• Sonuç bulunamadı

DÜNYA DA VE TÜRKİYE DE KÖMÜRÜN GELECEĞİ

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "DÜNYA DA VE TÜRKİYE DE KÖMÜRÜN GELECEĞİ"

Copied!
56
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

DÜNYA’DA VE TÜRKİYE’DE KÖMÜRÜN GELECEĞİ

Dr. Nejat Tamzok

(2)

KÖMÜRÜN KISA TARİHİ – 1

0 10 20 30 40 50 60 70 80 90

1850 1860 1870 1880 1890 1900 1910 1920 1930 1940 1950 1960 1970 1980 1990 2000 2010 2020 2030

(%)

Petrol Kömür Doğal gaz Biyomas Nükleer Hidrolik

Diğer yenilenebilir

?

Kaynaklara göre dünya enerji tüketimi, 1850- 2011

Kaynaklar: J. Laherrere 2005, IEA Data Services, IEA Key World Energy Statistics 2005-2013

 MÖ. 1000: Kömürün bilinen ilk kullanımı.

 18.-19. yy Sanayi Devrimi: Kömür talebinde sıçrama.

 1910-1920: Enerji tüketiminde kömürün payı

%60.

 1920-1970: Petrolün yükselişi, kömürün düşüşü.

 1960’ların ortaları: Kömür tahtını petrole bırakıyor.

 1970’lerin başı: Doğal gazın da rekabetiyle kömürün payı %25’lere iniyor.

 1970’li yıllar – petrol krizleri: Kömürün payındaki gerileme duruyor, ancak sonraki dönemde ortaya çıkan çevre hareketleri ve doğal gaza olan talep nedeniyle 2000’lerin başlarına kadar %25 civarında seyrediyor.

(3)

Dünya fosil yakıt tüketimleri, 1999- 2011

Kaynaklar: IEA Data Services, IEA Key World Energy Statistics 2005-2013

2000 2500 3000 3500 4000 4500

1999 2001 2003 2005 2007 2009 2011

Mtpe

Petrol Kömür Doğal gaz

 Beklenti: 1980’lerden ya da 1990’lardan bakıldığında, küresel enerji tüketimi içinde kömürün payının 2000’ler sonrasında

%20’lerin altına düşeceğini söyleyebilmek mümkündür.

 Gerçekleşme: Sonraki gelişmeler bu

beklentinin tam tersi yönde olmuştur: Dünya kömür tüketiminde son yıllarda çarpıcı bir gelişme söz konusudur.

 Kömür tüketim artışı 1970-2000 (30 yıl): %60 2000-2011 (11 yıl): %57

 2000-2011 arası tüketim artışı petrolde %16 ve doğal gazda %28 olmuştur.

(4)

KÖMÜR NEREYE ?

 Küresel enerji tüketiminde fosil yakıtların ağırlığı sürmekte: 1973: %97,2 ve 2011:

%91,6 (yenilenebilir payı hala %1,0)

 Küresel enerji savaşlarında rekabet fosil

yakıtlar arasında geçmekte ve daha uzun süre de söz konusu kaynaklar arasında geçecek gibi görünmektedir.

 Bu yarışın son 10 yıllık performansına

bakıldığında; kömürün, krallık tahtını yeniden ele geçirme şansı ciddi bir şekilde ortaya

çıkmıştır.

 Petrolün payı hızla düşmüş, doğal gaz payındaki artış eski hızını kaybetmiştir.

Kömürün payı hızla artmaktadır.

Birincil Enerji

Elektrik Üretimi 1973 2011 1973 2011 Kömür 24,6 28,8 38,3 41,3 Petrol 46,0 31,5 24,6 4,8 Doğal gaz 16,0 21,3 12,2 21,9

Nükleer 0,9 5,1 3,3 11,7

Bioyakıt-çöp 10,6 10,0 - - Hidrolik 1,8 2,3 21,0 15,8

Diğer 0,1 1,0 0,6 4,5

Birincil enerji arzı ve elektrik üretiminde kaynak payları

Kaynak: IEA Key World Energy Statistics 2005-2013

(5)

Dünya kömür tüketim tahminleri (referans senaryo)

Kaynaklar: US/DOE International Energy Outlook 2013, IEA World Energy Outlook 2012

 Öyleyse kömür ne yöne gidecektir?

 Küresel kömür tüketiminde özellikle son on yıl içerisinde gerçekleşen ciddi artış oranları, bu enerji kaynağının geleceği konusunda yoğun tartışmaların gündeme gelmesine neden olmuş, kömürün gelecekteki yönünün ne olacağına ilişkin çeşitli değerlendirmelerin yapılmasına yol açmıştır.

20 25 30 35 40

1973 2015 2025 2035

(%)

Elektrik Üretimindeki Payı (IEA) Elektrik Üretimindeki Payı

(US/DOE) Birincil Enerji Payı (IEA)

Birincil Enerji Payı

(US/DOE)

(6)

KÖMÜRÜN KÜRESEL JEOPOLİTİĞİ

I - Rezervlerin Yeterliliği ve Güvenilirliği Üzerine Soru İşaretleri II - Rezervler Üzerinde Az Sayıda Ülkenin Denetimi

III - Üretim ve Tüketim Coğrafyalarında Eksen Kaymaları IV - Küresel Piyasada Rekabet Sorunu

V - Küresel Kömür Ticaretinde Gelişmeler

VI - Fiyat Davranışlarında Değişim ve Yukarı Doğru Hareketlenme

 Kömür; bol, yaygın, ucuz ve güvenilir bir enerji kaynağı MI?

(7)

119 yıl 109 yıl

59.6 yıl

55.7 yıl 47.3 yıl 52.9 yıl 0

20 40 60 80 100 120 140

Kömür Doğal gaz Petrol 00: WEC 00: BP

Fosil kaynakların ömürleri (yıl)

Kaynaklar: WEC, World Energy Resources, 2013; BP, Statistical Review of World Energy 2013

0 50 100 150 200 250

1980 1984 1988 1992 1996 2000 2004 2008 2012 2016 2020

Kömür Petrol Doğal

?

gaz

0 50 100 150 200 250

1980 1984 1988 1992 1996 2000 2004 2008 2012 2016 2020 2024 2028

Kömür Petrol Doğal gaz

Fosil kaynakların yıllar itibariyle ömürleri (yıl)

Yıllık %4,5 tüketim hızıyla kömürün kalan ömrü (yıl)

(8)

KÖMÜRÜN KÜRESEL JEOPOLİTİĞİ

I - Rezervlerin Yeterliliği ve Güvenilirliği Üzerine Soru İşaretleri – Güvenilirlik Sorunu

Dünya kömür rezerv rakamları ve rezervlerin kalan ömürleri ciddi şekilde tartışmalıdır.

Dünya kömür rezervleri konusunda kullanılan kaynakların genellikle güvenilir olmadığı, gerek küresel gerekse ulusal ölçekte ortaya konulan rakamların çoğunlukla eski tarihli olduğu ve rezerv rakamlarının abartılarak yayınlandığı sıklıkla ileri sürülmektedir.

(9)

Dünya kömür rezervlerinin ülkelere dağılımı

0 10 20 30 40 50 60 70 80 90 100

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10

(%)

Kanada G.Afrika Kazakistan Ukrayna Almanya Hindistan Avustralya Çin

Rusya ABD

0 10 20 30 40 50 60 70 80 90 100

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10

(%)

Ülke sayısı

Kömür Petrol Doğalgaz

Dünya kömür, petrol ve doğalgaz rezervlerinin ülkelere göre payları

 Petrol rezervlerinin %19,1‟i ve doğalgaz rezervlerinin

%23,9‟u tek ülkenin elindeyken kömür rezervlerinin

%27,6‟sı tek bir ülkede bulunmaktadır.

 Yine, petrol rezervlerinin %81,6‟sı ve doğalgaz rezervlerinin %77,2‟si toplam 10 ülkenin envanterindeyken kömür rezervlerinin ise %91,8‟i toplam 10 ülkededir.

(10)

KÖMÜRÜN KÜRESEL JEOPOLİTİĞİ

III - Üretim ve Tüketim Coğrafyalarında Eksen Kaymaları

Üretim coğrafyasında değişim

0%

10%

20%

30%

40%

50%

60%

70%

80%

90%

100%

1985 1988 1991 1994 1997 2000 2003 2006 2009

Diğer Asya-Pasifik Rusya-Ukrayna AB-27

Kuzey Amerika

0%

10%

20%

30%

40%

50%

60%

70%

80%

90%

100%

1985 1988 1991 1994 1997 2000 2003 2006 2009

Diğer Asya-Pasifik AB-27

Kuzey Amerika

Tüketim coğrafyasında değişim

 1985 yılında, ABD ile AB-27 toplam küresel üretimden yaklaşık %45 ve Asya-Pasifik Bölgesi ise %31,7 pay alırken, 2010 yılında tablo tersine dönmüş ve tarafların payları %20 ve %67,2 olmuştur.

 1985 yılında, ABD ve AB-27 toplam küresel tüketimden yaklaşık %46 ve Asya-Pasifik ise %31,9 pay alırken, 2010 yılında ABD ve AB-27‟nin payı %24 ve Asya-Pasifik Bölgesi’nin payı ise %67,1 olmuştur

(11)

IV - Küresel Piyasada Rekabet Sorununu

Küresel kömür üretiminin giderek daha büyük bölümü daha az sayıda ülkenin elinde toplanmaktadır.

1985 yılında üretimin yaklaşık %90’ı toplam 13 ülke tarafından yapılmaktayken, 2010 yılı itibariyle %90’ı sadece 7 ülke tarafından yapılmaktadır.

Daha ılımlı olmak üzere benzer bir gelişme tüketim tarafında da mevcuttur. 1985 yılında dünya kömür arzının %90’ı 18 ülke tarafından tüketilirken, bu oran 2010 yılı itibariyle 14 ülkeye düşmüştür.

Kömür sektöründe uluslararası şirketlerin etkinliğinin diğer pek çok sektöre göre

azımsanmayacak ölçüde olduğu görülmektedir. 2007 yılı itibariyle dünya buhar kömürü ticaretinin %40’ı toplam 4 büyük firmanın kontrolündedir: BHP Billiton, Anglo-American, XSTRATA/Glencore ve Rio Tinto.

(12)

KÖMÜRÜN KÜRESEL JEOPOLİTİĞİ

V - Küresel Kömür Ticaretinde Gelişmeler

0 10 20 30 40 50 60 70 80 90 100

1990 1992 1994 1996 1998 2000 2002 2004 2006 2008 2010

(%)

Diğer

Çin

Diğer Asya

Japonya

OECD Avrupa

Dünya kömür ithalatının gelişimi

 Yirmi yıl önce yarım milyar ton olan dünya taşkömürü ticareti 2010 yılı itibariyle bir milyar ton düzeyine yükselmiştir.

 Dünya kömür ihracatının %83’ü 6 ülke tarafından gerçekleştirilmektedir:

Avustralya, Endonezya, Rusya, ABD, Güney Afrika ve Kolombiya. Kömür ithalatında ise, Asya-Pasifik

bölgesindeki 3 ülke %51 ile en büyük payı almaktadır: Japonya, Çin ve Güney Kore.

(13)

V - Küresel Kömür Ticaretinde Gelişmeler

Avustralya (300 mton)

268 Amerika’dan

20 Kanada’dan

25

Rusya (87 mton)

Çin (19 mton)

Endonezya (277 mton) 264

19 32 54

1 5

11

5 13 21

Güney Afrika (68 mton) Kolombiya/

Venezuella (77 mton)

25

Kanada (33 mton)

20 Uzak

Doğuya

3 10

Amerika (64 mton)

8 24

42 34

2

25 39

Küresel kömür ticareti haritası

 Dünya kömür ticareti, neredeyse sadece 10 ülke ve bir ekonomik birliğin tekelinde kalmış gibi görünmektedir. Söz konusu ülkelerin beşi ihracatçı ve diğer beşi ile birlikte AB-27 ise ithalatçı konumundadır.

 Bu profilin içerisinde, Avrupa Birliği, - şüphesiz- güçlü bir oyuncu olarak etkin rolünü sürdürmektedir. Bununla beraber, AB-27‟nin ithalat payının son on yılda %30 düzeyinden %18‟lere gerilemiş olması dikkate alındığında, söz konusu rolü devam ettirip ettiremeyeceği konusu kömür endüstrisinin geleceğini şekillendirecek önemli faktörlerden biri olacaktır.

(14)

KÖMÜRÜN KÜRESEL JEOPOLİTİĞİ

VI - Fiyat Davranışlarında Değişim ve Yukarı Doğru Hareketlenme

Dünya kömür fiyatlarının gelişimi

Kaynak: BP 2013

0 50 100 150 200 250

Oct 1981 Nov 1983 Dec 1985 Jan 1988 Feb 1990 Mar.92 Apr 1994 May.96 Jun 1998 Jul 2000 Aug 2002 Sep 2004 Oct 2006 Nov 2008 Dec 2010

$/ton

Avustralya buhar kömürü fiyatlarının gelişimi

Kaynak: Index Mundi 2011

0,00 50,00 100,00 150,00 200,00 250,00

1987 1991 1995 1999 2003 2007 2011

Kuzeybatı Avrupa marker fiyat US Central Appalachian spot fiyat endeksi Japonya koklaşabilir cif fiyatı Japonya buhar kömürü cif fiyatı

 Kömür fiyatları, 2004 yılına kadar son derece dar bir aralıkta değişim göstermiştir. Bu yıldan itibaren gerek buhar kömürü gerekse koklaşabilir kömür fiyatları hızla yükselme eğilimi içerisine girmiştir.

 1988-2003 yılları arasındaki 16 yıllık dönemde kömür fiyatları neredeyse sabit kalırken, 2004 yılından itibaren, kömürün 200 yıllık tarihinde görülmemiş fiyat artış oranlarına rastlanılmıştır.

(15)

I - CO2 Emisyonları

0 200 400 600 800 1000 1200 1400 1600 1800

0 5.000 10.000 15.000 20.000 25.000 30.000 35.000

1965 1969 1973 1977 1981 1985 1989 1993 1997 2001 2005 2009

Mton CO2 Mtoe

Diğer Çin AB-27 ABD

Kömür kullanımı ile CO2 emisyonu arasındaki ilişki

Kaynak: BP 2011

 İnsanoğlu, kömürden kolay kolay vazgeçememektedir.

 Bununla beraber, kömür madenciliği ve kömür kullanımı, aynı zamanda her aşaması çevre üzerinde etkili olan ve belirli düzeylerde çevre kirliliğine neden olan bir faaliyetler bütünüdür.

 Kömürün yakılması sonucunda ortaya çıkan ve küresel ısınmaya neden olan CO2

emisyonları, günümüzde kömürden

kaynaklanan en önemli problem olarak ortaya çıkmaktadır.

 Kömürün küresel ısınmaya yol açan

etkilerinin ne şekilde giderilebileceği konusu günümüzün en önemli dünya meseleleri arasında yerini almaktadır.

(16)

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ TARTIŞMALARININ KÖMÜRÜN GELECEĞİ ÜZERİNE ETKİSİ VE TEKNOLOJİ SORUNU

I - CO2 Emisyonları

CO2 emisyonları

Kaynak: BP 2011, IEA 2009, IEA 2011

0,0%

10,0%

20,0%

30,0%

40,0%

50,0%

60,0%

70,0%

80,0%

90,0%

100,0%

Diğer Japonya Hindistan AB-27 ABD Çin

0,0%

10,0%

20,0%

30,0%

40,0%

50,0%

60,0%

70,0%

80,0%

90,0%

100,0%

Diğer Doğal gaz Petrol Kömür

0,0%

10,0%

20,0%

30,0%

40,0%

50,0%

60,0%

70,0%

80,0%

90,0%

100,0%

Diğer

Endüstri ve inşaat Elektrik ve ısı

Dünya CO2 emisyonlarının

%65’i 5 ülke + AB-27 tara- fından yayılmaktadır. (2010)

Dünya CO2 emisyonlarının

%43’ü kömür kullanımından kaynaklanmaktadır. (2009)

Kömür çıkışlı CO2 emisyonları- nın %71’i elektrik ve ısı üretimi kaynaklıdır. (2009)

(17)

II - Kömüre dayalı termik santrallardan CO2 emisyonlarını sınırlamaya yönelik AB stratejisi

2010-2015 2015-2020 2020-2030

• Santrallarda en son teknoloji kullanımı, Verimlilik: %44- 45, 1/3 oranında daha az CO2 emisyonu

ADIM 1

• Termik santral teknolojilerinde daha ileri gelişmeler, Verimlilik: %50-55, 1/3 oranında daha az CO2 emisyonu

ADIM 2

• Sıfır CO2 santralların devreye girişi (CO2 tutma ve depolama, CCS), Verimlilik: %52-55, SIFIR CO2 EMİSYONU

ADIM

3

(18)

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ TARTIŞMALARININ KÖMÜRÜN GELECEĞİ ÜZERİNE ETKİSİ VE TEKNOLOJİ SORUNU

III – Teknolojiye ilişkin sorunlar

 CO2 emisyonlarının sınırlandırılmasına yönelik stratejinin en gerekli ayağını yatırım yani sermaye oluşturmaktadır. Ancak, yeni teknolojilere yatırım yapma konusunda ne sanayileşmiş ne de gelişmekte olan ülkeler fazla istekli değildir.

 Bu nedenle, söz konusu teknolojiler, bugüne kadar sıklıkla ticari yaşamda değil ama power-point sunumlarda görülebilmektedir.

 Günümüzde, yeni santral ya da CCS’e ilişkin pek çok teknoloji halen araştırma- geliştirme aşamasındadır. Bugün için, söz konusu teknolojilerin ticari ölçekte kullanılabilirliğinin mümkün olabileceği, ancak bunun oldukça uzun bir zaman alacağı konusunda genel bir uzlaşma olduğu söylenebilir. Bununla beraber, söz konusu sürenin yenilenebilir kaynaklar ya da nükleer enerji teknolojilerinin geliştirilebilmesi için de geçerli olacağı ve bu bakımdan yarışı nihai kazanacak olanın bugünden öngörülebilmesinin güç olduğu da söylenmelidir.

(19)

III – Teknolojiye ilişkin sorunlar

 CCS teknolojilerine ilişkin olarak; henüz, maliyet ve ticari yapılabilirlik yanında, depolama güvenliği, depolama yerinin seçimi, mülkiyet hakları, ruhsatlama, enjeksiyon ve izleme/kontrol ve kurumsal yapıların da tanımlandığı yasal düzenlemeler konusunda da henüz büyük boşluklar olduğu anlaşılmaktadır.

 Son olarak, gerek yeni santral teknolojileri gerek CCS teknolojileri konusunda en fazla yolu Avrupa, ABD ve Avustralya’nın aldığı görülmektedir. Bununla beraber, ne dünyanın ikinci büyük kömür tüketicisi ABD’nin ne de dünyanın en önemli kömür ihracatçısı Avustralya’nın söz konusu maliyetli teknolojileri uygulama konusunda fazla heveskar davranacakları düşünülmemektedir. Aynı şekilde, küresel kömür tüketiminin

%70’ine yakınını tüketen ve küresel CO2 emisyonunun yaklaşık yarısını üreten Çin başta olmak üzere Güneydoğu Asya ülkelerinin de söz konusu teknolojilere mesafeli yaklaşacağı açıktır.

(20)

SON SÖZ

Kömürün gelecekteki yönü, büyük ölçüde, kendisine rakip enerji kaynaklarıyla ilgili yaşanacak gelişmelere de bağlı olacaktır. Bununla beraber, bugünden bakıldığında, kömürün geleceğini belirleyecek asıl unsurlar, kömür endüstrisinin kendi iç dinamiklerinden kaynaklanacak gibi görünmektedir.

Bu çerçevede, yaklaşık ikiyüz yıldır dünya ekonomileri üzerinde belirleyici rol oynayan kömürün geleceğine ilişkin bir çözümlemenin, birbirinden ayrı, ancak sebep-sonuç ilişkileriyle sürekli birbirleriyle etkileşim halinde olan ve genel olarak jeopolitik, çevre ve teknoloji başlıkları altında toplanabilecek bir dizi parametrenin incelenmesi yoluyla yapılabilmesi mümkündür.

(21)

 Türkiye’nin tükettiği birincil enerji miktarı son yirmi yılda %111 artarken ülke içindeki enerji üretimi sadece %26 arttırılabilmiş ve tüketim artışının sadece

%10’luk kısmı yurtiçi üretim artışı ile karşılanabilmiştir.

 Türkiye, yirmi yıl önce birincil enerji ihtiyacının yaklaşık yarısını yerli enerji kaynaklarından temin edebilirken, bugün neredeyse dörtte üçünü dışarıdan ithal etmek zorundadır.

 Bu tablonun sonucu olarak, enerji ithalat faturası giderek kabarmaktadır. Son 5 yılda (2008-2012) enerji ithalatına ödenen döviz toplam 231 milyar Dolar düzeyindedir ve bu miktar aynı dönemde yapılan toplam ithalatın %23’üne karşılık gelmektedir.

 Türkiye’nin enerji talebi hızla artmaktadır ve yerli enerji üretiminin toplam enerji

tüketimini ne ölçüde karşılayabileceği konusu önümüzdeki yıllarda Türkiye için

giderek daha yaşamsal hale gelecektir.

(22)

BİRİNCİL ENERJİ TÜKETİMİNİN KAYNAKLARA DAĞILIMI

0 5 10 15 20 25 30 35

1971 1981 1991 2001 2011 Doğal gaz Petrol Yerli kömür İthal kömür Hidrolik Odun-artık Diğer

milyon tep

0%

10%

20%

30%

40%

50%

60%

70%

80%

90%

100%

1971 1981 1991 2001 2011

Diğer Odun-artık Hidrolik İthal kömür Yerli kömür Petrol Doğal gaz

%

Artış oranları:

Son on yılda %53 ve son yirmi yılda ise %111

(23)

0 5 10 15 20 25 30 35

1971 1981 1991 2001 2011 Elektrik Doğal gaz Petrol

Linyit+asfal. Taşk.+kok Odun-çöp Diğer

milyon tep

0%

10%

20%

30%

40%

50%

60%

70%

80%

90%

100%

1971 1981 1991 2001 2011 Diğer Odun-çöp Taşk.+kok

Linyit+asfal. Petrol Doğal gaz Elektrik

%

Artış oranları:

Son on yılda %55 ve son yirmi yılda %105

(24)

ENERJİ TÜKETİMİNİN SEKTÖREL DAĞILIMI

0 5 10 15 20 25 30 35 40 45

1971 1981 1991 2001 2011

Elektrik san. Kok fabr. Petrokimya İç tük./kayıp Sanayi Ulaştırma Konut/hizm. Tarım Enerji Dışı

milyon tep

(25)

0 2 4 6 8 10 12 14 16 18 20

1971 1981 1991 2001 2011 Kömür Hidrolik Odun-çöp Petrol Doğal gaz Diğer milyon tep

0%

10%

20%

30%

40%

50%

60%

70%

80%

90%

100%

1971 1981 1991 2001 2011

Diğer Doğal gaz Petrol Odun-çöp Hidrolik Kömür

%

Artış oranları:

Son on yılda %31 ve son yirmi yılda %26

(26)

TÜRKİYE ENERJİ TÜKETİMİ, ÜRETİMİ VE KÖMÜRÜN PAYI

0 10 20 30 40 50 60 70 80 90

0 20.000 40.000 60.000 80.000 100.000 120.000

1970 1974 1978 1982 1986 1990 1994 1998 2002 2006 2010

%

bin tep

Enerji tüketimi Enerji üretimi Kömür üretimi

Enerji üretiminin enerji tüketimini karşılama oramı Kömür üretiminin enerji tüketimini karşılama oranı

 Ülkemiz enerji tüketimi son yirmi yılda %111 artış gösterirken, enerji üretimimiz %26 arttırılabilmiştir.

Kömür üretimindeki artış ise son yirmi yıllık dönemde %62 oranındadır.

 Dolayısıyla, enerji üretimimizdeki artış enerji tüketimindeki artış hızının önemli ölçüde gerisindedir. Bu nedenle, yerli üretimin tüketimi karşılama oranı yirmi yıl önce %47 düzeyindeyken söz konusu oran 2011 yılı itibariyle %28’e kadar düşmüştür.

 Aynı şekilde yerli kömür üretiminin enerji tüketimini karşılama oranında da gerileme söz konusudur. Bu oran, 1991 yılında %20,3 ve 2001 yılında

%16,3 düzeyindeyken 2011 yılında

%15,6 şeklinde gerçekleşmiştir.

(27)

0 20 40 60 80 100

1971 1975 1979 1983 1987 1991 1995 1999 2003 2007 2011

milyon tep

Yerli üretim Net ithalat

0 10 20 30 40

1971 1975 1979 1983 1987 1991 1995 1999 2003 2007 2011

milyon tep

Petrol Kömür

Doğal gaz Kok-petrokok

Petrol ithalatına ilave olarak 1973 yılından itibaren kömür ithalatına ve 1987 yılından itibaren ise doğal gaz ithalatına başlanılmıştır. 1990 yılından itibaren net enerji ithalatı yerli üretimi geçmiştir. 1971 yılında arzın %72’si yerli kaynaklar tarafından karşılanmaktayken kırk yıl sonra denge tersine dönmüş ve 2011 yılı itibariyle arzın %73’ü ithal kaynaklarca karşılanmak zorunda kalınmıştır.

(28)

NET ENERJİ İTHALATININ KAYNAKLARA DAĞILIMI, 2011

Petrol 36,7%

Doğal gaz 42,4%

Kömür, kok, petrokok

21,0%

 Net enerji ithalatımız 2011 yılında toplam 81,1 milyon tep düzeyindedir.

 İthalat içerisinde petrol ve doğal gazın her birinin payları yaklaşık

%40’lar düzeyinde ve kömürün payı ise %17’dir. Kalan yaklaşık

%3 oranındaki kısmı kok ve petrokok ithalatı oluşturmaktadır.

 2011 yılında; 43,9 milyar m3 doğal

gaz, 34,5 milyon ton petrol, 23,7

milyon ton kömür, 310 bin ton kok

ve 2,7 milyon ton petrokok ithalatı

yapılmıştır.

(29)

0 5 10 15 20 25 30 35

1980 1982 1984 1986 1988 1990 1992 1994 1996 1998 2000 2002 2004 2006 2008 2010 2012

Milyon ton

 1980’li yıllardan önce son derece düşük miktarlarda başlayan kömür ithalatı, 1990’lı yıllarda 10 milyon tonun ve 2000’li yıllarda ise 20 milyon tonun üzerine çıkmıştır.

 Kömür ithalatındaki artış oranı son on yılda %106 ve son yirmi yılda ise %540 oranındadır.

 2012 yılında kömür ithalatımız bir önceki yıla göre yaklaşık %24 artış göstererek 30 milyon ton düzeyine yükselmiştir.

 Son yıllarda kömür ithalatındaki artışın en önemli nedeni, elektrik üretimi amaçlı kullanılmakta olan buhar kömürlerine olan talepteki ciddi artıştır. Söz konusu eğilim dikkate alındığında, ithalatın önümüzdeki yıllarda da artarak süreceği ve kömür ithalat faturasının doğal gaz faturasına yakın düzeylere yükselebileceği anlaşılmaktadır.

(30)

KÖMÜR İTHALATINA ÖDENEN DÖVİZ VE ORTALAMA İTHALAT MALİYETLERİ

0 20 40 60 80 100 120 140 160 180 200

0,0 0,5 1,0 1,5 2,0 2,5 3,0 3,5 4,0 4,5 5,0

1980 1982 1984 1986 1988 1990 1992 1994 1996 1998 2000 2002 2004 2006 2008 2010 2012 USD/ton

Milyar Dolar

İthalat

Ortalama maliyet

(31)

Rusya 33,3%

Kolombiya 24,5%

ABD 14,6%

G. Afrika 11,2%

Avustralya 4,6%

Ukrayna 4,4%

Mozambik 2,4%

Diğer 4,9%

(32)

KÖMÜR ÜRETİMLERİ

1,0 1,5 2,0 2,5 3,0 3,5 4,0 4,5 5,0 5,5

1973 1976 1979 1982 1985 1988 1991 1994 1997 2000 2003 2006 2009 2012

milyon ton

TAŞKÖMÜRÜ

0 10 20 30 40 50 60 70 80

1973 1976 1979 1982 1985 1988 1991 1994 1997 2000 2003 2006 2009 201…

milyon ton

LİNYİT

Ülkemiz 2011 yılı satılabilir kömür üretimi; 72,5 milyon ton linyit, 2,6 milyon ton

taşkömürü ve 0,9 milyon ton asfaltit olmak üzere bir önceki yıla göre %3,4 artarak

toplam 76 milyon ton olarak gerçekleşmiştir.

(33)

46,1%

EÜAŞ 43,4%

Sektör 10,5%

2011 YILI

TKİ 23,0%

EÜAŞ 43,4%

Özel Sektör 33,5%

SEYİTÖMER VE MUĞLA’NIN ÖZEL SEKTÖRE DEVRİNDEN SONRA MUHTEMEL PAYLAR

kendi makine parkı (%63) ve dışarıdan hizmet alımı yoluyla (%37) üretmektedir. Söz konusu oranlar dekapajda; %37 - %63 şeklindedir.

 EÜAŞ 1989 yılından itibaren sektöre girmiş olup, Afşin-Elbistan, Ankara- Çayırhan ve Sivas-Kangal’ın yanında 2012 yılında uhdesine aldığı Tekirdağ, Çatalca ve Karapınar sahaları ile birlikte toplam 6 adet kömür sahasına sahiptir.

 Söz konusu sahalardan Afşin/Elbistan Kışlaköy Sahası EÜAŞ tarafından işletilmektedir. Sivas-Kangal Sahası EÜAŞ adına özel sektör tarafından ve Çayırhan Sahası işletme hakkı devir sözleşmesi kapsamında özel bir firma tarafından işletilmektedir.

 Özel sektör elinde bulunan linyit sahası

ruhsatı yaklaşık 380 adet olup 2011

yılında bu sahalardan sadece 27

adedinde 50.000 tonun üzerinde kömür

üretimi yapılmıştır.

(34)

LİNYİT ÜRETİMLERİNİN KURULUŞLARA DAĞILIMI

0 10 20 30 40 50 60 70 80

1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011 2012

milyon ton

ÖZEL EÜAŞ TKİ

(35)

0 5.000 10.000 15.000 20.000 25.000 30.000

2001 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011

ton

Diğer Sanayi ve Isınma Kok Fabrikaları Elektrik Santralları

Taşkömürü tüketimleri

 Ülkemizde 2011 yılında tüketilen kömür 26,2 milyon tonu yerli ya da ithal taşkömürü ve 73,9 milyon tonu ise linyit olmak üzere toplam 100,1 milyon ton olmuştur.

 2011 yılı taşkömürü arzının %38,6 oranındaki en büyük kısmı elektrik üretiminde ve %25,8

oranındaki kısmı ise ısınma amaçlı olarak tüketilmiştir. Kok fabrikalarının payı %19,8 ve

diğer sanayinin payı ise %15,8 düzeyindedir. Taşkömürü tüketiminde elektrik santrallerinin

payı giderek artmaktadır.

(36)

ELEKTRİK SANTRALLARINDA TÜKETİLEN ENERJİ İÇERİSİNDE LİNYİTİN PAYI

0 10 20 30 40 50 60

0 5 10 15 20 25 30 35 40 45

1970 1974 1978 1982 1986 1990 1994 1998 2002 2006 2010

milyon tep

Elektrik santrallerinde toplam enerji tüketimi (mtep)

Elektrik santrallerinde linyit tüketimi (mtep)

Linyitin toplam santral tüketimi içindeki payı (%)

%

(37)

0 2 4 6 8 10 12 14 16 18 20

0 5 10 15 20 25 30 35

1970 1974 1978 1982 1986 1990 1994 1998 2002 2006 2010

milyon tep

Sanayide toplam enerji tüketimi (mtep)

Sanayide linyit tüketimi (mtep)

Linyitin toplam sanayi tüketimi içindeki payı (%)

%

(38)

KONUT VE HİZMETLERDE TÜKETİLEN ENERJİ İÇERİSİNDE LİNYİTİN PAYI

0 5 10 15 20 25

0 5 10 15 20 25 30 35

1970 1974 1978 1982 1986 1990 1994 1998 2002 2006 2010

milyon tep

Konut ve hizmetlerde toplam enerji tüketimi (mtep)

Konut ve hizmetlerde linyit tüketimi (mtep)

Linyitin toplam konut ve hizmetler tüketimi içindeki payı (%)

%

(39)

Doğal gaz 36,7%

Hidrolik 34,7%

Linyit+asfalt it 14,1%

Yerli taşkömürü

0,5%

İthal kömür

6,4% Yenilenebilir 5,1%

Petrol 2,5%

Kurulu güç, Eylül 2013

Doğal gaz 43,6%

Hidrolik 24,2%

Linyit+asfalt it 14,8%

Yerli taşkömürü

1,4%

İthal kömür 12,2%

Yenilenebilir +atık 3,1%

Petrol 0,7%

Elektrik Üretimi, 2012

Eylül 2013 itibariyle kömüre dayalı santral kurulu gücü 12.901 MW olup toplam kurulu gücün %21’ine karşılık gelmektedir. Linyite dayalı kurulu güç 8.553 MW ve asfaltite dayalı kurulu güç ise 135 MW şeklindedir.

2012 yılında yerli kömüre dayalı santrallardan toplam 38,8 TWh brüt elektrik üretilmiş olup toplam brüt elektrik üretimi içerisindeki payı %16,2 düzeyindedir.

(40)

LİNYİTİN KURULU GÜÇ VE BRÜT ELEKTRİK ÜRETİMİ İÇİNDEKİ PAYI

0 5 10 15 20 25 30 35 40 45 50

1984 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011 2012

%

Kurulu Güç İçinde Linyit Payı

Linyitin Elektrik Üretimi İçindeki Payı

Linyitlerin ülkemiz elektrik kurulu gücü ve brüt elektrik üretimi içindeki payı hızla düşmektedir. 1987 yılında %35,5 düzeyine kadar yükselen kurulu güç içindeki pay 2004 yılında %17,5 düzeyine kadar gerilemiş, 2005 ve 2006 yıllarında devreye alınan Çanakkale Çan ve Afşin-Elbistan B santralları ile %20 seviyesine kadar yükseltilebilmişse de daha sonra bu alanda -135 MW kapasiteli asfaltite dayalı tek bir santral dışında- yeni bir yatırımın devreye girmemesi nedeniyle 2012 yılında linyitin -135 MW gücündeki tek asfaltit santralı de dahil edildiğinde- kurulu güç içindeki payı %14,5 olarak gerçekleşmiştir.

(41)

Santralin Adı Mülkiyeti

Kömür Ruhsatı

Yakıt

Kurulu Güç (MW)

Çanakkale Çan EÜAŞ TKİ Linyit 320

Orhaneli EÜAŞ TKİ Linyit 210

Soma EÜAŞ TKİ Linyit 1034

Seyitömer EÜAŞ EÜAŞ Linyit 600

Tunçbilek A EÜAŞ TKİ Linyit 65

Tunçbilek B EÜAŞ TKİ Linyit 300

Yatağan EÜAŞ TKİ Linyit 630

Yeniköy EÜAŞ TKİ Linyit 420

Kemerköy EÜAŞ TKİ Linyit 630

Afşin-Elbistan A EÜAŞ TKİ Linyit 1.355

Afşin-Elbistan B EÜAŞ TKİ Linyit 1.440

Kangal EÜAŞ EÜAŞ Linyit 457

Çayırhan EÜAŞ EÜAŞ Linyit 620

Çobanyıldızı Özel Özel Linyit/D.Gaz 37

Eti Soda Özel Özel Linyit 24

Küçüker Özel Özel Linyit 5

Marmara Kağıt-Bilorsa Özel Özel Linyit 2

Çatalağzı EÜAŞ TTK Taşkömürü 300

Kardemir Karabük Özel Özel Taşkömürü 35

Silopi Özel TKİ Asfaltit 135

 Ülkemizde yerli kömüre dayalı 20 büyük elektrik santrali bulunmaktadır.

Bunlardan 2 adedi taşkömürü, 17 adedi linyit ve 1 adedi ise asfaltit santralidir.

 Yerli kömüre dayalı santral kapasitesinin yaklaşık yarısı 1980-1990 yılları arasında tesis edilmiş olup, küçük ölçekli bazı otoprodüktör santraller dışında bu santrallerin hemen tamamı kamunun mülkiyetindedir.

 Büyük kapasiteli yerli kömür santrallerinden Çayırhan Santralı hariç tümü EÜAŞ ya da bağlı ortaklıklarınca işletilmektedir. Çayırhan Santrali ise, 1999’dan itibaren Park Termik tarafından İşletme Hakkı Devir

Sözleşmesi kapsamında

çalıştırılmaktadır.

(42)

ELEKTRİK ÜRETİMİ AMAÇLI KULLANILABİLECEK BAŞLICA KÖMÜR SAHALARI

Saha

Toplam Rezerv (ton)

Kurum

Afşin-Elbistan Havzası 5.371.659 EÜAŞ, MTA

Çayırhan Havzası 355.224 EÜAŞ

Kütahya Seyitömer 169.941 EÜAŞ

Konya Karapınar 1.832.816 EÜAŞ

Afyon Dinar 941.440 MTA

Eskişehir Alpu 902.391 MTA

AdanaTufanbeyli 323.329 TKİ

Bingöl Karlıova 103.662 TKİ

Bolu Göynük 37.952 TKİ

Bursa Orhaneli, Keles, Davutlar 106.064 TKİ

Manisa Soma 720.123 TKİ

Kütahya Tunçbilek 261.557 TKİ

Tekirdağ Saray 129.151 TKİ

Şırnak Asfaltit 104.605 TKİ

Konya Ilgın 143.000 Özel

Çankırı Orta 94.390 Özel

Adıyaman Gölbaşı 31.844 Özel

 Yerli kömürlerin elektrik üretiminde kullanımının arttırılması hususunda istenilen mesafe alınamamıştır.

Yaklaşık 12 yıldır yerli kömüre dayalı olarak temeli atılan santral kapasitesi toplam kurulu gücümüzün

%1’i düzeyine bile

yaklaşamamaktadır. Bunun sonucu olarak, yerli kömürlerimizin toplam elektrik üretimindeki payı %15’lere kadar gerilemiştir.

 Bununla beraber, ülkemizde elektrik

üretimi amaçlı kullanılabilecek

önemli kömür rezervleri

bulunmaktadır.

(43)

Hema Elektrik Zonguldak Ereğli 50 Taşkömürü/Metan Yatırıma başlanamadı Hema Elektrik Bartın Amasra 1.100 Taşkömürü/Metan Yatırıma başlanamadı

3 S Enerji Çankırı Orta 372 Linyit Yatırıma başlanamadı

Çalık NTF Çankırı Orta 165 Linyit Yatırıma başlanamadı

Adularya Enerji Eskişehir Mihalıççık 290 Linyit Yatırım aşamasında

Tam Enerji Sivas Kangal 135 Linyit Yatırım aşamasında

Galata Enerji Şırnak Toptepe Köyü 270 Asfaltit Yatırıma başlanamadı

Polat Elektrik Kütahya Tunçbilek 51 Linyit Yatırım aşamasında

Batı Karadeniz Elekt. Zonguldak Ereğli 1.200 Taşkömürü Proje Batı Karadeniz Elekt. Bartın Amasra 1.200 Taşkömürü Proje

Şırnak Elektrik Şırnak Silopi 135 Asfaltit Yatırıma başlanamadı

Konya Ilgın Elektrik Konya Ilgın 500 Linyit Proje

Polyak Eynez Enerji İzmir Kınık 647 Linyit Proje

Aksa Enerji Bolu Göynük 270 Linyit Proje

Bereket Enerji Çankırı Orta 135 Linyit Proje

KLK Madencilik Afyonkarahisar Dinar 640 Linyit Proje

Hidro-Gen Enerji Manisa Soma 450 Linyit Proje

TEYO Yatırım Adana Tufanbeyli 700 Linyit Proje

Diler Elektrik K.Maraş Elbistan 400 Linyit Proje

Çelikler A.Ş. Bursa-Keles Harmanalanı/Davutlar 270 Linyit Proje

Çelikler A.Ş. Kütahya Domaniç 300 Linyit Proje

Aksa Enerji Bingöl Karlıova 150 Linyit Proje

(44)

YERLİ KÖMÜR YAKITLI TERMİK SANTRAL PROJELERİ

 EPDK verilerine göre, 2012 sonu itibariyle yerli kömüre dayalı 21 proje söz konusudur. Toplam kurulu gücü 9.565 MW olan projelerden 4 adedi taşkömürü, 3 adedi asfaltit ve 14 adedi ise linyit yakıtlıdır.

 Linyite dayalı santrallerden henüz hiçbiri işletmeye alınmamış olup 7 adedi yatırım

aşamasında ve diğer 7 adedi ise proje safhasındadır. Sadece asfaltit yakıtlı Şırnak-

Silopi santralinde işletmeye geçilmiş olup, diğer iki asfaltit yakıtlı santralde ise

yatırıma başlanamamıştır.

(45)

 Yerli kömüre dayalı santral yatırımları konusunda beklenen gelişme sağlanamamakla beraber, ithal kömüre dayalı santral kapasitesi giderek artmaktadır. 2000 yılına kadar elektrik sistemimizde ithal kömür santrali bulunmazken 2011 sonu itibariyle söz konusu santrallerin kurulu güç kapasitesi 3.820 MW düzeyine ulaşmıştır. Mevcut gelişmeler, ithal kömür santral yatırımlarının önümüzdeki yıllarda da artarak süreceğini göstermektedir.

 Ülkemizde işletmede olan 6 adet ithal kömür santrali bulunmaktadır. Toplam kurulu gücü 3.913 MW olan bu santrallerin 2 adedi Çanakkale Biga’da, diğerleri Adana- Yumurtalık, Kahraman Maraş, Kocaeli-Gebze ve Zonguldak-Çatalağzı’nda kuruludur.

 İthal kömür yakıtlı elektrik üretim tesislerine ilişkin olarak toplam 28.713 MW kurulu gücünde 37 adet lisans başvurusu bulunmaktadır. Bunlardan 6 adedi tamamen ya da kısmen işletmeye alınmış olup, 31 adedi henüz proje aşamasındadır.

 Proje safhasındaki başvurulardan; 7.625 MW gücünde 9 adedi Adana Yumurtalık’da,

100 MW gücünde bir adedi Adana Ceyhan’da, 3.375 MW gücünde 5 adedi

Çanakkale’de, 1.270 MW gücünde 3 adedi Zonguldak’ta, 3.960 MW gücünde 4 adedi

İskenderun Hatay’da, 1.700 MW gücünde 3 adedi Aliağa İzmir’de, 3.279 MW gücünde

3 adedi Mersin’de, 200 MW gücünde 1 adedi Elazığ’da, 350 MW gücünde 1 adedi

Tekirdağ’da, 660 MW gücünde 1 adedi Muğla’da ve 1.200 MW gücünde 1 adedi

Kırklareli’nde kurulmak üzere lisanslandırılmışlardır.

(46)

KÖMÜR REZERVLERİ

 Ülkemizde, doğal gaz ve petrol rezervleri oldukça sınırlı olmasına karşın, 512 milyon tonu görünür olmak üzere, yaklaşık 1,3 milyar ton taşkömürü ve 13,4 milyar tonu görünür rezerv niteliğinde toplam 13,9 milyar ton linyit rezervi bulunmaktadır.

 Bu miktar dünya kanıtlanmış işletilebilir kömür rezervlerinin %1,8’ini oluşturmaktadır. Linyit rezervlerimiz ise dünya linyit rezervlerinin %7,1’i büyüklüğündedir.

Faaliyet Sahalar

Yeni Keşfedilen Sahalar Konya-Karapınar Sahasında 1,8 milyar ton (EÜAŞ’a devir)

Trakya Çerkezköy Havzasında 495 milyon ton (EÜAŞ’a devir)

Elbistan MTA Sahasında 515 milyon ton (EÜAŞ’a devir)

Malatya-Yazıhan Sahasında 16 milyon ton

Pınarhisar-Vize Sahasında 140 milyon ton

Eskişehir-Alpu Sahasında 777 milyon ton

Afyon-Dinar Sahasında 545 milyon ton

Rezerv Artışı Sağlanan Sahalar Afşin-Elbistan EÜAŞ Sahasında 1,3 milyar ton

Manisa-Soma TKİ Sahasında ise 205 milyon ton

(47)

Sektörde istihdamın belirlenmesine yönelik kapsamlı bir araştırma bulunmamakla

beraber, doğrudan istihdamın taşkömüründe 18.500 ve linyitte 37.000 olmak üzere

toplam 55.500 kişi civarında olduğu tahmin edilmektedir.

(48)

ENERJİ TALEP TAHMİNİ

0 50 100 150 200 250 300

1971 1975 1979 1983 1987 1991 1995 1999 2003 2007 2011 2015 2019 2023 2027

mtep

Birincil Enerji Talebi

Nihai Enerji Talebi

Elektrik Santralleri Talebi

0 100.000 200.000 300.000 400.000 500.000 600.000 700.000 800.000

0 20.000 40.000 60.000 80.000 100.000 120.000 140.000 160.000 180.000 200.000

1971 1977 1983 1989 1995 2001 2007 2013 2019 2025 Elektrik Üretimi, GWh

Kurulu ç, MW

Kurulu Güç (MW)

Elektrik Üretimi (GWh)

 Enerji tüketiminin son on yıldaki artış eğilimini önümüzdeki on beş yıllık dönem boyunca sürdüreceği varsayımı esas alındığında; birincil enerji talebinin 2020 yılında 2011 yılına göre yaklaşık %46 oranında artış göstererek 168 milyon tep düzeyine, 2030 yılında ise aynı dönemde %124 oranında artarak 256 milyon tep düzeyine yükselecektir.

 Aynı varsayımla; 2011 yılı itibariyle 229.395 GWh olan elektrik üretimi 2020 yılında

404.493 GWh ve 2030 yılında 759.641 GWh düzeyine yükselecek, 2011 yılı sonu

itibariyle 52.911 MW olan elektrik kurulu gücü ise 2020 yılında 93.363 MW ve 2030

yılında 175.471 MW olacaktır.

(49)

0 5 10 15 20 25 30 35

0 50.000 100.000 150.000 200.000 250.000 300.000

Birincil Enerji Talebi İçinde Linyitin Payı (%)

Linyit Arzı (bin ton)

2020 Yılı 2030 Yılı

Yerli linyit arzının birincil enerji talebini karşılamasına ilişkin olarak 2011 yılındaki

%14,3 oranını koruyabilmesi için linyit arzının 2020 yılında 108 milyon ton ve 2030

yılında 165 milyon tona yükseltilmesi gerekir.

(50)

FARKLI LİNYİT ARZ DÜZEYLERİNİN SANTRAL TALEBİNE KATKISI

0 10 20 30 40 50 60 70 80

0 50.000 100.000 150.000 200.000 250.000 300.000

Santral Talebi İçinde Linyitin Payı (%)

Linyit Arzı (bin ton)

2020 Yılı 2030 Yılı

Yerli linyitin elektrik üretimine olan katkısının 2011 yılında mevcut olan %26 oranını

koruyabilmesi için linyit arzının 2020 yılında 95 milyon ton ve 2030 yılında ise 157

milyon tona yükseltilmesi gerekir.

Referanslar

Benzer Belgeler

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, 22 yıldır Garanti Bankası sponsorluğunda gerçek- leştirilen İstanbul Caz Festivali, bu sene de çağdaş müziğin

The industrial production index, consumer price index, nominal exchange rates, policy interest rate, stock market index, and the volatility index as a proxy for global risk

Yahya Kemal, yazılarında ölçüden, uyaktan söz etmişse Tevfik Fikret’i anmıştır.. İçerikten, coşku­ dan, yenilikten, şiirimizin çağdaşlaşmasından söz

YÖK, 17 Kasım 2008 tarihinde yayımladığı genelgede üniversite öğretim elemanlarının kamu kuruluşları veya meslek kurulu şlarının yönetim veya denetim organlarından

Bu bağlamda öğrenciye verilen görevler gerçek yaşama uygun olmalı, bilişsel olarak öğrencinin düzeyini yakalamalı ve değerlendirme süreci öğrenciye

“Devlet ormanı” sayılan alanlarda ormancılık dışı etkinliklere tahsis edilen yerlerde yürütülen çalışmaların çok boyutlu olarak izlenebilmesi ve de

1 Sanki bugüne kadar bilimsel olarak yap ılmamış gibi; kalkınmacı ideoloji için her tür kaynak seferber edilmemiş gibi, fordizm gibi bir ideolojinin u şağı

Sağlık Bakanlığı ve Japon Hükümeti adına Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) arasında imzalanan protokol ile beş yıl sürecek “Türkiye’de