• Sonuç bulunamadı

GAZİANTEP’TE SİYASAL YAŞAM (1923-1950)

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "GAZİANTEP’TE SİYASAL YAŞAM (1923-1950)"

Copied!
772
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

GAZİANTEP’TE

SİYASAL YAŞAM

(2)

GAZİANTEP’TE SİYASAL YAŞAM

(1923-1950)

Dr. Mehmet BİÇİCİ Editör: Prof. Dr. Orhan DOĞAN

(3)

Copyright © 2020 by iksad publishing house

All rights reserved. No part of this publication may be reproduced, distributed or transmitted in any form or by

any means, including photocopying, recording or other electronic or mechanical methods, without the prior written permission of the

publisher, except in the case of

brief quotations embodied in critical reviews and certain other noncommercial uses permitted by copyright law. Institution of

Economic Development and Social Researches Publications®

(The Licence Number of Publicator: 2014/31220) TURKEY TR: +90 342 606 06 75

USA: +1 631 685 0 853 E mail: [email protected]

www.iksadyayinevi.com

It is responsibility of the author to abide by the publishing ethics rules.

Iksad Publications – 2020© ISBN: 978-625-7914-02-4 Cover Design: İbrahim KAYA

March / 2020 Ankara / Turkey Size = 16 x 24 cm

(4)

Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.

(5)
(6)
(7)
(8)

EDİTÖRDEN

Cumhuriyeti anlayabilmek için ülkenin kaderine yön veren siyasilerin hangi sosyal, kültürel ve ekonomik tabana mensup olduklarının ortaya konulması, önem arz etmektedir. “Gaziantep’te

Siyasal Yaşam (1923–1950)” adlı bu çalışmamızdan, 1923-1950

yılları arası Gaziantep Milletvekilleri örneği üzerinden, Türkiye’de siyasal elitlerin geldikleri sosyal, ekonomik çevreler, yasama faaliyetleri, ulusal ve bölgesel kalkınmada rolleri ve Türkiye’de siyasal yaşama katılımın özellikleri gibi konular hakkında bilgi alınacağı, düşünülmektedir.

Tarih boyunca önemli bir yerleşim yeri olan Gaziantep’in, cumhuriyetin ilk yıllarında ki siyasi yaşamının, siyaset yapan ve üreten kadrolarının ortaya konması büyük önem arz etmektedir. Çünkü Gaziantep’in Cumhuriyet dönemindeki siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel gelişim sürecini anlamak ve birtakım çıkarımlarda bulunmak ancak bu kadroların ortaya konması ile mümkün olacaktır. Bu doğrultuda, Gaziantep milletvekillerin, bölge ve ülke siyasetine genel olarak kazandırdıklarını ve Türk demokrasisinin gelişim sürecine olan etkilerini ortaya çıkarmak, 29 Ekim 1923’te Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanından itibaren, 1950 yılına kadar olan Gaziantep milletvekillerini ve siyasi faaliyetlerini baz almak sureti ile, karanlıkta kalmış bir tarihsel dönemi aydınlatmak, bu çalışmamızın temel amacıdır.

1923-1950 yılları arasındaki, Gaziantep’in tarihi ve coğrafi konumu, ekonomik, siyasal ve sosyal durumu genel hatları ile ortaya konulmuş, bu dönemin siyasi, sosyal ve ekonomik koşullarında Gaziantep’in yakın dönem tarihi açısından önemli verilerin elde edilmesini amaçlayan bir çalışma olması hedeflenmiştir.

1923-1950 döneminde TBMM’de görev yapmış olan, yirmi Gaziantep milletvekilinin biyografileri ortaya konularak, söz konusu milletvekillerinin sosyal ve ekonomik profilleri ele alınmıştır. Milletvekillerinin yerellik oranı, yaş ortalamaları, eğitim düzeyleri, bildikleri yabancı diller, meslekleri, tekrar seçilebilme becerileri, yazmış oldukları eserler, Gaziantep şehrinin söz konusu milletvekillerini sahiplenmesi hakkında ayrıntılı bilgiler sunulmuştur. Kronolojik sıraya uygun olarak her yasama dönemi kendi içinde değerlendirilerek milletvekillerinin faaliyetleri dönemler halinde

(9)

verilmiş, TBMM çatısı altında, milletvekillerinin bölgesel kalkınmaya olan katkılarıyla ülke kalkınmasındaki rolleri ortaya konulmuştur. Bunun yanısıra, 1923-1950 döneminin bütünüyle ilgili genel bir değerlendirme yapılmıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarından başlayarak 1950’ye kadar Gaziantep şehrinin, sosyal ve ekonomik kalkınmasıyla beraber toplumsal değişme ve gelişme sürecini etkileyen temel faktörler, milletvekillerinin göstermiş oldukları performansları çerçevesinde, değerlendirilmiştir. Gaziantep milletvekillerin çeşitli konularda T.B.M.M.’de yapmış oldukları konuşmalar tespit edilerek önem arzeden konuşmalarına, çalışmada yer verilmiştir.

Bu çalışma; danışmanlığım ve gözetimim altında, değerli öğrencim Dr. Mehmet Biçici tarafından, 2014 yılında, “Gaziantep

Milletvekilleri ve Siyasi Faaliyetleri (1923–1950)” başlığı ile doktora

tezi olarak, tamamlanmıştır. Bu tezden ürettiğimiz, “Gaziantep

Milletvekilleri ve Siyasi Faaliyetleri (1923–1950)” başlıklı

makalemiz, 2015 yılında ‘‘Asia Minor’’ adlı dergide yayınlanmıştır. Türk demokrasinin tarihsel gelişiminde 1923-1950 arası dönem son derece önemli enstantaneler içermektedir. Temel amacımız, günümüzde ülkede yaşanan sorunların temeline inilerek, bunların köklerini geçmişte arama gayretidir, ayrıca siyaset sosyolojisi, temelli bir bakış açısından hareketle tarihsel süreç içerisinde, Türk siyasi hayatı ile birlikte yerel siyasetin nasıl meydana geldiğini, mevcut siyasi yapının işleyişinde hangi mekanizmaların, Türk siyasetine yön verdiğini, ortaya koymaya çalışmaktır.

(10)

ÖNSÖZ

Tarihsel hadiselerin doğru değerlendirilmesi, geleceğin şekillendirilebilmesi noktasında çok büyük önem arz etmektedir. Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren, sahip olduğu siyasi yaşam alanının ve bu alanda siyaset yapan kadroların ortaya konması toplumsal dönüşüm açısından büyük önem arz etmektedir.

Bu çalışmanın konusunu, “Gaziantep’te Siyasal Yaşam (1923–

1950)” olarak seçmemizdeki en önemli etken içinde yaşadığımız,

Gaziantep şehrine bir katkıda bulunma isteğimizdir. Tarih boyunca önemli bir yerleşim yeri olan Gaziantep’in, ‘‘Cumhuriyet Dönemi’’ siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel gelişim süreci, milletvekillerinin gösterdikleri performans çerçevesinde değerlendirilerek önemli sonuçlara ulaşılmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ilk yıllarında birçok sorunla karşılaşılmıştır. Bu sorunları çözebilmek için ülke yönetimine egemen olan siyasi kadroların, hem yerel hem de ulusal düzeyde hangi siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel tabana dayandıklarının ortaya konulması önemlidir. Genel olarak ülkenin, yerel olarak temsil ettiği şehrin, planlanmış hedefler istikametinde ilerlemesi ve gelişmesi milletvekillerinin becerileriyle yakından alakalıdır. Bu nedenle bu çalışmada, bölgesel düzeydeki siyasi kadroların, özelde Gaziantep şehrine ve genelde Türkiye siyasetine kazandırdıklarını ortaya koymaya çalıştık. Ayrıca Gaziantep Milletvekillerinin bölgenin sosyal, ekonomik ve kültürel gelişimi için yaptıkları çalışmaların yanında Türkiye’nin siyasal değişim sürecine olan katkıları ortaya konulmuştur. Şehirlerin değişim sürecinde siyasilerin neden oldukları olumlu yada olumsuz etkenler anlaşılmaya çalışılmıştır.

Avrupa devletleri ile karşılaştırıldığında Türkiye’de parlamenter sistem geç oluşmuş bir kurumdur. XIX. yüzyılın son çeyreğinde sadece padişahın yetkilerini yazılı hale getiren bir anayasa ile ortaya çıkmıştır. Daha sonraki yıllarda yaşanan siyasi karışıklıklar, toplumsal olaylar vb. nedenlerle parlamento kapanmış ise de 1920’de Ankara’da Büyük Millet Meclisi’nin açılması ve 1923’te Cumhuriyet’in ilanı ile yeni Türk Devleti kurulmuş ve bir kaç kesinti dışında günümüze kadar gelmiştir.

(11)

Olağanüstü şartlarda görev yapan kurucu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 16 Nisan 1923 tarihinde feshedilmesiyle, yeni seçimlere gidilmiştir. II. TBMM 11 Ağustos 1923 tarihinde toplanmıştır. Cumhuriyet’in ilan edilmesi o günün şartları içerisinde ancak 29 Ekim 1923 tarihinde gerçekleştirilmiştir. 1923 yılından 1950 yılına kadar TBMM’de Gaziantep Milletvekilleri, temsil ettikleri bölge başta olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti’nin temel sorunlarını çözmek amacıyla hizmet vermişlerdir. Bu çalışmada, 1923-1950 yılları arasında TBMM’de yer alan Gaziantep Milletvekillerinin biyografilerinin yanı sıra bu milletvekillerinin bölgesel ve ulusal sorunları çözme konusundaki yaklaşımları ve faaliyetleri ortaya konmaya çalışılmıştır.

Çalışmamız, yedi ana bölümden oluşmaktadır;

I. bölümde, Giriş kısmında Gaziantep’in kısa bir tarihçesinin yanında Osmanlı Devleti’nden Türkiye Cumhuriyeti’ne Türk parlamento tarihinin gelişimi ile birlikte 1950 yılına kadar yaşanan parlamento süreci ve tez ile ilgili genel bilgiler ifade edilerek; tezin konusu, amacı, kapsamı, yöntemi ve problematiki üzerinde durulmuştur.

II. bölümde, konuyla alakalı daha önceki çalışmalar irdelenmiştir. Bu bölümde Gaziantep tarihi hakkında yapılmış çalışmaların yanında, Türk demokrasi tarihi ve parlamenter sistemin ele alındığı önemli eserlerin yanında doktora ve yüksek lisans tezlerinin de bir tanıtımı yapılmıştır.

III. bölümde, 1923-1950 döneminde görev yapmış olan Gaziantep milletvekillerinin biyografileri verilmiştir.

IV. bölümde, 1923-1950 yılları arasında görev almış Gaziantep milletvekillerinin sosyal ve kültürel durumları ortaya konmuştur.

V. bölümde, 1923-1950 döneminde Gaziantep milletvekillerinin faaliyetleri kronoloji esas alınarak dönemler halinde verilmiştir.

VI. bölümde, 1923-1950 dönemi Gaziantep milletvekillerinin yasama faaliyetlerinin genel analizi yapılmıştır.

VII. bölümde ise, sonuç ve tartışma ile çalışma neticelendirilmiştir.

(12)

Bu çalışma hazırlanırken, Zabıt Ceridelerinden yararlanılmıştır. Türk siyasi hayatıyla ilgili yapılacak çalışmalar için temel kaynakların başında; Türkiye Büyük Millet Meclisi Zabıt Cerideleri gelmektedir. Zabıt Cerideleri kullanılarak milletvekillerinin meclis faaliyetlerinin tamamına ulaşılabilmiştir. TBMM Arşivindeki Milletvekillerine ait sicil dosyalarından (Tercüme-i Hal Evrakları) milletvekillerinin profilleri, sosyal, ekonomik durumları hakkında bilgiler elde edilmiştir. Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi’nde bulunan, Gaziantep ile ilgili belgelerden yararlanılmıştır. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Arşivi’ndeki sicil dosyalarına ulaşılmıştır. Ayrıca telif eserler başta olmak üzere Resmi Gazete, Kavanin, Düstur vb. diğer kaynaklardan da yararlanılmıştır.

Bu çalışma hazırlanırken, destek ve emeğini esirgemeyen danışman hocam sayın Prof. Dr. Orhan Doğan’a, ayrıca manevi desteğini her zaman yanımda hissettiğim, başta eşim olmak üzere tüm aile bireylerime teşekkür ederim.

(13)
(14)

İÇİNDEKİLER

EDİTÖRDEN...i ÖNSÖZ...iii İÇİNDEKİLER...vii TABLOLAR LİSTESİ...xv KISALTMALAR...xvii BİRİNCİ BÖLÜM...1 1. GİRİŞ...1

1.1. Tarihsel Süreçte Gaziantep ... 1

1.2. Cumhuriyetin İlk Yıllarında Gaziantep (1923-1950) ... 5

1.2.1.Gaziantep’in Nüfusu ve İdari Yapısı ... 6

1.2.2. Gaziantep’in Sosyal Yapısı ve Eğitim-Kültür Alanında Yaşanan Gelişmeler ... 10

1.2.3. Gaziantep Şehri’nin Ekonomik Yapısı ... 15

1.3. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Parlamenter Sistemin Gelişimi ... 24

1.4. Araştırmanın Konusu ... 67

1.5. Araştırmanın Amacı ve Önemi ... 68

1.6. Araştırmanın Kapsamı ... 69

1.7. Araştırmanın Yöntemi ... 69

1.8. Araştırmanın Problematiki ... 70

İKİNCİ BÖLÜM...73

2. KONU İLE İLGİLİ ÖNCEKİ ARAŞTIRMALAR...73

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM...109

3. GAZİANTEP MİLLETVEKİLLERİNİN BİYOGRAFİLERİ (1923- 1950)...109

3.1. Ahmet Remzi GÜRES... 109

3.2. Ali CENANİ ... 110

(15)

3.5. Hafız Mehmet ŞAHİN... 117

3.6. Reşit AĞAR ... 118

3.7. Nuri CONKER ... 119

3.8. Mehmet Ali AGAKAY ... 122

3.9. Ömer Asım AKSOY ... 124

3.10.Ali Hikmet AYERDEM ... 127

3.11. Bekir Sıtkı KALELİ ... 129

3.12.Numan MENEMENCİOĞLU... 130

3.13.Ahmet AKSU ... 132

3.14. Abdurrahman MELEK...132

3.15. Nuri PAZARBAŞI ... 134

3.16. Cemil Sait BARLAS ... 136

3.17. Muzafer CANBOLAT ... 138

3.18. Ali Şefik ÖZDEMİR ... 138

3.19. Cemil ALEVLİ ... 140

3.20. Aşir ATLI ... 142

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM...145

4. GAZİANTEP MİLLETVEKİLLERİNİN SOSYAL VE KÜLTÜREL ÖZELLİKLERİ (1923-1950)...145

4.1. Milletvekillerinin Doğum Yerleri ve Bölgeyle Olan İlgileri ... 145

4.2.Milletvekillerinin Yaş ve Cinsiyet Durumları ... 147

4.3.Milletvekillerinin Medeni Durum ve Çocuk Sayıları ... 154

4.4.Milletvekillerinin Eğitim Durumu ... 155

4.5. Milletvekillerinin Bildikleri Yabancı Diller ... 156

4.6.Milletvekillerinin Mesleki Durumları ... 158

4.7. Gaziantep Milletvekillerinin Milletvekili Olduğu Tarihler ... 160

4.8.Milletvekillerinin Milletvekili Olduğu Dönem Sayısı ve Dönemleri ... 161

(16)

4.9.Gaziantep Milletvekillerinden Bakanlık Yapanlar ... 162

4.10.Gaziantep Milletvekillerinin İsimlerinin Verildiği Yer Adları ... 164

4.11. Kitap Yazan Milletvekilleri ve Eserleri ... 166

BEŞİNCİ BÖLÜM...171

5. GAZİANTEP MİLLETVEKİLLERİNİN FAALİYETLERİ (1923-1950)...171

5.1.II. TBMM (1923-1927) ... 171

5.1.1. Ali CENANİ ... 171

5.1.1.1. Mali - Ekonomik Konuşmaları ... 171

5.1.1.2. Sosyo-Kültürel Konuşmaları ... 213

5.1.1.3. Hukuki ve Siyasi Konuşmaları... 217

5.1.1.4. Sosyo-Kültürel Konuşmaları ... 224

5.1.1.5. Askeri Alan İle İlgi Konuşmaları ... 226

5.1.2. Ali CENANİ ... 234

5.1.2.1. Mali-Ekonomik Konuşmaları ... 234

5.1.2.2. Sosyo-Kültürel Konuşmaları ... 290

5.1.2.3. Hukuki ve Siyasi Konuşmaları... 291

5.1.2.4. Askeri Alan İle İlgi Konuşmalarıxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx ... 297

5.1.3. Mustafa Ferit ARSAN ... 298

5.1.3.1. Siyasi Konuşmalar ... 298

5.1.4. Ali KILIÇ ... 298

5.1.4.1. Sosyo-Kültürel Konuşmaları ... 298

5.1.5. Hafız Mehmet ŞAHİN... 299

5.1.5.1. Sosyo-Kültürel Konuşmalar ... 299

5.2. III. TBMM (1927-1931) ... 300

5.2.1. Ahmet Remzi GÜRES... 301

(17)

5.2.2. Ali CENANİ ... 307

5.2.2.1. Mali-Ekonomik Konuşmaları ... 307

5.2.2.2. Hukuki ve Siyasi Konuşmalar ... 317

5.2.5.Resit AĞAR ... 326

5.2.5.1. Sosyo-Kültürel Konuşmaları ... 326

5.2.5.2. Mali-Ekonomik Konuşmaları ... 329

5.2.5.3. Hukuki ve Siyasi Konuşmalar ... 341

5.2.6. Memet ŞAHİN ... 346

5.2.6.1. Mali-Ekonomik Konuşmaları ... 346

5.3. IV. TBMM DÖNEMİ (1931-1935) ... 346

5.3.1. Ahmet Remzi GÜRES... 346

5.3.2.Nuri CONKER ... 346

5.3.2.1. Mali-Ekonomik Konuşmaları ... 346

5.3.2.2. Hukuki ve Siyasi Konuşmaları... 347

5.3.3.Ali KILIÇ ... 348

5.3.4. Reşit AĞAR ... 348

5.3.4.1. Mali-Ekonomik Konuşmaları ... 348

5.3.4.2. Hukuki ve Siyasi Konuşmaları... 370

5.3.2.3. Askeri Alan İle İlgi Konuşmaları ... 387

5.3.2.4. Sosyo-Kültürel Konuşmaları ... 388

5.3.5. Memet ŞAHİN ... 389

5.3.2.1. Mali-Ekonomik Konuşmaları ... 389

5.3.2.2. Hukuki ve Siyasi Konuşmaları... 389

5.4. V.TBMM ( 1935-1939 ) ... 389

5.4.1. Memet Ali AĞAKAY ... 390

5.4.2. Reşit AĞAR ... 390

5.4.3.Ömer Asım AKSOY ... 390

5.4.3.1. Mali-Ekonomik Konuşmaları ... 390

(18)

5.4.4.1. Mali - Ekonomik Konuşmaları ... 392

5.4.4.2. Hukuki ve Siyasi Konuşmaları... 393

5.4.5. Nuri CONKER ... 394

5.4.6. Remzi GÜRES ... 394

5.4.7. Bekir Sıtkı KALELİ ... 394

5.4.7.1. Mali-Ekonomik Konuşmaları ... 394

5.4.7.2. Sosyo-Kültürel Konuşmaları ... 394

5.4.7.3. Hukuki ve Siyasi Konuşmaları... 394

5.4.8.Ali KILIÇ ... 395

5.4.9.Numan MENEMENCİOĞLU ... 395

5.4.10.Memet ŞAHİN ... 395

5.5.VI.TBMM (1939-1943) ... 395

5.5.1. Memet Ali AĞAKAY (Mehmet Ali AGAKAY) ... 396

5.5.2. Ömer Asım AKSOY ... 396

5.5.3. Ahmet AKSU ... 396

5.5.4. Bekir KALELİ (Bekir Sıtkı KALELİ) ... 396

5.5.4.1. Sosyo-Kültürel Konuşmaları ... 396

5.5.4.2. Hukuki-Siyasi Konuşmaları ... 396

5.5.4.3. Askeri Alan İle İlgi Konuşmaları ... 398

5.5.5. Abdurrahman MELEK ... 399

5.5.5.1. Mali-Ekonomik Konuşmaları ... 399

5.5.5.2. Sosyo-Kültürel Konuşmaları ... 400

5.5.5.3. Hukuki ve Siyasi Konuşmaları... 403

5.5.6. Nuri PAZARBAŞI (Mehmet Nuri PAZARBAŞI) ... 404

5.5.6.1. Mali-Ekonomik Konuşmaları ... 404

5.5.7. Memet ŞAHİN (Hafız Memet ŞAHİN)... 406

5.6.VII.TBMM (1943-1946 ) ... 406

5.6.1. Ömer Asım AKSOY - CHP ... 407

(19)

5.6.2.1. Mali-Ekonomik Konuşmaları ... 407

5.6.2.2. Sosyo-Kültürel Konuşmaları ... 424

5.6.2.3. Hukuki ve Siyasi Konuşmaları... 451

5.6.2.4. Askeri Alan İle İlgi Konuşmaları ... 457

5.6.3.Muzafer CANBOLAT-CHP ... 458

5.6.4.Bekir Sıtkı KALELİ-CHP ... 458

5.6.5. Abdurrahman MELEK-CHP ... 458

5.6.5.1. Mali-Ekonomik Konuşmaları ... 458

5.6.5.2. Sosyo-Kültürel Konuşmaları ... 462

5.6.5.3. Hukuki ve Siyasi Konuşmaları... 463

5.6.6.Ali Şefik ÖZDEMiR -CHP ... 463

5.6.7. Memet ŞAHİN (Hafız Memet ŞAHİN) ---CHP* ... 463

5.7.VIII.TBMM (1946-1950) ... 463

5.7.1. Ömer Asım AKSOY -CHP ... 464

5.7.1.1. Mali-Ekonomik Konuşmaları ... 464

5.7.1.2. Sosyo-Kültürel Konuşmaları ... 468

5.7.1.3. Hukuki ve Siyasi Konuşmaları... 469

5.7.2.Cemil ALEVLİ-CHP ... 474

5.7.2.1. Mali-Ekonomik Konuşmaları ... 474

5.7.2.2. Sosyo-Kültürel Konuşmaları ... 509

5.7.2.3. Hukuki ve Siyasi Konuşmaları... 512

5.7.3. Aşir ATLI -CHP ... 519

5.7.3.1. Askeri Alan İle İlgi Konuşmaları ... 519

5.7.4. Cemil Sait BARLAS-CHP ... 526

5.4.7.1. Mali-Ekonomik Konuşmaları ... 526

5.4.7.2. Sosyo-Kültürel Konuşmaları ... 612

5.4.7.3. Hukuki ve Siyasi Konuşmaları... 618

5.4.7.4. Askeri Alan İle İlgi Konuşmaları ... 660

(20)

5.7.5.1. Sosyo-Kültürel Konuşmaları ... 665

5.7.5.2. Askeri Alan İle İlgi Konuşmaları ... 673

5.7.6.Bekir Sıtkı KALELİ-CHP ... 673

5.7.6.1. Mali-Ekonomik Konuşmaları ... 673

5.7.6.2. Sosyo-Kültürel Konuşmaları ... 674

5.7.6.3. Hukuki ve Siyasi Konuşmaları... 675

5.7.6.4. Askeri Alan İle İlgi Konuşmaları ... 683

5.7.7. Abdurrahman MELEK - CHP ... 687

5.4.7.1. Mali - Ekonomik Konuşmaları ... 687

5.4.7.2. Sosyal - Kültürel Konuşmaları... 690

ALTINCI BÖLÜM...693

6. GAZİANTEP MİLLETVEKİLERİNİN YASAMA FAALİYETLERİNİN GENEL ANALİZİ (1923-1950)... 693

6.1. T.B.M.M. Milletvekilleri ve Gaziantep Şehrinin Temsil Oranı ... 693

6.2. Gaziantep miletvekillerinin yasama faaliyetleri (1923-1950) ... 694

7. SONUÇ ve TARTIŞMA...701

KAYNAKÇA...707

A-ARŞİV BELGELERİ ... 707

I-Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Cumhuriyet Arşivi Daire Başkanlığı Arşivi (BCA) ... 707

II-Türkiye Büyük Millet Meclisi Arşivi ... 707

a- Milletvekilleri ve Şahsi Dosya Numaraları-Sicil Dosya Numaraları ... 707

b-Zabıt Cerideleri... 709

III. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Arşivi (Milletvekilleri Şahsi Sicil Dosyaları) ... 709

B-GAZETELER ... 710

(21)

II-Ulusal Gazeteler ... 710 III-Yerel Gazeteler ... 710 IV-Dergi ve Mecmualar ... 711 C-KİTAP ve MAKALELER ... 712 I- Kitaplar ... 712 II-Makaleler ... 728

D-DOKTORA VE YÜKSEK LİSANS TEZLERİ ... 733

I-Doktora Tezleri ... 733

II-Yüksek Lisans Tezleri ... 734

(22)

TABLOLAR LİSTESİ

4.1. Gaziantep Milletvekilleri Doğum Yerleri………145 4.2. Gaziantep Milletvekilleri Doğum Tarihleri ve Yaşları…...147 4.3. Gaziantep Milletvekilleri II.Dönem Yaş Ortalamaları…...148 4.4. Gaziantep Milletvekilleri III.Dönem Yaş Ortalamaları….149 4.5. Gaziantep Milletvekilleri IV.Dönem Yaş Ortalamaları….149 4.6. Gaziantep Milletvekilleri V.Dönem Yaş Ortalamaları…...150 4.7. Gaziantep Milletvekilleri VI.Dönem Yaş Ortalamaları….151 4.8. Gaziantep Milletvekilleri VII.Dönem Yaş Ortalamaları…151 4.9. Gaziantep Milletvekilleri VIII.Dönem Yaş Ortalamaları..152 4.10. Gaziantep Milletvekilleri Yaş Ortalaması……….153 4.11. Gaziantep Milletvekilleri Çocuk Sayıları………..154 4.12. Gaziantep Milletvekilleri Eğitim Durumları……….155 4.13. Gaziantep Milletvekilleri Bildikleri Yabancı Diller……..157 4.14. Gaziantep Milletvekilleri Meslekleri ve Görevleri………158 4.15. Gaziantep Milletvekillerinin Milletvekilliği Dönemleri…160 4.16. Gaziantep Milletvekillerinin Yeniden Seçilme Sayıları…161 4.17. Gaziantep Milletvekillerinin Bakanlıkları……….163 4.18. Gaziantep Milletvekillerinin Yer adları……….165 4.19. Gaziantep Milletvekillerinin Eserleri………..167 4.20. Gaziantep Milletvekili ve Nüfus Sayılarının Türkiye

Milletvekili Nüfusuna Oranları……….169 6.1. T.B.M.M. Milletvekilleri ve Gaziantep Şehrinin Temsil Oranı ………..693 6.2. Gaziantep milletvekillerinin yasama faaliyetleri genel tablosu ……….694 6.3. TBMM Yasama Faaliyetleri Analizi (1923-1927)…………695 6.4. TBMM Yasama Faaliyetleri Analizi (1927-1931)…………696

(23)

6.5. TBMM Yasama Faaliyetleri Analizi 1931-1935)………..696 6.6. TBMM Yasama Faaliyetleri Analizi (1935-1939)……….697 6.7. TBMM Yasama Faaliyetleri Analizi 1939-1943)………...698 6.8. TBMM Yasama Faaliyetleri Analizi (1943-1946)………..699 6.9. TBMM Yasama Faaliyetleri Analizi (1946-1950)………..699

(24)

KISALTMALAR

ALM : Almanca ARP : Arapça

ATAM : Atatürk Araştırma Merkezi ATF : Ankara Tıp Fakültesi

ATTB : Atatürk’ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri

AÜSBFD : Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi AÜSBFY : Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Yayınları BCA : Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi

Bkz. : Bakınız

C : Cilt

Çev. : Çeviren

CHF : Cumhuriyet Halk Fırkası CHP : Cumhuriyet Halk Partisi CMP : Cumhuriyetçi Millet Partisi

D. : Dönem/ Devre

Der. : Derleyen

DİE : Devlet İstatistik Enstitüsü

DİA : Diyanet İşleri İslam Ansiklopedisi

DN : Dosya Numarası

DP : Demokrat Parti

DTCF : Dil Tarih Coğrafya Fakültesi

Ed. : Editör

E.M.S.G.M.A : Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Arşivi FRA : Fransızca

FARS : Farsça

(25)

GTSO : Gaziantep Ticaret ve Sanayi Odası GTOY : Gaziantep Ticaret Odası Yıllığı

HF : Halk Fırkası

Haz. : Hazırlayan

İA : İslam Ansiklopedisi

İNG : İngilizce

İÜ : İstanbul Üniversitesi İTC : İttihat ve Terakki Cemiyeti

İÜHFM : İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası İÜHF YAY : İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları MEBY : Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları

MMZC : Meclis-i Mebussan Zabıt Ceridesi SDN : Sicil Dosya Numarası

SGK : Sosyal Güvenlik Kurumu ŞDN : Şahsi Dosya Numarası

TBMM : Türkiye Büyük Millet Meclisi.

TBMM ZC : Türkiye Büyük Millet Meclisi Zabıt Ceridesi TBMM TD : Türkiye Büyük Millet Meclisi Tutanak Dergisi TBMM GCZ : Türkiye Büyük Millet Meclisi Gizli Celse Zabıtları TESAV : Toplumsal Ekonomik Siyasal Araştırmalar Vakfı THE : Tercüme-i Hal Evrakı

TİBY : Türkiye İş Bankası Yayınları TKAE : Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü

TODAİE : Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü TTK : Türk Tarih Kurumu

TÜİK : Türkiye İstatistik Kurumu

(26)

s. : Sayfa ss. : Sayfa sayısı Yay. : Yayınları

Yay. Haz. : Yayına Hazırlayan YKY : Yapı Kredi Yayınları

(27)
(28)

BİRİNCİ BÖLÜM

1. GİRİŞ

1.1. Tarihsel Süreçte Gaziantep

Evliya Çelebi’nin “bir düz yerde ve bazı zemini mürtefi bayırlar üzere vaki olmak ile ab-ı hevası latif şehr-i azimdir” (Evliya Çelebi, 1935:355) dediği Gaziantep, tarihi çok eskilere dayanan, sosyal, ekonomik, kültürel ve siyasi özellikleri bakımından tarihin her döneminde pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmış ve çeşitli mücadelelere tanıklık etmiş bir şehirdir. Coğrafi olarak, doğu ve güneydoğusundaki Fırat vadisinden, batı ve kuzey doğudaki yeşil dağ platolarına gittikçe yükselerek, dalgalanan arazi arasında yer alan Gaziantep bu yaylaların ortasında, tepeler üzerine kurulmuştur (Darkot-Dağlıoğlu, 1961: 64; Özdeğer, 1988: 1-14; Özdeğer, 1996: 466; Pamuk, 2009: 28). Osmanlı kaynaklarında “Ayıntab” adıyla anılan Gaziantep, Güneydoğu Anadolu’nun batı bölgesinde yer almaktadır. 8 Şubat 1921 (TBMM. 93 Nolu Kanun) tarihinde TBMM tarafından verilen “Gazi” unvanıyla beraber Antep olan adı Gaziantep şekline dönüştürülen şehir, Güneydoğu Anadolu’nun en büyük vilayet merkezlerinden biri olup, deniz seviyesinden ortalama 840 m. yüksekliktedir. Antep, bölge ve arazi yapısı bakımından daima iskâna uygun bir yer olarak görülmüş ve bu özelliğinden dolayı da ilkçağlardan bu yana cazibe merkezi olmuştur (Özdeğer, 1988: 1).

İlkçağa ait kaynaklarda Gaziantep’in 12 km. kuzeyinde, Antep-Maraş yolu üzerindeki Dülük yerleşim bölgesinin ismine sıkça rastlanmaktadır (Özdeğer, 1988: 1). Buranın Antep şehrinin ilk yerleşim yeri olduğu ve daha sonra H.800/M.1397-88 yıllarında meydana gelen bir depremle buranın harap olması üzerine merkezin bugünkü Antep Kalesi civarına taşındığı rivayet edilmektedir. Yine bir rivayete göre de tarihsel olarak bu olayda birtakım hataların bulunduğu ve bu olaydan önce de bugünkü Antep’in önemli bir merkez olduğu bilinmektedir (Güllü, 2010: 38). Ünlü coğrafyacı Batlamyus’un eserinde “Dolica”, Arami kaynaklarında “Dolik” veya “Dolike” olarak anılan şehre Asurlular tarafından “Babigu”, “Bilabhi” ve “Doluk”, Romalılar tarafından “Dolichenus”, “Doulicha” ve “Doliche”, Bizanslılar tarafından ise “Tolonbh” demekteydi (Pamuk, 2009: 31; Güllü, 2010: 35). Bugün hâlâ Gaziantep’te Dülük yerleşim yerinin harabeleri açık hava müzesi olarak varlığını sürdürmektedir.

(29)

Bu bilgilerin yanı sıra Haçlı Kroniklerinde de Gaziantep’in adı ile ilgili bilgilere rastlanmaktadır. Kroniklerde genellikle, “Hamptam” ismi kullanılmakla birlikte “Hantab”, “Entab”, “Hamtab”, Hatab”, olmak üzere değişik kullanımlara da rastlanmaktadır (Pamuk, 2009: 31). Haçlı kroniklerinin yanı sıra Ermeni kaynaklarında da Gaziantep için çeşitli isimlerin kullanıldığı bilinmektedir (Güllü, 2010: 36-37). Antep’in bir diğer adı da “Kale-i Füsûs” tur (Pamuk, 2009: 32; Ceylan,1999:2). Füsûs adının nerden geldiği hakkında anlatılan bir efsaneye göre bir zamanlar bölgenin sahibi olan bir kız çok kıymetli bir yüzüğünü satarak Antep kalesini yaptırmıştır. Bu olaydan dolayı şehir “Kale-i Füsus” adı ile anılmıştır (Göğüş, 1997: 23). Füsûs “yüzük taşı” anlamına gelmektedir. Yine Urfalı Mateous’un vakayinâmesinde de Antep’in adlarıyla ilgili bilgiler bulunmaktadır (Mateos, 1987: 277). Tam olarak bilinmemekle birlikte Hazreti Ömer döneminde İslâm orduları tarafından fethedilen şehre, etrafındaki pınar ve sulara izafeten pınar şehri anlamına gelen “Ayıntab” ismi verildiği bildirilmektedir (Güllü, 2010: 36; Özlü, 2006: 118-128).

Yapılan arkeolojik çalışmalar Gaziantep tarihinin Paleolitik Çağ’a kadar uzandığını göstermektedir. Dülük, Sakçagözü, Zincirli, Gedikli, Tilmen Hüyük ve Kargamış kentlerinin varlığı da bunu ispat etmektedir (Pamuk, 2009: 35-36). Şehir Hitit, Asur, Babil, Med, Pers, Büyük İskender, Roma ve Bizans hâkimiyetlerinde kalmıştır (Altınöz, 1999: 100). Orta Tunç Çağı’nda Babil hâkimiyetinde olan bölge M.Ö.1800’lerde Hititlerin eline geçmiştir. M.Ö. 1800-1200 tarihleri arasında bölgede etkili olan Hititler Dülük ve çevresini merkez olarak kullanmışlardır (Güllü, 2010: 100). Antep ve çevresi Hititlerden sonra M.Ö. 717-612 arasında Asurluların, M.Ö. 612-329 arası Medlerin, Medleri müteakip ise M.Ö. 330-333 arası Perslerin hakimiyetinde kalmıştır (Göğüş, 1997: 25; Güllü, 2010: 40). Pers Kralı Daryüs’ü İssos Savaşı’nda (M.Ö.333) Büyük İskender’in mağlup etmesi üzerine bölge Makedon hâkimiyetine girmiş ve bölgede Helen kültürünün etkili olduğu küçük şehir devletleri oluşmaya başlamıştır (Ünal, 2010: 67-102; Altınöz, 1999: 101). Şehir daha sonra İmparator Pompeus zamanında Roma hâkimiyetine girmiş ve M.S. 395’te Roma’nın ikiye ayrılması ile Bizans İmparatorluğu’nda kalmıştır. Bizans İmparatoru Justinyanus’un Antep Kalesi’ni inşa ettirmesini müteakip kale etrafında Antep şehri ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte bölge Bizans ile Arap Devletleri arasında sınır olması münasebetiyle sürekli bu iki

(30)

güç arasındaki mücadelelere sahne olmuştur. (Altınöz, 1999: 101). Suriye’ye 634 yılında giren İslâm orduları, Ebu Ubeyde’nin komutasında 636 senesinde Yermük Savaşı’nda Bizans ordusunu mağlup edince, öncü kuvvetlerin komutanı İyas Bin Ganem tarafından Antep ve çevresi İslâm topraklarına dâhil edilmiştir (Özdeğer, 1988: 3).

Antep’te Türk hâkimiyeti dönemine gelince, Alparslan ve Melik Şah zamanlarında şehrin hâkimiyet altına alındığı tahmin edilmektedir. Selçuklu komutanlarından Afşin, 1066’da Dülük, Raban (Araban) ve Kessum kalelerini, Gümüştekin de Urfa ve Nizip bölgesini almış ve böylelikle Antep Türk egemenliğine girmiştir (Göyünç, 1985: 45; Turan, 1965: 118; Güllü, 2010: 43). Süleyman Şah’ın 1084’te bölgedeki faaliyetiyle Antep kendiliğinden Türk idaresine katılmıştır. Haçlılar ile Anadolu Selçukluları arasında el değiştiren Antep, Moğol istilasından sonra da Memluklu idaresine girmiştir. Bundan sonra Antep ve çevresi, Memluk Sultanlığı ile Maraş ve Elbistan’a hâkim Dulkadiroğluları arasında ihtilaf konusu olmuştur. (Yınanç, 1989: 10). Bu mücadeleye Osmanlı Devleti’nin de katılmasıyla farklı bir safha başlamıştır. Yavuz Sultan Selim, Memluk topraklarına doğru ilerlerken Antep yakınlarında ordugâhını kurmuştur. Antep naibi Yunus Bey, Yavuz Sultan Selim’in karargâhına gelerek ona bağlılığını bildirmiştir. (1516). Bu suretle Antep, Osmanlı Devleti topraklarına katılmıştır (Şıvgın, 1997: 16; Özdeğer, 1996: 469). Osmanlı idaresine geçtikten sonra ilk yıllarda Halep Eyaleti’ne bağlanan Antep’te tahrir ve imar çalışmalarına başlanmış ve bölgedeki ticaretle birlikte 16. ve 17. yüzyıllarda Antep hızla gelişmiştir (Güllü, 2010: 47-51). Vakıfların yardımıyla birçok medrese, han, hamam, cami, çeşme yapılmıştır. Ticaretin gelişmesini müteakip yabancı tabiiyetli tüccar grupları ve yabancı konsolosluklar da şehirde yer almışlardır (Şıvgın, 1997: 17).

Osmanlı Devleti’nin çöküşünü müteakip bütün Osmanlı memleketleri gibi Gaziantep için de kötü günler başlamıştır. XIX. yüzyıl başlarından itibaren göçebe aşiretlerin soygunculuk ve yağmacılıkları, yeniçerilerin uygunsuz hareketleri şehri yaşanmaz bir hale getirmiştir (Göğüş, 1997: 29). Ayrıca 1818’de yaşanan büyük kuraklık, 1821’de büyük bir deprem ve 1826’da veba salgını gibi felaketler geçirmiş olan Gaziantep, henüz bu felaketlerin yaralarını saramadan 1831’de de Mısırlı İbrahim Paşa’nın istilasına uğramıştır

(31)

(Güllü, 2010: 54-55). Nizip Savaşı’nda Anteplilerin Osmanlı tarafında yer alması savaşı kazandıktan sonra Antep’e gelen İbrahim Paşa’nın sert tedbirler almasına sebep olmuştur. Bunun yanı sıra 1893’te Ermenilerin neden olduğu Balta Harbi de şehri birkaç gün için kana boyamıştır (Göğüş, 1997: 22-23).

I. Dünya Savaşı’nda çok sayıda şehit veren Gaziantep yaşadığı kıtlık ve salgın hastalıklar neticesinde tarihinin en korkunç günlerini yaşamıştır (Göğüş,1997:30). 1918’de Osmanlı Devleti’nin Mondros Ateşkes Antlaşması’nı imza etmesinin ardından bölgede işgaller başlamıştır ve Antep de 15 Ocak 1919 tarihinde İngilizler tarafından Mondros Mütarekesinin 7. Maddesi gerekçe gösterilerek işgal edilmiştir. (Bozgeyik, 1994: 21; Pamuk, 2009: 46; Saral, 1966: 13). İşgali müteakip İngilizler tarafından şehirdeki Ermenilerin de kışkırtmasıyla Türklere sürekli baskı uygulanmıştır. Bütün evler tek tek aranmış, şehirde sokağa çıkma yasağı uygulanmaya başlanmıştır. Türklerin elinde bulunan ekmek bıçağına kadar tüm kesici ve patlayıcı aletler toplanmış ve şehrin ileri gelenleri de çeşitli bahanelerle Halep’e sürülmüştür (Güllü, 2010: 107). İngilizler burada kalıcı olmadıklarını ve asıl hedeflerinin Musul bölgesindeki petrol kaynakları olduğunu Eylül 1919’da Fransızlarla yaptıkları bir antlaşmayla ortaya koymuşlardır. Bu antlaşma İngiltere ve Fransa arasında imzalanan “Suriye İtilafnamesi’dir (Budak, 2003: 116-121). Burada asıl mesele yukarıda da arz edildiği üzere Musul petrolleridir ve İngiltere antlaşmayı müteakip önce Suriye sonra da Ekim 1919 sonunda Antep, Urfa ve Maraş’ı boşaltmıştır (Güllü, 2010: 317; Ceyhan, 1999: 108)

İngilizlerin, Antep’i Fransız işgaline terk etmelerinin ardından 29 Ekim’de Antep’e gelen Fransız-Ermeni Alayı Komutanı Kolonel Saint Mari, İngilizlerden Antep’in işgal idaresini teslim almış ve 5 Kasım 1919’da tamamı Ermeni gönüllülerinden oluşan Fransız Birlikleri Antep’e girmiştir. (Güllü, 2010: 324).

Fransızlar ve Ermenilerin baskıları Antep halkını yıldırmadığı gibi aksine büyük bir direnişe de yol açmıştır. İlk olarak Antep-Kilis hattında Şahin Bey liderliğinde işgale karşı büyük bir savunma başlamıştır. Ancak Fransızlara karşı koyacak gerekli cephanesi ve modern silahları olmayan Şahin Bey girdiği bir çatışmada şehit düşmüştür (Pamuk, 2009: 171-185; Güllü, 2010: 358; Lohanizade, 1989: 42). Şahin Bey’in Şehit edilmesini müteakip Fransız

(32)

kuvvetlerine karşı bu defa Antep şehir halkı çatışmalara başlamıştır. Şehir 1 Nisan 1920’den, 7 Şubat 1921’e kadar Fransızlara karşı direnmiştir. Açlık, mühimmat-cephane kıtlığı ve herhangi bir dış yardım alamamak gibi nedenlerden dolayı şehrin direnişi kırılmış ve Türk kuvvetleri geri çekilmek zorunda kalmıştır. Bu gelişmelerin neticesi Fransızlar 9 Şubat 1921’de şehri işgal etmişlerdir. (Pamuk, 2009: 302). Gaziantep’in bu büyük direnişi neticesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi, kendi gücüyle işgale karşı 10 ay dayanan Antep’e 6 Şubat 1921’de “Gazilik” unvanı vermiştir. (Pamuk, 2009: 304). Böylece şehrin Ayıntab olan ismi bu tarihten sonra Gaziantep’e dönüştürülmüştür. Fransızlarla Ankara Antlaşması’nın imza edilmesinin ardından yaklaşık iki yıl süren işgal son bulmuş ve Fransızlar 25 Aralık 1921’de şehri boşaltmışlardır (Pamuk, 2009: 310).

1.2. Cumhuriyetin İlk Yıllarında Gaziantep (1923-1950) Hiç kuşkusuz,bir kentin zaman içindeki değişimi haliyle onu çevreleyen daha geniş toplumsal ve politik süreçlerinde değişimini ifade eder.(Gültekin,2011;29). Osmanlının bakiyesi olarak elde kalan topraklarda cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte bir kalkınma hamlesi başlatılmıştır. Mustafa Kemal ve arkadaşları savaş meydanlarında gösterdikleri başarıları sosyal, ekonomik ve siyasal olarak taçlandırmak amacıyla ülke çapında bir harekete girişmişler ve yapılan inkılaplarla da bu doğrultuda büyük bir yol kat edilmiştir.

19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkmasının ardından, Sivas ve Erzurum gibi şehirlerde gerçekleştirdiği kongrelerle birlikte, Havza ve Amasya gibi şehirlerden yayınladığı genelgelerle Kurtuluş Savaşı’nın fitilini resmen ateşlemiş ve 30 Ağustos’ta Büyük Taarruz’u yaptıktan sonra düşmanın yurttan atılmasını müteakip 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilanıyla resmen yeni Türk devletini kurmuştur. Cumhuriyetin ilanının ardından meclis çalışmalara başlamış ve yapılan inkılaplarla modern dünyaya uyum sağlanmaya çalışılmıştır. Bu inkılâpların yanında ülkenin kültürel olarak kalkınması için de Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu gibi müesseselerin yanında İzmir İktisat Kongresi gerçekleştirilerek ülkenin ekonomik olarak kalkınmasına hız verilmeye çalışılmıştır. Tüm Türkiye’de olduğu gibi bu kalkınma hamlelerinin Gaziantep’te de tezahürleri çeşitli olmuştur. 1923-1950

(33)

yılları arası CHP’nin tek parti yönetimi devirlerinde bu kalkınma hamlesinin gözlemlenebilmesi bakımından Gaziantep’in çeşitli yönlerden incelenmesi gerekmektedir. Buradan hareketle 1923-50 yıllarında Gaziantep’in sosyal, ekonomik ve kültürel durumu aşağıda verilmiştir.

1.2.1.Gaziantep’in Nüfusu ve İdari Yapısı

Gaziantep, 1920 yılının başlarında savaşın ve işgallerin etkisiyle harap bir durumdadır. Şehrin önemli bir bölümü ve özellikle yerleşim alanları yanmış ve yıkılmış halde savaşın etkilerini uzun süre üzerinde taşımıştır. Kurtuluş Savaşı’nın devam ettiği sıralarla TBMM’nin hazırladığı 20 Ocak 1921 tarihli Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nda (Anayasa) idari teşkilatta da bir takım düzenlemeler yapılmıştır. Buna göre vilayetler kazalara ayrılmış, kazalar da nahiyelerden müteşekkil bir hale getirilmiştir (Özbudun, 2008: 79). Bu düzenlemeler çerçevesinde 1923 yılında tüm sancakların “vilayet” adını almasıyla beraber Antep Sancağı da Antep Vilayeti adını almıştır. 20 Nisan 1924 tarihinde yeni anayasanın kabulü ile birlikte bu anayasada vilayet sisteminde yeni düzenlemeler yapılmış vilayet, kaza, nahiye ve köylerin tüzel kişiliklerinin bulunduğu ve vilayet idaresinin yetki genişliği ile görev ayrımı belli esaslara dayandırılmıştır (Özbudun, 2008: 77; Cavlak, 1990: 60-62).

1926’da idari taksimata göre Gaziantep, Kilis ve Halfeti adlarında iki kazaya sahiptir (Pekdoğan, 1999: 27) Yine bu yılda Kilis ve Halfeti’nin yanında Malatya’ya bağlı olan Besni İlçesi de Gaziantep’e bağlanmıştır. Bunu müteakip 1933 yılında bu ilçe Gaziantep’ten alınarak yeniden Malatya’ya verilmiş, buna karşılıkta Kahramanmaraş’a bağlı Pazarcık (BCA, Fon:490.1.0.0, Yer No:496.1997.5:5; Alparslan, 2013: 16) ile Cebelibereket (Osmaniye) İline bağlı İslahiye ilçesi Gaziantep’e bağlanmıştır. Ancak 1944 yılında Pazarcık yeniden Gaziantep’ten alınarak Kahramanmaraş’a bağlanmıştır(TBMM.ZC.VII,.D,C.23,:105-117).

1946 yılında merkez ilçeden bir kısım köyler ayrılarak Oğuzeli ilçesi, 1957’de Araban ve Yavuzeli ilçeleri kurulmuştur (Gaziantep İl Yıllığı, 2002: 67-68; Darkot-Dağlıoğlu, 1993: 64-67; Gürkan, 2004: 4).

(34)

1927 yılı Nüfus sayımı verilerine göre Gaziantep; Besni, Kilis ve Nizip adında 3 kazaya sahiptir ve şehrin nüfusu yaklaşık 40 bin civarındadır (Sönmez, 2012: 92). Bunu müteakip 1935 yılına ait nüfus sayımına göre ise İslâhiye, Kilis, Nizip ve Pazarcık ilçelerinden oluşmaktadır ve nüfusu yaklaşık 50 binleri geçmiştir. Bunda en önemli etken cumhuriyetin ilk yıllarındaki şehirde meydana gelen sanayi ve ticari alanlardaki atılımlar olarak gösterilmektedir (Sönmez, 2012: 92). Ancak bu nüfus artışında doğurganlıktan ziyade kanaatimizce şehirleşmeyle birlikte başlayan köyden kente göç önemli olmuştur. Şehirdeki mahalle sayısının (34 mahalle) XVIII. yüzyıldaki mahalle sayısıyla aynı olduğu görülmektedir (Tuncel, 1996:475; Sönmez, 2012: 92). Şehrin alanında bir büyüme olmasına rağmen mahalle sayılarında bir değişiklik yoktur.

1940 yılı nüfus verileri incelendiğinde ilçelerde bir değişiklik yoktur, 1935 yılıyla aynıdır. 1945 yılı verilerine bakıldığında birtakım değişiklikler göze çarpmaktadır. Bu yılın verilerine göre Gaziantep; İslâhiye, Kilis ve Nizip ilçelerinden müteşekkildir. Şehirde 1935-45 yılları arası nüfus artış miktarı ve hızının düştüğü kaydedilmiştir. Bunda en önemli etken II. Dünya Savaşı için alınan önlemlerden biri olan askerlik çağındaki erkeklerin askere çağrılmasıdır (Avcı, 1993: 255). Antep’in yıllık nüfus artış hızı 1935-1940 yılları arası %22,85 civarında iken, II. Dünya Savaşı’nın patlak verdiği ve devam ettiği dönemi kapsayan 1940-1945 yılları arasındaki dönemde % 19,16 ile cumhuriyet tarihinin en düşük nüfus artış hızı gerçekleşmiştir (Sönmez, 2012: 95).

1950 yılı nüfus sayımında mevcut ilçelere Oğuzeli ilçesinin eklendiği görülmektedir. Buna göre 1950 yılında Gaziantep’in ilçe sayısı İslahiye, Nizip, Kilis ve Oğuzeli olmak üzere toplam dörttür ve şehrin toplam nüfusu 328,343 kişidir (TÜİK, 2013: 8) Tüm Türkiye’de olduğu gibi 1950’li yıllar Gaziantep şehrinde de ciddi sayılabilecek derecede nüfus artışının meydana geldiği görülmektedir (Sönmez, 2012: 95). Bu nüfus artışının daha çok doğudan batıya, köyden kente göçten kaynaklandığı kaydedilmiş ve bu aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’ndeki ilk ciddi şehirleşme hareketinin de başlangıcı sayılmıştır (Sönmez, 2012: 95; Avcı, 2003: 220). Nitekim 1950’li yıllarda şehrin nüfusu 100 binlere ulaşmıştır ve 50’li yıllarda başlayan göç hareketleri 1960’lı yıllarda şehir nüfusunun yaklaşık 124 bin kişiye ulaştığını göstermiştir (Sönmez, 2012: 96).

(35)

Gaziantep’te cumhuriyetin ilk yıllarında dönemin sağlık standartlarına sahip tam teşekküllü bir hastane mevcut değildir. Var olan Vilayet Hastanesi de sadece Gaziantep’e değil Kahramanmaraş, Şanlıurfa ve Adıyaman gibi çevre illere de hizmet vermekte ve bu yüzden de zaten imkânları çok yetersiz olan hastane tamamen yetersiz kalmaktadır. 25 yatak kapasitesine sahip olan bu hastane 1926 yılında daha düzenli bir duruma getirilmesi için özel muhasebeye devredilmiş ve 1933 yılında 50 yatak kapasitesine, 1935 yılında ise 75 yatak kapasitesine ulaştırılmıştır (Yeni Gaziantep, 29 Ekim 1941: S.76). Bunun gibi bir de 1940’lı yıllarda Kilis’te kurulan 25 yataklı bir hastane daha mevcuttur.

1939 yılında milletvekilleri tarafından Sağlık Bakanlığı’na iletilen isteklerden biri de bu Gaziantep Memleket Hastanesi’nin geliştirilmesi yönündedir. Hastaneye bir röntgen ve iyi bir laboratuar kurulması istenmektedir (BCA, 490 01 653 173, 30.11.1939). 1942 yılında hastaneye istenilen röntgen makinesi alınmış ve bunun yanında hastane içerisi ve çevresinde birtakım imar faaliyetleri de yapılmıştır (Yeni Gaziantep, 29 Ekim 1942: S.171). Yine bu yıl yeniden açılan doğum ve çocuk bakımevi de faaliyete girmiştir (Gürkan, 2004: 134). 1945 yılında bir teftiş esnasında Sağlık Bakanı hastanenin 125 yatak kapasitesine çıkarılması için emir vermiştir (Yeni Gaziantep, 29 Ekim 1945: S.477).

Gaziantep ve Kilis’teki bu hastanelerin yanında bir de 1848 yılında inşa edilmiş olan Amerikan Hastanesi mevcuttur. Başlangıçta 10 yataklı olan bu hastaneye 1890 yılında 20 yataklı yeni bir yer daha eklenerek toplam yatak kapasitesi 30’a çıkarılmıştır (Mazıcıoğlu-Üstünbaş, 2010: 8-11). Ayrıca dışarıdan gelen hasta ve hasta yakınlarının ikamet etmesi için 4 odalı bir bina daha eklenmiştir (Mazıcıoğlu-Üstünbaş, 2010: 8-11)∗.

1940’ların sonlarına doğru Gaziantep ve ilçelerindeki hastane sayısı 8’e çıkmıştır. Bunlar Gaziantep ve Kilis Memleket Hastaneleri, Gaziantep, Kilis ve Nizip Trahom Hastaneleri, Doğum ve Çocuk Hastanesi ve biri Amerikan Hastanesi olmak kaydıyla iki özel hastanedir (Gaziyurt Gazetesi, 29 Ekim 1948: S.76). Bu hastanelerden

Amerikan Hastanesi’nin Gaziantep’teki faaliyetleri hakkında ayrıntılı bilgi için

bkz. Faruk Taşkın, 2011. “Antep’te Bir Misyoner Hekim: Dr. Fred D. Shepard (1855-1915)”, Lokman Hekim Journal, C.1, S.3, ss. 22-27.

(36)

başka belediyeye ait bir zührevi hastalıklar dispanseri, 17 trahom ve göz tedavi evi ve dispanseri mevcuttur (Gaziyurt Gazetesi, 29 Ekim 1948: S.76).

Bu yıllarda en önemli sağlık sorunlarının başında Trahom hastalığı gelmektedir. Trahom cumhuriyetten önce de yaygın olmakla birlikte cumhuriyet döneminde verilen mücadeleler neticesinde önemli derecede azalmış ve sonunda bu hastalık yenilmiştir. Bu konuda dönemin hükümetleri ve Sağlık Bakanlıkları bir takım tedbirler alma yoluna gitmişlerdir. Öncelikle 1925 senesi küçük bir kısım yurt parçası üzerinde kurulan ve daha sonra 12 ilin en çok hastalıklı yerlerinde çalışmakta olan Trahom mücadelesinin faydaları ancak yeni yeni hissedilmeye başlanmış ve hastalıkla yapılan savaşın tesiri cidden büyük olmuştur. 1946 yılında biri Adana, diğeri Diyarbakır’da olmak üzere iki grup halinde çalışan Trahomla savaş teşkilâtının, 16 hastanesi, 32 dispanseri ve 35 köy tedavi evi vardır. Adana Trahom Savaş Kurulu Başkanlığı Bölgesi dâhilinde olan Gaziantep’te de 1939 yılında 20 yataklı 1 hastane, 2 Dispanser ve yedi köyde de bakımevi mevcuttur (Yeni Gaziantep, 29 Ekim 1940: S.24).

Trahomun yanında, özellikle 1944 yılında Gaziantep’te sıtma hastalığı baş göstermiştir. Bu hastalık sadece Gaziantep’te değil yurdun her köşesinde kendini hissettirmiştir. Dönemin Sağlık Bakanlığı savaş yılları olması sebebiyle yeterli tıbbi yardımın vilayetlere gönderilememesinden dolayı hastalığın yaygınlaştığını beyan etmiştir (BCA, 490 01 654 178 1, 20.03.1944).

Gaziantep Belediyesi’nin 1923-50 arası faaliyetlerinden en dikkat çekici olanı, ilk olarak 1939 yılında şehrin elektrik şebekesini millileştirmesidir (Gürkan, 2004: 81). Yine bu yıllarda şehrin içme suyu şebekesi döşenmiş, şehrin imar planı ve haritası Prof. Herman Jansen’e yaptırılmış (Gaziantep, 24 Şubat 1939: S.543), Atatürk Bulvarı açılmış, şehrin önemli simgelerinden olan Şehitler Abidesi’nin etrafına Abide Parkı yaptırılmış, şehrin ortasında bulunan Zincirli Bedesten gerekli onarım ve düzenlemeler yapılarak et ve Sebze Hali’ne dönüştürülmüştür (Gürkan, 2004: 82). Yine o yıllarda kanalizasyon çalışmalarının yanında yeni bir mezarlık dahi şehre yapılmıştır (Gaziantep, 29 Ekim 1939: S.578). 1940 yılında Belediye tarafından şehirde belediye binası altında bir çocuk bakım evi hizmete açılmıştır (Gürkan, 2004: 96). Bununla birlikte bu yıllarda şehir

(37)

içerisinde yine birtakım düzenleme ve güzelleştirme faaliyetlerine devam edilmiştir (Yeni Gaziantep, 14 Haziran 1941-29 Ekim 1941: S.57-76). 1942 yılında şehirde belediyecilik anlamında önemli faaliyetler başarılmıştır. Daha önce yapımına başlanan Abide Park bu yıl hizmete açılmış, şehrin bazı yerlerinde yol, kaldırım, kanalizasyon ve ağaçlandırma çalışmaları bitirilmiş, bazı yerlerinde de bu faaliyetlere devam edilmiştir (Yeni Gaziantep, 29 Ekim 1942: S.171). 1947 yılında belediyenin şehrin esas caddelerinin açılarak, kanalizasyon işlerinin bitirildiği ve hatta eskiden beri bakımsız durumda olan şehrin arka sokaklarının bile parke taşı döşediği görülmüştür (Gürkan, 2004: 256). 1948 yılında Belediye 5228 sayılı kanun gereğince kendisine ait boş arsaları evsizlere ev yaptırmak üzere dağıtmış ve arsa bedeli olarak kişi başı 10 lira almıştır (Gaziyurt Gazetesi, 29 Ekim 1948-13 Kasım 1948: S.76-81). Yine 25 yıllık süreçte pek çok tesis ve Abide Park, Şehitler, Türktepe, Pirsefa gibi parkların yapımını gerçekleştirerek sosyal anlamda önemli işlere imza atmıştır.

1.2.2. Gaziantep’in Sosyal Yapısı ve Eğitim-Kültür Alanında Yaşanan Gelişmeler

Cumhuriyetin ilk yıllarında Gaziantep’te 6 tane ilkokul ve sadece bir tane ortaokul bulunmaktadır. Gaziantep’in ilk lisesi 1932 yılında eğitim-öğretim hayatına başlamıştır (Gürkan, 2004: 80). 1927 nüfus sayımı verilerine göre Gaziantep’teki 215762 kişilik nüfustan okuma yazma bilen kişi sayısı 9905 kişidir (DİE, 1929; 8-17-39). 1939 yılına gelindiğinde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından vilayet dâhilinde 24 köyde eğitmenli köy okulu açılmasına karar verilmiştir. Bu okullardaki eğitmenler ise askerliğini çavuş olarak yapmış, okuma-yazma bilen gençlerden seçilerek, Adana’da verilen bir kursun ardından vazifeye başlamışlardır (Gürkan, 2004: 81). Buradaki amaç ülkedeki öğretmen azlığından kaynaklanan eğitim açığını bu okur-yazar gençleri kullanarak bir nebze olsun kapatmaktır.

1930’larda Gaziantep’teki okul sayısı 80 ve bu okullardaki öğrenci mevcudu 6200’dür. 1939 ve 1940 yıllarında Haruniye Köy Enstitüsü’nden Gaziantep’e 23 eğitmen gönderilmiş, bunlardan 17’si merkeze, 6’sı ise Kilis Kazası köylerine tayin edilmiştir (Yeni Gaziantep, 29 Ekim 1923: S.24).

(38)

1940’lı yıllarda Gaziantep merkezde verilere göre 13000 çocuğun ancak 3200’ü okullardadır. Mevcut okul sayısı ise 54’tür. Dikkat edileceği üzere bir önceki döneme göre okul ve öğrenci sayılarında önemli derecede bir azalma meydana gelmiştir. Bunun temel sebebi o dönem mevcut olan okul binalarının derme çatma ve eski binalar olması ve bundan dolayı çoğunun zamanla kullanılamaz hale gelmesidir. Binalar azaldıktan sonra kalan sağlam binalarla birlikte öğrenci sayılarında bir artış olmuş ve sayı 9000’e çıkmıştır (Gürkan, 2004: 132). 1943 yılında Gaziantep’te bir de Erkek Sanat Enstitüsü açılmıştır (Gürkan, 2004: 146).

1944 yılında Gaziantep’te 23 köyde, içerisinde öğretmen lojmanı da bulunan birer okul binası yapılmış (Gürkan, 2004: 141), 1945 yılında ise il genelinde 52 köy okulu daha yaptırılmaya başlanmış, bu 52 okulun 12’si merkeze bağlı köylerde, 10’u Kilis’te, 15’i Nizip’te, 15’i de İslahiye’de bina edilmeye başlanmış (Yeni Gaziantep, 29 Ekim 1945: S.477), ancak Ekim ayına kadar bu okulların sadece 16’sı tamamlanabilmiştir (Gürkan, 2004: 152). Yine 1945 yılında Erkek Sanat Enstitüsü’nün binasını yenilemek için bakanlıktan tahsisat ayrılmış ve iş müteahhide verilmiştir (Gürkan, 2004: 146). 1946 yılında yapılan faaliyetlerle birlikte eğitim geliştirilmeye gayret gösterilmiştir. Şehrin bütün köylerinde inşaat halinde olan 71 ilkokul binasının 48’inin çatıları örtülmüş ve bütün bu okulların inşaat masrafları ve malzemeleri devlet ve köylüler tarafından karşılanmıştır (Gürkan, 2004: 154). Yine bu yıl içerisinde Erkek Sanat Enstitüsü’nün yeni binasının inşaatı bitmiş ve 1946-47 döneminde eğitime başlamıştır (Yeni Gaziantep, 29 Ekim 1946: S.578). 1948 yılında ise önceki yıllarda inşaatı devam eden okulların yanında, köylere 10 ilkokul yapımına daha başlanmıştır (Gaziyurt, 18 Ağustos 1948: S.10). Yine bu yıl Gaziantep şehir merkezinde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bir kitapevi açılmış (Gürkan, 2004: 161), bunun yanında Gaziantep entelektüelleri tarafından da bir dernek küşat edilmiştir. Kültür Derneği adını taşıyan bu dernek yükseköğrenim gören ve maddi durumları iyi olmayan gençleri desteklemiş ve okullara çeşitli yardımlarda bulunmuştur (Gaziyurt Gazetesi, 29 Ekim 1948: S.76).

Gaziantep sosyal yapısı itibariyle büyük çeşitlilik ve zenginliklere sahip bir şehirdir. Şehir kuruluş itibarı ile çok eskilere dayandığından birçok kültürün harmanlandığı bir toplumsal yapının

(39)

özelliklerini günümüze kadar taşımıştır. Gaziantep yaşayış, gelenek-görenek, inanç, giyim ve yemekleri ile geçmişten geleceğe bu farklılığı devam ettirmektedir. Gaziantep’in toplumsal yapısının şekillenmesinde bölgenin Türk hâkimiyetine geçmesinden sonra yaşanan iskânlar önemli rol oynamıştır. Diğer yandan Cumhuriyet öncesinde ve sonrasında bölgede yaşayan Gayri Müslim unsurlar da vardır. Gayri Müslim unsurların şehrin ekonomik hayatının şekillenmesinde etkin oldukları görülmektedir. Ermeni ve Yahudilerin şehrin esnaf ve zanaatkâr kesimini oluşturduğu bilinmektedir. 1915 Ermeni Tehcirini müteakip Ermenilerin şehirden ayrılmaları şehrin ekonomik hayatına büyük bir darbe vurmuştur (Güllü, 2010: 67-82). Genellikle esnaflık ve zanaatkârlıkla uğraşan Ermeniler Gaziantep’in ihracat ve ithalatını da ellerinde tutmuşlardır. Cumhuriyet öncesi fıstık ihracatını bunlar gerçekleştirmişlerdir. Yine taş ustalığı, bakırcılık, kuyumculuk gibi pek çok alanda faaliyet göstermişlerdir (Güllü, 2010: 67-82)

Gaziantep’te bir dönem Yahudi cemaatinden kimseler de yaşamıştır. 1906 tarihli Halep Vilayet Salnamesi’ne göre Gaziantep’teki Yahudi vatandaş sayısı 675 kişidir (Eroğlu vd., 2007: 197). Genel olarak ticaretle uğraşan Yahudi cemaatinin Antep Savunması sırasında Türklere destek verdikleri bilinmektedir (Göğüş, 1997: 349). Antep Yahudi cemaatin I. Dünya Savaşını müteakip İstanbul ve İsrail’e göç ettikleri ve geriye Antep’te birkaç aile kaldığı, bu son kalan ailelerin de 1980 yıllarda İstanbul’a göç ettiği bildirilmektedir (http://blog.milliyet.com.tr/gaziantepyahudileri/ Blog No=397603, 11.03.2014). Ticaretle uğraştıkları ve bu yolla Gaziantep ekonomisine büyük katkı sağladıkları bilinmektedir

(http://blog.milliyet.com.tr/gaziantepyahudileri/BlogNo=397603, 11.03.2014).

Gaziantep’e matbaanın ilk gelişi 1800’lü yılların başıdır. Amerikalı misyonerler tarafından getirilen ilk matbaa marinalarıyla 1843 yılına kadar Türkçe İncil basılmış, daha sonra ise şehirdeki tıp fakültesi ile azınlık okullarının kırtasiye ve kitaplarının basımını yapılmıştır

(http://www.bolsohays.com/yazarmakale-64/anonim-gaziantepte-ilk-basimevi.html, 08.03.2014).

(40)

Gaziantep’teki ilk Türk matbaası ise 1923 yılında Rüştü Hoca (Atalar) tarafından kurulmuştur. Halk Evi Basımevi, Numune Basımevi, Ali Elgin Basımevi ve Gaziantep Basımevi 1950 yılına kadar Gaziantep’te kurulan matbaalar arasında zikredilmektedir (http://www.telgraf.net/matbaacilar-artik-sanayilesti-haberi-

18925.html, 08.03.2014).

Gaziantep’te ilk gazete ise yine misyonerler tarafından çıkarılmıştır. 1872’de “Ayıntap” adıyla çıkarılan bu gazete, Amerikan Koleji tarafından yayınlanmıştır. Haftalık olarak yayınlanan bu gazete, Latin harfleriyle Türkçe olarak yayınlanmıştır

(http://www.bolsohays.com/yazarmakale-64/anonim-gaziantepte-ilk-basimevi.html, 8.03.2014).

Gaziantep’teki ilk Türk gazetesi ise Hüseyin Cemil Göğüş tarafından 1903’te 8 sayı olarak çıkarılan “Mecla-yı Maarif”tir. 15 günde bir çıkarılan bu gazete sadece Gaziantep’in değil Güneydoğu’nun da ilk Türk gazetesi olma özelliğini taşımaktadır (http://www.bolsohays.com/yazarmakale-64/anonim-gaziantepte-ilk-basimevi.html, 8.03.2014).

Cumhuriyet Dönemi şehirde basın-yayın hayatının çok renkli geçtiği bir dönemdir. Şehirde 1923-1950 yılları arasında 20’den fazla gazete ve 10 kadar da dergi çıkarılmıştır. Cumhuriyet Gaziantep’inin ilk gazeteleri, Heyet-i Merkeziye adına Ferit Arsan’ın gözetiminde çıkarılan 1922-25 yılları arası yayınlanan Gazi Sancak Gazetesi ile yine Ömer Asım Aksoy ve Zeki Savcı tarafından 1922 çıkarılan Armağan Gazetesidir (Barlas, 1972: 25). İlk dergiler ise Ömer Asım Aksoy ve Şakir Sabri Yener tarafından 1923-1924 yılları arası yayınlanmış olan “Çocuk Dili” adlı çocuk dergisidir (Barlas, 1972: 45). Bilimsel anlamda yayınlanan ilk dergi ise Ali Rıza Yalgın ve Şakir Sabri Yener tarafından 1929 yılında 5 sayı olarak çıkarılmış olan “Bilgi” dergisidir (Barlas, 1972: 45).

Gaziantep’te Halkevi’nin 24 Haziran 1932’de 5 şube ile açılışının ardından çeşitli sosyal ve kültürel faaliyetler yapılmaya başlanmıştır. Ancak Gaziantep Halkevi ilk zamanlar istenilen başarıyı gösterememiştir. Bunun temel sebebi olarak şehrin ileri gelenleri arasındaki anlaşmazlıklar (BCA, 490 01 653 173 1, 30/11/1939) ve yeni cumhuriyetin genel yarası maddi imkansızlıklar gösterilmektedir (BCA, 490 01 653 173 1,30/11/1939; BCA, 490 01 53 175 1,

(41)

10/06/1941). Ancak bütün olumsuzluklara rağmen yine de yapılan faaliyetler halkın sosyal-kültürel gelişimine olumlu katkılarda bulunmuştur. Gaziantep Halkevi o dönem 9 şubeye ayrılarak faaliyetlerini devam ettirmiştir. Bunlar arasında özellikle Dil-Edebiyat ve Tarih Şubesi tarafından 1939-50 yılları arası “Başpınar” isminde bir dergi çıkarılmıştır (Ünüvar, 2002: 259-285). Bu dergide Ömer Asım Aksoy’un dil, folklor ve Gaziantep üzerine kaleme aldığı pek çok makale yayınlanmıştır. Bu da Gaziantep’e kültürel anlamda büyük katkılar sağlamıştır (Ünüvar, 2002: 259-285). Bunun yanında yine Halkevi çeşitli konularda konferanslar, Türk büyüklerini anma etkinlikleri ve milli bayram kutlamaları gibi pek çok sosyal etkinliklere imza atmıştır (Ünüvar, 2004: 259-285).

Yine Halkevinin diğer şubelerinin de pek çok faaliyetleri mevcuttur. Ar (Güzel Sanatlar) Şubesi’nin müzik kursları, konserleri, halk müziği derleme çalışmaları, resim kursları ve resim sergileri, Temsil Şubesi’nin merkez, ilçe ve köylerde icra ettiği temsiller, açık hava piyesleri, sağlıkla ilgili film gösterimleri, Spor Şubesi’nin spor kursları ve diğer sportif faaliyetleri, Sosyal Yardım Şubesi’nin halka yönelik ilaç, giyim, gıda ve fakirlere nakdi yardımları, Halk Dershaneleri ve Kurslar Şubesi’nin okuma yazma, çeşitli dersler, el işi ve yabancı dil kursları, Kitap Saray ve Yayın Şubesi’nin çeşitli gazete, dergi ve kitapları okumaya teşvik için halkın hizmetine sunmaları, kütüphanedeki kitapları çoğaltma ve ciltletmeleri, diğer şubelerle koordineli olarak çeşitli konferanslar vermeleri, Köycülük Şubesi’nin zirai faaliyetleri ile Müze ve Sergi Şubesi’nin eski eserleri korumaya yönelik, halkı bilinçlendirme faaliyetleri bunlar arasında gösterilebilir (Gürkan, 2004: 183-188; Temiz, 2002: 197-212).

Cumhuriyet ilk yıllarında Gaziantep’te sosyal ve kültürel alanlarda faaliyette bulunan Halkevinden başka kuruluşlar da mevcuttur. Türk Ocağı, Kızılay, Çocuk Esirgeme Kurumu, Türk Hava Kurumu, Yardım Severler Cemiyeti ve çeşitli spor cemiyetleri bunlar arasında gösterilebilir (BCA, 490 01 653 176 1, 25.7.1942; BCA, 490 01 654 179 1, 25.4.1945). Bu dernek ve kuruluşların yaptıkları faaliyetlerde genellikle fakir ve düşkün durumdaki vatandaşlara çeşitli ayni ve nakdi yardımlarda bulundukları, sağlıklı nesiller yetiştirmek amacıyla sportif faaliyetler yaptıkları, ayrıca devlet-millet kucaklaşması için önemli günlerde yaptıkları etkinliklerle halkta bilinç uyandırmaya çalıştıkları görülmektedir (Gürkan, 2004: 189-193).

(42)

Gaziantep Arkeoloji Müzesi, 1944 yılında cumhuriyet döneminin ilk arkeologlarından Sabahat Göğüş tarafından kurulmuştur. Başlangıçta Nuri Mehmet Paşa Camii’nde hizmet veren müze, 1969 yılında küçük bir kent müzesi niteliğindeki binasına taşınmıştır. 2005 yılında ise ek binası hizmete girmiştir. Ek binasında büyük kısmı Zeugma antik kentinden çıkarılan mozaik panolar, heykeller, steller sergilenmektedir. Müzenin içindeki etnografya bölümü, Hasan Süzer Etnografya Müzesi’ne taşınmıştır. Gaziantep Arkeoloji Müzesi 2011 yılında, 1700 metrekarelik mozaik ile Dünya'nın en büyük mozaik müzesi olma özelliğini taşıyan Zeugma Mozaik Müzesi'ne taşınmıştır

(http://tr.wikipedia.org/wiki/Gaziantep_Arkeoloji_M%C3%BCzesi;H ürriyet, 9 Eylül 2011).

Anlaşıldığı üzere dönemin sonu olan 1950’li yıllara kadar geleneksel, toplumsal yapı hâkimiyetini sürdürmüş ve bu yapının çözülmesi gecikmiştir. Burada kültürel yapıyı ve gelişimini ekonomik gelişmeyle paralel sürmüştür. Tarihi sürece bakıldığında özellikle yakın geçmişte yani I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı sırasında yaşanan olaylar şehrin toplumsal yapısında sarsıntılar yaratmıştır. Belli başlı meslekleri elinde bulunduran azınlıkların Antep Şehrini terk etmesi de sosyal, ekonomik hayatı oldukça etkilemiştir. Dolayısıyla cumhuriyetin bu ilk yıllarında bölge insanı tarım, hayvancılık ve sınırlı ticaretle geçimini sağlamaya çalışmış ve bu süreçte sosyal, kültürel yapının değişim ve dönüşümü bir hayli yavaş olmuştur. Gaziantep bu yıllarda hala gelenekselliğin hüküm sürdüğü bir toplumsal yapıyı muhafaza etmiştir. Gaziantep’in sosyal, ekonomik ve kültürel olarak kendine gelişi ve toparlanmaya başlaması esas itibariyle 1950’li yıllardan sonra olmuştur.

1.2.3. Gaziantep Şehri’nin Ekonomik Yapısı

Gaziantep tarihin her devrinde ekonomik ve ticari açıdan önemli bir yer olmuştur. Özellikle İpek Yolu gibi önemli ticaret yolları üzerinde olması ve Anadolu ile Arap yarımadasının bağlantı noktalarından biri olması sebebiyle bu önemini günümüze kadar taşımıştır.

Türklerin bölgeye ilk yerleşimlerinden bu yana şehir ve çevre halkının başlıca geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Yetiştirilen ürünler arasında Antep fıstığı, üzüm, zeytin ve tütün zikredilebilir.

(43)

Cumhuriyetin ilk yıllarında ziraatın yaygınlaşması, ürün kalitesinin arttırılması ve pazarlamada kolaylıklar sağlanması için birtakım faaliyetlerde bulunulmuştur. Özellikle mecliste Antep milletvekillerinin tarım alanında dikkat çekmeye çalıştıkları konular arasında fıstık ihracatı meselesi, tütün ve bağ yetiştiricilerinin sıkıntıları dile getirilmeye çalışılmıştır (Gürkan, 2004: 80). Bu doğrultuda “Fıstık İhracatçılar Birliği” ve “Doğu ve Cenup Vilayetleri Canlı Hayvan İhracatçıları Birliği” gibi birtakım kamu iktisadi teşekkülleri kurularak tarım ve hayvancılık sektöründe yaşanan sıkıntılar hafifletilmeye çalışılmıştır (Gürkan, 2004: 80; Kopar, 2011: 1037-1055).

Gaziantep’te fıstıkçılıkla ilgili çalışmalar irdelendiğinde, devlet tarafından cumhuriyetin ilk yıllarında genel olarak Antep fıstığını korumaya yönelik tedbirler alındığı ve fıstık ihracatını kolaylaştıracak faaliyetlere önem verildiği görülmüştür. Fıstık üretimini arttırmak ve çiftçilere yardımcı olmak amacıyla 1939 yılında tesis edilen fıstık istasyonlarında, o yıl için 43 bin fidan üretilmiştir. Bu fidanlardan 23 bini çiftçilere ücretsiz dağıtılmıştır (Gürkan, 2004; 80). Yine o dönem Ankara’ya yollanan çeşitli raporlarda fıstıkla ilgili halkın talep ve şikâyetlerinin yanı sıra, fıstık ihracatıyla ilgili veriler de aktarılmıştır (BCA, 490 01 653 173 1, 3/10/1939; BCA, 490 01 653 173 1, 8/1/1940; Kopar, 2011: 1037-1055). 17 Mart 1944 yılında Dış Ticaret Reisliği tarafından CHP milletvekili Mahmut Şevket Esendal’a gönderilen bir raporda; Antep fıstığının Gaziantep halkının en önemli geçim kaynağı olduğu ve çok değerli bir ihraç ürünü olduğu bildirmiş, bunun yanında II. Dünya Savaşı öncesi ihracat verileri de rapora eklenmiştir (Kopar, 2011: 1037-1055).Yine dönemin gazetelerine göre 1944 yılında fıstık bahçelerinden çok iyi mahsul alındığı, ancak II. Dünya Savaşı’ndan dolayı gerekli ihracat yapılamayarak ve ürünlerin elde kaldığı, bunun üzerine devletin duruma müdahale ederek Ticaret Bakanlığı nezdinde Antep fıstığı satışını, yabancılarla yapılan ticari anlaşmalara dâhil ettiği ve Fıstık İhracatçıları Birliği’ne de geniş kredi verdiği anlaşılmaktadır (Yeni Gaziantep, 2 Ocak 1945). 1947 yılı fıstık üretiminde çok iyi mahsul alındığı bir dönemdir ve yaklaşık 2170 ton ürün toplanmıştır (Gaziyurt, 29 Ekim 1948: S.76).

Gaziantep’te fıstık kadar önemli bir diğer tarım ürüne de üzümdür. 1938 yılında Ziraat Bakanlığı tarafından yayınlan istatistikî verilere göre Gaziantep’teki bağ sahası 41.000 hektardır. Bu rakam, o

Referanslar

Benzer Belgeler

Talebenin tecrübe rasadlarına yarıyan küçük dürbinlerin konması için binanın çatısı iki teras halinde yapılmıştır.. Bu teraslar üzerinde âletlerin

sağlık kurumlarında arşiv komitesinin adı Tıbbi Kayıtları İnceleme Komitesi olarak

[r]

İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında

ve Oylanması 50 31.. Karma Hükümetten Birlikte Çekilme 51 31 Hükümetin Gruptan Güvenoyu istemesi ..... HALKÇI PARTİ T.B.M.M. — Bu İçyönetmelik, Halkçı Partinin T.B.M.M.

Turan (İzmir) - Serbest Muhasebecilik ve Malî Müşavirlik ve Yeminli Malî Müşavirlik Kanunu Tasarısı ve Adalet ve Plan ve Bütçe komisyonları raporları münasebetiyle.

- Mersin Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat'ın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu

- Elazığ Milletvekili Mehmet Kemal Ağar'ın Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Başbakanlık Tezkeresi ve Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma