Devletin İktidar Unsuru
Jellinek’in üç öğe kuramında yer alan ve devleti oluşturan üçüncü öğe, devletin iktidar unsurudur.
Ülke ve insan unsurları, devletin maddi, yani öncül ve nesnel unsurlarıdır.
Ancak, salt bunların varlığı devleti meydana getirmez. Bir başka anlatımla, bir toprak parçası üzerine yerleşmiş her insan topluluğu devleti oluşturmuş olmaz.
İşte devletin iktidar unsuru, Jellinek’e göre bu
iki unsurun üzerine devleti oluşturan unsurdur.
Toplumun plüralist (çoğulcu) yapısı ve devletin kaplamsallığı
Devletin içinde ortaya çıktığı toplum, yapısı gereği, pek çok sosyal birlik ve diğer toplumsal üniteleri içerir. Bu, toplumun plüralist yapısı olduğu anlamına gelmektedir.
Devletin doğabilmesi, varlığını sürdürebilmesi için, gerek insanların ve gerekse plüralist toplum yapısını oluşturan birliklerin, kendilerini de kapsayan daha geniş, daha yaygın bir düzen ve yapıya tabi kılınmaları, onun etrafında yönetilmelerinin sağlanması gerekmektedir.
Devlet, çoğulcu toplumun en geniş çevresini teşkil eder;
diğer tüm yapılar, üniteler, devletin çizdiği çerçeve içinde yerlerini alırlar. Bu, devletin kaplamsal olma özelliğini ifade eder.
Soru: Devlet=toplum denilebilir mi?
Devleti oluşturan koşulların sınırlarının, toplumun sınırlarıyla çakışması gibi bir durum sonuç olarak önümüze koyulur.
Ancak görünüşteki bu benzerlik bizi, devlet=toplum yargısına götürmemelidir.
Çünkü devlette öyle bir özellik vardır ki onu, diğer sosyal ünitelerden ve toplumdan ayırıverir. Bu özellik, devletin iktidar unsurudur.
Bu üstün güç sayesinde devlet, toplumsal yapılar hiyerarşisinde en üstteki yerini alır. Böylece geri kalan tüm sosyal yapı ve ünitelerin ona bağımlılığı söz konusu olur.
Devlet İktidarının Gerekirliği, Üstünlüğü ve İktidarın Niçin Önemli Olduğu
Kamu Hukukunun son 300 yıldır temel konularından biri, siyasi iktidarın sınırlandırılmasıdır. Anayasaların temel kaygılarından biri, siyasi iktidarın sınırlanmasıdır. Peki o zaman, sınırlanması gereken bir unsur neden gerekli görülür?
“İktidar niçin önemlidir” sorusuna verilecek ilk yanıt, devlet kudretinin, toplumdaki diğer iktidar odaklarının birbirleriyle olan ilişkilerini düzenleyen ve onların üzerinde yer alan bir iktidar olmasıdır.
Ancak bu düzenleme sayesinde toplum sağlıklı
biçimde varlığını sürdürebilir = düzenin sağlanması
ihtiyacı…
Siyasi iktidarın nitelikleri
(i) en üstün iktidardır;
(ii) fiziksel güç kullanma tekeline sahiptir;
(iii)en kapsamlı iktidardır;
(iv) meşru bir iktidardır(rıza + itaat).
Yalnızca güce dayanamaz.
Devlet İktidarının Kaynağı Sorunu
Teokratik görüşler: devlet kudretinin ilahi kaynaklı olduğunu savunurlar.
Monark Tanrıdan gelen iktidarı kullanır.
Çoğu durumda monarkın Onun vekili olduğu,
monarka karşı gelmenin Tanrıya karşı gelmek
anlamı taşıdığı gibi görüşler savunulur.
Devlet İktidarının Kaynağı Sorunu
Sosyal sözleşme teorisi, devletin gücünün kaynağını toplumda, daha da önemlisi toplumu oluşturan bireylerin iradelerinde bulan görüştür.
Bunun değişik görünümleri ise milli egemenlik ve halk egemenliği görüşlerdir (Daha sonra
açıklanacak).
Bir başka görüş ise devlet gücünü toplumun
değil, tek kişinin iradesine (monarkın
iradesine) indirgeyen bir görüştür. Monarşik
sistemlerde hâkim olan görüş budur.
Devlet İktidarının Kaynağı Sorunu
Bir başka görüş, devlet gücünü devlete ait olması gereken bir hak olarak karşılamıştır. Daha çok Alman hukukçular tarafından kabul edilmiştir (Hegel, Laband, Jellinek).
Duguit ise, realist teorisinde, devlet kudretinin bir hak olmadığını vurgulamış, daha sonra da bu kudretin varlığını, toplumdaki yöneten-yönetilen ayrışmasında bulmuştur.
Ona göre sosyal yapı içinde güçlüler, iradelerini zayıf olanlara üstün kılmaktadırlar. Dolayısıyla Duguit’ye göre devlet gücü, gerçekte toplumda yer alan güçlülerin iradesidir (Aşağıda görüleceği gibi Duguit egemenliği de bir varsayım olarak değerlendirmektedir).
Devletin İktidar Unsurunun Özellikleri (Devlet Gücünün Nitelikleri)
1. Devletin iktidar unsuru, geçerli bulunduğu ülkesel alanda, kendisinden daha üstün bir iktidar tanımaz. Ancak günümüzde bu iktidar, diğer iktidarlara göre mutlak değil, ancak göreceli, nisbi bir üstünlük taşımaktadır.
2. Devlet, maddi cebir ve zor kullanma olanağına da sahiptir.
3. Devlet iktidarı, dış alanda ve uluslararası hukukta diğer devletlerin kudretlerinden bağımsızdır. Bunun da günümüzde mutlak olmadığı, göreceli bir bağımsızlık olduğu söylenebilir.
4. Bölünemezlik. Devlet kudreti bir bütünlük teşkil eder, bir başka anlatımla bölünemez.
Devlet kudreti, devletin vergi toplama, askere alma, cezalandırma, kolluk yetkisi gibi
yetkilerinin bir araya gelmesinden oluşmamakta; tersine bu iktidar parçaları devletin üstün kudretinden kaynaklanmaktadır.