l o u is s u l l i v an

Download (0)

Loading.... (view fulltext now)

Full text

(1)

l o u i s s u l l i v a n

(1856 - 1924)

Neden Louis Sullivan, zira bütün dün-yada yavaş yavaş gökdelenler normal bina-ların yerlerine kâim olmaya başladdar. 1924 senesinde ö'en Louis Sullivan gerek inşa edilmiş binaları ve gerekse yayınlanmış ki-tapları bakımından, bütün dünyada olduğu gibi 1940 senelerine kadar memleketi olan Amerika Birleşik Devletlerinde bile ımutu'-muş bir şahsiyettir.

Gökdelenin mucidi odur. Onun «Form follo\v function» yani şekil fonksiyonu takip eder düsturu halen meriyettedir.

Buna rağmen Louis Sullivan'ı, fonksi-vonalizmin babası saymak hatadır. O mua-sır mes'ekdaşları arasında, yüksek bina probleminde ilk olarak çelik inşaatı ve ge-niş cam satıhlarını kullanmakla, yani diğer bir tabirle mühendisin ilmi ile mimarın esprisini bağdaştırarak, çözümü bulandır.

Yeni dünyanın yaratılmasında, mimarın ehemmiyet ve mes'uliyetini idrak etmiştir. Doğrudan doğruya olan tesiri mahdut kal-mış ise de, şahadeti şüphesiz yüzyılımıza aittir.

Bugün tarafsız bir münekkide göre aca-ip bir şahsiyete sahaca-ip ise de hey'eti umumi-vesiyle romantik bir mimardır. Hatta an'ane. ye riayet edersek onu Rönesanstan beri de-vam eden kahraman mimarların son temsil-cisi payesine eriştirebiliriz.

Louis SuHivan'nm ayrıca olgun bir mü-zisyen olduğunu, kütüphanesinde b u ' u n m u ş olan oratoryo partisyonlarından anlamakta-yız.

Muharir olarak Nietzsche, lirik şair o'a-rak Walt Whitmann'dan faydalanmış, şekil-ci bir virtüöz olarak XIX uncu yüzyıl sonu-nun, mimari dahil bütün san'atlannın sente-zini yapmıştır. Kendisi Avrupa medeniyeti-nin küçüklük kompleksine düşmeksizin, ta-mamiyle devrine göre yetişmiş bir Amerika-lıdır. Güdümü, hakkındaki kararın istikbal-de alınmasıvdı, bu amacı bütün karyerine tesir etmiştir.

Louis Sullivan 1856 senesinde. Amerika ya yeni hicret etmiş olan İrlandalı ve İsviç-reli bir çiftten dünyaya gelmiştir. Çocukluğu köyde geçtiğinden, hiç bir an tabiatın ilâhî tesirinden kurtulamamıştır.

1871 senesinde Amerika Birleşik Devlet-lerinden kurulmuş olan ilk mimarî okulun talebesi olduğunda hoca o'arak bilhassa Pa-ris Güzel Sanatlar Akademisinin eski tale-belerinden ve mimarî nizamları tedrisle mü-kellef olan Letang'ı bulur

Daha sonraları hayatının bu devresin-den bahs ederken, Akademide mimarî bir ilâ-hiyet kıymasıydı, der. Akademiyi hemen terk eder ve muhtelif atölyelerde çalışmaya baş-lar. 1871 Şikago yangınından sonra ailesinin yanına döner. İlerde Şikago için, muhteşem ve sert bir şehir, şert bir delilik, sarhoş edici bir çığ-ik, diyecektir.

Tahsilini ikmâl etmek için, o zaman mi-marî tedrisatın baş şehri sayılan Paris'e ha-reket eder. Paris Akademisi konkurunu par-lak bir derece ile başarır ve Vaudremer'in atölyesine kayd olur, fakat atölyede pek az kalır. Hayatının sonunda bu devreden bahs e d e r k e n : Akademinin teorisi planda batıl-laşıyordu, hiç kimse hakikati aramıyordu, arzu edilen tatbikâtı olsun olmasın bir fik-rin ortaya atılmasıydı. Bu fikir şahsî ve ma-hallî kalıyor, gerçek bir beynelmilel ortama yaklaşamıyordu.

Louis Sullivan Paris'ten sonra Floransa ve Roma'ya hareket eder. Vatikan'da Six-tine şapelini ziyaret ettiğinde Mikelanjı bu-lur. «Cesaret kudretinin birinci adamı. An-cak dağlarda görebildiğim bir kudret. Haya-tın muhteşem gökteki ilk çalışma gücü.»

Paris, Floransa ve Roma'dan sonra, Sulli-van, yangın felâketinin emsa'-î olmayan t i r şekilde birleştirdiği m i m a r ve mühendislerin sıhhat ve cesaretle ele aldıkları imar hare-ketleri şehri olan Şikagosuna döner. Bu gö-rülmemiş inşaat hamlesi Amerika Bir'eşik Devletlerinde, Şikago okulu olarak anılacak-tır. Zira Şikago'da yeni buluşlar hamle yap-maktadır. New-York yeniliklerini Avrupa'ya medyunken, Şikago tamamiyle Amerikan esp-risi ile inşa olunuyordu.

Göl k e n a n n d a kurulmuş olan Şikago'nun zemini çürüktü, inşaatın çabuk yapılması za-rureti vardı. Bu hususî durum m i m a r ile mü-hendislerin teşriki mesaî etmelerini zorla-mıştır. Böyle bir teknolojik gelişmeyi ancak 1905 senelerinde Almanya'da bulabiliyoruz.

Arsa ile iş sahasına ayrılan mesaha nis-peti (iktisadî bakımdan), asansörlerin ehem-miyeti (ilk idrolik asansör brövesi 1872 se-nesinde verilmiştir) zamanın m i m a r ve mii-hendis'erine cür'etkâr gerçekleştirmelere im-kân vermiştir.

Bu cümleden olmak üzere Baron Jenney, 1884 senesinde, modern mimarinin esasını teşkil edecek ve o zamana göre çok yeni bir teknik olan çelik karkas ve cam cephe ile ilk gökdeleni inşa edecektir.

Şikago okulunda Sullivan tekniği daha ileri götürmüştür. Bunu bilhassa zamanının büyük bir mühendisi olan Adler üe işbirliği yapmasına medyundur. Sullivan Adler'i terk ettiğinde bile kendisinden sitayişle bahset-miştir. Hattâ tesiri o kadar kuvvetli olmuş-tur ki, bir aralık mühendis olmayı bile dü-şünmüştür.

Mahaza, Sullivan herşeyden evvel bir mi-mardı, daima kendini geçmeği, elinde olan tekniğini kıymetlendirmeği ve ekonomik ger-çeklere göğüs germeyi hedef tutmuştu. Bir ticaret merkezi olan Şikago'da gayesine ko-laylıkla erişebilirdi, fakat hâdiseler, onu herşeyden evvel bir ikâmetgâh mimarı olma-sına sevk etmiştir. Frank Loyd Wright'ta aynı yolu takip etmiştir, yoksa her ikisi de birer ürbanist olurlardı.

Sullivan'ın gökdelen inşaasma baş'adığı devrede, devrin mimarları ne yapacaklarını bilmiyorlar, sadece ufkî stil dilimlerivle ik-tifa ediyorlardı. SuTivan ise 1881 ilâ 1885 se-neleri arasında gerçekleştirdiği gökdelenleri-ne mimari bir dil, arkitektonik bir düşün-ce getirmiştir.

Wainright gökdelenini 1890 da ikmâl et-miştir. Netice itibariyle Sullivan arzu ve me-todlarıy'e klâsik bir mimardır ve bugün bi-le zamanımızın bir klâsiği olarak kabul edi-lebilir. İnceliği klâsik mimarisi muasır tek-nik ve problemlere cevap verebiliyordu. O eser ve fikirlerini şu şekilde müdafaa edi-yordu : Gökdelende ilk problem ışıktır, in-şaî birlik pencereye bağlıdır, bu unsurlar heyecan yolunu ve faydalı olma ifadesini ma-nâlandırırlar.

Halûk Toğav. Paris Mimar D G.S.A.

Figure

Updating...

References

Related subjects :