DÜNYA’DA VE TÜRKİYE’DE KÖMÜRÜN GELECEĞİ
Dr. Nejat Tamzok
KÖMÜRÜN KISA TARİHİ – 1
0 10 20 30 40 50 60 70 80 90
1850 1860 1870 1880 1890 1900 1910 1920 1930 1940 1950 1960 1970 1980 1990 2000 2010 2020 2030
(%)
Petrol Kömür Doğal gaz Biyomas Nükleer Hidrolik
Diğer yenilenebilir
?
Kaynaklara göre dünya enerji tüketimi, 1850- 2011
Kaynaklar: J. Laherrere 2005, IEA Data Services, IEA Key World Energy Statistics 2005-2013
MÖ. 1000: Kömürün bilinen ilk kullanımı.
18.-19. yy Sanayi Devrimi: Kömür talebinde sıçrama.
1910-1920: Enerji tüketiminde kömürün payı
%60.
1920-1970: Petrolün yükselişi, kömürün düşüşü.
1960’ların ortaları: Kömür tahtını petrole bırakıyor.
1970’lerin başı: Doğal gazın da rekabetiyle kömürün payı %25’lere iniyor.
1970’li yıllar – petrol krizleri: Kömürün payındaki gerileme duruyor, ancak sonraki dönemde ortaya çıkan çevre hareketleri ve doğal gaza olan talep nedeniyle 2000’lerin başlarına kadar %25 civarında seyrediyor.
Dünya fosil yakıt tüketimleri, 1999- 2011
Kaynaklar: IEA Data Services, IEA Key World Energy Statistics 2005-2013
2000 2500 3000 3500 4000 4500
1999 2001 2003 2005 2007 2009 2011
Mtpe
Petrol Kömür Doğal gaz
Beklenti: 1980’lerden ya da 1990’lardan bakıldığında, küresel enerji tüketimi içinde kömürün payının 2000’ler sonrasında
%20’lerin altına düşeceğini söyleyebilmek mümkündür.
Gerçekleşme: Sonraki gelişmeler bu
beklentinin tam tersi yönde olmuştur: Dünya kömür tüketiminde son yıllarda çarpıcı bir gelişme söz konusudur.
Kömür tüketim artışı 1970-2000 (30 yıl): %60 2000-2011 (11 yıl): %57
2000-2011 arası tüketim artışı petrolde %16 ve doğal gazda %28 olmuştur.
KÖMÜR NEREYE ?
Küresel enerji tüketiminde fosil yakıtların ağırlığı sürmekte: 1973: %97,2 ve 2011:
%91,6 (yenilenebilir payı hala %1,0)
Küresel enerji savaşlarında rekabet fosil
yakıtlar arasında geçmekte ve daha uzun süre de söz konusu kaynaklar arasında geçecek gibi görünmektedir.
Bu yarışın son 10 yıllık performansına
bakıldığında; kömürün, krallık tahtını yeniden ele geçirme şansı ciddi bir şekilde ortaya
çıkmıştır.
Petrolün payı hızla düşmüş, doğal gaz payındaki artış eski hızını kaybetmiştir.
Kömürün payı hızla artmaktadır.
Birincil Enerji
Elektrik Üretimi 1973 2011 1973 2011 Kömür 24,6 28,8 38,3 41,3 Petrol 46,0 31,5 24,6 4,8 Doğal gaz 16,0 21,3 12,2 21,9
Nükleer 0,9 5,1 3,3 11,7
Bioyakıt-çöp 10,6 10,0 - - Hidrolik 1,8 2,3 21,0 15,8
Diğer 0,1 1,0 0,6 4,5
Birincil enerji arzı ve elektrik üretiminde kaynak payları
Kaynak: IEA Key World Energy Statistics 2005-2013
Dünya kömür tüketim tahminleri (referans senaryo)
Kaynaklar: US/DOE International Energy Outlook 2013, IEA World Energy Outlook 2012
Öyleyse kömür ne yöne gidecektir?
Küresel kömür tüketiminde özellikle son on yıl içerisinde gerçekleşen ciddi artış oranları, bu enerji kaynağının geleceği konusunda yoğun tartışmaların gündeme gelmesine neden olmuş, kömürün gelecekteki yönünün ne olacağına ilişkin çeşitli değerlendirmelerin yapılmasına yol açmıştır.
20 25 30 35 40
1973 2015 2025 2035
(%)
Elektrik Üretimindeki Payı (IEA) Elektrik Üretimindeki Payı
(US/DOE) Birincil Enerji Payı (IEA)
Birincil Enerji Payı
(US/DOE)
KÖMÜRÜN KÜRESEL JEOPOLİTİĞİ
I - Rezervlerin Yeterliliği ve Güvenilirliği Üzerine Soru İşaretleri II - Rezervler Üzerinde Az Sayıda Ülkenin Denetimi
III - Üretim ve Tüketim Coğrafyalarında Eksen Kaymaları IV - Küresel Piyasada Rekabet Sorunu
V - Küresel Kömür Ticaretinde Gelişmeler
VI - Fiyat Davranışlarında Değişim ve Yukarı Doğru Hareketlenme
Kömür; bol, yaygın, ucuz ve güvenilir bir enerji kaynağı MI?
119 yıl 109 yıl
59.6 yıl
55.7 yıl 47.3 yıl 52.9 yıl 0
20 40 60 80 100 120 140
Kömür Doğal gaz Petrol 00: WEC 00: BP
Fosil kaynakların ömürleri (yıl)
Kaynaklar: WEC, World Energy Resources, 2013; BP, Statistical Review of World Energy 2013
0 50 100 150 200 250
1980 1984 1988 1992 1996 2000 2004 2008 2012 2016 2020
Kömür Petrol Doğal
?
gaz0 50 100 150 200 250
1980 1984 1988 1992 1996 2000 2004 2008 2012 2016 2020 2024 2028
Kömür Petrol Doğal gaz
Fosil kaynakların yıllar itibariyle ömürleri (yıl)
Yıllık %4,5 tüketim hızıyla kömürün kalan ömrü (yıl)
KÖMÜRÜN KÜRESEL JEOPOLİTİĞİ
I - Rezervlerin Yeterliliği ve Güvenilirliği Üzerine Soru İşaretleri – Güvenilirlik Sorunu
Dünya kömür rezerv rakamları ve rezervlerin kalan ömürleri ciddi şekilde tartışmalıdır.
Dünya kömür rezervleri konusunda kullanılan kaynakların genellikle güvenilir olmadığı, gerek küresel gerekse ulusal ölçekte ortaya konulan rakamların çoğunlukla eski tarihli olduğu ve rezerv rakamlarının abartılarak yayınlandığı sıklıkla ileri sürülmektedir.
Dünya kömür rezervlerinin ülkelere dağılımı
0 10 20 30 40 50 60 70 80 90 100
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
(%)
Kanada G.Afrika Kazakistan Ukrayna Almanya Hindistan Avustralya Çin
Rusya ABD
0 10 20 30 40 50 60 70 80 90 100
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
(%)
Ülke sayısı
Kömür Petrol Doğalgaz
Dünya kömür, petrol ve doğalgaz rezervlerinin ülkelere göre payları
Petrol rezervlerinin %19,1‟i ve doğalgaz rezervlerinin
%23,9‟u tek ülkenin elindeyken kömür rezervlerinin
%27,6‟sı tek bir ülkede bulunmaktadır.
Yine, petrol rezervlerinin %81,6‟sı ve doğalgaz rezervlerinin %77,2‟si toplam 10 ülkenin envanterindeyken kömür rezervlerinin ise %91,8‟i toplam 10 ülkededir.
KÖMÜRÜN KÜRESEL JEOPOLİTİĞİ
III - Üretim ve Tüketim Coğrafyalarında Eksen Kaymaları
Üretim coğrafyasında değişim
0%
10%
20%
30%
40%
50%
60%
70%
80%
90%
100%
1985 1988 1991 1994 1997 2000 2003 2006 2009
Diğer Asya-Pasifik Rusya-Ukrayna AB-27
Kuzey Amerika
0%
10%
20%
30%
40%
50%
60%
70%
80%
90%
100%
1985 1988 1991 1994 1997 2000 2003 2006 2009
Diğer Asya-Pasifik AB-27
Kuzey Amerika
Tüketim coğrafyasında değişim
1985 yılında, ABD ile AB-27 toplam küresel üretimden yaklaşık %45 ve Asya-Pasifik Bölgesi ise %31,7 pay alırken, 2010 yılında tablo tersine dönmüş ve tarafların payları %20 ve %67,2 olmuştur.
1985 yılında, ABD ve AB-27 toplam küresel tüketimden yaklaşık %46 ve Asya-Pasifik ise %31,9 pay alırken, 2010 yılında ABD ve AB-27‟nin payı %24 ve Asya-Pasifik Bölgesi’nin payı ise %67,1 olmuştur
IV - Küresel Piyasada Rekabet Sorununu
Küresel kömür üretiminin giderek daha büyük bölümü daha az sayıda ülkenin elinde toplanmaktadır.
1985 yılında üretimin yaklaşık %90’ı toplam 13 ülke tarafından yapılmaktayken, 2010 yılı itibariyle %90’ı sadece 7 ülke tarafından yapılmaktadır.
Daha ılımlı olmak üzere benzer bir gelişme tüketim tarafında da mevcuttur. 1985 yılında dünya kömür arzının %90’ı 18 ülke tarafından tüketilirken, bu oran 2010 yılı itibariyle 14 ülkeye düşmüştür.
Kömür sektöründe uluslararası şirketlerin etkinliğinin diğer pek çok sektöre göre
azımsanmayacak ölçüde olduğu görülmektedir. 2007 yılı itibariyle dünya buhar kömürü ticaretinin %40’ı toplam 4 büyük firmanın kontrolündedir: BHP Billiton, Anglo-American, XSTRATA/Glencore ve Rio Tinto.
KÖMÜRÜN KÜRESEL JEOPOLİTİĞİ
V - Küresel Kömür Ticaretinde Gelişmeler
0 10 20 30 40 50 60 70 80 90 100
1990 1992 1994 1996 1998 2000 2002 2004 2006 2008 2010
(%)
Diğer
Çin
Diğer Asya
Japonya
OECD Avrupa
Dünya kömür ithalatının gelişimi
Yirmi yıl önce yarım milyar ton olan dünya taşkömürü ticareti 2010 yılı itibariyle bir milyar ton düzeyine yükselmiştir.
Dünya kömür ihracatının %83’ü 6 ülke tarafından gerçekleştirilmektedir:
Avustralya, Endonezya, Rusya, ABD, Güney Afrika ve Kolombiya. Kömür ithalatında ise, Asya-Pasifik
bölgesindeki 3 ülke %51 ile en büyük payı almaktadır: Japonya, Çin ve Güney Kore.
V - Küresel Kömür Ticaretinde Gelişmeler
Avustralya (300 mton)
268 Amerika’dan
20 Kanada’dan
25
Rusya (87 mton)
Çin (19 mton)
Endonezya (277 mton) 264
19 32 54
1 5
11
5 13 21
Güney Afrika (68 mton) Kolombiya/
Venezuella (77 mton)
25
Kanada (33 mton)
20 Uzak
Doğuya
3 10
Amerika (64 mton)
8 24
42 34
2
25 39
Küresel kömür ticareti haritası
Dünya kömür ticareti, neredeyse sadece 10 ülke ve bir ekonomik birliğin tekelinde kalmış gibi görünmektedir. Söz konusu ülkelerin beşi ihracatçı ve diğer beşi ile birlikte AB-27 ise ithalatçı konumundadır.
Bu profilin içerisinde, Avrupa Birliği, - şüphesiz- güçlü bir oyuncu olarak etkin rolünü sürdürmektedir. Bununla beraber, AB-27‟nin ithalat payının son on yılda %30 düzeyinden %18‟lere gerilemiş olması dikkate alındığında, söz konusu rolü devam ettirip ettiremeyeceği konusu kömür endüstrisinin geleceğini şekillendirecek önemli faktörlerden biri olacaktır.
KÖMÜRÜN KÜRESEL JEOPOLİTİĞİ
VI - Fiyat Davranışlarında Değişim ve Yukarı Doğru Hareketlenme
Dünya kömür fiyatlarının gelişimi
Kaynak: BP 2013
0 50 100 150 200 250
Oct 1981 Nov 1983 Dec 1985 Jan 1988 Feb 1990 Mar.92 Apr 1994 May.96 Jun 1998 Jul 2000 Aug 2002 Sep 2004 Oct 2006 Nov 2008 Dec 2010
$/ton
Avustralya buhar kömürü fiyatlarının gelişimi
Kaynak: Index Mundi 2011
0,00 50,00 100,00 150,00 200,00 250,00
1987 1991 1995 1999 2003 2007 2011
Kuzeybatı Avrupa marker fiyat US Central Appalachian spot fiyat endeksi Japonya koklaşabilir cif fiyatı Japonya buhar kömürü cif fiyatı
Kömür fiyatları, 2004 yılına kadar son derece dar bir aralıkta değişim göstermiştir. Bu yıldan itibaren gerek buhar kömürü gerekse koklaşabilir kömür fiyatları hızla yükselme eğilimi içerisine girmiştir.
1988-2003 yılları arasındaki 16 yıllık dönemde kömür fiyatları neredeyse sabit kalırken, 2004 yılından itibaren, kömürün 200 yıllık tarihinde görülmemiş fiyat artış oranlarına rastlanılmıştır.
I - CO2 Emisyonları
0 200 400 600 800 1000 1200 1400 1600 1800
0 5.000 10.000 15.000 20.000 25.000 30.000 35.000
1965 1969 1973 1977 1981 1985 1989 1993 1997 2001 2005 2009
Mton CO2 Mtoe
Diğer Çin AB-27 ABD
Kömür kullanımı ile CO2 emisyonu arasındaki ilişki
Kaynak: BP 2011
İnsanoğlu, kömürden kolay kolay vazgeçememektedir.
Bununla beraber, kömür madenciliği ve kömür kullanımı, aynı zamanda her aşaması çevre üzerinde etkili olan ve belirli düzeylerde çevre kirliliğine neden olan bir faaliyetler bütünüdür.
Kömürün yakılması sonucunda ortaya çıkan ve küresel ısınmaya neden olan CO2
emisyonları, günümüzde kömürden
kaynaklanan en önemli problem olarak ortaya çıkmaktadır.
Kömürün küresel ısınmaya yol açan
etkilerinin ne şekilde giderilebileceği konusu günümüzün en önemli dünya meseleleri arasında yerini almaktadır.
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ TARTIŞMALARININ KÖMÜRÜN GELECEĞİ ÜZERİNE ETKİSİ VE TEKNOLOJİ SORUNU
I - CO2 Emisyonları
CO2 emisyonları
Kaynak: BP 2011, IEA 2009, IEA 2011
0,0%
10,0%
20,0%
30,0%
40,0%
50,0%
60,0%
70,0%
80,0%
90,0%
100,0%
Diğer Japonya Hindistan AB-27 ABD Çin
0,0%
10,0%
20,0%
30,0%
40,0%
50,0%
60,0%
70,0%
80,0%
90,0%
100,0%
Diğer Doğal gaz Petrol Kömür
0,0%
10,0%
20,0%
30,0%
40,0%
50,0%
60,0%
70,0%
80,0%
90,0%
100,0%
Diğer
Endüstri ve inşaat Elektrik ve ısı
Dünya CO2 emisyonlarının
%65’i 5 ülke + AB-27 tara- fından yayılmaktadır. (2010)
Dünya CO2 emisyonlarının
%43’ü kömür kullanımından kaynaklanmaktadır. (2009)
Kömür çıkışlı CO2 emisyonları- nın %71’i elektrik ve ısı üretimi kaynaklıdır. (2009)
II - Kömüre dayalı termik santrallardan CO2 emisyonlarını sınırlamaya yönelik AB stratejisi
2010-2015 2015-2020 2020-2030
• Santrallarda en son teknoloji kullanımı, Verimlilik: %44- 45, 1/3 oranında daha az CO2 emisyonu
ADIM 1
• Termik santral teknolojilerinde daha ileri gelişmeler, Verimlilik: %50-55, 1/3 oranında daha az CO2 emisyonu
ADIM 2
• Sıfır CO2 santralların devreye girişi (CO2 tutma ve depolama, CCS), Verimlilik: %52-55, SIFIR CO2 EMİSYONU
ADIM
3
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ TARTIŞMALARININ KÖMÜRÜN GELECEĞİ ÜZERİNE ETKİSİ VE TEKNOLOJİ SORUNU
III – Teknolojiye ilişkin sorunlar
CO2 emisyonlarının sınırlandırılmasına yönelik stratejinin en gerekli ayağını yatırım yani sermaye oluşturmaktadır. Ancak, yeni teknolojilere yatırım yapma konusunda ne sanayileşmiş ne de gelişmekte olan ülkeler fazla istekli değildir.
Bu nedenle, söz konusu teknolojiler, bugüne kadar sıklıkla ticari yaşamda değil ama power-point sunumlarda görülebilmektedir.
Günümüzde, yeni santral ya da CCS’e ilişkin pek çok teknoloji halen araştırma- geliştirme aşamasındadır. Bugün için, söz konusu teknolojilerin ticari ölçekte kullanılabilirliğinin mümkün olabileceği, ancak bunun oldukça uzun bir zaman alacağı konusunda genel bir uzlaşma olduğu söylenebilir. Bununla beraber, söz konusu sürenin yenilenebilir kaynaklar ya da nükleer enerji teknolojilerinin geliştirilebilmesi için de geçerli olacağı ve bu bakımdan yarışı nihai kazanacak olanın bugünden öngörülebilmesinin güç olduğu da söylenmelidir.
III – Teknolojiye ilişkin sorunlar
CCS teknolojilerine ilişkin olarak; henüz, maliyet ve ticari yapılabilirlik yanında, depolama güvenliği, depolama yerinin seçimi, mülkiyet hakları, ruhsatlama, enjeksiyon ve izleme/kontrol ve kurumsal yapıların da tanımlandığı yasal düzenlemeler konusunda da henüz büyük boşluklar olduğu anlaşılmaktadır.
Son olarak, gerek yeni santral teknolojileri gerek CCS teknolojileri konusunda en fazla yolu Avrupa, ABD ve Avustralya’nın aldığı görülmektedir. Bununla beraber, ne dünyanın ikinci büyük kömür tüketicisi ABD’nin ne de dünyanın en önemli kömür ihracatçısı Avustralya’nın söz konusu maliyetli teknolojileri uygulama konusunda fazla heveskar davranacakları düşünülmemektedir. Aynı şekilde, küresel kömür tüketiminin
%70’ine yakınını tüketen ve küresel CO2 emisyonunun yaklaşık yarısını üreten Çin başta olmak üzere Güneydoğu Asya ülkelerinin de söz konusu teknolojilere mesafeli yaklaşacağı açıktır.
SON SÖZ
Kömürün gelecekteki yönü, büyük ölçüde, kendisine rakip enerji kaynaklarıyla ilgili yaşanacak gelişmelere de bağlı olacaktır. Bununla beraber, bugünden bakıldığında, kömürün geleceğini belirleyecek asıl unsurlar, kömür endüstrisinin kendi iç dinamiklerinden kaynaklanacak gibi görünmektedir.
Bu çerçevede, yaklaşık ikiyüz yıldır dünya ekonomileri üzerinde belirleyici rol oynayan kömürün geleceğine ilişkin bir çözümlemenin, birbirinden ayrı, ancak sebep-sonuç ilişkileriyle sürekli birbirleriyle etkileşim halinde olan ve genel olarak jeopolitik, çevre ve teknoloji başlıkları altında toplanabilecek bir dizi parametrenin incelenmesi yoluyla yapılabilmesi mümkündür.
Türkiye’nin tükettiği birincil enerji miktarı son yirmi yılda %111 artarken ülke içindeki enerji üretimi sadece %26 arttırılabilmiş ve tüketim artışının sadece
%10’luk kısmı yurtiçi üretim artışı ile karşılanabilmiştir.
Türkiye, yirmi yıl önce birincil enerji ihtiyacının yaklaşık yarısını yerli enerji kaynaklarından temin edebilirken, bugün neredeyse dörtte üçünü dışarıdan ithal etmek zorundadır.
Bu tablonun sonucu olarak, enerji ithalat faturası giderek kabarmaktadır. Son 5 yılda (2008-2012) enerji ithalatına ödenen döviz toplam 231 milyar Dolar düzeyindedir ve bu miktar aynı dönemde yapılan toplam ithalatın %23’üne karşılık gelmektedir.
Türkiye’nin enerji talebi hızla artmaktadır ve yerli enerji üretiminin toplam enerji
tüketimini ne ölçüde karşılayabileceği konusu önümüzdeki yıllarda Türkiye için
giderek daha yaşamsal hale gelecektir.
BİRİNCİL ENERJİ TÜKETİMİNİN KAYNAKLARA DAĞILIMI
0 5 10 15 20 25 30 35
1971 1981 1991 2001 2011 Doğal gaz Petrol Yerli kömür İthal kömür Hidrolik Odun-artık Diğer
milyon tep
0%
10%
20%
30%
40%
50%
60%
70%
80%
90%
100%
1971 1981 1991 2001 2011
Diğer Odun-artık Hidrolik İthal kömür Yerli kömür Petrol Doğal gaz
%
Artış oranları:
Son on yılda %53 ve son yirmi yılda ise %111
0 5 10 15 20 25 30 35
1971 1981 1991 2001 2011 Elektrik Doğal gaz Petrol
Linyit+asfal. Taşk.+kok Odun-çöp Diğer
milyon tep
0%
10%
20%
30%
40%
50%
60%
70%
80%
90%
100%
1971 1981 1991 2001 2011 Diğer Odun-çöp Taşk.+kok
Linyit+asfal. Petrol Doğal gaz Elektrik
%
Artış oranları:
Son on yılda %55 ve son yirmi yılda %105
ENERJİ TÜKETİMİNİN SEKTÖREL DAĞILIMI
0 5 10 15 20 25 30 35 40 45
1971 1981 1991 2001 2011
Elektrik san. Kok fabr. Petrokimya İç tük./kayıp Sanayi Ulaştırma Konut/hizm. Tarım Enerji Dışı
milyon tep
0 2 4 6 8 10 12 14 16 18 20
1971 1981 1991 2001 2011 Kömür Hidrolik Odun-çöp Petrol Doğal gaz Diğer milyon tep
0%
10%
20%
30%
40%
50%
60%
70%
80%
90%
100%
1971 1981 1991 2001 2011
Diğer Doğal gaz Petrol Odun-çöp Hidrolik Kömür
%
Artış oranları:
Son on yılda %31 ve son yirmi yılda %26
TÜRKİYE ENERJİ TÜKETİMİ, ÜRETİMİ VE KÖMÜRÜN PAYI
0 10 20 30 40 50 60 70 80 90
0 20.000 40.000 60.000 80.000 100.000 120.000
1970 1974 1978 1982 1986 1990 1994 1998 2002 2006 2010
%
bin tep
Enerji tüketimi Enerji üretimi Kömür üretimi
Enerji üretiminin enerji tüketimini karşılama oramı Kömür üretiminin enerji tüketimini karşılama oranı
Ülkemiz enerji tüketimi son yirmi yılda %111 artış gösterirken, enerji üretimimiz %26 arttırılabilmiştir.
Kömür üretimindeki artış ise son yirmi yıllık dönemde %62 oranındadır.
Dolayısıyla, enerji üretimimizdeki artış enerji tüketimindeki artış hızının önemli ölçüde gerisindedir. Bu nedenle, yerli üretimin tüketimi karşılama oranı yirmi yıl önce %47 düzeyindeyken söz konusu oran 2011 yılı itibariyle %28’e kadar düşmüştür.
Aynı şekilde yerli kömür üretiminin enerji tüketimini karşılama oranında da gerileme söz konusudur. Bu oran, 1991 yılında %20,3 ve 2001 yılında
%16,3 düzeyindeyken 2011 yılında
%15,6 şeklinde gerçekleşmiştir.
0 20 40 60 80 100
1971 1975 1979 1983 1987 1991 1995 1999 2003 2007 2011
milyon tep
Yerli üretim Net ithalat
0 10 20 30 40
1971 1975 1979 1983 1987 1991 1995 1999 2003 2007 2011
milyon tep
Petrol Kömür
Doğal gaz Kok-petrokok
Petrol ithalatına ilave olarak 1973 yılından itibaren kömür ithalatına ve 1987 yılından itibaren ise doğal gaz ithalatına başlanılmıştır. 1990 yılından itibaren net enerji ithalatı yerli üretimi geçmiştir. 1971 yılında arzın %72’si yerli kaynaklar tarafından karşılanmaktayken kırk yıl sonra denge tersine dönmüş ve 2011 yılı itibariyle arzın %73’ü ithal kaynaklarca karşılanmak zorunda kalınmıştır.
NET ENERJİ İTHALATININ KAYNAKLARA DAĞILIMI, 2011
Petrol 36,7%
Doğal gaz 42,4%
Kömür, kok, petrokok
21,0%
Net enerji ithalatımız 2011 yılında toplam 81,1 milyon tep düzeyindedir.
İthalat içerisinde petrol ve doğal gazın her birinin payları yaklaşık
%40’lar düzeyinde ve kömürün payı ise %17’dir. Kalan yaklaşık
%3 oranındaki kısmı kok ve petrokok ithalatı oluşturmaktadır.
2011 yılında; 43,9 milyar m3 doğal
gaz, 34,5 milyon ton petrol, 23,7
milyon ton kömür, 310 bin ton kok
ve 2,7 milyon ton petrokok ithalatı
yapılmıştır.
0 5 10 15 20 25 30 35
1980 1982 1984 1986 1988 1990 1992 1994 1996 1998 2000 2002 2004 2006 2008 2010 2012
Milyon ton
1980’li yıllardan önce son derece düşük miktarlarda başlayan kömür ithalatı, 1990’lı yıllarda 10 milyon tonun ve 2000’li yıllarda ise 20 milyon tonun üzerine çıkmıştır.
Kömür ithalatındaki artış oranı son on yılda %106 ve son yirmi yılda ise %540 oranındadır.
2012 yılında kömür ithalatımız bir önceki yıla göre yaklaşık %24 artış göstererek 30 milyon ton düzeyine yükselmiştir.
Son yıllarda kömür ithalatındaki artışın en önemli nedeni, elektrik üretimi amaçlı kullanılmakta olan buhar kömürlerine olan talepteki ciddi artıştır. Söz konusu eğilim dikkate alındığında, ithalatın önümüzdeki yıllarda da artarak süreceği ve kömür ithalat faturasının doğal gaz faturasına yakın düzeylere yükselebileceği anlaşılmaktadır.
KÖMÜR İTHALATINA ÖDENEN DÖVİZ VE ORTALAMA İTHALAT MALİYETLERİ
0 20 40 60 80 100 120 140 160 180 200
0,0 0,5 1,0 1,5 2,0 2,5 3,0 3,5 4,0 4,5 5,0
1980 1982 1984 1986 1988 1990 1992 1994 1996 1998 2000 2002 2004 2006 2008 2010 2012 USD/ton
Milyar Dolar
İthalat
Ortalama maliyet
Rusya 33,3%
Kolombiya 24,5%
ABD 14,6%
G. Afrika 11,2%
Avustralya 4,6%
Ukrayna 4,4%
Mozambik 2,4%
Diğer 4,9%
KÖMÜR ÜRETİMLERİ
1,0 1,5 2,0 2,5 3,0 3,5 4,0 4,5 5,0 5,5
1973 1976 1979 1982 1985 1988 1991 1994 1997 2000 2003 2006 2009 2012
milyon ton
TAŞKÖMÜRÜ
0 10 20 30 40 50 60 70 80
1973 1976 1979 1982 1985 1988 1991 1994 1997 2000 2003 2006 2009 201…
milyon ton
LİNYİT
Ülkemiz 2011 yılı satılabilir kömür üretimi; 72,5 milyon ton linyit, 2,6 milyon ton
taşkömürü ve 0,9 milyon ton asfaltit olmak üzere bir önceki yıla göre %3,4 artarak
toplam 76 milyon ton olarak gerçekleşmiştir.
46,1%
EÜAŞ 43,4%
Sektör 10,5%
2011 YILI
TKİ 23,0%
EÜAŞ 43,4%
Özel Sektör 33,5%
SEYİTÖMER VE MUĞLA’NIN ÖZEL SEKTÖRE DEVRİNDEN SONRA MUHTEMEL PAYLAR
kendi makine parkı (%63) ve dışarıdan hizmet alımı yoluyla (%37) üretmektedir. Söz konusu oranlar dekapajda; %37 - %63 şeklindedir.
EÜAŞ 1989 yılından itibaren sektöre girmiş olup, Afşin-Elbistan, Ankara- Çayırhan ve Sivas-Kangal’ın yanında 2012 yılında uhdesine aldığı Tekirdağ, Çatalca ve Karapınar sahaları ile birlikte toplam 6 adet kömür sahasına sahiptir.
Söz konusu sahalardan Afşin/Elbistan Kışlaköy Sahası EÜAŞ tarafından işletilmektedir. Sivas-Kangal Sahası EÜAŞ adına özel sektör tarafından ve Çayırhan Sahası işletme hakkı devir sözleşmesi kapsamında özel bir firma tarafından işletilmektedir.
Özel sektör elinde bulunan linyit sahası
ruhsatı yaklaşık 380 adet olup 2011
yılında bu sahalardan sadece 27
adedinde 50.000 tonun üzerinde kömür
üretimi yapılmıştır.
LİNYİT ÜRETİMLERİNİN KURULUŞLARA DAĞILIMI
0 10 20 30 40 50 60 70 80
1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011 2012
milyon ton
ÖZEL EÜAŞ TKİ
0 5.000 10.000 15.000 20.000 25.000 30.000
2001 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011
ton
Diğer Sanayi ve Isınma Kok Fabrikaları Elektrik Santralları
Taşkömürü tüketimleri
Ülkemizde 2011 yılında tüketilen kömür 26,2 milyon tonu yerli ya da ithal taşkömürü ve 73,9 milyon tonu ise linyit olmak üzere toplam 100,1 milyon ton olmuştur.
2011 yılı taşkömürü arzının %38,6 oranındaki en büyük kısmı elektrik üretiminde ve %25,8
oranındaki kısmı ise ısınma amaçlı olarak tüketilmiştir. Kok fabrikalarının payı %19,8 ve
diğer sanayinin payı ise %15,8 düzeyindedir. Taşkömürü tüketiminde elektrik santrallerinin
payı giderek artmaktadır.
ELEKTRİK SANTRALLARINDA TÜKETİLEN ENERJİ İÇERİSİNDE LİNYİTİN PAYI
0 10 20 30 40 50 60
0 5 10 15 20 25 30 35 40 45
1970 1974 1978 1982 1986 1990 1994 1998 2002 2006 2010
milyon tep
Elektrik santrallerinde toplam enerji tüketimi (mtep)
Elektrik santrallerinde linyit tüketimi (mtep)
Linyitin toplam santral tüketimi içindeki payı (%)
%
0 2 4 6 8 10 12 14 16 18 20
0 5 10 15 20 25 30 35
1970 1974 1978 1982 1986 1990 1994 1998 2002 2006 2010
milyon tep
Sanayide toplam enerji tüketimi (mtep)
Sanayide linyit tüketimi (mtep)
Linyitin toplam sanayi tüketimi içindeki payı (%)
%
KONUT VE HİZMETLERDE TÜKETİLEN ENERJİ İÇERİSİNDE LİNYİTİN PAYI
0 5 10 15 20 25
0 5 10 15 20 25 30 35
1970 1974 1978 1982 1986 1990 1994 1998 2002 2006 2010
milyon tep
Konut ve hizmetlerde toplam enerji tüketimi (mtep)
Konut ve hizmetlerde linyit tüketimi (mtep)
Linyitin toplam konut ve hizmetler tüketimi içindeki payı (%)
%
Doğal gaz 36,7%
Hidrolik 34,7%
Linyit+asfalt it 14,1%
Yerli taşkömürü
0,5%
İthal kömür
6,4% Yenilenebilir 5,1%
Petrol 2,5%
Kurulu güç, Eylül 2013
Doğal gaz 43,6%
Hidrolik 24,2%
Linyit+asfalt it 14,8%
Yerli taşkömürü
1,4%
İthal kömür 12,2%
Yenilenebilir +atık 3,1%
Petrol 0,7%
Elektrik Üretimi, 2012
Eylül 2013 itibariyle kömüre dayalı santral kurulu gücü 12.901 MW olup toplam kurulu gücün %21’ine karşılık gelmektedir. Linyite dayalı kurulu güç 8.553 MW ve asfaltite dayalı kurulu güç ise 135 MW şeklindedir.
2012 yılında yerli kömüre dayalı santrallardan toplam 38,8 TWh brüt elektrik üretilmiş olup toplam brüt elektrik üretimi içerisindeki payı %16,2 düzeyindedir.
LİNYİTİN KURULU GÜÇ VE BRÜT ELEKTRİK ÜRETİMİ İÇİNDEKİ PAYI
0 5 10 15 20 25 30 35 40 45 50
1984 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011 2012
%
Kurulu Güç İçinde Linyit Payı
Linyitin Elektrik Üretimi İçindeki Payı
Linyitlerin ülkemiz elektrik kurulu gücü ve brüt elektrik üretimi içindeki payı hızla düşmektedir. 1987 yılında %35,5 düzeyine kadar yükselen kurulu güç içindeki pay 2004 yılında %17,5 düzeyine kadar gerilemiş, 2005 ve 2006 yıllarında devreye alınan Çanakkale Çan ve Afşin-Elbistan B santralları ile %20 seviyesine kadar yükseltilebilmişse de daha sonra bu alanda -135 MW kapasiteli asfaltite dayalı tek bir santral dışında- yeni bir yatırımın devreye girmemesi nedeniyle 2012 yılında linyitin -135 MW gücündeki tek asfaltit santralı de dahil edildiğinde- kurulu güç içindeki payı %14,5 olarak gerçekleşmiştir.
Santralin Adı Mülkiyeti
Kömür Ruhsatı
Yakıt
Kurulu Güç (MW)
Çanakkale Çan EÜAŞ TKİ Linyit 320
Orhaneli EÜAŞ TKİ Linyit 210
Soma EÜAŞ TKİ Linyit 1034
Seyitömer EÜAŞ EÜAŞ Linyit 600
Tunçbilek A EÜAŞ TKİ Linyit 65
Tunçbilek B EÜAŞ TKİ Linyit 300
Yatağan EÜAŞ TKİ Linyit 630
Yeniköy EÜAŞ TKİ Linyit 420
Kemerköy EÜAŞ TKİ Linyit 630
Afşin-Elbistan A EÜAŞ TKİ Linyit 1.355
Afşin-Elbistan B EÜAŞ TKİ Linyit 1.440
Kangal EÜAŞ EÜAŞ Linyit 457
Çayırhan EÜAŞ EÜAŞ Linyit 620
Çobanyıldızı Özel Özel Linyit/D.Gaz 37
Eti Soda Özel Özel Linyit 24
Küçüker Özel Özel Linyit 5
Marmara Kağıt-Bilorsa Özel Özel Linyit 2
Çatalağzı EÜAŞ TTK Taşkömürü 300
Kardemir Karabük Özel Özel Taşkömürü 35
Silopi Özel TKİ Asfaltit 135
Ülkemizde yerli kömüre dayalı 20 büyük elektrik santrali bulunmaktadır.
Bunlardan 2 adedi taşkömürü, 17 adedi linyit ve 1 adedi ise asfaltit santralidir.
Yerli kömüre dayalı santral kapasitesinin yaklaşık yarısı 1980-1990 yılları arasında tesis edilmiş olup, küçük ölçekli bazı otoprodüktör santraller dışında bu santrallerin hemen tamamı kamunun mülkiyetindedir.
Büyük kapasiteli yerli kömür santrallerinden Çayırhan Santralı hariç tümü EÜAŞ ya da bağlı ortaklıklarınca işletilmektedir. Çayırhan Santrali ise, 1999’dan itibaren Park Termik tarafından İşletme Hakkı Devir
Sözleşmesi kapsamında
çalıştırılmaktadır.
ELEKTRİK ÜRETİMİ AMAÇLI KULLANILABİLECEK BAŞLICA KÖMÜR SAHALARI
Saha
Toplam Rezerv (ton)
Kurum
Afşin-Elbistan Havzası 5.371.659 EÜAŞ, MTA
Çayırhan Havzası 355.224 EÜAŞ
Kütahya Seyitömer 169.941 EÜAŞ
Konya Karapınar 1.832.816 EÜAŞ
Afyon Dinar 941.440 MTA
Eskişehir Alpu 902.391 MTA
AdanaTufanbeyli 323.329 TKİ
Bingöl Karlıova 103.662 TKİ
Bolu Göynük 37.952 TKİ
Bursa Orhaneli, Keles, Davutlar 106.064 TKİ
Manisa Soma 720.123 TKİ
Kütahya Tunçbilek 261.557 TKİ
Tekirdağ Saray 129.151 TKİ
Şırnak Asfaltit 104.605 TKİ
Konya Ilgın 143.000 Özel
Çankırı Orta 94.390 Özel
Adıyaman Gölbaşı 31.844 Özel
Yerli kömürlerin elektrik üretiminde kullanımının arttırılması hususunda istenilen mesafe alınamamıştır.
Yaklaşık 12 yıldır yerli kömüre dayalı olarak temeli atılan santral kapasitesi toplam kurulu gücümüzün
%1’i düzeyine bile
yaklaşamamaktadır. Bunun sonucu olarak, yerli kömürlerimizin toplam elektrik üretimindeki payı %15’lere kadar gerilemiştir.
Bununla beraber, ülkemizde elektrik
üretimi amaçlı kullanılabilecek
önemli kömür rezervleri
bulunmaktadır.
Hema Elektrik Zonguldak Ereğli 50 Taşkömürü/Metan Yatırıma başlanamadı Hema Elektrik Bartın Amasra 1.100 Taşkömürü/Metan Yatırıma başlanamadı
3 S Enerji Çankırı Orta 372 Linyit Yatırıma başlanamadı
Çalık NTF Çankırı Orta 165 Linyit Yatırıma başlanamadı
Adularya Enerji Eskişehir Mihalıççık 290 Linyit Yatırım aşamasında
Tam Enerji Sivas Kangal 135 Linyit Yatırım aşamasında
Galata Enerji Şırnak Toptepe Köyü 270 Asfaltit Yatırıma başlanamadı
Polat Elektrik Kütahya Tunçbilek 51 Linyit Yatırım aşamasında
Batı Karadeniz Elekt. Zonguldak Ereğli 1.200 Taşkömürü Proje Batı Karadeniz Elekt. Bartın Amasra 1.200 Taşkömürü Proje
Şırnak Elektrik Şırnak Silopi 135 Asfaltit Yatırıma başlanamadı
Konya Ilgın Elektrik Konya Ilgın 500 Linyit Proje
Polyak Eynez Enerji İzmir Kınık 647 Linyit Proje
Aksa Enerji Bolu Göynük 270 Linyit Proje
Bereket Enerji Çankırı Orta 135 Linyit Proje
KLK Madencilik Afyonkarahisar Dinar 640 Linyit Proje
Hidro-Gen Enerji Manisa Soma 450 Linyit Proje
TEYO Yatırım Adana Tufanbeyli 700 Linyit Proje
Diler Elektrik K.Maraş Elbistan 400 Linyit Proje
Çelikler A.Ş. Bursa-Keles Harmanalanı/Davutlar 270 Linyit Proje
Çelikler A.Ş. Kütahya Domaniç 300 Linyit Proje
Aksa Enerji Bingöl Karlıova 150 Linyit Proje
YERLİ KÖMÜR YAKITLI TERMİK SANTRAL PROJELERİ
EPDK verilerine göre, 2012 sonu itibariyle yerli kömüre dayalı 21 proje söz konusudur. Toplam kurulu gücü 9.565 MW olan projelerden 4 adedi taşkömürü, 3 adedi asfaltit ve 14 adedi ise linyit yakıtlıdır.
Linyite dayalı santrallerden henüz hiçbiri işletmeye alınmamış olup 7 adedi yatırım
aşamasında ve diğer 7 adedi ise proje safhasındadır. Sadece asfaltit yakıtlı Şırnak-
Silopi santralinde işletmeye geçilmiş olup, diğer iki asfaltit yakıtlı santralde ise
yatırıma başlanamamıştır.
Yerli kömüre dayalı santral yatırımları konusunda beklenen gelişme sağlanamamakla beraber, ithal kömüre dayalı santral kapasitesi giderek artmaktadır. 2000 yılına kadar elektrik sistemimizde ithal kömür santrali bulunmazken 2011 sonu itibariyle söz konusu santrallerin kurulu güç kapasitesi 3.820 MW düzeyine ulaşmıştır. Mevcut gelişmeler, ithal kömür santral yatırımlarının önümüzdeki yıllarda da artarak süreceğini göstermektedir.
Ülkemizde işletmede olan 6 adet ithal kömür santrali bulunmaktadır. Toplam kurulu gücü 3.913 MW olan bu santrallerin 2 adedi Çanakkale Biga’da, diğerleri Adana- Yumurtalık, Kahraman Maraş, Kocaeli-Gebze ve Zonguldak-Çatalağzı’nda kuruludur.
İthal kömür yakıtlı elektrik üretim tesislerine ilişkin olarak toplam 28.713 MW kurulu gücünde 37 adet lisans başvurusu bulunmaktadır. Bunlardan 6 adedi tamamen ya da kısmen işletmeye alınmış olup, 31 adedi henüz proje aşamasındadır.
Proje safhasındaki başvurulardan; 7.625 MW gücünde 9 adedi Adana Yumurtalık’da,
100 MW gücünde bir adedi Adana Ceyhan’da, 3.375 MW gücünde 5 adedi
Çanakkale’de, 1.270 MW gücünde 3 adedi Zonguldak’ta, 3.960 MW gücünde 4 adedi
İskenderun Hatay’da, 1.700 MW gücünde 3 adedi Aliağa İzmir’de, 3.279 MW gücünde
3 adedi Mersin’de, 200 MW gücünde 1 adedi Elazığ’da, 350 MW gücünde 1 adedi
Tekirdağ’da, 660 MW gücünde 1 adedi Muğla’da ve 1.200 MW gücünde 1 adedi
Kırklareli’nde kurulmak üzere lisanslandırılmışlardır.
KÖMÜR REZERVLERİ
Ülkemizde, doğal gaz ve petrol rezervleri oldukça sınırlı olmasına karşın, 512 milyon tonu görünür olmak üzere, yaklaşık 1,3 milyar ton taşkömürü ve 13,4 milyar tonu görünür rezerv niteliğinde toplam 13,9 milyar ton linyit rezervi bulunmaktadır.
Bu miktar dünya kanıtlanmış işletilebilir kömür rezervlerinin %1,8’ini oluşturmaktadır. Linyit rezervlerimiz ise dünya linyit rezervlerinin %7,1’i büyüklüğündedir.
Faaliyet Sahalar
Yeni Keşfedilen Sahalar Konya-Karapınar Sahasında 1,8 milyar ton (EÜAŞ’a devir)
Trakya Çerkezköy Havzasında 495 milyon ton (EÜAŞ’a devir)
Elbistan MTA Sahasında 515 milyon ton (EÜAŞ’a devir)
Malatya-Yazıhan Sahasında 16 milyon ton
Pınarhisar-Vize Sahasında 140 milyon ton
Eskişehir-Alpu Sahasında 777 milyon ton
Afyon-Dinar Sahasında 545 milyon ton
Rezerv Artışı Sağlanan Sahalar Afşin-Elbistan EÜAŞ Sahasında 1,3 milyar ton
Manisa-Soma TKİ Sahasında ise 205 milyon ton
Sektörde istihdamın belirlenmesine yönelik kapsamlı bir araştırma bulunmamakla
beraber, doğrudan istihdamın taşkömüründe 18.500 ve linyitte 37.000 olmak üzere
toplam 55.500 kişi civarında olduğu tahmin edilmektedir.
ENERJİ TALEP TAHMİNİ
0 50 100 150 200 250 300
1971 1975 1979 1983 1987 1991 1995 1999 2003 2007 2011 2015 2019 2023 2027
mtep
Birincil Enerji Talebi
Nihai Enerji Talebi
Elektrik Santralleri Talebi
0 100.000 200.000 300.000 400.000 500.000 600.000 700.000 800.000
0 20.000 40.000 60.000 80.000 100.000 120.000 140.000 160.000 180.000 200.000
1971 1977 1983 1989 1995 2001 2007 2013 2019 2025 Elektrik Üretimi, GWh
Kurulu Güç, MW
Kurulu Güç (MW)
Elektrik Üretimi (GWh)
Enerji tüketiminin son on yıldaki artış eğilimini önümüzdeki on beş yıllık dönem boyunca sürdüreceği varsayımı esas alındığında; birincil enerji talebinin 2020 yılında 2011 yılına göre yaklaşık %46 oranında artış göstererek 168 milyon tep düzeyine, 2030 yılında ise aynı dönemde %124 oranında artarak 256 milyon tep düzeyine yükselecektir.
Aynı varsayımla; 2011 yılı itibariyle 229.395 GWh olan elektrik üretimi 2020 yılında
404.493 GWh ve 2030 yılında 759.641 GWh düzeyine yükselecek, 2011 yılı sonu
itibariyle 52.911 MW olan elektrik kurulu gücü ise 2020 yılında 93.363 MW ve 2030
yılında 175.471 MW olacaktır.
0 5 10 15 20 25 30 35
0 50.000 100.000 150.000 200.000 250.000 300.000
Birincil Enerji Talebi İçinde Linyitin Payı (%)
Linyit Arzı (bin ton)
2020 Yılı 2030 Yılı
Yerli linyit arzının birincil enerji talebini karşılamasına ilişkin olarak 2011 yılındaki
%14,3 oranını koruyabilmesi için linyit arzının 2020 yılında 108 milyon ton ve 2030
yılında 165 milyon tona yükseltilmesi gerekir.
FARKLI LİNYİT ARZ DÜZEYLERİNİN SANTRAL TALEBİNE KATKISI
0 10 20 30 40 50 60 70 80
0 50.000 100.000 150.000 200.000 250.000 300.000
Santral Talebi İçinde Linyitin Payı (%)
Linyit Arzı (bin ton)
2020 Yılı 2030 Yılı