• Sonuç bulunamadı

İL PLANLAMA BİRİMLERİNİN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA YÖNELİK STRATEJİLERİN GELİŞTİRİLMESİ

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "İL PLANLAMA BİRİMLERİNİN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA YÖNELİK STRATEJİLERİN GELİŞTİRİLMESİ"

Copied!
125
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

YÜKSEK LİSANS TEZİ

İL PLANLAMA BİRİMLERİNİN YENİDEN

YAPILANDIRILMASINA YÖNELİK STRATEJİLERİN GELİŞTİRİLMESİ

Danışman Doç.Dr. Ali AKDEMİR

Hazırlayan

Erdal ERCAN

ISPARTA - 1997

(2)

İÇİNDEKİLER

Sayfa No:

GİRİŞ...………. V TABLOLAR LİSTESİ...………. IX

BİRİNCİ BÖLÜM İKTİSADİ PLANLAMA'NIN TÜRKİYE'DEKİ BOYUTUNUN

GENEL DEĞERLENDİRİLMESİ

1-İktisadi Planlama...…...…...……..…….1

2- Türkiye'de Planlama çalışmaları...………….….3

2.1- 1960 Öncesi Durum...…...……….……3

2.2- 1960 Planlı Kalkınmaya Geçiş Süreci……….…..5

2.2.1- Kalkınma Planlarına Genel Bakış...………..6

2.2.2- Yıllık Yatırım Programlarının Hazırlanması ve Uygulanması...…………..6

2.2.3- Yıllık Yatırım Programlarının İzlenmesinde Örgütlenme...………10

2.3- Kalkınma Planlarının Mekan Boyutu...…………..12

İKİNCİ BÖLÜM İL PLANLAMA VE KOORDİNASYON MÜDÜRLÜKLERİ'NİN TANIMI ,İŞLEYİŞİ VE İŞLEVLERİ 1- İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri'nin Örgüt Yapısı....…...…………..16

2- İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri'nin Görevleri ……….……….18

2.1- Yıllık Yatırım Programlarının izlenmesi ...…...……….19

2.1.1- Yatırım Programı Teklifi………19

2.1.2- Yatırım Programının Hazırlanması………22

2.1.3- Yatırım Programı Uygulanmasının İzlenmesi………23

2.1.4- Yatırımların Koordinasyonu………..25

(3)

2.2- İl Koordinasyon Kurulları………..26

2.2.1- İl Koordinasyon Kurulları'nın Kuruluşu ve Gelişimi……….26

2.2.2- İl Koordinasyon Kurulları'nın Oluşumu Konusunda Yapılan Çalışmalar…27 2.2.2.1- DPT 'nın Yaptığı Çalışma ……….28

2.2.2.2- İç- Düzen Çalışmaları………29

2.2.2.3- İl Koordinasyon Kurulları Yönetmeliği Çalışmaları...…………..30

2.2.2.4- İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri'nin Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliği Çalışmaları...………….30

2.2.2.5- İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri Görev ve Çalışma Yönergesi Çalışmaları……….31

2.2.3- İl Koordinasyon Kurulları'nın Sekreterlik Hizmetleri………32

2.2.3.1- Planlama Büroları………33

2.2.3.2- İl Koordinasyon Kurulu Sekreterlik Bürosu………33

2.2.3.3- İl Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü……….34

2.2.3.4- İl Planlama Bürosu……….34

2.2.3.5- Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Genel Müdürlüğü Yönetmeliğinde Taşra Birimi...…………..35

2.2.3.6- İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri Yönetmeliği…………. 35

2.2.3.7- İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri Görev ve Çalışma Yönergesi………36

2.2.4- İl Koordinasyon Kurulları'nın Etkinliği…...37

2.2.4.1- İl Koordinasyon Kurulu Çalışmalarını Doğrudan Etkileyen Unsurlar……….37

2.2.4.2- İl Koordinasyon Kurulunun Sekreterya Görevleri İle İlgili Unsurlar……….…40

2.3- İl Envanteri ve İl İstatistik Raporları...……….…41

2.3.1- İllerde Bilgi ve Veri Derleme Yetersizliği...……….41

2.3.2- İl Envanterinin Amacı...……….43

(4)

2.3.3- İl Envanterinin Kapsamı ...………44

2.3.4- İl Envanterinin Hazırlanması...………46

2.3.5- İl İstatistik Raporu...……….47

2.4- İl Meclisi...………..47

2.4.1- İl Yönetimi...………47

2.4.2- İl Meclisinin Kuruluşu...………48

2.4.3- İl Meclisi Toplantısının Esas ve Usulleri...………49

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM ANKET YÖNTEMİYLE İL PLANLAMA VE KOORDİNASYON MÜDÜRLÜKLERİ SORUNLARININ VE YENİDEN YAPILANDIRMA YÖNTEMLERİNİN SAPTANMASI 1- Vali Yardımcıları İle Yapılan Anketlerin Değerlendirilmesi...……….52

2- Kaymakamlarla Yapılan Anketlerin Değerlendirilmesi...……….57

3- İl Planlama ve Koordinasyon Müdürleri İle Yapılan Anketlerin Değerlendirilmesi...……….62

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM İL PLANLAMA VE KOORDİNASYON MÜDÜRLÜKLERİ'NİN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA YÖNELİK STRATEJİLERİN BELİRLENMESİ 1- Yeniden Yapılandırma Gerekleri ve Beklentileri...…………75

1.1- İl Planlama ve Koordinasyon Birimleri'nin Etkinsizliği ...………….75

1.2- Kaynakların Rasyonel Kullanımının Sağlanması...…………76

1.3- Katılımcılık...…………..77

(5)

1.4- İl İhtiyaçlarının Doğru saptanması...………….79

1.5- İlin Gelişmesi İçin Doğru Hedeflerin Saptanması...…………79

1.6- Kaynak Yaratma Becerisinin Geliştirilmesi...…….……80

2- İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri'nin Yeniden Yapılandırılmasında Stratejiler...…………..81

2.1- Mevcut Yapının İyileştirilmesine Yönelik Stratejiler...……..…81

2.1.1- Koordinasyon Kurulları'nın Etkinleştirilmesi...……… .81

2.1.2- İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri'nin Yetkilerinin Artırılması...……….82

2.1.3- Yatırım Tekliflerinin Görüşülmesi...………84

2.1.4- İl Genel Meclisi Toplantılarına İl Planlama ve Koordinasyon Müdürününde Katılması...….….85

2.1.5- İl ve İlçe Meclislerinin Yeniden Düzenlenmesi...………86

2.1.6- İlçe Planlama Uzmanlıklarının Faal Hale Getirilmesi...……...87

2.1.7- Mevcut Yapının İyileştirilmesinde Yapılması Gerekli Yasal Düzenlemeler...………..87

2.2- Mevcut Yapının Yeniden Yapılandırılmasına Yönelik Stratejiler...….……89

2.2.1- İl İhtiyaçlarının Katılımcı Bir Şekilde Saptanması...…….…89

2.2.2- Global İl Bütcesinin Hazırlanması...……..…90

2.2.3- Global İl Bütçesiyle Finansmanı Sağlanacak Yatırım Proğramının Hazırlanması...…….…90

2.2.4- Yatırımcı Kamu Kuruluşunun Yatırım Proğramında Belirtilen Projeyi Uygulaması...……….…90

2.2.5- Uygulanan Yatırım Proğramında Süreç Denetiminin Sağlanması...……...91

2.2.6- Anında Bilgi ve Kontrol Yaratacak Veri Tabanının Oluşturulması....……...91

2.2.7- Yeniden Yapılandırmada Alınması Gerekli Yasal Tedbirler ...……...93

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME………...94

KAYNAKÇA………...98

(6)

GİRİŞ

Türkiye 1961 Anayasası ile planlı kalkınma dönemine geçmiştir. Kalkınma planları ve planın uygulama aracı olan yıllık yatırım proğramlarının hazırlanması için merkezi bir örgüt konumundaki Devlet Planlama Teşkilatı Kurulmuştur. Devlet Planlama Teşkilatı’nın merkezi bir karar alma yapısı halen devam etmektedir.

Ancak, kalkınma planları ve yıllık yatırım programları merkezi bir kurum tarafından yapılırken, bunların uygulanması yatırımcı kamu kuruluşlarının taşrada bulunan örgütleri tarafından sağlanmaktadır. Yatırımların ülkenin tamamına yayılmış olması yatırımcı kamu kuruluşlarının plan hedeflerinin gerçekleştirilmesi doğrultusunda yeniden örgütlenmelerini zorunlu kılmıştır. Buna paralel olarak, kamu yatırımlarının taşrada izlenmesinde özel bir örgütlenmeye gidilmesi gerektiği ortaya çıkmıştır. Bu sorunun çözümü içinde Valilikler bünyesi içerisinde İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri kurulmuştur.

(7)

Yönetsel ve bilimsel gereklere göre, yapılmış bir örgütlenme, yönetimde başarıyı kolaylaştıracaktır. Örgütlenme, özellikle de planlama yönetimi ve kamu yönetimi bakımından önem taşımaktadır. Çünkü, kamu yönetimi günümüzde çok değişik boyutları olan bir olgudur. Büyük ve karmaşık kamu örgütlerinde " hizmet " üretiminin verimli ve nitelikli olarak ortaya çıkabilmesi, o örgütün amaçları doğrultusunda yapılandırılmasına bağlıdır.

Çalışmanın temel amacı; kalkınma planının uygulanmasında, örgütlenmenin bir bölümünü oluşturan yürütme organı içerisindeki izleme görevini yerine getiren "İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri" nin oluşturulma durumlarını, görevlerini yerine getirmedeki etkinliklerini saptamak ve kalkınma planlarında belirlenen hedeflerin başarıya ulaştırılmasındaki yerlerinin ne olduğunu değerlendirmektir.

Bu şekilde yatırım programlarının taşradaki uygulanmasında Devlet Planlama Teşkilatı'ndan sonra ikinci derecede izleme görevini yerine getiren İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri'nin kendilerine daha sonra verilen görevlerle birlikte karşılaştıkları sorunların ve çözüm yollarının saptanmasına ve bu konudaki araştırma çalışmalarına katkıda bulunmak amaçlanmaktadır.

Araştırma sırasında gözönünde tutulan temel varsayım; İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri'nin kuruluş amaçlarında kendilerine verilen görevi yerine getiremedikleri ve gereken etkinliği gösteremedikleri, kalkınma planlarının uygulanmasında beklenen katkıyı sağlayamadıklarıdır.

Bu varsayıma bağlı olarak çalışmada üzerinde önemle durulan varsayımlar ise şu şekilde sıralanabilir.

(8)

- Planlama sisteminin bütünü içerisinde taşrada uygulamaları izleyecek örgütlenme modeli olarak tesbit edilen İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri'nin kamu yönetimi içerisindeki varlığı önemi ile orantılı bir biçimde ele alınmamıştır.

- Yatırım programları uygulamasının izlenmesinde Devlet Planlama Teşkilatı'na yardımcı olacak bu kuruluşlar, Devlet Planlama Teşkilatından bekledikleri ilgi, duyarlılık ve desteği görememişlerdir.

- Valilikler bünyesinde yer alan İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri’nin önemi üst yönetim tarafından beklenen ölçüde anlaşılamamış ve etkinlikleri Valilerin benimsemeleri durumunda artmış tersi durumda azalmıştır.

Araştırmanın kapsamını Valilikler bünyesinde bulunan İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri oluşturmaktadır.

Araştırma sırasında başlıca iki yöntem kullanılmıştır. Bunlar, anket yoluyla bilgi edinme ve yazılı belgelerdir. Araştırma bulgularının büyük bir kısmı daha çok anket yoluyla elde edilmiştir.

Araştırmanın uygulandığı evren ise, taşrada Mülki İdare Amiri olarak görev yapan Vali yardımcıları, Kaymakamlar ile İl Planlama ve Koordinasyon Müdürleridir.

Bu şekilde bilgiler sorunlarla yüzyüze olan kişilerden sağlanmaya çalışılmıştır.

Anket formu gönderilen 50 Vali Yardımcısından 46'sı, 40 Kaymakam'dan 35'şi 70 İl Planlama ve Koordinasyon Müdüründen 47'si gereken yanıtları bütünüyle veya kısmen vermişlerdir. Bu şekilde başlangıçta 160 kişi olarak belirlenen araştırmanın, evreninin % 80'nine dayalı olarak yapılması gerçekleştirilmiştir.

(9)

Çalışma başlıca dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde iktisadi planlama ve Türkiye'deki planlama çalışmaları üzerinde durulmuş ve planların taşradaki kadamelenmesi konularına değinilmiştir.

İkinci bölümde İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri uygulaması ele alınmış bu birimlerin tanımı, işleyişi ve işlevleri üzerinde durulmuştur. Bu bölümde İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri'nin görevleri olarak belirtilen yatırım programının izlenmesi, İl Koordinasyon Kurulları, il envanteri, il istatistik raporları ve yeni bir uygulama olan İl Meclisleri geniş bir şekilde açıklanmıştır.

Üçüncü bölümde araştırmacının Vali Yardımcıları, Kaymakamlar ve İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlerine uygulanmış olan anketlerin değerlendirilmesi yapılmıştır.

Dördüncü bölümde İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri'nin yeniden yapılandırılmasına yönelik yöntemler üzerinde durulmuştur. Bölümde hem mevcut yapının iyileştirilmesine yönelik yöntemler, hem de mevcut yapının yeniden yapılandırılmasına yönelik yöntemler üzerinde durulurken, konu yönetimin yeniden yapılandırılması çerçevesinde yorumlanmış ve alınması gereken yasal tedbirler belirtilmiştir.

(10)

TABLOLAR LİSTESİ

Vali Yardımcıları ile Yapılan Anketlerin Değerlendirilmesine Ait Tablolar

Sayfa No

Tablo 1: Valiliklerde Bulunan İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri'nin

Varlık Nedeni Nedir ?...………53 Tablo 2: İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri Kendilerine Düşen Görevi

Yerine Getirmektemidirler ?………...……53 Tablo 3: İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri'nin Görevlerini Yerine

Getirememelerinin Nedenleri Nelerdir ?...………54 Tablo 4: İl Koordinasyon Kurulunda Görüşülmemiş Yatırım Teklifi, Yatırımcı

Kuruluş Tarafından Genel Müdürlüğüne Gönderilmemelidir Görüşüne

Verilen Cevaplar…………...……….55 Tablo 5: İl Koordinasyon Kurulu Toplantısında Yatırımlar Daha İyi ve Doğru

Olarak İzlenmekte’midir?...………...55 Tablo 6: İl Koordinasyon Kurulu Toplantılarında Yatırımlar Neden Daha İyi ve

Doğru Olarak İzlenmemektedir?...………..…56 Tablo 7: Valinin Bakanlar Kurulu Kararına Göre Topladığı İl Koordinasyon

Kurulu Etkinliğinin Artırılması İçin Ne Gibi Tedbirler Alınmalıdır……...…..56 Tablo 8: İl Envanteri ve Yıllık İl İstatistik Raporlarının Yapılmasından Sonra

Valilikler'de Sağlıklı Bir Bilgi Akış Sistemi Kurulduğu Görüşüne

Katılıyormu’sunuz?...…………57

(11)

Kaymakamlar ile Yapılan Anketlerin Değerlendirilmesine Ait Tablolar

Tablo 9: Valiliklerde Bulunan İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri'nin

Varlık Nedeni Nedir ?...………...58 Tablo 10: İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri Kendilerine Düşen Görevi

Yerine Getirmektemidirler?………...……..…58 Tablo 11: İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri'nin Görevlerini Yerine

Getirememelerinin Nedenleri Nelerdir?...……..59 Tablo 12: İl Koordinasyon Kurulunda Görüşülmemiş Yatırım Teklifi, Yatırımcı

Kuruluş Tarafından Genel Müdürlüğüne Gönderilmemelidir Görüşüne

Verilen Cevaplar?………...…...……..60 Tablo 13: İl Koordinasyon Kurulu Toplantısında Yatırımlar Daha İyi ve Doğru

Olarak İzlenmekte’midir?...…………60 Tablo 14: İl Koordinasyon Kurulu Toplantılarında Yatırımlar Neden Daha İyi ve

Doğru Olarak İzlenmemektedir?...………….61 Tablo 15: Valinin Bakanlar Kurulu Kararına Göre Topladığı İl Koordinasyon

Kurulu Etkinliğinin Artırılması İçin Ne Gibi Tedbirler Alınmalıdır ?…..…...61 Tablo 16: İl Envanteri ve Yıllık İl İstatistik Raporlarının Yapılmasından Sonra

Valilikler'de Sağlıklı Bir Bilgi Akış Sistemi Kurulduğu Görüşüne

Katılıyormu’sunuz?...………….62

(12)

İl Planlama ve Koordinasyon Müdürleri İle Yapılan Anketlerin Değerlendirilmesine Ait Tablolar

Tablo 17: İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri'nin Mevcut Çalışma Düzeni Yıllık Yatırım Proğramları’nın Hedeflerine Ulaşmasındaki Katkısı ……….63 Tablo 18: Üretmiş Olduğu Hizmeti Büyük Ölçüde Merkezi İdarenin Kullandığı

İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü'nün Merkezi Düzeyde

Örgütlenmesinin Yeterlimidir ?………....63 Tablo 19: Yetersiz İse Örgütlenme "Kurum İçi Merkezi Örgütlenme"nin Nasıl

Olması Gerektiği………..….64 Tablo 20: İl Planlama ve Koordinasyon Müdürünün Statü Durumu Ne Olmalıdır ?.….64 Tablo 21: İl Koordinasyon Kurulu Toplantısında Yatırımlar İyi ve Doğru Olarak

İzlenmektemidir? Sorunlar Sağlıklı Bir Şekilde Dile Getirilmektemidir?……65 Tablo 22: İl Koordinasyon Kurulu Toplantısında Yatırımların İyi ve doğru Olarak İzlenememesinin Nedenleri……….………....65 Tablo 23: Yatırımlar Nasıl İzlenmelidir?...………66 Tablo 24: İl Koordinasyon Kurulu Üye Sayısının Dağılımı...……..67 Tablo 25: Yatırım Projelerinin Uygulanması Sırasında Aksaklığa Sebebiyet Veren

Meseleler, İlgililerce Zamanında İl Koordinasyon Kuruluna Bildirilmekte’midir?...……….67 Tablo 26: Sorun Çıkmasına Neden Olan Konuların İl Koordinasyon Kurulu’na

Bildirilmemesinin Gerekçeleri………..………68 Tablo 27: İl Koordinasyon Kurulu Çalışmalarının, Yatırım Proğramlarının

Uygulanmasında Kırtasiyeciliği Artırıcı, İş Akımını ve Hızını Yavaşlatıcı ve Engelleyici Etkileri Yönünden Görüşleriniz Nelerdir?...……..68

(13)

Tablo 28: İl Koordinasyon Kurulu Çalışmalarında Etkinliğin ve İşlevselliğin Artırılması İçin İl Koordinasyon Kurulu Çalışma Yönetmeliği Çıkarılmalı Kurul Üyelerinin Sayısı Azaltılmalı, Alınan Kararların Her Ne Şekilde Olursa Olsun Uygulanması Sağlanmalıdır Görüşüne Katılıyor’musunuz?.…69 Tablo 29: İl Koordinasyon Kurulunda Görüşülmemiş Yatırım Teklifi, Yatırımcı

Kuruluş Tarafından Genel Müdürlüğüne Gönderilmemelidir Görüşüne

Katılıyor’musunuz?……….…69 Tablo 30: İl Özel İdaresi Yatırım Programının Hazırlanmasına Katkınız Varmı?…….70 Tablo 31: İl Özel İdaresi Yatırım Programının Hazırlanmasına Müdürlük Olarak

Katkı Yapmayı Gerekli Buluyor’musunuz?……….70 Tablo 32: İl Özel İdaresi Yatırım Programının Hazırlanmasına Katkının Nasıl

Sağlanacağı………71 Tablo 33: Merkezi Yönetimin Taşrada Bulunan Temel Hizmet Birimi İlçe'dir. İlçe Düzeyinde Planlama Birimi Kurulmalımıdır?...……..71 Tablo 34: İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri, Yedinci Beş Yıllık Kalkınma Planında, Bölgesel Gelişme Amaçları Arasında Yeralan "İl Gelişme

Planları"nı Hazırlayabilirler’mi?...…………72 Tablo 35: İl Envanterinizde Bulunan Bilgilerin Güvenilirlik Düzeyi ………...…..72 Tablo36: Ankete Katılan İl Planlama ve Koordinasyon Müdürleri’nin Eğitim Durumu.73 Tablo 37: İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğünde Uzman ve Uzman

Yardımcıları Dışında İhtiyaç Duyulan Hangi Tür Personel İstihdam

Edilmelidir ?……….……74 Tablo 38: İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü'nde Kadrolu ve Geçici Personel Sayısı Nedir?...………..74

(14)
(15)

GIRIŞ

Türkiye 1961 Anayasası ile planlı kalkınma dönemine geçmiştir. Kalkınma planları ve planın uygulama aracı olan Yıllık Yatırım Proğramlarının hazırlanması için merkezi bir örgüt konumundaki Devlet Planlama Teşkilatı Kurulmuştur. Devlet Planlama Teşkilatının merkezi bir karar alma yapısı halen devam etmektedir.

Ancak, kalkınma planları ve yıllık yatırım programları merkezi bir kurum tarafından yapılırken, bunların uygulanması yatırımcı kamu kuruluşlarının taşrada bulunan örgütleri tarafından sağlanmaktadır. Yatırımların ülkenin tamamına yayılmış olması yatırımcı kamu kuruluşlarının plan hedeflerinin gerçekleştirilmesi doğrultusunda yeniden örgütlenmelerini zorunlu kılmıştır. Buna paralel olarak, kamu yatırımlarının taşrada izlenmesinde özel bir örgütlenmeye gidilmesi gerektiği ortaya çıkmıştır. Bu sorunun çözümü içinde Valilikler bünyesi içerisinde İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri kurulmuştur.

(16)

olan bir olgudur. Büyük ve karmaşık kamu örgütlerinde " hizmet " üretiminin verimli ve nitelikli olarak ortaya çıkabilmesi, o örgütün amaçları doğrultusunda yapılandırılmasına bağlıdır.

Çalışmanın temel amacı, kalkınma planının uygulanmasında, örgütlenmenin bir bölümünü oluşturan yürütme organı içerisindeki izleme görevini yerine getiren " İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri" nin oluşturulma durumlarını, görevlerini yerine getirmedeki etkinliklerini saptamak ve kalkınma planlarında belirlenen hedeflerin başarıya ulaştırılmasındaki yerlerinin ne olduğunu değerlendirmektir.

Bu şekilde yatırım programlarının taşradaki uygulanmasında Devlet Planlama Teşkilatı'ndan sonra ikinci derecede izleme görevini yerine getiren İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri'nin kendilerine daha sonra verilen görevlerle birlikte karşılaştıkları sorunların ve çözüm yollarının saptanmasına ve bu konudaki araştırma çalışmalarına katkıda bulunmak amaçlanmaktadır.

Araştırma sırasında gözönünde tutulan temel varsayım, İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri'nin kuruluş amaçlarında kendilerine verilen görevi yerine getiremedikleri ve gereken etkinliği gösteremedikleri, kalkınma planlarının uygulanmasında beklenen katkıyı sağlayamadıklarıdır.

(17)

- Planlama sisteminin bütünü içerisinde taşrada uygulamaları izleyecek örgütlenme modeli olarak tesbit edilen İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri'nin kamu yönetimi içerisindeki varlığı önemi ile orantılı bir biçimde ele alınmamıştır.

- Yatırım programları uygulamasının izlenmesinde Devlet Planlama Teşkilatı'na yardımcı olacak bu kuruluşlar, Devlet Planlama Teşkilatından bekledikleri ilgi, duyarlılık ve desteği görememişlerdir.

- Valilikler bünyesinde yer alan İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüklerinin önemi üst yönetim tarafından beklenen ölçüde anlaşılamamış ve etkinlikleri Valilerin benimsemeleri durumunda artmış tersi durumda azalmıştır.

Araştırmanın kapsamını Valilikler bünyesinde bulunan İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri oluşturmaktadır.

Araştırma sırasında başlıca iki yöntem kullanılmıştır. Bunlar, anket yoluyla bilgi edinme ve yazılı belgelerdir. Araştırma bulgularının büyük bir kısmı daha çok anket yoluyla elde edilmiştir.

Araştırmanın uygulandığı evren ise, taşrada Mülki İdare Amiri olarak görev yapan Vali yardımcıları, Kaymakamlar ile İl Planlama ve Koordinasyon Müdürleridir.

Bu şekilde bilgiler sorunlarla yüzyüze olan kişilerden sağlanmaya çalışılmıştır.

(18)

kısmen vermişlerdir. Bu şekilde başlangıçta 160 kişi olarak belirlenen araştırmanın, evreninin % 80'nine dayalı olarak yapılması gerçekleştirilmiştir.

Çalışma başlıca dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde iktisadi planlama ve Türkiye'deki planlama çalışmaları üzerinde durulmuş ve planların taşradaki kadamelenmesi konularına değinilmiştir.

Ikinci bölümde İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri uygulaması ele alınmış bu birimlerin tanımı, işleyişi ve işlevleri üzerinde durulmuştur. Bu bölümde İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri'nin görevleri olarak belirtilen yatırım programının izlenmesi, İl koordinasyon kurulları, il envanteri, il istatistik raporları ve yeni bir uygulama olan İl Meclisleri geniş bir şekilde açıklanmıştır.

Üçüncü bölümde araştırmacının vali yardımcıları, kaymakamlar ve il planlama ve koordinasyon müdürlerine uygulanmış olan anketlerin değerlendirilmesi yapılmıştır.

Dördüncü bölümde İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri'nin yeniden yapılandırılmasına yönelik yöntemler üzerinde durulmuştur. Bölümde hem mevcut yapının iyileştirilmesine yönelik yöntemler, hem de mevcut yapının yeniden yapılandırılmasına yönelik yöntemler üzerinde durulurken, konu yönetimin yeniden yapılandırılması çerçevesinde yorumlanmış ve alınması gereken yasal tedbirler belirtilmiştir.

(19)

ÖZET

IL PLANLAMA BIRIMLERININ YENIDEN YAPILANDIRLMASINA YÖNELIK STRATEJILERIN GELIŞTIRILMESI

Ülkemiz, 1961 Anayasası ile planlı kalkınma dönemine başlamıştır. Planlı kalkınma, Anayasanın bir hükmü olması nedeniyle, idarenin kalkınma planlarının gerekleri doğrultusunda yeniden yapılandırılmasıda bir zorunluluk arzetmiştir.

İşte, çalışmanın amacı, kalkınma planlarının uygulanmasında, örgütlenmenin bir bölümünü oluşturan yürütme organı içerisindeki izleme görevini yerine getiren İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüklerinin oluşturulma durmlarını, görevlerini yerine getirmedeki etkinliklerini saptamak ve kalkınma planlarında belirlenen hedeflerin başarıya ulaştırılmasındaki yerlerinin ne olduğunu değerlendirmektir.

Bu amacı gerçekleştirmek için, çalışma dört ana bölümden oluşmaktadır.

1. Bölüm: İktisadi Planlamanın Türkiyedeki Boyutunun değerlendirmesi

2. Bölüm: İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğünün Tanımı; Işleyişi, ve Işlevleri

3. Bölüm: Anket Yöntemiyle İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü Sorunlarının ve Yeniden Yapılandırma Yöntemlerinin Saptanması

4. Bölüm: Yeniden Yapılandırmaya Yönelik Yöntemlerin ve Stratejilerin Belirlenmesi.

(20)

çoğu kez bilerek yapılan yanıltıcı bilgilerden oluşan bir raporlama sistemi oluşmasıdır.

Vali Yardımcıları, Kaymakamlar ve Il Planlama ve Koordinasyon Müdürleri ile yapılan anketlerin genel değerlendirmesinde; IKPM’ lerin görevlerini yerine getiremedikleri, bunun nedeninin hukuki altyapının yetersizliği ve idari düzenlemeden kaynaklandığı, IPMK’nin mutlaka Genel Müdürlük olarak örgütlenmeleri gerektiği, İl Koordinasyon Kurullarının işlevsel olmasıkları ve alınan kararların mutlaka uygulanması gerektiği, Ilçe düzeyinde planlama birimlerinin kurulması gerektiği ve İl Envanterlerinin güvenirlilik seviyelerinin mutlaka yükseltilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Yeniden yapılandırmaya yönelik stratejilerin belirlenmesinde ise ilk önce mevcut yapının iyileştirilmesine yönelik tedbirler üzerinde durulmuştur. Daha sonrada mevcut yapının iyileştirilmesine yönelik stratejiler belirtilmiş bu konu özellikle İl Meclisi kavramı içerisinde tartışılmıştır.

(21)

ABSTRACT

DEVOLOPING STRATEGIES FOR RESTUCTURING OF PROVINCIAL PLANNIG UNITS

In Turkey development plannig proid began with 1961 constitution. Public administration is needed restructruing according to development plan because, this was an article of constituon.

Theaim of this study is to construct Provincial Plannig and Coordination Directories and to measure it’s effeciency to accomplish it’s missons where these ditectories are scaming units in operating organ which is aport of organization in opplication of development plans, we also try to see the place or position of directories in realizing the targets which are determined in development plans.

To realize this aim the study is consist of four main parts;

The first part, the evolution of economic plannig of Turkey.

The second part; The definition, the fonction and working of Provincial Plannig and Coordination Directories.

The third part, determining the problems and method of restructuring these directories by survey method.

The most important structural insufficiency of development plans in Turkey is imperfect scanning. Because of this there is a minisformation reporting system which begins tram the application of a project to the SPO.

(22)

PPCD must be organized as General Directories. The provincial coordination concil is not fonctional and the decision taken in this council must be applicated. The planning units must construct in town level. The reality level of Provincial Invertories must be increased.

In determination strategies for restructing, first of all, it is tried to make the existing structure better. After this we determine strategies for making existing structure better. After this we determine strategies for making existing condition better by the context of Provincial Assembly.

(23)

BİRİNCİ BÖLÜM

İKTİSADİ PLANLAMA'NIN TÜRKİYE'DEKİ BOYUTUNUN GENEL DEĞERLENDİRİLMESİ

1- İktisadi Planlama

Planlama, özellikle İkinci Dünya Savaşından bu yana ekonomi dünyasında en çok kullanılan kavramlardan biri olmuştur. Kavrama bu süreç içerisinde iki farklı anlam yüklenmiştir. Yönetim süreci içerisinde işlev üstlenmesi ve toplumun sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarının artmasıyla sahip olunan iktisadi kaynakların kullanılmasında ortaya çıkan sorunları çözümleyeceği konusundaki inanıştır.

Çağdaş yönetimlerde "planlama" yönetim sürecinin ilk ve en önemli işlevlerinden biridir. Çağdaş yönetimde planlama, örgütleme, yöneltme (icra-yerine getirme), koordinasyon ve değerlendirme (veya denetleme) olmak üzere beş temel sürecin olduğu kabul edilir. Bu işlevsel sıralamaya göre yönetim olayı planlama ile başlamaktadır1.

(24)

Günümüzde planlamanın en yaygın kullanımı, ülkemizde de görüldüğü gibi ekonomik ve toplumsal yapıyı bütünüyle ele alan kalkınma planlaması olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle hızla kalkınma zorunluluğunda olan ülkeler açısından bu tür planlama büyük önem taşımakta, bu amaçla ekonomik ve toplumsal gelişmeyi sağlamak için kalkınma planları hazırlanmaktadır2 .

Bu anlayış içinde planlama rasyonelliği artırmak için karar organlarına tavsiyeler veren, alternatifler sunan bir teknik servis fonksiyonu yüklenmektedir. Planlama, modern toplumun karmaşıklığı içinde yardımına ihtiyaç duyulan bir araç olmaktadır.

İktisadi planlama özellikle azgelişmiş ülkelerde çok sık gündeme gelirken gelişmiş ülkelerde toplumsal gelişme ve bilimsel ilerleme sayesinde ekonominin planlanarak kaynak yaratılmasında yaygın olarak kullanılmıştır. Her ülkenin kendi yönetim anlayışına göre iktisadi planlama tanımı bulunmaktadır. Bir bakıma, her ülke kendi koşullarına uygun bir plan uygulaması yaratma durumundadır3 . Bu duruma göre iktisadi planlama konusunda farklı tanımlar yapılmıştır.

Gunnar Myrdal'a göre iktisadi plan, "devlet müdahalesinin bir koordinasyon içinde yapıldığı teknik ve politik bir dökümandır". Bu dökümanda bir yandan fiziki hedefler birbirleri ile tutarlı ve bağınlaşmalı olarak öngörülürken, diğer yandan bu hedeflere ulaşmanın gerektirdiği politika tedbir ve ilkeleri saptanır4 .

1 UGUR A. Hikmet, Yerel Yönetimlerde Planlama ve Hizmetlerin Yerine Getirilmesinde APK Birimlerinin Yeri, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Y.Lisans Tezi, Ankara:1991, s.1.

2 ÖZŞEN Tayfur, Planlama Yönetimi (Türkiye'de APK Birimleri Uygulaması), T.C. İçişleri Bakanlığı Araştırma Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı Yayını, Yayın No. Genel:426, APK:22, Ankara 1987, s.3.

3 ULUATAM Özhan - TAN Turgut, Türk İktisat Politikasının Hukuki Çerçevesi, SBF Yayını, Ankara- 1982 s.17.

4 ÇINAR Cemil, Kalkınma Planları Yapmanın Nedenleri, Devlet Planlama Teşkilatı Yayınları, Sosyal Planlama Dairesi, Ankara- 1972, s.5.

(25)

Gencay ŞAYLAN'a göre iktisadi planlama, belirli genel ve özel hedefleri saptayarak, bunları gerçekleştirecek çözüm yollarını ve yöntemlerini en ince ayrıntılarına kadar ortaya koymak ve bu yollar arasında belirli varsayımlar açısından en uygun olanını seçmek demektir5 .

Planlama anlayışının tanımlarda belirtildiği şekilde devlet müdahelesini gerektirmesi ekonomilerde kamunun üretmiş olduğu mal ve hizmetlerin göreli ağırlığından kaynaklanmaktadır. Nedeni ne olursa olsun, planlama bugün bir çok ülkede toplum yaşamının temel gereklerinden biri durumuna gelmiş bulunmaktadır.

2- Türkiye'de Planlama Çalışmaları

2.1- 1960 Öncesi Durum

Türkiye Cumhuriyeti kuruluşunda Osmanlı İmparatorluğu topraklarını sınırları dışında bırakırken, diğer yandan Duyun-u Umumiye yoluyla dış borçları üstlenmiştir. Bu iki konunun getirmiş olduğu iktisadi sıkıntıları giderebilmek için Cumhuriyetin ilk yıllarında çeşitli tedbirler alınması bir zorunluluk olmuştur. Bu tedbirlerin şekillendiği 1923 İzmir İktisat Kongresi 1930'lara kadar izlenen iktisat politikasının ana çizgilerini belirlemiştir6. 1923-1930 döneminin en önemli özelliği ülkenin kalkınması ve gelişmesi için bütün faaliyetin özel kesimden beklenmesidir.

Ancak sonuçlar beklendiği gibi olmamıştır. 1929'dan itibaren iktisat politikası ile ilgili görüşlerle izlenen politikada belirgin bir değişiklik göze çarpar. Bu değişikliğe yol açan çeşitli etkenler arasında muhtemelen en önemlileri 1929 Dünya Buhranının Türkiye

5 ŞAYLAN Gencay, Türk Kamu Yönetiminde Planlama Birimleri ve Sorunları, Amme İdaresi Dergisi, Cilt 2, Sayı 3, Eylül 1969, s.62.

6 ULUATAM ve TAN, A.g.e., s.3.

(26)

için yarattığı sıkıntılar, 1920'li yıllardaki özel teşebbüsü teşvik politikasının başarısızlığı ve Sovyetler Birliği'nde girişilen planlama denemesidir7.

İktisat politikasındaki değişiklik kendisini ilk önce yasal düzenlemelerde göstermiştir. Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu, Teşviki Sanayi Kanunu, Ödünç Para Verme İşleri Kanunu, Endüstriyel Mamulatın Maliyet ve Satış Fiyatlarının Kontrolu ve Tesbiti Hakkında Kanun bu dönemin en önemli yasal düzenlemeleridir.

Türkiye'nin ilk planlama deneyleri de bu döneme rastlamaktadır. Artık devletin iktisadi gelişmeyi özel kesimden beklemek yerine bu konuda bizatihi öncülük etmesi gerektiği fikri belirginleşmektedir. Bu öncülüğün bir iktisadi plan çerçevesinde gerçekleştirilmesinin, kıt kaynakların daha iyi kullanımını sağlayacağı görüşü de ağırlık kazanmaktadır. Bunun için Sanayi Planları yapılması benimsenmiştir. Yapılan Sanayi Planları, bugünkü ekonomik planlama metod ve tekniklerine sahip değildir. Ancak bu planların hedefleri göstermesi ve bunlara ulaşmak için alınacak tedbirleri ihtiva eden programlar yönünden bugün Türkiyede mevcut olan planlama fikrinin kaynağını teşkil ettiği görülür.

Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı 1932 yılında hazırlanmış ve 1934'de uygulamaya konmuştur. Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı, bir kısmi plan, hatta bir yatırım programı niteliğindedir ve tüm ekonomi açısından asıl amacıda, tüketim malları üretiminde belli artışlar sağlamaktır. Ekonomide denge kavramı gibi bir sorunu olmasada kamu yatırımlarının tamamını kapsamasada Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı Türkiye'ye 20 kadar fabrika kazandırmıştır8 .

Birinci Beş Yıllık Sanayi Planının uygulama süresi bitmeden İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı yapılmıştır. Amacı birinci plana göre daha geniş tutulan, analizleri daha

7 ULUATAM ve TAN, A.g.e., s.3

8 GÜNÇE Engin, Türkiye'de Planlamanın Dünü- Bugünü- Yarını , ODTÜ Gelişme Dergisi, 1981 Özel Sayısı, s.119.

(27)

kapsamlı ve öncelikleri, üretim malları ve aramalları yönünde yoğunlaştırılan9 bu plan uygulamaya konulamamıştır.

İkinci Dünya Savaşının başlaması ile planlama faaliyetlerinin durduğu ve 1947 yılında üçüncü bir plan denemesinin yapıldığı görülmektedir. Üçüncü Plana "Türkiye İktisadi Kalkınma Planı" denmiştir10. 1947 planı bundan önceki plan niteliğinde olmakla birlikte ilk defa bu plan da ilerisi için projeksiyonlar yapılmıştır11. 1947 planı aynı zamanda yeni bir kalkınma ideolojisinin ürünüdür. Bir metin olarak uygulanmamış olsa bile, yaklaşım olarak, öncelikleri ve ağırlıkları açısından 1948-1960 döneminin bir fotoğrafıdır12 .

2.2- 1960 Planlı Kalkınmaya Geçiş Süreci

Türkiye'de planlı dönem, bir kamu hukuku temel kuralı olarak, 1961 Anayasa'sı ile başlar. İlk plan, 1962 yılı için " geçiş programı " adı altında bir yıllık olarak hazırlanmıştır13.

1961 Anayasa'sı hangi nitelik ve özellikte, nasıl bir kalkınma planı öngördüğünü 41. ve 129. maddelerinde düzenlemiştir.

1961 Anayasa'sının iktisadi ve sosyal hayatın düzeni başlığını taşıyan 41. madde metninde "kalkınma planı" terimi kullanılmış olması iktisadi, sosyal, kültürel, bireysel demokratik kriterlerin ve amaçların tekrarlanması; bu amaç ve kriterlerle plan arasındaki

9 GÜNÇE, A.g.m., s. 121.

10 NALİŞ Seyfettin, İl Genel İdaresi ve Planlı Kalkınma, İçişleri Bakanlığı İÇ-DÜZEN Yayınları: 2, Güneş Matbaacılık TAŞ, Ankara:1970, s.30.

11 ÇINAR, A.g.e., s.,3.

12 GÜNÇE, A.g.m., s. 121

13 NALİŞ, A.g.e., s.31.

(28)

bağlılığın gösterilmesi, 1961 Anayasa'sının "sosyo-ekonomik plan" * modelini seçtiğini göstermektedir. Seçilen bu plan modeli salt siyasi bir belge niteliğinde değildir. Nitekim Devlet Planlama Teşkilatının 129.madde ile anayasal teminat altına alınmış olması da;

plana siyaset ile tekniği birleştiren, her iki disiplin arasında işbirliği ve dengeyi sağlayacak bir yaklaşımı gözeten bir nitelik verilmek istenmesindendir14.

2.2.1- Kalkınma Planlarına Genel Bakış

1963 Yılında planlı kalkınma sürecine giren ülkemizde hazırlanan kalkınma planlarının bazı ortak özellikleri vardır. Bunlar; kalkınma planlarının ana sorunsalının her zaman makro dengeyi korumak olduğu, yatırımların sektörel bazda değerlendirildiği ve uygulamanın yıllık yatırım programlarıyla gerçekleştirildiğidir.

Yedinci Beş Yıllık Kalkınma Planı her ne kadar makro dengeyi gözetiyor olsa da daha önce yapılmış olan altı plandan farklılık göstermektedir. En büyük farklılığı ekonomik ve sosyal yaşamı, hazırlanmış olan "Yapısal Dönüşüm Projeleri " ile düzenleme getireceği iddiasıdır.

2.2.2- Yıllık Yatırım Programlarının Hazırlanması ve Uygulanması

Kalkınma planları yapıldıktan sonra planlama olgusunun üç fonksiyonu devreye girmektedir. Bunlar, yapılan planın mutlaka uygulanması, uygulamanın izlenmesi ve uygulama ve izleme sırasında koordinasyonun sağlanmasıdır.

* Memduh AYTÜR'e göre Sosyo-ekonomik plan; salt ekonomik planların, geri kalmış ülkelerdeki sorunları çözemediği, gelişme hızlarını çok az yükseltmesi az gelişmiş ülkeleri yeni arayışlara itmiştir.

Yeni arayışlarda toplum yapısını değiştirmek gereği ortaya çıkmıştır. Bireylerin değer yargıları ve yaratıcı çabaları kalkınmada ön plana geçmiştir. Eğitim ihtiyacı, şehirleşmenin hızlanması tarımın modernleşmesi, yönetim ve hukuk düzeninin elverişli hale getirilmesi yeni planlama arayışlarının kaynağını teşkil ederki buna da sosyo-ekonomik planlama denir.

14 NALİŞ, A.g.e., s.31.

(29)

Kalkınma planlarının temel uygulama araçları; ekonomik, sosyal, kültürel, idari, hukuki, siyasal, psikolojik v.b gibi alanlarda öngörülen gelişme ve değişmelerin sağlanması ile kurumlar ve kuralların gerektirdiği şekilde değiştirilmesi ve geliştirilmesi için tesbit edilen ilke, politika ve tedbirlerle, mal ve hizmet üretiminde kullanılan sermaye mallarının miktarını artırmak için seçilen yatırım projeleridir15 .

Türk planlama sisteminde yatırım projeleri direkt olarak kalkınma planı içerisinde yer almazlar. Kalkınma planlarının hedef ve stratejilerine uygun olarak "...Yılı Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Karar" hazırlanır, daha sonra "Yıllık Program" ve "Yatırım Programı" yayınlanır. Bu üç planlama belgesinin ortak özelliği Bakanlar Kurulu Kararı olarak düzenlenmesidir.

Yatırım programı, kalkınma planında öngörülen işlerden bir takvim yılında gerçekleştirilmesi istenenleri, bütün öğeleri ile içeren ve bakanlar kurulunca kabul edilip yürürlüğe konan belgelerdir16.

Yıllık programın eki olarak düzenlenen "Yatırım Programı" için süreç Devlet Planlama Teşkilatı tarafından "Yatırım Programı Hazırlama Esasları"nı düzenleyen genelge ile başlamaktadır.

Genelge'de yönetimin yatırım programının hazırlanmasında öncelik verdiği sektörler ve hususlar ile teklif edilmesini istemediği yatırım türleri ve sektörleri de belirtilmektedir. Örnek olarak 1996 yılı yatırım programında;

15 COŞKUN İsmail, Kalkınma Planı ve Yıllık Programların Uygulanması, İl Planlama ve Koordinasyon Müdürleri İle APK ve İl Planlama Uzman Yardımcıları Kurs Notları, İçişleri Bakanlığı Yayını, Ankara, 1986, s.199.

16 DURAN Lütfi, Türkiye'de Planlamanın Hukuki Rejimi, Amme İdaresi Dergisi, Cilt 8, Sayı 3, Eylül- 1975, s.8.

(30)

"Altyapının ekonomik ve sosyal gelişmenin önünde darboğaz oluşturmasına engel olmak amacıyla altyapı yatırımlarına öncelik verilecektir. Bu bağlamda, kaynak tahsislerinde eğitim ve sağlık başta olmak üzere sulama, enerji, liman, havaalanı ve bunların karayolu ve demiryolu ana arkları ile bütünleşmesini sağlayacak yollar ile içmesuyu, kanalizasyon ve arıtma yatırımlarına ağırlık verilecek, teknolojik araştırma ve geliştirme yatırımları hızlandırılacaktır"17.

"Kuruluşlar ambulans, itfaiye aracı gibi sağlık güvenlik ve iş koşullar açısından özel öneme sahip taşıtlar dışında taşıt alım teklifinde bulunulmayacak" gibi esaslar belitilmiştir18.

Genelgenin yayınlanmasını müteakip kamu kuruluşlarının merkezi örgütleri (Bakanlıklar-YÖK-Genel Müdürlükler gibi) taşradaki birimlerinden (Rektörlükler- Bölge Müdürlükleri- İl Müdürlükleri gibi) genelgenin belirtmiş olduğu şartlara uygun olarak yatırım programında yer almasını istedikleri yatırım ve kamulaştırma harcamalarına ait teklifleri talep ederler.

Merkezi Kuruluşlar taşradan gelen yatırım tekliflerine alınmasını istedikleri tedbirleri ve politikaları da ilave ederek bir bütün halinde Devlet Planlama Teşkilatı'na sunarlar.

Devlet Planlama Teşkilatı projeler üzerinde ön değerlendirme yaptıktan sonra kuruluşların temsilcileriyle hem proje düzeyinde hemde tekliflerin tamamı üzerinde görüşmeler yapılır. Görüşmelerde her projeye ne kadar ödenek tahsis edileceği tesbit edilir. Projelere tahsis edilen ödeneklerin toplamı ilgili yıl için bütçede öngörülen yatırım ödeneklerinden fazla olmamasına özen gösterilir.

17 1996 Yılı Yatırım Programı Hazırlama Esasları Genelgesi (Genelge No: 95/9), DPT.,s.1.

(31)

Proje kavramının yatırım programında üstlenmiş olduğu rol kaynak kullanımıdır.

Kendisine ödenek tahsisi edilmeyen proje ile yatırım programında yer almayan bir projeye bütçe imkanları kullanılarak harcama yapılamamaktadır. Kamunun proje yaparak kaynak kullandığı böyle bir süreç içerisinde Valinin ve Valiliklerin dolayısıyla İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri'nin yatırım programının hazırlanmasında aktif bir rolü bulunmamaktadır.

Kamu kuruluşları yatırım programının son şeklini almasını müteakip ilgili projeleri uygulamaya başlarlar.Yatırım programının hazırlanması ile uygulanması birbirine organik bağlarla bağlı, birbirinden ayrılmayan bir bütünün parçalarıdır.

Başarılı ve etkili bir uygulamanın temelleri daha plan ve programlar hazırlanırken atılmaktadır. Bu husus gözönünde tutularak hazırlanmasından uygulanmasına kadar birbiri ile ilgili faaliyetlerden oluşan planlamanın her faaliyeti yapacak olan organizasyonla, insan gücünün çok iyi belirlenmesi gerekir19. Bunu sağlamanın yolu da yatırım programının uygulama aracı olarak belirlenen tedbirlerin alınmasıdır.

Tedbir; ekonomik, sosyal, kültürel alanlarda ve bu alanların her kademesinde var olan kurumlar ve kuralların kalkınma planlarında yer alan hedef ve amaçlar doğrultusunda değiştirilmesi bu alanlardaki değerler sistemi ile idari ve hukuki yapının yeni duruma göre meydana getirilmesi, yatırımların gerçekleştirilmesi sırasında karşılaşılan güçlüklerin giderilmesi için yapılması gereken çalışmalarla, sürdürülmesi gereken faaliyetleri gösteren uygulama aracıdır20

18 1996 Yılı Yatırım Programı Hazırlama Esasları Genelgesi (Genelge No: 95/9), DPT.,s.2.

19 COŞKUN, A.g.m., s.211.

20 COŞKUN, A.g.m., s.210.

(32)

Etkili tedbirler yatırım programının uygulanmasında başarılı izleme, koordinasyon, kontrol ve değerleme sisteminin kurulabilmesi bakımından büyük önem taşımaktadır. Tedbir uygulama sırasında ortaya çıkan darboğazı gidermesi, operasyonel olması ve emredici bulunması gerekir. Dilek, temenni ve tavsiye niteliğinde tedbir olmayacağı gibi uygulanamayacak denetimi yapılamayacak tedbir getirilmemelidir.

Kalkınma planı ve yatırım programlarının hazırlanması, özellikle uygulanması ve uygulama araçları olan yatırım projeleri ve tedbirlerle ilgili faaliyetlerin tamamı Devlet Planlama Teşkilatı, Merkezi İdare ve Merkezi İdarenin Taşra Teşkilatı, Katma Bütçeli İdareler ve bunların Taşra Kuruluşları, Kamu İktisadi Teşebbüsleri ve bunlara bağlı işletmelerce uygulanmaktadır.

Bu uygulamanın projelerle ilgili olan kısmının ayrı ayrı aşamaları Devlet Planlama Teşkilatı, Merkez Kuruluşları ve bunların Taşra Teşkilatı veya İşletmeler tarafından sürdürüldüğü halde, tedbirlerin uygulaması ile ilgili faaliyet ve çalışmalar Devlet Planlama Teşkilatı, Merkezi İdarenin Merkez Birimleri, diğer ilgili idare ve kuruluşların merkez birimleri tarafından yapılmaktadır.

2.2.3- Yıllık Yatırım Programlarının İzlenmesinde Örgütlenme

Yatırım projelerinde koordinasyon, kontrol ve değerleme ile ilgili temel faaliyet ve çalışmalar esas itibariyle Devlet Planlama Teşkilatı, proje sahibi veya projeyi uygulamadan sorumlu kuruluşun merkezinde ve projenin uygulandığı alanda olmak üzere üç yerde ve aşamada yapılmaktadır.

Projenin yerinde izlenmesi, proje sahibi kuruluşun projenin uygulandığı alanda ortaya çıkan sorun ve darboğazları gidermesi veya Devlet Planlama Teşkilatı elemanlarının yatırım projeleri ile ilgili çalışmaları yerinde izlemeleridir. Ayrıca merkezi

(33)

idarenin taşradaki temsilcisi durumunda bulunan Vali ve Kaymakam da kendi denetiminde bulunan birimlerin yatırımlarını mahallinde izleme ve denetleme görevi de yapmaktadırlar.

Bu kademede yürütülen koordinasyon fonksiyonu da diğer kademelerde yürütülenden farklıdır. Bu alanda işin seyrinden doğan ve mahallinde hizmet gören kuruluşlarla ilgili olan koordinasyon faaliyetinin sürdürülmesi sözkonusudur ki, bu daha çok elde edilen bilgilerle değil, farklılık yerinde görülerek, ilgili kuruluşla doğrudan işbirliği sağlamak suretiyle gerçekleştirilir ve sorun çözümlenir21 veya çözümlenmeye çalışılır.

Proje sahibi kuruluşun merkezinde, projenin uygulandığı alanda çözüme kavuşturulamayan sorunların çözümü, finansman teminiyle ilgili sorunların çözümü, projenin verimliliğini ve diğer amaçları etkileyen ekonomik ortamın izlenmesi, projenin uygulandığı anda meydana çıkan sapmaların düzeltilmesi faaliyetleri yürütülür.

Proje sahibi kuruluşun merkezinde yapılan çalışmalarla koordinasyon, kontrol ve değerleme faaliyetleri esas itibariyle elde edilen bilgilerden yararlanılarak yapıldığından, ihtiyaç duyulan bilgileri gerektiği zamanda, nitelikte ve muhtevada toplayacak, sistemleştirecek, analiz ve değerlemesini yapacak bir sistemin kurulmuş olması büyük önem taşır. Öte yandan buradaki çalışmalarla proje uygulaması için getirilmiş olan kurallar ve metodların değiştirilmesi, yeni yönlendirmeler içine girilmesi sözkonusu olacaktır. Bu sebeple, bilgilerin tam ve doğru olmasıda büyük önem taşımaktadır22 .

21 COŞKUN, A.g.m., s.227.

22 COŞKUN, A.g.m., s.228.

(34)

Devlet Planlama Teşkilatı tarafından uygulamanın izlenmesi, koordinasyonu, kontrolu ve değerlemesi faaliyetlerinin özünü ve ağırlık noktasını projenin milli gelire katkısı, ödemeler dengesine ve istihdama etkisi, tüketiciye yararı ve sosyal karlılığının korunması ve bu hedeflere ulaşmasını sağlayacak şartların korunması ve sağlanması oluşturur.

Devlet Planlama Teşkilatı'nın yapısı ve niteliği gereği, yatırım projeleri ile ilgili olarak genellikle doğrudan veya dolaylı olarak ilgili kuruluşundan alınan bilgilerden faydanalınmakta, uygulama ve izleme bilgi düzeyinde yapılabilmektedir. Bundan dolayı yararlanılacak bilgilerin niceliği, niteliği, periyodu ve herşeyden önce mevcut durumu doğru olarak anlatması gerekir. Bu bilgi akış sistemi kurulmadan kalkınma planları ve yıllık yatırım programlarının etkili ve verimli bir şekilde uygulanması mümkün değildir.

Devlet Planlama Teşkilatı yatırımları kontrol edecek ve izleyecek bir örgütlenmeyi sağlayamadığı gibi yatırım programlarının hazırlanmasındaki insiyatifide bütçe dışı harcamalar yoluyla özellikle fon uygulamalarıyla kaybetmiştir.

2.3- Kalkınma Planlarının Mekan Boyutu

Merkezde hazırlanan kalkınma planları, genellikle merkeziyetçi eğilimlere sahiptir. Bu eğilime göre, toplumun ve ekonominin ihtiyaç duyduğu her yatırım mutlaka merkeze bildirilmeli ve merkezi örgüt veya örgütler bu talepleri değerlendirerek kaynak tahsisi yapılıp yapılmayacağına karar vermelidirler. Bu planlar eldeki kıt kaynaklardan yararlanmanın biçimi hakkında bazı kurallar ve ilkeler saptamakta, ana kalkınmanın nerede yer alacağı hususunu, yani mekan boyutunu ihmal etmektedir 23 .

23 ÖZŞEN, A.g.e., s.17.

(35)

Kalkınma planlarının mekan boyutu çözümlenmemiş bir sorundur. Bir başka deyişle, planlanan yatırımların coğrafyaya oturması ve maddi dengelerin ( bunlardan en önemlisi sektörel oranları tutturulmasıdır) sağlanması konusunda etkili çözümler plan metinlerine sığdırılamamış, yıllık programlara da olması gerektiği gibi girmemiştir24 .

Buna rağmen kalkınma planlarında kademeli bir planlama yapısı kurmaya gayret gösterilmiş ve Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planında Bölge Planlaması ile Toplum Kalkınması çalışmalarına yer verilmiştir.

Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Planında, İl Mahalli İdareler Planlamasını, müşterek mahalli ihtiyaçları, etkin bir biçimde karşılayacak bir uygulama aracı olarak getirmiş ve planlama anlayışının bu idarelerde etkin bir şekilde yerleşmesini öngörmüştür25. İl mahalli idareler planlaması çalışmaları, 1972 yılında uygulamaya konmuştur. Daha sonra bu çalışmaların "Bölgesel Planların" hazırlanmasında kullanılacağı 1978 yılı programında belirtilmiştir26.

Dördüncü Beş Yıllık Kalkınma Planında ise, ülkenin ekonomik coğrafyasında, özellikle bazı bölgelerin göreli olarak geri kalması yönünde ortaya çıkan sorunların giderilmesinde tüm olanakların kullanılacağı ve planlama kararlarının mekanla bütünleştirilmesinin sağlanacağı, hizmetlerin alt yapı ve sanayinin ülke mekanında dağılımı politikalarının saptanışının, mahalli yatırım girişmlerinin yönlendirilmesi ve özendirilmesinin, Devlet Planlama Teşkilatı’nca mekan bazında değerlendirileceği ve değerlendirme için gerekli kurumsal yapının gerçekleştirileceği öngörülmektedir27.

24 GÜNÇE, A.g.m., s.125.

25 İl Mahalli İdareler Planlaması Çalışmaları, DPT Koordinasyon Dairesi İl Planlaması Bölümü Müdürlüğü, DPT yayını, Ankara, 1973, s.1.

26 1978 Yılı Programı, DPT,Ankara-1978, s.333.

(36)

Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planında, ekonomik açıdan gelişmekte olan bölgelerle, belirli sektörler açısından potansiyel gösteren bölgelerde, gelişmenin hızlandırılması, kaynakların etkili kullanımının sağlanması amacıyla bölge planlaması yapılacağı ifade edilmiştir28.

Altıncı Beş Yıllık Kalkınma Planında, planın mekansal uygulamasına kurumsal veya bölge planları ile çözüm aranması yerine Bölgesel Gelişme Şemalarının çıkarılması ve bölgesel gelişme çalışmaları çerçevesinde alınan kararların uygulamaya aktarılabilmesi için gereken ekonomik, sosyal, idari, hukuki ve mali tedbirler ile mekanizmalar birbirleriyle ilişkili biçimde belirlenecek ve gerçekleştirileceği öngörülmüştür29 .

Yedinci Beş Yıllık Kalkınma Planı ise planın mekansal uygulaması bakımından diğer altı plandan farklı olarak uygulamaya yönelik tedbirler getirmiştir. Ülkenin göreli olarak geri kalmış yöreleri için, kaynaklar ve gelişme potansiyelleri gözönünde bulundurularak bölgesel gelişme projeleri hazırlanacağı belirtilirken 30 , her zaman üçüncü derecede planlama kademesi olarak öngörülen ilin temel yönetim birimi olduğu gözönüne alınarak, tüm kamu hizmetlerinin halka ulaştırılması açısından, önemine uygun olarak güçlendirilmesi ve bölge planlama kararları doğrultusunda "İl Gelişme Planları" hazırlanacağı ifade edilmektedir31. Hedeflenen politikaların uygulanabilmesi içinde, 5442 sayılı İl İdaresi Kanununda değişiklik yapan tasarı yasalaştığında, Valiliklerin, il yönetiminde uzmanlık bilgi ve deneyiminden yararlamabilmesi ve proje geliştirme çalışmalarında değerlendirebilecekleri personel il planlama çalışmalarında istihdam edilebilmeleri için hukuki ve kurumsal düzenlemeler olarak belirtilmiştir32 .

27 Dördüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı, DPT, Ankara- 1979, s.290.

28 Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planı, DPT, Ankara-1985, s.161.

29 Altıncı Beş Yıllık Kalkınma Planı, DPT, Ankara- 1989, s.318.

30 Yedinci Beş Yıllık Kalkınma Planı, DPT, Ankara-1995, s.174.

31 A.g.e., s.178.

32 A.g.e., s.182.

(37)

Görüldüğü gibi, planlı dönemde bölge, il, ilçe ve yerel yönetim birimleri düzeyinde çeşitli planlama yaklaşımları benimsenmesine, zaman zaman çeşitli uygulamalara, denemelere geçilmesine karşın, ülkemizde halen üç kademeli planlama sistemi başlatılamamış, mekan boyutu plana tam anlamıyla yerleştirilememiştir33.

33 ÖZŞEN, A.g.e., s.21.

(38)

İKİNCİ BÖLÜM

İL PLANLAMA VE KOORDİNASYON MÜDÜRLÜKLERİ’NİN, TANIMI, İŞLEYİŞİ VE İŞLEVLERİ

1- İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri’nin Örgüt Yapısı

İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü Valilik bünyesinde yer alan, müdürün ataması İçişleri Bakanına ait olan ve kalkınma planları, yatırım programları, yönetmelikler ve genelgelerle verilen görevleri yerine getirmek amacıyla doğrudan Valiye bağlı olarak çalışan bir birimdir.

Kalkınma planlarının ve yatırım programlarının hazırlanması, uygulanması ve etkili bir izlemenin yapılabilmesi için Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı'ndan sonra kamu örgütünün ekonomik amaçlara göre yeniden düzenlenmesi gerektiği görüşü yaygınlaşmıştır. İşte bu temel gereksinmenin sonucu olarak 1968 yılı programını yürürlüğe koyan bakanlar kurulu kararı ile, uygulayıcı kuruluşların kendi içinde plan

(39)

çalışmalarını uyumlaştırmak, uygulamanın plan ve programlardaki esaslara uygun olarak gelişmesini sağlamak ve kuruluşlarla Devlet Planlama Teşkilatı arasındaki ilişkilerde aracı görevinde bulunmak amacı ile kamu kuruluşlarında Araştırma, Planlama ve Koordinasyon (APK) birimleri kurulmuştur34.

Kamu yönetiminin yeniden düzenleme çalışmaları, İçişleri Bakanlığında İçişleri Hizmet ve Teşkilatını yeniden düzenlemek amacıyla 1967 yılında " İçişleri Bakanlığı Hizmet ve Teşkilatını Yeniden Düzenleme Projesi İÇ-DÜZEN" çalışmalarıyla başlanmış ve çalışmalar 1970 yılında tamamlanmıştır. Raporda merkez ve taşrada çeşitli kamu hizmetlerinin yürütücüsü bir bakanlık olarak merkezi denetim ve gözetim fonksiyonunun, il ve ilçelerle mevcut hiyerarşik ve organik bağlara rağmen, açık ve seçik olarak belirlenmediği, bu görevlerden dolayı illerle merkez arasında planlı dönemin başından beri görülen kopukluğun giderilemediği belirtilmiştir35.

Bu süreç içerisinde İçişleri Bakanlığı APK Kurulu Başkanlığı ve taşra örgütlenmesi konusunda çok çeşitli düzenlemeler yapılırken İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü 1970 yılında İçişleri Bakanlığı APK biriminin kuruluşu ve 1979 yılında APK Genel Müdürlüğünün kuruluşu aşamalarında yer almıştır.

İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü her yıl Valinin onayladığı Ana Çalışma Programına göre hizmetlerini yerine getirir. Ana çalışma programında belirtilen faaliyetler ile diğer kuruluşlarla olan ilişkiler Vali adına yürütülür.

2- İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlükleri'nin Görevleri

34 ÖZŞEN Tayfur, İçişleri Bakanlığında Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Hizmetleri, Mülki ve Mahalli İdareler Düzeyinde Planlama- İçişleri Bakanlığı Yayını, Ankara-1988, s.1.

35 NALİŞ, A.g.e., s.184-185.

(40)

İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü'nün görevleri, İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliğinde * şu şekilde belirtilmiştir.

-İl'in ekonomik ve sosyal yapısını belirlemek amacıyla il envanterini yapmak, -İl'deki kamu kuruluşlarınca üst kademelere gönderilecek yatırım tekliflerini incelemek ve bir rapor halinde il koordinasyon kuruluna sunmak,

-Plan ve program uygulamaları ile yatırım programında yer alan il'deki kamu yatırımlarını izlemek, ortaya çıkan ve koordinasyonu gerektiren sorunları belirlemek, çözümlenmesi için gerekli tedbirleri tesbit ederek valiye bildirmek ve çözümlenmesine yardımcı olmak,

-İl Koordinasyon Kuruluna götürülmesi gereken koordinasyon ve izleme konularında gerekçeli rapor hazırlamak ve kurulun sekreterya hizmetlerini yürütmek,

-Mahalli idarelerin planlama çalışmalarına ve yatırım tekliflerinin hazırlanmasına kalkınma planları doğrultusunda yardımcı olmak,

-Devlet halk işbirliği ile mahalli kaynakların harekete geçirilerek meydana getirilen ekonomik girişimlerin oluşturulması ve izlenmesinde valiye yardımcı olmak,

- Plan, program, ekonomik ve sosyal konularda eğitimler düzenlemek,

- İstihdamı artırmak için kendi işini kuracaklara yönelik olarak çalışmalar yapmak,

-İlçelerle, kalkınma planlarının ve yatırım programlarının uygulanmasında etkili bir haberleşme ve işbirliğini sağlamak,

-Valilik Kitaplık ve Dökümantasyon çalışmalarını yürütmek ve Kaymakamlık Kitaplık ve Dökümantasyon merkezlerinin düzenlenmesine yardımcı olmak,

-1992 Yılında Başbakanlık tarafından yayınlanan "Kamu İdaresinde Öncelik Verilecek Hususlar" konulu genelgede * " Kamu Yönetimine, Katılımcı Demokrasinin

* Yönetmelik 13 Temmuz 1988 Tarih ve 19871 Sayılı Resmi Gazetede Yayınlanmıştır.

* 03/01/1992 Tarih ve 1992/1, 1992/11, 1992/23, 1992/28 sayılı genelgeler.

(41)

Gereklerine Uygun Olarak Getirilecek Yeni Yapılanma" içerisinde düzenlenen İl Meclisleri ve İlçe Meclisleri toplantılarının sekreterya hizmetlerini yerine getirmek.

- İl Brifing raporlarını hazırlamak.

2.1- Yıllık Yatırım Programlarının İzlenmesi

2.1.1- Yatırım Programı Teklifi

Yatırım teklifleri kamu kesiminde genel olarak üç safhalı bir eleme ve seçim işlemine tabi tutulurlar36;

- Kuruluş çerçevesinde proje hazırlama, eleme ve seçimi,

- Sektör, Bakanlık veya Genel Müdürlük ölçeğinde eleme ve seçimi,

- Devlet Planlama Teşkilatının makro düzeyde yaptığı eleme ve seçim işlemi.

Birinci safhada, yani kuruluşlar ve il düzeyinde bir ölçüde diğer sektör ve kuruluşlarla da ilişkilendirilerek proje hazırlanır, alternatifler ortaya konulur, aynı amaca dönük proje alternatifleri arasında en uygun olanı seçilir. Sonra aynı işleme tabi tutulmuş diğer bütün projelerle bir öncelik sırasına konularak ilgili bakanlığa veya genel müdürlüğün onayına sunulurlar.

İkinci safhada, bir sektörün bir bölümünden veya bütününden sorumlu bakanlık veya genel müdürlük düzeyinde proje elemesi ve seçimi yapılır. Alt sektörlerarası dengenin ve sektör için gelişme hedeflerinin gözetildiği bu safhada başka tercihlerde sözkonosu olmaktadır.

Üçüncü safhada projeler, Devlet Planlama Teşkilatı'nca, tesbit edilen makro hedeflere uygunluk, sektörlerarası denge ve belirli sosyo-politik ve ekonomik tercihlere

36 ÜRER, A.g.m., s.250.

(42)

uygunluk açısından ele alınırlar ve karar makamına sunulmak üzere, mali imkanlarla uyumlu ve öncelik sıralaması yapılmış olarak sektörel bazda hazırlanırlar.

Yatırım programının uygulamasının başarısı, yatırım projelerinin akılcı seçimine, dağılımına ve dengeli sektörel programlamaya bağlıdır.

Yatırım programına teklif edilecek projelerin süreci böyle işlemesine rağmen taşra kuruluşlarından yatırım programı teklifi istemek sürecin bir halkasının tamamlanması veya prosedürü tamamlamak için kullanılmaktadır.

Herşeyden önce böyle bir yatırım programı teklifi veya projesinin hazırlanmasının katılım boyutu yoktur. Yatırım programı tekliflerinde objektif bir ihtiyaç tesbiti yapılamamaktadır. Hizmetten yararlanacak olan kitlelerin görüşü alınmadığı gibi üretmiş olduğu hizmetten faydalanılmayacak yatırım teklifleri olabilmektedir.

Projelerin ayrıntılı ve kesin yapılabilirlik incelemelerine dayanmaksızın programlara alınması ve Devlet Planlama Teşkilatı ile ilgili yatırımcı kuruluş arasındaki işbirliği ve eşgüdüm eksikliği yatırımların maliyetlerinde büyük artışlar olmasına neden olmaktadır.

Diğer yandan, yapılabilir olup olmadığına bakılmaksızın yanlızca siyasal iktidarın mahalli temsilcilerinin isteği doğrultusunda başlatılan ve kullanılmayan veya düşük kapasitelerle çalıştırılan tesisler ve inşaatları devam eden yatırım projeleri bulunmaktadır. Bu konuyla ilgili negatif bir kaç olaya aşağıda yer verilmiştir;

İlçe kaymakamının bilgisi ve talebi olmadan ayrıca ihtiyaç bulunmamasına rağmen Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu aracılığı ile finansmanı sağlanan 300 kişilik öğrenci yurdu yapılmıştır. Öğrenci yurdunda kalmak isteyen

(43)

öğrenci bulunmadığından tesis kapalıdır ve kullanılmamaktadır. Bina kullanılmadığından bakımı yapılmamakta ve tahribatlar meydana gelmektedir.

Kaymakam bir inceleme sırasında öğrenci yurdunu göstererek " Bu binanın yapımında kullandığınız parayı ister ilçenin ortasında yakın isterseniz bu binayı yapın" diyerek üzüntüsünü dile getirmiştir.

İlçenin sahip olduğu tek kapalı spor salonunun kaloriferleri donmuş ve kullanılmamaktadır. Isıtılamayan kapalı spor salonu trübünlerinin yenilenmesi ve plastik oturma üniteleri yapılması için kalorifer kazanı maliyetinin yaklaşık üç katı kadar ödenek tahsis edilmiştir. Böylece ısıtılamadığından kullanılmayan spor salonunun trübünleri yenilenmiştir.

Bir başka ilçede kaymakamın bilgisi olmadan yaklaşık 100 öğrenci kapasiteli yurt yaptırılmıştır. Öğrenci bulunmadığından dolayı tesis hizmete açılamamıştır.

Öğrenci yurdunun yaptırılması yanlış bir karar neticesinde oluşurken ikinci yanlış karar verilerek buranın Endüstri Meslek Lisesine dönüştürülmesine çalışılmaktadır. Öğrenci yurdunun endüstri meslek lisesine dönüştürülmesi için bina maliyetinin yaklaşık on katı ödenek gerekmektedir. Ayrıca endüstri meslek lisesine nasıl öğretmen temin edileceği ise düşünülmemiştir.

Türkiye gibi gelir kaynakları sınırlı bulunan gelişmekte olan ülkelerde, kaynakların toplum refahına katkısı ençok olacak projelere tahsis edilebilmesi, tesbit edilen hedeflere zamanında ulaşabilme açısından önem taşımaktadır37.

2.1.2- Yatırım Programının Hazırlanması

37 ÜRER, A.g.m., s.248.

Referanslar

Benzer Belgeler

Planlama Teşkilatı ve.

Hazırlanan planın gerçekleşme durumlarının tespiti ve gerekli önlemlerin zamanında ve etkin biçimde alınabilmesi için Millî Eğitim Bakanlığı 2015–2019 Stratejik

Gün Yemek Grubu Gün Yemek Grubu Pazartesi Etli Sebze.

Zonneveld’e (1994) göre bir ekosisteme ait çalışma yapılırken diğer sistemlerle ekolojik ağın oluşturulması aşağıdaki avantajları sağlar: Ekosistemin daha

Almanya Federal Doğa Koruma Yasası‟nın 13‟üncü maddesine göre, peyzaj planlamanın amacı (Lütkes ve Herbert 2005): Üzerinde durulan planlama alanı ile

sauna, kaplıca gibi sağlıklı yaşam etkinlikleri; el sanatları, yabancı dil vb kursları; tavla, kağıt vb kapalı alan oyunları; tv izlemek, kitap okumak, bakım onarım,

diş ile kroşe arasındaki arayüzey, destek dişe tork kuvveti uygulanmadan, serbest sonlu.. kaidenin bir miktar hareketine izin verecek

Su seviyesinin düşürülmesi bazı sucul bitkilerin ve balık populasyonlarının kontrolu için oluşturulmuş bir yöntemdir.. Makrofit biyomasının tedavisi için su