haben + zu / sein + zu
haben + zu
haben + zu: bir şeyi yapmak zorunda olmak, yapması gerekmek, -meli,
yapmaya izinli olmamak(müssen, sollen, nicht dürfen)
Du musst deine Hausaufgabe machen. Ev ödevini yapmalısın.
Du hast deine Hausaufgabe zu machen. Ev ödevini yapmalısın.
sein + zu
sein + zu : 1. Bir şeyin yapılabilmesi (können)
2. Bir şeyin yapılmasının zorunlu, gerekli olması, -meli / -malı,
yapılmasına izin verilmemesi (müssen, sollen, nicht dürfen)
Diese Handschrift kann nicht gelesen werden.
Diese Handschrift ist nicht zu lesen.
Bu el yazısı okunamıyor.
Diese Handschrift muss sofort gelesen werden.
Diese Handschrift ist sofort zu lesen.
Bu el yazısı derhal okunmak zorunda.
sein + zu yapısında können anlamı, yani bir şeyin olabilirliği, yapılabilirliği anlamı varsa, o zaman bu yapının anlamını aşağıda verilen diğer yapılarla da ifade edebiliriz:
können
1. Dieses Problem ist zu lösen. (sein + zu + mastar yapı)
2. Dieses Problem kann gelöst werden. (können ile Passiv cümle)
3. Man kann dieses Problem lösen. (man ve können ile Aktiv cümle)
4. Dieses Problem ist lösbar. (sein + -bar, -lich ekleriyle yapılan belirteçler)
5. Dieses Problem lässt sich lösen. (sich lassen + mastar yapı)
Bu problem çözülebilir.
sein + zu yapısında müssen, sollen, nicht dürfen anlamı, yani bir şeyin yapılmasının zorunlu, gerekli olması, yapılmasına izin verilmemesi anlamı varsa, aşağıdaki gibi de yapılabilir:
müssen
1. Dieses Problem ist sofort zu lösen. (sein + zu + mastar yapı)
2. Dieses Problem muss sofort gelöst werden. (müssen ile Passiv cümle)
3. Man muss dieses Problem sofort lösen. (man ve müssen ile Aktiv cümle) Bu problemin derhal çözülmesi gerekiyor.