ÇEVRESEL ÖRGÜTLER ve ANLAŞMALAR
NELER ÖĞRENECEKSİNİZ
Kazanım:
12.4.3. Çevresel örgüt ve anlaşmaların çevre yönetimi ve korunmasına etkilerini açıklar.Kazanım:
12.4.4. Ortak doğal ve kültürel mirasa yönelik tehditleri açıklar.Bu bölümde uluslar arası çevre
örgütlerini, Türkiye’deki çevresel
örgütleri, çevre anlaşmaları ve etkilerini,
ortak doğal ve kültürel mirasa yönelik
tehditleri öğreneceksiniz.
Uluslararası ve yerel çevre örgütleri; çevre sorunlarını önlemeye yönelik toplumu bildiren, kamuoyu oluşturan ve yöneticilere yol gösteren çalışmalar yapar ve destekledikleri çevre projeleri ile çevre sorunlarını önlemeye destek olur.
Uluslararası ve yerel çevre örgütleri; çevre sorunlarını önlemeye yönelik toplumu
bildiren, kamuoyu oluşturan ve yöneticilere yol gösteren çalışmalar yapar ve
destekledikleri çevre projeleri ile çevre sorunlarını önlemeye destek olur.
ULUSLARARASI ÇEVRE
ÖRGÜTLERİ
ULUSLARARASI DOĞAYI KORUMA BİRLİĞİ (IUCN)
Kuruluş, yayınladığı Kırmızı Liste ile nesli tükenmekte olan türlere dikkat çeker.
Dünya çapında biyolojik çeşitliliğin korunması için çalışan
çevre örgütüdür. Bununla birlikte gıda güvenliği, küresel
iklim değişimi ve sürdürülebilir kalkınma konularında
çalışmalar yapar.
DOĞAL HAYATI
KORUMA VAKFI (WWF)
Kuruluşun amacı; dünyanın doğal dengesini korumak ve insanın doğa ile uyumlu yaşamasını sağlamaktır.
Kuruluş; biyoçeşitliliği korumayı, yenilenebilir
kaynak kullanımını ve tasarruf sağlamayı
teşvik edici çalışmalar yapar.
Greenpeace (Yeşil Barış) kırktan fazla ülkede şubesi olan ve merkezi Hollanda’nın Amsterdam şehrinde yer alan uluslararası çevreci bir sivil toplum kuruluşudur.
Amacı; dünyada yaşamın devamını sağlayan ekolojik ortamı
desteklemektir. Bu amaçla biyolojik çeşitliliği korumak; su, toprak ve
hava kirliliğini önlemek ve barışı desteklemek için çalışmalar yapar.
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÇEVRE PROGRAMI (BMÇP) - (UNEP)
Çevrenin korunması ve çevre sorunlarının önlenmesi amacıyla uluslararası iş birliği yapmak için kurulmuştur.
Uluslararası çevre sözleşmeleri ve protokoller ile çölleşme,
küresel iklim değişikliği gibi çevre sorunlarının çözümüyle
ilgili çalışmalar yapar.
AVRUPA ÇEVRE AJANSI (APA)
Avrupa Birliği kurumu olan Avrupa Çevre Ajansı, üye
ülkelerde çevre politikaları geliştirmek, kamuoyunu çevre
sorunları konusunda bilgilendirmek ve sürdürülebilir
kalkınmayı desteklemek için çalışmalar yapar.
TÜRKİYE’DEKİ ÇEVRESEL ÖRGÜTLER TÜRKİYE’DEKİ ÇEVRESEL ÖRGÜTLER
Türkiye’de çevre sorunları konusunda resmî kurumlar içinde Çevre ve Orman Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile belediyeler faaliyet gösterir. Bununla birlikte ülkemizde çevre koruma bilincinin sağlanmasına katkıda bulunan ve çevre sorunlarını önleyici çalışmalar yapan bazı sivil toplum kuruluşları şunlardır:
Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları
Koruma Vakfı (TEMA)
Türkiye Çevre
Eğitim Vakfı (TÜRÇEV)
Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı
(ÇEKÜL)
Deniz Temiz Derneği (TURMEPA)
ÇEVRE ANLAŞMALARI ve ETKİLERİ
ÇEVRE ANLAŞMALARI ve ETKİLERİ
Dünyada çevre sorunlarının artması ve sınırları aşan küresel etkilerinin görülmesi ülkeleri uluslararası çözüm arayışlarına itmiştir. Çevre sorunlarının insanlığın geleceğini tehdit etmeye başlaması iş birliğini zorunlu hâle getirmiştir. Çevre sorunları, uluslararası alanda ilk olarak 1972 yılında Stockholm İnsan ve Çevre Konferansı’nda ele alınmıştır.
Uluslararası çevre anlaşmalarının, imza atan taraf ülkeler için bağlayıcı olması çevre sorunlarının çözümüne katkı sunmaktadır. Ülkelerin anayasa ve kanunları, alınan çevresel kararlardan etkilenmiştir. Uluslararası anlaşmalar ve yasal düzenlemeler devletlerin çevre politikaları belirlemeye yönelik adım atmasını sağlamıştır. Uluslararası çevre sözleşmeleri çevre sorunlarına çözüm üretmede yol gösterici olmuştur.
Dünya üzerinde meydana gelen çevre sorunlarının çözümüne yönelik başlıca çevre anlaşmaları şunlardır:
Rio Dünya Çevre Zirvesi: Birleşmiş Milletler Rio Dünya Çevre Zirvesi 1992 yılında Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde toplanmıştır. Rio Konferansı, çevre sorunlarının çözümüne yönelik ilkelerin devlet yönetimlerince kabulü açısından önemli bir adımdır. Çevre sorunlarının önlenmesinde sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı benimsenmiştir.
CITES (Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme): Amacı; yabani hayvan ve bitki türlerinin, uluslararası ticaretinin canlıların hayatta kalmalarını tehdit etmemesini sağlamaktır. Nesli tükenmekte olan canlıları korumayı amaçlayan ve 1973’te yürürlüğe giren sözleşmeye 183 ülke taraftır.
Viyana Sözleşmesi (1985) ve Montreal Protokolü (1987):
Ozon tabakasındaki seyrelmenin önlenmesine yönelik olarak ozon tabakasının korunmasına ilişkin Viyana Sözleşmesi ve ozon tabakasını incelten maddelere ilişkin Montreal Protokolü yapılmıştır. Viyana sözleşmesi ve Montreal Protokolü ozon tabakasındaki seyrelme karşısında hükümetler arası işbirliği sağlamayı teşvik etmiştir.
Habitat Konferansı:
BM tarafından gerçekleştirilen Habitat Konferansları’nın konusu kentleşme ve konut ihtiyacıdır. Konferansın amacı yerleşim birimlerinin insanlar için sağlıklı, güvenli, adil ve yaşanabilir olması için yapılacak çalışmaların belirlenmesidir. Birincisi 1976’da Vancouver’da (Kanada), ikincisi 1996’da İstanbul’da, üçüncüsü ise 2016 yılında Kito’da (Ekvador) yapılmıştır.Ramsar Sözleşmesi:
Ramsar olarak adlandırılan Sulak Alanlar Sözleşmesi, sulak alanların korunması ve sürdürülebilir kullanımı için ulusal eylem ve uluslararası iş birliğini amaçlayan hükûmetler arası anlaşmadır. Sözleşme, 1971 yılında İran’ın Ramsar kentinde kabul edilmiş ve 1975’te yürürlüğe girmiştir.Avrupa’nın Yaban Hayatını ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi (BERN):
Bu sözleşmeye taraf olan her ülke, belirlenen tehlike altındaki bitki ve hayvan türlerinidoğal yaşam ortamlarıyla birlikte korumak amacıyla gerekli idari ve yasal önlemleri almakla yükümlüdür.
Yanda dünyanın farklı yerlerinde bulunan gönüllülerin
çevreyi koruma adına ulusal veya uluslararası çevre kuruluşlarındaki
çalışmaları yer almaktadır. Çevre gönüllülerinin yaptığı
çalışmalar ile görev aldıkları çevre
örgütünü eşleştiriniz.
ORTAK DOĞAL ve KÜLTÜREL MİRASA YÖNELİK TEHDİTLER ORTAK DOĞAL ve KÜLTÜREL MİRASA YÖNELİK TEHDİTLER
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme’nin kabul edilmesiyle insanlığın ortak doğal ve kültürel mirasının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması yolunda adım atılmıştır.
Buna göre yer aldığı ülke tarafından korunması garanti edilen ve “üstün evrensel değere” sahip bütün kültürel ve doğal varlıklara dünya mirası, bu varlıkların yer aldığı listeye ise Dünya Miras Listesi adı verilir.
Gelecek nesillere aktarılması gereken eşsiz doğal güzellikler, tarihsel ve kültürel değerler doğal ve kültürel miras olarak adlandırılır. Bu değerler geçmişe ışık tutan, insanlığın ortak hafızası olarak kabul edilir.
Bu uygulama, doğal ve kültürel mirasların korunması yolunda devlet yönetimlerine sorumluluk vermişse de doğal ve kültürel miraslara yönelik tehlikeler devam etmektedir. Zamanla açığa çıkan bu tehditlerin başlıcaları şunlardır:
1. Ülkelerin koruma politikalarının yetersizliği
2. Deprem, sel gibi doğal afetlerle güneş ışığı, nem ve su gibi hava şartlarının eserlerin tahrip olmasına yol açması, asit yağmurlarının da tarihî eserlerin aşınmasına neden olması 3. Baraj yapımı, madencilik faaliyetleri
4. Doğal ve kültürel miras alanlarına taşıma kapasitesi üzerinde turist gelmesi 5. Yasa dışı avlanma
6. Tarihî eser kaçakçılığı
7. Savaş ve iç savaşlarda devlet otoritesinin ortadan kalkmasıyla birlikte ortak miraslara yönelik saldırı ve yıkımların gerçekleşmesi
Verilen doğal ve kültürel miraslara ait görsellerin numaralarını harita üzerindeki konum işaretleri üzerine yazınız.
2 3
1
4
5
6
7
Ülkelerin sahip olduğu nadir doğal ve kültürel varlıklar, UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alınmaktadır. Bu listeye girecek değerler belirlenirken, doğal özelliklerin yanında, kültürel varlıklar da dikkate alınmaktadır. Türkiye’de, bu listede bulunan çok sayıda eser ve alan bulunmaktadır.
Bu listede bulunan aşağıdaki alanlardan hangisinde Türk kültürüne ilişkin unsurlar daha baskındır?
A) Pamukkale-Hierapolis (Denizli) B) Safranbolu Şehri (Karabük)
C) Troya Antik Kenti (Çanakkale) D) Nemrut Dağı (Adıyaman)
E) Efes (İzmir)
2019 – AYT
Günümüzde doğal ve kültürel miraslara yönelik tehlikeler devam etmektedir.
Her ne kadar doğal ve kültürel mirasların korunmasında devlet yönetimleri sorumluluklarını yerine getirmeye çalışsa da zaman zaman bazı tehditler ortaya çıkmaktadır.
Aşağıdakilerden hangisi bu tehditlerden biri değildir?
A) Tarihî miras alanlarının millî park hâline getirilmesi
B) Doğal ve kültürel miras alanlarındaki madencilik faaliyetleri
C) Sel, kaya düşmesi ve yangın gibi afetlerin tarihî eserlere zarar vermesi
D) Bazı endemik bitki türlerinin yerel pazarlarda gıda maddesi olarak satılması E) Savaşlarda kültürel miraslara yönelik saldırıların olması
2019 – AYT
Günümüzde çevre sorunlarının küresel boyutlara ulaşması, bütün ülkelerin ortak kararlar alıp bunları uygulamasını zorunlu hâle getirmiştir.
Ancak birtakım kaygılar sebebiyle bu kararlar bazı ülkeler tarafından göz ardı edilip hâlen çevreye zarar veren faaliyetlerini sürdürmelerine neden olmaktadır. Dünyadaki kimi çevre örgütleri de, bu ülkelerin tutumlarına karşı şiddet içermeyen eylemler yapmaktadır.
Çevre örgütlerinin bu faaliyetlerinin temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Çevre sorunlarına yol açan faaliyetleri engellemek B) Toplumu çevre sorunlarına karşı bilinçlendirmek
C) Ülkelerin çevre konusunda politika üretmelerini sağlamak D) Uluslararası düzeyde çevresel iş birliğine öncülük etmek E) Doğal kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlamak
2018-AYT
Uluslararası önem taşıyan ve bu nedenle takdire ve korunmaya değer doğal oluşumlara, anıtlara ve sitlere UNESCO tarafından Dünya Mirası statüsü verilir ve bunlar Dünya Kültürel ve Doğal Mirası Listesi’ne alınır. 2011 yılı sonu itibarıyla dünya genelinde bu listede 725 kültürel, 183 doğal ve 28 karma tipte (kültürel/doğal) varlık bulunmaktadır.
Bu listede Türkiye’yi sembolize eden doğal ve kültürel varlıkların sayısı, 2011 yılında 9’dan 10’a yükselmiştir.
Buna göre;
I. 29.06.2011 tarihinde UNESCO tarafından Dünya Kültürel ve Doğal Mirası Listesi’ne dâhil edilen kültürel varlığımız,
II. Dünya Kültürel ve Doğal Mirası Listesi’nde yer alan karma tipteki varlığımız aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?
I II I
A) Safranbolu şehri Göreme Millî Parkı ve Kapadokya Kayalık Sitleri
B) Selimiye Camii ve Külliyesi Hierapolis-Pamukkale C) Truva Antik Kenti Hattuşa (Hitit başkenti)
D) Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası Nemrut Dağı
E) Hattuşa (Hitit başkenti) İstanbul’un tarihi alanları
2012-LYS
ÖLÇME ve DEĞERLENDİRME
Montreal Protokolü; yabani hayvan ve bitki türlerinin, uluslararası ticaretinin canlıların hayatta kalmalarını tehdit etmemesini sağlamaktır.
Türkiye’de çevre sorunları konusunda resmî kurumlar içinde Çevre ve Orman Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile belediyeler faaliyet gösterir.
Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN), yayınladığı Kırmızı Liste ile nesli tükenmekte olan türlere dikkat çeker.
Ülkeler tarafından korunması garanti edilen ve “üstün evrensel değere” sahip bütün kültürel ve doğal varlıklara ……….. adı verilir.
Birleşmiş Milletler tarafından gerçekleştirilen ………. Konferansları’nın konusu kentleşme ve konut ihtiyacıdır.
………sulak alanların korunması ve sürdürülebilir kullanımı için ulusal eylem ve uluslararası iş birliğini amaçlayan hükûmetler arası anlaşmadır.
Ramsar Sözleşmesi
Habitat
dünya mirası