• Sonuç bulunamadı

ÖZET Yüksek Lisans Tezi BORLU SULAMA SULARININ BİBER BİTKİSİNİN (Capsicum Annuum L.) VERİM VE KALİTESİNE ETKİSİ Aylin ÇELİK Ankara Üniversitesi Fen Bi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "ÖZET Yüksek Lisans Tezi BORLU SULAMA SULARININ BİBER BİTKİSİNİN (Capsicum Annuum L.) VERİM VE KALİTESİNE ETKİSİ Aylin ÇELİK Ankara Üniversitesi Fen Bi"

Copied!
65
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

YÜKSEK LİSANS TEZİ

BORLU SULAMA SULARININ BİBER BİTKİSİNİN (Capsicum annuum L.) VERİM VE KALİTESİNE ETKİSİ

Aylin ÇELİK

TARIMSAL YAPILAR VE SULAMA ANABİLİM DALI

ANKARA 2007

(2)

ÖZET

Yüksek Lisans Tezi

BORLU SULAMA SULARININ BİBER BİTKİSİNİN (Capsicum Annuum L.) VERİM VE KALİTESİNE ETKİSİ

Aylin ÇELİK

Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü

Tarımsal Yapılar ve Sulama Anabilim Dalı

Danışman: Prof. Dr. A. Zeki ERÖZEL

Bu çalışmada, topraktaki bor toleransı 1.0-2.0 mg/L olan sivri biber (Capsicum Annuum L) bitkisinin, sulama suyundaki değişik bor konsantrasyonlarına karşı dayanımı, verim ve kalite yönünden kontrolsüz sera koşullarında saksı denemeleri ile 2006 yılında araştırılmıştır. Araştırmada, B1=0.06 mg/L (şahit), B2=1.00mg/L, B3=2.00 mg/L, B4=4.00 mg/L, B5=6.00 mg/L ve B6=10.00 mg/L olmak üzere 6 farklı bor konsantrasyonlarını içeren sulama suları kullanılmıştır. Deneme, tesadüf parselleri biçiminde 5 tekrarlı olarak (6x5) yürütülmüştür. Deneme sonucunda, bitkinin yeşil aksamı ve meyve verimi, bitki su tüketimi, kimyasal ve fiziksel kalite unsurları ve bitkinin bünyesine aldığı bor miktarları ile deneme sonunda toprakta biriken bor miktarları istatistiksel yöntemlerle değerlendirilmiştir. Buna göre, yaş meyve verimleri deneme konularında bor düzeyinden etkilenmiştir. B1 konusundan alınan verim 75,65 g/saksı olarak elde edilmiş, bu değer baz alındığında B2, B3 ve B4 konularında verim sırası ile şahit parsele göre %13, 6 ve 10 oranında yükseliş gözlenirken B5 ve B6 konularında sırası ile %26 ve %27 oranında düşüş gözlenmiştir. Meyve boyu değerleri üzerinde yapılan analizlerde ise yalnız B6 konusu diğer konulardan farklılık göstermiştir. Araştırmada bor konsantrasyonlarına göre meyve sayısı ve meyve çapı değerlerinde önemli farklılıklara rastlanmamıştır. Meyvede, yapraklarda ve toprakta oluşan bor birikimi değerleri de uygulanan sulama suyunun bor içeriğine paralel olarak artış göstermiştir.

2007, 55 sayfa

Anahtar Kelimeler: Biber (Capsicum Annuum L.) verimi, bor, sulama suyu bor konsantrasyonu

(3)

ABSTRACT

Master Thesis

EFFECT OF IRRIGATION WATER CONTAINS DIFFERENT BORON CONCENTRATION ON PEPPER (Capsicum Annuum L.) YIELD AND QUALITY

Aylin ÇELİK

Ankara University

Graduate School of Natural and Applied Sciences Department of Farm Structures and Irrigation

Supervisor: Prof.Dr. A. Zeki ERÖZEL

In this study, boron resistance of pepper (Capsicum Annuum L.) against various boron concentrations in irrigation water was investigated. A pot experiment under uncontrolled greenhouse conditions was carried out during the year 2006 and yield and quality parameters were used as the indicator against boron concentrations. Six different boron concentrations as of B1=0.06 mg/L (as control), B2=1.00mg/L, B3=2.00 mg/L, B4=4.00 mg/L, B5=6.00 mg/L and B6=10.00 mg/L were used in a randomized block design with 5 replications.

Results were statistically evaluated based on yield, evapotranspiration, chemical and physical quality components and the boron accumulation in the fruits and leaves, and the accumulation of boron in the soil. Statistically significant effects were observed in yield with different boron concentrations. The yield from control treatment was 75,65 g/pot. With regard to control treatment, while 13, 6 and 10% yield increases were obtained from B2, B3 and B4 treatments, respectively, 26 and 27% yield decreases were obtained from B5 and B6 treatments, respectively. With regard to plant height, only B6

treatment has exhibited statistically significant difference. Statistically significant differences were not observed in number of fruits and fruit diameter. Boron accumulation in fruit, leaves and soil exhibited paralel increases with boron concentrations in irrigation water.

2007, 55 pages

Key Words: Pepper (Capsicum Annuum L.) yield, boron, boron concentration of irrigation water

(4)

TEŞEKKÜR

Yüksek lisans çalışmamın her aşamasında ilgi, anlayış ve desteği ile her zaman yanımda olan, beni her zaman doğruya yönlendiren sayın danışmanım Prof. Dr. A. Zeki ERÖZEL’e;

Bilimsel anlamda ve laboratuar analizlerimde sürekli yanımda ve yardımcı olan Devlet Su İşleri Etüd Plan Daire Başkanlığı, Su ve Toprak Laboratuvarı’ndan Ziraat Yüksek Mühendisi Dr. Mehtap AKYOL’a;

Çalışmalarım sırasında hem teorik hem de pratik olarak değerli fikirlerinden yararlandığım sayın hocalarım Prof. Dr. Ahmet ÖZTÜRK ve Prof. Dr. Engin YURTSEVEN’e;

Araştırma sonuçlarımın değerlendirilmesinde yardımcı olan değerli arkadaşım Araş.

Gör. İsmail TAŞ’a;

Sera ve laboratuar çalışmalarımda yardımlarını esirgemeyen kuzenim Deniz IŞIK’a;

Tüm yaşamım boyunca olduğu gibi, tez çalışmalarım esnasında da sevgi ve destekleri ile yanımda olan çok sevgili annem Ayşe ÇELİK ve ablam Aslı ÇELİK’e;

Tüm diğer hocalarıma ve bölüm çalışanlarına teşekkürlerimi sunarım.

Aylin ÇELİK Ankara, Mart 2007

(5)

İÇİNDEKİLER

ÖZET……….

ABSTRACT………..

TEŞEKKÜR………..

SİMGELER DİZİNİ………

ŞEKİLLER DİZİNİ……….

ÇİZELGELER DİZİNİ………

1. GİRİŞ……….

2. KURAMSAL TEMELLER VE KAYNAK ARAŞTIRMASI………..

3. MATERYAL VE YÖNTEM………...

3.1 Materyal………..

3.1.1 Deneme yeri………..

3.1.2 Bitki özellikleri……….

3.1.3 Denemede kullanılan toprak özellikleri………...

3.1.4 Sulama suları………

3.2 Yöntem……….

3.2.1 Saksıların hazırlanmasında uygulanan yöntemler………...

3.2.2 Denemenin yürütülmesi………..

3.2.3 Toprak, su ve bitkide yapılan analizler……….

3.2.4 Meyve verimi………

3.2.5 Meyve boyu ve çapı………..

3.2.6 Değerlendirmede kullanılan istatistiksel yöntemler……….

4. BULGULAR VE TARTIŞMA………

4.1 Verim Değerleri………..

4.1.1 Meyve verimi (Yaş ağırlık)……….

4.1.2 Meyve verimi (Meyve Sayısı)……….

4.2 Kalite Unsurları………...

4.2.1 Fiziksel kalite unsurları………...

4.2.1.1 Meyve boyu………...

4.2.1.2 Meyve çapı………

4.2.2 Kimyasal kalite unsurları………...

4.2.2.1 Meyvede biriken bor miktarı………..

i ii iii vi vii viii 1 7 15 15 15 15 16 17 18 18 18 19 20 20 21 22 22 23 25 27 27 28 31 33 34

(6)

4.2.2.2 Yapraklarda biriken bor miktarı………

4.2.2.3 Topraklarda biriken bor miktarı………...

4.3 Bitki Su Tüketimi………

5. SONUÇ VE ÖNERİLER……….

5.1 Sonuçlar………...

5.1.1 Biber bitkisinin verimine ilişkin sonuçlar……….

5.1.2 Biber bitkisinin meyve boyuna ilişkin sonuçlar………....

5.1.3 Biber bitkisinin meyve çapına ilişkin sonuçlar……….

5.1.4 Meyvedeki bor birikimine ilişkin sonuçlar………...

5.1.5 Yapraklardaki bor birikimine ilişkin sonuçlar……….

5.1.6 Deneme topraklarında biriken bor miktarlarına ilişkin sonuçlar………..

5.1.7 Bitki su tüketimi değerlerine ilişkin sonuçlar………...

5.2 Öneriler………

KAYNAKLAR………...

ÖZGEÇMİŞ………..

36 39 41 44 44 44 44 45 45 46 46 47 47 50 54

(7)

SİMGELER DİZİNİ

atm B Ca CaCO3

Cl cm CO3

dS/m

EC g HCO3 K kg Na NaCl mg/L mgB/L mm P pH

ppm Se SO4

%

Atmosfer Bor Kalsiyum

Kalsiyum karbonat Klor

Santimetre Karbonat

Desisiemens/metre (1 dS/m=1 milimhos/cm) (Elektriksel iletkenlik birimi)

Elektriksel iletkenlik Gram

Bikarbonat Potasyum Kilogram Sodyum Sodyumklorür miligram/litre miligrambor/litre Milimetre

Fosfor

Hidrojen iyon konsantrasyonunun negatif logaritması pH=-logH (çözelti reaksiyon ölçütü)

Parts per million (milyonda bir) Selenyum

Sülfat Yüzde birim

(8)

ŞEKİLLER DİZİNİ

Şekil 3.1 Şekil 3.2 Şekil 4.1 Şekil 4.2

Şekil 4.3 Şekil 4.4 Şekil 4.5 Şekil 4.6 Şekil 4.7 Şekil 4.8

Denemenin yürütüldüğü sera ve denemede kullanılan saksılar………..

Biber hasatından bir görünüm………...

Deneme konularının yaş meyve verimine ağırlık yönünden etkileri…..

Deneme konularının yaş meyve verimine meyve adeti yönünden etkileri ………

Deneme konularının meyve boyu değerlerine etkileri ………...

Deneme konularının ortalama meyve çapı değerlerine etkileri ……….

Meyvelerde biriken bor miktarları ……….

Yapraklarda biriken bor miktarları ………

Topraklarda biriken bor miktarları ……….

Deneme konularının bitki su tüketimi değerleri ……….

15 17 24

26 29 32 35 37 40 42

(9)

ÇİZELGELER DİZİNİ

Çizelge 1.1 Bitkilerin bor elementine karşı dayanımları…………... 3

Çizelge 3.1 Deneme topraklarının bazı fiziksel ve kimyasal özellikleri…... 16

Çizelge 4.1 Konulara göre verim değerleri ………. 22

Çizelge 4.2 Yaş meyvede verim değerleri (g/saksı) ……… 23

Çizelge 4.3 Meyve ağırlığı olarak meyve verimine ait varyans analizi değerleri 24 Çizelge 4.4 Meyve ağırlığı olarak meyve verimine ait Duncan Testi sonuçları 25 Çizelge 4.5 Yaş meyvede verim değerleri (adet/saksı) ………... 26

Çizelge 4.6 Meyve adeti olarak meyve verimine ait varyans analizi değerleri… 27 Çizelge 4.7 Konulara göre fiziksel kalite unsurları ………. 28

Çizelge 4.8 Konulara göre meyve boyu değerleri (cm) …... 29

Çizelge 4.9 Meyvelerin boylarına ait varyans analizi değerleri …….…………. 30

Çizelge 4.10 Meyve boylarına ait Duncan Testi sonuçları ………..….. 30

Çizelge 4.11 Konulara göre meyve çapı değerleri (mm) ………...……... 31

Çizelge 4.12 Meyvelerin çaplarına ait varyans analizi değerleri ……….…. 32

Çizelge 4.13 Konulara göre kimyasal kalite unsurları ……….. 33

Çizelge 4.14 Meyvelerde biriken bor miktarları (ppm) ………..…... 34

Çizelge 4.15 Meyvede biriken bor miktarına ait varyans analizi değerleri ...…… 35

Çizelge 4.16 Meyvede biriken bor miktarına ait Duncan Testi sonuçları ……... 36

Çizelge 4.17 Yapraklarda biriken bor miktarları (ppm) ……….... 37

Çizelge 4.18 Yapraklarda biriken bor miktarına ait varyans analizi değerleri ….. 38

Çizelge 4.19 Yaprakta biriken bor miktarına ait Duncan Testi sonuçları ……... 38

Çizelge 4.20 Topraklarda biriken bor miktarları (ppm) ……….... 39

(10)

Çizelge 4.21 Topraklarda biriken bor miktarına ait varyans analizi değerleri ... 40 Çizelge 4.22 Toprakta biriken bor miktarına ait Duncan Testi sonuçları ………. 41 Çizelge 4.23 Deneme konularının bitki su tüketimi değerleri ………... 42 Çizelge 4.24 Deneme konularının bitki su tüketimi değerlerine ait varyans

analizi değerleri ……… 43

(11)

1. GİRİŞ

Tarımsal açıdan su ve toprak vazgeçilmez iki unsurdur. Toprak, bitki için hem besin kaynağı hem de üzerinde yetiştiği ortamdır. Sulama suyu ise, bitki gelişmesi için gerekli olan ve doğal yollarla karşılanamayan suyun dışarıdan verilen miktarıdır.

Doğal yüzey suları genelde fazla erimiş materyal içermezler. Yüzey suları eriyebilir maddece zengin alanlardan akarak, çevreden erimiş materyali yapısına alırlar. Bitki yetiştiriciliğinde toprak ve kullanılan sulama suyunun analizleri yapılarak içerdiği maddeler belirlenmektedir (Akyol 1996).

Sulama suyunun kalitesinin belirlenmesinde özellikle 4 kriter göz önüne alınmaktadır (Ayyıldız 1992):

1. Eriyebilir tuzların toplam konsantrasyonu, 2. Sodyum iyonunun diğer katyonlara oranı,

3. Bor gibi bazı toksik olabilecek özel iyonların konsantrasyonu,

4. Bazı şartlarda kalsiyum+mağnezyum konsantrasyonu ile ilgili olarak bikarbonat iyon konsantrasyonu.

Günümüzde yapılan pek çok çalışmaların sonuçlarına göre özel iyonların önemi gittikçe artmaktadır. Bunlardan bor, mikroelement olarak sulama sularında özel bir önem taşır.

Borun bitki için gerekli olan miktarı ile toksik olan miktarı arasındaki sınır oldukça dardır (Eaton 1944). Bu sınırın bitki ve toprak koşullarına göre nereden başlayıp nerede bittiği ise halen kesin olarak belirlenememiştir (Blamey et al. 1997, Chapmen et al.

1997).

Yapılan deneme sonuçlarına göre, sulama suyundaki bor konsantrasyonunun 1 ppm’lik değerlerinde, bora duyarlı bitkilerde zararlar oluştuğu, 10 ppm’lik değerlerde ise bora dayanıklı bitkilerin bile zarar gördüğü saptanmıştır (Güngör ve Erözel 1994).

(12)

Bor, tüm bitkiler için belirli konsantrasyonlarda gereklidir. Bitkilerde bor eksikliği de tüm dünyada yaşanan bir problemdir (Gupta 1979, Shorroks 1997). Özellikle çiçeklenme ve meyve verme dönemlerinde bor bitki için mutlak gereklidir (Belvins et al. 1998, Nyomora et al. 1999). Ancak bazı bölgelerde doğal olarak ya da sulama ile araziye getirilen yüksek bor konsantrasyonları da bitkiler için zararlı olmaktadır (El- Motaum et al. 1994, Keren and Bingham 1985, Maas 1990, Tsadalis 1997).

Borun yüksek konsantrasyonlarda bulunduğu yerler sıklıkla tuzlu toprakların ve tuzlu sulama sularının mevcut olduğu kurak bölgelerdir. Ayrıca şehir kullanımından dönen atıklar vb suların sulamada kullanılması da tarımsal alanlardaki yüksek bor birikiminin kaynağıdır (Tsadalis 1997).

Borun bitki bünyesindeki görevleri şöyle özetlenebilir (Akyol 1996):

1. Karbonhidrat metabolizmasında rol oynar. Bor noksanlığı bulunan bitkilerde yaprakta şeker ve nişasta konsantrasyonu artar.

2. Şeker-boraks komplekslerini oluşturur. Bu kompleks kolaylıkla hidrolize olduğundan, hücre membranlarından hızla geçerek yaprakta üretilen şeker diğer kısımlara taşınır.

3. Protein sentezinden sorumludur. Bor noksanlığında proteinler oluşamadığından, suda erir azotlu bileşikler bünyede birikir.

4. Pektin sentezi ve yağ metabolizmasında rol oynar.

5. Bitki bünyesinde suyun dengeli kullanımını idare eder.

6. Kalsiyum ile birlikte hücre zarlarının oluşumunda, özellikle meristem dokularında kullanılır.

7. Polen tozu çimlenmesinde, çiçek ve meyve oluşumunda rol oynar.

Tarım alanlarındaki topraklarda bor birikimi, sulama sularının içerdiği bordan ileri gelmektedir. Doğal sularda bor konsantrasyonları oldukça eseri miktarda olup, 0.3-1 ppm arasında değişmektedir (Ayyıldız 1992). Bor üretimi sırasında ocaklardan çıkan yer altı suyu, borlu posalar ve cevher yıkama suları ile temas eden yüzey suları da bitkilere toksik etki yapabilecek seviyede bora sahip olurlar. Yüzey sularındaki borun esas kaynağı deterjanlar ve temizlik maddelerince zengin şehir atıkları ile tarımda

(13)

kullanılan çeşitli kimyasallar gibi farklı aktivitelerden gelen endüstriyel atıklardır (Anonymous 1998).

Çizelge 1.1 Bitkilerin bor elementine karşı dayanımları

Duyarlı Orta derecede dayanıklı Dayanıklı

1,00 ppm bor 2,00 ppm bor 4,00 ppm bor

Ceviz Karaceviz Enginar Fasulye Karaağaç Erik Armut Elma Üzüm

Trabzon hurması Kiraz

Kayısı Dut Portakal Avokado Greyfurt Limon

Ayçiçeği Patates

Pamuk (Akala) Pamuk (Pima) Domates Turp Bezelye Çayır karanfili Zeytin

Arpa Buğday Mısır Darı Yulaf Balkabağı Dolmabiber Tatlı patates Lima fasulyesi

Kuşkonmaz Palmiye Hurma Şekerpancarı Hayvan pancarı Yemeklik pancar Yonca

Glayör Bakla Soğan Şalgam Lahana Marul Havuç

0,3 ppm bor 1,00 ppm bor 2,00 ppm bor

(14)

Borun bitkiler üzerindeki toksik etkisi önce yapraklarda yanma, sonra diğer bitki organlarında görülmektedir. Bitkilerin bora karşı dayanımları bitki çeşidine göre değişmekle birlikte, iklim özellikleri de dayanıklılığı etkileyen bir faktördür. Çizelge 1.1’de bazı bitkilerin bora karşı dayanımları, duyarlık derecesinin azalışına göre yukarıdan aşağıya doğru verilmiştir (Güngör ve Erözel 1994).

Bitki bünyesinde bor hareketli değildir. Bünyede bulunan borun ancak belli bir kısmı kullanılmaya elverişlidir. Bu nedenle bitki, gelişmesi için, çeşitli periyotlarda topraktan bor almak durumundadır. Bor eksikliğinde bitkilerin önce büyüme organlarında zarar görülmektedir. Bitkiler için önemli bir besin maddesi olmasına rağmen, topraktaki konsantrasyonu 4.0 mg/L ‘yi geçtiği takdirde bu kez bor, bitkisel üretimi azaltabilecek zararlara neden olmaktadır.

Bor, bitkiler için gerekli bir besin maddesi olmasının yanında, bor noksanlığı paraziter olmayan bir çok bitki hastalığının nedeni olarak belirlenmiştir. Tütünde tepe hastalığı, şekerpancarında öz çürüklüğü, elmalarda mantarlaşmış çekirdek evi, karnabaharda kahverengi çürüme bu duruma örnek olarak gösterilebilmektedir (Akyol 1996).

Kökler tarafından alınan bor, yaprak uçlarına kadar taşınır. Orada birikir ve yavaş yavaş yaprak dokusunu tahrip eder. Bor fazlalığının etkileri önce yaşlı yapraklarda başlar.

Borun yapraklarda damar ucunda lokalize olup yığılması ve yaşlı yapraklardan başka yere taşınmaması nedeni ile bitkinin genç aksamı gerekli boru topraktan almaya devam eder. Böylece bor toksisitesi artar.

Bor toksisitesinde yaprak uçları sararır ve nekrozlar oluşur. Araz, daha sonra yaprak kenarına ve orta damara doğru yayılır. Yapraklar yanık görünüşlü bir hal alıp dökülürler (Akyol 1996).

Topraklardaki bor birikimi, borlu sulama sularının kullanılması sonucu oluşur. Borlu toprakların ıslah edilmesi için tuzlu ve tuzlu-sodyumlu topraklardakine benzer yıkama suyu uygulamalarının yapılması gerekir. Yıkama yapılarak topraktaki bor konsantrasyonu bitkilerin zarar görmeyeceği normal düzeye düşürülür. Bunun için

(15)

öncelikle uygun drenaj sistemi kurulmalıdır. Borun giderilmesi için genellikle tuzlu topraklara uygulanan yıkama suyundan daha fazla yıkama suyu uygulanması gerekir.

Ayrıca kimyasal ıslah maddesi uygulayarak toprak pH’sının düşürülmesi, bor yıkanmasını kolaylaştırmaktadır (Güngör ve Erözel 1994).

Sanayileşmenin hızla artışına paralel olarak dünyadaki tüm doğal kaynaklarda kirlenmeler görülmektedir. Ülkemizde de sanayi ve diğer etkilerle yerüstü ve yeraltı su kaynaklarımızın gün geçtikçe kaliteleri kötüleşmektedir. Suları kirleten etmenlerin ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmaların yeterince sonuç vermemesi, kötü kalitedeki suların arıtılarak ya da arıtılmadan kullanılmasını zorunlu kılmıştır. Bu nedenlerle son yıllarda düşük kalitedeki suların kullanılması ile bitki ve toprak faktörlerinin nasıl etkilendiği konusundaki araştırmalar artmıştır (Öztürk 1994).

Ülkemizde en çok üretilen tek yıllık sebzelerden biri olan biber, yemeklik, salçalık ve baharat olarak üç farklı amaç için kullanılmaktadır. Bunun yanında sucuk, pastırma, turşu ve ilaç yapımında da kullanım alanı bulan biber, A, B, C ve P vitaminleri, yağ, protein, karbonhidrat, kalsiyum, fosfor ve demir yönünden zengin bir bitkidir (Çelik 1991).

Taze biberin bazı çeşitlerinin güney illerimizde erkenci olarak yetiştirilebilmesinin yanında Orta ve Kuzey Avrupa ülkelerinin taze biber taleplerinin oldukça artması, biberin dış ticaretimize katkılarını giderek arttırmaktadır (Ekinci 1972).

Bu çalışmada, sulama sularında ve topraktaki farklı bor konsantrasyonlarının sivri biber bitkisinin verim ve kalitesine olan etkileri kontrolsüz sera koşullarında saksı denemeleri ile araştırılmış, sonuçlar istatistiksel yöntemlerle değerlendirilmiştir. Araştırmada, biber bitkisinin kalite unsurlarından ancak meyvede biriken bor miktarları, meyve sayısı, meyve ağırlıkları, meyve boyları ve meyve çapları incelenebilmiştir.

Çalışma, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü serasında 2006 yılında yürütülmüştür. Serada saksılar, bitki yetiştirme ortamı olarak kullanılmıştır.

(16)

Beş bölümden oluşan bu çalışmada giriş bölümünün ardından ikinci bölümde konuya ilişkin kuramsal temeller ve kaynaklar verilmiş, üçüncü bölümde sera ve laboratuar çalışmalarında kullanılan materyaller ve uygulanan yöntemler açıklanmış, dördüncü bölümde araştırmadan elde edilen bulgular verilmiş, çeşitli yönlerden tartışması yapılmış ve beşinci bölümde sonuçlar özetlenerek konuya ilişkin öneriler getirilmiştir.

(17)

2. KURAMSAL TEMELLER VE KAYNAK ARAŞTIRMASI

Bu bölümde, borlu sulama sularının bitki verimi ve kalitesi ile toprak üzerindeki etkileri, sulama suyundaki bor konsantrasyonunun biber verimi üzerindeki etkilerine ilişkin kaynaklar verilmiştir.

Eaton (1944) bitkilerde bor eksikliği, toksisitesi ve bor birikimi üzerine bir araştırma yapmıştır. Çalışmasında bitki gelişimi için mutlaka olması gereken bor miktarı ile bitkiye zararlı olan bor miktarının çok dar bir sınırda olduğunu belirtmiştir.

Oertli and Kohl (1961) değişik bitki türlerinin yüksek bora karşı toleransları üzerine bir çalışma yapmışlardır. Değişik bitkilerde hemen hemen aynı lokal doku konsantrasyonunda yapraklarda oluşan bor toksisitesinin görünür semptomlarını gözlemlemişlerdir. Sonuçta, bor toksisitesine karşı bitkinin gösterdiği toleransın, filizlerin yüksek bor konsantrasyonlarını tolere edebilme yeteneğinden farklı olduğunu belirtmişlerdir.

Yıldırım (1980), toprak ana materyali dışında ikincil önemli tuz ve bor kaynağı olarak yüzey ve yer altı sularını göstermiştir. Suların kapsadıkları tuz miktarını, temasta bulundukları jeolojik materyalin tuz içeriğine ve akım miktarları ile akım şartlarına göre az ya da çok olabileceğini, ayrıca taşkınlarla veya kök bölgesine kadar yükselmekle doğal olarak tuzlanmaya neden oldukları gibi, sulama amacı ile kullanıldıklarında da arazide tuz ve bor kaynağı olabildiklerini belirtmiştir.

Keren and O’Connor (1982) yaptıkları çalışmada toprak çözeltisinin iyonik dayanıklılığının artmasının, montmorillonit ve illit killeri üzerinde bor adsorbsiyonunun arttığını göstermişlerdir. NaCl konsantrasyonundaki artışın montmorillonitte bor adsorbsiyonunu %5 oranında arttırdığını bulmuşlardır.

Francois (1984) domates bitkisinde aşırı borun etkilerini araştırmak amacı ile bir çalışma yapmıştır. Çalışma sonucunda, topraktaki 0,53 ppm ‘lik bor değeri ile başlanan çalışmada, bu değerin her 0.1 ppm ‘lik artışına karşılık verimde %3.4 oranında doğrusal

(18)

bir azalma meydana geldiğini bulmuştur. Francois, bor toksisitesinin görünebilir semptomlarının toprak konsantrasyonlarında verim eşik değerlerinden daha düşük olarak görüldüğünü belirtmiştir.

Bingham et al. (1985) Maas-Hoffman tuzluluk tolerans modelini bor toksisitesi için başarılı bir şekilde denemişlerdir. Buğday, arpa ve sorgumda eşik değerleri ve oransal tane verimleri, çözeltideki bor konsantrasyonu ile orantılı olarak düşüş göstermiştir.

Yapraktaki bor konsantrasyonu ile tane veriminin de azaldığı gözlenmiştir.

Cayton (1985) pirinçte bor toksisitesi üzerine bir çalışma yapmıştır. Denemede kullanılan su derin kuyudan alınmış ve bu suyun bor konsantrasyonunun mevsimsel değişme gösterdiği belirlenmiştir. Ekimden 8 hafta sonra bitkide 35 mg/kg ve toprak çözeltisinde 5 mg/kg’dan fazla olmak üzere semptomlar görülmüştür. Bitki türüne göre verimdeki azalma değişim göstermiştir. Yağmursuz geçen kurak zamanlarda bor konsantrasyonu yüksek derin kuyu suyu ile sulanan toleransı yüksek bitkilerde bile

%10-20 arasında verim azalması görülmüştür.

Gupta et al. (1985) dünyanın bir çok bölgesinde doğal bor seviyelerinin potansiyel üretim için yetersiz olduğunu ve bunun için borun tarım sistemlerine gübre olarak verildiğini belirtmişlerdir. Yaptıkları çalışmada tarla koşullarında hassas bitkilerde bitki dokusundaki bor 2 ppm’in altına düştüğünde bile toksik tepkiler oluştuğunu belirlemişlerdir.

Huang and Graham (1990) 7 farklı buğday genotipinin gelişiminde toksik bor konsantrasyonlarının etkilerini kesilmiş kök kültürü tekniği kullanarak organ ve hücresel seviyede araştırmış, organ seviyesinde yaptığı incelemelerde toksik bora karşı kök uzamasının ve lateral kök gelişiminin değiştiğini görmüştür. Hücresel seviyedeki incelemelerinde ise dayanıklı genotiplerin hasarlı bölgelerde hassas ve yarı hassas bitkilere göre daha iyi kaynadığını saptamıştır. Genotiplerin bora karşı dayanımlarının değişimlerinin, hücre membranının bor geçirimine bağlı olduğunu sonucuna varmıştır.

Araştırma sonucunda toksik bora karşı en dayanıklı türün Hindistan 126 olduğunu belirtmiştir.

(19)

Parker et al. (1990) San Joaquin Vadisi Drenaj Programı çerçevesinde, drenaj sularının kompozisyonlarının erimeyen tuzlarının özellikle bitkilere mi yoksa ekosisteme mi zararlı olduğunu belirlediğini bildirmiştir. San Joaquin Vadisi’nden dönen drenaj suları yüksek Se ve tuzluluk oranının yanı sıra nadiren yüksek miktarda bor da içermektedir.

Parker ve arkadaşlarına göre brun toprak tarafından adsorbe edilmesi nedeni ile, sulama suyu ile araziye uygulanan borun toprağa verdiği zararların giderilmesi uzun zaman almakta, bunun yanı sıra tuzluluğa göre daha fazla yıkama yapmak gerekmektedir.

Shani and Hanks (1993) borun verimi etkilediğini, ancak kuraklık ve tuzluluk koşullarının bitki su tüketimini düşürmesine rağmen borun bitki su tüketiminde önemli bir düşüşe neden olmadığını bildirmişlerdir. Shani ve Hanks bor toksisitesi, bağımsız çoğaltılabilir etkilere göre tuzluluk ve kuraklık stresini modellemişlerdir. Ancak deneme bitkilerinin ve stres faktör seviyeleri oranının geniş genellemeler için yeterli veri sağlamayacağı konusunda uyarmışlardır.

El-Motaium et al. (1994) yaptıkları çalışmada Prunus bitkisinin köklerinde yüksek tuzluluk koşullarının bor alımını ve toksisite semptomlarını düşürdüğünü bulmuştur. El- Motaium ve arkadaşları, bor alımı ile SO4 arasında olası bir etkileşim olduğunu ileri sürmüşlerdir.

Öztürk (1994) tabansuyu derinliği ve sulama suyu kalitesinin biber verimine etkisini, serada oluşturduğu lizimetrelerde iki yıl süren bir çalışma ile araştırmıştır. Tabansuyu derinliği ve sulama suyu kalitesini dörder farklı seviyesi üzerinde çalışmıştır. Araştırma sonuçlarına göre tabansuyu derinliğinin azalması ile biber verimi, kök derinliği ve bitki boyu değerleri önemli ölçüde azalmış, buna karşılık toprak tuzluluğu değerleri artmış ve tabansuyu bulunan konularda su tüketimi daha yüksek bulunmuştur. Sulama suyu tuzluluğunun artması ile biber verimi, bitki su tüketimi, meyve boyu ve bitki boyu değerleri önemli ölçüde azalmasına karşılık toprak tuzluluğu, meyvedeki kuru madde miktarı, meyve, yaprak ve dallardaki toplam kül miktarları önemli ölçüde artmıştır.

(20)

Banuelos et al. (1996) pamuk ve kenafın bora dayanımını araştırmak amacı ile iki farklı deneme kurmuşlardır. İlk denemede pamuk ve kenaf 7,5 ppm bor konsantrasyonuna sahip sulama suyu ile sulanmıştır. İkinci deneme ise serada yürütülmüş, bor yüklü toprakta normal sulama suyu ile aynı bitkiler sulanmıştır. İkinci çalışmanın amacı, pamuk ve kenafın bor alımının ve bora karşı toleranslarının belirlenmesi olmuştur. İlk denemede, sulama suyundaki bor artışı ile birlikte, bitkilerin kuru madde oranları %30- 50 oranında düşmüştür. Yapılan analiz sonucunda 3 ppm bor konsantrasyonuna sahip sulama suyu ile sulanan pamuk bitkisindeki kuru maddede bor miktarı 500-1400 ppm arasında bulunmuştur. İkinci denemede ise bor yüklü toprakta yetiştirilen pamuk ve kenaf bitkilerinde verim %17-27 arasında azalma göstermiştir.

Gratten et al. (1997) okaliptüs ağaçlarında yaptığı denemede düşük tuzluluk koşullarında yüksek oranlarda bor (2.3-2.8 ppm) uygulamıştır. Sonuçta biomass düşüşü bor toksisitesi semptomları görülmüştür. Ancak bu sonuçlar yüksek tuzluluk koşullarında (EC>10 dS/m) görülmemiştir.

Tsadilis (1997) borun en fazla tuzlu toprakların ve tuzlu sulama sularının kullanıldığı kurak bölgelerde, yüksek konsantrasyonlarda bulunduğunu, çeşitli atık suların tarımda yeniden kullanılmasının da tarımsal alanlardaki aşırı borun kaynağı olduğunu belirtmiştir.

Mahboobi et al. (2000) arpanın toksik bor konsantrasyonlarına karşılık toplam protein profilindeki değişimlerini araştırmışlardır. Çalışmada, ekim işleminden 1 gün sonra tohumlara borik asit uygunmıştır. Kontrol ünitesine borik asit uygulaması yapılmamıştır. Toplam protein desenleri, köklerden ve yaprak dokularından alınan örneklerin ekstraktları çıkarılarak analiz edilmiştir. Sonuçta bor stresinin kök ve yaprak dokularındaki bazı proteinleri arttırırken bazılarını da azalttığı belirlenmiştir.

Torun vd. (2001) çinkodan yoksun borlu topraklarda yetiştirilen 25 buğday türündeki çinko, bor ve fosfor konsantrasyonları ile çinko gübrelemesinin tane verimi üzerindeki etkilerini araştırmışlardır. 1993-1994 ve 1994-1995 yıllarında iki yıl olarak sürdürülen denemede 21 farklı ekmeklik buğday ile 4 farklı makarnalık buğday kullanılmıştır. 25

(21)

buğday türünde yapılan çinko gübrelemesi, bor konsantrasyonlarını herhangi bir biçimde etkilememiştir. Sonuçta çinkoca fakir ancak borca zengin toprakta yetiştirilen buğdayın verimi oldukça değişiklik göstermiştir. Ancak bu değişimler bitkinin çinko ve bor konsantrasyonuyla ilişkili değildir.

Akyol (2002) topraklarda tuzların yıkanmasında kullanılan yıkama yöntemlerinden daha verimli ve hızlı sonuç alınabilmesi için iyon hareketlerinin değişiminin farklı toprak bünyeleri için farklı yıkama suyu kalitesi etkisinde, yıkama suyunun veriliş biçimine göre belirlenmesi amacı ile bir çalışma yürütmüştür. Laboratuar ortamında yapılan çalışma, C, L ve SL bünyelere sahip bozulmuş toprak örneklerinde 2 farklı toprak tuzluluğu, 3 yıkama suyu tuzluluğu ve 2 farklı yıkama suyu veriliş biçimi ile üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Yıkama suyu tuzluluğu arttıkça, her iki su uygulama şeklinde de iyonların yıkanma düzeylerinin azaldığı, topraklara damlama şeklinde uygulanan yıkama suyunun daha homojen ve daha fazla yıkama gerçekleştirdiği sonucu bulunmuştur.

Banuelos et al. (2002) yaptıkları çalışmada, bor ve selenyum yüklü atık su ile brokoli ve kanola bitkisini sulamışlardır. Sonuçta tekrarlanan dikimlerde ve topraktaki tuzluluk ve bor miktarındaki artış nedeniyle brokoli veriminin düştüğünü belirlemişlerdir. Bununla birlikte tuz yüklü atık suların uzun dönemli kullanımında topraktaki bor seviyesinin düşürülmesi için iyileştirme çalışmalarının gerekli olacağı açıklanmıştır.

Ben-Gal and Shani (2002) domates bitkisinde bor ve tuzluluk koşullarının bir arada olması durumundaki etkilerini araştırmışlardır. Araştırmada tuz oranları 1, 3, 6 ve 9 dS/m ve bor konsantrasyonları 0.028, 0.185, 0.37, 0.74, 1.11 ve 1.48 mol/m3 olarak alınmıştır. Domates bitkisinin verimi ve bitki su tüketimi, yüksek bor ile birlikte düşüş göstermiştir. Ancak bitkiler bor ve tuzluluk koşullarının ikisine birden maruz bırakıldığında borun zararlı etkisi azalmıştır. Ayrıca tuzluluğun artışı, yapraklardaki bor birikimini de azaltmıştır. Bu çalışmanın sonucunun yüksek bor ve tuzluluk koşullarının yönetiminde ve modellenmesinde kıyas olabileceği belirtilmektedir.

(22)

Sotiropoulos et al. (2002) yüksek bor içerikli su ile sulanan kivi bitkisinde ksilem özsuyunun kimyasal kompozisyonunu ve mevsimsel değişimini araştırmışlardır.

Çalışma, Yunanistan’da aynı bölgedeki iki ayrı kivi bahçesinde yapılmıştır.

Bahçelerden biri kontrol ünitesi olarak normal su ile sulanırken, ikinci bahçe yüksek bor konsantrasyonlu (3.2 ppm) su ile sulanmıştır. Bir yıllık filizlerden aylık periyotlar halinde ksilem özsuları alınmış ve sürgün vermeden bir ay önceki periyotlarda ksilem özsuyundaki bor konsantrasyonunun neredeyse sabit kaldığı görülmüştür. Bununla birlikte, kontrol ünitesindeki ksilem özsularına göre yüksek borla sulanan ünitedeki bor konsantrasyonlarının 2-3 kat daha yüksek olduğu görülmüştür.

Banuelos et al. (2003) Central California’nın batısında oluşan drenaj sularının yeniden kullanılması amacıyla bu topraklardan çıkan suların kalitesini geliştirmek için vejetatif bir yaklaşım yapmışlardır. İki yıllık arazi çalışması ile iki potansiyel yem bitkisi türünün yüksek tuz, bor ve selenyuma karşı dayanımları incelenmiştir. Topraktaki elektriksel iletkenlik ve bor değerleri deneme başlangıcından sonuna kadar yükselme göstermiş, selenyum değerinde ise herhangi bir değişim gözlemlenmemiştir. Toprakta yükselen tuz ve bor düzeyleri, düşük kalitedeki suların yeniden kullanılması durumunda zaman içinde iyileştirici önlemlerin alınması gerektiğini göstermiştir.

Ben-Gal and Shani (2003) kısıtlı yüksek borlu su ile sulanan domates bitkisinin su kullanımını ve verimini lizimetre denemeleri ile araştırmışlardır. Sulama sularının bor seviyeleri 0.02, 0.37 ve 0.74 mol/m3 olarak düzenlenmiştir. Yüksek bor ve kısıtlı su koşullarında domates bitkisinin veriminde ve su kullanım oranında düşüş olduğu görülmüştür.

Kesmez (2003) tuzluluk koşulunda domateste potasyumun meyve verimi, kalitesi ve su kullanımına etkileri üzerine bir çalışma yürütmüştür. Araştırma Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi seralarında yürütülmüştür. Çalışma sonucunda artan potasyum konsantrasyonuna karşılık meyve veriminde azalmalar olduğu gözlenmiştir.

Torun vd. (2003) borlu toprakta yetiştirilen arpada sürgündeki bor konsantrasyonları, yaprak semptomları ve verimdeki değişimleri inceledikleri bir çalışma yapmışlardır.

(23)

Çalışmada kullanılan arpa çeşitlerinin bazıları bora karşı oldukça hassasken, bir kısmının da oldukça toleranslı olduğu görülmüştür. Çalışmanın sonucunda tarla koşullarında bitkilerin bora karşı toleranslarının değerlendirilmesinde, sürgün ve yapraktaki bor konsantrasyonlarının sağlıklı bilgi vermediğini belirtmişlerdir.

Yeun-Kyu (2003) çayır bitkileri ve yoncanın tek başlarına ve karışım olarak depolanması sırasında borun (BO: kontrol, B1:0.2, B2:2.0, B3:6.0 ve B4:15.0 ppm) etkilerini araştırmak amacı ile bir çalışma yapmıştır. Sonuçlar, optimum bor uygulamasının (B2) depolama süresini uzattığını göstermiştir. Borun depolamadaki etkileri çayır bitkilerine göre yoncada daha iyi sonuç vermiştir. Toksik borun (B3 ve B4) her iki bitki türünde de verimi düşürdüğü belirlenmiştir.

Brennan and Adcock (2004) Güneybatı Avustralya’da arpa bitkisinde bor toksisitesini gözlemlemişlerdir. Sonuçta toprağın ilk 30 cm‘lik bölümündeki yüksek bor konsantrasyonunun bitkinin kuru madde oranını %10 oranında düşürdüğü görülmüştür.

Keleş vd. (2004) farklı su kaynakları ile sulanan bahçelerden aldıkları narenciye yapraklarının bor konsantrasyonları ile antioksidan birleşimlerinin ilişkilerini incelemişlerdir. Türkiye’nin borca zengin batı bölgesinde bulunan Nazilli’de yapılan çalışmada, portakal ağaçları yüksek miktarda bor içeren kanal suyu ile ve bor içeriği daha düşük olan sulama suyu ile sulanmıştır. Çalışmanın sonucunda, borca zengin su ile sulanan ağaçların yapraklarında, bor miktarı düşük sulama suyu ile sulanan ağaçların yapraklarına göre 10 kat daha fazla bor birikimi olduğu belirlenmiştir. Ayrıca yüksek miktardaki borun, bitkinin hücre membranı lipitlerine zarar verdiği de saptanmıştır.

Ünlükara (2004) domates bitkisinin farklı gelişme dönemlerinde tuzlu sulama suları ile yapılan sulamalara karşı tepkisini belirlemek amacı ile bir çalışma yapmış, konulara 2,5 ve 5,0 dS/m elektriksel iletkenlik değerine sahip tuzlu sular uygulanmıştır. Denemenin her iki yılında da sulama suyunda artan tuz konsantrasyonuna bağlı olarak verimde önemli miktarda düşüşler gözlenmiştir. Bununla birlikte fide döneminde verim azalması daha az olmuştur.

(24)

Rashid and Rafique (2005) bora karşı hassas olan genç ayçiçeği bitkilerinin bor gereksinimlerine dair diagnostik kriterlere göre tasarladıkları bir çalışma yapmışlardır.

Sera denemesi olarak yapılan çalışmada, borca fakir (0.23 ppm) topraklara uygulanan bor gübrelemesi ile bitkinin kuru madde oranında artış gözlenmiştir. 0–8 ppm arasında 6 bor düzeyi ile yapılan deneme sonucunda bitkilerdeki bor ihtiyacının bitki türüne, gelişme evresine, bitki bölümüne ve bitki yaşına göre değişim gösterdiği bildirilmiştir.

Subramani et al. (2005) Hindistan’ın Tamil Nadu Eyaleti Chittar Nehri Havzası’nda yer altı suyunun içme suyu olarak ve tarımsal amaçlar için kullanıma uygunluğunu araştırmışlardır, bu amaçla 2001 ve 2002 yıllarında çeşitli periyotlarda su örnekleri alarak EC, pH, anyon ve katyonlar ile diğer kimyasal parametrelerin analizlerini yapmışlardır. 2001 yılında alınan örneklerde ortalama değer 0.29 ppm, 2002 yılındaki ortalama değer ise 0.33 ppm olarak bulunmuştur. Alınan 25 örnekten yalnızca birinde bulunan değerin yarı hassas bitkiler için uygun olmadığı, 2 yılda alınan örneklerin tamamının bora karşı yarı hassas ve dayanıklı bitki türlerinde sulama suyu olarak kullanılabileceği belirtilmiştir.

Nabi et al. (2006) bordan yoksun toprakta yetişen dört tatlı biber çeşidi üzerinde bor gübrelemesi üzerine bir çalışma yapmışlardır. Deneme yapılan çeşitler sırası ile California wonder, Anahein, Narvala ve 2573’tür. 0–8 ppm arasında beş farklı oranda bor uygulaması, borik asit ile yapılmıştır. En yüksek kuru madde oranı 1 ppm bor gübrelemesi yapılan konudan elde edilirken, uygulanan bor oranının artışıyla bitkilerde kuru madde miktarında düşüşle sonuçlanan toksik etkiler görülmüştür.

Shouse et al. (2006) yaptıkları çalışmada sulanan alanlarda, bor ve tuzluluk değişiminde sığ taban suyunun etkilerini araştırmışlardır. Kaliforniya’da 60 ha’lık bir arazide yaptıkları 3 yıl süren bu çalışmada tuz ve bor konsantrasyonları izlenmiştir. Arazide tuz ve bor konsantrasyonlarının oldukça yakından ilişkili olduğu gözlenmiştir.

Konsantrasyonlarda gözlenen değişimlerin, tarla içerisinde toprak tekstüründeki değişimlerin bir sonucu olduğu belirtilmiştir. 3 yıl süren çalışma boyunca yıldan yıla ya da aynı yıl içerisinde ekilen bitkiye, çevre koşullarına ve sulama yöntemine bağlı olarak tarlada değişimler olmuştur.

(25)

3. MATERYAL VE YÖNTEM:

3.1 Materyal

3.1.1 Deneme yeri

Deneme, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi içerisinde yer alan Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü serasında yürütülmüştür. Denemenin yapıldığı seradan bir görünüm Şekil 3.1’de verilmiştir.

Şekil 3.1. Denemenin yürütüldüğü sera ve denemede kullanılan saksılar

3.1.2 Bitki özellikleri

Denemede biber çeşidi olarak Demre Sivrisi kullanılmıştır. Demre Sivrisi’nin bitki yapısı yüksek ve kuvvetlidir. Bitki boyu 70–75 cm olup çok dallıdır. Meyveler son derece gevrek, etli ve berrak koyu yeşil renklidir. Meyve boyu 18–20 cm civarında, meyveler uzun sivri ve konik şekillidir. Meyvelerin en büyük özelliği sap kısmının körüksüz ve acı olmasıdır. Fide dikiminden itibaren ilk hasat süresi 50–55 gün olup, hasat süresi uzundur. Nakliyeye elverişli bir çeşittir. İyi şartlarda dekara verimi ortalama

(26)

Denemede kullanılan fideler Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü serasından alınmıştır.

3.1.3 Denemede kullanılan toprak özellikleri

Denemede kullanılan toprak materyali, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi deneme tarlalarından 0–40 cm’lik toprak katmanı kazılarak alınmıştır. Toprak, hava kurusu hale geldikten sonra 2 mm’lik elekten geçirilerek doğal birim hacim ağırlığına uygun olacak şekilde plastik saksılara doldurulup biber fidelerinin dikimine hazır hale getirilmiştir.

Her saksıya 10’ar kg toprak doldurulmuştur. Deneme topraklarında tuzluluk problemi yoktur. Denemede kullanılan toprağın bazı fiziksel ve kimyasal özellikleri Çizelge 3.1’de verilmiştir.

Çizelge 3.1 Deneme topraklarının bazı fiziksel ve kimyasal özellikleri Tarla Kapasitesi

(%)

Solma Noktası (%)

Saturasyon (%)

Organik Madde (%)

25,91 13,98 46,00 1,79

Kum (%) Silt (%) Kil (%) BÜNYE

40,4 34,0 25,6 L (Tın)

EC

(dS/m) pH

Hacim Ağırlığı

(g/cm3)

Kireç (mg/L)

Bor (mg/L)

0,956 7,48 1,33 4,71 2,03

ERİYEBİLİR KATYONLAR ERİYEBİLİR ANYONLAR

Na+ K+ (Ca+Mg)++ (HCO3)- CL- SO4=

me/L me/100g me/L me/100g me/L me/100g me/L me/100g me/L me/100g me/L me/100g

1,00 0,046 0,76 0,035 8,00 0,368 4,80 0,220 1,30 0,060 3,66 0,168

(27)

3.1.4 Sulama suları

Çalışmada sulama suyu olarak Ankara şehir şebeke suyu kullanılmıştır. Bu suyun bor değeri 0.06 mg/L’dir.

Borlu sulama sularının hazırlanmasında borik asit kullanılmıştır. Hazırlanan 3000 mg/L’lik çözeltiden yeterli miktarlarda alınarak 25 L’lik bidonlarda bor değeri 1, 2, 4, 6 ve 10 mg/L olan sulama suları hazırlanmıştır.

Şekil 3.2 Biber hasatından bir görünüm

Her sulamadan önce saksılar tartılarak topraktaki su miktarını toprağın tarla kapasitesine ulaştıracak miktarlarda sulama suyu uygulaması yapılmıştır. Sulamada toprağın kullanılabilir su tutma kapasitesinin %50’si tüketildiğinde sulamaya başlanılması ilkesine özen gösterilmiştir.

(28)

3.2 Yöntem

3.2.1 Saksıların hazırlanmasında uygulanan yöntemler

Denemede kullanılmak üzere getirilen topraklar, 2 mm’lik elekten geçirildikten sonra hava kurusu hale gelinceye kadar kurutulmuştur. Saksıların tabanlarında drenajı sağlayan deliklere geçirgen tuğla parçaları yerleştirilerek sulama sırasında toprakların su ile birlikte dışarı akması önlenmiştir. Topraklar, homojenliği sağlamak amacı ile birçok defa iyice karıştırıldıktan sonra her saksıya 10’ar kg toprak doldurulmuştur. Hava kurusu halinde 10 kg gelen saksılara kontrollü olarak şebeke suyu uygulanmış, drene olması beklenmiş, toprak suyu dengeye geldikten sonra saksıların ağırlıkları tartılarak tarla kapasitesi değerleri 13 kg olarak belirlenmiştir.

3.2.2 Denemenin yürütülmesi

Çalışmada, biri şahit olmak üzere 6 farklı düzeyde bor konsantrasyonu (0.06, 1, 2, 4, 6 ve 10 mg/L) değerleri dikkate alınmıştır. Bu konsantrasyonlardan 0.06 mg/L, şehir şebeke suyu bor konsantrasyon değeri olup, denemede şahit konusunu oluşturmuştur.

Saksılarda 5 tekrarlı olarak yürütülen denemede toplam 6x5=30 adet saksı kullanılmıştır.

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü serasından alınan fideler, her saksıya birer adet olacak şekilde dikilmiş ve can suları verilmiştir.

Bor kaynağı olarak borik asit kullanılmıştır. Sulamalar ortalama yaklaşık 4–5 gün aralıkla yapılmıştır. Saksı ağırlıkları yaklaşık 11,5 kg’ın altına düştüğünde, ağırlıklar 13 kg’a tamamlanacak şekilde sulama yapılmıştır. Fidelerin tuttuğundan emin oluncaya kadar ilk birkaç sulama şehir şebeke suyu ile yapılmış, daha sonra deneme konularına uygun borlu sulama suları ile sulama uygulamalarına devam edilmiştir.

(29)

3.2.3 Toprak, su ve bitkide yapılan analizler

Çalışmada, sulamada kullanılan toprak, su ve bitkide aşağıdaki analizler yapılmıştır.

a. Toprak bünyesi: Bouyoucos (1951)’de belirtilen esaslara göre, hidrometre metodu ile belirlenmiştir.

b. Hacim ağırlığı: Yeşilsoy ve Güzeliş (1966)’da belirtilen esaslara göre silindir yöntemi ile belirlenmiştir.

c. Tarla kapasitesi: Anonymous (1954)’de belirtilen esaslara göre, poroz levhalı basınç aleti ile örneklerin doygun hale getirilip 1/3 atm basınç altında tutulmaları ile belirlenmiştir.

d. Devamlı solma yüzdesi: Anonymous (1954)’de belirtilen esaslara göre, poroz levhalı basınç aleti ile örneklerin doygun hale getirilip 15 atm basınç altında tutulmalarıyla belirlenmiştir.

e. Saturasyon yüzdesi: Anonymous (1954)’de belirtilen esaslara göre, saf su ilave edilerek doygun hale getirilen toprak örneklerinde, örnek ağırlığı ve harcanan su miktarından yararlanarak belirlenmiştir.

f. Toprak reaksiyonu (pH): Anonymous (1954)’de belirtilen esaslara göre, hazırlanan saturasyon çamurunda cam elektrotlu Beckman pHmetresi ile saptanmıştır.

g. Kireç (CaCO3): Allison ve Moodie (1965)’de belirtilen esaslara göre, volümertik kalsimetre ile bulunmuştur.

h. Organik madde: Anonymous (1954)’de belirtilen esaslara göre, Walkey- Black yönteminin modifikasyonu uygulanarak saptanmıştır.

i. Elektriksel iletkenlik: Ayyıldız (1992)’da belirtilen esaslara göre, saturasyon eriyiğinde elektriksel iletkenlik aleti ile belirlenmiştir.

j. Kalsiyum (Ca--) ve Mağnezyum (Mg--): Ayyıldız (1992)’da belirtilen esaslara göre, EDTA ile titrasyon yapılarak belirlenmiştir.

k. Sodyum (Na+) ve Potasyum (K-): Ayyıldız (1992)’da belirtilen esaslara göre, fleymfotometrik yöntemle belirlenmiştir.

(30)

l. Karbonat (CO3--

) ve Bikarbonat (HCO3-

): Ayyıldız (1992)’da belirtilen esaslara göre, karbonat için fenolfitaleyn, bikarbonat için metiloranj indikatörleri kullanılarak sülfirik asit ile titrasyon yapılarak belirlenmiştir.

m. Klor (Cl-): Ayyıldız (1992)’da belirtilen esaslara göre, potasyum kromat indikatörü kullanılarak gümüş nitrat ile titrasyon yapılarak belirlenmiştir.

n. Sülfat (SO4--

): Ayyıldız (1992)’da belirtilen esaslara göre, Baryumsülfat biçiminde çökeltme yöntemine göre saptanmıştır.

o. Meyvede bor analizi: ICP Cihazı ile ölçüm yapılmıştır.

p. Yaprakta bor analizi: ICP Cihazı ile ölçüm yapılmıştır.

q. Toprakta bor analizi: Akyol (1996)’ya göre Kolorimetrik Karmen yöntemi ile yapılmıştır.

3.2.4 Meyve verimi

Olgunluğa erişen meyveler hasat edilerek her saksı için ayrı ayrı meyve sayısı ve meyve ağırlığı değerleri kaydedilmiştir. Meyve ağırlıkları hassas terazide ölçülerek bulunmuştur. Verimle ilgili analizler yapılırken saksılardan hasat edilen meyveler hem ağırlıklarına göre g/saksı olarak hem de meyve sayılarına göre meyve sayısı/saksı olarak değerlendirmeye alınmıştır.

3.2.5 Meyve boyu ve çapı

Saksılardan hasat edilen meyvelerin boyları ve çapları, verim değerlerinde olduğu gibi saksılara göre ayrı ayrı ölçülerek kaydedilmiştir. Meyve boyları mezür yardımı ile ölçülürken, meyve çapı değerleri elektronik kumpas yardımı ile ölçülmüştür.

İstatistiksel analizlerde meyve boyu ve meyve çapı değerleri ayrı ayrı değerlendirmeye alınmıştır.

(31)

3.2.6 Değerlendirmede kullanılan istatistiksel yöntemler

Deneme sonuçlarının değerlendirilmesinde Varyans Analizi ve Duncan Testleri yapılmıştır. Bu analizler, MINITAB Paket Programı ile yapılmıştır.

Alınan sonuçlara göre Sönmez (1999)’da açıklandığı şekilde Microsoft Office Excel’de histogramlar oluşturulmuştur.

(32)

4. BULGULAR VE TARTIŞMA

4.1 Verim Değerleri

Deneme konularından alınan verim değerleri, yaş meyve ağırlıkları (g/saksı) ve meyve sayıları (adet/saksı) olmak üzere çizelge 4.1’de verilmiştir.

Çizelge 4.1 Konulara göre verim değerleri

Konular Tekrarlar

Meyve verimi (Yaş ağırlık)

g/saksı

Meyve verimi (Meyve sayısı)

adet/saksı

Şahit

1 64,62 5

2 50,19 4

3 54,70 5

4 112,80 8

5 95,95 9

1 ppm

1 100,00 10

2 83,10 8

3 113,68 10

4 70,19 5

5 62,07 5

2 ppm

1 78,34 6

2 95,37 8

3 76,48 6

4 78,94 9

5 70,24 7

4 ppm

1 104,06 8

2 107,67 8

3 67,12 6

4 76,18 7

5 59,55 6

6 ppm

1 23,52 2

2 56,20 6

3 61,36 7

4 71,84 5

5 68,09 9

10 ppm

1 29,58 4

2 68,42 9

3 80,15 7

4 42,44 4

5 55,07 8

(33)

4.1.1 Meyve verimi (Yaş ağırlık)

Denemede kullanılan Demre Sivrisi (Capsicum Annuum L.) bitkisinin yaş meyve verimine ait veriler, çizelge 4.2’de verilmiştir. Normal şehir suyu ile sulanan şahit parselden elde edilen verim değeri 75,65 g/saksı olurken, en yüksek verim değeri 85,81 g/saksı olarak 1 ppm (10 mgB/L) uygulanan konudan alınmıştır. En düşük verim değeri ise 55,13 g/saksı olarak 10 ppm borlu su uygulanan konudan alınmıştır (Şekil 4.1).

Çizelge 4.2 Yaş meyvede verim değerleri (g/saksı)

Meyve Verimi, g/saksı

Konular I II III IV V Ortalama

Oransal Verim

(%) Şahit 64,62 50,19 54,70 112,80 95,95 75,65 100 1 ppm 100,00 83,10 113,68 70,19 62,07 85,81 113 2 ppm 78,34 95,37 76,48 78,94 70,24 79,87 106 4 ppm 104,06 107,67 67,12 76,18 59,55 82,92 110 6 ppm 23,52 56,20 61,36 71,84 68,09 56,20 74

10 ppm 29,58 68,42 80,15 42,44 55,07 55,13 73

Çizelge 4.2’den de görüleceği üzere yaş meyve verim değerleri şahit saksılara göre oransal verim olarak konulara göre %73’e kadar düşmektedir. Çizelge 4.2’deki değerlerin histogramları Şekil 4.1’de verilmiştir. Şekilden, sulama suyunda artan bor konsantrasyonlarına karşılık azalan verim değerleri açıkça görülmektedir.

(34)

0,00 10,00 20,00 30,00 40,00 50,00 60,00 70,00 80,00 90,00 100,00

şahit 1 ppm 2 ppm 4 ppm 6 ppm 10 ppm bor konsantrasyonları

verim, g/saksı

Şekil 4.1 Deneme konularının yaş meyve verimine ağırlık yönünden etkileri

Yapılan varyans analizi sonucunda verimler arasında istatistiksel yönden %5 oranında bir farklılık olduğu saptanmıştır. Varyans analizi sonuçları Çizelge 4.3’de verilmiştir.

Çizelge 4.3 Meyve ağırlığı olarak meyve verimine ait varyans analizi değerleri Serbestlik

Derecesi

Kareler Toplamı

Kareler Ortalaması

Hesaplanan

F Değeri Olasılık

Verim 5 6954,9 1391,0 2,64

0,049

*(P<0,05) önemli

Hata 24 12666,4 527,8

Genel 29

* %5 oranında önemli

Verimler arasındaki farklılık Duncan testine tabi tutulduğunda, 0-6 ppm bor konsantrasyonlu sulama suları ile sulanan konulardaki verimler kendi içerisinde aynı gruba düşerken 10 ppm bor konsantrasyonundaki verim kendi içinde bir grup oluşturmuştur. Uygulanan sulama suyundaki bor konsantrasyonuna artışa karşılık verimde önemli kayıplar görülmeye başlanmıştır (Çizelge 4.4). Ancak burada 1-4 ppm

(35)

borlu sulama suyu uygulanan konulardan alınan verimlerin şahit parsele göre daha yüksek olması da dikkat çekicidir.

Çizelge 4.4 Meyve ağırlığı olarak meyve verimine ait Duncan Testi sonuçları

Konular Orijinal Sıra Testten Sonra Konular

Testten Sonra Oluşan Sıra

Şahit 75,65 1 ppm 85,81a

1 ppm 85,81 4 ppm 82,92a

2 ppm 79,87 2 ppm 79,87a

4 ppm 82,92 Şahit 75,65ab

6 ppm 56,20 6 ppm 56,20ab

10 ppm 55,13 10 ppm 55,13b

HKO = 527,8

4.1.2 Meyve verimi (Meyve Sayısı)

Hasat sonrası her saksıdan alınan verim değerleri, adet olarak Çizelge 4.5’te verilmiştir.

Meyve sayısı dikkate alındığında en yüksek verim, ortalama 7,6 adet/saksı değeri ile 1 ppm bor konsantrasyonlu sulama suyu ile sulanan konudan alınırken en düşük verim, ortalama 5,8 adet/saksı değeri ile 6 ppm bor konsantrasyonlu sulama suyu uygulanan konudan alınmıştır. Çizelge 4.4’teki değerler, Şekil 4.2’de histogram şeklinde görülebilmektedir. Histogramdan da görüleceği gibi uygulanan sulama suyunun içerdiği bor konsantrasyonu değerleri ile adet bazında alınan verim arasında doğrusal bir ilişki yoktur.

(36)

Çizelge 4.5 Yaş meyvede verim değerleri (adet/saksı)

Meyve Verimi, adet/saksı

Konular I II III IV V Ortalama

Oransal Verim

(%)

Şahit 5 4 5 8 9 6,2 100

1 ppm 10 8 10 5 5 7,6 123

2 ppm 6 8 6 9 7 7,2 116

4 ppm 8 8 6 7 6 7,0 113

6 ppm 2 6 7 5 9 5,8 94

10 ppm 4 9 7 4 8 6,4 103

Şekil 4.2 Deneme konularının yaş meyve verimine meyve adeti yönünden etkileri 0,0

1,0 2,0 3,0 4,0 5,0 6,0 7,0 8,0

şahit 1 ppm 2 ppm 4 ppm 6 ppm 10 ppm bor konsantrasyonları

verim, adet/saksı

(37)

Şahit parselle karşılaştırıldığında farklı bor konsantrasyonlu sulama suları ile sulanan konulardaki oransal verimlerde bir doğrusallık görülmemiştir. Şahitten sonra 1 ppm bor konsantrasyonlu sulama suyu ile sulanan konuda %123’lük ani bir artış görüldükten sonra, bu oransal verim değeri diğer konularda düzensiz giden bir düşüş göstermiştir.

Çizelge 4.6 Meyve adeti olarak meyve verimine ait varyans analizi değerleri Serbestlik

Derecesi

Kareler Toplamı

Kareler Ortalaması

Hesaplanan

F Değeri Olasılık

Verim 5 13,467 2,693 0,626ns 0,6834

Hata 24 103,200 4,300

Genel 29 116,667 4,023

ns: önemsiz

Konulardaki meyve adetleri baz alınarak yapılan varyans analizi sonuçlarına göre konular arasında istatistiksel açıdan önem teşkil edecek bir farklılığın olmadığı görülmüştür (Çizelge 4.6). Bu durumda Duncan Testi yapılmasına gerek duyulmamıştır.

4.2 Kalite Unsurları

4.2.1 Fiziksel kalite unsurları

Deneme konularının fiziksel kalite unsurlarından meyve boyu ve meyve çapı değerleri çizelge 4.7’de verilmiştir. Bu konulardaki istatistiksel analizler, çizelgede görülen değerler üzerinden yapılmıştır.

(38)

Çizelge 4.7 Konulara göre fiziksel kalite unsurları

Konular Tekrarlar Meyve boyu, cm Meyve çapı, mm

Şahit 1 17,124 13,80

2 14,528 18,80

3 15,850 16,72

4 15,088 17,21

5 16,530 14,16

1 ppm 1 15,713 17,00

2 17,894 17,38

3 15,470 14,42

4 15,363 16,86

5 15,577 13,08

2 ppm 1 13,845 14,60

2 13,394 17,11

3 15,221 16,17

4 17,040 16,76

5 16,000 15,64

4 ppm 1 14,832 17,67

2 15,340 16,56

3 14,778 15,95

4 14,506 12,67

5 15,177 14,57

6 ppm 1 16,030 16,00

2 16,016 15,60

3 15,504 13,79

4 16,710 18,60

5 12,823 13,00

10 ppm 1 13,940 11,88

2 11,336 15,28

3 13,393 16,93

4 14,678 14,88

5 11,741 13,80

4.2.1.1 Meyve boyu

Demre Sivrisi’nin konulara göre ortalama meyve boylarına ait değerler çizelge 4.8’de verilmiştir. Çizelgeden de görüleceği gibi, ortalama meyve boyu, en yüksek 1 ppm bor konsantrasyonlu su uygulanan konuda 16,00 cm olurken, 13,02 cm olarak 10 ppm bor konsantrasyonlu su ile sulanan konuda en düşük değerini almıştır.

(39)

Çizelge 4.8 Konulara göre meyve boyu değerleri (cm)

Meyve boyu değerleri, cm

Konular I II III IV V Ortalama Oransal

değer(%) Şahit 17,124 14,528 15,850 15,088 16,530 15,824 100 1 ppm 15,713 17,894 15,470 15,363 15,577 16,003 101 2 ppm 13,845 13,394 15,221 17,040 16,000 15,100 95 4 ppm 14,832 15,340 14,778 14,506 15,177 14,927 94 6 ppm 16,030 16,016 15,504 16,710 12,823 15,417 97 10 ppm 13,940 11,336 13,393 14,678 11,741 13,018 82

0,000 2,000 4,000 6,000 8,000 10,000 12,000 14,000 16,000 18,000

şahit 1 ppm 2 ppm 4 ppm 6 ppm 10 ppm bor konsantrasyonları

ortalama meyve boyu değerleri, cm

Şekil 4.3 Deneme konularının meyve boyu değerlerine etkileri

Meyve boyu ölçümlerinde, Şekil 4.3’den de görüldüğü gibi, konularla doğru orantılı değerler alınamamıştır.

(40)

Meyve boyu değerlerinde 1 ppm bor konsantrasyonuna sahip konuda, şahit konuya göre

%101 oranında bir yükseliş oluşmuş, 2 ve 4 ppm’de ise sırası ile %95 ve %94 oranlarında düşüşler gözlenmiştir. 6 ppm’lik konuda gözlenen %97 oranındaki yükselişin ardından 10 ppm’lik konuda tekrar %82 oranında bir düşüş meydana gelmiştir.

Meyve boyları dikkate alınarak yapılan varyans analizinde %1 önem seviyesinde farklılıkların olduğu saptanmıştır (Çizelge 4.9).

Çizelge 4.9 Meyvelerin boylarına ait varyans analizi değerleri

Serbestlik Derecesi

Kareler Toplamı

Kareler Ortalaması

Hesaplanan F

Değeri Olasılık

Meyve boyu 5 28,954 5,791 3,88 0,010

**(P<0,01)

Hata 24 35,810 1,492

Genel 29 64,764

**: %1 düzeyinde önemli

Çizelge 4.10 Meyve boylarına ait Duncan Testi sonuçları

Konular Orijinal Sıra Testten Sonra

Konular

Testten Sonra Oluşan Sıra

Şahit 15,824 Şahit 15,824a

1 ppm 15,803 1 ppm 15,803a

2 ppm 15,100 6 ppm 15,417a

4 ppm 14,927 2 ppm 15,100a

6 ppm 15,417 4 ppm 14,927a

10 ppm 13,018 10 ppm 13,018b

HKO = 1,492

(41)

Meyve boyu değerleri, Duncan çoklu karşılaştırma testine tabi tutulduğunda, 10 ppm bor içeren sulama suyu ile sulanan konuda önemli farklılıklar olduğu görülmüştür.

Özellikle 0-6 ppm bor konsantrasyonundaki bitkiler aynı gruba dahil olurken, 10 ppm bor konsantrasyonundaki bitkiler kendi içinde bir grup oluşturmuştur (Çizelge 4.10).

Sonuç olarak, biber bitkisine uygulanan farklı konsantrasyonlarda bor içeren sulama sularının meyve boyu değerlerine 0-6 ppm arasında gözle görülür bir etki yapmadığı, 10 ppm bor konsantrasyonuna sahip sulama suyu ile sulanan bitkilerde ise gözle görülür bir azalma olduğu söylenebilir.

4.2.1.2 Meyve çapı

Konularda gözlenen ortalama meyve çapı değerleri Çizelge 4.11’de verilmiştir.

Ortalama meyve boyu değerlerinde olduğu gibi meyve çaplarında da düzenli bir düşüş ya da yükseliş görülmemiştir.

Çizelge 4.11 Konulara göre meyve çapı değerleri (mm)

Meyve çapı değerleri, mm

Konular I II III IV V Ortalama Oransal

değer(%) Şahit 13,80 18,80 16,72 17,21 14,16 16,13 100 1 ppm 17,00 17,38 14,42 16,86 13,08 15,74 97,6 2 ppm 14,60 17,11 16,17 16,76 15,64 16,05 99,5 4 ppm 17,67 16,56 15,95 12,67 14,57 15,48 96,0 6 ppm 16,00 15,60 13,79 18,60 13,00 15,39 95,4 10 ppm 11,88 15,28 16,93 14,88 13,80 14,55 90,2

(42)

Şekil 4.4’den de görüleceği gibi, 1 ppm bor konsantrasyonuna sahip sulama suyu ile sulanan konuda meyve çapında oluşan %97,6 oranındaki 39 mm’lik düşüşün ardından 2 ppm’de şahit konuya göre %99,5 oranında bir düşüş, 1 ppm’e göre ise %102 oranında bir yükseliş görülmüştür. Bunu takip eden 4 ppm’lik konudan itibaren yine bir düşüş gözlenmiştir.

Yapılan varyans analizinde meyve çapları arasında istatistiksel olarak önemli sayılabilecek ölçüde bir farklılığın olmadığı görülmüştür. Varyans analizi sonuçları Çizelge 4.12’de verilmiştir.

0 2 4 6 8 10 12 14 16 18

şahit 1 ppm 2 ppm 4 ppm 6 ppm 10 ppm

bor konsa ntra syonla rı

ortalama meyve çapı değerleri, mm

Şekil 4.4 Deneme konularının ortalama meyve çapı değerlerine etkileri

Çizelge 4.12 Meyvelerin çaplarına ait varyans analizi değerleri

Serbestlik Derecesi

Kareler Toplamı

Kareler Ortalaması

Hesaplanan F

Değeri Olasılık

Meyve çapı 5 8,297 1,659 0,47ns 0,792

Hata 24 84,112 3,505

Genel 29 92,409

ns: önemsiz

(43)

4.2.2 Kimyasal kalite unsurları

Deneme konularının kimyasal kalite unsurlarından meyvede, yaprakta ve toprakta oluşan bor birikim değerleri çizelge 4.13’de verilmiştir. Bu konulardaki istatistiksel analizler, tabloda görülen değerler üzerinden yapılmıştır.

Çizelge 4.13 Konulara göre kimyasal kalite unsurları

Konular Tekrarlar

Meyvede biriken bor miktarı, ppm

Yapraklarda biriken bor miktarı, ppm

Topraklarda biriken bor miktarı, ppm

Şahit

1 10,98 45,17 0,25

2 11,73 38,87 0,20

3 10,41 43,11 0,20

4 11,77 39,66 0,25

5 12,23 42,06 0,34

1 ppm

1 12,03 57,03 0,71

2 12,83 56,07 0,63

3 12,21 58,50 0,93

4 12,24 51,69 0,71

5 12,47 50,92 0,64

2 ppm

1 13,12 89,47 0,98

2 13,11 96,16 1,35

3 12,93 91,93 1,07

4 13,20 88,10 1,11

5 13,25 84,48 1,04

4 ppm

1 13,25 157,67 2,07

2 13,26 159,60 1,79

3 13,00 165,11 2,33

4 13,23 165,60 2,50

5 13,16 157,12 2,17

6 ppm

1 13,28 190,07 4,12

2 13,20 194,45 2,68

3 13,31 189,03 2,14

4 13,18 193,56 2,34

5 13,25 186,64 2,11

10 ppm

1 15,02 337,81 4,90

2 16,03 314,00 3,57

3 15,77 312,38 3,89

4 15,40 319,31 4,40

5 15,60 324,24 4,67

(44)

4.2.2.1 Meyvede biriken bor miktarı

Hasat sonrası konulardan alınan örnekler üzerinde ICP cihazı ile yapılan ölçümlerde meyvelerde biriken bor miktarları tespit edilmiştir. Bu değerlerle birlikte şahit konuya göre borlu sulama suları ile sulanan konular arasındaki oransal farklılıklar da Çizelge 4.14’te verilmiştir.

Normal şehir suyu ile sulanan şahit parselde ortalama 11,42 olan bor birikim değeri, 1 ppm bor konsantrasyonuna sahip sulama suyu ile sulanan parselde ortalama %108 oranında bir artış ile 12,36 ppm’e ulaşmıştır (Şekil 4.5). Devam eden konularda bu artış oranları sırası ile %114,9 - %115,4 - %115,9 ve %136,2 değerlerini almıştır.

Çizelge 4.14 Meyvelerde biriken bor miktarları (ppm)

Meyvede biriken bor miktarları (ppm)

Konular I II III IV V Ortalama Oransal

artış(%) Şahit 10,98 11,73 10,41 11,77 12,23 11,42 100 1 ppm 12,03 12,83 12,21 12,24 12,47 12,36 108 2 ppm 13,12 13,11 12,93 13,20 13,25 13,12 115 4 ppm 13,25 13,26 13,00 13,23 13,16 13,18 115 6 ppm 13,28 13,20 13,31 13,18 13,25 13,24 116

10 ppm 15,02 16,03 15,77 15,40 15,60 15,56 136

Elde edilen değerlerin, konulara uygulanan sulama suyu bor konsantrasyonundaki artışa paralel olarak yükseldiği gözlenmiştir. Ancak bu paralellik, konulara uygulanan sulama suyunun bor içeriğine göre düzgün seyretmemiştir. Sulama sularının bor konsantrasyonu değerindeki artışla birlikte, bor birikim oranındaki artış düşmüştür.

Bununla birlikte 2, 4 ve 6 ppm bor konsantrasyonuna sahip sulama suları ile sulanan konularda meyvelerde oluşan bor birikimlerinin birbirlerine oldukça yakın olması da

Referanslar

Benzer Belgeler

NiMH batarya sahip olduğu yapısal özelliği gereği (3 A/m 2 ) deşarj akımı ile deşarj karakteristiğini 10 birimlik (veya yüzdelik) bir aralığa enerji yoğun

Şekil 6.57 Hasta 8’in sağ ve sol eli için Fromentli ve Fromentsiz katılık ölçümlerinin son değerlerinin ilaç dozlarına göre karşılaştırmaları .....

Özellikle halkalı ve polimerik fosfazen türevleri, temel ve uygulamalı bilimlerde çok ilgi çekici inorganik bileşiklerdir (De Jaeger ve Gleria 1998). Bugüne kadar 5000’

Depolama süresince farklı düzeylerde SO 2 içeren kuru kayısılarda meydana gelen esmerleşme üzerine çalışmamızda incelenen faktörlerin etkisini belirlemek

Şekil 4.3-4.4’de parametresinin negatif değerlerinde ise, iki grafiğin kesiştiği noktaya kadarki ilk bölümde yeni elde edilen dağılımın daha büyük olasılık

Ağır metaller yoğunluğu 5 g/mL’den daha yüksek olan genellikle toksisite, ekotoksisite ve kirlilik ile ilişkilendirilen metal ve yarı metal grupları için kullanılan bir

Bu çalışma ile statik koşullarda, kayaların süreksizlik yüzeyleri arasında dolgu malzemesi olarak bulunan, farklı özelliklere sahip killerin, tek doygunluk derecesinde,

N-2- hidroksifenil salisilaldimin’in borik asit ile tepkimesinden sentezlenen dinükleer kompleks (X) (Yalçın vd. 2001), salisilaldehit ve 2-aminofenolün tepkimesinden