• Sonuç bulunamadı

2. DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "2. DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU"

Copied!
78
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

2. DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU

1978-1979

ı

(2)
(3)

E ) T.M.M.O.B.

İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI ANKARA ŞUBESİ

2. DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU

1978-1979

(4)

Nüve179407-185$ 09 MATBAASI m m

(5)

İÇİNDEKİLER

2. GENEL KURUL ÇAĞRISI ... ... 4

S U N U Ş ... 5

I — İMO ANKARA ŞUBESİ 2. DÖNEM 1978 -.1 9 79 ... '6

Kayıplarım ız... 6

Yönetim Kurulu ... 7

Temsilcilikler ... '... 8

II — SORUNLARA GENEL BAKIŞ ... ... 9

Bir Yılın Ardından ... 9

Örgüt A nlayışım ız... ,11

III — Ö RGÜTSEL ÇALIŞMALAR ... ... 12

Tem silcilikler... 12

TM M O B İle İlişkiler... 15

T Ü T E D ile İlişkiler ... ... ... 16

IV — İSTİHDAM S O R U N L A R I... 17

Kamu Kesiminde Çalışanların Sorunları... .. ... 17

Proje Bürolarında Ücretli Çalışan Üyelerin Sorunları ... 22

Proje Bürolarının Sorunları ... .;... 24

Mühendislik Öğrencileri İle ilişkiler ... 27

V — TEKNİK HİZMETE İLİŞKİN SORUNLAR ... 28

Demir - Çelik Ürünleri Kararnamesi ... ... 28

İnşaat Mühendisliği İşlevlerinde İsraf Sorunu ... 31

Yatırımların İzlenmesi ...r... 33

Ankara İçme Suyu Temini Projesi ... 33

Ayaş (Arifiye - Sincan) Demiryolu Tüneli inşaatı... 35

I. Boğaz Köprüsü Sorunu ve II. Boğaz Geçişi ... 38 ı VI — PROJE VE YAPI D E N E T İM İ... ... 46

Ortak Mesleki Denetim Uygulaması ... 46

Yapı Denetimi ... 48

VII — ODA KOMİSYONLARI ÇALIŞMALARI ... ... ... 51

Ankara Batıkent Projesi Girişimi R ap oru ... 51

Proje Tekniği ve Uygulaması Şartname ve Yönetmelikler Raporu 53 V III— KONFERANS, SEMİNER VE TOPLANTILAR ... 57

Sivas'ta Yapı Ustaları Kursu ... 57

Ankara Kentsel Ulaşımı ve Otobüs Özel Yolu Açık Oturumu ... 60

Okul Sonrası Eğitim Konferansları ... 70

IX — İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ GÜNÜ ...,. . . ... . ... 75

X — GELİRLER VE G İD E R LER ... ... 76

3

(6)

İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI ANKARA ŞUBESİ

2. GENEL KURUL ÇAĞRISI

Sayın Üye,

Odamız Ankara Şubesinin 2. Olağan toplan­

tısı 20 Ocak. 1979 Cumartesi günü saat 10.00 da D.S.Î. toplantı salonunda yapılacaktır. Bu toplan­

tıya Oda kimlik belgenizle katılmanızı rica ederiz.

Saygılarımızla Yönetim Kurulu

GÜNDEM

8

Açılış,

Başkanlık divanı seçimi, Saygı duruşu,

Konukların konuşmaları,

Çalışma raporu ve görüşmeleri, Oy ayırım kurulu seçimi, Seçimler

a) Yönetim Kurulu,

b) Genel Kurul delegeleri, Dilekler ve kapanış.

Şube Genel Kurulunda bulunarak, oturumla­

ra katılmak, oy kullanmak için Oda kimlik belge­

sini taşımak ve Ankara Şubesine kayıtlı olmak zorunludur.

(7)

S U N U Ş

21 Ocak 1978 tarihinde yapılan şubemiz 1. ola­

ğan Genel Kurulu sonrası yaptığımız çalışmaları özetle bu raporda toparlamaya çalıştık.

Ancak burada önemli bir konuya değinmek istiyoruz. Yönetime seçildiğimizden sonra Oda Merkezi ile birlikte olmamız ve bir odada faaliyet gösterme zorunda oluşumuz, bir de Oda Genel Kurulu kararı ile «Teknik Güç» Gazetesinin Oda Merkezinde çıkarılma kararı nedeni ile «Teknik Güç»ün merkeze taşınması sonucunda, hem Oda Merkezimizin hemde şubemizin çalışmaları ola­

naksız hale gelmişti. Şube Yönetim Kurulumuz yeni bir yere taşınma talebini Oda Merkezine gö­

türdü ve bu önerimiz olumlu karşılandı. Uzun süre yer aramalarımızdan sonra ancak Mayıs ayı ortalarında bir yer kiralıyabildik. Bu zamandan sonra şubede çalışacak elemanları temin etme ve tüm işlemlerimizi ayırma doğrultusunda çalışma­

lara haşlıygbildik.

Bugün oturmuş bir yapıda, her türlü işlem­

leri kesintisiz yürütebilecek bir sistem kurmuş bulunuyoruz. Bu dönem süresince üye sayımızın 7500 e varan saytsıda göz önüne alınırsa, işlerimiz yeni bir odanın kurulması çalışmaları kadar ağır ve yoğun oldu.

Yeni Yönetime hemen hemen hiç bir aksak­

lığı olmayan bir şube devretmekteyiz.

Çalışma raporumuzda eksik veya açıklanma­

sını gerekli gördüğümüz konularda sizleri aydın­

latmak görevimizdir.

Yaptığımız tüm çalışmalarda bizlere yardım­

cı olmak için çaba gösteren her türlü fedakarlığı yapan üyelerimize burada teşekkürü bir borç biliriz.

Şubemizin eksiksiz görev yapmasına ve üye­

lerimizin mesleki, ekonomik - demokratik sorun­

larına cevap verm eye çalıştık. Yeni seçilecek yö­

netim kuruluna bu dönem ki birikimlerimiz doğ­

rultusunda, elimizden gelen yardımı her zaman yapmaya hazır olduğumuzu belirtir, üstün başa­

rıla r dileriz.

En Derin Saygılarımızla

' , ' Y Ö N E T İM KU RU LU

5

(8)

1. İ M. 0. Ankara Şubesi 2. Dönem 1978-1979

KAYIPLARIMIZ

Servet BAYRAMOĞLU A. Erol ÖZKAN

Mustafa YEĞEN OĞLU İbrahim SAMYELİ Mustafa TÜFEKÇİ M. Sami SOYDAN Selim Sabit SAN Remzi BULDAN Eser AYDEMİR Hayrettin KUTAL Hüseyin KARAKUŞ Abdullah BAKIR A. Tahir ÖLÇER R. Faruk TÜMER

Saygı ile anar başsağlığı dileriz —a 6

(9)

Y Ö N E T İM KU RU LU

Başkan Sekreter Üye Sayman Üye Üye

Üye Ü ye.

-Üye

Ercan ÖZTÜRK Turan KUTMEN Hüseyin S. ALİOĞLU Ahmet DEMİRAL Haşan AK YAR Tercan BAHÇECİ Tuncer GÜVENSOY

7

(10)

T E M S İ L C İ L İ K L E R

1 — AFYON Temsilci Sekreter Sayman 2 — ÇANKIRI 3 — ÇORUM

Temsilci Sekreter Sayman 4 — EREĞLİ (Kdz) 5 — KONYA (Ereğli) 6 — ESKİŞEHİR

Temsilci Sekreter Sayman . 7 — KARABÜK 8 — KASTAMONU 9 — KONYA 10 — SİVAS

11 — ZONGULDAK

Uğur BİLENSOY

Mehmet KÜÇÜKAKSOY Necip TAŞPINAR

Mehmet Ali BİLGİN

Erol BAYKAN

Mustafa TAHİROĞLU İsmail KAYGISIZ

Haşan BAYCIK Rabet BOZKURT

İmam DİNÇER Zekeriya KAMIŞLI Sacit DOĞAN Mustafa ÖZEN Halil ARLI Ali ÖZGÜRÜZ Kemal ALTUN Engin ÇAĞLI

(11)

II. Sorunlara Genel Bakış

BİR YILIN ARDINDAN

Ekonomik dar boğazların, bunalımları doruğuna çıkardığı, buna karşılık baskı ve katliamlarında aynı ölçüde yoğunlaştığı bir dönemi daha geride bırakıyoruz. Özellikle kitle katliamlarının ve siyasi ci­

nayetlerin bu boyutlarda olduğu bir dönem daha yaşanmamıştır. An­

cak bu cinayet ve katliamların kendiliğinden gelen olaylar olduğu düşüncesini taşımak bizi büyük yanılgılara götürecektir. Daha fazla ezilmek, sömürülmek durumunda kalan kitlelerin artan muhalefeti­

ni önlemek, sindirmek ancak bu tür katliamlarla bastırılabilir sanıl­

maktadır. Bu nedenle egemen güçler ve faşist hareketler, dünya pra­

tiğinde de görüldüğü gibi aynı metodu kullanmaktadırlar.

Yıllardan beri bağımsızlık - demokrasi mücadelesinden söz edi­

yor ve bu doğrultuda üzerimize düşen görevleri yerine getirmeğe ça­

lışıyorduk. İktidarın halka vaadettiği; pahalılığı önleme, can güven­

liğini sağlama, örgütlenme özgürlüğü gibi vaadler, ülkemiz sorunla­

rını emekçi sınıflar açısından değerlendirmedikleri için elbetteki ger- çekleşemezdi ve gerçekleşmedi de. Çünkü sorunun en önemli yanı bağımsızlıktı. Erperyalizm ile tüm ilişkileri parçalamadan, emperya­

list ikili anlaşmalar yırtılmadan kısacası emperyalizmi kovmadan so­

runlara çözüm getirilemez.

Geçtiğimiz dönem bunları yaşadık. Uluslararası tekellerin, finans örgütleri ülkemizde cirit attılar. Kredileri; ancak işçi ücretleri don­

durulursa, memur maaşlarına zam yapılmazsa, ürünlerin taban fiat- lan düşük tutulursa, büyük oranda devalüasyon yapılırsa verebile­

ceklerini açıkladılar. Bu istekler doğrultusunda tavır geliştirildi. So­

nuç; işçiler, memurlar, teknik elemanlar, köylüler tüm çalışanlar yok­

sulluğa itildiler, çalışanlarımızın alm teri emperyalizmin ve yeri iş­

birlikçilerinin daha fazla kâr etmesini getirdi.

İlericiler, yurtseverler, demokratlar, devrimciler emperyalizme karşı mücadele ederken, onlara karşı çıkanlar, katledenler bugün, ___ ___________________________________________________ _____ 9

S' * -, •

(12)

«Kahrolsun Emperyalizm» demek zorunda kalmışlardır. Çünkü halkı­

mız emperyalizmin çirkin yüzünü görmeğe başlamıştır. Faşistler em­

peryalizme karşıyız diyerek kitleleri peşlerinden sürüklemek isterken, diğer yandan emperyalizme karşı amansızca savaş veren devrimcileri, ilericileri, yurtseverleri, demokratlan katlederek emperyalizmin en sadık uşaklan olduklarını kanıtlamışlardır. Faşistlerin bu hareketleri emperyalizm ve ona göbekten bağımlı yerli işbirlikçilerine güven, hal­

kımıza ise kan, zulüm ve baskı getirmiştir.

Gizli - açık faşist örgütler tarafından; İstanbul Tıp Fakültesinde dersten çıkan öğrencilere bomba atılmış, altı kişi katledilmiş, A.D.M.

M.A. da yine dersten çıkan öğrencilere bomba atılmış toplu katliam hedeflenmiş, Balgat’ta halka yönelik kitle katliamında dört kişi katle­

dilmiş, Mamak’ta Belediye otobüsü taranmış, Bahçelievlerde yedi kişi öldürülmüştür. Evet, faşistler bununla da yetinmemiş Sivas, Malat­

ya, Elazığ, K. Maraş’ta olduğu gibi mezhep ayrılıklarını ve şoven duy­

gulan körükleyerek daha büyük boyutlarda toplu kırımları gerçek­

leştirmişlerdir. Emperyalizmin ve egemen güçlerin sadık uşakları fa­

şistler, tüm halkın düşmanları olduklannı göstermişler, bebeleri analan, dedeleri katletmişlerdir. Katledilen ilerici, yurtsever, demok­

rat, devrimcileri anlatmaya sayfalar yetmez.

Geçmiş dönemlerde yitirdiğimiz Harun Karadeniz, Zeki Erginbay, Fevzi Azırcı arkadaşlanmıza bu dönemde Kenan Öztürk arkadaşımı­

zın katledilmesi eklendi.

Daha öncede belirttiğimiz gibi iktidar, can güvenliği, pahalılığı önleme, düşünce ve örgütlenme özgürlüğü, tüm çalışanlara grevli toplu sözleşmeli sendikal haklar vaadetmişti. Bu konuda özellikle bizleri ilgilendiren sendikal haklar konusu oldu. Uluslararası toplan­

tılarda, iktidar temsilcileri tüm memurların sendikalaşması doğrultu­

sunda alman kararlara olumlu oy verdiler. Ancak yapılan bir kaç söz ve jestten öteye gidilmedi, vaatler unutuldu, bunların aksine bıra­

kın sendikal haklar, demokratik örgütlenmeler bile dağıtılmak is­

tendi ve bu doğrultuda yasa önerileri getirildi.

Biz Devrimci - Demokrat İnşaat Mühendisleri olarak sorunları­

mızın, tüm çalışanların sorunlarından bağımsız olmadığının bilincin­

deyiz. Çözümün tüm çalışanların sorunlarıyla çözüleceğine inancımız tamdır. Buna bağlı olarak üyelerimizin mesleki, ekonomik, demokra­

tik talepleri doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürdük, sürdüreceğiz.

Bu amaçla çeşitli mesleki konferanslar düzenledik. Halkımızın konut, ulaşım gibi meslek alanımızda kalan sorunlarına çözüm öne­

rileri getirmeye çalıştık. T.M.M.O.B. düzeyinde girişimlerle üyelerimi­

1 0 ______________________________________________________________________

(13)

zin ekonomik - demokratik taleplerini iktidara ilettik, bu doğrultuda işyeri toplantıları düzenledik. Grevli toplu sözleşmeli haklar için mü­

cadele ettik. Yeni teknik geziler düzenleyerek teknik gelişmeleri iz- İtme ve yatırımların yakından izlenmesine çalıştık. Proje büroların­

da çalışan üyelerimizin sendikal mücadelede yanlarında yer aldık, onların mücadelelerine omuz vermeğe çalıştık. Proje üretiminin sağ­

lıklı olabilmesi için etkinlik alanlarımızdaki illerde O.M.D.U.’yu yay­

gınlaştırmaya çalıştık. Öğrencilerin sorunları ile yakından ilgilenerek yardımcı olmaya çalıştık.

Ö R G Ü T A N L A Y IŞ IM IZ

Ülkemiz sorunlarından mesleğimizi ilgilendirenlerine, odamız- ca çözüm önerileri getirildiğinde (Örneğin, konut, ulaşım, enerji v.s sorunlarında) egemen sınıflarca «Oda politika yapıyor» yaygarası koparılmaktadır.

Tüm çalışanların bir parçası olan İnşaat Mühendislerinin örgütü olan odamız, çalışanların bir parçası olduğunun bilincinde olarak, halkımızın Bağımsızlık ve Demokrasi mücadelesine katıldığında, ege­

men sınıflarca «Odalar politika yapıyor» yaygarası koparılmaktadır.

Eğer mesleğimizi ilgilendiren, ülkemiz sorunlarında (Örneğin, konut, ulaşım, enerji v.s) egemen sınıfların değilde, halkımızın çı­

karları doğrultusunda öneri geliştirmek, politika yapmaksa, örgütü­

müz politika yapar, bu bizim halkımıza karşı görevimizdir.

Eğer, tüm çalışanların sorunlarının çözümünün bizim sorunları­

mızın çözümü demek olduğunun bilincinde olarak, tüm çalışanların ekonomik - demokratik mücadelesine katılmak, omuz vermek politi­

ka yapmaksa, örgütümüz politika yapar, bu bizim tüm çalışanlara karşı olan sorumluluğumuzdur.

İnşaat Mühendisleri Odası mesleki bir kuruluştur. İnşaat mühen­

disliğinin yurt yararına ve çağdaş teknolojiye uygun bir yapıda ge­

lişmesini sağlayan bir kamu görevi yürütür. Üyelerinin mesleki so­

runan ile uğraşır. Üyelerinin mesleki yetkinlik kazanması için ça­

lışmalar yapar.

Yukarda belirttiğimiz; Halkımızın Bağımsızlık ve Demokrasi mü­

cadelesine koymaya çalıştığımız katkımız ile üyelerimizin mesleki konularda bilgilenmeleri için yaptığımız çalışmalar ayrümaz bir bü­

tündür. Bu bütünün bir yanını reddetmek meseleye yanlış bakmak, örgütümüzün işlevini yanlış kavramaktadır.

Bu dönem yaptığımız çalışmalanmızı, yukarda anlattığımız iki­

lemi bir bütün olarak kavrayarak yönlendirmeye çalıştık.

(14)

III. Örgütsel Çalışmalar

T E M S İ L C İ L İ K L E R

Temsilciliklerle ilgili çalışmalarımız geçmiş dönemden devralı- nılan ilişkilerin geliştirilmesi ve çalışma programında belirttiğimiz il­

keleri hayata geçirme yönünde bir gelişim izlemiştir.

Çalışma Programımızda Belirtiğimiz : a— ) Yeni Temsilciliklerin açılması,

b—) Gerekli olanların seçimlerinin yenilenmesi,

c—) Ortak Mesleki Denetim Uygulaması ve Sendikal Mücade­

lemiz açısından Temsilciliklerimizin daha etkin hale geti­

rilmesi,

d— ) Mesleki ve mali yönden etkin bir denetimin gerçekleştiril- mesi,

e—) Temsilciliklerde düzenlenecek toplantı ve seminerlerle ül­

ke ve meslek sorunlarının tartışılması ana başlığındaki çalışmaları hayata geçirmeye çalıştık.

Yeni Temsilciliklerin açılması ve örgütümüzün daha yaygın ve etkin hale getirilmesi doğrultusundaki çalışmalarımız, etkinlik ala­

nımızdaki bölgelerde OMDU Uygulamasını hayata geçirebileceğimiz (Maddi zorunluluklar karşısında açılacak temsilciliklerin OMDU uygulaması ile en azından kendikendisine yeterli olması gerekli ol­

maktadır.) yerlerde çalışmalar yapılmıştır. Bu verilerden hareketle yaptığımız çalışmalarda Konya - Ereğli’sinde olumlu sonuçlar alın­

mış ve burada Ortak Mesleki Denetim Uygulaması hayata geçiril­

miştir. Kurulan ilişkilerle ve Ereğli Belediyesi ile yörede çalışan İn­

şaat Mühendisi üyelerin çabalan ile gerçekleştirilen uygulama önce­

sinde gerekli potansiyelin varlığı tesbit edilmiş ve Oda Merkezinde Mesleki Denetim Görevlisi atanması için başvurulmuştur. Bunun sonucunda Konya Ereğli’de Mesleki Denetim Görevlisi olarak Rabet

(15)

BOZKURT atanmış ve OMDU uygulamamızın sürdürülmesine başlan­

mıştır.

Diğer bir konu ise seçimleri yenilenmesine, gereken temsilcilik­

lerde seçimlerin yapılmasına çalışılmıştır. Seçim toplantılarında bu dönem izlediğimiz olumlu bir gelişme, büyük bir katılımın olması idi. Sorunlarına daha geniş bir kitleyle sahip çıkma anlayışının önü­

müzdeki dönemlerde dahada artarak gelişmesini dileriz. Bu anlamda 12.8.1978 tarihinde Çorumda, 2. ARALIK 1978 de Eskişehirde, 15.8.1978 Tarihinde de Afyon Temsilcilik seçimleri yenilenmiştir.

Çorumda Yeni Temsilcilik Yönetim Kuruluna Başkan Erol BAY­

KAN, Sekreter Mustafa TAHÎROĞLU, Sayman İsmail KAYGISIZ, seçilmişlerdir.

Afyon Temsilcilik seçiminde ise Başkan Uğur BÎLENSOY, Sek­

reter Üye Mehmet KÜÇÜKAKSOY Sayman Üye Necip ■ TAŞPINAR

seçilmişlerdir. ...

Yina Eskişehirde yenilenen seçim sonuçlarında seçilen yönetim kurulunun yaptığı görev bölümünde Başkan İmam DÎNÇER, Sekre­

ter Üye, Zekeriya KAMIŞLI, Sayman Üye Sacit DOĞAN, görev yap­

maya başlamıştır. .. ' - -

Ortak Mesleki Denetim Uygulamasının Temsilciliklerde aksayan yönlerinin giderilmesine çalışılmıştır. Uygulamanın tüm gerekleri­

nin yerine getirilmesi için karşılaştırmalar yapılmıştır. Bu dönemde de temsilciliklerde özellik üye dayanışmasının geliştirilmesi ile, en­

gellenmek istenen O.M.D.U. uygulaması başarıyla sürdürülmüş ve yaygınlaştırılmaya çalışılmıştır.

Mesleki sorunların ve özellikle yöre sorunlarının, temsilcilik so­

runlarının tespiti için yazışmalar yapılmış, bu bilgilerin şubemizde bir dokümantasyonları gerçekleştirilmiştir. Temsilciliklerde yapılan toplantılarda ülke ve meslek sorunları tartışılmış ve ekonomik - de­

mokratik haklarımızın daha örgütlü bir yapıda Grevli . Toplu sözleş­

meli sendikal haklara sahip olması ile savunabileceği vurgulanmış­

tır.

Geçen dönemde «Betonarme Proje Düzenleme esasları», «Yapı İşleri Şantiye Tekniği» konulu konferanslar temsilciliklerde başarı ile-verilmişti. Bu dönemde de daha başka konularda konferanslar ve seminerler vermek için çalıştık. Ancak verilecek seminerin yaygın olması amaçlandığından konu tesbiti oldukça güç olmuştur. Bu dö­

nemde en büyük eksikliğimiz yaygın bir konferans dizisini gerçek­

leştirememiş olmamızdır.

13

(16)

Temsilciliklerde «İnşaat Mühendisliğinde Topoğrafik Hizmetler»

konulu seri olarak 2 -3 günlük seminer ve tatbikat çalışması düzen­

lenmesi planlanmış, gerekli ilişkiler Harita Mühendisleri Odası ile ku­

rulmuştu. Ancak Topoğrafya araç ve gereçlerinin sağlanması ve tem­

silciliklere götürülmesi konusunda, önceden planlanmış olan prog­

ramda aksaklıklar çıkması nedeni ile bu çalışmayı gerçekleştireme­

dik. Bu aksaklıkları yenemeyince İller Bankası Harita Şubesi ile ku­

rulan ilişkilerle bu konferansın gerçekleştirilmesi doğrultusunda ye­

niden programlama yapılmış, ancak mevsim koşullan nedeni ile, önü­

müzdeki baharda gerçekleştirilebileceği anlaşılmıştır ve Yeni Yö­

netim Kuruluna ilişkilerin devri kararlaştırılmıştır.

Çorum Temsilcilik seçimine katılan arkadaşlardan bir grup.

Sivas’ta Yapı ustaları için seri bir kurs düzenlenmiş, Sivas T.M.M.O.B. Temsilcilikleri ve Belediyenin olumlu bir işbirliğinin ör­

neği verilmiştir.

Yeni dönem Yönetim Kuruluna önerilerimiz :

1 — İnşaat Mühendisliğinde, üyelerin özellikle pratiğe yönelik konularda konferanslar verilmesi, bu konuda öncelikle «İnşaat Mü­

hendisliğinde Topoğrafik Hizmetler» konferansının tüm temsilcilik­

lerde yapılması.

2 — Ankara Kentsel Ulaşımında elde edilen sonuçlar veri olarak alınmalı ve temsilciliklerde çalışmalar yapılıp» kitleye aktarılmalı­

dır.

14 ___ ____________

... . .

(17)

3 — Topu konutlar konusunda Ankara Batı - Kent projesi raporu ışığında görüşler geliştirilmeli, temsilciliklerde bu konuda çalışmalar yapılmalıdır. Toplu konutlar konusunda Romen Consu'l firması ile kurulan ilişkilerde bu dönem Kuzey Afrika’da çalışmalar yaptıkları, Şubat ayında Şubemiz davetini olumlu karşıladıkları belirtilmiştir.

Toplu konutların uygulanması konusunda bu veriden yararlanılma­

lıdır.

4 — Sivasta Bu dönem yaptığımız yerel yönetimlerle olumlu ilişkilerle ortak çalışmalar yapılması örnek alınıp diğer temsilcilik­

lerde girişimlerde bulunulmalıdır.

5 —Temsilcilik bölgelerinde özellikle büyük kamu kuruluşların­

da sendikalaşma mücadelesi yoğunlaştırılmalı, T.C.K. bölgelerinde bu dönem yapılan çalışmalar (Bunların ilk adımı T.C.K. 4. Bölgede atılmıştır.) geliştirilmeli diğer kuruluşlarda bu doğrultuda çalışma­

lar yapılmalıdır.

TMMOB İLE İLİŞKİLER

T.M.M.O.B. Mühendis ve Mimarların ekonomik - demokratik mü­

cadelelerini,, bağımsızlık ve demokrasi mücadelesine tabi küan tüm odaların üst örgütüdür.

Emperyalizme bağımlı ülkemizde, emperyalizm ve yerli işbirlik­

çilerinin oyunlarını teşhir etmek, özelde üyelerini genelde halkımızı bu konularda gücü oranında uyarmak görevlerinin en başta geleni­

dir.

Üyelerin ve halkımızın sorunlarım bilimsel açıdan araştırıp, yine üye ve halkımız yararına çözüm öneriler getirmek için çaba harca­

maktadır.

Üyelerin ekonomik - demokratik mücadelelerine çözüm aramak, bu doğrultuda kendisine bağlı odaların katkısıyla iktidarlara talep­

lerde bulunmaktadır.

T.M.M.O.B.’nin bu çalışmalarından rahatsız olan egemen çev­

relerce bu dönemde saldırılar sürmüş, saldırıya uğramış bombalan­

mıştır. Ancak bu saldırılar, karşısında geri çekinilinmemiş aksine çalışmalar yoğunlaştırılmıştır.

Yukarıda sıraladığımız T.M.M.O.B işlevlerinin yerine getirilebil­

mesi için şubemiz üzerine düşen görevleri bu dönemde yerine getir­

miştir. T.M.M.O.B.’nin aldığı kararlara demokratik - merkeziyetçilik ilkesi doğrultusunda uyulmuştur.

(18)

Kurulan komisyonlara etkin bir şekilde katılmmıştır. T.M.M.O.B.’

nin aldığı kararlar doğrultusunda Odaların şubelerin bültenlerin çı­

karılmaması ve T.M.M.O.B. haberler dergisinin çıkarılması doğrultu­

sundaki kararı uyarınca şubemiz bülteninin yayınlanmasına ara ver­

miştir.

Mesleki ve üyelerin ekonomik - demokratik haklar konusunda yapılan çalışmalara katilinmiş, komisyonlarda görev alınmıştır.

TÜTED İLE İLİŞKİLER

TÜTED Teknik Elemanları sendikalaşması doğrultusunda müca­

dele veren bir örgüttür. Şubemiz çalışmalarında TÜTED’e üye olun­

ması yönünde çalışmalar yapmıştır. Etkinlik alanımızda TÜTED şu­

beleri ile temsilciliklerimizin uyumlu çalışmaları için çaba harcan­

mıştır.

16

>

(19)

IV. İstihdam Sorunları

KAMU KESİMİNDE ÇALIŞANLARIN SORUNLARI

Teknik Elemanlar, yaratıcı güçlerini kullanabildiği, üretim için­

de yer alabildiği ve değer üretebildiği oranda saygınlık kazanmakta ve aramlan eleman olmaktadır. Ülkemizde ise kamu kesinindeki tek­

nik elemanların büyük bir çoğunluğu üretim dışı sektörlerde çalış­

maktadır. Özellikle, masa başında bürokratik işlerin yürütülmesin­

de, tercümanlık, montaj cüık, pazarlama konularında uğraşmakta, di­

ğer bir kesimi ise işletmecilik ve yöneticilik görevlerini üstlenmek­

tedirler. Bu alanlarda yaptıkları görevin yerine getirilmesinde tek­

nik eleman olmanın kesin zorunluluk olmadığının bilincinde eziklik duymakta ve süreç içinde teknik eleman niteliğini yitirerek meslek­

lerine ve uzmanlık dallarına yabancüaştınlmaktadırlar. Kamu kes­

ininde çalışan teknik elemanların çoğunluğu üst kademede görev yapmakta yöneticilik ve işletmecilik alanında yoğunlaşmaktadır. İk­

tisadi Devlet Teşekkülleri ve diğer kamu kurumlarmda bir üst kade­

me yöneticisi durumundaki teknik elemana ortalama 3.3 Müdür yada uzman düşmekte, bir Müdür yada uzman’a ortalama 2,0 Baş Mühen­

dis yada Teknik Şef düşmekte, bir Baş Mühendis yada Teknik Şef’e ortalama 1,5 teknik eleman düşmektedir. Ayrıca bir Mühendis yada uzman’m 4 teknisyen tekniker ve teknik ressamla birlikte çalışmala­

rı gerekirken tam tersi bir durum yaşanmaktadır.

Teknik elemanların ülkemizde görev yaptıkları bölgeler arası da-^

ğılım incelendiğinde büyük bir dengesizlik gözlenmektedir. Teknik elemanların üretim sürecinde yer almaları, üretim birimlerinde ça­

lışmaları ve yatırımların yapıldığı yörelerde ülke boyutunda yayüma- lan gerekirken, yanya yakın bir bölümü kuruluşların merkez örgüt­

lerinde görevlidirler. 1965 lerden önce teknik eleman sayısının az o- luşu, bu dönemlerde belirli alt yapı yatırımlarının gerçekleştirilme­

sinde sınırlıda olsa teknik elemana gereksinim duyulması, kamu sek­

töründe teknik elemanlara diğer memurlara göre bazı ayrıcalıkların

17

(20)

tanınmasını zorunlu kılmıştır. Bu dönemde geçici ve sözleşmeli ola­

rak teknik eleman çalıştırmak amacıyla 4/10195 sayılı kararname çıkarılmış daha sonraları bu kararname kapsamı içine teknik ele­

manların büyük bir çoğunluğu alınmış ve uygulama alanı yaygınlaş­

tırılmıştır

Diğer yandan özel sektörün teknik elemanların sayısını artır­

mada yarar görmesi, boğaz tokluğuna teknik eleman çalıştırmak is­

temesi ve teknik elemana istemin fazlalığı nedeniyle bir yandan özel okullar daha sonra akademiler ve yüksek okullar ve orta öğrenim düzeyinde teknik okullar açarak, diğer yandan 4/10195 sayılı karar­

nameyi yürürlükten kaldırarak, kamu kesinindeki teknik elemanla­

rı başka işler aramaya zorlayarak yerine getirilmiştir.

1960 - 1970 yülan arasında Devlet Memurlarının konumlarını dü­

zenleyen 100’e yakın ayrı ayrı yasalar yürürlüktedir. Aynca, yönet­

meliklerle aylık, tazminat ve ödenek adlarıyla da ödemeler yapıl­

maktadır. Bu karışıklık son vermek ve kanun yönetimini yeniden dü­

zenlemek ve iyileştirmek 1970 lerde zorunluluk olmuştur. İş ile insan arasındaki ilişkiyi yeniden düzenlemek kamu yönetiminin etkinliğini artırmak kamu görevlerinde verimi yükseltmek, devlet aygıtının sa­

nayileşmenin gereklerine karşı daha duyarlı olmasını sağlamak ama­

cıyla 657 sayılı yasa hazırlanmıştır. 657 sayılı yasa, kamu görevlile­

rinin yasal ve parasal konumlarını birleştirmek tek çalışma biçimi getirmek, dağınık olan ücret sistemini toparlamak, çalışanlara yapı­

lacak ödemeleri tek bir metin içinde göstermek, yan ödemelerin asıl * ücretlere göre gün geçtikçe önem kazanmasının yarattığı sakmcala-

m

İller Bankası işyeri toplantısına katılanlar

18

(21)

rı gidermek gibi görevleri üstlenmeyi amaçlamıştır. Aylık ücretlerin fiat ve milli gelir değişimlerini daha yakından izleyebilmesi ve aylık­

lardaki hareketliliği emekli aylıklarına yansıması içinde değişen kat­

sayı sistemini öngörüyordu. Ancak 657 sayılı yasa amacma ulaşma­

dı, ulaşamazdı.

Personel rejiminin kanun hükmünde kararnamelerle düzenleme girişimi 12 ayn kanun hükmünde kararnamenin 657 sayılı yasaya ek ve düzeltici! nitelikte çıkması örneğin; yalnız 2 sayılı kanun hük­

münde kararnamenin yasanın yarısından fazlasmı değiştirmesi, 657 sayılı yasanın amaçlarını gerçekleştirememesinin yanı sıra bugün için ayakta durabilmesini bile olanaksızlaştırmıştır. Anayasanın 117.

maddesinin öngördüğü memur tanımı yasaya yansıtılmamış «diplo­

ma « ücreti belirleyen tek ölçüt olarak alınmış, sınıflandırma işleri gereken ciddiyetle yapılmamış, kadro düzeninin işlemesini sağlıya- cak, genel kadro yasası çıkartılmamış, intibakların yıllarca sürmesi ve yarattığı büyük ayrıcalıklar giderilmemiş ve tüm bunlar da uygu­

lamayı çıkmaza sokmuştur. Personel reformunun başarısının öncelik­

le, bütçe reformuna ve idare reformuna bağlı olduğu unutulmuştur.

Her yıl kararnamelerle çıkartılan yan ödemeler keyfi uygulamalara açık bir durumdadır. Kararnamelerde teknik hizmetler bölümünde tek madde de toplanan teknik elemanlar, proje zammı söz konusu olduğunda büyük ölçüde sınırlandırılmaktadır. Ayrıca kararname­

lerde getirilen büyük proje kavramı da kurumlarca saptanması ilkesi getirilmiştir. Kuramlarda çalışan bu ünvandakilerin % 10’unu geç­

memek koşuluyla .temininde güçlük puanına 450 puana kadar yapı­

labilen proje zammı, büyük projelerde 1125 puana kadar çıkarılmak­

tadır. Büyük proje zammının hangi ölçütlere göre verileceği belirsiz­

dir; Bu keyfi uygulamalara taban hazırlamakta, bir gurubu ayrıca­

lıklı duruma getirip, diğer çalışmaları onların aracılığıyla kontrol et­

meye teknik elemanları bölmeye yöneliktir.

657 sayılı devlet memurları yasasının 30.5.1976 tarih ve 12 sayılı kanun hükmündeki kararname ile değişik 4. maddesinde, kamu ku­

ruluşlarında hizmetin memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler tarafından yürütüleceği öngörülmüştür. Alt yapı yatırım­

larını gerçekleştirecek teknik elemanları kamu kuruluşlarında tut­

mak amacı ile uygulanan 4/10195 sayılı yasaya karşın 657 sayılı ya­

sanın 4. maddesine göre sözleşmeli personel çalıştırılması politik ik­

tidara yakın kişilere istihdam alanı açılması bu konumda çalışanla­

rın her an işten çıkarılma korkusu altında, politik iktidarın istemle­

ri doğrultusunda görüş ve hizmet sunması amacıyla kullanılmakta­

dır.

(22)

T.C .K . 4. Bölge işyeri toplantısı büyük bir ilgi gördü. Bu tür toplantıların çok yararlı olduğu ve devam etmesi üyelerin dileği idi.

Sözleşmeli personel yasasının getirdiği işe göre odanın ilkesi de­

nenmekte uygulamada belirli bir proje adı altında söz konusu işle il­

gisi olmayan kişileri de kapsamına almaktadır. Sözleşmeli persone­

lin ücret ve sayılan siyasi iktidarın iznine bağlanmakta, bu personele ekonomik yönden diğerlerine göre ayncalıklar tanınmakta, buna karşın hem memur ve hemde işçi kapsamı dışmda tutularak sosyal güvenceden yoksun bırakılmaktadır.

Günümüze dek ne ad verilirse verilsin, hiç bir ödeme soruna sağlıklı ve kalıcı çözümler getirmemiştir. Yapılan bazı değişiklikler de var olan eşitsizlikleri daha artırıcı nitelikte olmuştur. Güvence al­

tına alınmamış, keyfi ve yalnızca bir kesimi ayrıcalıklı hale getirilen bir ücret politikası izlenmiştir, teknik elemanların sendikal hakları olmadığından, toplu sözleşme ve grev yapamadıklarından bu tür uy­

gulamalar kendilerine kolayca dayatılmıştır. Önümüzdeki dönemde, bir yandan ‘grevli toplu sözleşmeli sendikal haklar için mücadele ederken» öte yandan iş güvencesinin ve sağlığının, özgür bir çalışma ortamının yaratılması için; tüm çalışanlarca hiç bir ayrıcalık gözetil­

meksizin, eşit ise eşit ücret ilkesini yaşama geçirecek, fiat artışlarına koşut olarak artan, güvence altına alınmış ücretlendirme ve yöneti­

min demokratikleştirilmesi için etki nmücadeleye hazır olmamız ge­

rekmektedir. Genel olarak memurlar özel olarak da teknik eleman­

lar için getirilmek istenen uygulamalar tümüyle bir çözümsüzlüğe, hatta giderek daha fazla ayırımlara, neden olmaktadır. Gün geçtikçe artan hayat pahalılığı karşısında memurlar, teknik elemanlar zor koşullara itilmektedirler. Bu dönem mühendis ve mimarların ekono­

(23)

mik talepleri T.M.M.O.B. düzeyinde yapılan girişlerle sürdürüldü.

1978 dönemi Bütçe görüşmelerine, kamu görevlilerinin ücretleri so­

runu üzerine bir rapor hazırlanarak sunuldu, ilgili kişilere iletildi.

Raporda, temel hedef Grevli Toplu sözleşmeli sendikal haklarla do­

nanmış bir yapı için mücadele edildiği, ancak kısa vadede özetle şu ana başlıklarda toparlayabileceğimiz talepler vardı.

— Doğum yardımları 300 TL. gibi çok düşük düzeyden 3000 TL.

yükseltilmelidir.

— 1977 Bütçesinde aktarda ile sağlanan yakacak yardımının 12 ay/yıl olması esasıyla yeni bütçede yer almalıdır.

— Aile yardımı Anayasaya aykırılığı giderilerek çalışmayan eş­

ler için uygulanmalı, çocuk başına 50 TL. gibi düşük yardım 250’TL/

ay’a çalışmayan eşi içinde 1000 TL./ay verilmelidir.

— Yiyecek yardımı tüm memurlara iş yerlerinde ücretsiz yemek verilmesi ilke olarak kabul edilerek, yemek verilmediği yahut bu ola­

naktan yararlanmak istemediğinde net 750 TL/ay yiyecek yardımı ve­

rilmelidir.

— Bütçe dönemi «Devlet tarafından yeterli sayıda konut yapılıp, düşük tutarla kiralanması» yönünde girişimde bulunulmalıdır.

— Mahrumiyet, yeri ödeneği üst sınır olan 3000 TL. uygulama tu­

tarı olmalı, sermayeye teşvik olduğunda mahrumiyet yeri kabul edi­

len bölgelerede ödemeler mahrumiyet yeri sayılıp net vergisiz öden­

meli, tesisin yeri göz önüne alınmadan Belediye sınırı dışındaki yerler­

de mahrumiyet zammı verilmelidir.

— Fazla mesai ücretleri maaşın aylık çalışma saatine bölünmesi ile elde edilen rakama hafta içinde % 100, resmi tatil günlerinde

% 200 zam eklenerek bulunmalıdır.

— Giyecek zammı kamu kuruluşları arasında farklılık yaratma­

malı, kapsamı genişletilmeli ve bütçede yer almalıdır.

— Harcırahlar görevli memurun harcamaları için çok düşüktür, memurlar zarara uğramaktadır. Harcırah yasası günün koşullarına uygun hale getirilmelidir.

— Yan ödemelerde bütçe kapsamına giren kısımlarda; yan öde­

melerin ücretten ayn vergilendirilmesi bütçe yasasında belirtilmeli Anayasaya aykın olduğu için iptal edilen üst sınır uygulaması kal­

dırılmalı, Milli İstihbarat ve Emniyet Teşkilâtına tanınan haklar tüm memurlara tanınmalıdır.-

21

(24)

— 1970 yılından beri kesilen MEYAK kesintilerinin işlemlerini, emekli sandığı turistik otel, iş hanı, işletmeciliğini bırakarak yerine getirebilir. MEYAK kesintileri faizleri ile birlikte geri verilmeli ve uygulama durdurulmalıdır. Şubemiz kamu çalışanlarının sorunları­

na, çalışma programında da değindiği gibi iş yeri üye toplantıları ile eğilmeyi görev saymıştı. îlk defa bu sene olan bu çalışmalarda çeşit­

li eksik yanlarımız oldu ancak daha güçlü ses, daha örgütlü yapı ve sağlıklı sendikal mücadele açısından bizlere önemli deneyimler ka­

zandırdı. Bu dönemde İller Bankası Genel Müdürlüğü» Y.S.E. Genel Müdürlüğü, T.C.D.D. Genel Müdürlüğü T.C.K. 4. Bölge müdürlüğün­

de toplantılar yaptık Bayındırlık 5. Bölge Müdürlüğünde ise bazı ne­

denlerden dolayı gerçekleştiremedik. Tüm olumlu ve olumsuz yanları gelecek dönemlerde oda çalışmalarına ışık tutmalıdır. Toplatılarda tartışılan sorunları ilgili yerlere ilettik. İş yerlerinde gerekli ekono­

mik sorunlar, emanet usulu ve 1490 sayılı yasayla yapılan veya ya­

pılacak yatırımlar, harcırahların düşüklüğü, fazla mesailerin ise gü­

lünç denecek derecede azlığı, konut sorunu, ulaşım sorunu v.s. tar­

tışıldı. Ekonomik - Demokratik sorunlarımızı Grevli - toplu sözleşme­

li aldığımızda belirli çözümler getirilebileceğini vurguladık.

PROJE BÜROLARINDA ÜCRETLİ ÇALIŞAN ÜYELERİN SORUNLARI

Ülkemizdeki çarpık kapitalist yapının aksaklıkları, hayatın her alanında olduğu gibi projecilikte de yansımaktadır. Bu üretim da­

lında da tekelleşme süreci yaşandığından, bazı proje büroları tekel­

leşip büyük projeleri aldığından, küçük bürolar bu rekabete dayana­

mayıp ya kaybolup gitmekte yada ayakta kalabilmek için asgari pro­

je ücretlerinin altında proje yaparak ancak kendi geçimini sürdür­

mektedirler. Tekelleşmiş bürolar ise aynı zamanda müteahhitlik yapmaları veya yapmak istemeleri nedeniyle sermaye birikimine büyük ihtiyaçları olmaktadır. Bunun sonucu olarak buralarda fazla sayıda eleman çalıştırılmakta ve çalışanların ekonomik - demokratik hakları gaspedilerek sömürünün artırılmasına çalışümaktadır. Ay­

rıca biteviye bıktırıcı ve yorucu çalıştırılmaları sonucu tüm demok­

ratik ve sosyal haklan kısıtlanmıştır. Çalışan mühendislerin ekono­

mik - demokratik istemlerini yerine getirmek için en doğal hakları

(25)

olan sendikalaşma girişimleri her defasmda çeşitli oyunlarla engel­

lenmektedir. Veya Sendikalaşmış işyerlerinde sendikal mücadele ge­

riletilmek, etkisiz hale getirilmek istenmektedir. Bu tip uygulama­

lar tüm büyük bürolarda görülmektedir.

Bu dönem fazla sayıda mühendis çalıştıran ve daha önce sendi­

kal hakkı almış GEMAŞ işyerinde 25.8.1978 tarihinde grev kararı

' Sendikalaşma mücadelesinde üyelerimizin yanında olduk. Bundan sonrada olacağız.

GEMAŞ Grev »yerindeki arkadaşlar; mücadelelerinde kararlılar.

(26)

alındı. Çalışma raporunun yazıldığı sıralarda grev başarıyla sürdü­

rülmektedir. İş yerinde grev kararı alınmasında işyerinin geri öne­

rileri neden olmuştur.

— Mühendis ve Mimarların teknik ressam olarak çalıştırılabi­

leceği,

— Yüksek Okul ve Akademi mezunlarını meslekten kabul et­

meme gibi

önerilerle toplu sözleşme görüşmelerini çıkmaza sokmuştur. GEMAŞ grev yerinde üyelerimizle toplantı yapıp, sorunlarına yardımcı olma­

ya çalıştık. Yayın organlarımızda gelişmelerle ilgili bilgileri üyeleri­

mize aktardık.

İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi olarak, sendikalaşma mücadelesinde üyelerimizin yanında olduk, bundan sonrada olaca­

ğız. Bu mücadelede oynanan oyunları teşhir edecek ve üyelerimizin sorunlarını gerek kendi yayın organlarımızda gerekse basında dile getireceğiz.

PROJE BÜROLARININ SORUNLARI

Geçtiğimiz çalışma döneminde Şubemiz Ağustos ayı içinde ser­

best proje Büroları yetkilileri ile kendilerine özgü sorunları görüşmek ve gerekli tesbitleri yapmak üzere ikikez toplantı düzenlemiştir.

Bu toplantılara Ankara ilindeki tüm mühendislik büroları çağrılı bulunduğu halde katılımın istenilen yoğunlukta olmadığı izlenmiş ve yeni çalışma döneminde oda ile daha düzenli ve yakın bir iş birliği çalışmasına girilmesi ortak görüş olarak benimsenmişti.

Toplantı gündemlerinde genel olarak 1974 yümda Bayındırlık Bakanlığınca yürürlüğe konulan Mühendislik Mimarlık Hizmetleri Şartnamesinin üyelerimizin ekonomik çıkarları doğrultusunda yeni­

den düzenlenmesi konusunda oda girişimlerinin istenmesi ile özelde proje bürolarının sorunları görüşülmüştür.

Özellikle günümüzde proje fiatlanmn sarf edilen emek ve mesai karşılığında çok düşük olduğuna değinilmiş ve bilhassa Bayındırlık Bakanlığı Proje ihalelerinde tenzilat oranının çok fazla tutulması do­

layısıyla giderek projeciliğin hiç bir özendiriciliğinin kalmadığı be­

lirlenmiştir.

Proje ihalesinde çok tenzilat ile düşük fiata iş alınması ve Devle­

tin ucuza proje yaptırmasının kâr olduğu imajının yanlışlığı üzerin­

de durularak projecinin müteahhit gibi tanımlanamıyacağı ve proje-

(27)

Serbest çalışan Mühendislerle yapılan toplantıdan bir görünüş.

nin bir ticaret metaı olmaması gerektiği, bir fikir üretimi sonucu meydana geldiğinin bilinmesi, sorunlara sahip çıkarılarak kısa ve uzun vadede yapılacak işlerin belirlenerek oda ile müşterek bir çalış­

ma yapılması gereği vurgulandı.

Nitekim Bayındırlık Bakanlığı Türkiye’deki genel olarak diğer kuruluşlara örnek ve önder olmaktadır. Bakanlığın şu andaki proje fiat çizelgesindeki % de lerin proje miktarları büyüdükçe azalması­

nın yanlış olduğu ve yine 4 grup şeklinde ayrılan hizmetler için aynı cetvelin kullamlmasmda mahsur teşkil etmektedir, denildi. Çoğun­

lukta öneri olarak her meslek dalı için bir fiat cetvelinin ayn ayrı düşünülmesi gereğinden hareket edilmesi benimsendi. Ayrıca Ba­

yındırlık Bakanlığının söz konusu fiat cetvelinin piyasayı etkilediği ve emsal teşkil edip kıyaslama yapmaya imkân verip piyasayı zorla­

dığına değinildi.

Her şeyden önce Bakanlığa, ülke çıkarları açısından proje hiz­

metlerinde daima ucuzu tercih etmesinden vazgeçmesinin proje üc­

retinin emekle orantılı olması lâzım geldiğinin anlatılıp kabul ettiril­

mesi üzerinde duruldu. Bütün bu düşüncelerin oda ile müşterek bir çalışma sonucu, gerekiyorsa bir eylem birliği içinde hayata geçirilme­

si ve oda’nm baskı unsuru olarak görevde ön alması hususunda gö­

rüş birliği sağlandı.

Diğer taraftan projeciliğin bir ticaret aracı olmadığı varsayımın­

dan hareketle teminat mektubu ve bilhassa kati teminat mektubu

25

(28)

alınmaması kayıt mecburiyetinin kaldırılması katılan herkes tarafın­

dan İsrarla istendi. ' .' V

Toplantıya katılan tüm üyeler; bugün gelinen nokta da proje mü­

hendisliğinin ölmekte olduğu, proje olgusunun gerek devlet gerekse toplum olarak ciddiye alınmadığı projeciliğin, oda’nm önderliği ve yönlendirmesi ile biran önce kurtarılması görüşünü kabul ettiler.

Özellikle projenin kısa sürelerde değilde yeterince zaman içinde mey­

dana getirilmesinin ülke çıkarları için mutlak zaruret olduğuna de­

ğinildi.

Ayrıca bugün için proje bürolarının mutlaka ihtisaslarına göre sınıflandırılması gerektiği yapay ayrıcalıklar çıkmasın diye bundan kaçınılmayacağı oda’nın bu işlemi ve proje büroları referans arşivini rahatlıkla yapabileceğini belirttiler. ’ ■ *

Günümüzde artık yeni mezun meslekdaşlarımızm proje mühen­

disliğine özenmediklerini, kolayı seçtiklerini yani kısa yoldan pratik hayata yönelik çalışmalara güvenmeyi arzuladıkları ve böylece pro- jeci teknik eleman yetiştirilemediğiııin önemi üzerinde duruldu.

Bir diğer konu ise; yürürlükteki şartname ve yönetmeliklerin pratik hayatta uygulanmayan yada aksayan yönlerinin oda tarafın­

dan tesbitle ilgili makamlara iletilerek işlerliklerinin sağlanması hu­

susunda oda’nın bir çalışma yapması idi.

Neticede; bu tür toplantımn diyaloglar ve güç birliği açısından yarar saglıyacağı oda ile müşterek bir çalışmanın kendileri tarafın­

dan her zaman yapılabileceğini ve odanın toplantılar ile sorunlara sahip çıkmasından memnunluk duyduklarını ifade ettiler.

Açıklama; Şubemiz yönetim kurulu, toplantılarda beliren eğilim­

ler ve alman kararları görüşerek esasen sorunların Türkiye’de pro­

jenin nasıl yapılması lazım geldiği konusunda bir düzensizliğin oldu­

ğuna, uzun vadede meselenin ancak devlet eliyle proje yapım ve de­

netimi ile kesin çözüme ulaşabileceğine nevarki kısa vadede meslek odamız üyelerinin yürüyen düzen içindeki ekonomik hak ve çıkar­

larının gözetimi için mimarlar odası ile müştereken ilgili bakanlık nezdinde girişime geçilmesine karar vermiştir.

Nitekim Şube Başkanımız Ercan ÖZTÜRK un katıldığı Bayındırlık Bakanı ile yapılan toplantıda tüm sorunlar dile getirilmiş ve meseleye mutlak yapıcı yaklaşımla çözüm aranacağı sözü alınmıştır.

Çalışma raporu baskıya hazırlandığı şu anda yapılan girişimle­

rin cevabi yazısının odamıza çıkarılmakta olduğu haberi alınmıştır.

(29)

MÜHENDİSLİK ÖĞRENCİLERİ İLE İLİŞKİLER

Teknik öğretim kurumlarmda eğitimin ne kadar olumsuz olduğu ve ne kadar pratik hayata, üretime dönük olmadığı bizlerce bilinen ve herkesçe kabul edilen bir gerçektir. Mühendislik öğrencilerinin birincil sorunu bu olmaktadır. Ancak bunun yanısıra ülkemizde daha farklı sorunlarda ortaya çıkmaktadır. Örneğin staj sorunu gibi. Okul tüm öğrencilere staj yeri bulamamakta, özel kuruluşlarda staj kon­

tenjanı ayırmak ve staj yaptırmak zorunda iken buna uyulmamak- tadır. Özellikle A.D.M.M.A.’da çok sayıda öğrenci staj yapacak yer bulamamaktadır. Senelerden beri süregelen bu aksaklıklar halen devam etmektedir. Odamız staj için başvuran mühendislik öğren­

cilerine olanakları ölçüsünde staj yeri bulmak için çalışmış yardım­

cı olmuştur.

Bunun yanısıra öğrenci sayısı fazla olan A.D.M.M.A.’de neredey­

se bir yıla yakın öğretim yapılamamaktadır. İlerici - Devrimci öğren­

cileri yıldırmak için bu okulda katliam girişimleri yapılmıştır. Kitle halinde bulunan öğrencilere faşistler tarafından 3 kez bomba atılmış bir çok öğrenci ölmüş, sakat kalmış, yaralanmıştır. Özünde öğrenci­

leri yıldırmak, yıldıramaymca da, öğrenimi engellemek için yapılan bu saldırıların failleri bulunmamıştır. Eski bir Bakanın dediği gibi

«Okullar olmasa, şu maarifi idare etmek çok kolay olurdu» sözünü uygularcasma can güvenliğini sağlamak ve okulun devam ettirilmesi yerine, kapatılmıştır. Eğitimin aksamasına, öğrencilerin bu zor ko­

şullarda sene kaybetmelerine göz yumulmuştur.

Tüm bunları değerlendirerek A.D.M.M.A.’nm kısa zamanda açıl­

ması için T.M.M.O.B. düzeyinde imza kampanyası açılmıştır. Ayrıca İnşaat Mühendisliği öğrencileri ile bölüm yöneticilerinin bir araya gelerek sorunlarını tartışmaları ve okulun açılması için gerekli ça­

lışmaları yapmak üzere bir toplantı düzenlenmiş, Yapılacak ortak çalışmalar saptanmıştır.

Okulun kapalı olması olması nedeni ile diploma ve yıl içi projesi alan öğrencilerin, projelerine yardımcı olmak amacıyla komisyonlar kurulmuş, bu konuda gerekli yardımların yapılmasına başlanmıştır.

Bu ayrı ayrı projeleri öğrencilere anlatacak olan ihtisaslı arkadaşlar, kendi uzmanlığında ki çalışmaları sürdürmektedirler. Bu çalışmalara 50’ye yakın öğrenci katılmaktadır.

(30)

V. Teknik Hizmete ilişkin Sorunlar

DEMİR-ÇELİK ÜRÜNLERİ KARARNAMESİ

Demir - Çelik ürünlerinin dağıtımı devlet eliyle yapılacağı ve bu­

nun için «il dağıtım kurulları» oluşturulacağının hükümetçe açıklan­

masından sonra odamız bu konudaki görüşlerini aşağıdaki basın bil­

dirisi ile açıkladı.

İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi : Bakanlar Kurulunun yurt düzeyinde Demir - Çelik ürünlerinin dağıtımı ve devlet eliyle it­

hali konusundaki kararını desteklediğimizi, aynca inşaat sektörünün temel yatırım ve tüketim malzemelerinden olan çimento ve kereste’- nin de gerçek ihtiyaç sahiplerine yeterince ve zamanında verilmesini sağlamak üzere aynı anlamda bir kararı hükümet’in ivedilikle al­

masının gerekliliğine inanmakta ve öneraıekteyiz.

Yurdumuzda «demir vurgunu» olayının gündemde olduğu bir sı­

rada hükümet dünya piyasasına göre demir fiatlannda zam ile ayar­

lama yapması ve demir satışlarında aracıyı kaldırıp gerçek ihtiyaç sahiplerine dağıtım biçimini bir yönetmelikle yürürlüğe koymasının bu aşamada ülke çıkarları açısından en olumlu ve en acil tedbir ol­

duğu görüşündeyiz.

Üretim açısından asalak bir sınıf oluşturan istifçiler yani demir tüccarları yükselen fiatlann tatlı kazancından yararlanmak için tah­

sis edilen demiri elde saklı tutmakta, suni mal yokluğu ve fiat arttış- ları yaratmakta günümüzde fabrika fiatma karşın serbest piyasada kilo başına 7 -8 TL. farkla karaborsada satarak asıl ihtiyaç sahibini sömürmekte, ayrıca fatura vermedikleri için vergi kaybına sebep ol­

maktadırlar. Keza çimento ve kereste için aynı durum söz konusudur.

Demir spekülatörlerinin, çıkarlarının devamı için şimdiden hü­

kümetin yeni dağıtım sistemini aksatmak ve işlemez duruma getir­

mek çabasına girecekleri aşikardır.

Ana düşünce ve fikir ilkelerimizden olan ülke ve halk çıkarları

28 _________________________________________ .___________________

(31)

doğrultusunda alman kararlar ve girişimleri desteklemek, meslek odası olarak katkı koymak görev ve bilinciyle hükümete iletilmek üzere somut öneri ve taleblerimizi basma açıklamaktayız.

Şöyleki ;

1 — Kamu kuruluşlarının yükleniciler eliyle gerçekleştireceği yatırımlar için tahsis olunacak demir - çelik ürünleri miktarının ilgili kamu denetim organlarınca gerçeğe uygun olarak tesbitinin sağlan­

ması.

2 — Ülkemizdeki yapı faaliyetlerinin kamu yaran gözetilerek yasal mevzuata ve çağdaş teknik gereklere uygun yürütülmesini sağ­

lamak, bu konuda sorumlu ve teknik yetkili elemanların belediyeler­

le olan ilişkilerini düzenlemek amacıyla 12 yılı aşkın bir süredir yurt düzeyinde odamız proje vizesi işlemini yürütmektedir. înşaat Mü­

hendisleri Odası bu konuda demir, çimento, kereste gibi ana tüketim malzemelerinin gerçek ihtiyaç miktarlannm tesbiti hususunda konu­

ya en yakın ve ciddi denetim organı hüviyetini almaktadır. Bu ne­

denle Demir - Çelik ürünleri dağıtımını esasa bağlayan ve yürürlü­

ğe konan yönetmelikle teşkil olunan il dağıtım kurulları kuruluşu ve ve çalışma, esasları içinde İnşaat Mühendisleri Odasının temsil edil­

mesinin ve görev almasının gerekliliği vardır.

Yönetim kurulumuzca dağıtım belgesinin tanziminde odamızın yetkili kılınması, yönetmeliğin işlemesinde büyük yarar sağlıyacak- tır. , '

3 — İl dağıtım kurullarının giderek ileriye dönük bir perspektiv- de kurumlaşması ve insiyatifin tekelde toplanması,

4 — Yatırımların durması ve işsizlik tehlikesine karşın üretimde ' gerekli kapasite artışının sağlanması,

5 — Üretici fabrika ve diğer kuruluşları arasında işbirliği sağla­

narak işletmelerin tam kapasiteye çıkarılması,

6 — Cevher araştırma ve değerlendirme çalışmalarına hız ve­

rilmeli özellikle Hekimhan - Haşan Çelebi rezervlerinde cevher zen­

ginleştirme tesislerinin gerçekleştirilmesi.

7 — Direkt olarak üretime katılmayan, karaborsacılığa elverişli, denetimden uzak, yeterli nitelik ve nicelikte demir üretmeyen özel haddehanelerin özenle test ve kalite kontroluna tabi tutulmalarının sağlanması,

8 — Kütük halinde veya işlenmiş demirin, sadece devlet eliyle it­

hal edilmesi.

(32)

9 — Sanayileşme sürecinde olan ülkemizde tasarruf ve daha yük­

sek emniyet sağlayıcı yüksek kaliteli demir - çelik ürünlerinin üre­

timi ve tüketimi yoluna gidilmesi,

10 — Demir dağılımının fiziki planlamaya paralel olarak yapıl­

ması.

ÜLKEMİZDE DEMİR - ÇELİK ÜRÜNLERİ DAĞITIMI İLE İLGİLİ GENELGE ÇALIŞMALARINDA ODAMIZIN KATKISI

13.3.1978 tarih ve 16227 sayıı Resmi Gazetede yayınlanan yönet­

meliğin 2. maddesi gereğince il dağıtım kuruları ve bağlı bürolarının Demir - Çelik ürünleri ile ilgili yetki, görev ve çalışma esasları ile da­

ğıtımın yürütülüş biçimini belirlemek üzere düzenlenen genelge ça­

lışmaları komisyonu gerek Yerel Yönetim Bakanlığında gerekse D.P.T. de Odamızı temsilen Şube Başkanımız Ercan ÖZTÜRK katıl­

mıştır.

Bu toplantılarda odamız görüşü olarak; demir - çelik ürünlerine ilişkin yerel gereksinmeleri karşılamak, spekülatif fiat hareketlerine engel olmak ve bu ürünlerin gerçek gereksinim sahiplerine yeterin­

ce ve zamanında ulaştırılmasının, teşkil olunacak il dağıtım kurul­

ları ile mümkün olmıyacağı giderek dağıtım belgelerinin tanziminde, dağıtım ve denetimin aksıyacağı bürokrasinin bozuk çarkı içinde bu kuralların yozlaşarak işlemez duruma geleceği önemle belirtilmiş­

tir.

Ayrıca bu sistemin bir çözüm olmadığı yine karaborsa ve vurgun piyasasının süregideceği asıl ihtiyaç sahibinin sömürüleceği bu ne­

denle il dağıtım kurullarının yerine ülke fiziki planlamasına para­

lel kurumlaşmanın sağlanması insiyatifin tekelde toplanması sistemi odamız adına önerilmiştir. Ne varki mevcut hükümetin ilgili bakan­

lıklarının il dağıtım kurullarının teşkili konusundaki ısrarı üzerine bu kez yurt düzeyinde proje işlemi vizesi yürütmekte olan odamızın bu konuyla demir, çimento, kereste gibi ana tüketim malzemelerinin gerçek gereksinim miktarlarının tesbiti dağıtım belgelerinin tanzimi konularına en yakın ve ciddi denetim organı hüviyetinde olduğu Ercan ÖZTÜRK tarafından önemle vurgulanmış olup genelge ile teş­

kil olunan il dağıtım kurulları kuruluşu içinde İnşaat Mühendisleri Odasının temsil edilmesi ve görev alması komisyondan talep edil­

miştir. Komisyon çoğunlukla bu talebe ilgi duymuş ve kabul etmiştir.

Komisyonda teknik içerikli yapılan tesbitlerde her türlü inşaatın uygulama projeleri ile birlikte demir metrajları temel ve her kat için

(33)

ayrı ayrı olmak üzere değişik özellikteki demir çelik ürünlerini dü­

zenlemesine karar vermiştir.

Neticede komisyon kararma rağmen Sanayi ve Yerel Yönetim Bakanlıklarının redaksiyonu ile ilan olunan genelgede il dağıtım ku­

rulları bünyesinde odalara yer verilmediği ancak proje eki metraj­

larının belediyelerce ve gerektiğinde bunlara protokolla bağlı meslek kuruluşlarınca kontrol edilebileceği proje vizesi yapan uzmanlaşmış mesleki kuruluşlarından belediyelerin yararlanma olanaklarının kul­

lanılması temennisi ile yetinilmiştir.

Bugün Ankara il dağıtım kurulu ve belediyenin genelgenin ama­

cına uygun bir işleyişi sağladığı konusunda her geçen gün artan kuş­

kularımızın aynı sıra Ankara Şubemizin Belediyeye yardım elini uza­

tıp koordineli çalışma istemini dikkate almaması da ayrıca üzerinde düşünmeye değer olacaktır sanırız.

^ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ İŞLEVLERİNDE İSRAF SORUNU

İnşaat Mühendisliğinde «İsraf» konusunda T.R.T. I. de yapılan programda şubemiz görüşlerini Başkanımız açıkladı. Konuşmanın tam metni aşağıdadır.

Özelde mesleğimizin içerdiği konularda, genelde ülkemiz açısın­

dan israf kavramını bir sorun olarak görmemiz bir yerde toplumun bireylerinde ve giderek devlet düzeyinde yani kamu’da bugüne dek tasarruf politikasının hala saptanmamış olması ve ilke haline ge­

tirilmemiş olmasından kaynaklanmaktadır.

Günümüzde malzeme seçimi, temini ve ekonomisi ile ilgili olarak inşaat sektöründe israf belirgin bir hal alırken ülke çıkarları açısın­

dan Devlet yatırımlarında konut üretiminde, ulaşım ve enerji konu­

larında plan ve programsız bir işleyiş ile israf önleyicilik sağlana­

mamaktadır. Nitekim kamu yatırımlarında yer seçimi ve işin seyri sırasında proje değişikliği proje safhasında zaman israfı en belirgin örneklerindendir. İşin başlangıcında yapılan iş programlarının bila­

hare kağıt üzerinde ve işlerliğini kaybetmesi alışılır hale gelmiştir.

Bu gibi durumlarda karar değişiklikleri nedeni ile işi yüklenenlerin Ek süre uzatımı talep hakları doğmaktadır. Kurumlar istenilen ek süreleri vermekte ve hiç bir zaman ek süresinin işin maliyetine tesir

(34)

eden ek para olduğunu gözönüne almamaktadırlar. Şu halde zaman ve buna bağlı para israfı ülkemizin en güncel, konularından biri ol­

maktadır.

Bir diğer konu; İnsanların barınmasını sağlayan ve en temel ge­

reksinmelerinden biri olmanın yanısıra çevresi ve alt yapısı ile bir­

likte ele alındığında ilk yatırımın büyüklüğü nedeni ile giderilmemesi en pahalı olan konut ihtiyacıdır. Türkiye gibi geri bırakılmış ülkeler­

de geçmiş kuşaklardan devralman konut ve kentsel alt yapı mira­

sının çok yetersiz oluşuna ek olarak topraksızlaşan köylünün iş bu­

rna ümidiyle kitleler halinde kentlere akmasının yarattığı büyük ta­

lep konut ve kentsel alt yapıya büyük kaynakların ayrılmasını zo­

runlu kılmaktadır.

Türkiye’de halkın ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlayan bir plan ve program sonucu değil ama bu alandaki kâr ve uygun olanağının mertebesinin çok yüksek oluşu nedeniyle konut, alt yapı ve arsaya yatırılan paralar tarım ve sanayi yatırımlarından daha fazla olmuş­

tur. Bunlara ek olarak hala özel mülkiyetin sürdüğü kent toprakla­

rında yılda yüz milyona varan spekülatif değer artışları, yaratılmak­

tadır. Günümüzde bunun en belirgin örneğini kent içinde önemli merkezlerde yenilerine göre alçak kalan eski yapıların yıkılarak çok katlı yenilerinin yapılması israfı görülmektedir. Diğer taraftan küçük tasarruflarla müşterek mülkiyet sahibi olmak gibi israf yerine bu mali gücün başka işlerde ülke çıkarlarına kullanılması mümkündür, ve nihayet bugünkü ulaşım sistemimizde pahalı sistemin alt sektör­

leri arasında uyumun olmaması emniyetsizlik ve dışa bağımlılığı ar­

tırıcı önemli döviz gereksinmesi ortaya çıkaran bir çevre kirlenmesi meydana getiren bir yapı mevcut olup bu ise önemli ölçüde kaynak israfına neden olmaktadır.

Bu israfın önlenmesi için kanımızca;

— Ulaşım alt sektörleri arasında ülke koşullarını dikkate alan bir denge ve uyum sağlanmalıdır.

— Ulaşımı düzenleyen kurumlar tek bir örgüt bütünlüğü içinde toplanmalıdır.

— Kitle yolcu taşımacüığı rasyonel, hızlı, ucuz ve konforlu hale getirilerek, özel otomobile yönelik bireysel çözümlerden uzaklaşılma- lıdır.

— Büyük kentlerde kitle taşımacılığı özenlendirici hale getiril­

meli önemli ölçüde çevre kirlenmesine ve trafik tıkanıklıklarına neden olan bugünkü yöntem terkedilmelidir.

(35)

YATIRIMLARIN İZLENMESİ

A N K A R A İÇ M E SU Y U T E M İN İ

I P R O J E Sİ

•• ‘ _ .

Bugün ülkemizde en küçük yerleşim birimlerinden en büyük fentlerimize kadar hemen hepsinin ortak sorunlarından birisi in­

sanca yaşamanın ilk koşullarından olan alt yapı hizmetlerinin yeter­

sizliğidir.

Binlerce köyümüzde içme suyu ulaşmamışken, milyonların ya­

şam savaşı verdiği büyük kentlerimizde de içme ve kullanma suyu­

nu yeterince temin edebilmek olanaksız hale gelmiştir.

Şubemiz; kendi etkinlik alanında bulunan bölgelerde, ALT YAPI sorunlarını tesbit etmeyi, yapılmakta olan yatırımları izlemeyi ça­

lışma programına almış bulunmaktaydı.

Programımızda da belirtilen amaca yönelik olarak bu gün 2,5 milyonunun üzerinde insanın yaşadığı, hemen hiçbir semtinde iste­

nildiği zaman musluklarından su akmayan başkentin böyle bir so-

Referanslar

Benzer Belgeler

Ancak; OSB alanı içerisinde oluşan atıklar ve arıtma çamurlarının yıllardır kontrolsüz depolanan arıtma çamurları ve diğer atıkların ile ilgili olarak yönetim,

çalışmalara etkin bir şekilde katılabilmelerini sağlamak, çalışma hayatında karşılaştıkları sorunları belirleyerek çözüm önerileri geliştirmek, meslek, kadın ve

İnşaat Mühendisleri Odası kamunun ülke yatırım- larında öncülük görevini tekrar üstlenmesi ve buna bağlı olarak kamu yatırımcısı kuruluşların güçlen- dirilmesi

Kamu kesiminde çalışan üyelerin, özelde kendi işyerlerine özgü sorunlarını (Yemek, servis, kreş v.s.) ve genel olarak tüm teknik elemanları ilgilendiren

İzmir – Çanakkale Otoyol Şantiyesi Koyundere Mevkii Viyadük İnşaatı Kazası Çöken Viyadük ayağı – Kalıp altında kırılmış yükseklik ayarlı dikmeler... İzmir

Sevinç KARAKAYA Çevre Mühendisleri Odası Necati İPEK Elektrik Mühendisleri Odası Hüseyin GENCER Fizik Mühendisleri Odası Şükrü YILDIRIM Fizik Mühendisleri Odası Züber

yapılırken asansörlere uygun kendir özlü halatlar seçilmelidir, halatlar makine grubunun kanalına uygun olmalıdır daha küçük çapta veya büyük çapta

Öte yandan TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Ankara Şubesi sınırları içerisinde yer alan 6 EDAŞ bölgesinde (Aras EDAŞ, Başkent EDAŞ, Çamlıbel EDAŞ, Meram