Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) çeşitli firmalardan gelen talep üzerine Arjantin, AB, Ukrayna, Bulgaristan ve Macaristan'dan ithal edileceğini duyurduğu ve ilk partisi geçen ay Bandırma Limanı'na indirilen mısır ve buğdayın GDO'lu olduğu anlaşıldı.
Tüketici Hakları Derneği'nden yapılan açıklamada , TMO Genel Müdürü Kemaloğ-lu'nun konuyla ilgili yaptığı açıklamanın son derece şaşırtıcı olduğu belirtilerek, Kemaloğlu'nu şu açıklamalarına yer verildi: "Yaklaşık 90 bin ton Bandırma Limanı'na geldi. Genetiği değiştirilmiş bir ürünün ülke içine girişini yasaklayan bir mevzuat yok. Sadece gıda maddesi amacıyla kullanılıyorsa bu oranın binde 7'yi geçmemesi gerekir. Geçiyorsa da bu etiketlerde
belirtilmelidir. Bunun dışında bu ürününün Türkiye'ye girip veya girmemesi anlamında bizim yapacak herhangi bir şeyimiz yok. Sektör yıllardır aynı menşei ithalat yapmış ve yapmaktadır."
Kemaloğlu'nun da belirttiği gibi Türkiye'de halihazırda genetiği değiştirilmiş ürünlerle ilgili bir yasal mevzuat yok. Fakat Türkiye kendisini, altına imza attığı ve yürürlüğe soktuğu Cartagena Biyo-güvenlik Protokolü ile hukuken bağlamış durumda. Buna göre mevcut siyasal iradenin derhal Biyo-güvenlik Yasası'nı çıkartması gerekiyor. Bunun haricinde bu konuyla ilgili olarak yapılacak her türlü girişim hukuksuzluk anlamına geliyor.
AB İHTİYATLI DAVRANIYOR
İnsan sağlığı ve biyolojik çeşitlilik üzerindeki olumsuz etkileri bilinen GDO'lu ürünler, Avrupa Birliği mevzuatı içersinde "ihtiyatlı-lık" prensibi altında ele alınıyor. Buna göre bilimsel bilgi dahi yeterli koşul olarak kabul edilmiyor ve kullanımına izin verilen GDO'lu ürünlerin zararlı olup olmadığının belirli frekanslarla yeniden kontrol edilmesi esasa bağlanıyor. Türkiye ise bu konuyla ilgili olarak içinde bulunduğu hukuksuzluk rejimine göre hareket etmeye devam ediyor. Ülkeye GDO'lu ürün ithal eden AKP Hükü-meti'nin konuyla ilgili tutumunun bundan sonra daha geniş çevrelerde tartışmalara yol açması bekleniyor.
Ahmet BERKMEN Birgün 04.05.2007