• Sonuç bulunamadı

Bu gün, birliğimiz, istanbul şubesinin, onikinci yıl kon- gresini yapmaktayız. Bir yıl önce, bizlere itimatla tevdi ettiğiniz, birlik işlerini ve-meslek menfaatlerini, başarmağı, en saslı bir görev sayarak çalıştık.

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Bu gün, birliğimiz, istanbul şubesinin, onikinci yıl kon- gresini yapmaktayız. Bir yıl önce, bizlere itimatla tevdi ettiğiniz, birlik işlerini ve-meslek menfaatlerini, başarmağı, en saslı bir görev sayarak çalıştık. "

Copied!
5
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

T. Y. Mimarlar Birliği kongresinden

TÜRK YÜKSEK MİMARLAR BİRLİĞİ İSTANBUL ŞUBESİNİN 1946 YILI ÇALIŞMA RAPORU

Sayın Arkaçlar,

Bu gün, birliğimiz, istanbul şubesinin, onikinci yıl kon- gresini yapmaktayız. Bir yıl önce, bizlere itimatla tevdi ettiğiniz, birlik işlerini ve-meslek menfaatlerini, başarmağı, en saslı bir görev sayarak çalıştık.

Şimdi, bu bir yıl içinde, yönetim kurulunuzun, karşılaş- tığı, mütenevvi işleri - ve bu işlerdeki icraatı sıra ile, sayın heyetinizin, üstün tasviplerine arzediyoruz.

Her şeyden evvel, şubenin sicil, kayıt işlerinin önemle ele alındığı, teşkilâtın, temel taşım teşkil eden bu işlere ait dosyaların, mazbut bir hale konulduğunu belirtmek isteriz.

Türkiyemizde, bu güne kadar, 601 kişiye mimarlık dip- loması veya hakkı verilmiştir.

istanbul şubemize kayıtlı mimarların adedi, geçen, yıl 250 iken bu yıl, 296 ya çıkmıştır. Bu artış, mimarî teşkilâtı - mızın hayatiyetine, diriliğine delâlet eden bir olay olarak kayıt ediyoruz.

Yeni üyelerimiz, İstanbul Teknik Üniversite mimarlık fakültesi, yabancı memleketler mimarlık müesseseleri ve, Güzel Sanatlar Akademisi mezunlarından, mürekkeptir.

Kendilerini aramızda görmekle, kıvanç duyuyoruz. Ve ken- dilerine hararetle (hoş geldiniz!) diyoruz.

Birliğimizin, yeni üyelerinden bahsederken, şunu tebarüz ettirmek isteriz ki, tahsil menşei, her hangi okul, üniversite ve memleket olursa olsun, Türk Yüksek Mimarlarının, hayat ve meslek sahasında birleştikleri tek bir, Türk Yüksek Mi- marlar Birliği teşkilâtıdır. Bu hususta, tahsil menşelerine göre, meslekî teşekküller kuran, memleketleri değil, mimar- larım tek teşekkül içinde toplayan, Anglo - Sakson mem- leketlerini, örnek almış bulunuyoruz.

Takdir buyrulacağına eminiz ki, memleket içinde, mes- lek faaliyeti içinde, zümreci olmak, kuvvetimizi, parçalama- maktır. Umumî heyetimizin, bu hatalı harekete meyil gös- tereceklere müsamaha ile bakmayacağına kaniiz.

Teşkilât işlerimizden bahsederken, şimdiye kadar şube- mize bağlı bulunan Bursa ilinde, yeni bir şubenin açıldığını haber vermekle bahtiyarız. Yeni şubemize başarılar dileriz.

Sayın arkadaşlar, şimdi sözü, mimarlık haklarını sağ- layıcı faaliyetimize naklediyoruz:

Yönetim kurulu, (Mimarlık mesleği hakları) üzerinde hassasiyetle durulmuştur. Kanunların bize sağladığı hakları istemekte, bir an bile tereddüt etmedik.

Bayındırlık Bakanlığı tarafından inşa ettirilmekte olan. El-

azığ - Palu hattındaki bazı istasyon binalarında çalıştırılacak

(2)

iki enstantane

şantiye şeflerinin, yalnız (Yüksek Mühendis, olması kaydı vardı. Konu (Yapı olduğu halde, şartnameleri hazırlıyan inşaat dairesi, '(jŞef şantiyelik) iğin, (Yüksek mimar), kay- dını ihmal etmişti. Birlik, bu işten haberdar olunca Bayındır- lık Bakanlığı nezdinde teşebbüste bulunmuş, sayın Bakan- dan cevap alamayınca bir dilekçeyle, teşebbüsümüz yenilen- miştir. Bu dileğimizin müsbet olarak cevaplandırılmasını bekliyoruz. Çünkü isteğimiz tamamen kanunidir

Istanbulda, elektirik, Tramvay, Tünel işletmesinin aç- tığı, garaj inşaatı münakaşasında yine inşaat mesul şefşaıı- tiyesinin, yalnız (Yüksek Mühendis) olması kaydı üzerine, harekete geçerek kanunî haklarımızın teminini istanbul Valiliğinden istedik. Sayın Vali müna'kayı tehir ederek

(Yüksek Mimar) kaydmı koydurmuştur. Anlayışlarından dolayı kendilerine teşekkür ederiz.

Arkadaşlar, bazı devlet inşaat bürolarındaki bu garip zihniyetle mücadele etmekliğimiz gerekmektedir Kontrol şeflikleri adile yapılan teşkilâtlara, yalnız Yüksek Mühen- dis arkadaşlar getirilmekte, Yüksek Mimarlar, yaptıkları projelerin tatbikatını kontrolden, âdeta uzaklaştırılmak- tadırlar. Bu hal, yalnız mimarların mesaisini tahdit bakımın- dan değil yapıların tam bir mimarî anlayışla yapılmamaları bakımından da mahzurludur.

Bazı vekiller tarafından yapılan, memuriyet ilânları, dikkatinizi, elbette çekmiştir. Bunlardan, son zamanlarda, Ankara Valiliğinin, Belediyede açık, on üç memuriyet için, verdiği ilânda, (Yüksek mimarların), adı bile geçmemekte- dir, Yönetim kurulumuz, bir taraftan Ankara Valiliğine

doğrudan doğruya müracaatla, diğer taraftan, Türk Mimarlar Birliği mekezini ikazla işe müdahale eylemiştir. Bu kanunî müracaatımızın da müsbet cevabını beklemekteyiz.

Aynı zihniyetle, maalesef, Bayındırlık Bakanlığı Merkez teşkilâtı için de tesadüf ediyoruz. Bakanlığın Yapı İşleri Reisliğine bağlı, kontrol ve keşif bürolarında (Yüksek Mimar) lara, hemen hemen, hiç verilmemektedir. Bakanlığın, yüksek fen kurulu kadrosunda, Yüksek Mimarlık bulunduğu halde, bu güne kadar bir arkadaşımız tayin edilmemiştir. Bu konu üzerinde merkezin müteaddit defalar dikkati nazarı çekilmiş- tir. Memleketimizde, ihtisasa önem verilen bir devirde Ba- yındırlık Bakanlığı teşkilâtı başında bulunan kimselerin bu hareketlerini, hiç bir suretle tasvip edemeyiz.

Bu meseleler üzerinde Saym Bakan Cevdet Kerim Ince- dayı'nın nazarı dikkatini çekmek üzere, Ankaraya göndere- ceğimiz mürahhaslarımıza, selâhiyet verilmesini, tasviplerini- ze arzediyoruz. Memlekette Mühendislik - Mimarlık rekabeti mevcut olabileceğini, düşünmüyoruz. Bu iki kardeş meslek erbabının, ihtisasalarma, mütekabil bir anlayış göstermeleri, icabettiğine, inanıyoruz.

Arkadaşlar şimdi sözü taahhüt hayatile- ilgili hususlara naklediyruz:

Birliğimiz, taahhüt işlerile, dölayisile ilgilidir. Evvelâ,

üyelerimizden bir kısmı müteahhitliği mesele ittihaz ettik-

lerinden saniyen, mimarlık vasfını haiz bir yapuım bihakken

meydana gelebilmesi için, bu branşta, yetişkin bir zümreye

ihtiyaç bulunduğundan birliğimiz teahhüt işleri ve bununla

ilgili hususlar İle meşgul olmak mecburiyetindedir.

(3)

Biiırsinizki, son buhran yıllarında, inşaat taahhütleri, çok fena bir istikamet almıştır. Fiatların istikrarsızlığı, bu sahadaki teşkilâtın kifayetsizliği, tanınmış inşaat firmalarını;

iş sahasından uzaklaştırılmış, bunların yerine, meslekten olmıyan, yeni bir sınıf yaratmıştır. Hakiki inşaat müteahhidi olan mimarları, bu hal, manen ve maddeten zararlandırmak- tadır.

Bu hale, bir çare bulmak için, taahüt işleriyle uğraşan Mühendisler ve Mimarlar, geçen yıl zarfında, aralarında top- lanmışlardır. Bu mesaiye yönetim kurulunuzda iştirak ka- rarı almış, bidayetteki (İnşaat odaları) fikrî, çalışmalaı iler- ledikçe, (bütün mühendislik şubeleri, ve mimarlar arasında hareket, mimarlık ve mühendislik ihtisasları arasında, bir konfederasyon) teşkili fikrine, meylimiz olmuştur. Bu koordinasyon yaratmağa, âmil olacaktu-. Bu mesai, halen, elle tutulur bir hale gelmemiştir. Önümüzdeki yıl bu hususta, ilerlemeler olacağı, kanaatindeyiz. Bu konuda, Türk Mühen- disler Birliği ile, çalışma birliği yapılması, gereklidir.

Bu işe müvazi olarak, ticaret odası meslek zümresine, inşaat teahlıüdü ile uğraşan arkadaşların, seçilmelerine ça- lışılmıştır.

İstanbulda, bir inşaat mevsimi gelince başta bir çimento buhranı ve kara borsası yaratılmaktadır. Birlik, bu işi in- celemiş, alınacak bazı tedbirlerle, bu buhranın önlenebilece- ğini, İktisat Bakanlığından dilemiştir. Çimento fabrikaları tarafından siparişlerin temsili tarihinden (45) gün önce para alındığı için, inşaat işlerindeki sermayeler haksız bir surette, muattal kalmaktadır. Bu cihetle İktisat Bakanlığının dikkat- lerine vazedilmiştir.

Bundan başka, İthalât birliklerinin, mürakabeleri mev- cut olduğu sıralarda, bazı inşaat maddelerinin, ithallerinin, serbest bırakılması için Ticaret Bakanlığı ile temas edilmiş ve isteğimiz kabul ettirilmiştir. Ticaret Bakanlığı, hemen her müracaatımıza, müsbet cevap vermiştir. Bu Bakanlığın bu işle ilgili erkânına, teşekkür ederiz.

Arkadaşlar, Birliğimize, kanunla verilmiş haklardan, (vergi sınıflarının tayini) işine, bu yıl da devam olunmuştur.

Buhran yıllarında mimarlar, lâyıkiyle çalışmamışlardır. Bil- hassa halk inşaatı, tamanmen durmuştur. İşler: küçük ya- pılar, tadiller ve tamirlere inhisar etmiştir Yönetim Kurulu, vasıflarını tayin ederken, bu durumu dikkate almış, mimar- ların inşaattan ziyade, resmî proje işlerinden para kazana- bildiklerini göz önünde tutarak, sınıflandırma işini, bu za- viyeden halletmiştir.

Bunlardan gayri, yapı sanatlarmda çalışan çırakların vergi mükellefiyet yaş hadlerinin (16) dan (18) e çıkarılması için muamele vergisi kanununda, tadilât yapılmasını, teklif ettik. Ve işçi gündelikleri gayri safi kazançları, takdir ve tes- bit işini intaç eyledik. Bahsi geçen son işte çalışan Çeçen ve Börü arkadaşlarımıza, teşekkürü borç biliriz.

Ayrıca yeni hazırlanmakta olan, kazanç kanununda, diğer serbset meslek erbabının, yaptıkları teşebbüslere, mü- vazi şekilde hareket edilerek, mimarların eskisi gibi, mak- tu vergiye, tabi tutulmaları için, teşkilât merkezine bilgi verilmiş, teşebbüs temennisi yapılmıştır.

Bundan başka, mimarların, ve mimarlık işleri ücretleri- nin derece ve miktarları kakkmda, Gümrük ve Tekel Bakan- lığı ile, Sağlık Bakanlığından ve muhtelif memleketlerden vaki, muhtelif sorular cevaplandırılmıştır. Bütün bu say- dıklarımızı, teşkilâtımızın kudret ve selâhiyetinin nasıl bir

inkişafa mazhar olduğuna ve ilerisi için, ne derece geniş ufukların, bizi beklediğine, delâlet eyler.

Arkadaşlar, şimdi sözü proje işlerimizle ilgili hususata naklediyoruz:

Mimarlık sanatının, hikmet vücüdünü teşkil eden, proje yapmak işimiz dilediğimiz düzene, henüz girmemiştir. Daha ziyade,konuklar yolu ile, bir inkişaf ümidi veren, bu sahada, arzu edilen neticenin, istihsali için, pek çok çalışmak, lâzım geleceğine kaniiz.

Geçen yıl, konkurlar, kemiyet itibariyle, kısmen başarılı olmuştur. Küçükler hariç, (10) mühim müsabaka açılmıştır.

Aralarında hususî teşebbüslerin de, bulunduğuna dikkat edilince, memlekette mimarlık işlerde, fikre hürmetin ve iyi eserler elde etmek arzusunun halk tarafından da, anlaşılmağa başlandığı kanaati, hasıl olmaktadır.

Konkurlardan bir kısmının, açılmasına, merkez yönetim kurulumuz, ön ayak olmuştur. Bu husustaki müsbet gay- retleden dolayı, kendilerini tebrik eyleriz. İstanbul Açık Hava Tiyatrosu konkuru, şubemizin çalışmaları ile, İstanbul Beledi- yesi tarafından, açılmıştır.

Bu konkurların bir kısmı, istenilen başarıyı sağlamışlarsa da, bir kaçının sonucu, hiç de memnuniyeti mucip olmamış- tır. Bu cümleden, Orman Umum Müdürlüğü, Sivas Kongresi Abidesi, Ereğli Kömür İşletmesi işçi evleri, konkurları, bazı hoşnutsuzluklar ve muvaffakiyetsizlikler arzetmiştir.

Orman Umum Müdürlüğü konkurunun Jürisinde üye bulunan arkadaşımız ihtisas dışı elemanların ekseriyeti teş- kil eylemeleri zoru altında Jüriye terkeylemiştir. Merkez teş- kilâtımıza mensup bu arkadaşların raporu üzerine, dikkati çekilen Orman Umum Müdürlüğü, Jüri kararında, İsrar et- miş ve konkuru kazanan meslekdaşlarımızı, övmek suretiyle, teşkilâtı iskat eylemiştir.

Sivas Kongresi âbidesi konkuru âbideler jürisi tarafın- dan dirije edilmiştir. Aksaklığı mal sahibi tarafından yer- siz bazı metalip serdi ile, mükâfatların, vaktinde ve el an

ödenmemesidir. Maalesef, bundan evvel, Mersin Stadyomu konkurunda da, buna müşabih bir aksaklık kaydedilmiştir.

Müsabıkları olduğu kadar, bütün mimarları, üzen, bu hâdiseler mimarlık sanatını ve konkur kaidelerini, anla- mayan çevrelerde de görülmektedir. Adı geçen konkura ait, garip netice karşısında merkez yönetim kurulunun dik-' kat nazarı çekilmiş ve (meselenin, Âbideler Jürisi tarafından incelendiği ve intaç edilmekte olduğu) cevabı almıştır.

Bu cevap tatmin edici değildir. Bunun üzerine, Millî Eğitim Bakanlığına müracaatla Âbideler Jürisine üye vermeyi, teklif ettik.

Ereğli Kömür İşletmesi tarafından açılan işçi evleri kon- kuru, daha bidayette şubemizin müdahalesine uğramıştır.

Fakat bu meseleye def'at ile yapılan müracaatlarımız her defasında anlayışsızlıkla karşılanmıştır. En son defa, ve bu konkurun muvaffakiyetsizlikle neticelenmesi vesilesile, yap- tığımız iyi ve samimî tavsiye ve dileklerimize de müsait ol- mayan bir cevap alınmıştır ki teessüfe şayandır. Ereğli Kö- mür İşletmesinin bu hususta takip edeceği hattı hareket, merakla beklenmektedir.

Bundan gayri, henüz neticesi alınmamış bulunan Ankara

Camii konkurunun devamı esnasında, şubemiz üyelerinin

bazı şikâyetler, Merkez Yönetim Kuruluna, en açık bir lisanla

aksettirilmiş, alman cevapta (konkur neticesinden şüphe ve

teredüdü icabettiren bir emarenin mevcut olmadığı) belir-

tilmiştir.

(4)

Bayındırlık Bakanlığı teşkilâtınca organize edilen, is- tanbul Adliye Sarayının konkur evradının, müsabakalara geç tevzii sebebile , vaki talebimiz, muvafık görülerek kon- kur müddeti bir ay uzatılmıştır.

Konkurların, emin bir esasa, şaşmaz bir düzene, bağlan- ması, umumî dileğimizdir. Bu neticenin istihsalini, yüksek ma- kamlara, ferdî ve şahsî şikâyetlerde bulunanlar, olduğu gibi, tenkit neşriyatı. yapmak yolunu, tasviye edenler de bulun- muştur. Fakat, şimdiye kadar yapılan, bu yoldaki tecrübe- lerin, verimsizliğine, yakinen vakıfsız. Bu gibi hareketlere, maalesef, menfi yetkiler yaratmakta ve binnefis, (konkur aç- mak fikrini), baltalamaktadır.

Bu meselelerde, teşkilâtın, takayyüz ve kontrolünü esas tutmak, ve bir taraftan da daha müteenni, daha metodlu bir yol aramak mecburiyetindeyiz. Konkur programlarının, yetkili heyetler tarafından, düzenlenmesini ve netice üzerin- de yine yetkili bir teşkilâtın, garantisini, normal teşebbüs kanalları vasıtasiyle istemek

;

hakkımızdır. Şimdiye kadar yapılan, bu kabil teşebbüslerimize zamimeten, bu defa, mer- kez kongremize gönderilecek mürahhas arkadaşlara, bu hu- susta da salâhiyet verilmesini, tasviplerinize arzediyorıız.

Arkadaşlar, konkurların malûmunuz bulunan, bu ak- saklıkları meslekdaşlarımızı müsabakalardan soğutacak mahiyettedir. Buna rağmen, arkadaşlarımız büyük bir ne- fis feragati ile, konkurlara iştirakten geri durmuyorlar. Ça- resizlikler, adetâ kendini harcamalar, içinde ceryan eden, bu meslek haklarının, milletçe ve devletçe öğrenilmesi ve ta- nınması hiç bir memlekette kolay olmamıştır. Melekî sahada attığımız adımların eriştiğimiz muvaffakiyetlerin kıymetim içinizde meslek hayatımızın on beş, yirmi yıl öncesine kadar gidebilenlerimiz, çok iyi bilirler ve takdir ederler. Bu yolda, sıkı teşebbüsler ve çalışmalar silsilesine devam etmeliyiz.

Konkurların dışında projecilik faaliyetimiz devlet si- parişlerinin, tanzimi ve iyi bir şekilde tevzii için, yönetim kurulunuz meşgul olmuş, kararlar alınmıştır. Bu işin yetkili v e otoriter bir teşkilâta bağlanmasında, zaruret görülmüş- tür. Pek önemli görülen bu konunun, Millî Eğitim Bakanlığı kanalile, yürütülmesine çalışan, (Güzel Sanatlar Kanunu) teklifinin, takip ve tahakkuku ile, mümkün olabileceği neti- cesine varılmıştır. Bu yılki kurulunuzun, bu işin intacile meşgul olmasmı, tasvibinize arzederiz.

Halk siparişlerine gelince: Mimarların mal sahibile müna- sebetlerini sağlamak için, yönetim kurulunuz, (mimarın iş sözleşme tesbiti ve mimarlık ücreti tarifesi) ni yayınlamıştır.

Faydalı bulacağmızı umduğumuz, bu (anlaşma vasıtasının) ıgeçtik. Bu suretle, esasen, Devlet icra müesseselerin karşı Bayındırlık Bakanlığınca onaylanması için, resmen teşebbüse verdiğimiz hüküm ve kararlarda, ana mesnedimiz olan bu ve- sika, bundan daha büyük bir şumule mazhar olacak ve daha kolay kullanılır bir hale gelecektir.

Bunlardan gayri, İstanbul şubesini, yakından ilgilendiren bir meseleden de, burada kısaca bahsetmeyi faydalı buluyo-- ruz: İstanbul Belediyesinden ruhsatiye alan, arkadaşlarımı- zın, bazı zorluklarla karşılaşmakta oldukları görülmektedir.

Bu husus üzerinde, Belediye Başkanlığile, müteaddit temas- lar yapılmıştır. Keyfiyetin derinleştirilmesi Belediyemizin, bu meselede de anlayış göstereceğine, eminiz.

Arkadaşlar, şimdi sözü, sosyal faaliyetlerimize naklediyo- ruz: Sosyal faaliyetimizin, iş bölme kolunda, geçen yıl, tat- min edici işler görmediğimize müteessifiz. Bir taraftan, bu yılın, bir buhran yılı oluşu, diğer taraftan, raporumuzun

(mimarlık hakları) kısmında bahsi geçen, arzumuz ve ümi- dimiz dışındaki tak-tikler, mimarın, çalışma sahasını daralt- mıştır. Yönetim kurulunuz, açık memuriyetler için Belediyelere başvurmuş, bazılarından müsbet cevaplar almış ise de, maalesef, verilen maaş ve ücretlerin azlığı, ar- kadaşlar için cazip görülmemiştir. Ayrıca, Ankara merkezi- mize, İzmir, Adana ve şimdi bir şube haline giren Bursa mümessilliklerimize, yazılarak, açık memuriyetler ve serbest mimarlıklar için müracaatlar yapılmıştır.

Mimarın iş bulması, daha ziyade, mimarlık haklarının, bihakkın kabul ve tasdik ettirilmesile mümkün olabileceğin- den, bu hakları sekteye uğratan arıza ve müşküllerle, müca- deleye, önem vermek gerekmektdir

;

ki bu hususta, her çareye ve her teşebbüse başvurulmuştur. İsrarla devam edildiği takdirde, bu faaliyetin semerelerini, gelecek yıllarda, göre- bileceğimize, inanıyoruz.

Sayın meslekdaşlarımız, bu yıl, yardıma muhtaç arkadaşla- ra, muavenet işile de, meşgul olunmuş ve üyelerimizden büyük alâka görülmüştür. Ağır hasta, iki arkadaş, şubemiz- ce, şimdilik, dokuz yüz liralık yardım yapılmıştır. Bu teşeb- büse iştirak eden üyelerimizden, yönetim kurulunuz şükran- larım sunar.

Bu yardımlaşma hareketlerinin, içtimaî teşekküller için, psikolojik kıymetini, takdir buyurursunuz. Gelecek yıllarda, daha müsait imkânlar içinde, daha geniş ölçüde yardım hareketlerini temenni ederiz.

Gençen yıla ait sosyal çaışmalarımızdan birisi de, ( O - lüm 'HaMnde Yardım Sanıdğı) teşkilâtının, faaliyete geçirilme- sidir. Gurup sigoıta yapılmasına tevessül olunmuş ise de, bunda istenilen derecede müsbet neticelere varılmadığı gö- rülerek, iş geri bırakılmıştır.

Şubemiz, iptidaî şekilde de olsa, bu müessesenin, bir kıy - met ifade ettiği görüldüğünden, tekâmülünü geriye bırakarak;

bu teşkilâtı, harekete getirmiştir. Yardım sandığına iştirak, günden güne artmaktadır. Bu sandıktan yapılacak yardımın bin liraya çıkarılması, gayemizin ilk merhalesidir.

Arkadaşlar, şimdi sözü, yayın faaliyetimize naklediyruz:

Meslekî bilgilerimizin artması ancak, yayma olan ihti- yacımızı umumî heyetimiz, elbet takdir buyurmaktadır.

Merkezce çıkarılmakta olan, (Mimardık) dergisinin ve İs- tanbuldada iki üyemiz tarafmdan neşredilen, emekdar ( A r - kitek) in yayınlanmasına, geçen yılda, devam edilmiştir. Yeni yılın, bize bir üçücü meslek dergisini, getireceğini memnuni- yetle görmekteyiz. (Eser) e başarılar diliyor, diğer iki dergiyi yaşatan arkadaşlara da, bu dileğimizi yeniliyoruz.

Yılın işlerinden bahsederken, mimarlık kütüphanemiz için, birer kazanç olan, iki yeni kitap, zikredeceğiz: (Türk Anıtları) kitabının müellifi Çetintaş ile (Spor Alanları) ki- tabının müellifi (Doğu) ya, burada bilhassa teşekkür ederiz.

Tamamen boş denilecek olan mimarî kütüphanemiz için yapılan bu gayretlerle, birliğin manen olduğu kadar, mad- deten iştirakini bir prensip olarak kabul buyuracağınızı umuyoruz.

Yayın işinde, Akademiye ve Teknik Üniversiteye düşen -görevin, bu iki müessese tarafından, lâyık olduğu ehemmi-

yeti, görmediğine şahit olmaktayız.

Bir üyemiz tarafından, hazırlanmış olan, (Türkevi) adlı kitabın, basımı, Güzel Sanatlar Umumu Müdürlüğü, ve A k a -

demi Müdürlüğü, tarafmdan geri bırakıldığını, üzüntü ile

öğrendik. Birliğimize, yakm bir ilği ve teveccüh göstermek-

te olan Sayın Millî Eğitim Bakanı ve fahrî başkanımızdan,

(5)

'bu ki tabada, ilgi göstermelerini ve ayrıca bakanlık neşriyatı arasına, mesleğimize ait kitaplardan da, katılmasına müsa- adelerini, istedik. Bu teşebbüsün, kovalanmasını ve muh- telif dillerdeki mesleğimize ait ana kitaplardan, bir mimarî

kütüphanesinin tesisinde, ısrar gösterilmesini, zarurî gör- mekteyiz, Gerek bu müesseseler gerekse mimar yetiştiren müesseselerin durumları üzerinde Millî Eğitim Bakanlığile temas etmek için Ankaraya gidecek heyetimize selâlıiyet verilmesini tasviplerinize arzediyoruz.

Arkadaşlar, tesis için, geçen yıl, yeniden, bir hamle yaptığımız, birlik kütüphanesinin gelişmesi, çok ağır olmak- tadır. Geçen yıl da arkaçlardan, kitap hediye etmeleri, is- tenilmiş, bu teşebbüsümüze, maalesef, mahdut meslekdaşı- mız, alâka göstermiştir. Kütüphanenin, senelik bir tahsisatı

olması, ve maksada, kitap alınmak suretile gidilmesi icap eylemektedir.

Birliğimizde, bütün yabancı sanat kamuslarının, mimar- lık ana 'kitaplarının, bulunması amacımızdır. Bilsassa aylık mecmuaların birliğe gelmesi, elzemdir. Proje sahasında ça- lışan, genç arkadaşların bunlara ihtiyaçları fazladır. Geçen yıl, daha ziyade, bu düşünce ile, bir (okuma servisi) kur- duk, Arkitek dergisinin, şubemize hediye eylediği, bazı y a - bancı dergileri, ilgili arkadaşların istifadelerine arzeyledik.

Kütüphanemizde mevcut kitap ve mecmua, geçen yıl (334) iken, bu yıl (4. 3. 8.) ze çıkmış bulunmaktadır. Birlik k ü - tüphanesine, yardımda bulunmalarını umumî heyetimize tekrar arzeyleriz.

Yayın ve propaganda işlerimizden, İstanbul Belediye Sarayı hakkında, gazetelerde açılan kampanyayı, hepimiz hatırlarız. Bu mücadele yazılariyle, meslekî bir davayı m u -

vaffak .kılan, değerli arkadaşlarımızdan, Akkaynak, Çetin- taş, Kozanoğlu ve Unsal'a burada teşekkürü borç biliriz.

(Yabancı mimarın, hoca ve müşavir olarak, muayyen sahalarda vücuduna kailiz. Bu konu, bu mecrada kaldıkça, mesele yoktur. Fakat, mecrasından taşınca, müdahale mec- buriyetini duyuyoruz.

Yönetim kurulumuz vazife devresi içinde, memleket mimarım ve mimarlığı, tanıtma yolunda, gazeteler vasıtasiy- le, neşriyata ayrıca teşebbüs eylemiş, kalem sahibi, sekiz, on arakadaşa, müı-acatta bulunmuştur. - Maalesef - bir kişiden gayrisinden yazı ve cevap alınamamıştır. Bu sebepten gündelik gazetelerde, mesleği (tanıtma neşriyatı) yapılama- mıştır. Mimarların, halka inerek, halk ile yükselmesine, imkân verecek bu kabil, bilhassa bu kabil yayına, ihtiyacı- mız bulunduğuna inanıyoruz.

Tarihe mal olan mimarî anıtlarımızın ve mimarlarımı- zın hakikî kıymetlerini, dünyaya bihakkın tanıtmak amacı- ile, de bir taraftan beynelmilel kıymetteki kamus ve ansik- lopedüerde bir tarama yapılmağa başlanmış, diğer taraftan, bahsi geçen eserlerde, görülen noksan ve hataların izaiesi- için ı(ıMimarî tarihi) ile uğraşanlarımıza, baş vurarak, tarih- çeler rica edilmişti.

Yabancı memleketlerde, meslekî temaslarımız artmak- tadır. Bu meyanda, beynelminel mimarlar ittihadının, yayın- lamakta olduğu, bültenin neşrine, iştirakle başladık. - bir çak memleketlerin - neşriyatından Türk mimarlık hareket- leri hakkında malûmat istenilmiştir. Başlı başına bir servis haline gelmek istidadını gösteren bu kısımda, arkadaşımız (Onat) m Ankaraya gitmesi üzerine, (Togay) vazife almıştır, başarılı faaliyetlerinden dolayı, her iki arkadaşa, teşekkürü borç biliriz.

Evvelki yıl, teşebbüs ettiğimiz, Fotoğraf sergisi işini de- vam . ettirdik. Dokümanların seçilmesinde, fotoğraf malzeme- sinin temininde ilerlemeler olmuştur. Şubenin, Mâil durumu ile, yakinen ilgili bulunan bu iş, imkânlar nisbetinde, bir terakki kaydedilmiştir.

Arkadaşlar, üyelerimizin adedi arttığından, birliğimizin evvelce münteşir bülteni, aktüel kıymetini kaybeylemeıniştir.

Yenisinin tab'ı işi, merkez tarafından, şubemize havale edil- mişti. Mükerreren mevki ve müracaatımıza rağmen, bir kısım arkadaşların, henüz sicil fotoğrafa ait noksanlarını, ikmâl ey- lemediklerinden, bülteninin kongremize yetiştirilmesi müm- kün olamamıştır. Bu bültenin hazırlanmasında çalışan (Ser-

bes) arkadaşımıza teşekkürü borç biliriz.

3 Mart Sanat Gecesi artık güzel bir gelenek olmuştur. Ge- çen yıl, şubemiz tarafından organize edilen bu müsamereyi, idar>e eyliyen komita arkadaşlarımız, izah müddetinin Ara- lık - Ocak aylarından başlamasını teklif eylemişlerdi. İsa- betli gördüğümüz bu teklife uyarak, geçen defa bu işi m u - vaffakiyetle başarmış bulunan, Şahingiı'ay, Çeçen, Börii, Kural arkadaşlardan, mürekkep, bir ana komite teşkilini kararladık. - bu arkadaşlar - tatbikata geçmiçleı- ve Taksim gazinosu ile o akşam için - anlaşamaya varmışlardır. Yeni yılda mesaileri devam edecek olan arkadaşlarımıza, geçen yılki çalışmalardan dolayı teşekkür eder yeni yıl için de muvaffakiyetler dileriz.

Arkadaşlar, şimdi sözü, malî durumumuza naklediyoruz.

Geçen seneden Bin beş yüz dört lira yetmiş beş kuruşa ka- sa mevcudu devir aldık. Bu sene aidattan, bin sekiz yüz on iki lira elli kuruş, muhtelif teberrülerden, bin altın yüz yetmiş üç lira, konkur ve ücret tarifesi satışmdan yüz otuz dokuz lira, ki cem,an üç bin üç yüz kırk lira yirmi beş kuruş varidat temin edilmiştir. Bir senelik birlik masrafları, oıı üç bin iki yüz elli dört lira olup - kasa mevcudumuz - biıı d o - kuz yüz elli sekiz lira, üç kuruştur.

Bu izahattan da anlaşıldığı gibi - bu yıl - gerek aidal, gerekse teberru, tahsilat, geçen senelerden üstün olmuştur.

Bu hususta bir fikir verebilmek için bazı rakamlar veri- yoruz:

Aidat tahsisatı 1944 de 680 1945 de 1276 lira iken geçen yıl bin sekizyüz on iki lira elli kuruşa ç ı k - mıştır. Bu artış ümit verici fakat kâfi değildir.

Arkadaşların bu hususa ilgilerinizi dileriz.

Yeni yıl bütçemiz şu suretle düzenlenmiştir:

Gelir kısmı: Üye aidatı 5500 Duhuliye 550 Teberrüler 2500 Yekûn 8550 Gider kısmı: Kira 350

Maaş ve ücretler 1000 Kütüphane 500 Müteferrik 750 Maddî yardımlar 2500

Kırtasiye 250 5350

Sayın arkadaşlarımız: Geçen bir yıl zarfındaki naçiz çalışmalarımızı ana hatlariyle yüksek tasviplerinize arzettik.

Karar yüksek heyetinizdedir.

Şevki Balmumucu U. Kâtip Zeki SAYÂR Başkan

Referanslar

Benzer Belgeler

«Hayatımızda bütün faaliyetimiz, memleket işle­ rinde keyfî, müstebitçe hareket edenlere karşı mü­ cadele ile geçmiştir» diyen Atatürk, en kutsal

Hayat hikâyesini 1970'de yayımladığı "Yakın Tarihte Gördüklerim, Geçir­ diklerim" isimli dört ciltlik

Vaktile, benim de kalem yar­ dımımla milliyetçi “Turan,, gazete­ sini çıkarmış olan Zekeriya Beyin Türk ordusunu, Türk milliyetper­ verlerini ve Türk

Üzerinde her şeyden ziyade durmak istediğim nokta, Nasuhi Baydar’ın bu tercümesinde her satır ve parçanın aynen ve tamamen lisanımıza nakledilmemiş

Ney ve nısfiyeyi, mest olduğu demlerde; gelişi güzel, fakat bir bahçeden rastgele toplanan çiçekler gi­ bi, hoş çalar ve ayık olduğu zamanlarda ise; değil

sonucudur. 385'te, yirmiüç ya~~na bast~~~nda, oldukça büyük ölçüde yeryüzünün yüzeyini ölçmek için gözlemler yapm~~ ; Khwârizm'in çe~itli yerlerinin enlemlerini

PA~A'NIN HIDEMAT-I ASKERIYESI - SIYASI KANAATLERI - KUVVETLI BIR ORDU HAKKINDAKI FIKRI - INGILIZLERE KAR~I HISSIYATI - MEMLEKETTEKI FIKIR CEREYANLARI Bundan üç gün evvel

Nâzım 10 Eylül 1959'da Rusça kaleme aldığı vasiyetnamesinde, en değerli mirası olan eserlerinin telif hakkının üçte ikisini karım Münevver ve oğlum Mehmet'e diyerek