Çıplak gözle görülemeyen canlılara genel olarak mikro- organizmalar denir. (Mikro=küçük) Mikroorganizmaları, virüsler, bakteriler, mavi - yeşil algler, protistler ve kolo- niler olmak üzere beş gruba ayırabiliriz.
1. VİRÜSLER
Virüsler, bazı özellikleri yönünden canlılara benzeyen zorunlu parazitlerdir.
Virüsler, canlı bir hücre içinde canlılık özelliği (çoğalma) gösterirken, hücre dışında cansız gibi davranır.
A) VİRÜSLERİN CANLILARA BENZEYEN ÖZELLİKLERİ
I) ÇOĞALABİLME: Virüsler çoğalabilmek için kesinlik- le kendilerine uygun canlı bir hücreye ihtiyaç duyar.
Bakteriofaj denilen virüsler; bakterilerde, hepatit virüsü;
karaciğerde, AIDS virüsü (HIV); akyuvarlarda (T- Lenfo- sit), grip ve nezle virüsleri; üst solunum yollarında çoğa- labilir.
Beş deney tüpüne aşağıdaki maddeler konuluyor:
I. tüp: pastörize süt II. tüp: çiğ süt
III. tüp: glikoz, vitamin, amino asit, mineral, su IV. tüp: nişasta, yağ, protein, vitamin, mineral, su V. tüp: yağmur suyu
Buna göre hangi deney tüplerinde virüs çoğalması görülebilir?
A) I ve II B) II ve III C) II ve V D) III ve IV E) I, II, III ve IV
ÇÖZÜM
I., III. ve IV. tüplerde canlı unsurlar bulunmamaktadır.
Çiğ sütte ve yağmur suyunda bakteriler ve mantarlar gibi mikroorganizmalar bulunur. Bu nedenle II. ve V.
tüplerde virüs çoğalması görülebilir.
Cevap C’dir.
II) MUTASYONA UĞRAYABİLME
Virüslerin yapısındaki DNA ya da RNA’dan oluşan yöne- tici moleküle genom denir. Retrovirüsler ve HIV gibi çok az sayıdaki virüste ise DNA ve RNA birlikte bulunur.
Genomun yapısı, diğer canlılarda olduğu gibi bozulabilir yani mutasyona uğrayabilir.
Virüsler çok kolay mutasyona uğrayabilir. Bu nedenle virüslerin neden olduğu hastalıklara karşı aşı ve serum üretmek zordur.
III) ENZİM BULUNDURMA
Virüsün en dış kısmında bulunan enzimin tek görevi konak hücre zarını eritmektir. Böylece genom hücre içine girerek, konak hücrenin metabolizmasını kullanır ve kendini kopyalatarak çoğalır.
B) VİRÜSLERİN CANSIZLARA BENZEYEN ÖZELLİKLERİ
a) Virüslerin hücresel yapısı yoktur. Yani, organelleri, sitoplazma ve hücre zarları bulunmaz. Enzim sis- temleri yoktur. Bu nedenle metabolizma yapamazlar.
Virüslerin çoğalabilmek için canlı bir hücreye ihtiyaç duymaları bu özellikleriyle ilgilidir.
b) Virüsler, hücre dışında kristalleşir. Kristalleşme, mineral, tuz gibi cansız maddelerde görülen bir özel- liktir.
c) Virüslerde enerji üretimi ve tüketimi (ATP sentezi ve yıkımı) görülmez.
d) Virüsler beslenmez ve büyümez.
e) Virüsler antibiyotiklerden etkilenmez (Antibiyotik = canlılığı öldüren). Virüslerin dışındaki tüm canlılar antibiyotiklerden etkilenir.
ÖRNEK
Mikroorganizmalar ve Bağışıklık
6. BÖLÜM
6 2 4 Virüslerin,
I. Yönetici moleküllerin bir tane olması II. Yeterli enzim sistemlerinin bulunmaması III. Organellerin bulunmaması
özelliklerinden hangileri, onların, canlılık olaylarını gerçekleştirebilmek için, canlı bir hücre içinde bu- lunmalarını zorunlu kılar?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) II ve III
ÇÖZÜM
(I) HIV gibi bazı virüslerde hem DNA hem de RNA bulunur ancak bu virüsler de canlılık olayını (çoğalmayı) gerçekleştirmek için canlı bir hücreye ihtiyaç duyar. Bu nedenle I. öncül, soru kökündeki ifadeyi açıklamaz.
(II - III) Virüslerde enzim bulunur ancak bu enzim sade- ce konak hücre zarını eritmekte görevlidir. Yani virüsle- rin metabolizma yapabilmek için yeterli enzim sistemleri yoktur. Virüslerde organel bulunmaz.
Cevap E’dir.
C) VİRÜSLERİN YAPISI
Virüsler genom (DNA veya RNA) ve bu genomu koru- yan protein kılıftan oluşur.
Virüs enzimi, virüsün en dış kısmında (protein kılıfın üzerinde) bulunur.
Virüs şeması:
Genom
Protein kılıf (KAPSİT)
Enzim
D) VİRÜSLERİN ÇOĞALMASI:
Virüsler 10-250 milimikron (10-9m) boylarında olabilir. Bu nedenle sadece elektron mikroskobu ile görülebilir. Bu kadar küçük yapılı olmaları, hava ve su gibi faktörlerce pasif taşınmalarını kolaylaştırır. Pasif taşınma sonucun- da virüs çoğalabileceği bir hücreye ulaşırsa aşağıdaki aşamalar gerçekleşir:
i) Virüs konak hücrenin zarına tutunur ve virüs enzimi konak hücre zarını parçalar.
ii) Parçalanan zarlardan geçen genom, konak hücre sitoplazmasına ulaşır. (Protein kılıf dışarıda kalır.)
iii) Genom, hücre metabolizmasını ele geçirerek kul- lanmaya başlar. Önce genom, konak hücrenin hammaddelerini kullanarak kendini defalarca kopya- latır. Yine konak hücrenin hammaddeleri kullanılarak yeni genomların etrafları protein kılıfla çevrilir. Hatta virüs enzimi de konak hücre tarafından sentezlenir.
Yani hücre, kendi zarını parçalayan enzimi virüse sentezler.
iv) Virüs çoğalması sonucunda hücre sitoplazmasında basınç artar ve hücre kısmen veya tamamen parça- lanır. Böylece virüsler dış ortama yayılarak yeni hüc- relere ulaşır.
Virüslerin çoğalmasının şeması:
I. Virüs konak hücreye tutunur.
Konak hücre
Virüs
II. Virüs enzimi, konak hücre zarını parçalar ve genom sitoplazmaya geçer:
Genom Protein
kılıf
III. Genom, konak hücre metabolizmasını ve ko- nak hücrenin hammad- delerini kullanarak ço- ğalır:
Genom
IV. Genomların etrafı, protein kılıf ile çevrilir:
V. Hücrenin parçalanmasıyla virüsler dış ortama yayılır:
E) VİRÜSLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ
a) Tüm virüsler parazittir yani konak canlıya zarar verir.
b) Virüsler, kendilerine özgü belirli hücreler içinde çoğalabilir. Bu özellikleri “biyolojik mücadele” için önemlidir.
ÖRNEK
Biyolojik Mücadele: Özellikle tarım zararlısı böcek- ler, bu böceklerde çoğalabilen virüslerle yok edil- mektedir. Böylece ekonomik bir yöntemle çevre kirli- liği engellenmiş olmaktadır. (DDT gibi kimyasal maddelerin çevreye ve besin zincirlerine verdiği za- rarları hatırlayınız.)
c) Virüsler dış görünüş olarak çok çeşitlilik gösterir.
Küre, çubuk, elips şekilli olabilirler.
d) Virüsler konak hücreye genelde üç tip zarar verirler.
i) Lizis: Konak hücreyi parçalayarak yok ederler.
ii) Reprodüksiyon: Konak hücrenin çoğalma hızını artırırlar.
iii) Transformasyon: Konak hücrenin şeklini ve me- tabolizmasını bozarlar.
(ii. ve iii. zararları veren virüsler kansere neden olabil- mektedir.)
e) Virüslere karşı hücreler, interferon denilen bağışık- lık maddelerini üretebilir.
2. BAKTERİLER
Bakteriler; şekillerine göre, beslenmelerine göre, O2
kullanımına göre ve gram boyasına göre olmak üzere dört şekilde gruplandırılabilir.
A) ŞEKİLLERİNE GÖRE:
i) Çubuk (basil) şekilliler.
ii) Küre (kok) şekilliler.
iii) Virgül (vibrio) şekilliler.
iv) Spiral (spirillum) şekilliler.
Kok bakteriler dışındaki bakterilerde aktif hare- keti sağlayan kamçı (flagella) bulunabilir.
B) BESLENMELERİNE GÖRE
Bakteriler ototrof veya heterotrof beslenir. Ototrof bakte- riler ya fotosentez ya da kemosentez yaparken, heterot- rof bakteriler çürükçül veya parazittir.
Hastalık yapan parazit bakterilere patojen bakteriler denir.
C) O
2KULLANIMINA GÖRE
i) Zorunlu aerob bakteriler: Sadece oksijenli ortamda yaşayıp çoğalabilen bakterilerdir.
ii) Zorunlu anaerob bakteriler: Oksijenle ilgili enzim sistemleri olmadığından sadece oksijensiz ortamda yaşayıp çoğalabilen bakterilerdir.
Sıvı besi yeri, göl, deniz gibi sıvı ortamlarda, üst katmanlarda O2 yoğunluğu yüksektir. Bu yoğunluk alt kısımlara doğru azalır. Bu nedenle aerob bakteri- ler sıvı ortamlarda üst kısımda, anaerob bakteriler ise alt kısımda yaşar.
Aerob bakterilerde, solunum yüzeyini artıran mezo- zom bulunur. Mezozom, hücre zarının sitoplazma içlerine doğru oluşturduğu kıvrımlardır. Bu yapı organel değildir.
iii) Geçici (= fakültatif = hem O2’li hem de O2’siz ortamlarda yaşayabilen) bakteriler:
Bu bakteriler, “geçici aerob” ve “geçici anaerob” olmak üzere ikiye ayrılır. Geçici aerob bakteriler, normalde anaerobtur. Ancak zorunlu kaldıklarında O2’li ortamda da yaşayabilirler. Sıvı ortamlarda bu bakteriler öncelikle ve daha fazla dip kısımlarda çoğalır.
Geçici anaerob bakteriler ise, normalde aerob bakteri- lerdir. Ancak O2’siz ortamlarda zorunlu kalırlarsa çoğa- labilirler.
Geçici bakteriler, aerob ve anaerob bakterilere göre, ortamdaki O2 yoğunluğu değişiminden daha az etki- lenir. Bu özellik, geçici bakterilerin yaşama ve ço- ğalma olasılığını artırır.
D) GRAM BOYASINA GÖRE
Gram boyası, bakteri hücre duvarının geçirgenliğini tespit etmekte kullanılır. Bu boya ile boyanan bakteriler mor renk alır ve gram pozitif bakteriler olarak adlandırı- lır. Gram boyası ile boyanmayan bakterilere gram ne- gatif bakteriler denir. Bu bakteriler pembe renkte görü- nür.
Gram pozitif bakterilerin hücre duvarı, gram negatif bakterilerin hücre duvarına göre daha geçirgendir.
BAKTERİLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ
Bakteriler, prokaryot hücrelidir ve mavi - yeşil algler- le birlikte monera aleminde incelenir.
Bakterilerde hücre zarını dışarıdan çeviren hücre duvarı bulunur. Protein, yağ ve karbonhidrattan olu-
6 2 6 şan bu yapı bakterilerin dış etkenlere karşı dayanık- lılığını artırır. (Bitkilerde bulunan hücre duvarının karbonhidrattan oluştuğuna dikkat ediniz.)
Bakteriler, yüksek ve düşük pH, yüksek ve düşük sıcaklık, düşük nem gibi olumsuz ortamlarda endospor oluşturur. Endospor oluşumu sırasında, bakteri su kaybeder. Böylece hücre duvarı kalınla- şırken, enzim faaliyetleri de yavaşlar. Bu iki durum, zor şartlara karşı bakteriye avantaj sağlar. Ortam şartları düzelince endospor ortadan kalkar.
Bakteriler, virüsler gibi “biyolojik mücadele”de kulla- nılır.
Bakteriler, ikiye bölünerek eşeysiz, konjugasyon ile de eşeyli olarak çoğalabilir.
Bakteriler, antibiyotikten zarar görür. Patojen bakte- rilerin yok edilmesinde kullanılan antibiyotiklerin rastgele kullanılmaması gerekir. Rastgele kullanılan antibiyotikler hem yararlı bakterileri yok edebilirken hem de patojen bakterilerin mutasyona uğramasına neden olarak bu bakterilerin antibiyotiğe karşı direnç kazanmasına neden olabilir.
Bakterilerin çok hızlı üreme özelliğine sahip olması bu canlıların biyoteknolojide kullanılmasını yaygın- laştırmıştır. Gen aktarımı yöntemi ile bakterilerin, hormon, vitamin, selüloz gibi maddeler üretmesi sağlanmaktadır.
Bazı bakterilerin en dış kısmında kapsül bulunur.
Kapsüllü bakteriler genellikle patojendir.
3. MAVİ - YEŞİL ALGLER
Fotoototrof canlılardır. Yapılarındaki klorofil pigment- leri yeşil renk verirken, fikosiyanin pigmenti mavi renk oluşturur. (Pigment = renk verici madde)
Tatlı suda ve denizlerde yaşayan mavi - yeşil algler çok hızlı çoğaldıklarından oluşturdukları metabolik artıklarla suyun tadını, kokusunu ve rengini değişti- rir. Bazı mavi - yeşil algler toprakta yaşayabilir. Bu canlılar havanın serbest azotunu bağlayarak oluş- turdukları azotlu bileşiklerle toprağın verimliliğini artı- rır.
4. PROTİSTLER
Tek hücreli ökaryot canlılara protistler denir. Bu canlılar protista aleminde incelenir. Protistler; protozoalar, bir hücreli algler ve cıvık mantarlar olmak üzere üç gruba ayrılabilir.
A) PROTOZOALAR
Protozoalar; kamçılılar, kök ayaklılar, silliler ve sporlular olarak dört gruba ayrılır.
i) Kamçılılar (Flagellata): Öglena, trypanosoma, noctiluca (yakamoz canlısı) en tanınmış kamçılılar- dır.
Yapılarındaki kamçı aracılığıyla aktif hareket yapar- lar. Kamçı (flagella) bir veya birkaç tanedir.
Öglena dışındaki kamçılılar heterotroftur (saprofit, parazit veya serbest olarak yaşar). Trypanosoma in- sanlarda uyku hastalığına neden olur.
Öglena, kloroplastları ile fotosentez yapabilirken (bitkilere benzer özellik) kamçısı ile aktif hareket ya- pabilir (hayvanlara benzeyen özelliği).
Öglena’nın bitkilere benzemeyen özellikleri:
– Dokusal yapısı yoktur.
– Aktif hareket yapabilir.
– Fotosentez yapabilir, ancak gerektiğinde besin- lerini dış ortamdan da hazır olarak alabilir. Yani öglena “hem ototrof hem heterotrof” iken, böcek- çil bitkiler ve parazit bitkiler dışındaki bitkiler, ototroftur.
Öglena ve organelleri:
Kontraktil koful
Çekirdek Kloroplast Göz lekesi
Kamçı
Kontraktil koful, tatlı sularda yaşayan protistlerde bulunur. Bu organel, hücreye giren fazla suyun boşaltımında görev alır. CO2, NH3
gibi artıkların boşaltımı ise, difüzyonla hücre zarından yapılır.
ii) Kök ayaklılar (Rhizopoda): Amip ve radiolaria gibi canlılar bu grupta yer alır.
Yalancı ayaklarıyla (kök ayak) hareket ederler.
Yalancı ayaklar, besinlerin alınmasında da (fagosi- toz) görev alır.
Tüm kök ayaklılar heterotroftur. (Öglena dışındaki protozoaların heterotrof olduğuna dikkat ediniz.)
iii) Sporlular (Sporozoa): Plasmodium, gregarina sporlu protistlerdir.
Hareket organelleri yoktur.
Üremelerinde döl almaşı (= döl değişimi = metagenez) görülür. Yani eşeyli ve eşeysiz üreme arka arkaya yapılır. Eşeysiz üreme sporlanma ile olur.
Plasmodium insanlarda sıtma hastalığına neden olur.
iv) Silliler (Cilliata):
Paramecium (terliksi hayvan) en tanınmış silli protisttir.
İkiye bölünerek (eşeysiz) veya konjugasyon (eşeyli) ile çoğalırlar.
Yapılarında çok miktarda sil bulunur. Kirpiksi oluşum olan siller aktif hareketi sağlar.
Paramecium ve organelleri:
Kontraktil koful
Anüs Ağız
Siller Küçük
çekirdek Büyük çekirdek
Siller Pelikula
Pelikula, hücreyi en dıştan korur.
Büyük çekirdek, küçük çekirdek gibi üremede görev alırken, metabolizmayı da kontrol eder.
B) BİR HÜCRELİ ALGLER
Tümü fotoototroftur.
Tek hücreli olmalarıyla diğer alglerden (yosunlardan) ayrılırlar. Diğer yosunlar gibi sulu ortamlarda yaşar- lar.
C) CIVIK MANTARLAR
Kök ayaklarıyla hareket edebilirler. Belirgin bir hücre şekilleri yoktur. Bu özellikleriyle amiplere benzerler.
Sporlarla çoğalırlar. Sporlar, üzerinde sağlam bir örtü bulunan özelleşmiş hücrelerdir. Sporlar uygun çevre şartlarında yeni bir organizma meydana ge- tirme özelliğine sahiptir.
Cıvık mantarlarda birden fazla çekirdek bulunur. Tek hücreli olmaları dışındaki özellikleri diğer mantarlara (fungilere) benzer. Bu nedenle bazı bilim adamları, cıvık mantarları fungi aleminde inceler.
5. KOLONİLER
Bazı tek hücreli canlıların jelatin benzeri bir madde içinde toplanarak oluşturdukları yapıya koloni denir.
Koloniler, evrim görüşüne göre, “tek hücrelilikten çok hücreliliğe” geçişte ara organizmadır. Bu hipotezin ku- rulmasında, kolonilerin, hem tek hücrelilere hem de çok hücrelilere benzer özellikler göstermesi etkili olmuştur.
A) KOLONİLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ
i) Bir arada yaşayan hücreler arasında iş bölümü vardır. Bu özellikleri çok hücrelilere benzer.
ii) Kolonideki hücreler, koloniden ayrıldıklarında ba- ğımsız olarak da yaşayabilir.
iii) Kolonilerin dokulaşma, organlaşma ve organ sistemi oluşturma özellikleri yoktur.
(ii. ve iii. özellikler kolonilerin tek hücreli canlılara benzeyen özellikleridir.)
B) PANDORİNA
16 hücreden oluşan en basit kolonidir.
Tüm hücreler, dış ortamla doğrudan bağlantılıdır ve ikişer kamçı taşıyan hücreler koloninin hareket et- mesi için ortak çalışır bunun dışında, hücreler ara- sında belirgin bir iş bölümü yoktur. Pandorinanın tüm hücreleri aynı işleve sahiptir.
C) VOLVOKS
8000 - 50000 hücreden oluşan en gelişmiş kolonidir.
Hücreler sitoplazmik bağlantılarla birbirlerine bağ- lanmıştır.
Bazı hücrelerin ölmesi, koloninin bütünlüğünü boz- maz.
Yapıları, hayvan embriyolarının gelişmesinde mey- dana gelen blastula evresine (içi sıvı dolu küresel yapı) benzer.
Dış kısımda bulunan hücrelerin yapısında, içteki hücrelerden farklı olarak kloroplast, kamçı ve pig- ment gözler (göz lekesi) bulunur. Bu hücreler, kolo- ninin beslenmesinde, hareket etmesinde ve dış et- kenlerden korunmasında görev alır. İçteki hücreler ise, koloninin üremesinde görevlidir. Volvoks, diğer koloniler gibi eşeyli ve eşeysiz olarak çoğalabilir.
6 2 8
Diğer koloniler gibi, volvoks da çoğunlukla tatlı su- larda yaşar. Koloniyi oluşturan tüm hücrelerde kontraktil koful bulunur.
Küresel boşluk
Pandorina
Volvoks
Çok hücreli hayvansal organizmaların;
I. Hücreleri arasında iş bölümünün olması II. Dokusal yapıya sahip olması
III. Hücrelerinde organellerin bulunması
özelliklerinden hangileri, bir hücreli organizmaların oluşturduğu kolonilerde (Volvox gibi) bulunmaz?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) II ve III
ÇÖZÜM
(I) Özellikle volvoks gibi gelişmiş kolonilerde “iş bölümü”
belirgin olarak yapılır.
(II) Kolonilerde dokusal yapı yoktur.
(III) Tüm canlı hücrelerde organel bulunur.
Cevap B’dir.
Suda yaşayan bir canlı kolonisinin bazı özellikleri şun- lardır:
I. Birer çift kamçı taşıyan 16 hücreden oluşmuştur.
II. Hücrelerin işlevleri birbirlerinin aynıdır.
III. Hücreler, jelatinimsi bir kılıfla bir arada tutulmuştur.
IV. Hücreler, koloniden ayrıldıklarında da bir birey gibi canlılıklarını sürdürebilmektedir.
Yukarıdaki özelliklerden hangileri bu koloninin çok hücreli canlı olmadığının kanıtlarıdır?
A) I ve II B) I ve IV C) II ve III D) II ve IV E) III ve IV
ÇÖZÜM
(II - IV) Çok hücreli canlılarda, farklı işlevlere sahip hücre grupları (dokular) bulunurken, işlev yönünden özelleşen bu hücreler bağımsız olarak yaşayamaz.
Koloninin II. ve IV öncüllerdeki özellikleri göstermesi, bu koloninin çok hücreli olmadığını kanıtlar.
(I - III) Koloninin I. ve III. öncüllerdeki özellikleri koloninin çok hücreli canlı olduğunu gösterir.
Cevap D’dir.
6. BAĞIŞIKLIK
İnsanlarda, öncelikle patojen mikrorganizmaların vücuda ve hücreye girmesi engellenmeye çalışılır.
Bunun için;
a) Deri, mikroorganizmaların vücuda girmesini engelle- yen işlevlere sahiptir. Deride bulunan ter ve yağ bez- lerinin salgıları da mikropların hücreye girişini engel- ler.
b) Ağız yoluyla vücuda giren bazı mikroorganizmalar, tükrükteki, mide ve bağırsaklardaki enzimlerle par- çalanır. Ayrıca safra ve mide asitleri (HCl) de mikrop öldürücü (antiseptik) etki yapar.
c) Solunum yoluyla alınan mikroorganizmalar, soluk borusundaki hücrelerin silleriyle tutulur. Bu mikroor- ganizmalar soluk borusundaki salgı hücrelerinin (goblet = kadeh hücreleri) salgıları olan mukus ile dışarı atılır.
d) Gözyaşında bulunan enzimler birçok mikroorganiz- manın öldürülmesinde etkilidir.
e) Mukozadaki (iç deri) makrofajlar ve akyuvarlar mik- roorganizmaların fagositozunda görevlidir.
Patojen mikroorganizmalar bu engelleri aşarak vücuda ve hücreye girerse vücut direnci ile karşıla- şır. Bu dirence bağışıklık sistemi denir.
Bağışıklık sisteminin organları; dalak, timus, karaci- ğer, lenf düğümleri ve kemik ilikleridir.
Bağışıklık sisteminin temel elemanları; makrofajlar, akyuvarlar ve bazı akyuvarların ürettiği antikorlardır.
Vücuda yabancı olan proteinlere genel olarak anti- jen denir. Bakteriler, virüsler, mantarlar, akrep zehiri, yılan zehiri, hatta vücudun yanlış ürettiği proteinler, vücut tarafından antijen olarak kabul edilir. Bu anti- jenlere karşı vücut antikor üretir.
BAĞIŞIKLIK ÇEŞİTLERİ
Vücut, antijenlere karşı iki şekilde bağışıklık sağlayabilir.
A) DOĞUŞTAN KAZANILAN (KALITSAL) BAĞIŞIKLIK
Canlının kalıtsal yapısı, bazı mikroorganizmaların hasta- lık yapmasını engeller. Örneğin zencilerde bulunan bazı genler, sarı humma hastalığına neden olan antijenlerin etkisiz hale getirilmesinde rol oynar.
Aynı şekilde atlar, sığır vebası antijeninden etkilenmez.
ÖRNEK ÖRNEK
B) SONRADAN KAZANILAN BAĞIŞIKLIK
Aktif bağışıklık ve pasif bağışıklık olmak üzere iki şekil- de kazanılabilir.
a) Aktif Bağışıklık:
Antijeni etkisiz hale getiren antikoru vücudun üretmesiy- le kazanılır. Pasif bağışıklığa göre geç oluşur, ancak etki süresi uzundur.
Aktif bağışıklığın oluşabilmesi için ilk önce antijenin makrofaj tarafından tutulması şarttır.
Antijenin makrofaj tarafından tutulmasıyla, bir çeşit akyuvar (lökosit) olan lenfositler, makrofajdaki anti- jenle temas haline geçer ve hızla değişime uğrar. Bu lenfositlerin bir kısmı antikor üretecek olan plazma hücrelerine dönüşürken, bir kısmı da, aynı antijenin tekrar vücuda girmesi durumunda antijeni tanıyacak olan bellek hücrelerine dönüşür. Bellek hücreleri yok olmadığı sürece, o antijene karşı aktif bağışıklık devam eder.
Aktif bağışıklık; aşı olarak ya da hastalığı geçirerek kazanılır.
Aşı, zayıflatılmış veya öldürülmüş antijen ve toksin (zehirli madde) içerir. Bu nedenle tedavi edici değil, koruyucudur. Kuduz ve tetanoz gibi birkaç hastalık dışında, hastalık başladıktan sonra aşı yapılmaz.
Kuduzda ise, virüsün kuluçka süresi çok Suzun ol- duğundan, mikrop vücuda girdikten hemen sonra aşı yapılabilir.
Antijen
Makrofaj
Lenfositler
Plazma
hücreleri Bellek hücreleri (M - Lenfositler)
Antikor üretimi
t1 t2 t3 t4 t5 t6 Zaman Vücutta Üretilen
Antikor Miktarı
t1: Antijenin ilk kez vücuda girişi
t2: Antikor üretiminin yani aktif bağışıklığın başlaması t3: Hastalığın iyileşmeye başlaması
t4: Hastalığın tamamen geçmesi t5: İkinci kez aynı antijenin vücuda girişi
t5 - t6: Hastalık oluşmadan, antijenin hızla etkisiz hale getirilmesi
b) Pasif Bağışıklık:
Antijene karşı etkili olan antikorun dışarıdan hazır olarak alınmasıyla kazanılır. Pasif bağışıklık çabuk oluşur etkisi kısa sürer.
Uygun serum kullanarak pasif bağışıklık kazanılır.
Serum, antijene karşı etkili olan antikoru ve antitok- sini (panzehir) içerir. Yani koruyucu değil, tedavi edicidir.
Serum, antijene karşı aktif bağışıklı olan bireyin kanı pıhtılaştırılarak elde edilir. Yani aşı, uygun serum el- de edilmesinde kullanılabilir. İnsanlarda kullanılan serum, çoğunlukla atlardan elde edilir. Bunun için öncelikle hayvana aşı yapılmalıdır.
Yeni doğan bebekler, birçok hastalığa karşı pasif bağışıklıdır. Bu bağışıklığın oluşumunda, plasenta yolu ile anne kanından geçen antikorlar ve anne sü- tündeki antikorlar rol oynar.
t1 t2 Zaman
Antikor Miktarı
t1: Serum yoluyla antikorların hazır olarak alınması ve pasif bağışıklığın başlaması
t2: Antikorların tamamen yok olmasıyla pasif bağışıklı- ğın bitmesi
6 3 0 1. Bakteriler ile ilgili verilen;
I. Fotosentez yapma II. Kamçı taşıma III. Mezozom içerme IV. Ribozom bulundurma
Yukarıdaki özelliklerden hangileri tüm türleri için ortaktır?
A) Yalnız IV B) I ve II C) I ve III D) II ve IV E) I, II ve IV
2. I. Zarla çevrili organel bulundurma II. Gen aktarımı yapabilme
III. Organik monomerleri kompleks organik besin- lere çevirme
Yukarıdakilerden hangileri bir hücreli ökaryot canlıları, prokaryot canlılardan ayıran özellik- lerdir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) I, II ve III
3. Bir bakteri türünün neden olduğu hastalığa karşı uygulanan,
I. serum kullanma II. aşı olma
III. antibiyotik kullanma
yöntemlerden hangileri aktif bağışıklığı sağlar?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) II ve III
4. Bakteri ve virüslerde;
I. Oksidatif fosforilasyon ile ATP üretimi II. Biyosentez olaylarını gerçekleştirme III. Kalıtım bilgilerini yeni döllere aktarma olaylarından hangilerini ortak gerçekleşebilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) I, II ve III
5. Pandorina ve volvoks kolonilerinde;
I. İş bölümünün görülmesi II. Eşeysiz üreme
III. Oksijenli solunum
olaylarından hangileri ortak gerçekleşir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) II ve III E) I, II ve III
6. Bakteriyofajın yapısında aşağıdaki moleküller- den hangisi bulunmaz?
A) Adenin deoksiribonükleotid B) Fosforik asit
C) Deoksiriboz D) Urasil ribonükleotid E) Protein
7. Bakterilerde;
I. Mitoz bölünme II. Konjugasyon III. Mutasyon
olaylarından hangileri kalıtsal çeşitliliği (X), hangileri sayıca artışı (Y) sağlar?
X Y
A) Yalnız II I ve III B) II ve III Yalnız I C) II ve III I ve II D) Yalnız III I ve II E) I, II ve III I, II ve III
8. Virüslerle ilgili olarak;
I. Tek çeşit nükleik aside sahiptirler II. Olumsuz koşullarda endospor oluştururlar III. Hücre içinde üreyebilirler
ifadelerinden hangileri doğrudur?
A) Yalnız I B) Yalnız III C) I ve II D) I ve III E) II ve III
Ç Ö Z Ü M L Ü T E S T
9. Atmosfer azotu
I Bitkiler Hayvanlar
Nitrat tuzları
IV Nitrit tuzları
III NH3
Ölü ve bitki artığı
II V
Yukarıda azot devrinde görev yapan bakteriler numaralandırılarak gösterilmiştir.
Numaralı bakterilerden hangileri inorganik maddelerin oksidasyonunu gerçekleştirir?
A) I ve ll B) III ve IV C) IV ve V D) I, II ve III E) II, III ve IV
10. İnorganik maddelerden organik madde sentez- lerken kimyasal enerjiyi kullanan canlı grupları aşağıdaki alemlerden hangisinde bulunur?
A) Fungi B) Protista
C) Monera D) Bitkiler E) Hayvanlar
11. Aşağıdaki canlılardan hangisi yaşamsal olaylar için gerekli metabolik enerjiyi kendi üretemez?
A) Amonyak bakterileri B) Bira mayası C) Parazit bakteri D) Nitrit bakterisi E) Tütün mozaik virüsü
12. I. Hücre dışı enzimleri II. Mezozom enzimleri III. Klorofil pigmenti IV. DNA
Yukarıda verilen yapılardan hangi ikisi bir bakteri türünde bir arada bulunamaz?
A) I ve II B) I ve III C) II ve IV D) I ve IV E) III ve IV
13.
X Y
– +
+ –
– +
+ – (+) : Özelliğin bulunduğunu, (–) : Özelliğin bulunmadığını gösterir
Yukarıdaki tabloda X ve Y bağışıklık maddele- rinin içeriği verilmiştir.
Buna göre X ve Y maddeleri için aşağıdakiler- den hangisi yanlıştır?
A) X aktif bağışıklığı sağlar B) Y tedavi edici niteliktedir C) X hastalık anında uygulanır D) Y hayvan kanından elde edilir E) Y kısa süreli pasif bağışıklık sağlar
14. I. Lenf düğümleri II. Timüs bezi III. Karaciğer
Yukarıdaki yapılardan hangileri insan bağışık- lık sisteminde yer alır?
A) Yalnız II B) Yalnız III C) I ve II D) II ve III E) I, II ve III
15. Saprofit bir bakteri aşağıdaki moleküllerden hangisini dış ortamdan alır?
A) ATP B) Protein C) DNA
D) Hormon E) RNA
16. Volvoksu çok hücreli canlılardan ayıran temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?
A) İş bölümünün görülmesi B) Ribozoma sahip olma
C) Genlerinin yeni döllere aktarımı D) Tatlı sularda yaşama
E) Dokulaşmanın görülmemesi
6 3 2 1. Tüm bakteri türlerinde ribozom organeli ortak
bulunur. Ototrof beslenme, mezozom ve kamçı içerme bazı türlerine özgüdür.
Cevap A’dır.
2. Gen aktarımı yapabilme ve organik monomerleri kompleks organik besinlere çevirme prokaryot ve ökaryot canlılarda ortak gözlenir.
Ancak zarla çevrili organeller sahip olma ökaryot canlılar için geçerlidir.
Cevap A’dır.
3. Bir canlıda aktif bağışıklık aşı olma ve o hastalığı geçirme ile sağlanır.
Cevap B’dir.
4. Enerji üretme ve biyosentez olayları gerçekleştir- me cansız ile canlı arasında geçiş formu virüslerde gözlenmez.
Kalıtım bilgisine sahip olma ve yeni döllere aktar- ma bakteri ve virüslerin ortak özelliğidir.
Cevap C’dir.
5. İş bölümünün görülmesi çok hücreli canlılar ile kolonilerden volvoksa ait bir özelliktir.
Oksijenli solunum ve eşeysiz üreme tüm koloni çeşitlerinde gözlenir.
Cevap D’dir.
6. Bakteriyofajın yapısını DNA ve protein molekülü oluşturur.
Bu nedenle; RNA molekülüne özgü urasil ribonükleotid bakteriyofajın yapısında bulunmaz.
Cevap D’dir.
7. Bakterilerde sayıca artışı sadece mitoz bölünme, kalıtsal çeşitliliği ise konjugasyon ve mayoz bö- lünme sağlar.
Cevap B’dir.
8. Olumsuz koşullarda endospor oluşturma bakterile- rin özelliğidir. Virüsler olumsuz koşullarda (hücre dışında) kristalleşirler.
Cevap D’dir.
9. İnorganik maddelerin oksidasyonu ile enerji üret- me kemosentetik bakterilerin özelliğidir.
Sorudaki şemada
I. Azot bağlayan bakterileri II. Saprofit bakterileri
III ve IV Kemosentetik bakterileri
V Denitrifikasyon bakterilerini ifade eder
Cevap B’dir.
10. İnorganik maddelerden organik madde sentezler- ken kimyasal enerjiyi kullanan canlılar nitrit ve nit- rat bakterilerdir.
Bu canlılar monera aleminde incelenirler.
Cevap C’dir.
11. Virüsler cansız ile canlı arasında geçiş formu olduğundan ve metabolik enzimlere sahip olmadı- ğından ATP sentezleyemezler.
Cevap E’dir.
12. Klorofil pigmentine sahip olup, ototrof beslenen bir bakteri dışarıdan besin alamayacağından dolayı hücre dışı enzimlerine sahip olamaz.
Cevap B’dir.
13. Tablodaki verilere göre X aşının, Y ise serumun özelliklerini belirtir.
Aşı sağlıklı kişilere uygulanır ve koruyucu özellik- tedir.
Cevap C’dir.
14. Lenf düğümleri, timus bezleri ve karaciğer akyuvar üretimi yaparak bağışıklık sisteminde yer alır.
Cevap E’dir.
15. Saprofit bir bakteri polimer besinleri monomerlerine parçalamak amacıyla hücre dışına enzim gönderir.
Cevap B’dir.
16. Tek hücreliler ile çok hücreliler arasında geçiş formu kabul edilen volvoks’da 8.000-40.000 ara- sında hücre bulunmasına karşılık, dokulaşma göz- lenmez.
Cevap E’dir.
Ç Ö Z Ü M L E R
1. Bir birey X antijeni ile ilk defa karşılaştığında, bu canlıda zamana bağlı olarak üretilen antikor miktarı değişimi aşağıdaki grafiklerden hangi- sindeki gibi olur?
A) B)
Zaman Zaman
C) D)
Zaman Zaman
E)
Zaman
Antikor miktarı Antikor miktarı
Antikor miktarı Antikor miktarı
Antikor miktarı
2. Saprofit ve kemoototrof beslenen canlılarda, I. İnorganik maddeleri oksitleyerek elde ettiği
enerjiyle besin sentezleme
II. Polimer yapıdaki organik molekülleri hücre dışı sindirime uğratarak birim yapıdaki monomerlerine ayrıştırma
III. Özümleme ve yadımlama reaksiyonlarını gerçekleştiren enzimleri sentezleme
olaylarından hangileri ortak olarak gerçekleşti- rilir?
A) Yalnız III B) I ve II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III
3. I. Uygun serum kullanmak
II. Hastalığı daha önce geçirmiş olmak III. Mikrop öldürücüleri kullanmak
Yukarıdakilerden hangileri insan vücudunda bir hastalığa karşı aktif bağışıklık sağlanma- sında görev yapar?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) II ve III
4. Antikor miktarı
Gün Antijenin
vücuda ikinci kez uygulanması Antijenin
vücuda ilk kez uygulanması X X
Yukarıdaki grafik bir insanın kanındaki belirli bir antijene karşı üretilen antikor miktarındaki değişimi göstermektedir.
Grafikle ilgili;
I. Antijen vücuda ikinci kez uygulandığında üretilen antikor miktarı, ilk kez uygulandığın- dakine göre daha fazladır.
II. Antijenin ilk kez uygulanmasındaki antikor oluşumu ikinci kez uygulanmasındakine göre daha kısa süre gerçekleşir.
III. Aynı antijene karşı vücutta üretilen antikor çeşidi değişmez.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve III E) I, II ve III
5. Aşı ve serum için, I. Antikor içerme, II. Tedavi edici olma, III. Bağışıklık sağlama
özelliklerinden hangileri ortaktır?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) I, II ve III
6. Aşı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğ- rudur?
A) Antijen içerir.
B) Pasif bağışıklığı sağlar.
C) Etkisi kısa sürelidir.
D) Hazır antikor içerir.
E) Tedavi edici özelliktedir.
7. Bakteriyofajın kimyasal bileşimi aşağıdaki yapılardan hangisine daha çok benzerlik gös- terir?
A) Lizozom B) Ribozom
C) Hücre zarı D) Hücre çeperi E) Kromozom
K O N U T E K R A R T E S T İ
6 3 4 8. İnsan vücuduna mikroorganizmaların girmesiy-
le birlikte,
I. Alyuvar üretiminin artması, II. Antikorların oluşturulması, III. Vücut sıcaklığının artması
olaylarından hangileri meydana gelir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III
9.
Kültür ortamı Gelişme durumu
B.K.O –
B.K.O + Z + L –
B.K.O + E + R +
B.K.O + Z + E –
B.K.O + L + R +
B.K.O + G + L –
B.K.O : Basit kültür ortamı – : Gelişme yok
+ : Gelişme var.
Yukarıdaki tabloda bir tür bakterinin çeşitli ortam- lardaki gelişme durumları gösterilmiştir.
Tabloya göre, bu bakteri türü hangi maddeyi sentezleyememektedir?
A) Z B) L C) E D) R E) G
10. Volvoks ve pandorina kolonilerinde, I. Kontraktil koful taşıma
II. Hücreler arası iş bölümü, III. Aktif olarak yer değiştirebilme
özelliklerinden hangileri ortak olarak gözlene- bilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III
11. Zorunlu parazit olan virüslerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Aşı yapımında kullanılabilirler.
B) Nükleoprotein yapılıdırlar.
C) Mutasyona bağlı olarak kalıtım maddesinin yapısı değişebilir.
D) Sitoplazma ve organelleri yoktur.
E) Uygun olmayan koşullarda endospor oluşturur- lar.
12. Protista aleminde yer alan tek hücreli canlılar- da,
I. Heterotrof, II. Parazit, III. Fotoototrof
beslenme şekillerinden hangileri görülebilir?
A) Yalnız I B) I ve II C) I ve III D) II ve III E) I, II ve III
13. Üç farklı bakteri türüne ait bazı özellikler şunlardır:
– A bakterisi, inorganik maddeler, CO2 ve ışığın bulunduğu ortamda yaşayabilir.
– B bakterisi, ışığın bulunmadığı, organik mad- delerin bulunduğu ortamda yaşayabilir.
– C bakterisi, glikozun ve ışığın bulunmadığı ancak CO2 ve inorganik maddelerin bulundu- ğun ortamda yaşayabilir.
Buna göre, bu üç bakteri türünün, I. Beslenme şekli,
II. Solunum tipi, III. Üreme şekli
özelliklerinden hangileri saptanabilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) II ve III
14. Virüs ve bakterilerde, I. Nükleik asit II. Ribozom III. Hücre zarı
yapılarından hangileri ortak olarak bulunur?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) II ve III
15. Bakteriler aşağıdaki olaylardan hangisini ger- çekleştiremez?
A) Oksijensiz solunum B) Kemosentez C) Konjugasyon D) Holozoik beslenme E) Mitoz bölünme