• Sonuç bulunamadı

Çünkü Yenica miin mimarlarını sayarlarken Koca Kasımı koymamışlardır

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Çünkü Yenica miin mimarlarını sayarlarken Koca Kasımı koymamışlardır"

Copied!
4
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Büyük Türk mimarlarından Koca Sinandan sonra meşhur olarak mimar Davudu, Sultan Ahmet camii mimarı olan Mehmet Ağayı ve Koca Kasımı buluruz.

Kasım; Bağdat fatihi Dördüncü Muradın mimarbaşısıdır. Kasımın hayatta iken Üsküdar- da Karacaahmet mezarlığında yaptırdığı lâh- dinde de böyle yazılıdır.

Tarihleri tetkik edersek mimar Kasımın,

«1032 de mimarbaşı olduğunu, 1053 te azledilip yerine meremetçi Mustafanm geçtiğini ve Mus- tafanm mimarlık kabiliyeti görülmediği için üç ay sonra tekrar Kasımın mimarbaşı olduğunu, Sultan İbrahimin veziri Kara Mustafa Paşanın arkadaşı bulunduğu için siyasete karışması yü- zünden hapsedilip sürüldüğünü, Dördüncü Meh- medin valdesi Turhan Hatice Sultanın kâhyası olup 1070 de vefat ettiğini, memleketi Yanya olup Amasyalı Sadi Çelebinin azatlı bir kölesi olduğunu» görüyoruz.

Biz, Kasımın tarihinden ziyade bıraktığı e- serler üzerinde tetkikimizi yapalım ve burada, Kasım devrine giren bir kaç güzel san'at eserini gözden geçirelim.

Bu eserlerin mimarı şüphesiz ki Koca Ka- sımdır. Yalnız Kasım için halletmek istediğimiz, Eminönündeki (Yenicami) dir. Çünkü Yenica miin mimarlarını sayarlarken Koca Kasımı koymamışlardır. Yenicamiin uzun süren inşa- atında çalışmış olan mimarları-şu'suretle ayır- mışlardır:

1 — 1006 da temellerini mimar Davut atıp bir sene sonra öldüğünü..

2 — 1007 de tekrar Dalgıç Ahmet başlayıp (5) sene çalıştığını ve bundan sonra inşaatın 1070 e kadar durduğunu..

3 — Yenicamii ikmal eden Meremetçi mi- mar Mustafa olduğunu ve Koca Kasımın asla çalışmadığını..

Halbuki Yenicami gibi yüksek deha mahsu- lü olan çok ince ve kıymetli bir eser için Davut- tan sonra gelen Dalgıç Ahmet ve Meremetçi Mustafa gibi mimarların acaba daha başka yük- sek örneklerini bulabiliyor muyuz. Hayır..

Fakat Kasımın buluyoruz. Kasımın Yenica- mi gibi yüksek bir esere uyar ve ayar olan kıy- metli etütleri meydandadır. Kasımın plân ve motif güzelliğini gösteren içi zengin ve dış şe- killeri çok alımlı olan eserlerine bir kere baka- lım: (Bağdat ve Revan) kasırları ne mükemmel birer plândır. Üsküdardaki Çinili camiinin de umumî plân tertibatı (mektep, sebil ve darüi- hadisi bir arada toplu olarak) mimarî bir man- zumedir. Sonra Çinili camiinin yeşil çinilerinin zenginliği, mihrap ve minberlerinin çini ve oyma işleri çok harikulâdedir.

Meselâ Bağdat kasrının içi ile Yenicami mahfilinden bir oda içinin manzaralarını karşı- laştırırsak ayni mimar elinin hünerlerini bulu- ruz. [Yenicamiin vakfiye tarihinden alınmış olan bir yazıda da mimar Kasımın muavini olan Meremetçi Mustafa İle beraber çalıştığı

(2)
(3)
(4)

v a r d ı r ] . Sonra Üsküdardaki Çinilicamiinin umu- m î plân tertibatile beraber Y e n i c a m i i n e t r a f ı n ı sarmış olan o güzel müştemilâtının da ayni m i - m a r ı n m a r i f e t i olduğuna şüphe etmeyiz.

Bu yüksek T ü r k üstadın biraz karanlık olan tarihini, bıraktığı eserleri mukayese ve tetkik ederek biraz aydınlatabiliyoruz.

Revan kasrı

Şimdiki E r m e n i s t a n m payitahtı olan ( E r i - v a n ı n ) zaptı hatırası olarak 1045 (1635) de inşa edilmiştir. A y n i B a ğ d a t kasrı gibi sekiz köşe üze- rine girintili çıkıntılı plânı vardır. Y a l n ı z cep- hesi, köşeli ve dönüşlü olarak furuşlu olan genin saçakları ile, balkon ve şahnişlerile beraber yü- zü çini kaplı değerli bir eserdir.

Üsküdarda çinili cami Birinci A h m e d i n zevcesi ve Dördüncü Sul- t a n M u r a t ile İ b r a h i m i n valdesi Mahpeykev Sultan namına olarak 1050 (1640) de K o c a K a - sım t a r a f ı n d a n inşa edilmiştir. Cami içinin, m i h r a p ve duvar çinilerinin renk ve ziynet gü- zelliği, minberinin, m e h a r e t l e işlenmiş olan taş o y m a işleri çok san'atlidir.

Camiin dış şekli dört duvar üzerine bir kub-

be olarak çok sadedir. F a k a t umumî p l â n . t e r t i - batı fevkalâdedir.

Bağdat kasrı

B a ğ d a t f e t h i n i n tarihî hatırası olarak 1047 (1638) de inşa edilmiştir.

P l â n ı ; müsavi eb'atta sekiz köşe üzerine üstü kubbeli ve geniş saçakları da sütunlu r e v a k kıs- m ı n ı n üstlerini örter.

Dış yüzünün duvar etekleri levha halinde renkli mozaikla kaplı ve üst kısımları ise çi- nilidir. İ ç duvar ve kemerler de kubbe eteğine kadar kâmilen n e f i s çinilerle ziynetlidir. T a m duvar ortasında kuşak gibi dolaşan m a v i zemin üzerine beyaz renkte yazıları olan çiniden bir kitabe vardır.

Pencere, kapı ve höcere kanatları abanoz üzerine baga fildişi sedef kakmalıdır. İşlemeleri fevkalâdedir.

Çıkıntı kısımlar, balkon halindedir. T a v a n - ları ahşap olup kabartma şekilde çok ince iş- lenmiş v e nakışlanmıştır.

Girintili duvarların üç köşesinde üç m e t h a - li olup bir köşesinde de yaşmağı bakırdan, üzeri yaldızlı f e v k a l â d e musanna bir ocak vardır.

Kubbe altı kabartma sıva ile nakışlı ve ziynet- lidir.

Referanslar

Benzer Belgeler

hası bulunan matbaayı açmak üzere meşrutiyet Maarif nazırı Hakkı paşa ile maarife mensup zatler, rumî temmuzun 23 üne müsadif çarşamba günü matbaa kapısı

Ben şu leyalii hicranı zevk­ ler, safalar arasında, mest ve bîhuş olarak, bütün göz yaşla­ rımı içimde gizliyerek bir saa­ det için, bir ümit için,

Irak ’ta "Kasaidi Muhtar-ül Meşher ül - Türk-ül Muasır”, yani Çağdaş Türk Şiirinden Seçmeler kitabını bıraktım.. (Türkmen Türkçesinde ‘bıraktım

4 Oncocytes are caused by the metaplasia of the ductal epithelium of the seromucinous gland in response to chronic irritation and cigarette is the most common Rare Pathology of

Nasal type extranodal NK/T-cell lymphoma (ENKTCL), previously known as lethal midline granuloma is a rare type of lymphoma that typically causes destruction of the midface.. The

“Mediterráneo” karmasında da Türk ressam olarak katılan Aydoğdu, gele­ cek yıl Türkiye’de bir galeriyle anlaşa­ rak, ülkemizde açacağı sergileri gelecek on

Yılların sisleri içinden Kissinger, Hitchens’tan, bir sorumlu bul­ manın peşine düşmüş yeni bir gazeteci he­ veslisi olarak, Henry’nin Soğuk Savaş’ın ka­ zanılmasında,

Zâhidân eylediler şimdi terâvîhe kıyâm Ramazan hürmetine arkası mihrâbdadır Cümleye itse tasaddur yeri var şimdi imâm Câme-i nev keser erbâb-i tabiat Id'e Şikem