• Sonuç bulunamadı

Sosyo-Kültürel Gelişim Kuramı Lev Semyonovich Vygotsky

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Sosyo-Kültürel Gelişim Kuramı Lev Semyonovich Vygotsky"

Copied!
45
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Sosyo-Kültürel Gelişim Kuramı

Lev Semyonovich Vygotsky

(2)

Lev Semyonovich Vygotsky, 1896’da bir Rus Yahudi ailesinin çocuğu olarak dünyaya

geldi.

Moskova Üniversitesi’nden hukuk

derecesini aldı; ancak edebiyat, dilbilim, psikoloji, sanat, felsefe alanlarında çok

okumuştur. Daha sonra da bilişsel gelişim alanında çalışmalarını gerçekleştirdi.

(3)

Daha önceki Rus psikologlarına tepki olarak Vygotsky ve arkadaşları,

kültürel-tarihsel bir gelişim psikolojisi yaklaşımı oluşturarak, düşünce, bellek ve

akıl yürütme gibi üst düzey etkinlikleri vurgulamışlardır.

(4)

Vygotsky, kuramını

oluştururken Rusya’daki iktidarda bulunan

Komünist Partisi tarafından

çalışmalarının

yayınlanması yasaklandı.

En etkili kitabı olan

“Düşünce ve Dil”

Rusya’da öldüğü yıl,

(5)

Vygotsky’nin yaklaşımı şu anki çocuk yerine, gelecekteki çocuk kavramına yoğunlaşır.

(6)

Kurama Genel Bakış

Çalışma birimi kültürel bağlamda aktif çocuktur.

Potansiyel Gelişim Alanı

Zihinsel işleyişin sosyo-kültürel kökenleri Kültür tarafından sağlanan araçların

zihinsel işleyişe aracı olması

(7)

Çalışma birimi kültürel

bağlamda, aktif çocuktur.

(8)

Sosyokültürel psikologlar “bağlam” içinde çocuğa en küçük çalışma birimi olarak bakarlar.

Bağlam; hem çocukların yaşadıkları daha geniş kültür hem de mevcut ortamdaki ifadesi anlamına gelir. Örneğin ABD kültürü, alışveriş merkezleri, banliyöler, okullar ve bilgisayar gibi ortamları yaratmıştır.

Nesneden çocuğa ve çocuktan nesneye giden yol bir başka insandan geçer. Sosyo- kültürel bağlam çocukları ve deneyimlerini tanımlar ve şekillendirir. Aynı zamanda çocuklar da kültürlerini etkiler. Bu karşılıklı ilişki nedeniyle çocukları incelerken bağlamı göz ardı etmek onlara ilişkin düşüncelerimizi çarpıtır.

Sosyokültürel bağlam, çevrenin çocuk için ne anlama geldiğini tanımlar. Çocukların kültürdeki etkinliklere katılımlarına odaklanırlar. Örneğin oyunlarına…Kültürlenme, çocukların başına gelen bir şey değil, çocukların yaptıkları bir şeydir.Böylece biliş, durağan değil, dinamiktir.

(9)

Kültür ise; paylaşılan inançları, değerleri,

bilgiyi, becerileri, yapılandırılmış ilişkileri, bir şeyleri yapma yollarını (gelenekler),

sosyalleşme uygulamalarını ve sembol

sistemlerini (yazılı ve sözlü dil gibi) içerir.

Sosyal, fiziksel ortamları (okullar, binalar, otoyollar) ve nesneleri (bilgisayarlar,

televizyon, sanat) kapsar.

(10)

Kültür, çocuk yetiştirme uygulamalarını, bu uygulamalar da çocukların kavramlarını

etkiler.

Örneğin; ekonomik durgunluk bir babanın işini kaybetmesine neden olabilir. Bu durum evde gerginliğe ve çocuğun okulda problem yaşamasına yol açabilir.

(11)

Potansiyel Gelişim Alanı

(12)

Vygotsky; potansiyel gelişim alanını; çocuğun “bağımsız problem çözme ile belirlenen gerçek

gelişim düzeyi”

ile

“bir yetişkinin gözetimi altında ya da daha

yetkin akranlarıyla işbirliğiyle problem çözerek belirlenen”

daha üst düzey “potansiyel gelişim” arasındaki uzaklık olarak tanımlamıştır.

(13)

“Bugün çocuğun işbirliği ile yapabildikleri yarın bağımsız olarak yapabilecekleridir.”

Kendi başına bildikleri ya da yapabildikleri:

Bağımsız performans

Yardım alarak yapabildikleri:

Yardım alınan performans

(14)

Çocuklara potansiyel gelişim alanının içine girmeyen bilgi ve beceriler

öğretilemez.

Örnekler verelim.

(15)

PGA, öğrenme-öğretme için üç farklı yöne dikkat çeker.

(16)

Çocuğun yakınındaki yetişkin çocuğa hangi yollarla potansiyel gelişimini sergilemesine yardım eder?

• Başarıya teşvik eder,

• İpucu verir,

• Model olur,

• Açıklama yapar,

• Yönlendirici sorular sorar,

• Tartışır,

• Ortak katılım gerçekleştirir,

• Cesaretlendirir,

• Çocuğun dikkatini kontrol etmeye çalışır.

(17)

Örnek: 2,5 yaşındaki bir çocuk ve anne birlikte yapboz yapmaktadırlar,

Ç: (Önce modele, sonra parça yığınına bakar), Şimdi bu nereye girecek?

(Siyah parçayı alır, önce kopyaya, sonra parça yığınına bakar.)

A: Bu diğer parça nereye girecek? (Çocuk siyah parçayı, parçaların olduğu yere geri koyar ve parçalara bakar.)

A: Diğer kamyona bak, o zaman anlarsın. (Çocuk modele, sonra da parçalara bakar.)

Ç: Peki… (Önce kopyaya sonra da modele bakar.)… Bakıyorum… Hımm, bu diğer yapbozun orada bir siyah parçası var. (Modeldeki siyah parçayı işaret eder.)

A: Hı-hı.

Ç: Siyah bir tane…

A: Peki bu siyahı yapbozun neresine koymak istiyorsun? (Çocuk siyah parçayı yığından alır, kopyaya bakar.)

Ç: Peki bunu orada nereye koyarsın?, Şuraya? (Siyah parçayı kopyaya doğru bir şekilde yerleştirir.)

(18)

Örnekte anne, çocuğun mevcut becerileriyle yenileri arasında köprü kurmasını sağlıyor.

Bunu, çocuk problemi çözerken davranışlarını düzenleyerek ve

yapılandırarak (scaffolding) gerçekleştiriyor.

(19)

Vygotsky gerçek ve potansiyel düzey arasındaki ilişkiyi şu şekilde açıklar;

Potansiyel gelişim alanı, henüz olgunlaşmamış ancak olgunlaşma sürecinde olan işlevleri, yarın gelişecek olan ancak henüz embriyo durumundaki işlevleri tanımlar. Bu işlevler için gelişimin “meyveleri” yerine gelişim

“tomurcuğu” ya da “çiçekleri” ifadesi kullanılabilir.

Gerçek gelişim düzeyi zihinsel gelişimi dönük şekilde tanımlar, buna karşılık potansiyel gelişim alanı zihinsel gelişimi dönük şekilde tanımlar.

(20)

Sosyokültürel kurama göre süreç, üründen daha önemlidir. Sosyokültürelciler, çocuk bir problemi çözmeye çalışırken ve bu süreçte düşüncelerini geliştirirken sergilediği eylemlere ve ürettiği

düşüncelere doğrudan bakarlar. Çocuğun hangi kavramlara sahip olduğundan çok, tipik olarak diğer insan ve nesnelerle birlikte etkinliklere

katıldığı zaman çocuğun ne yaptığını incelerler.

(21)

Sosyokültürelcilere göre eğitim; açık bir şekilde gerçekleşeceği gibi örtülü bir şekilde de gerçekleşebilir. Alandaki etkileşimler özellikle bebekler söz konusu olduğunda her zaman sözel olmak zorunda değil, davranışlar da bu sürece katılır.

Yetişkinler çocuklara, bilgilerini yeni bir duruma uyarlamalarına yardım ederek ve ortaya çıkan yeni becerilerini denemeleri için onları cesaretlendirerek bu etkinliklere katılımda rehberlik ederler. Buna

“rehberli katılım” denilir.

Barbara Rogoff çocukların daha usta olan ortaklarının görüş ve değerlerini paylaşmasına “kültürel çıraklık” demektedir.

Örneğin; Maya kızlarının dokuma öğrenme biçimleri o kültür için önemlidir. Çok küçük kızlar annelerini ve diğer kadınları bir dokuma tezgahında gözlemler. 5 yaşına geldiklerinde buldukları iplik

parçalarıyla oyuncak bir tezgahta örmeye başlarlar. 7 yaşında yardımla gerçek tezgahlarda örerler ve 9 yaşında artık tek başlarına basit

parçaları dokuyabilirler.

(22)

Sosyokültürel psikologlar bazen

“yapı iskelesi / destek verme”

terimlerini kullanırlar.

(23)

Destek verme, temelde çocuğun varolan gelişim düzeyi ile çözemediği problem

durumları ile karşılaşması sırasında

yaşadığı bilişsel zorlanmanın, yetkin bir başka kişi tarafından kontrollü bir

biçimde sunulması fikrine dayanır.

(24)

Çocuğa aşamalı olarak destek verilir. Yapılan eylem değişmez ama çocuk tarafından daha kolay yapılabilir hale gelir. Buna göre:

1- İşlem kolaylaştırılmaz fakat yardımın düzeyi farklı hale gelir.

2- Çocuk öğrenmeye başladıkça performansın sorumluluğu çocuğa devredilir.

(25)

Destek verme sürecinde

yetişkinin rolü nedir?

(26)

Destek Vermenin Bileşenleri

• 1- Başkalarıyla etkileşim,

• 2- Karşılıklılık,

• 3- Yakınlık ve sorumluluk gösterme,

• 4- Problemin çocuğun gelişim düzeyine uygunluğu,

• 5- Çocuğu süreç boyunca potansiyel gelişim alanı içinde tutmak,

• 6- Çocuğu kendi eylemlerini kendi kendine düzenleyebileceği duruma getirmek.

(27)
(28)
(29)

Oyun çocuk için potansiyel gelişim alanı oluşturur.

Çocuk oyunda sanki kendinden bir baş daha

uzun gibidir.

(30)

Dinamik

Değerlendirme

(31)

Zihinsel İşleyişin Sosyokültürel Kökenleri

(32)

Çocuklara, yetişkinlerle etkileşime girdiklerinde bilişsel olarak ne olur?

(33)

Vygotsky’nin yanıtı, bir çocuk ile bir yetişkin ya da daha büyük bir çocuk arasında zihinler arası alandaki

etkileşimin çocuğun zihninde, zihin içi alanda içselleştiği şeklindedir. Dışsal etkileşim içsel etkileşime dönüşür.

(34)

Örneğin; bir başkasıyla konuşmayı

öğrenmek, bir problem çözerken kendi kendileriyle zihinsel olarak konuşma

becerisinin kazanılmasını sağlar; dışsal bir diyalog içsel bir diyaloğa dönüşür. Böylece çocuklar bu yolla problem çözmede daha fazla sorumluluk alırlar.

(35)

Hem Piaget hem de Vygotsky çocuk ile dünya arasındaki sosyal etkileşimin

içselleştirilmesini vurgular. Ancak Vygotsky, sosyal etkileşimi daha çok vurgularken,

Piaget, fiziksel nesneler üzerindeki motor eylemlerin içselleştirilmesiyle daha fazla ilgilenmiştir.

(36)

Bilişin Dışsal Aracılığı

(37)

Sosyokültürel psikologlara göre; akranlar ve yetişkinler, bu kendini şekillendirme

sürecine çocuklara kültürlerinin psikolojik ve teknik araçlarını nasıl kullanacaklarını öğreterek yardım ederler.

(38)

• Psikolojik araçlar; dil, sayma, yazı, geleneksel işaretler, sanat eserlerini kapsar.

• Düşünmeyi etkileyen bazı araçlar ise; bilgisayar, elektronik oyunlar,vb…

• Bu araçlar çocukları farklı şekillerde etkiler.

Psikolojik araçlar değişen düşünme biçimlerine doğru içsel yönelimliyken, teknik araçlar değişen nesnelere doğru dışsal yönelimlidir.

(39)

Erken Çocukluk Döneminde Aracılar

(40)

Psikolojik araçlar basit zihinsel işlevleri üst düzey zihinsel işlevlere dönüştürür.

Sizce Vygotsky için en önemli psikolojik araç ne olabilir?

(41)

Vygotsky için dil en önemli psikolojik araçtır.

Dil, zihnin

yeraltına iner.

(42)

Özel ve İçsel Konuşma

(43)

• Vygotsky konuşma ve düşüncenin yaklaşık 2 yaşlarında birleştiğini düşünmüştür. Çocuklar

nesnelerin isimleri olduğunu öğrenir ve sözcükleri sembol olarak kullanırlar.

• 3 yaşlarında, çocuklar konuşmayı öğrendikten sonra

başkalarıyla iletişim kurma amaçlı konuşmalar ve

kendisi için duyulabilir konuşma olan özel

konuşma olarak iki tür konuşma gerçekleştirirler.

(44)

Özel konuşma (benmerkezci konuşma) 5-7 yaş çocukları arasında iki katına çıkmaktadır.

Okul öncesi dönemdeki çocuklar zor ve yeni görevlerde, kolay ve tanıdık görevlerde

olduğundan daha fazla özel konuşmaya başvururlar. Özel konuşma çocuk yaptığı etkinlikte uzmanlaştıkça azalır. Ancak özel konuşma hiçbir zaman tam anlamıyla

kaybolmaz.

(45)

Piaget, özel konuşmanın zamanla

kaybolduğunu düşünür. Vygotsky ise özel konuşmanın içsel konuşmaya dönüştüğünü belirtir.

Çocukların kendi kendilerine konuşma olarak gerçekleşen bu süreç daha sonraları içsel konuşma denilen eyleme yönelik plan

yapmalarıyla devam eder. İçsel konuşma ileri psikolojik işlevdir ve işitilemez. Düşüncenin

gelişimi açısından bir dönüm noktasıdır.

Referanslar

Benzer Belgeler

Gerçek gelişim düzeyi zihinsel gelişimi dönük şekilde tanımlar, buna karşılık potansiyel gelişim alanı zihinsel gelişimi dönük şekilde

arkadaşlar, çocuğun psiko-sosyal gelişimi için önemli ve gerekli bir rol oynarlar.... Erikson'un kuramının önemli

ulaşması, hastalık, sakatlık; öğrenme ve diğer yaşantılardan ziyade yaşlanma sürecinin sonucu olarak vücutta veya davranışta görülen gelişimsel değişiklikler

• - - Ergenin doğumdan bugüne geçirmiş Ergenin doğumdan bugüne geçirmiş olduğu bilişsel, duyuşsal ve fiziksel olduğu bilişsel, duyuşsal ve fiziksel. gelişimin

 Devimsel gelişim için duyu organları, kas Devimsel gelişim için duyu organları, kas ve sinir sistemleri koordineli olarak.. ve sinir sistemleri koordineli olarak

Gelişim doğrudan veya dolaylı olarak etkileyebilecek olan çevre faktörleri, hastalıklar, kimyasallar ve çevre kirliliği beslenme, stres, içinde yaşadığı

• Dilin gelişim basamakları, normal gelişim gösteren her çocuk için benzer özellikler göstermesine rağmen, genetik, cinsiyet, beyin, algısal ve bilişsel gelişim, sosyal

zamanda bir durumun yalnızca bir yönünü ele alma yeteneğine sahiptir...  Somut işlemler 7-11 ya da 12:çocuklar bilgiyi sistemli ve mantıklı bir şekilde işleyebilirler