmet hakkındaki h isleri arasında doğru orantılı ilişki olduğu belirtilmektedir (Schneider ve Bowen 1 992). Yetkilendirnıe sonucu iş tatmininin artnıasıy
la işgören-nıüşteri etki leşiminin daha olumlu olaca
ğı ve müşterinin hizmet kalitesi değerlendirmesinin artacağı düşünülnıektediL Müşterinin uzlaşma eği li
nıinin tanı yetkilendirnıede en yüksek düzeyde ol
ması (Tablo 2), yetkilendirnıenin şikayetin yarattığı rahatsızlık nedeniyle gerilen müşteri-işgören ilişki
lerini onarabiieceği şeklinde yorumlanabilir (Lawler vd. 1 992). Şikayetinden sonra müşterinin genellikle mükemmellik beklemediği, ancak probleınin ne ka
dar s ıkıntı ve rahatsızlık yarattığının işletmece de anlaşılınasını beklediği vurgulanmaktadır. Duyarlı
lık şikayet anında müşterinin önemli beklentileri ara
sındadır. Yetkilendirıne sonucu işgörenin çözüme yö
nelik derhal ve aktif katılımı işletmenin yüksek müş
teri duyarlılığını gösterecek ve müşteri davranışına olumlu katkıda bul unabilecektir. Ayrıca, yetkilendi-
Cilt 1 4 e Sayı 2 • Güz 2003 e 1 1 5
Konaklama Işletmelerinde Yetkilendirme ve Şikayet Sonrası Müşteri Davranışları Üzerine Etkileri
rilmeyle problemin sorumluluğunun işletmece üstle
ni Imiş olması, müşterice işletmenin kend isine değer verdiği ve problemi çözerek m üşterisini kaybelrnek istemediği şeklinde yoruınlanabil ir.
Önceki çalışmalar şikayet anında önce müşteri ile i lgilenilmesini daha sonra hata onarımına yönelme
yi önermektedir. Öfkelenmiş bir müşterinin sakin
leştiJilemeınesi durumunda işletmenin iyi n iyetli ona
rım çabalarının yanl ış aniaşılma olasılığı yüksekti r.
Hatadan kaynaklanan moral bozukluğunun uygun olmayan onarım teklifleri ya da işgören yetkisizliği sonucu öfkeye dönüşmesi, müşterinin hedefine ulaş
masını engel leyecek, kendisini işletınece bilerek kur
ban edilmiş hissetmesine neden olabilecektir (Matti
la 200 1 ). Önceki yapı lan çal ışmaların sonuçları, kü
çük hayal k ınklıklarının onarımıyla karş ılaştırıldı
ğında, kızgınlığın yarıştmlması ve hatanı n telafi edilmesinin daha kapsam l ı ve mal iyetli çabalan ge
rektirdiğini göstermektedir (Zemke ve Schaaf 1 989).
Araşru-ına sonuçlarım ız yetkilendirme sonucu müş
teri kaybının telafi edilmesiyle öfkelenme olasıl ığını önemli derecede azaldığını göstermektedir. M üşteri
nin hatadan dolay ı sinirlenebileceği, işletmenin hata onarım ındaki davran ışının müşterinin öfkesini sa
kinleştirici ve müşterinin duygusal ihtiyaçlarına ce
vap verebilecek yönde olması öneril mektedir.
Müşteri şikayetlerin çözümlenme süresi ve getiri
len çözümün niteliği doğal olarak müşteri değerlen
dirme ve davranı�ında önemli rol oynayacaktır. Araş
tırma sonuçlarının da gösterdiği gibi şikayetin etkin yönetimi, şikayet anında personeli n bu şikayeti n çö
zümüne yönelik sahip olduğu yetki (çözebilme gü
cü) ile ilgili olacaktı r. M üşterinin hizmet hatasını ta
kiben hatanın çözümü için "derhal ve aktif düzeltic i hareket" beklediği bel irtilmekted ir (Gronroos 1 988).
Tablo 2 de de görüldüğü üzere, derhal ve aktif olarak hatanın düzeltilemeınesi, hizmet hatasından sonra olu
şacak memnuniyetsizl iğin artmasına neden olacaktır (Anclreassen 1 977). Problem çözmeele aktif katılım ilgili tarafiara faydalı olacaktır ( Fornell ve Westbro
ok 1 984). A ncak, ön saha çal ı�anlarının sadece üre
tim-hattı çalı şanı olarak görülmesinden dolayı ge
nell ikle aktif katıl ıma izin verilmenıektedir ( Bowen ve Lawler 1 992). Üretim hattı McDonalds ve benze
ri fast food işletmelerinde olduğu gibi yönetici tara
fından standanların ol uşturulduğu ve esnek olmayan çalışma prosedürlerinin uygulandığı yakla�ımdır. Ola
ğan dışı bir olayın neden olduğu şikayet çözümünde, çalışanbrın aktif katıl ı ın ı ya da inisiyatiflerini kul
lanmaları genellik le beklenmemekteclir (Hart vd., 1 990). Diğer bir deyişle, yönetici lerin, ön saha çal ı
şanlarını n şikayetin çözümüne aktif olarak cevap ve- 1 1 6 • Anatolia: Turizm Araşt ı r m a ları Dergisi
rebi lme yeteneklerin i arttırma yerine sistem ve pro
sedürler üzerine daha fazla önem verd iklerini söyle
mek mümkündür. Uygulamanın bu yönde olması "ha
ta onarıınında, durumun düzeltilmesi ya da çalışanın çözüme yönelik çaba sarf etmesinin anahtar" oldu
ğunu vurgulayan Johnston'un ( 1 995) çalışmasının sonucuyla zıtlık taşımaktadır. Yetki lendirme her du
rumda gerekli olmamakla birl ikte, inisiyatifin ve bu
luşçuluğun kullanılması gereken beklenmedik du
rumlarda, sorunun kısa sürede çözümünde erki l i bir strateji olacaktır.
Yetki lendirıneye bağlı olan şikayetin ele alınış tar
zı şikayet sonuçlannı, tekrar satın alma davranışlan
n ı ve müşteri memnuniyerin i etkilemektedir. Çül ış
ma sonuçlarına dayanarak ön saha çal ışanların ın, şi
kayetle karşılaştıklarına, şikayetin çözümüne yöne
lik karar verme ve inisiyatif kullanmaları, çözüme ak
tif ve derhal katı l ımlannın gerekl i olduğu söylenebi
lir. Araştırma hipotezlerin bulgularca desteklenmesi (p < ,05), yetki lendirıneni n tatmin edici şikayet yö
netiminin gerçekleşmesinde önemli olduğunu gös
termektedi r. O lası bir hata sonucu m üşterinin kaybe
dilmeınesiyle işletmenin karına katkıda bulunan yet
ki lendi rme, ayrıca işletmede en kıt kaynaklardan olan zamanın "sorunun olduğu yerde ilk i letilen ki
şice çözülebil ınesinden dolayı" yönetici tarafından daha etkin kullanımı için olanak yaratacaktır. Yetki
sizlik sonucu ş ikayetin bir üste haber verilmesi, yet
kilinin işletme dışı nda olması ve geçen sürede müş
terinin kendi başına terk edilmesi, müşterinin işlet
nıeye karşı olumsuz tavır almasına ve-veya oluınsuz
luğu çevresiyle paylaşmasına neden olacaktır (Tab
lo 2). Yapılan bir araştmnaya göre şikayetin i l k i le
tildiği yetkisiz personel in onay için olayı üstüne i let
mesinde geçen süre, müşterinin çözüme yönelik al
gılamaların ı olumsuz yönde etkilemektedir (Barlow ve Mal ler 1 996). Şikayetlerle doğru bir biçimde i lgi
lenmek işletme hakkında ol umlu sözlerin yayılması
nı sağlayaccık etk i l i bir araçtır M üşteri davranışları ve tatmini üzerine etk ilerinden dolay ı yöneticilerin yetkilendirme kavramını ele almaları ve çalışanlara özell i k le ileti�iın, işletme pol itikaları , öfke yönetimi, dinleme becerileri gibi konularda eğitim vermeleri öneril mektedir. Senaryoya dayal ı simülasyonlar ça
l ı şanlar açısından eğitici olacaktır.
ARAŞTIRMAN I N SINIRLILIKLARI
Yapılan kısmi-deney, yerkilendirmeni n müşteri dav
ranışı üzerinde önemli etki leri olduğunu göstermek
le birlikte, deney sonuçlarının gene lleşririlebilmesi var olan yöntemsel ve örnekleme i l işkin sınırl ılıklar
dan dolayı mümkün olamayabilir. A raştırmanın bi-