• Sonuç bulunamadı

New Trends in Ottoman Studies

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "New Trends in Ottoman Studies"

Copied!
26
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

New Trends

in Ottoman Studies

Papers presented at the 20

th

CIÉPO Symposium Rethymno, 27 June – 1 July 2012

Editor-in-chief:

Marinos Sariyannis

Editors:

Gülsün Aksoy-Aivali, Marina Demetriadou, Yannis Spyropoulos, Katerina Stathi, Yorgos Vidras Consulting editors:

Antonis Anastasopoulos, Elias Kolovos

University of Crete – Department of History and Archaeology Foundation for Research and Technology-Hellas –

Institute for Mediterranean Studies Rethymno 2014

(2)

Rethymno campus, 741 00 Rethymno, Greece, e-mail: [email protected], tel.: +30 2831077337, fax: +30 2831077338,

http://www.history-archaeology.uoc.gr Foundation for Research and Technology-Hellas,

Institute for Mediterranean Studies P.O. Box 119, 741 00 Rethymno, Greece,

e-mail: [email protected],

tel.: +30 2831056627, fax: +30 2831025810, http://www.ims.forth.gr

Cover: Ntina Ganti Cover photo: Giorgos Benakis Back cover photo: Joshua M. White

Layout: Crete University Press

New Trends in Ottoman Studies: Papers presented at the 20th CIÉPO Symposium, Rethymno, 27 June – 1 July 2012 is a joint e-publication of the Department of History and Archaeology of the University of Crete and the Institute for Mediterranean Studies of the Foundation for Research and Technology-Hellas.

© 2014 University of Crete, Department of History and Archaeology, &

Foundation for Research and Technology-Hellas, Institute for Mediterranean Studies

This e-book is not for sale.

This publication is protected by copyright. No part of it may be reproduced, in any form, without the prior written permission of the publishing institutions.

ISBN 978-960-93-6188-0

(3)

OSMANLI İDARESİNDE BİR BALKAN ŞEhRİ:

RUSçUK

Meral Bayrak (Ferlibaş), Meryem Kaçan Erdoğan

RUSçUK’TA OSMANLI KÜLTÜR VARLIKLARI:

DİNİ VE hAYRİ KURUMLARDAN BAZILARI*

Meral Bayrak (Ferlibaş)**

“Vakıflar sayesinde bir şahıs vakıf bir evde doğar, vakıf beşikte uyur, vakıf mallar- dan yer ve içer, vakıf kitaplardan okur, vakıf bir mektepte hocalık eder, vakıf ida- resinden ücretini alır, öldüğü zaman vakıf bir tabuta konur ve vakıf bir mezarlığa gömülürdü.”1

biçimindeki ifade tarzı Osmanlı toplumunda veya daha da özelleştirmek gere- kirse toplumu oluşturan bireylerin yaşamında vakıfların yerini ve önemini gös- termesi bakımından son derece güzel bir anlatımdır. Toplumsal hayatı bu denli çepeçevre kuşatan sosyal, kültürel ve ekonomik yaşamın her cephesinde kendi- sini hissettiren vakıflar Rusçuk’ta da Müslüman nüfusun artmasına paralel ola- rak artış göstermiştir.

* Bu çalışma “Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Komisyonu”

tarafından desteklenmiştir.

** Doç. Dr., Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü, [email protected]

1 Ahmed Akgündüz, İslâm Hukukunda ve Osmanlı Tatbikatında Vakıf Müessesesi, İstanbul 1996, s. 42-43, Ziya Kazıcı, Osmanlı Vakıf Medeniyeti, İstanbul 2003, s. 27.

(4)

Rusçuk’taki vakıfların büyük kısmı cami vakıfları olup bunlar genellikle küçük kurumlar olarak hizmet vermiştir. Bir başka deyişle büyük vakıflara has, cami ile birlikte diğer hayır kurumlarının bir arada bulunduğu külliye- ler Rusçuk’ta tesis edilememiştir. Genellikle -banisinin ismiyle anılan- bir vakıf cami etrafında kurulan Müslüman mahallelerinde bazen camilerin yanında sıbyan mektebi nadir olarak da medrese inşa ettirilerek vakfa dahil edilmiş- tir. Bunların dışında konaklama ve su gereksinimini gidermek amacıyla vakıf- lar kurulmuştur ki ihtiyaç duyulan çeşitli hizmetlere yönelik oluşturulan bu kurumlar belirtildiği gibi küçük vakıflar halinde faaliyetlerini sürdürmüştür.

Rusçuk’taki Osmanlı vakıflarından bazıları daha önce hazırlanan iki farklı çalışmaya konu olmuş,2 aşağıda belirtilen çalışmalarda yer almayanlar da Rus- çuk’taki Kültür Varlıkları başlığı altında bu bildirinin konusunu oluşturmuştur.

Genellikle vakfiyeleri bugün mevcut olmayan Rusçuk vakıflarından altı tanesi çeşitli arşivlerdeki defterler ve belgeler ışığında tanıtılmaya çalışılmıştır. Aşa- ğıda isimlerine göre alfabetik sırada anlatılan vakıf eserlerden hiç biri ne yazık ki günümüze ulaşamamıştır.

2 Bildiri olarak sunulan ve yayınlanan ilk çalışmada yer alan vakıf eserler şunlardır:

Abdülbâkî Paşa Camii (Cami-i Atik), Alanyalı Mustafa Paşa Camii, Baltacızâde Hacı Mehmed Ağa Camii (Kadı Hacı Hüseyin Efendi Camii), Bayraklı Camii (Çarşı Camii), Çavuşzâde Camii, Debbağhane Camii, Kapıcıbaşı İbrahim Paşa Camii, Mesih Voyvoda Camii, Mirza Said Paşa Camii ve Taş Mescid. Söz konusu çalışmada ayrıca bazı medrese ve mektepler, tekke ve zaviyeler ile su vakıfları, saat kulesi gibi vakıflara da yer verilmiş- tir. Bkz. Meral Bayrak (Ferlibaş) - Meryem Kaçan Erdoğan, “Rusçuk’ta Osmanlı Vakıf- ları”, Balkanlar’da İslâm Medeniyeti Uluslararası Üçüncü Sempozyum Tebliğleri (Bükreş, 1-5 Kasım 2006), İstanbul 2011, s. 233-268. Gözden geçirilerek yayınlanmış hali için bkz.

Meral Bayrak (Ferlibaş) – Meryem Kaçan Erdoğan, “Rusçuk’ta Osmanlı Vakıfları”, Os- manlı İdaresinde bir Balkan Şehri Ruşçuk, Istanbul 2011, s. 169-225. Makale olarak ha- zırlanan ikinci çalışmada 5 vakfa ait 6 cami incelenmiştir. Burada ele alınan vakıf eserler şunlardır: Davud Ağa Camii (Burmalı Cami), Eskicizâde Hacı Ahmed Ağa Camii, Hacı Ali Vakfı: Cami-i Cedit (Pazaryeri Camii) ve Salkımlı Cami, Hacı Süleyman Ağa Camii (Yeni Cami veya Arasta Camii), Kara Ali Bey Camii. Bkz. Meral Bayrak (Ferlibaş), “Rus- çuk Cami Vakıflarına Örnekler”, SDÜ Fen Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi 22 (Aralık 2010), s. 33-60. Ayrıca bkz. Meral Bayrak (Ferlibaş), “Rusçuk Cami Vakıflarına Örnekler”, id., Osmanlı İdaresinde Bir Balkan Şehri Rusçuk, s.227-268.

(5)

I. Balizâde Hacı İbiş Ağa Camii

Bir tüccar olan Balizâde Hacı İbiş Ağa tarafından Hacı Musa Mahallesi’nde inşa ettirilen ve banisinin adıyla anılan cami hakkında bugüne ulaşabilen fazla bilgi mevcut değildir. Vakfiyesi de bulunmayan cami ile vakfına ait verilere sadece bazı evkaf defterlerinde rastlanmıştır.3 Tirsiniklizâde İsmail Ağa’nın Rus- çuk ayanı olduğu dönemde 1219/1804-1805 yılında hazırlanan Rusçuk Vakıf Sicili’nde4 vakfa ait bilgi bulunmadığı için caminin XIX. yüzyılın ilk Osmanlı- Rus Savaşı sonrasında - sosyal ve ekonomik hayatın 1820’li yılların başlarında hareketlenmeye başlamasıyla bu dönemde -5 inşa edildiği tahmin edilmekte- dir. Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde bulunan 1252-1253/1836-1838 yıllarına ait vakıf defterinde caminin adının geçmesi,6 Rumeli Müfettişi Ahmed Ârif Hikmet Bey’in 1840 tarihli teftiş defterinde de fiziki özellikleri hakkında bilgi verilerek kapan çarşısında dükkanlar üzerinde fevkani ve minaresiz bir cami7 olarak tarif edilmesi savaş sonrası ve 1836 yılı öncesinde yaptırıldığı ihtimalini kuvvetlendirmektedir.

1267-1270/1850-1854 yıllarına ait -vakfın mütevellisi Memiş Efendi tarafın- dan tutulan- muhasebe kayıtlarından başka hakkında bilgi bulunmayan vakfın gelirlerinin büyük kısmının dükkan kiralarından karşılandığı anlaşılmakta- dır. Yağcı, tütüncü, doğramacı, fıçıcı, gibi çeşitli meslek erbabının kiracı olduğu dükkanlar, kahvehane ve mahzen olarak kullanılanlarla birlikte 13 adet olup ayda - 2 ile 12 kuruş arasında değişen oranlarda kiralandığından - 96, yılda ise bin kuruşun üzerinde gelir sağlamıştır.8 Kiraların dışında vakfın işletmeye verilen parasından alınan neması da bir diğer gelir kalemini oluşturmuştur ki 1267/1850-1851 yılında 1.125 kuruş olan nakit para giderek artmış dolayısıyla kullanımından elde edilen meblağ da fazlalaşmıştır. Söz edilen kaynaklardan sağlanan gelirden, başta mütevelli olmak üzere vakıf görevlilerinin ücretleri

3 Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA), Evkaf Defteri (EV), nr. 10039, v.71b, 84a, 88b; nr.

14198, v.5a-5b; nr. 15176, v.2b.

4 Bulgaristan Milli Kütüphanesi, Oryantal Bölümü (NBKM), Rusçuk Şer’iyye Sicili (R), nr.

11.

5 Teodora Bakardjieva - Stoyan Yordanov, Ruse. Prostranstvo i İstoriya, Ruse 2001, s. 125- 126.

6 BOA, EV, nr. 10267, v.1a.

7 Mahir Aydın, “Ahmed Ârif Hikmet Beyefendi’nin Rumeli Tanzimat Müfettişliği ve Teftiş Defteri”, Belleten, 215/LVI (1992), s. 140.

8 BOA, EV, nr. 10039, v.71b.

(6)

ödenmiş, cami ile dükkanların tamir masrafları karşılanmış, caminin aydın- latılması için gerekli zeytin yağı ile mum satın alınmıştır. Ayrıca kilim, hasır gibi camide kullanılacak olan bazı ihtiyaç maddelerinin temini için harcama- lar yapılmış, hazineye “harc-ı muhâsebât-ı evkaf”, “harc-ı imzâ-i müfettiş” gibi küçük miktarlarda çeşitli harçlar ödenmiştir.9

Mevcut verilerden camide; imam, hatip, aynı zamanda kayyım olarak da görev yapan müezzin, -muhtemelen mihraptaki şamdan veya kandillere bakan ve yakan- mihrap görevlisi, dua okuyucu, iki vaiz ve kandillerden sorumlu bir görevlinin bulunduğu anlaşılmaktadır ki çalışanlara ödenen ücretler diğer giderler arasında önemli bir yekûn oluşturmaktadır.10

Örnek olması açısından aşağıdaki tabloda 1268/1851-1852 yılında vakıf görevlileri ile aldıkları ücretler verilmiştir.11

Tablo I

Görevliler Aldığı Yıllık Ücret

(Kuruş Olarak)

Mütevelli 60

İmam 240

Hatip 90

Müezzin (aynı zamanda) kayyım 180

Mihrap görevlisi 60

Birinci vaiz 144

İkinci vaiz 40

Dua okuyucu 40

Kandilci 15

...görevlisi 20

Toplam 889

Aşağıdaki tabloda ise vakfın dört yıllık muhasebe bilançolarına göre gelir-gider durumu gösterilmiştir.

9 BOA, EV, nr. 10039, v.71b, 84a, 88b; nr. 14198, v.5a-5b; nr. 15176, v.2b.

10 BOA, EV, nr. 10039, v.71b.

11 BOA, EV, nr. 10039, v.71b.

(7)

Tablo II

Muhasebe Kaydının Ait Olduğu

Dönem

Vakfın İşletilen Parası(i)

(Kuruş Olarak)

Gelir

(Kuruş Olarak) Gider (Kuruş Olarak)

Vakıf Fazlası (Kuruş Olarak) İşletilen

Paranın Neması

Kira Geliri

Vakıf Görev- lilerine Ödenen

Zeytinyağı ve Mum Giderleri

Tamir Masrafları

ve Diğer Harcama-

lar

Harçlar

6 Kasım 1850-26 Ekim

1851(ii) 1.125

135 1.125 888 90 - 6 krş. 10

para

Toplam 1.287(iii) 984 krş. 10 para 303(iv)

27 Ekim 1851-14 Ekim

1852(v) 1.241

149 krş.

16 para 1.152 889 132 165 5

Toplam 1.302 krş. 16 para(vi) 1.201(vii) 100 krş. 16 para(viii) 15 Ekim

1852-3 Ekim

1853(ix) 1.341 krş.

16 para

161(x) 1.044(xi) 808 169,5 195,5(xii) 5

Toplam 1.205 1.178 27

4 Ekim 1853-23 Eylül

1854(xiii) 1.368 krş.

16 para

155(xiv) 938(xv) 770 214,5 74,5(xvi) 10

Toplam 1.093 999(xvii) 94(xviii)

(i) Vakfın bir yıl süreyle işletmeye verilerek nema elde edilen ana parasıdır. (ii) BOA, EV, nr. 14198, v.5a-5b. (iii) On üç dükkandan gelen kira geliri ile nemanın toplamı 1.260 kuruş olduğu halde ilgili evkaf defterinde 1.287 kuruş olarak kaydedilmiş ve yıllık he- sap buna göre yapılmıştır (BOA, EV, nr. 14198, v.5a). (iv) İlgili vakıf defterine fazla olan meblağın 302 kuruş 30 para olarak kaydedilmesi gerekirken 10 para ihmal edilmiş ve 303 kuruş biçiminde yazılmıştır (BOA, EV, nr. 14198, v.5b). (v) BOA, EV, nr. 10039, v.71b.

(vi) Gelirlerin toplamı aslında 1.301 kuruş 16 para iken muhtemelen yanlış hesaplandığı için bir kuruş fazla olarak kaydedilmiştir (BOA, EV, nr. 10039, v.71b). (vii) Giderlerin toplamı 1.191 kuruş olduğu halde ilgili deftere 10 kuruş fazla kaydedilmiştir (BOA, EV, nr. 10039, v.71b). (viii) Vakıf fazlası ilgili defterdeki verilere göre 101 kuruş 16 para iken bir kuruş eksik kaydedilmiş ve bu meblağ mütevellide bulunan vakfın işletilen ana parasına eklenmiştir (BOA, EV, nr. 10039, v.71b). (ix) BOA, EV, nr. 10039, v.84a. (x) Evkaf defterinde istirbah ettirilen paranın murabahasının 200 kuruş olması gerektiği belirtildiği halde 39 kuruşu tahsil edilememiş, 161 kuruş gelir kaydedilmiştir (BOA, EV, nr. 10039, v.84a). (xi) Bir önceki yılda olduğu gibi kira gelirlerinin 1.152 kuruş olması gerekirken 108 kuruşu tahsil edilememiştir (BOA, EV, nr. 10039, v.84a). (xii) Bu miktarın 70,5 kuruşu cami ve dükkanların tamiri için kullanılmış, 125 kuruş ile de mütevelli tarafından camiye kilim alınmıştır (BOA, EV, nr. 10039, v.84a). (xiii) BOA, EV, nr. 10039, v.88b; nr. 15176, v.2b.

(xiv) Vakıf defterinde işletilen paranın nemasının 204 kuruş olması gerektiği belirtildiği

(8)

halde 49 kuruşu alınamamış, 155 kuruş kaydedilmiştir (BOA, EV, nr. 10039, v.88b; nr.

15176, v.2b). (xv) Vakfın kira gelirlerinin 1.152 kuruş olması gerekirken 214 kuruşu tahsil edilememiştir (BOA, EV, nr. 10039, v.88b; nr. 15176, v.2b). (xvi) Cami için alınan hasır be- delidir (BOA, EV, nr. 10039, v.88b; nr. 15176, v.2b). (xvii) Giderlerin toplamı 1.069 kuruş olduğu halde evkaf defterine 999 kuruş olarak kaydedilmiştir (BOA, EV, nr. 10039, v.88b; nr. 15176, v.2b). (xviii) Gelir fazlası önceki yıllarda olduğu gibi yine vakfın işletilen parasına eklenmiş (BOA, EV, nr. 10039, v.88b; nr. 15176, v.2b), ana para artmaya devam etmiştir.

Görüleceği üzere vakıf, giderleri karşılamada herhangi bir sıkıntı yaşamamış, gerek kiraların gerekse alınması gereken nemanın tam olarak tahsil edileme- mesine rağmen ilgili yılları borçlanmadan kapatabilmiştir. Hatta gelir fazlası, bir başka deyişle harcamalardan kalan meblağ para vakfı özelliği de bulunan kurumun mevcut parasına eklenerek nemanın artmasına katkıda bulunmuştur.

Hakkında daha fazla veri bulunmaması bundan sonraki süreçte vakfın duru- munu takip etmeyi imkansız hale getirmektedir. Rusçuk vakıfları hakkında bilgi veren Rusçuk Tüccar Vekili Mustafa Hâlid’in 1897 tarihli raporunda “Baloğlu Camii” olarak belirtilen mabedin Balizâde Camii olduğu tahmin edilmekte- dir ki eğer doğruysa yüzyılın sonlarına kadar faaliyetini sürdürdüğü anlaşıl- maktadır. Ancak Bulgar Prensliği döneminde şehir planı kapsamına alınarak akarâtı yıkılmış ve zapt edilmiştir. Raporda, bu nedenle caminin harap bir halde olduğu belirtilmiştir.12

II. Kadişzâde Camii ve Mektebi

Bacanak Mahallesi’nde Yeni Hamam önünde olan hakkında fazla bilgi bulun- mayan cami Kadişzâde Mehmed Ağa tarafından yaptırılmış ve pek çoğunda olduğu gibi banisinin adıyla anılmıştır.13

XVIII. yüzyıla ait yapılardan biri olduğu tahmin edilen vakıf eser ile ilgili tespit edilebilen ilk kayıt bir tevcih kaydıdır. Bu kayıtta, caminin yakınında bulunan Kadişzâde Mehmed Ağa tarafından vakfedilen 10 dükkanın kira geli-

12 BOA, Sadâret Eyâlet-i Mümtâze Bulgaristan (A.MTZ.04), nr. 49/50; BOA, Yıldız Perâkende Evrâkı Evkaf Nezâreti Maruzâtı (Y.PRK.EV), nr. 2/39, Eşref Eşrefoğlu, “Bulga- ristan Türkleri’ne ve Rusçuk’taki Türk Eserlerine Dâir 1897 Tarihli Bir Rapor”, Güneydo- ğu Avrupa Araştırmaları Dergisi I (1972), s. 32.

13 NBKM, R, nr. 11, s. 196; Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi (VGMA), Hurufat Defteri (HD), nr. 1207, s. 47.

(9)

rinden almak üzere günlük 10 akçe ücret ile 1172/1758-1759 yılında Abdullah oğlu Mehmed’in zaten sürdürdüğü imam-ı sanilik görevine devam edeceğin- den dolayısıyla yeniden atanmış olduğundan söz edilmektedir.14 Buna göre camide iki imamın görev yaptığı, vakfa gelir sağlayan gayrimenkullerin bulun- duğu anlaşılmaktadır.

Vakıf hakkında bilgi veren 1219/1804-1805 tarihli Rusçuk Vakıf Sicili’nde de vakfın gayrimenkullerinin korunduğu, aylık 14 kuruş 10 para tutarındaki 10 adet dükkan kirasının ihtiyaçları karşılamaya devam ettiği görülmektedir.

Sicile dükkanların dışında arsa kirası da eklenmiş, aylık 2 kuruş olan bu geli- rin caminin yanındaki mektep için sarf edilmesi istenmiştir.15 Bu mektebin kim tarafından yaptırıldığı saptanamamakla birlikte sonradan vakfa dahil edildiği tahmin edilmektedir. Yukarıda bahsedilen hurufat kaydında arsa gelirinden söz edilmemesi ve sicilde de arsadan gelen kiranın sadece mektep için tahsis edil- mesi başka bir hayır sahibinin mektebin kurucusu olduğunu, bunun için arsayı bağışladığını düşündürmektedir.

Sicile göre vakfın aylık geliri 16 kuruş 10 para olup bunun 13 kuruşu imam, hatip, müezzin, kayyım ve sıbyan mektebi mualliminden oluşan vakıf görev- lilerine hizmetlerine karşılık ödenmektedir.16 Geriye kalan 3 kuruş 10 para ise caminin aydınlatılmasında ve tamir giderlerinde kullanılmıştır.17 Masraf- ları ancak karşılayabilen başka gelir kaynağı olmayan vakıf aslında XIX. yüzyıl başlarında oldukça zor durumdadır. Önceki yüzyılda iki imam görevli olduğu halde muhtemelen gelir yetersizliğinden bire düşürülmüştür. Sicile harap ola- rak kaydedilen caminin18 yine gelir darlığı nedeniyle bakımının gereği gibi yaptırılamadığı anlaşılmaktadır. Nitekim 1221-1224/1806-1810 yıllarına ait muhasebe verilerine göre kira gelirleri ihtiyaçlar için harcanmış, tamir masrafı ve vakıf fazlası kaydolunmamıştır.19 Kısa bir süre sonra muhtemelen Rusçuk’un

14 VGMA, HD, nr. 1207, s. 47.

15 NBKM, R, nr. 11, s. 196.

16 İmama 4, müezzine 3, hatip, kayyım ve muallime 2’şer kuruş aylık ödenmiştir (NBKM, R, nr. 11, s. 197).

17 NBKM, R, nr. 11, s. 196-197.

18 NBKM, R, nr. 11, s. 10.

19 NBKM, R, nr. 11, s. 196.

(10)

15 Eylül 1810 ile 27 Haziran 1811 tarihleri arasında Ruslar tarafından istila edildiği dönemde20 cami tamamen yıkılmıştır.21

III. Kara/Kurra veya Tekke Camii ve Medresesi

Çelebi Ağa veya Kurra Çelebioğlu biçiminde de anıldığı belirtilen cami22 ve medreseye ait bilgiler ne yazık ki başlangıç için pek net değildir. Eski bir vakıf olduğu tahmin edilen bu vakfın kurucusunun kim olduğu ve ne zaman kurul- duğu tam olarak bilinmediği gibi vakıf eserin adı hatta bulunduğu mahalle ile ilgili veriler de birbirinden farklıdır. Mevcut materyal değerlendirildiğinde söz edilen aynı vakıf eser olmasına rağmen farklı isimlerle anılması ve bulun- duğu yer hakkında farklı mahallelerden söz edilmesi bu karışıklığın nedenidir.

1219/1804-1805 yılı vakıf sicilinde “Tekke Camii yani Kara Cami (harap)” biçi- minde geçmesi bu isimlerle anıldığını göstermektedir.23 Ancak aynı dönemde bir medresesinin de bulunduğu bilindiği halde bahsedilen sicilde yer alan med- reseler arasında sayılmadığı dikkat çekmektedir. Bu nedenle Orlin Sabev, Hacı Mehmed bin Ali24 Efendi’nin -1746 tarihli vakfiyesine25 dayanarak- Cami-i Cedit Mahallesi’nde bir mektep ile medrese yaptırdığını ve belirtilen med- resenin 1219/1804-1805 yılı vakıf sicilinde yer alan medreselerden Cami-i Cedit yakınında bulunduğu kaydedilen Çelebi Ağa Medresesi olabileceğini ifade etmiştir.26 Hacı Mehmed, vakfiyesinde medreseyi yeniden inşa ettirdiğini belirttiğinden27 bu kurumun ilk banisinin Çelebi Ağa olabileceği düşüncesinin

20 Bakardjieva – Yordanov, Ruse, s.125.

21 Bakardjieva – Yordanov, a.g.e., s. 153’te -daha genel bir ifadeyle- caminin 1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında yıkıldığını belirtmişlerdir. Oysa 1810 yılı Şubat ayına ka- dar vakfın yıllık muhasebe bilgilerinin kaydedilmiş olması Rus işgali döneminde yıkıl- mış olduğu düşüncesini kuvvetlendirmektedir.

22 Bakardjieva – Yordanov, a.g.e., s.153. Ekrem Hakkı Ayverdi, Avrupa’da Osmanlı Mimârî Eserleri, IV, İstanbul 1982, s. 82’de mabetten “Kurrâ Çelebioğlu Câmii” adıyla söz etmiştir.

23 NBKM, R, nr. 11, s. 8.

24 O. Sabev, yanlış olarak Hacı Mehmed’in babasının adının Ahmed olduğunu belirtmiştir (Orlin Sabev, “Bulgaristan’da Osmanlı Medreseleri”, Hasan Celal Güzel v.dğr. (nşr.), Türk- ler, 11, Ankara 2002, s. 465).

25 Vakfiye için bkz. VGMA, Vakfiye Defteri, nr. 578, s. 254.

26 Sabev, a.g.m., s. 465. Ayrıca bkz. id., “Ottoman Medreses in Rusçuk-Rousse”, Arab Histo- rical Review for Ottoman Studies 19-20 (October 1999), s. 515.

27 VGMA, Vakfiye Defteri, nr. 578, s. 254.

(11)

doğruluğu kuvvetle muhtemeldir. Vakıf sicilinde sayılan 4 medreseden diğer 3’ünün kurucuları net olarak bilindiğine ve söz edilen mahallede XVIII. yüzyıl ortalarında bir medresenin yeniden ihya edildiği vakfiyesiyle belgeli olduğuna göre sicile Çelebi Ağa Medresesi olarak kaydedilen28 bu kurum anlaşılacağı üzere eski banisinin adıyla yazılmıştır. Aşağıda anlatılacağı şekilde medrese vakfının Kara Cami Vakfı ile birleşmek durumunda kalması da karışıklığı artır- mış, bu çalışmada iki kurumun bir arada ele alınmasını gerekli kılmıştır.

1252-1253/1836-1838 yıllarına ait evkaf defterinde mabetten Kara/Kurra Efendi Camii olarak söz edilmiş, medrese ise Cami-i Cedit yakınında olduğu için Yeni Medrese biçiminde kaydedilmiştir29 ki bu medrese büyük ihtimalle Çelebi Ağa (yani Hacı Mehmed) Medresesi’dir.30 Ârif Hikmet Efendi’nin 1840 tarihli raporunda medrese ile ilgili bilgi bulunmazken “şimdi Çelebi Ağa den- mekle meşhur Kurra Camii” ifadesiyle tanıtılan mabedin Mahmud Voyvoda Mahallesi’nde olduğundan bahsedilmiş, taş duvarlı ve ahşap minareli bir mabet olarak tarif edilmiştir.31 1897 tarihli Mustafa Hâlid’in raporunda da Çelebi Camii olarak anılan mabedin son durumu hakkında bilgi verilerek Bulgar Prensliği döneminde abdesthane haline getirildiği, sonradan akarâtıyla birlikte yıkıldığı ve yerinin belediye tarafından zapt edildiği belirtilmiştir.32

Bu vakıf ile ilgili tarafımızdan ulaşılabilen en erken tarihli materyal yuka- rıda bahsedilen Ali oğlu Hacı Mehmed’e ait 28 Rebi‘ülâhır 1159/20 Mayıs 1746 tarihli vakfiyedir. Hacı Mehmed vakfiyesinde “müceddeden bina ve ihya eyledi- ğim” dediği Cami-i Cedit Mahallesi’ndeki medrese ve mektep için gayrimenkul

28 NBKM, R, nr. 11, s. 11.

29 BOA, EV, nr. 10267, v.1a.

30 Söz edilen vakıf defterinde Yeni Medrese adıyla yer alan medresenin aynı defterde Aras- ta yakınında Yeni Cami olarak kaydedilmiş olan mabede ait olmadığı tespit edilmiştir.

Bahsedilen Yeni Cami Vakfı, Hacı Süleyman Ağa’ya ait olup bu vakıfta bir medrese bu- lunmamaktadır. (Hacı Süleyman Ağa Camii için bkz. Bayrak (Ferlibaş), a.g.m., SDÜ Fen Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi 22 (Aralık 2010), s. 48-53. Ayrıca bkz. Bayrak (Ferlibaş), a.g.m., Osmanlı İdaresinde Rusçuk, s. 249-257.) Yine bu medrese Cami-i Cedit adıyla anılan ve Hürmüz Hanım tarafından yaptırılan cami vakfına da dahil değildir. Zi- ra bu vakfa ait bir medrese kaydına rastlanmamıştır. Hacı Ali Vakfı olan ve Cami-i Cedit Mahallesi’nde bulunduğu için mahallenin adıyla da anılan cami vakfına ait bir medre- se de mevcut olmadığından (Hacı Ali Vakfı hakkında daha fazla bilgi için bkz. a.g.m., s.

240-249) medresenin Çelebi Ağa Medresesi olması ihtimali kuvvetlidir.

31 Aydın, ‘‘Ahmed Ârif Hikmet’’, s. 141.

32 BOA, A.MTZ.04, nr. 49/50; BOA, Y.PRK.EV, nr. 2/39; Eşrefoğlu, “1897 Tarihli Bir Rapor”, s. 31.

(12)

vakfetmiş ve elde edilecek gelirin kullanılacağı yerler ile şartlarını belirtmiştir.

Vâkıf aynı mahalledeki 5 adet dükkanı, dükkanların sırasında köşede bulunan bir çörekçi fırınını, fırının bitişiğindeki terzi dükkanını ve büyük bir kazanı bağışlamıştır. Ayrıca Arık Ramazan Mahallesi’ndeki bir evi ve Mesih Voyvoda Mahallesi’nde Kazancılar Çarşısı’nda bulunan ekmekçi fırınını vakfetmiştir.

Beş dükkandan gelen kira geliriyle 5 odalı medresenin mum ihtiyacının karşı- lanmasını, evin kirasından medresenin yakınındaki mektebin hocasına her ay birer kuruş ödenmesini, çörekçi fırını ile terzi dükkanından elde edilen gelirin de Çarşı Camii’nde -banisi Hacı Ahmed olan Bayraklı/Alemkeş Camii olarak da anılan mabette-33 her Cuma sabahı talebeye ders vermesi karşılığında Kurra Seyyid Ahmed Efendi’ye verilmesini istemiştir. Ekmekçi fırınının kirasının ise gerektiğinde gayrimenkuller ile vakıf eserlerin tamiri için kullanılmak üzere mütevelli tarafından muhafaza edilmesini talep etmiştir. Yaşadığı sürece tevli- yet görevinin kendisinde olacağını belirten Hacı Mehmed, kendisinden sonra bu göreve Seyyid Ahmed Efendi’nin getirilmesini, onun vefatından sonra da dönemin kadısının mütevelli olmasını şart koşmuştur. Ayrıca zamanla vakıf şartlarının uygulanmasının güçleşmesi halinde gelirin fakir Müslümanlar için kullanılmasını yine vakfiyede son şart olarak ifade etmiştir.34

Daha önceden var olan medrese ile mektebi yeniden faal duruma getiren Hacı Mehmed Vakfı da uzun ömürlü olmamıştır. Nitekim 1219/1804-1805 yılı sicilinde Mahmud Voyvoda Mahallesi’nde olduğu belirtilen Tekke/Kara Camii’nin35 yakınında olduğu ifade edilen Hacı Mehmed Vakfı’na ait medre- senin harap olduğundan ve geliri azaldığı için tamirinin yapılamadığından söz edilerek medrese vakfının 1803 yılında Tekke/Kara Camii Vakfı’na eklendiği belirtilmiştir. Hacı Mehmed tarafından vakfedilmiş 5 dükkan da harap olduğu için Gümrük Emini Abdullah Efendi hem eski dükkanları yenilemiş hem de 2 tane daha yaptırarak toplam 7 dükkanı cami yararına vakfetmiştir. Böylece

33 Çarşı Camii hakkında daha fazla bilgi için bkz. Bayrak (Ferlibaş) - Erdoğan, a.g.m., Os- manlı İdaresinde Rusçuk, s. 183-186.

34 VGMA, Vakfiye Defteri, nr. 578, s. 254.

35 Tekke Camii’ne imam, hatip ve müezzin tevcihleriyle ilgili bilgiler içeren Huru- fat Defterleri’nde de mabedin Mahmud Voyvoda Mahallesi’nde olduğu belirtilmiştir (VGMA, HD, nr. 1177, s. 231, 236; nr. 1181, s. 329, 335, 338, 339; nr. 1207, s. 42). Yine bu defterlerden birinde mabedin Tekke Camii ve Kara Cami isimleriyle meşhur olduğun- dan söz edilmiştir. Bkz. VGMA, HD, nr. 1177, s. 231. 1258-1270/1842-1854 yıllarına ait muhasebe verilerini içeren evkaf defterlerine de sadece Kara Cami adıyla kaydedilmiş- tir. Bkz. BOA, EV, nr. 10039, v.14a, 16b, 31b, 48b, 72a, 83b, 90a; nr. 12709, v.4b; nr. 12711, v.4b; nr. 12999, v.4a-4b, nr. 13615, v.4b; nr. 13905, v.5a, nr. 14198, v.3a, nr. 15176, v.1b.

(13)

önceden camiye ait dükkanlarla birlikte 12 dükkan ile bir fırından elde edi- len 23,5 kuruş tutarındaki aylık kira gelirine sahip olan vakıf ancak idare edi- lir hale gelmiştir. Vakıf görevlilerinden imam, hatip, müezzin ve kayyıma aylık 12 kuruş ücret ödenirken, Çarşı Camii’nde Cuma günleri ders veren hocaya 3,36 vaiz efendiye 2,37 mütevelliye 2,38 eski mütevelliye de -muhtemelen vakıftan alacağı olduğu için- 2,5 kuruş verilmiştir. Tüm masraflar karşılandıktan sonra kalan 2 kuruşun kandiller için kullanılması istenmiştir.39

Medrese ve onun gibi harap olan Arık Ramazan Mahallesi’ndeki ev iki vak- fın birleşmesinden sonra da onarılamadıklarından arsaları satışa çıkarılmış, medrese arsasını dönemin ayanı Tirsiniklizade İsmail Ağa 100 kuruşa alır- ken eve ait arsa 50 kuruşa Haffaf Mehmed Ağa’ya satılmıştır. Bu paranın, Hac yolunda ölen bir hayırseverin vasiyeti üzerine terekesinden vakfa bağışlanan 200 kuruş ile birlikte işletilmesine karar verilmiş, elde edilecek nemanın müte- velli aracılığıyla vakfın giderleri için kullanılacağı vakıf sicilinde belirtilmiştir.40 Vakfın gelir kaynakları epeyce artmasına rağmen gelirler giderleri karşıla- mada yine de yetersiz kalmış, 1220-1222/1805-1808 yılları arasında açığı müte- velli kapatmış yani vakıf mütevelliye borçlanmıştır. Bu borç ancak bir sonraki yıl kapanmış, vakıf 1223-1224/1808-1810 yıllarını gelir fazlasıyla tamamlamış- tır.41 Vakıf ne yazık ki bir kez daha zarar görmüş, cami Rusçuk’un Rus istilası nedeniyle büyük ölçüde yıkılmıştır. Savaş sonrasında yeniden inşa ve ihya olun- duğu belirtilen mabedin42 bundan sonraki durumunu 1256-1270/1840-1854

36 Hacı Mehmed’in vakfettiği -medresenin arkasındaki- çörekçi fırını aylık 8 kuruşa kira- ya verilmiş, 5 kuruşu cami vakfına aktarılmış, 3 kuruşu Hacı Mehmed’in şartı olan Çarşı Camii’nde ders verecek hoca efendiye ödenmiştir (NBKM, R, nr. 11, s. 55).

37 Vakfa ait dükkanlardan Kazancılar Çarşısı’nda Yeni Han bitişiğindeki kazancı dükkanı- nın 2 kuruş olan aylık kirasının vaize verilmesi şart koşulmuştur (NBKM, R, nr. 11, s. 54- 55).

38 Kazancılar Çarşısı’nda bulunan bıçakçı dükkanının aylık kirası olan 50 para cami vak- fının banisi olduğu belirtilen Kara Efendi’nin şartı gereği mütevelliye tahsis edilmiş dolayısıyla bu görevi yerine getiren şahsa ödenen 2 kuruş ücretin 50 parası bıçakçı dük- kanına ait kira gelirinden verilmiştir. İki vakfın birleşmesiyle yine Kara Efendi’nin şartı doğrultusunda kendi soyundan devam eden tevliyet görevinin aynı biçimde sürmesi uy- gun görüldüğünden o dönemde Kara Efendi’nin kızının oğlunun kızı mütevelli olduğu için belirlenen ücretin ona ödeneceği belirtilmiştir (NBKM, R, nr. 11, s. 55, 57).

39 NBKM, R, nr. 11, s.54-55, 57, 58.

40 NBKM, R, nr. 11, s.55-57.

41 NBKM, R, nr. 11, s.56.

VGMA, HD, nr. 1177, s. 231.

(14)

yıllarına ait evkaf defterlerinden takip etmek mümkündür. Bu veriler vakfın az sayıda olan dükkan kiraları dışında herhangi bir gelirinin olmadığını ancak 1262/1845-1846 yılında bir hayırseverin vasiyeti üzerine terekesinden 500 kuruşun vakfa bağışlandığını göstermektedir.43 Bu paranın nasıl değerlendiril- diği tespit edilememekle birlikte vakfın durumunu kısmen iyileştirdiği görül- mektedir. 1267/1850-1851 yılında vakfa ait 9 dükkandan biri harap olduğu için 2.250 kuruşa satılmış, 1268/1851-1852 yılından itibaren işletmeye verilen bu paradan elde edilen nema da vakfın gelirleri arasına katılmıştır.44

1256-1270/1840-1854 dönemine ait evkaf defterlerine göre vakfın gelir- gider durumu aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

Tablo III

Muhasebe Kaydı- nın Ait Olduğu

Dönem

Vakfın İşletilen

Parası

(Kuruş Olarak)

Gelir

(Kuruş Olarak)

Gider

(Kuruş Olarak)

Vakıf Fazlası

(Kuruş Olarak)

Vakfın Borcu

(Kuruş Olarak) İşletilen

Paranın Neması

Kira Geliri

Vakıf Görevlilerine

Ödenen

Zeytinyağı ve Mum Giderleri

Tamir Masrafları

ve Diğer Harcamalar

Harç- lar

12 Şubat 1842- 31 Ocak 1843(i)

-

- 2.160(ii) 1.350(iii) 706 krş. 39 para(iv)

97 krş. 10 para(v) -

Toplam 2.160 2.154 krş. 11 para(vi) 6 krş. 29

para(vii) -

10 Ocak 1845- 30 Aralık 1845(viii)

-

- 792 450 136 krş. 10

para

138 krş. 30 para(ix)

48 krş.

20 para

Toplam 798 krş. 26 para(x) 771,5(xi) 27 krş. 6

para(xii) -

31 Aralık 1845- 19 Aralık 1846(xiii)

-

- 834 450 187 krş. 30

para 361(xiv)

22 krş.

11 para

Toplam 1.361 krş. 30 para(xv) 1.021 krş. 1 para 340 krş.

29 para -

20 Aralık 1846-8 Aralık 1847(xvi)

-

- 852 450 275 472(xvii) -

Toplam 1.192 krş.

29 para(xviii) 1.197 - 4 krş.

11 para

43 BOA, EV, nr. 10039, v.31b, nr. 12709, v.4b, nr. 12711, v.4b.

BOA, EV, nr. 10039, v.72a, nr. 14198, v.3a.

(15)

27 Kasım 1848-16 Kasım

1849(xix) -

- 1.008 552 240 313,5(xx)

1 krş.

10 para

Toplam 1.115 krş.

4 para(xxi) 1.106 krş. 30 para 8 krş. 14

para -

17 Kasım 1849-5

Kasım 1850(xxii) - - 1.040 552 240 253(xxiii) -

Toplam 1.048(xxiv) 1.045 3 -

6 Kasım 1850-26 Ekim 1851(xxv)

-

- 1.407 600 170 634

71

Toplam 3.657(xxvi) 1.475 2.182 -

27 Ekim 1851-14 Ekim 1852(xxvii) 2.189

krş. 42 para

249(xxviii) 1.320 640(xxix) 229 194,5(xxx)

31 krş.

30 para

Toplam 1.569 1.095 krş. 10 para

474 krş. 30 para(xxxi)

-

15 Ekim 1852-3 Ekim 1853(xxxii) 2.663,5

krş. 12 para

399 1.207(xxxiii) 820(xxxiv) 239 163(xxxv)

31 krş.

30 para

Toplam 1.606 1.253 krş. 30 para

352,5 krş. 30 para(xxxvi)

-

4 Ekim 1853-23 Eylül 1854(xxxvii) 3.017

krş. 2 para

150

(xxxviii) 1.120(xxxxix) 780 32 15 31

Toplam 1.270 858 412(xxxx) -

(i) BOA, EV, nr. 10039, v.14a. Vakıf defterinde 1258 yılına ait olan muhasebe verilerinin üç yıllık olduğu belirtilmiştir ki bu durumda 1256-1258/1840-1843 döneminin hesabı görülmüştür. (ii) Vakfın yıllık kira geliri 720 kuruştur. (iii) Vakıf görevlilerine ödenen yıllık ücret 450 kuruştur. (iv) Vakfın zeytinyağı ve mum giderleri de üç yıllıktır (BOA, EV, nr.

10039, v.14a). (v) Kaydedilen meblağın 30 kuruşu minare tamiri için harcanmıştır. 67 kuruş 10 para ise önceki yıldan vakfın borcudur (BOA, EV, nr. 10039, v.14a). (vi) Üç yıla ait giderlerin toplamı 2.154 kuruş 9 para olduğu halde 2 para fazla kaydedilmiştir (BOA, EV, nr. 10039, v.14a). (vii) Üç yıla ait vakıf fazlası 5 kuruş 31 para olmalıyken yanlış hesaplandığı için tablodaki gibi kaydedilmiştir (BOA, EV, nr. 10039, v.14a). (viii) BOA, EV, nr.10039, v.16b. (ix) Kaydedilen meblağ minare tamiri için kullanılmıştır (BOA, EV, nr.10039, v.16b). (x) Bir önceki yıldan gelir fazlası olan 6 kuruş 26 para gelire eklenmiştir (BOA, EV, nr.10039, v.16b). (xi) Giderlerin toplamı 773,5 kuruş olduğu halde evkaf deft- erine 2 kuruş eksik kaydedilmiştir (BOA, EV, nr.10039, v.16b). (xii) Vakıf fazlası 25 kuruş 6 para olmalıyken vakıf defterine giderlerin toplamı 2 kuruş eksik kaydedildiği için 2 kuruş fazla yazılmıştır (BOA, EV, nr.10039, v.16b). (xiii) BOA, EV, nr. 10039, v.31b, nr.

12709, v.4b, nr. 12711, v.4b. (xiv) Belirtilen meblağ caminin tamiri için harcanmıştır (BOA, EV, nr. 10039, v.31b, nr. 12709, v.4b, nr. 12711, v.4b). (xv) Gelirlerin toplamı olarak kaydedilen bu meblağa bir önceki yılın vakıf fazlası olan 27 kuruş 30 para ile Abdullah Ağa’nın bağışladığı 500 kuruş da dahil edilmiştir (BOA, EV, nr. 10039, v.31b, nr. 12709, v.4b, nr. 12711, v.4b). (xvi) BOA, EV, nr. 10039, v.48b; nr. 12999, v.4a-4b. (xvii) Caminin

(16)

muhafaza duvarının tamiriyle başka bazı onarım giderleridir (BOA, EV, nr. 10039, v.48b;

nr. 12999, v.4a-4b). (xviii) Önceki yıla ait gelir fazlası dükkan kiralarına eklenmiş, ilgili yılın gelirleri arasında değerlendirilmiştir (BOA, EV, nr. 10039, v.48b; nr. 12999, v.4a-4b).

(xix) BOA, EV, nr. 13615, v.4b. (xx) Caminin çeşitli ihtiyaçları için harcanmıştır (BOA, EV, nr. 13615, v.4b). (xxi) Hakkında veri olmayan 1264/9 Aralık 1847-26 Kasım 1848 yılını vakıf 107 kuruş 4 para fazla gelir ile kapatmış, bu meblağ bir sonraki yıla devrettiğinden ilgili yılın gelirlerine eklenmiştir (BOA, EV, nr. 13615, v.4b). (xxii) BOA, EV, nr.13905, v.5a.

(xxiii) Vakıf bu yıldan itibaren Cami-i Atik Vakfı’na 15 kuruş zemin bedeli ödemeye başlamış, bu meblağ tabloda çeşitli masraflar arasında gösterilmiştir (BOA, EV, nr.13905, v.5a). (xxiv) Bir önceki yılın 8 kuruş olan vakıf fazlası gelirlere eklenmiştir (BOA, EV, nr.13905, v.5a). (xxv) BOA, EV, nr.14198, v.3a. (xxvi) Dükkanlardan biri harap durumda olduğundan 2.250 kuruşa satılmış, bu meblağ vakfın diğer dükkan kiralarıyla birlikte gelir olarak değerlendirilmiştir (BOA, EV, nr.14198, v.3a). Bir sonraki yıldan itibaren nema elde etmek için işletilmesi yoluna gidilmiştir (BOA, EV, nr. 10039, v.72a). (xxvii) BOA, EV, nr. 10039, v.72a. (xxviii) İşletilen paradan alınması gereken nema 327 kuruş olduğu halde 78 kuruşu tahsil edilememiştir (BOA, EV, nr. 10039, v.72a). (xxix) İlgili yılın muhasebe kayıtlarını içeren evkaf defterinde imam, hatip ve kayyıma yıllık 480, müezzine 40, vaiz ile mütevelliye 60’ar kuruş ödendiği belirtilmiştir (BOA, EV, nr. 10039, v.72a). (xxx) Bu meblağın 108 kuruşu caminin tamir giderleri olup 15 kuruş zemin kirası, 34,5 kuruş kandil masrafları, 37 kuruş da diğer harcamalardır (BOA, EV, nr. 10039, v.72a). (xxxi) Gelir fazlası olan bu meblağ 473 kuruş 30 para olduğu halde bir kuruş fazla kaydedilmiş ve vakfın işletilen parasına eklenmiştir (BOA, EV, nr. 10039, v.72a). (xxxii) BOA, EV, nr.

10039, v.83b. (xxxiii) Vakfın ilgili yıla ait alması gereken kira bedeli 1.320 kuruş olduğu halde 113 kuruşu tahsil edilememiştir (BOA, EV, nr. 10039, v.83b). (xxxiv) Mütevelliye ödenen ücret önceki yıla göre bir misli artmış ve yıllık 120 kuruş verilmiştir. Diğer görev- lilerin ücretleri ayrı olarak kaydedilmemekle beraber genel toplama bakıldığında önemli artış olduğu görülmektedir (BOA, EV, nr. 10039, v.83b). Söz edilen görevlilere ertesi yıl da aynı miktarlarda ücret ödenmiştir (BOA, EV, nr. 10039, v.90a, nr. 15176, v.1b). (xxxv) Kaydedilen bu meblağın 15 kuruşu zemin kirası, 148 kuruş ise caminin tamir masrafıdır (BOA, EV, nr. 10039, v.83b). (xxxvi) Vakıf fazlası 352 kuruş 10 para olduğu halde yanlış hesaplandığından bir kuruş fazla kaydedilmiştir (BOA, EV, nr. 10039, v.83b). (xxxvii) BOA, EV, nr. 10039, v.90a, nr. 15176, v.1b (xxxviii) İşletilen paradan alınması gereken meblağ 451 kuruş olduğu halde 301 kuruş muattal olarak kaydedilmiş, tahsil edilememiştir (BOA, EV, nr. 10039, v.90a, nr. 15176, v.1b). (xxxix) Vakfa ait dükkan kiralarının da tamamı tah- sil edilememiştir. Yıllık kira geliri toplamı 1.320 kuruş olduğu halde 200 kuruş muat- tal olarak kaydedilmiştir (BOA, EV, nr. 10039, v.90a, nr. 15176, v.1b). (xxxx) Vakıf fazlası vakfın istirbah olunan parasına eklenmiştir (BOA, EV, nr. 10039, v.90a, nr. 15176, v.1b).

Vakıf, dükkanın satışından elde edilen paraya sahip oluncaya kadar güç- lükle varlığını devam ettirmiştir. Tablodan görülebileceği gibi zamanla dük- kan kiraları artmış ancak vakıf görevlilerinin ücretleri arttığı, caminin tamiri için yapılan harcamalar devam ettiği için giderlerden sonra kalan para büyük meblağlara ulaşamamıştır. Yine de kendine yetebilen durumda olduğu anla- şılan vakfın dükkanın satışıyla elde ettiği parayı işletmeye başlamasıyla daha rahat idare edilir hale geldiği görülmektedir. 1878 Berlin Antlaşması sonra-

(17)

sında yukarıda söz edildiği gibi zarar gören vakıflardan olmuş, cami amaç dışı kullanılmaya başlamış ve bir süre sonra da gelir kaynaklarıyla birlikte ortadan kaldırılmıştır.45

IV. Konbezâde Hacı İbrahim Ağa Mescidi

Konbezâde Hacı İbrahim tarafından yaptırılan ve günümüzde vakfiyesi mev- cut olmadığı için hangi tarihte inşa edildiği bilinmeyen vakıf eser ile ilgili tes- pit edilebilen erken tarihli ilk veri hurufat defterinde yer alan bir kayıt olup 1768 tarihine aittir.46 XVIII. yüzyılın ikinci yarısında faaliyette olduğu anla- şılan mabet sadece ibadet mekanı olan bir odaya sahiptir ve ahşap minareli- dir.47 Hakkında fazla bilgi olmayan mescitten, cami olarak söz eden kayıtlar48 olduğu gibi bulunduğu mahalleye dair farklı ifadeler de mevcuttur. Defterle- rin bir kısmında mahalle adı belirtilmezken49 yukarıda bahsedilen hurufat def- teri ile 1219/1804-1805 tarihli vakıf sicilinde Faik,50 evkaf defterlerinin birinde Kara Ali,51 diğerinde de Arık Ramazan52 Mahallesi’nde olduğundan söz edil- miştir. T. Bakardjieva-S. Yordanov’un eserlerinde ise sonradan Hasan Efendi Mescidi olarak anıldığına işaret edilen mabedin Cami-i Cedit Mahallesi’nde bulunduğu belirtilmiştir.32 Bir mescit olarak faaliyetlerini sürdürdüğü tahmin edilen bu eserin bulunduğu mahalle hakkındaki farklılıkların nedeni anlaşıla- mamış, yanlış kaydedildiğine hükmedilmiştir.

1219/1804-1805 tarihli sicile göre vakfın aylık geliri 6 kuruş olan iki gayri- menkulü bulunmaktadır. Bunlardan birisi vâkıfın yani Hacı İbrahim’in Arık Ramazan Mahallesi’ndeki evi olup aylık 2 kuruş kira gelirine sahiptir. Diğeri de

45 BOA, A.MTZ.04, nr. 49/50, BOA, Y.PRK.EV, nr. 2/39; Eşrefoğlu, “1897 Tarihli Bir Rapor”, s. 31.

46 Söz edilen defterde yer alan 12 Cemâzıyelâhır 1182 / 22 Ekim 1768 tarihli bilgi, vakıf ge- lirinden günlük 6 akçe yevmiye ile mabette imam olan şahsın beratının bulunmaması ve kendisine berat verilmesi ile ilgilidir. Bkz. VGMA, HD, nr. 1181, s. 337.

47 Bakardjieva - Yordanov, Ruse, s.153.

48 (BOA, EV, nr.10267, v.1a)’da mabedin adı da farklı kaydedilerek Kombezâde Camii biçi- minde yazılmıştır. Ayrıca bkz. BOA, EV, nr.11969, v.5a; nr.14198, v.7a-7b.

49 BOA, EV, nr.11969, v.5a; nr.13905, v.4a; nr.14198, v.7a-7b.

50 VGMA, HD, nr.1181, s.337; NBKM, R, nr.11, s.222.

51 BOA, EV, nr.10039, v.74b, 84b.

52 BOA, EV, nr.13615, v.5a.

(18)

aylık kirası 4 kuruş olan Saat Kulesi’nin altında bulunan iki kepenk dükkandır.

Gayrimenkullerden sağlanan kira gelirinin belirtilen dönemde vakfın gider- lerini karşıladığı anlaşılmaktadır. Vakıf görevlilerinden imama 3, mütevelliye bir kuruş aylık ödeme yapılmış, bir kuruş kandil için kullanılmıştır. Kalan bir kuruş ise tamir gideri olarak kaydedilmiştir. Bu hesaba göre aylık gelir ve gide- rin denk olduğu vakıfta 1221-1224/1806-1810 yılları gelir fazlasıyla kapatılmış, 1224/1809-1810 yılı sonunda fazla meblağın 36 kuruşa ulaştığı saptanmıştır.53

Belirtilen yıllardan sonra vakfın durumu hakkında bilgi veren kayıtlara evkaf defterlerinde rastlanmıştır. Bunlardan ilki 1259/1843-1844 yılına ait olup vakfın kira getiren 3 dükkanı bulunduğundan bahsedilmiş, dükkanlar- dan gelen kiranın aylık 8 kuruş olduğu bunun da caminin imam ve hatibine verildiği ifade edilmiştir. Bu nedenle gelirleri giderlerini karşılayamayan vakıf- lardan olduğu belirtilmiştir.54 Vakfa ait evden söz edilmeyen defterde belirtilen dükkanlardan iki tanesinin evin satılmasıyla alınmış olabileceği tahmin edil- mektedir ki diğer vakıf defterlerinde55 de evle ilgili bilginin bulunmaması bunu doğrular niteliktedir.

Aşağıdaki tabloda vakfın 1265-1269/1848-1853 yıllarına ait muhasebe bilançoları verilmiştir.

Tablo IV

Muhasebe Kaydının Ait Olduğu Dönem

Önceki Yıla Ait Vakıf Fazlası (Ku- ruş Olarak)

Gelir (Kuruş Olarak)

Gider (Kuruş Olarak)

Vakıf Fazlası

(Kuruş Olarak)

Vakfın Borcu

(Kuruş Olarak) Kira Geliri

Vakıf Gö- revlilerine

Ödenen

Zeytinyağı ve Mum Giderleri

Tamir Masrafları

ve Diğer Harcamalar

Harçlar

27 Kasım 1848-16

Kasım 1849(i) 75 300 156 35 15(ii) 10 krş.

22 para

Toplam 375 218 krş. 22 para(iii)

156 krş. 18 para(iv)

-

17 Kasım 1849-5 Kasım 1850(v)

158 krş. 18 para

310 156 42 107(vi) -

Toplam 468(vii) 305 163(viii) -

6 Kasım 1850-26

Ekim 1851(ix) 158 268 180 47 214,5(x) -

Toplam 426 441,5 - 15,5(xi)

53 NBKM, R, nr. 11, s. 222.

54 BOA, EV, nr. 11969, v.5a.

55 BOA, EV, nr. 10039, v.74b, 84b; nr. 13615, v.5a; nr. 13905, v.4a; nr. 14198, v.7a-7b.

(19)

27 Ekim 1851-14

Ekim 1852(xii) - 375 180 60(xiii) 149,5(xiv) 3

Toplam 375 392,5 - 17,5

15 Ekim 1852-3

Ekim 1853(xv) - 587 180 80 krş. 10

para

107 krş. 30

para(xvi) 5

Toplam 587 372(xvii) 215(xviii) -

(i) BOA, EV, nr. 13615, v.5a. (ii) Bu meblağ kandil gideri olarak kaydedilmiştir (BOA, EV, nr. 13615, v.5a). (iii) Giderlerin toplamı 216 kuruş 22 para olduğu halde vakıf defterine 2 kuruş fazla kaydedilmiştir (BOA, EV, nr. 13615, v.5a). (iv) Vakıf fazlası olarak kaydedilen bu meblağ aslında 158 kuruş 18 para tutarındadır. Ancak evkaf defterinde giderler yan- lış olarak 2 kuruş fazla hesaplandığından vakıf fazlası da 2 kuruş eksik olarak yazılmış- tır (BOA, EV, nr. 13615, v.5a) Nitekim ertesi yıla ait defterde bu yanlışlık giderilmiştir.

Bkz. BOA, EV, nr. 13905, v.4a. (v) BOA, EV, nr. 13905, v.4a. (vi) Kaydedilen bu meblağın 25 kuruşu kandil masrafları, 82 kuruşu ise çeşitli harcamalarla birlikte vakfa ait dükkan- ların tamir giderleridir (BOA, EV, nr. 13905, v.4a). (vii) Evkaf defterinde 18 para ihmal edilmiş ve kaydedilmemiştir (BOA, EV, nr. 13905, v.4a). (viii) Vakıf fazlası olan bu meblağ 18 para eksik kaydedilmiştir (BOA, EV, nr. 13905, v.4a). (ix) BOA, EV, nr. 14198, v.7a-7b.

(x) Bu meblağın 25 kuruşu kandil gideri, 189,5 kuruşu da cami için yapılan çeşitli mas- raflar olarak kaydedilmiştir (BOA, EV, nr. 14198, v.7a). (xi) İlgili yılı borçlu kapatan vakıf bu bilgilerin yer aldığı evkaf defterinde yapılan yanlışlıktan dolayı 15,5 kuruş fazla gelir elde etmiş gibi gösterilmiştir. Bkz. BOA, EV, nr. 14198, v.7b. (xii) BOA, EV, nr. 10039, v.74b.

(xiii) Vakıf defterinde ilgili yılda 48 kuruşluk zeytinyağı, 12 kuruş tutarında da şem‘-i rev- gan kullanıldığı belirtilmiştir (BOA, EV, nr. 10039, v.74b). (xiv) Kaydedilen bu meblağın 10 kuruşu kandil için harcanmış, 102 kuruşu dükkan tamirinde, 22 kuruşu da mescit duvarının onarımında kullanılmıştır. Geriye kalan 15,5 kuruş ise önceki yılın borcu ola- rak eklenmiştir (BOA, EV, nr. 10039, v.74b). (xv) BOA, EV, nr. 10039, v.84b. (xvi) Mescidin tamiri için harcanmıştır (BOA, EV, nr. 10039, v.84b). (xvii) Giderlerin toplamı 373 kuruş olduğu halde vakıf defterine bir kuruş eksik kaydedilmiştir (BOA, EV, nr. 10039, v.84b).

(xviii) Vakıf fazlası olan bu meblağ ilgili deftere bir kuruş fazla kaydedilmiştir (BOA, EV, nr. 10039, v.84b). Giderlerin bir kuruş eksik hesaplanması harcamalardan artan mebla- ğın bir kuruş fazla olmasına neden olmuştur. Vakıf fazlası aslında 214 kuruştur.

Tablodan anlaşılacağı gibi kıt imkanlarla varlığını devam ettirmeye çalışan vakıf sadece 3 dükkandan elde edilen kira gelirine sahiptir. Zaman zaman bu kira- ları dahi düzenli tahsil edemediği anlaşılmaktadır. Nitekim 1268/1851-1852 yılına ait evkaf defterinde bu dükkanlardan birinin aylık 17,5, diğer ikisinin de 10’ar kuruşa kiralandığı ve bir tanesinin bakkal dükkanı olarak kullanıl- dığı belirtilmiş, kirası 10 kuruş olan dükkanlardan birinden yıl içerisinde ancak üç aylık kira alınabildiği ifade edilmiştir.56 1269/1852-1853 yılında kira gelirle- rinde -muhtemelen tahsil edilemeyen kira geliri de eklendiği için- belirgin bir

56 BOA, EV, nr. 10039, v.74b.

(20)

artış olmuş, bir önceki yıla göre 212 kuruş fazla gelir sağlanarak vakıf borçtan kurtulmuştur. Kira geliri az sayıdaki vakıf görevlilerinin ücretlerinin ödenme- sinde, zeytinyağı ve mum57 giderlerinin karşılanmasında kullanılmıştır. Ayrıca mescit ile dükkanların tamiri için önemli meblağlara ulaşan harcamalar yapıl- mış, çeşitli ihtiyaçlar karşılanmıştır. Küçük miktardaki yıllık harçlar yine kira gelirinden ödenmiştir. Burada incelenen beş yılda 1267-1268/1850-1852 yıl- larını borçla kapatan vakıf diğer yılları fazla gelirle bitirmiş ancak gelir fazlası işletilerek değerlendirme yoluna gidilmemiştir.

Vakıf, gelir kaynaklarının azlığına rağmen hizmetlerini sürdürmüş, Bulgar Prensliği döneminde diğer vakıflar gibi zarar görmüştür. 1897 tarihli Mus- tafa Hâlid’e ait raporda -T. Bakardjieva-S. Yordanov’un belirttikleri gibi- Hacı Hasan Mescidi olarak kaydedilen mabedin bir kısmının yıkılmış olduğu ifade edilmiştir. Akarının da yıkıldığı belirtilerek 83 kuruşluk geliri kaldığından söz edilmiştir.58

V. Mehmed Ağa Mescidi ve Mektebi

Receb oğlu Mehmed tarafından Rusçuk’un Arık Ramazan Mahallesi’nde kuru- lan vakfın 21 Cemâzıyelevvel 1104/28 Ocak 1693 tarihinde tescil edilen vak- fiyesine göre Mehmed Ağa aynı mahalledeki 78 oda, 9 mahzen ve bir ahırdan oluşan han ile hana bitişik olan bir ekmekçi fırınını, bir berber, iki nalbant ve bir tahmis (kahve) dükkanını, bir buzhaneyi ve yine hanın yanında bulunan boş durumdaki dükkan arsalarını vakfetmiştir. Vâkıf ayrıca Rusçuk’a bağlı Koşov Köyü’nde Karalom Nehri üzerindeki 6 göz değirmeni bağışlamıştır.

Mehmed Ağa bu gayrimenkullerden elde edilen gelirden -vakfiyede belirtildiği şekilde- hanın kapısı üzerinde inşa ettirdiği mescitte imam olarak görevlendi- rilen şahsa 10, müezzine 5, kayyıma 2 akçe yevmiye verilmesini şart koşmuş- tur. Yine hana yakın bir yerde yaptırdığı muallimhanenin muallimliğini günlük 5 akçe ile imamın yapmasını istemiştir. Ağa ayrıca her gün 3 akçelik mum alı-

57 1268/1851-1852 yılı evkaf defterinde yıl içerisinde 4 kıyye (1 kıyye 1,282 kg.dır.) zeytin- yağı, 1,5 kıyye de şem‘-i revgan kullanıldığı belirtilmiş, zeytinyağına 48, şem‘-i revgan’a 12 kuruş ödendiği ifade edilmiştir (BOA, EV, nr. 10039, v.74b) ki zeytinyağının kıyye- sinin 12, şem‘-i revgan’ın ise 8 kuruş olduğuna dair bu veri mescidin aydınlatılmasında kullanılan ürünlerin döneme ait birim fiyatlarının tespiti açısından değerli bir bilgidir.

58 BOA, A.MTZ.04, nr. 49/50; BOA, Y.PRK.EV, nr. 2/39; Eşrefoğlu, “1897 Tarihli Bir Rapor”, s. 33.

(21)

nıp mescitte kullanılmasını ve her yıl 100 akçe değerinde hasır satın alınmasını şarta bağlamıştır.

Mehmed Ağa Rusçuk’tan başka Niğbolu’da Kadı İvaz Mahallesi’nde inşa ettirdiği muallimhanede görevlendirilecek muallime günlük 10 akçe verilme- sini, halife olacak şahsa ise 3 akçe yevmiye ödenmesini istemiştir. Burası için de her yıl 100 akçelik hasır alınmasını, uygun birinin 2 akçe yevmiye ile kâtip olmasını, Niğbolu kadısı olanların vakfa nezaret etmelerini, vakfın muhasebe defterlerini tutmalarını ve bu hizmetlerine karşılık kendilerine yılda 100 akçe verilmesini şart olarak ileri sürmüştür.

Vâkıf vakfın idaresinin yaşadığı sürece kendisinde olacağını, bunun için vakıf gelirinden günlük 5 akçe alacağını, vefatından sonra soyu kesilinceye kadar çocuklarının bu görevi yerine getireceğini, gelecekteki -aileden olan- en son ferdin ölümüyle birlikte kardeşi Hacı İbrahim’in ve onun soyundan gelen- lerin mütevelli olacaklarını belirtmiştir.

Mehmed Ağa tüm giderler karşılandıktan sonra vakıf fazlasının kendisine verilmesini, vefatından sonra ise çocuklarına eşit olarak paylaştırılmasını şart koşmuştur. Kendi soyu kesildiğinde söz konusu fazla meblağın kardeşine öden- mesini, onun ölümünden sonra da çocuklarına pay edilmesini istemiştir.59

Yarı ailevi vakıf kategorisindeki bu vakıf hakkında yukarıda söz edilen vak- fiyeden başka herhangi bir kayıt tespit edilememiştir. XVII. yüzyıl sonlarında tesis edilen bu vakfın işleyişiyle ilgili veri bulunmadığı gibi ne zamana kadar faaliyetlerini sürdürdüğü de bilinmemektedir. 1219/1804-1805 yılında hazır- lanan Rusçuk’a ait vakıf sicilinde ne vâkıf ne de vakıf eserler hakkında bilgi olmaması vakfın bu tarihten önce belki de çok önceleri faaliyetlerini sonlandır- dığını düşündürmektedir.

VI. Talîsâni ve Kalas Hacı Mehmed Camii

Arık Ramazan Mahallesi’nde bulunan ve Talîsâni Camii olarak anılan mabedin banisinin kim olduğu ve ne zaman inşa edildiği bilinmemektedir. Bu vakıf eser hakkında saptanabilen en erken tarihli bilgilere 1219/1804-1805 yılı vakıf sici- linde rastlanmıştır. O dönemde caminin hatibi olan Hüseyin Efendi tarafından belirtildiğine göre vakfın aylık 14,5 kuruş tutarında geliri bulunmaktadır. Gay- rimenkullerden elde edilen ve 6 kuruşu -muhtemelen üç görevi birden yerine

59 VGMA, Vakfiye Defteri, nr. 623, s. 11.

Referanslar

Benzer Belgeler

Amatör Telsizcilik çalışmaları için bölgesel haberleşmenin önemi çok büyüktür. Şu an Sis dağı ve Eğribel’e kurulan bu haberleşme sistemleri tamamen amatör

siyasetçilerin isteklerini emir kabul eden ,İl Genel Meclisi Başkanları ve üyeleri, Encümen üyeleri, Valiler ve Genel Sekreter yüzünden batan İl Özel

İskele önündeki büyük meydan (Cümhuriyet meydanı) olarak düşünülmüştür. Bunun sağ ve sol tarafında yalnız res- mî binalar yapılıp deniz kısmı kâmilen açık

Bu çalışmada öncelikle geçmişten günümüze kadar devam eden veya kaybolup tarihe mal olan ve bütün aşiretlerde de az veya çok genel geçer olarak uygulanan

Büyük harbin şebeklerinin Tarihini yazmak için eksik olan vesa’ik değildir. Fakat Alman ‘askerî sınıfı ve

Yıllık 1.3 milyar kilovatt saat elektrik üreten Hamitamat Termik Santrali Mart ayı başında 105 milyon dolara Limak Do ğalgaz’a satıldı.. Ancak, bu rakamın santralin

TOK İ ve Başbakanlık aleyhine sloganlar atılan eylemde, TOKİ mağduru yaşlı bir kadın da, Oğlum intihar edecek diye gözüme uyku girmez oldu” diye yaptığı

YAPI MALZEMESİ PİYASA