• Sonuç bulunamadı

GİYSİ TARİHİ

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "GİYSİ TARİHİ"

Copied!
70
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

GİYSİ TARİHİ

Öğr. Gör. Sinem KIRDEMİR 1. HAFTA

Moda Tarihine Giriş

İlkçağ-Antik Mısır-Antik Girit, Antik Yunan, Antik Roma, Antik Bizans, Orta Çağ ve 14. yüzyıl

(2)

MODA VE MODA TARİHİ

Değişiklik gereksinimi veya süslenme

özentisiyle toplum yaşamına giren geçici

yenilik anlamında kullanılmaktadır.

Moda, belirli bir dönem güzel karşılanan ve

ilgi gören giysi biçimidir.

Modanın var olma sebebinin, insanın

değişiklik arama yeni biçimler ortaya koyma

tutkusu, olduğunu söyleyebiliriz.

(3)

Barınma, beslenme ve giyim, insanlar en

genel gereksinimidir. Giyinmeye duyulan

gereksinim ilk çağlarda, insanların vücutlarını

doğanın etkilerinden koruma düşüncesinden

doğmuştur.

İnsanların güzel görünme ve dikkat çekme

arzuları, daha iyiyi ve daha güzeli arama

çabaları ile iyi giyim deyimi ortaya çıkmıştır.

Daha iyi ve güzel arama duygusu, yıpranan,

eskiyen giysinin yerine aynısını değil de farklısını

edinme isteği ile moda olayı başlamıştır.

(4)

Yapılan araştırmalarda modanın; tarih

öncesi çağlara kadar uzandığı görülmektedir .

Zaman içerisinde insanlığın gelişimi ile moda

da değişmiş ve gelişmiştir.

İlk çağlarda çıplak olarak dolaşan, daha

sonra avladıkları hayvanların deri ve postlarını

doğal halleriyle vücutların saran insanlar,

zaman içerisinde deriyi işleyerek daha farklı

biçimlerde kullanarak vücutlarını sararak

giymişlerdir. İlkel zamanlarda kullanılan kürk,

deri, çeşitli kemikler ve dişler gibi hayvansal

malzemeler ile elyaf, lif, yaprak gibi bitkisel

malzemeler modanın ilk çıkış materyalleri

olmuştur.

(5)

Önceleri korunmak ve örtünmek amacıyla

giyinen insanlar, ilerleyen yıllarda süslenmeyi

de amaç edinmiştir.

M.Ö. 4500-400 yılları arasında Batı

uygarlığına yakın Mezopotamya, Dicle ve

Fırat nehri kıyısında kurulan topraklarla

Mısır’da Nil nehri kıyısına kurulan kültürler

modanın oluşumunu sağlamıştır.

İlk kumaş deseni olarak ilkel devirlerde

meyveler ile yapraklar üzerine çizilen

desenler kabul edilebilir.

(6)

Eski çağlardan günümüze kalan eserler

arasında giysi örnekleri oldukça az

sayıda ve yıpranmış durumdadır.

Ancak, duvar resimleri, freskler,

heykeller ve seramik formlarda kullanılan

süslemeler dönemlerin ve toplumların

giyim-kuşam özelliklerini ve değişen

moda anlayışlarını yansıtmaktadır

(7)

Antik Mısır (M.Ö.3000-30)

Genel Bilgileri:

Antik Mısır Uygarlığına ait bilgiler;mezar, hazine

ve tapınaklardan bulunan sfenksler(eski Mısırlılar

çağından kalma, kadın başlı, aslan vücutlu

heykel.), mumyalar, freskler, eski yazı ve

kalıntılardan,

Mısır hanedanlık ve imparatorluk devrinin

toplum, idari yapısı ve yaşam biçiminden,

Bilim, din, sanat ve hiyeroglif yazılardan elde

ediliyor.

(8)

Dünyanın ilk seramik ve toprak çanakları, kumaş

ve papirüs kağıdı, ondalık sistem, astronomik takvim,

matematik, aritmetik, geometri, tıp alanındaki

gelişmeler ve ilk cerrahi mücadeleler, jeoloji, keşif ve

icatlar, gemi yapımı, sulama kanallarının açılması

dünya uygarlıklarının gelişmesinde önemli bir rol

oynamıştır.

Yaşamaya elverişli, korunaklı, kalıcı bir iç

dekorasyon yaratma çabası antik mısır döneminde

ortaya çıkmıştır. Tarihte ilk kez ciddi anlamada

tarımla ilgilenen antik mısır bu sayede yerleşik bir

döneme geçmiştir.

(9)

Havanın sıcak oluşu, bit salgının hızla yayılması

sebebiyle saçlarını kazıtarak bitki, siyah koyun yünü

ve gerçek saçlardan balmumu ile sertleştirilerek

yapılan sınıflara göre çeşitlilik gösteren peruklar

kullanılmıştır.

(10)

Kadınlar peruklarını altın bant, mücevherli iğneler,

tarak ve boncuklarla süslemişlerdir. Bekar kadınlar

uzun peruklar kullanmışlar ve özel günlerde etrafını

lotus çiçeği ile süsleyip, ağrı parfümler sürmüşlerdir.

Evli kadınlar ise peruklarını kulak hizasında

(11)

Asalet ve mevkiinin göstergesi olarak erkekler traşlı

gezmiştir. Sadece yas döneminde sakal

bırakılmasına izin verilirken geç dönemde takma

sakallar ve saçlar popüler olmuştur.

Aristokrat ve firavun ailelerine mensup kişilerin ise

başlıkları rütbelerini belirlemiştir.

Mısırlı kadın ve erkekler çöl sıcağı, böcekler ve

güneşten korunmak için aynı zamanda kötü

ruhlardan korunmak için gözlerini büyük çekici

göstermek amacıyla kurşun ve bakırdan elde

ettikleri siyah renkte olan mehtşemek adı verilen

boyalarla göz kapaklarını kuyruklu kıvrımlı şekilde

boyamışlardır. Antik mısır döneminde erkeklerin

(12)
(13)

Antik Mısır Kostümü

Antik Mısır’da kostüm stilleri

toplumsal sınıf farklılıklarını

ve katı hiyerarşik yapıyı

yansıtmıştır. Temel olarak

Mısır inanışına göre her şey

soldan sağa akmaktadır.(

Nil nehri heykellerinin sol

ayağının önde olması,

güneşin soldan yükselmesi

gibi) nedeniyle kostümler

vücuda o yönde sarılmıştır.

(14)

İşçiler ve askerler keten peştamallarının üstüne hasır gibi örülmüş

bir deri sararlardı. Askerler ise peştamallarının arkasına kare

biçiminde bir deri yama koyarlardı. Yöneticiler ve zenginler güzel

giysiler giyip değerli takılar takarken, yoksullar bunlara erişemezdi.

Daha o zamanlarda bile giysiler insanların toplumsal konumunu,

zengin ya da yoksul olduklarını gösterirdi. Gelinler, üzerlerine kat

kat pileli beyaz renkte keten kumaş giyerlerdi.

(15)

Mısırlılar, daha çok keten kumaşlarla giyinirler, yünlüleri

ancak pek seyrek giydikleri pelerinlerde kullanırlardı. Erkek,

elbiselerinin başında “şenti” denilen , belden aşağı

dolanan örtüler gelirdi. Kadınlar daha çok örtünme

ihtiyacını duymuşlar , belin üst kısmını da kuşatan “şentiler”

sonradan elbise halini almıştı.

Hükümdarlar mücevherli, ağır nakışlı, halktan biri ise sade,

firavun veya rahip ise güç gösterisi olan kuyruklu ucu

aşağı doğru sarkıtılan uzun veya kısa tunikler

kullanmışlardır.

(16)

Batı

medeniyetinin

yükselişine kadar

leopar kürkü dini

kostüm olarak

nitelendirilmiştir.

Orta krallık

devrinde Kadınlar

Omuz ve

göğüslerini

dışarıda

bırakacak şekilde

ayak bileklerine

uzanan kalasiris

denilen kıyafet

giymiştir.

(17)

Yeni krallık devrinde kadın ve erkekler

bedenleri büzgülü, drapeli kumaşlarla

sarmışlardır. Kullandıkları tunikler omuzlarını

kaplayan bir ucu koltuk altından geçirilerek

diğer tarafta toka ile bağlanan kişinin iki

katı uzunluktaki pelerinler kostümlerini

tamamlamıştır. Firavunlar mücevherler nakışlı

olanları kullanmışlardır.

Tanrılara yapılan ibadetin saygısızlık olacağı

düşüncesiyle yün ve deri kıyafetlerle

tapınaklara girmek saygısızlık olarak

addedilmiştir.

(18)

Sakallı olmak tanrıyı sembolize ettiği için firavunlar sahte sakal takmışlardır.

(19)

Antik Mısırda aksesuarlar ve mücevherler

de inançları temsil etmiştir. Kadınlar

bayramlarda ve törenlerde başlarına

15cm yüksekliğinde koni biçiminde etrafı

lotus çiçekleriyle bezenmiş başlıklar

kullanmışlardır. Firavun ve ileri gelenler

üstünlüklerini göstermek için takma

sakallar kullanmışlardır. Rahip ve din

adamları tüylü, yapraklı, kuş sembollü

tesbihler kullanmışlardır.

(20)

Antik Mısır'ın en ünlü kadınlarından biri olan

Kraliçe Nefertiti firavun Akhenetonun eşi.

Nefertiti, Mısır tarihinin en etkileyici

(21)

Meşhur altın

Tutankamon

makesinde de

görüldüğü gibi

firavunlar taş yada

‘nemes’ adı veilen

başlık takar ve

saçlarının bir teli

bile gözükmezdi.

(22)

Kraliyet modasını şekillendiren iki temel figür pilili keten

kıyafetleri ,

Dekoratif yakalıklar, önlükleri ve kobra

Süslü başlıkları ile Akhenaton ve Nefertiti’dir.

(23)

Thira freski üzerlerinde sadece dövüş eldivenleri ve kemer bulunan çıplak savaşçıları betimlemektedir.

Prens Girit’in Knossos şehrinde parçalanmış bulunan ve birleştirilen genç rahip freski

(24)

Antik Girit (M.Ö.3650-1100)

Yunan kültürüne etki eden ilk Avrupa medeniyeti

olarak kabul edilmiştir. Ege denizinin güneyinde yer

alan (Girit Adasında) M.Ö. 3500’ lerde doğan en

parlak medeniyetlerden biri olarak kabul edilmiştir.

Minos uygarlığı olarak da adlandırılmıştır.

Bronz üretimi döküm teknikleri ve denizcilikle

uğraşmışlardır. Yunanistan, Kıbrıs, Suriye ve diğer

deniz aşırı ülkelere seramik, çanak çömlek, altın,

gümüş ve lüks mallar ihracat ve ithalat yapmışlardır.

Alçı, kabartma ve duvar tablolarına da kendi

(25)
(26)

Giritliler ölçü ve dikim sanatını keşfederek uygulamaya başlamış,

keten ve yün dokumacılığında ustalaşmaya başlayan kadınlar

evlerinin atölyelerinde eğirdikleri yünleri doğadan elde ettikleri

kök boyalarla renklendirmiş, çiçek, balık, kuş motiflerinin yanı sıra

geometrik motifler ve nakışlarla süslemişlerdir.

(27)

Antik Girit uygarlığında prensesler ve genç kızlar göğüslerini açıkta bırakarak truvakar kollu korsaj şeklinde kemerli, renkli nakış ve inci işlemeler

kullanmışlardır. Hazırlanan jüponların üzerine sert kumaştan önü üçgen bitişli, kenarları dar şeritlerle süslü çan ve konik etekler kullanılmıştır. Etek uçları ve kalça hattı üç kat pilili, ikinci kat olarak takılan önlük bezleri ayak bileğine kadar uzanan geniş kemerlerle süslenmiştir.

(28)

Jean Louis Scherrer at Couture Fall 2002 -Runway Photos

(29)
(30)

Himationun kullanımının yaygın olmasının nedeni atletik vücut

yapısını göstermesidir. Yunanlılar ideal insan formu ve oranları üzerine görüşler geliştirmişti. Çıplaklık spor karşılaşmalarında ritüellerin bir parçasıdır. Yunanlılar mükemmel ruh ve mükemmel

vücut düşüncesine

sahiplerdi. Himationun kullanımının yaygın olmasının başka bir sebebi spor karşılaşmalarında rahatça çıkarılabilmesiydi.

Strophion Romalı kadınların khitonun altından giydikleri göğüs

bandı, bugünkü sutyenin öncülü kabul edilebilecek giysi.

Kadınların temel giysisi olarak bilinen bir diğer giyside “peplos” tuniği andıran görünümüyle Yunan akımının sadeliğini özümleyerek kullanılan bir başka giysi türü olmuştur. Peplos genellikle kişiye özel olarak yünden ya da konuma göre keten veya ipekten dokunmuştur. Üst konuma sahip kadınlar peploslarını parlak renkler ve desenlerle zenginleştirmişlerdir. Tokalarla veya ilikli iğneye benzer çıtçıtlarla elbiseyi omuzlardan tutturur ve bir çeşit pelerin veya üst bluz benzeri bir giyecek oluşturulurdu.

Dokuma sanatına gösterilen özen ve saygı nedeniyle çeşitli boylarda kare biçimdeki kumaşlar kesmeden drapelerle ,katlayarak ve dikiş detayları kullanarak veya ’fibula’ adı verilen iğnelerle tutturulmuştur.

(31)
(32)
(33)

“Antik Çağın Modernliği” ismini taşıyan 2017/2018 Chanel

(34)
(35)
(36)
(37)

Antik yunanda yüksek rütbeli

askerler bilekten bağcıklı; avcılar, işçileri seyahat edenler çapraz bağcıklı sandaletler kullanmışlardır.

(38)

Afrodisyas antik kentinden yunan rölyefine örnek.

Akışkan ve drapeli kumaşlar Klasik Yunan( MÖ 500-323 )döneminde hem sanatta hem de modada uzun ömürlü bir tarzdı.

(39)

Tanrı Zeus’un ve Sparta Kraliçesi Ledan’ın kızı Truvalı Helen omuzlu, altın ipliklerle dokunan desenli, bordürlü, mat ve parlak efektli, transparan hazırlanan kostümleri dönemin moda ikonu olmasına neden olmuştur.

(40)

Antik Roma Dönemi MÖ 753-476

Antik roma kültürü yunan düşünce tarzı

ve sanatından etkilenmiştir. Pileler ve

drapeler yoğun olarak kullanılmış

hatta pili ve kıvrım zenginlik ifadesi

olarak kabul edilmiştir.

Yunanlıların kıyafetlerin ve Etrüsklerin

tebennasından esinlenerek ortaya

çıkan TOGA Romalıların en önemli

kadın ve erkek giysisidir. Giysi

üzerindeki şerit mor renktedir ve ruhani

bir statüyü temsil etmektedir. Antik

Roma’da sandaletler ve tunikler tercih

edilmiş Bizans da bunun izleyicisi

(41)
(42)

Antik Roma’da kadınlar chiton’a benzeyen tunikten daha geniş kesimli, uzun kollu, ayak bileğine kadar uzanan ve drapelendirilerek kullanılan; omuzdan değerli taş, mücevher, toka ve fibulalarla

(43)

Özel gün ve törenlerde altın ipliklerle süslenmiş palla adı pelerin stolaların üzerine giyilmiştir.

(44)

Günlük hayatta kullandıkları bir diğer giysi indümenta

(45)

Vücudu sararak kullanılan bir giysi çeşidi olan amictus da Antik Roma döneminde popülerdi.

(46)

Doğu Stili MÖ 200- MÖ 600

Ortaçağda yaşanan savaşlar,

seferler, salgın hastalıklar ve Doğu-Batı

arasında gelişen ticaret , Asya, Arabistan

ve Akdeniz arasındaki dağlardan ve

çöllerden geçen İpek yolu, giyim ve

modayı da etkilemiştir. İlkçağın sade ve

basit giysileri yerini işlemeli ve desenli

kumaşlardan yapılmış gösterişli giysilere

bırakmıştır.

(47)

Yingpan adamı; MÖ 4-5YY DA Çin'de Tarım Havzasında bulunmuştur. Kafkas ırkından maskeli mumya .Desenli ipek kaftan ve dolama etek giymiş

Çinli alim xuanzang ‘ın Hindistan’dan

hac dönüşünü betimliyor. Bol kısa pantolon geniş kollu kimono giymiş.

(48)

Antik Bizans Stili MÖ 395-m.s. 1453

Bizans imparatorluğuna ait giysilerin en belirgin olanları uzun kollu bol

Tunikler ya da tüm vücudu örten elbiseler ile pelerinlerdir. Yunan, Roma

ve Orta Doğu Stillerinin birleştiği bir dönemdir. Bu dönemde özellikle

kadınlar geleneksel olarak başları da dahil olmak üzere tüm vücutlarını

örtmüşlerdir.

(49)

Roma, Yunan ve Mısır Uygarlıklarının kostüm stilleri bir araya getirilip Asya ve Doğunun

Biçimlerinden etkilenilmiştir. Kostümler için özel renkli kumaşlar ve ağırlıklı olarak kumaşlar üzerine dini semboller işlenmiş, mitoloji yavaşça etkisini kaybetmiştir. Doğudan esinlendiğinde ise; geometrik desenler, çiçek desenleri, ve kuş motifleri yer almıştır. Kırmızı, sarı, mavi ve mor en çok

kullanılan renkler arasındadır. İpek iplikler, altın plaka işlemeler, değerli elmas ve mücevherle ağır nakış işlemeler yapılmış püskül ve saçaklarla süslenmiştir.

(50)
(51)

Din adamlarının törenlerde giydiği pallium ve kostümü tamamlayan şapka Avrupa’da dini modayı

(52)
(53)

Hristiyanlığın etkisi ile kadın ve erkek vücut kıvrımları tamamı ile gizlenmiş kadınlar yer kadar uzanan çift kat stolla adı verilen keten veya hafif yünden yapılmış kostümler giymişlerdir. Kraliyet ailesi üyeleri mor ve altın renkli

gösterişli nakışlı stollalar giymişleridir. Üzerine öne drapelerle ve omuz

üzerinden sararak kullandıkları fibulalarla tutturdukları palla adı verilen şalları kullanmışlardır.

(54)
(55)

Bizanslılar sade tarzda kostümler giymiştir en önemli erkek giysisi T şeklinde tasarlanmış tuniklerdi. Tuniklerin üzerine dama desenli kalın kemerlerle

vücuda oturan geniş kollu dekoratif şeritle süslü dalmatika adı verlien bir tür cübbe kullanmışlardır.

(56)

Genç erkekler Avrupa da örnekleri görülen hosa veya braco (kilot pantolon) giyerlerdi.

(57)
(58)
(59)
(60)

Ortaçağ Avrupa'sı

Ortaçağ Avrupa'sında giysiler oldukça benzer özellikler taşımış, ancak sınıf ayrımına bağlı farklılıklar giysilere açıkça yansıtılmıştır.

Orta Çağ Avrupa’sında insanların sosyal statüleri giydikleri kıyafetin renginden anlaşılırdı. Sadece soylular lüks, modaya uygun giyinebilir. Altın ve mor ipek

kumaşları sadece kraliyet ailesi tarafından giyilebilir. Bu kanuna uymayan kadınlar hapse giriyordu.

Genel olarak çoğu insan yün kıyafetler tercih ederken içlerine keten giyerlerdi. Erkek ayakkabılarının sivri uçları kullanışsız boyuta ulaşması sebebi ile yasa ile kısıtlamaya gidildi.

(61)

Asiller kırmızı, bankerler ve üst sınıf insanlar yeşil ,tüccarlar gri ve köylüler kahverengi, giyerlerdi.

(62)

Ve Orta cağ Avrupa'sında kadınlar

tarafından Koni- külah şeklindeki şapkalar kullanılmaya başlandı.

(63)

Saraylarda kullanılan pahalı ve gösterişli giysiler saray

modası olarak yaygınlaşmış, zaman içinde halka yansımıştır.

11. Yy. da yatay tezgahların icadı ile kumaş parçaların

dokunması mümkün hale geldi. Fransız saray giyiminin etkisi

ile giysiler vücuda oturmaya başladı. Bu da cinsiyetler

arasında ayrışmaya neden oldu.

Zamanla Ortaçağ insanının giyimi de değişmiştir. 13. yüzyılın

sonlarına doğru bir zamanlar geniş olan tunikler dar ve

(64)
(65)

Yakın Doğu’ya seyahat eden ve bu bölgeyle ticaret

yapan Avrupalılar

yeni dikim tarzlarını, yeni kumaşları ve seri üretimi(ipek

üretimini) öğrendi.

Oldukça fazla kumaş, aksesuar ve kıyafet çeşidi vardı .

Renkler daha parlaktı ve dikiş yöntemleri de çeşitlenmişti.

Çok fazla seçeneğin olduğu modanın doğduğunu, stillerin

çok çabuk geliştiğini söyleyebiliriz. Kumaş üretiminin

gelişmesi yeniliğin yanında israfı da beraberinde getirdi.

Kıyafetler daha kıvrımlı hale geldi, kumaş kenarları

fistolarla süslenmeye başlandı.

(66)

1300-1380 14. yüzyıl

14. Yüzyılda giyim konusunda en büyük değişiklerden birisi düz kesim ve bol kıyafetlerden , daha ayrıntılı ve vücuda oturan kıyafetlere geçilmesi. Yani terziliğin başlaması idi. Hem kıyafet parçalarını birleştirme, hem de dar ve uzun kesim kolları süsleme amacı ile düğme kullanılmaya başlandı.

(67)
(68)

14. Yüzyılın sonuna gelindiğinde modaya yenilik, farklılık ve lüks gibi unsurlar hakim olmaya başladı.

(69)

Tüccar Arnolfini’nin resmediği ‘Arnolfini’nin Evliliği” olarak da bilinen 1434 tarihli bu tablo Jan van Eyck’ın en bilinen eserlerinden biri.

(70)

https://circlelove.co/moda-modanin-tarihcesi-ve-gecmisten-gunumuze-unlu-modacilar/ https://makinecim.com/bilgi_5925_MODA http://www.milliyet.com.tr/pembenar/bengul-guner/antik-misir-ve-moda-2907809 https://i.pinimg.com/originals/b8/18/31/b81831cd944863edd430f44b9bab7de2.jpg https://www.ancient-origins.net/news-history-archaeology/ancient-perfume-0012412 https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/193471 https://owlcation.com/humanities/Journey-of-the-Soul-in-the-Ancient-Egyptian-Afterlife https://www.facebook.com/199833517112104/posts/529763817452404/ http://bit.do/fqWFr https://tr.pinterest.com/pin/105975397459893830/ https://www.sanatduvari.com/antik-yunanda-kadin-kiyafetleri/ https://www.slideshare.net/frhckr/antik-dnem-kyafetleri-slayyyyt http://bit.do/fqWFr http://bit.do/fqWJG http://bit.do/fqWJG http://bit.do/fqWJG http://blogs.hisarschool.k12.tr/ceylanersoy/2013/12/14/ortacag-avrupasinda-gundelik-yasam/ https://onedio.com/haber/giyim-kusam-konusunda-ortamlarda-havasini-atabileceginiz-19-ilginc-bilgi-588194 http://bit.do/fqWJG

Referanslar

Benzer Belgeler

膚,之後張開小陰唇,觀察尿道口、陰蒂、處女膜,然後再使用「鴨嘴」觀察陰道壁、

一、研究對象的身體活動量平均值為 17067.6 MET-min-wk,絕對身體活動量平 均值為 1591.1 Kcal/day。身體活動分類以工作身體活動量最高,平均值為

[r]

‹zole gestasyonel proteinüri olan grupta ortalama proteinüri bafllang›ç haftas› 28.2±2.8 hafta olarak, P- PE olan grupta ise proteinürinin görülmeye bafllad›¤›

Bishop skoru için >4, servikal aç›kl›k için >0 cm olmas›,do¤um flekli öngörüsünde eflik de¤er olarak olarak al›nd›.Yapt›¤›m›z ça- l›flmada Bishop

Bu araştırmada, göçmen grubundaki parazit görülme sıklığı, lojman grubunda görülenin 2.5 katından daha yüksek bir oranda bulundu (p<0.001).. Anahtar Kelimeler:

The relations of the Middle Euphrates region with Mezraa Höyük and Ebla have been increased towards the end of the Early Bronze Age which had become obvious

ekrin porokarsinom tan›l› bir olguda cerrahi eksizyondan 11 ay sonra FDG-PET incelemesinde lokal ve bölgesel aktivi- te art›fl› saptanmas› üzerine yap›lan genifl eksizyon