ATATÜRK DÖNEM SKÂN POLTKASI’NDA 2510 SAYILI KANUNUN YER VE ÖNEM
Muhammed SARI *
Özet
Atatürk döneminin iskân politikasnda 2510 sayl kanun önemli bir yer tutar. Bu döneme kadar- ki süreçte, plânsz ve düzensiz yürüyen iskân ileri, 1934 ylnda hazrlanan bu kanunla bir dü- zene girmeye balamtr. Bir taraftan memleket içerisindeki göçebe airetler, dier taraftan da-
rdan gelen göçmenler ve ülke içerisindeki topraksz durumdaki kiiler, bu kanunun dorudan doruya ilgilendii kesimler olmutur. Bu kanunla, bahsedilen kesimlerin ülke içerisinde plânl
bir ekilde iskân edilerek hem kültürel, hem sosyal, hem de ekonomik alanda homojen bir top- lum yaratlmaya çallmtr.
Anahtar Kelimeler
2510 Sayl Kanun, Muhacir, Mübâdele, Mülteci, Airet
THE PLACE AND IMPORTANCE OF THE LAW NUMBERED 2510 IN THE ATATÜRK’S PERIOD HOUSING POLICY
Abstract
The law numbered 2510 regarding the housing policy has an important place in Atatürk’s period. Until this period, the unplanned and irregular housing works started to be in order with
the law prepared in 1934. This law directly covered the following groups ;the nomadic tribes in the country, the emigrants from outside the state and landless people in the country. These groups were tried to settled with this law in a planned way and a homogeneous society was tried
to occur in an economic and social sphere.
Key Words
Law No. 2510, Emigrant, Exchange, Refugee, Tribe
* Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dal Atatürk lkeleri ve nklâp Tarihi Bilim dal Doktora Program
örencisi. [email protected]
GR
Lozan Antlamas ile balayan mübadele ve ardndan hükümetin yerletirmek zorunda kald içerideki kesimlerle birlikte yaklak 1.5 milyon kii, Cumhuriyet hükümetinin en çok zorland meselelerin banda gelmitir. Burada yaanan aksaklklar ve beraberinde kazanlan tecrübeler, iskân iinin bundan sonraki sü- reçte daha plânl ve sk bir biçimde yönetilmesi gereini ortaya çkarmt.
skân iinin düzenli bir ekilde baarya ulaabilmesi için, yerletirilecek olan insanlarn her eyden önce belli kültür düzeyini, sanatn, karakterini ve sonrada yerletirilecek olan yerin tabii ve ekonomik artlarn bilmenin yannda, bu artlara göre uygun olan iskân sisteminin de iyi seçilmi olmas1 gerekiyordu. Bu nedenle hükümet, daha önceden karlam olduu skntlara tekrar mâruz kalmamak amacyla bir kanun hazrlama gerei duymutur.
Bu kanunun hazrlanma gerekçesine bakldnda; ilk olarak 1933 ylndan iti- baren balayan d göçlerin büyük etkisi vardr. Ayrca bu göçler bizzat devlet tarafndan da desteklenmekteydi. Türkiye, darda kalan unsurlarn millî snrlar içinde toplamakta üç bakmdan fayda görmekteydi. Bunlar:2
1. Bo topraklarn iletmek ve nüfusunu çoaltmak.
2. çerideki unsurlar temsil etmek.
3. Darda ve bilhassa Balkanlarda kalan unsurlarn kurtarmaktr.
21 Haziran 1934 tarih ve 2510 sayl kanunun hazrlan gerekçelerinden biri de, ülke içerisinde mevcut olan büyük toprak parçalarnn ya kullanlmamakta olmas ya da toprak aalarnn elinde toplanm olmas sebebiyle toprak sorununa çözüm bulmaktr. Yine baka bir sebep ise, Dou ve Güneydou’da çkan çeitli isyanlarn zaten yeni kurulmu olan bir devletin rejim açsndan kskanç bir vazi- yet alarak onlarn muhtemel bir isyanlarnn önünü almaktr. Bu sebeple bu gibi kimseler yerlerinden alnarak baka yerlere nakledilirken, bunlarn yerine ise da- rdan gelen Türk unsuru yerletirilecekti. Nitekim mübadillerin kabulü ile bala- yan iskân sürecinde pek çok mübâdilin hiç meslei ya da yaad iklimle ilgisi olmayan yerlere iskân pek çok sknty da beraberinde getirmiti.
A. 2510 SAYILI KANUNUN HAZIRLANMASI VE BU KANUNUN HE- DEFLER
Lozan Antlamas’n müteakiben ülke içerisindeki felâketzede, harikzede ve
ark mültecileriyle, ülke dndan gelen muhacir, mübâdil ve mültecilerin iskân
zarureti karsnda bir Mübâdele, mâr ve skân Vekâleti kurulmutu. Bu vekâlet, çeitli skntlara mâruz kalm olan bu guruplarn evvela hayatlarnn temini nok- tasnda yarmda bulunmu, daha sonra ise geçimlerini salamak açsndan kanunî düzenlemeler yaplmt. Ancak bu düzenlemeler hem bu iin seyrinin çabukluk
1 eref Nuri, “Göçmenlerin Yurtlandrlmas”, Hakimiyet-i Milliye, 20 Temmuz 1935, Nu: 5020, s. 2.
2 Galip Pekel, “skân ve Muhaceret I”, Siyasî limler Mecmuas, S.83, Aralk 1938, s. 8.
arzetmesi, hem de parasal yetersizlikler yüzünden çeitli skntlarla kar karya kalnmtr. Bununla birlikte mübâdelenin bitmesinin ardndan yeni bir göç dalga- snn meydana gelmesi ve bunun yannda ülke içerisinde ve özellikle de Dou ve Güneydou vilayetlerinde çkan ayaklanmalar, hükümeti daha kapsaml bir iskân politikas izlemeye mecbur etmi ve bunun neticesinde de yeni bir iskân kanunu hazrlanmas çalmalarna balanmt.
1932 ylnda yeni bir iskân kanunu çalmalarna balanrken Mays 1932’de bu hususta bir layiha Meclis’e gönderilmiti. Bu lâyihada memleket çeitli iskân mn- tkalarna ayrlmaktayd. Bununla birlikte dardan gelecek muhacirler için kona- cak kabul artlar, iç iskânda çingene, göçebe, yörük ve airetlerin iskân meseleleri düünülmü, airetlerdeki beylik, aalk, eyhlik gibi tekilatlanmalar reddeden kaytlar konulmutu.3 Yaklak iki yl süren bu çalma Haziran 1934’e gelindii zaman eklini almaya balamt. Buna göre, iskân tekilat merkez ve vilâyet ol- mak üzere iki ksma ayrlmaktayd. Vilâyet tekilat seyyar olacak ve Bakanlar Kurulu’nun veya Dâhiliye Vekâleti’nin gösterecei yerlerde i görecekti. Merkez ve vilâyet tekilatlar yeni ve eski memurlardan alnacak uzman unsurlardan olu-
acakt.4 Bu çalmalar devam ederken skân Genel Müdürü Ali Galip Bey, yeni iskân kanununa göre iskân mntkalarn tespit için Dou illerine giderek incele- melerde bulunmutu.5 ncelemeler için özellikle Dou’nun seçilmi olmasnda buradaki airet yapsnn deitirilmesinin hedeflenmesinden kaynakland söy- lenebilir. Fakat bu iskân kanununu bu kadar dar bir çerçevede ele almak mümkün deildir. Yani kanunun etki alan sadece Dou’da yaayan halk deil, daha geni
bir çevreye uygun olarak belirlenmiti.
1934 tarihli iskân kanunu ükrü Kaya’nn ifade ettii gibi, dört ana derde çare bulmak gayesindeydi. Bunlar: nüfus, muhaceret, göçebelik ve toprak meselesi.
Nüfusun saysn artrmak nasl bir i ise, bu saydan istifade etmek ve onun say- sn çoaltmak da o kadar önemli bir iti. ç ve d göçleri düzenlemek, airet ve göçebe hayatna son vermek millî bünyemizi kemiren büyük mahzurlarn önüne geçilmesi yaplacak önemli ilerdendi.6 Ömer Celal’in ifadesiyle, 14 Haziran 1934 tarihli iskân kanunu Türk iskân siyasetinin bir dönüm noktasn, daha dorusu hakiki bir iskân siyasetinin temelini ve balangcn tekil etmekteydi. 7 Bu tarihe kadar gelii güzel ve plânsz olarak yaplan iskân ileri bu kanunla ekonomik, sosyal ve ulusal gaye- ler gözeten uurlu bir siyasetin çerçevesine girmiti. Bu sebeple, iç ve d birçok meseleden sonra normal bir sistem altnda millî bünyemizi koruyarak, nüfusun kemiyet ve keyfiyet itibaryla daha iyi bir duruma getirmek hedeflenmitir. Bunun için ise, nüfusun en bata daha homojen bir yapya kavuturulmas açsndan is- kân iinin hangi kesimleri kapsad yönünde maddeler yazlmt.
3 Cumhuriyet, 5 Mays 1932, Nu: 2859, s. 3.
4 Hâkimiyet-i Milliye, 1 Temmuz 1934, Nu: 4647, s. 5.
5 Akam, 23 Austos 1934, Nu: 5701, s.2.
6 Zeki Mesut, “Mühim Bir Kanun”, Hâkimiyet-i Milliye, 22 Haziran 1934, Nu: 4638, s.1.
7 Ömer Celal, Ziraat ve Sanayi Siyaseti, Arkada Matbaas, stanbul 1934, s.102.
Bu amaçla ilk önce muhacir ve mültecinin tanmlar yaplm ve bunlarn ka- bul artlar belirlenmiti: “Türkiye’de yerlemek maksadyla dardan, tek veya toplu gelmek isteyen Türk soyundan meskûn veya göçebe fertler ve airetler ve Türk kültürüne bal meskûn kimseler, bu kanunun hükümlerine göre Dâhiliye vekilliinin emriyle kabul olunurlar. Bunlara (muhacir) denir. Türkiye’de yerlemek maksadyla olmayp bir zaruret haliyle geçici olarak oturmak üzere snanlara (mülteci) denir. Mülteciler, Türkiye’de yerlemek isterler ve bunu yaz ile bulunduklar yerin hükümetine bildirirler ise muhacir muamelesi görürler. Öbür mülteciler için vatandalk kanunu hükümleri tatbik olunur.”8 Demek suretiyle öncelikle bu guruplar arasndaki kargaalk ortadan kaldrlmaya çallmtr. Bundan sonra ise anaristlerle casuslar, göçebe çingeneleri, memleket dna çkarlm olanlar, Türk kültürüne bal olmayanlar ve Türkiye’ye hicret edemeyecekler arasnda görmekteydi. Mülteciler arasnda ise bu gibi kimselerden olmayanlar, Türkiye’ye yerlemek isterlerse ve yaz ile bulunduklar hükümetin yetkilisine bunu bildirirlerse muhacir ilemi göreceklerdi.9 Burada görüldüü üze- re ülke güvenlii ön plana alnarak böyle bir madde hazrlanmt.
2510 sayl kanun, ayn zamanda geni miktarda ve ana dilleri Türkçe olan, Türk soyundan bulunan muhacirlerin, Türkiye’ye gelmelerini ve yerlemelerini temin ediyordu. Göç aknnn, Bulgaristan, Yugoslavya ve Romanya’dan geni
ölçekli bir yapda balam olmas dahi, mazinin tasfiyesine doru atlan büyük bir adm ve gayret10 olarak görülmekteydi. Bunun için, mübâdele döneminde yaan- m olan ailelerin farkl yerlere yerletirilmesi ve bunun ardndan ailedeki parça- lanmalar ortadan kaldrlmak istenmitir. Bilhassa bu sebebe dayanarak ailelerin iskân alanlarndan firarnn önüne geçilmesi büyük bir ehemmiyet arz etmekteydi.
Bu kanunda, ailelerin parçalanmas ve firarlarnn önüne geçmek için; kar ve kocann bir aile olarak iskân edilecei, evlenmemi çocuklar, çocuksuz erkek ve kadn dullar, ana ve baba ile veya bunlardan sa olan ile birlikte iskân görecekleri, anasz ve babasz torunlar dede ve büyük analaryla veya bunlardan sa olanyla birlikte iskân edilecekleri ancak torunlarn hisselerinin tapuda kendi adlarna yaz- laca ile anasz ve babasz çocuklarn birlikte bulunduu ve yaad kan, civar ve yakn akrabalaryla birlikte yerletirilecei ve bunlarn da hisselerinin tapuda ken- di adlarna yazlaca belirtilmiti. Yine, evli çocuklar ve evli torunlarn, bal ba- na bir aile olarak iskân görecekleri; Türk muhacir ve mülteciler hsm ve akrabala- rnn bulunduklar yerde iskân olunacaklar belirtiliyordu.11
1934 tarihli bu kanunun hedeflemi olduu en önemli kitlelerden birisi de, çe-
itli isyanlar sebebiyle Dou ve Güneydou’dan iç bölgelere ve Bat vilâyetlerine gönderilenlerin terk etmi olduu mallarla ilgili olmutur. Buna göre; hükümetçe naklettirilenler veya istekleriyle göç edenler bir yl içinde eski yerlerindeki menkul
8 T.B.M.M. Zabt Ceridesi, Devre: IV, çtima: III, C. XXIII, Ankara 1934, s.142.
9 H. Nuri, skân ve Muhaceret, (Yaynevi yok), stanbul 1934, s.8.
10 Age., s.24.
11 T.B.M.M. Zabt Ceridesi, Devre: IV, çtima: III, C. XXIII, s.146.; Düstur, 3. Tertip, C. XV, Ankara 1934, s.1162-1163.; skân Kanunu, Maarif Vekâleti Derleme Müdürlüü Yayn, stanbul 1934, s.14.
ve gayrimenkul mallarn tasfiye etmeye mecburdular. Bu müddet içinde tasfiye etmeyenlerin menkul ve gayrimenkul mallar devletçe tasfiye olunacakt. Bunlar- dan isteyenler gayrimenkullerine karlk hükümetten istihkak mazbatas alabile- cek, bu takdirde bahsedilen gayrimenkullerin mülkiyeti tam olarak devlete geçe- cekti.12 Bunun yannda Balkanlardan ve dier yerlerden gelecek olan muhacirlerin zorluk çkarlmadan kabul edilmesi amaçland için bunlara vergi kolayl da getirilmiti. Örnein 25 Ekim 1935 tarihinde kabul edilen 2837 sayl kanunla 21.6.1934 tarihinden evvel gelen muhacir ve mülteciler hiç bir harç ve vergiye tabi tutulmakszn, bu kanunun yürürlüe girdii tarihten itibaren iki sene içinde ka- nunî mevzuata göre nüfus kütüüne kaydolunacakt. Yaplacak olan müracaatlar
ilgili memurlar bu müddet içinde neticelendirmeye mecburdular.13 Bu kanunun çkarlmasyla birlikte yaplan çalmalarda nüfus mntkalar oluturulmu, hü- kümet çeitli yardmlar yaparak muhacir, mülteci v.b. guruplar topraa balama- ya çalm ve bunun yannda iskân iinin nasl yaplaca ve bundaki hedefler belirlenmiti. Çünkü bundan önce uygulanm olan iskân faaliyetlerinde karla- lan olumsuzluklar bertaraf etmenin ancak geni kapsaml bir iskân kanunuyla mümkün olaca anlalmt.
1- Nüfus Mntkalar Oluturma
Kültür ve nüfus siyaseti açsndan büyük bir önem tayan 2510 sayl kanu- nun, uygulanmas yönündeki çalmalarn en önemli ksmn; hangi nüfusun nere- lerde ve nasl yerletirileceinin tespit edilerek, bunun haricinde bir yerletirmenin yaplmamas anlamna gelen nüfus mntkalar oluturmak olmutur. Millî hars ve medeniyetimize temessülü matlup olan nüfus kütleleriyle temsil kudretini haiz olan nüfus anasrnn konu vaziyetleri ve iskân ve ikameti gerek maddî erait, gerek millî bünyemizin korunmas noktasndan mahzurlu olan mahallerin ayrlmas lüzumu nazara alnarak mem- leket dâhilinde14 1934 tarihli iskân kanununa göre Türkiye, iskân bakmndan üç çeit mntkaya ayrlmt:15
1 numaral mntkalar: Türk kültürlü nüfusun younluu istenilen yerlerdir.
2 numaral mntkalar: Türk kültürünü temsili istenilen nüfusun, nakil ve is- kânna ayrlan yerlerdir.
3 numaral mntkalar: Yer, shhat, iktisat, kültür, siyaset, askerlik ve güvenlik sebepleriyle boaltlmas istenilen ve iskân ve ikâmeti yasak edilen yerlerdir.
Görüldüü üzere 1934 tarihli iskân kanunu ülkeyi üç bölgeye ayryordu. Bir numaral bölgede Türkçe konuan, Türk kültürü ve milletinden olanlar oturuyor- du. Bu bölge, ülkenin herhangi bir ksmndan ve dardan göçmen alabilirdi. kin- ci bölge, Türklükleri kültür ve dil bakmndan güçlendirilmesi gereken insanlar
12 skân Kanunu, s.18-19.
13 skân Hakkndaki 2510 Sayl Kanuna Ek Kanun, T.C. Bavekâlet Neriyat Müdürlüü Yayn, Ankara 1935, s.1.
14 T.B.M.M. Zabt Ceridesi, Devre: IV, çtima: III, C. XXIII, (skân Kanunu Muvakkat Encümen Mazbatas), s.3.
15 T.B.M.M. Zabt Ceridesi, Devre: IV, çtima: III, C. XXIII, s.142.; Cumhuriyet, 8 Temmuz 1934, Nu: 3653, s.2,
kapsyordu. Üçüncü bölge, güvenlik gerekçeleriyle her türlü sivil yerleime kapal
alanlar olarak tasarlanmt.16 Açkças bu kanunla, herkesin kendi düüncesine uygun olarak veya gelii güzel yurdun neresinde olursa olsun bir yuva kurmas- na, daha aç dank yerlemelerine devlet göz yummuyordu.17 1934 ylnda bu kanun çkarlrken bir taraftan da Türk kültürlü muhacirlerin yurt dndan göç etmeleri onlar 1 numaral mntkalara yerletirmek isteyen hükümetin de iini kolaylatrmt. Çünkü ülke içerisinde bir iç iskân ayr bir masraf ve toplumsal gailelere sebep olaca gibi çok uzun bir süreç gerektirirdi. Bunun yerine zaten iskân edilme lüzumu karsnda bulunan bu muhacirlerin hem de Türk kültürüne sahip vaziyette bulunmalar bulunmaz bir nimetti. Zaten hükümetin öncelikli amac da ana dili Türkçe olmayan nüfusun datlmas ve bu sayede kültür birli-
inin salanmasyd.
Bu sebepledir ki, 1 numaral mntkalara: yeniden hiçbir airetin veya göçebe- nin sokulmasna, Türk kültürüne bal olmayan hiç bir ferdin yeniden yerlemesi- ne ve mntkalarn eski yerlilerinden olsa bile, Türk kültürüne bal olmayan hiç bir kimsenin göç etmesine izin verileyecekti. Bu mntkalarda soyca Türk olup, dilini unutmu veya ihmal etmi bulunan köyler ve airetler efrad, ahalisi Türk kültürüne bal köyler ile nahiye, kaza ve vilâyet merkezleri civarna yerletirile- cekti. Ayrca bu mntkalarda, 1914’ten önce yerleip ana dili Türkçe olan ve I.
Dünya Sava ve Millî Mücadele’de mntka darsndaki vilâyetlere gelmi ve bu kanunun yürürlüe giriine kadar hiç bir iskân yardm görmemi bulunanlarn eski yurtlarna gelmeleri ve yerlemeleri temin olunacakt. Böylece dardan gele- cek Türk kültürlü muhacirler iklim ve yaay artlarna uygunluu göz önünde tutularak, bu mntkalara alnp yerletirilecekti.18 Nitekim bu kanunla çeitli aile- ler yerlerinden alnmak suretiyle 2.168 ailede 11.716 nüfus çeitli vilayetlere nakle- dilmiti.19 Bu yerletirme sonucunda ise asrlardan beri devam etmi olan airet usulü ebediyen lavedilmi ve zararl etkileri ortadan kaldrlm olacakt.20 Bu sayede pek çok isyann da önüne geçilmi olunacaktr.
Gerek içeride ve gerekse dardan gelenlerin iskân ile edinilmi tecrübelerin ardndan bu kanunla zararl tesirlerinden çekinilen bir ksm kiilerin de memleke- timize iskân edilemeyecekleri yönünde karar alnmt. Buna göre;21
a.Türk kültürüne bal olmayanlar, b. Anaristler,
c. Casuslar,
ç. Göçebe çingeneler,
16 Kemal Kiriçi, Gareth M. Wnrow, Kürt Sorunu Kökeni ve Geliimi, (Çeviren: Ahmet Fethi), Tarih Vakf Yurt Yaynlar, stanbul 1997, s.103.
17 T.B.M.M. Zabt Ceridesi, Devre: IV, çtima: III, C. XXIII, (skân Kanunu Muvakkat Encümen Mazbatas), s.8.; Düstur, 3. Tertip, C.
XV, s.1156.
18 skân Kanunu, s.9-10.
19 Geçen Yllarda Yaplan ve Gelecek Yllarda Yaplacak Olan ler Hülasas, Dahiliye Vekâleti Yayn, Ankara 1938, s.100.
20 H. Nuri, Age., s.11.
21 T.B.M.M. Zabt Ceridesi, Devre: IV, çtima: III, C. XXIII, s.142.
d. Memleket dna çkarlm olanlar, Türkiye’ye muhacir olarak alnamazlar- d.
Bu kanundaki çalmalardan birisi de Türk kültürüne mensup olmayan gu- ruplarn ayr birer kasaba ya da köy gibi yerleim yeri kurmalar ya da bu gibi yerlerde çounlukta bulunmalarnn önüne geçilmesi yönünde olmutur. Kanu- nun 11. maddesine göre; anadili Türkçe olmayanlardan toplu olmak üzere yeni- den köy ve mahalle, içi ve sanatç kümesi kurulmas veya bu gibi kimselerin bir köyü, bir mahalleyi, bir ii veya bir sanat kendi soydalarna mahsus klmalar
yasak edilmiti. Bunun yannda, kasaba ve ehirlerde yerleen yabanclarn says
belediye snrlar içindeki nüfus miktarnn yüzde onunu geçemez ve ayr mahalle kuramazlard.22 Yine ayn maddeye göre, Türk kültürüne bal olmayanlar veya Türk kültürüne bal olup da Türkçeden baka dil konuanlar hakknda kültürel, askerî, siyasî, içtimaî ve inzibatî sebeplerle Bakanlar Kurulu kararyla, Dâhiliye Vekili lüzumlu görülen tedbirleri almaa mecburdu. Toptan olmamak artyla baka yerlere nakil ve vatandalktan çkarma da bu tedbirler içindeydi. Ayrca kasabalarda ve ehirlerde yerleen yabanclarn belediye snr içindeki bütün nü- fus tutarna oran yüzde onu geçemez ve ayr mahalle kuramazlard.23 Bu kanun- da “Türk kültürüne ait olmama ve Türkçe konumama” ifadeleri büyük ölçüde Kürtle- re ve Araplara iaret etmek için kullanlyordu.24
Aslnda bu kanunda hükümetin teklifinde, gezginci çingenelerin ve Türk kül- türüne bal olmayan göçebelerin Türk kültürlü köylerimize birer aile olarak yer- letirilmesi yazlm ise de, maksat bunlarn süratle ana dillerini unutmas, Türk- lerle karmas olduundan büyük köylerde bir mahallede veya birebirine komu ve kolaylkla toplanr bir yerde olmamak artyla oturtulmalarnda saknca görül- memitir. Bunlarn yerletirildikleri srada birbirine komu olmamalarna ve sk görümelerine meydan verecek surette, yakn kalmamalarna dikkat etmek, bu maksad temin edeceinden serpitirme yolu uygun görülmütü.25 Burada devlet, çeitli sebeplerle yurda gelenleri ta Türk kültüründe iyice eriyip Türklük içinde hamur oluncaya kadar gözü önünde tutmak istemitir. Ancak yllar geçip de artk Türk kültüründe yorulmu ve bir kaç kuak sonra evlenme ve birbirine kayna- ma yoluyla ayrlk kalmam olunca, nüfus yaylm mntkalarnda deiiklik ya- plmas gerei ortaya çkacandan bu deiikliklerin yaplmas, çileri Bakanl- na verilmiti.26 2510 sayl yasann 7. maddesi de, bu dorultuda “bir tek dil konu-
an, ayn düünen ve hisseden bir millet” yaratmay amaçlyordu. Bu bakmdan Türk
rkndan olan göçmenlere iskâna kapal alanlar dnda istedikleri yere yerleme
22 H. Nuri, Age., s.19.
23 T.B.M.M. Zabt Ceridesi, Devre: IV, çtima: III, C. XXIII, s.144.; Düstur, 3. Tertip, C. XV, s.1159.
24 Kemal Kiriçi, Gareth M. Wnrow, Age., s.103.
25 T.B.M.M. Zabt Ceridesi, Devre: IV, çtima: III, C. XXIII, (skân Kanunu Muvakkat Encümen Mazbatas), s.10.; Düstur, 3. Tertip, C. XV, s.1158.
26 T.B.M.M. Zabt Ceridesi, Devre: IV, çtima: III, C. XXIII, (skân Kanunu Muvakkat Encümen Mazbatas), s.9.; Düstur, 3. Tertip, C.
XV, s.1156-1157.
hakk tanrken, dier göçmenlerin iskânn hükümetin düzenlemesine brakmt.
Uygulama safhasan geçildiine ise baz Kürtler Türkiye’nin Batsna, baz Türkler de, Douda geleneksel olarak Kürtlerin oturduu alana yerletirildi.27 Bu sayede devlet istedii ekilde bir nüfus mntkas oluturarak muhtemel bir bakaldrnn da önü alnm oluyordu.
Nitekim yasann 13. maddesinin son fkrasnda “Türk rkndan olmayanlarn serpitirme suretiyle köylere ve ayr mahalle ve küme tekil etmeyecek ekilde kasaba ve
ehirlere iskân mecburidir.”28 Denilerek yeni yerleim yerlerinde bu guruplarn hü- kümetin icraatlarna yönelik veyahut da baka sebeplerle isyan v.b. faaliyetlerinin önüne geçilmesi açsndan önemli bir adm atlm oluyordu. dare makinemizde bir ailenin bu kanuna göre yuvasndan sökülüp atlabilmesi için karakol komutannn (…bunlarn bu köyden veya bu kasabadan baka yerlere nefyi icap eder…) demesi kâfi bir sebep addedilebilir.29 eklinde eletiriye urayan maddesinde ayrca hükümetçe iskân edilen muhacir ve mülteciler, en az on yl süreyle yerletirildikleri yerde oturmaya mecburdular. Bu amaçla göçebe ve gezginci çingenelerin göçebelie ve gezgincilie dönmelerine müsaade olunmayacak, bunlardan bu maksatla iskân yerlerini terk edenler, yerletirildikleri yere geri gönderileceklerdi.30 Bu ekilde iskânn süreklilii salanm olacak, ülke içerisindeki yer deitirmeler ve göçebe- liklere son verilmi olacaktr.
Bundan sonra ise kanunun baz maddeleri zamann artlarna göre deitiril- mi fakat, bu kanunun özüne dokunulmamtr. lk olarak 18 Kasm 1935 tarihinde kabul edilen 2848 numaral kanunla 2510 sayl kanunun baz maddeleri deiti- rilmiti. Buna göre; Türkiye’de Türk kültürüne ballk dolaysyla nüfus oturu ve yaylnn bu kanuna uygun olarak Bakanlar Kurulu’nca yaplacak bir programa göre düzeltilmesi, Dahiliye ve Shhat ve çtimaî Muâvenet Vekilliine verilmiti.31 Yine bu kanunda deitirilen bir dier madde de, iskân mntka alanlarnn tespiti idi. Yine bu kanunla da iskân mntkalar üçe ayrlm fakat ufak baz deiiklikler yaplmt. Buna göre bu i Bakanlar Kurulu karanna braklmt.32 Bu kanun ve bundan sonraki deiikliklerde hükümetin amac Türk kültürüne uyum salam
ve onu benimsemi homojen bir nüfus yaratmakt. Tabii burada nüfusun artrl- mas ve bu sayede de özellikle savalar sebebiyle azalan ve topraklar ilenmeyen bir ülkenin ekonomik olarak kalkndrlmas en büyük amaçlar arasnda saylabi- lir. Bu sebeple hükümet özellikle dardan gelen muhacirleri, boaltlan yerlere ve iletilmesi hedeflenen bo topraklara yerletirerek onlara her türlü yardm, imkân
dairesinde yapmay vaat etmiti.
27 Kemal Kiriçi, Gareth M. Wnrow, Age., s.104.
28 Uur Mumcu, Kürt Dosyas, Um:ag Vakf Yaynlar, stanbul 2005, s.68.
29 A. Atakbek, skân Kanunu ve Hakszlklar, (Yaynevi yok), stanbul 1946, s.8.
30 Naci Kökdemir, Eski ve Yeni Toprak, skân Hükümleri ve Uygulama Klavuzu, (Yaynevi yok), Ankara 1952, s.57.; Düstur, 3.
Tertip, C. XV, s.1165-1166.
31 Düstur, 3. Tertip, C.XVII, Ankara 1936, s.28.
32 skân Kanununun Baz Maddelerinin Deitirilmesine Dair Kanun, Bavekâlet Matbaas, Ankara 1935, s.1.
2- Muhacirler çin Hükümet Yardm
Bilindii gibi bu kanun 1932 ylnda hazrlanmaya balanrken, sadece belli bir gurubun slah ya da, çeitli yerlere serpitirilmesi deil, bunun yannda dardan gelecek olan muhacirleri de en iyi ekilde iskân etmeyi amaçlamt. Bu sebeple de ilk olarak onlarn geliinde baz kolaylklarn tannmas da bu kanunun içeriinde yer alacakt.
1934 ylnda muhacirlerin gelmeye balamasyla birlikte onlarla ilgili çeitli düzenlemelerde yaplmaktayd. Bunlardan biri de muhacir ve mültecilerin getire- cei mallarn gümrük vergisinden muaf tutulmasyla ilgiliydi. Kanuna göre mu- hacirler getirdikleri mallar hakknda gümrüe bir beyanname vereceklerdi. stan- bul piyasasnda toptan fiyatlara göre takdir edilecek 6 bin liralk ziraî ve 12 bin liralk ticarî mal gümrüksüz girecekti.33 Bunda hükümetin gelecek olan muhacirle- re yardm söz konusu edilmi ve bu yönde admlar atlmaya çallmt. Roman- ya ve Bulgaristan’dan ve dier memleketlerden iskân kanununun yürürlüe giri
tarihi olan 21 Haziran 1934 tarihine kadar yurdumuza gelmi muhacirlerden he- nüz ev ve dier ihtiyaçlar temin edilmemi bulunan muhacirlerle önümüzdeki senelerde gelecek muhacirlere yaplacak kanuni yardm eklini ve tespit edilecek kararlarn tatbik suretini görümek üzere Mart 1938’de bir komisyon tekil olun- mutu. skân Genel Müdürü bakanlnda oluan komisyon, birkaç toplant
yapmt. Bu toplantlarda o tarihe kadar gelen muhacirlere yaplan yardmlar ve yaplmas zaruri bulunan yardmlar hakknda skân Genel Müdürü’nün yapt
açklama dinlenmi, serbest iskân suretiyle yurdumuza gelmek isteyen muhacirler için tatbik edilen ekiller ile kanunen yaplmas lazm gelen yardm ekli üzerinde görüülmü ve bu hususta kararlar alnmt. Alnan kararlar skân Genel Müdür- lüü tarafndan hazrlanacak bir kanun projesi ile temin edilecek ve bu proje iskân kanununun baz maddelerini deitirecekti.
Alnan kararlara göre herhangi bir suretle Türkiye’ye gelen ve kabul edilen muhacirlerin getirecekleri çift hayvanlarna (Hükümetin yardm ettii adet dâhi- lindekilere) prim verilmesi ve bunlarn üç sene müddetle saym vergisinden muaf tutulmas imkân altna alnmt. Komisyon primi bir çift hayvan manda, öküz, inek için her ba adna 25 lira, beygire 35 lira, araba için 20 lira, bir pulluk için 5 lira prim verilecekti.34 Gelmi ve gelecek olan muhacirlerin hepsine ev yaptrlmas
komisyonca çok mühim görülmütü. Romanya’dan getirilen muhacirler hariç olmak üzere, iskân kanununa dayanarak Bulgaristan ve dier yerlerden gelen muhacirlere yalnz, kereste, kiremit, cam ve hrdavat gibi muhacirler tarafndan tedarik imkân bulunmayan ina malzemesinin verilmesi ve usta tedariki ile evle- rinin muhacirler tarafndan skân Genel Müdürlüü’nün talimat dairesinde yapt- rlmas temin olunacakt. Romanya’dan getirilen muhacirlere yine eskisi gibi ev
33 Son posta, 12 Mart 1934, Nu: 1305, s.3.
34 skan Mevzuat, Shhat ve çtimaî Muavenet Vekaleti skan Umum Müdürlüü Yayn, Ankara 1936, s.258.; B.C.A.; 30.10/
123.880.1; Düstur, 3. Tertip, C. XV, s.1163.
yaptrlacak ve dier yerlerden gelen muhacirlere hükümetin lüzum gördüü yerlerde yine ev yaptrmaya devam olunacakt.35 Gerçekten de hükümet muhacir- lerin iskân iine büyük önem vermekte ve onlar hzla üretici duruma getirmeye çalmaktayd. Nitekim hükümet, çiftçi ve muhacirlerin yardma muhtaç olmala- rndan dolay, buday koruma kanununa göre alnm olan budaylardan bir milyonluk kadarnn datlmas kararlatrlmtr36. Bu nedenle muhacirlere yar- dm yönündeki en büyük çalma ve ilk çalma ise 2510 sayl kanunun hazrlan- mas ve yürürlüe konmas olmutu.
Atatürk’ün 1 Kasm 1936 ylnda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Beinci Dönem, kinci toplanma yln açarken yapt konumasnda da ülkemize gelen muhacirlerin yerletirilmesi ve onlara yaplan yardmlarla ilgili konumasnda
“Anavatana yeni kavuan vatandalarmzn iskân balca ilerimizdendir. Göçmenleri iyi yerletirmek ve süratle üretici klmak için onlar yeterli derecede donatmaya çalyoruz.
Aldmz neticeler ümit vericidir. Bu millî meseleye tahsis edebildiimiz vasta derecesin- de, fakat ara vermeksizin devam edeceiz.”37 diyerek, muhacirlerin iskânna verdii önem ve ayn zamanda bu iskân adeta millî bir mesele olarak kabul etmesi, iin ciddiyetini ortaya koymaktadr. Zaten kanunun 17 ve 18. maddeleri muhacirlere yaplacak yardmlar hakkndayd.
2510 sayl kanunun 17. ve 18. maddeleri gereince gelecek göçmenlere kendi- leri tarafndan ev yaplmak üzere arsa verilmesi veya inaatta kendileri çaltrl- mak üzere inaat malzemesi veya ev verilmesi gerekiyordu. Fakat gelecek olan göçmenler pek yoksul olduklar için kendilerine arsa verilse dahi ev yaptracak maddi kudrete sahip deillerdi. Bu sebeple de onlarn perian vaziyete dümeleri de kaçnlmaz olacakt. Bir dier öneri olan hükümetin ev yaptrmas ise, devletin de para sknts çekmesi sebebiyle böyle bir yükün altndan kalmas da mümkün deildi. O sebeple de kendileri de yaplarda çaltrlmak üzere hükümet tarafn- dan inaat malzemesinin verilmesi uygun görülmütü.38 Neticede gelecek olan muhacirlere kendileri inaatlarda çalmalar artyla inaat malzemesi verilmesi kararlatrlm ve bundan da inaat masraflarnda %30’luk bir tasarruf salanm- t. Ancak gelmi ve gelmekte olan göçmen aileleri arasnda kadn, çocuk, ihtiyar, hasta, sakat gibi bizzat yap ilerinde çalamayacak birçok kii vard. Bunun ya- nnda, ortalama her aile içinde 1-2 kiinin çalabilecei kabul edilse dahi yap
ilerine almam olan bu acemi kiilerle yaplarn belli bir müddet ve plân dâhi- linde yaplmas mümkün deildi. Yine her yere inaat malzemesi belirli miktarda datm ve inaat sahiplerine teslimi ii de pek zor gözükmekteydi. Bu nedenlerle Shhat ve çtimaî Muâvenet Vekâleti bu kiilerde azami surette içi olarak istifade
artyla eskiden beri yapld üzere evlerin hükümet tarafndan yaptrlmas gere-
35 Ekekon, 8 Mart 1938, Nu: 534-138, s.4.
36 T.B.M.M. Arivi, Kayt No:1/1181, Dosya No: 2661.
37 Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, C.I, Atatürk Aratrma Merkezi Yayn, Ankara 1997, s.406.
38 B.C.A.; 30.10/ 123.880.1.; Düstur, 3. Tertip, C. XV, s.1163.
ine inanmaktayd. Bütçede en mühim toplam tekil eden bu yap ilerinin ks- men tasarrufu temin etmek için plânlama ve inaat malzemesi miktarnda tadilât yapmay tercih etmiti.39 Bu sayede hükümet iskân iini daha düzenli bir çalma- ya balamt. Ayrca bu kanunla birlikte iskân iinin ne ekilde ve nasl olaca da belli esaslara balanmakta ve yine bu iin hükümet yardm ile olaca da saptan- maktayd.
Nitekim Dâhiliye Vekâleti, iskân kanununun tatbikini kolaylatrmak amacy- la Eylül 1934 tarihinde bir talimatname hazrlayarak vilayetlere göndermiti. Ta- limatnameye göre; iskân, muhacirlerin huduttan girmesiyle balayarak, yerleti- rildii yerde hakk olan yaplarn ve topraklarn tapularyla beraber teslim edilme- si ve üretim vastalarnn ve bir yllk yiyeceklerinin verilmesiyle bitmekteydi. Hü- kümetten iskân istemeyen muhacirlere iskân ad altnda hiçbir yardm yaplmaya- cakt. Yalnz bunlardan hükümetin göstermi olduu yere gitmi olanlara tam hak ettikleri miktarda toprak verilecekti. Hükümetten tam iskân isteyen veya toprak isteyen muhacirler hükümetin gösterdii yere gitmeye ve orada yurt tutmaya mecbur olacaklard. Türk rkndan bulunan muhacirler tercihen akrabalarnn bulunduklar yerlere yer olmad takdirde en yakn yere iskân edileceklerdi. Türk olan muhacirlerden bir köyden olanlar yine bir köye iskân edileceklerdi. Türk kültürüne bal olup da Türkçe’den baka dil konuanlar serbest iskân isteyeme- yecekler ve hükümetin gösterdii yerde iskân olunacaklard. Bunlar iskân edildik- leri yerleri terk edemeyecekler, iki defa terk edenler vatandalktan çkarlp snr d edilecekti. Bunlar kendi soylar olan kendi dilleriyle konuan köy ve mahalle- lere iskân edilmeyerek, Türk köylerine ve mahallelerine iskân edileceklerdi.40 Bu- nunla birlikte, hükümetçe naklolunanlardan ve kendi kendine gelen muhacir ve mültecilerden ihtiyaçsz olanlara ve serbest iskân isteyen bütün muhacir ve mülte- cilere hükümet masraf yapmayacakt. Ancak imkân olan yerlerde bunlara toprak, ev yeri, ba ve meyvelik yeri verilecek, masraflar kendi taraflarndan ödenmek
artyla, nakil vastalar, yatacak yer, yiyecek, içecek ve yakacak hükümet tarafn- dan temin olunacakt.41 Ayrca skân kanunu gereince mübadillere, gayri müba- dillere ve göçebelere verilmi olan ev ve tarlalarla ziraat ve sanat alet edevat bede- linden borçlu kalanlarn borçlar 1934 ylnda affedilmiti. Borçlanma suretiyle iskân edilenlerin ödeme müddetleri sekiz seneden yirmi sekiz seneye çkarlm ve bunlar pein ödemek isteyenlerin de borçlarnn yarsnn affedilecei bildirilmi- ti.42 Bu çalmalaryla hükümet Türk topraklarn muhacirler için bir cazibe merke- zi haline getirmeye çalmaktayd.
Hükümet bu ekilde iskânl olarak gelmek isteyenlerin yannda iskâna tabi olmayp, kendi imkânlaryla yerlemek isteyen yani serbest iskâna tabi olmak
39 B.C.A.; 30.10/ 123.880.1.
40 Hâkimiyet-i Milliye, 14 Eylül 1934, Nu: 4722, s.3.
41 skân Kanunu, s.13.
42 Vakit, 11 Austos 1934, Nu: 5960, s.3,
isteyenler için de çeitli kolaylklar salamt. Hükümetten yardm istememek
artyla Türkiye’ye serbest gelmek isteyenler iki ksma ayrlmt. Bunlardan birin- cisi; d memleketlerdeki soydalarmz içinde emlâk ve servet sahibi olanlard. Bu gibi kimselerin gerek menkul ve gayrimenkul mallarnn tasfiyesi neticesinde elde ettikleri servetlerini, gerekse bankalardaki nakit paralarn memleketimize serbest- çe getirememeleri ve karlnda mal getirdikleri takdirde 2510 sayl kanunun 32.
maddesi gereince getirecekleri bu mallarn gümrük vergisine tabi tutulmas, bu gibi varlkl kiilerin Türkiye’ye gelmelerine önemli bir engel oluturmaktayd. Bu sebeple böyle varlkl kiilerin memleketimize gelmelerini temin ve d memleket- lerde maruz kaldklar basklar dolaysyla günden güne zaafa urayan bu vatan- dalarmz kurtarmak için bu gibi kiilere, 2510 sayl kanunun 31. maddesindeki gümrük muafiyetinin verilmesi kararlatrlmt.43 kinci ksmdakileri ise, yine hükümetten yardm talep etmemek ve ancak muhaceret hak ve sfatndan istifade etmek maksadyla kendi bana gelmek isteyenlerdi. Bu suretle gelmesi ve göçmen vizesi verilmesi kabul edilen kiilerin pek çoklar Türkiye’ye geldikleri günden itibaren, hükümetten yardm istemeye balamlard. skân hâricinde kalanlarn memlekete gelmek için bu ekli tercih etmeleri sebebiyle, bu suretle müracaat edenlerin mali durumlarnn yaplacak bir talimatname ile tespiti ve taahhütlerini yerine getirebilecekleri anlalanlarn kabul edilmesi kararlatrlmt.44 Çünkü bu
ekildeki yanltmalar hükümetin izlemi olduu plânl bir yardm çalmasn
sekteye uratabilirdi. Bu kargaalk ise hükümetin bir an evvel toprakla har neir olmasn istedii bu muhacirlerin perian bir vaziyete dümelerine sebep olurdu ki, bu da uzun uralar sonunda hazrlanm olan bu kanunun ve neticesinde hükümetin büyük bir baarszl olabilirdi. Bu nedenle hükümet gelen muhacir- leri veya ülke içerisinde olup da gezgin bir vaziyette bulunan kiileri toplayarak onlara toprak vermi ve bu sayede onlar topraa balayp hem ekonomik açdan hem de sosyal açdan kazançl çkmay hedeflemitir.
3- Muhaciri Topraa Balama
1934 ylnda çkarlacak olan iskân kanununun çözüm getirecei meselelerden biri de, hiç üphesiz toprakla ilgiliydi. Gerçektende iskân ilerini zorlatran mese- lelerden biri de tapusuz zannedilen arazi üzerinde bir zaman sonra bakasnn hak iddia etmesiydi. Çok kez görülen bu olaylarda sahipsiz arazi, muhacirler tarafn- dan mâmur hale getirildikten sonra, elinde tapusu olan baka bir kiinin eline geçmekte, bu durum yüzünden de düzenli bir iskân çalmas yaplamaz hale gelmekteydi.
Hakikaten muhacirlerin bulunduklar yerden göç etme nedenlerinin banda bu sebep yatyordu. Hatta aradan uzun yllar geçmesine karn, iskân edilenlerin
43 B.C.A.; 30.10/ 123.880.1.; Düstur, 3. Tertip, C. XV, s.1167.
44 B.C.A.; 30.10/ 123.880.1.
tümünün ya da bir bölümünün tapuya kavuturulamad köyler vard.45 Yine bu iin çok yava yürümesinin ardndan Suphi Nuri, bir hesapla bu iin bu ekilde, ancak 1800 senede tamamlanaca46 eklinde eletiride bulunmaktayd. Nitekim
çileri Bakan ükrü Kaya, bu meseleyle ilgili olarak öyle bir açklama yapm- t:“Devlet araziyi metruk arazi diye muhacire veriyor. Onlar da imâr ediyorlar. Sonra herhangi bir sahibi çkyor ve diyor ki bu benim mülkümdür. Tapusunu gösteriyor ve mu- haciri sokaa atyor.”47 te bu gibi olaylarn önüne geçmek ve yerletirilen muhacir- leri emniyetle topraklarna balamak, yeni köyler kurmak için yeni bir kanuna ihtiyaç duyulmutu. Bu sebeple hazrlanm olan 1934 tarihli kanun pek çok soru- nu da ortadan kaldrmay hedefliyordu. Fakat en önemli yan ise kanunun içeri-
inden ziyade uygulannda isabetli kararlar verilmesiydi.
Ömer Celal, 1934 tarihli iskân kanununun muvaffakiyetle sonuçlandrlabil- mesi için hükümetin yapmas gereken, ayn zamanda karlaaca zorluklar da içeren görüünde unlar söyler: “Bir kanun ne kadar akllca hazrlanrsa hazrlansn, iyi neticeler verebilmesi iyi tatbik edilmesine baldr. Bundan dolay iskân kanununun gözettii hedeflerin tahakkuk edebilmelerinin art, idare mekanizmasnn iyi ilemesidir.
Özellikle iskân mntkalarnn iyi seçilmesi, yerletirilenlere verilen arazinin geniliinin mntkalarn iktisadî ve tabii artlar göz önüne alnarak ihtiyaca uygun bir surette tayin edilmesi, yardmlarn vaktinde yaplmas ve ilerin sürüncemede kalmamas lazmdr. Ayn
zamanda iskânn hükümetimiz üzerine mühim bir malî yük yükledii de unutulmamal- dr.”48 Gerçekten de bir kanun ne kadar iyi olursa olsun, onun uygulanmasnda aksaklklar olursa bu kanunun iskân açsndan baar getirmedii gibi yeni sorun- lar da beraberinde getirmesi pek muhtemeldi. Bunun için kanunun çok iyi tatbik edilerek özellikle de gelen muhacirlere yeterli toprak verilerek onlarn iskân yerle- rine sahip çkarak, bu yerleri mâmur hale getirmeleri beklenmeliydi.
Buna istinaden hazrlanm olan muhacirlere toprak datm hakkndaki ta- limatnamenin 4. maddesinde; iskân mntkalarna gelen muhacirlere ve naklolu- nan kiilere veyahut topraa balandrlmalar icap eden yerli topraksz çiftçilere ve iskân olunacak airet fertlerine üç ay içerisinde toprak datlmas49 öngörül- mütü. Yine ayn talimatnamenin 15. maddesine göre; birinci mntkadaki muha- cirlere, mültecilere, airetlere ve naklolunan kiilere verilen topraklar ve yaplar parasz olduundan bu mntkada datlan evler ve topraklar hakknda borç se- nedi yaplmayacakt. Ancak, 1 numaral mntkada yerli topraksz çiftçilere verilen topraklar borçlanmaya tabi olduundan bunlar için borç senedi yaplacakt.50 Bu-
45 Cevat Geray, “Türkiye’de Göçmen Hareketleri ve Göçmenlerin Yerletirilmesi”, Amme daresi Dergisi, C.3, S.4, Aralk 1970, s.30.
46 Suphi Nuri leri, “Tapu ve Kadastro” ktisadi Yürüyü, S.42, Kasm 1945, s.13.
47 Akam, 22 ubat 1935, Nu: 5872, s.1.
48 Ömer Celal, age., s.107.
49 Muhacirlere, naklolunanlara, topraa muhtaç yerli çiftçilere ve airet fertlerine 2510 sayl kanuna göre verilecek ev ve topraklarn kaytlarna, temlik ve borçlanma muamelelerinin sureti cereyanna dair izahname, Shhat ve çtimaî Muâvenet Vekâleti skân Genel Müdürlüü Yayn, Ankara 1936, s.3.
50 Age., s.6.
nunla birlikte iskân edilenler verilen topraklarn su ve yol durumu göz önüne alnarak datmnn yaplmas istenmekteydi.
te bu noktada 2510 sayl iskân kanunun en önemli amaçlarndan olan mu- hacire toprak vermek ve ona gerekli alet ve edevat temin edildikten sonra muhaci- rin topraa balanmas, pek çok olumsuzluu da ortadan kaldracakt. Nitekim bu amaç encümen mazbatasnda: “Orta Anadolu’da bo yerler haylidir. Ancak kuraklk tehlikesi içinde bulunan bu ksmda sulama tertibat yapmadkça isabetli yerletirmeler yaplm saylamaz. kide bir yüz gösteren ve bazen yerlilere de gücü düündüren kuraklk burada yerletirmeler birinci derecede göz önünde tutulmas lâzm gelen bir etken bulun- maktadr. Bunun için buralarda yaplabilecek yerletirmelerde yerletirilenlere en az geçim verecek miktarda sulak toprak vermeyi düünmek mecburiyeti vardr.”51 Denilerek bu bölgenin genel vaziyeti izah edilmi ve buna göre de bir iskân politikasnn uygu- lanmas öngörülmütü. Bu amaç yine ayn mazbatada “…Ana yurt dnda kalm
soydalarmz artk içeri almak ve u geni topraklarmz üzerinde onlara yurt tutturmak tav gelince, iin kl çok deimi ve eldeki kanunlar bu büyük ii eksiksiz baaracak bir yolda olmad için, dört yann düzeltip toparlayacak bir kanun yaplmas gerekli görül- mütür.”52 Denilerek dank köyleri ve evleri toplamak, çöküntü, su basmas gibi tehlikeli ve bataklk ve azmaklk ve sazlk gibi shhatçe zararl yerlerden nüfusu- muzu korumak, (dilde, ekimde, kanda birlik)53 yapmak gibi mühim hedeflere ne kadar mümkün ise o kadar çabuk erimeyi plânlamlard.
Ayn suretle bu kanunla, dardan gelecek göçmenlerle içerideki göçebelerin topraa balanarak üretici duruma getirilmesi, millî kültürün yaylmas için bir taraftan dier tarafa göç ettirilecek olanlarn topraklandrlmas için devlete ait bulunan veyahut kamulatrlma yoluyla elde edilecek topraklarn datlmas
hususlarna ait hükümler konulmutu.54 Bunun için ise muhacirlerin en bata üre- tici duruma gelmesi açsndan onun topraklandrlmasna yönelik 2510 sayl ka- nunun içeriine uygun ekilde toprak datm yaplmaktayd. Buna göre; toprak- lar iyi, orta ve aa olarak snflandrlm, iki nüfuslu bir aileye iyi topraklardan en az 30 en çok 45, orta topraklardan en az 45 en çok 60, aa topraklardan ise en az 60, en çok 90 dekar datlmas kararlatrlmt. kiden fazla her nüfus için ise ilave toprak verilecekti. Bunun yannda, mezuniyet derecesine göre okumu olan- lara iki kata kadar toprak verilecekti.55 Bunun neticesinde 28.536 muhacir ve mül- teciye 1.151.690 dekar, naklolunan ahslardan 2.426 kiiye 149.021 dekar, toprakl
veya az toprakl yerli çiftçilerden 48.411 kiiye 1.517.235 dekar, 7.886 göçebeye ise 129.388 dekar toprak datm yaplmt.56 Bu topraklar ise ülke insannn huzur- suz bir kesâfet halinde kalmasn ve toprak sermayesinin belirli ellerde toplanma-
51 T.B.M.M. Zabt Ceridesi, Devre: IV, çtima: III, C. XXIII, (skân Kanunu Muvakkat Encümen Mazbatas), s.7.
52 Age., s.6.
53 Age., s.19.; Düstur, 3. Tertip, C. XV, s.1172-1173.
54 Ömer Lütfi Barkan, Türkiye’de Toprak Meselesi Toplu Eserler I, Gözlem Yaynlar, stanbul 1980, s.454.
55 Galip Pekel, “skân ve Muhaceret II”, Siyasî limler Mecmuas, S.84, Ocak 1939, s.39-40.
56 Ömer Lütfi Barkan, age., s.425.
sna57 engel olarak muhacirin topran asl sahibi olmas yönünde önemli bir adm tekil edecektir.
Muhacirlerin topraa balanmas yönünde en önemli maddelerden birisi bu kanunun 49-55. maddeleridir. Bu maddede muhacirlerin mülkiyet haklar koruna- rak onlarn mallar üzerindeki tasarruf haklarnn garantiye alnmas: “…Bugün yurdun birçok yerleri gözden geçirilirse yerletirilmi bulunan birçok muhacirlerin kendile- rine devlet tarafndan verilmi ve hatta tapuya balanm topraklarnn ellerinden alnd
ve kendilerinin yeni batan bir muhacerete maruz brakldklar ve hatta birçok köylerin tamamen ortadan kaldrld görülüyor. Bu hâl ekseriya ham topraklara yerletirilmi
bulunan muhacirlerin, üzerinden birçok yllar geçtikten ve bu yerleri tamamen imâr eyle- dikten sonra vukua gelmektedir ki, bu durum ayrca ie bir fecaat manzaras da vermekte- dir.”58 eklinde izah edilmi ve bu tür keyfi durumlarn önüne geçilmek istenmi- tir. te bu sayede de bu garanti gerçeklemi olacaktr.
Bütün bu maddelerin hedefinde ülkemize gelmi olan muhacirlerin bu toprak- lar benimseyerek kendi mal olarak kabul etmesi ve topra en iyi ekilde ileye- rek ülke ekonomisine katkda bulunmasyd. Tabii bunun hükümetin hedeflemi
olduu yönde ilerleyebilmesi ise ancak iskân iinde uygulamalarn belirli bir dü- zen içerisinde yürütülmesine balyd. Hükümetin hedefinde olan kesim ise Dou illerinde bulunan derebeyleri, Orta ve Bat Anadolu’da bulunan toprak aalar ile sermaye sahipleri tarafndan organize edilmi çiftlikler59 olup, bunlarn bir ekilde istimlâk edilerek halka datlmas amaçlanmtr.
Fakat unu da söylemek gerekir ki, bu dönemde çiftçinin topraklandrlmas
yönünde her ne kadar çaba sarfedilmise de baar salanamamtr. Bundaki en büyük sebep ise, aadan basknn gelmemi olmasnn yannda Türkiye’nin eko- nomik hayatn kontrol altnda tutan büyük arazi sahiplerinin kar koymalar
olmutur.60 Ancak, bu kanunun, nakil için ileri sürdüü esaslar, arad artlar ve nakle tabi tutulanlarn mallar hakknda uygulanacak muameleler birlikte göz önüne alnrsa, bunun da sosyal deiiklikleri hedef tutan geni ufuklu bir çk
noktas olduu anlalr.61 Bu açdan bu kanunun, iklim, ekonomi ve verim artla- ryla, arazisi geni olduu halde insan istediimizden az olan bölgelerimizde, yalnz göçmen suretiyle deil, yurt içinde arazi azlndan dalm ve dalmakta bulunan insanlar topraklara balamak, oralar millî gelir için birer kaynak haline getirmek62 hedefinde olduu söylenebilir.
57 Ömer Barkan, “Türkiye’de Toprak Meselesinin Tarihi Esaslar”, Ülkü Halkevleri Mecmuas, C.11, S.61, Mart 1938, s.52.
58 T.B.M.M. Zabt Ceridesi, Devre: IV, çtima: III, C. XXIII, (skân Kanunu Muvakkat Encümen Mazbatas), s.19.; Düstur, 3. Tertip, C. XV, s.1173-1174.
59 smail Hüsrev, “Türk Köylüsü Bir Toprak Reformu Bekliyor”, Kadro, S.18, Haziran 1933, s.22.
60 Ümit Doanay, “1923-1938 Döneminde Toprak Reformu Sorunu”, Atatürk Döneminin Ekonomik ve Toplumsal Tarihiyle lgili Sorunlar Sempozyumu, stanbul 1978, s.369.
61 Erdoan Baar, “Tarih Toprak Reformunu Hakl ve Mümkün Buluyor”, Sosyal Adalet, S.2, Mart 1963, s.7.
62 Tahsin Cokan, “Toprak Siyasasnn Sosyal Sonuçlar”, Ulus, 7 Terinievvel 1935, Nu: 5100, s.2.
4- Türk Kültürünü Hâkim Klma
Cumhuriyet hükümeti, Anadolu’nun dousunda ve batsnda yaayan bütün vatandalarn mütecanis ve yekpare bir vücut haline getirmek, onlar maddeten olduu gibi manen de homojen ve birlik içinde bir toplum yaratmak gayesindey- di.63 Ancak, Cumhuriyet’in ilk yllarna bu gayeye yönelik olarak yaplan çalma- larda baz çelikiler göze çarpar. Öyle ki, Türk unsuruna dâhil olmayan baz kiile- rin iskân kabul edilerek onlarn da Türk unsuruyla birlikte yaamlarn sürdürme- leri yönünde kararlar alnrken, baz kiiler de Türk kültürüne dâhil olmadklar
için ülke içerisine kabul edilmemilerdi.
1 Austos 1926 tarihli iskâna ait muhtraya göre, Türkiye Cumhuriyeti dâhi- linde yerlemek amacyla dardan tek tek veya toplu halde gelmek isteyenlerden;
Türk kültürüne dâhil olmayanlar, sirayet dönemindeki frengililer, askerî ve siyasî suçlar müstesna olmak üzere cinayetle mahkum olanlar, anaristler, casuslar, çingeneler, memleket dna çkarlm olanlardan bakas hükümetçe alnan ka- rarlara uygun yerlerde iskân olunabileceklerdi. Pomaklar, Bonaklar, Tatarlar Türk kültürüne dâhil kabul edilmekte ve önceden ülkemize gelerek tescil edilmi
olan Arnavutlarn darda kalan ailelerin kabulü hakkndaki müracaatlar da ye- rine getirilecekti.64 Fakat bu guruplarn yerletirilmi olmas çeitli sorunlar da beraberinde getirmitir. Hakikaten birçok köyler, asrlardan beri bu memlekete gelmekte olan muhacir kafilelerinin temsil edilmesini ve millî kültür ve iktisat içinde tekilatlanmasn güden uurlu bir siyaset takip edilmemi olmas, hatta nüfus mübadelesiyle açlan ve devam eden Türk rkndan muhacir akn ile de iskân siyasetimizin icap ettii gibi uurlandrlamam ve tekilatlandrlamam olma- s yüzünden ruhi danklklarn, yabanclklarn devam ettirmilerdi.65 Aslnda Temmuz 1923’te Srbistan-Bulgaristan yolu ile Türkiye snrna gelen 200 aileden oluan 1.200 Arnavut Türk rkndan olmamalar sebebiyle kabul edilmemiti. An- cak Müslüman Arnavutlarn, Bulgaristan snrlar içerisinde çok zor durumda kalmalar yüzünden bir defaya mahsus olmak üzere ve yurdun çeitli yerlerine datlmak artyla kabul edilmiti.66 Arnavutlar’dan baka Macarlar’dan da 1925 ylnda Türkiye’ye göç etmek isteyen bir gurup çkmt. Türkiye’nin Pete elçisi- nin bildirdiine göre; Türk hükümetinin ve Türk milletinin himayesine güven besleyen 120 Macar çiftçi ailesi Türkiye’ye göç etme arzusunda bulunmu ancak, Dileri Bakanl’nn görüü alnarak Türkiye’de ecnebi köyleri kurmaya imkân olmadndan bu istek kabul edilmemiti.67 Bu gibi uygulamalar Kürtler için de geçerli olmutur. Özellikle de isyana karan ve Türk kültürünü benimsememi
olan Kürtlere yönelik kanunlar çkarlm ve onlar da ülkenin Bat, ya da ç bölge-
63 Osman Halit, “Cumhuriyette Halk Terbiyesi”, Ülkü Halkevleri Mecmuas, C.2, S.10, kinci Terin 1933, s.293.
64 Naci Kökdemir, age., s.192-193.
65 Nusret Köymen, “Köycülük Programna Giri”, Ülkü Halkevleri Mecmuas, C.5, S.26, Nisan 1935, s.133.
66 Hikmet Öksüz, “kili likiler Çerçevesinde Balkan Ülkelerinden Türkiye’ye Göçler ve Göç Sonras skân Meselesi (1923-1938)”, Atatürk Dergisi, C.3, S.1, Mays 2000, s.186.
67 Agm., s.187.
lerine kaydrlarak Türk nüfusunun youn olduu yerlerde bu kültüre adapte olmalar salanmak istenmitir.
Bununla birlikte, Mübadele mâr ve skân Vekâleti’nden mntka müdürlükle- rine gönderilen bir yazda, memleketlerine gönderilmekte olan ark vilayetleri mültecilerinden sadece Kürtlerin gönderilmemesi ve Kürt olduklarndan dolay
gönderilmediklerinin kendilerine asla hissettirilmemesi önemle tavsiye olunmu- tu.68 Fakat böyle bir uygulama Türk kültürünü hakim klmaktan çok güvenlik sebebine dayanmaktadr. Bu sebeple ark mültecileri içerisinde Kürt unsuruna dâhil olanlar yerlerinde braklarak iskân edilmeye çallmtr. Bu sayede ise hem bir iç isyann önüne geçilmek istenmi, hem de bu kitlenin Türk kültürünü benim- semesi salanmak amaçlanmtr.
Bu dönemde bilhassa Dou’daki kötülüklerin banda emniyet ve asayii teh- dit eden hyânet ve ekâvet ocaklar vard. Nait Ulu’a göre, “halk esir gibi kulla- nan derebeylik ve toprak aalnn yannda bunlarn daha korkuncu olarak airet sistemi”
geliyordu. Bu sistem Kemalist rejim gözünde fiili bir isyan ve itaatsizlikten farkl
gözükmüyordu. Halkn tam hürriyet ve hakkn tanmayan ve reddeden bir du- rumu, bu rejimin kabul etmesi beklenemezdi. Bu sebeple de bu durumu ortadan kaldrmay gaye edinmiti.69 Bu gayeye vasl olmak için devletin tam tedbirler almas gerekiyordu. Bunun yannda airet sistemi ve airet gelenei yklmas da gerekliydi çünkü, bu sistemin tehlikesi airetlerin silahl olmasndan kaynaklan- yordu. Buradaki aalar ve seyitler buradan çkarlmas, suçlularn yakalanmas, topraksz ve aa elinde esir olan köylülere ya yerlerinde veyahut nakledilecekleri verimli yerlerde toprak verilmesi gibi tedbirler düünülmütü.70 Bu nedenle çka- rlm olan 2510 sayl yasayla bütün bu sorunlara çare bulunmas bekleniyordu.
Bunun yannda iç iskân ile megul olunurken dardan getirilecek olanlarn da mümkün mertebe Türk kültürünü benimsemi olmalar ve en azndan bir sanat sahibi olmalar hükümetin en önemli artlarndand.
Dardan getirilecek göçmenler hususunda Romanya ve Bulgaristan’daki çingenelerin hepsinin Türkiye’ye gelmesini dahi talep eden baz yetkililerin bu isteklerine kar hükümet, göçmen kabul edilecek çingenelerin ancak yerleik, hayvanclk ve ziraat-sanatla uraanlarn getirilmesini uygun görerek u görüle- ri ileri sürmütü: “…Bulgaristan’da yaayan Müslüman çingeneler vardr. Bunlar Türk- çeden baka dil bilmezler. Bulgarlar ise çingenelere siyasî hak vermek istemediklerinden çingene olamayanlara da bu ad takarak siyasî haktan mahrum brakmlard. Bulgaris- tan’da çingene denilen bu çalkan insanlar hayvanclk, ziraat ve ziraat sanatlar ilerinde çok ileri seviyedeydiler. Bu güne kadar bin bir ikence gördükleri halde Türklüklerini b- rakmamlar ve onunla iftihar etmilerdir. Bunlardan yerleik olanlarn alnmas ve yalnz
68 B.C.A.; 272.11/ 19.93.18.
69 Nait Ulu, Tunceli Medeniyete Açlyor, Cumhuriyet Matbaas, stanbul 1939, s.142.
70 Age., s.149.
gezginci olanlarn alnmamas uygun görülmütür.”71 Görüldüü üzere burada getiri- lecek olan çingenelerin hem Türk kültürüne ait olmalar hem de bir sanat sahibi olmalar art olarak benimsenmitir.
Gerçekten de Cumhuriyet dönemiyle birlikte millî devlet olma ve Türk kültü- ründen olan vatandalar yurt içinde toplama olarak nitelendirebileceimiz iskân çalmalar balamnda dardan göçler sürekli tevik edilmekteydi. Öyle ki bu durum bir ngiliz raporunda “Osmanllk reddedildiinden ve hilafet ykldndan beri, Türkiye’nin siyaseti Türk olmak ve Türk kazanmaktr.”72 eklinde ifade edilmitir. Bu- nun için ise en önemli adm, 2510 sayl kanun olmu ve bu kanunun 3. maddesine göre Türkiye’de yerlemek amacyla dardan tek tek veya toplu olarak gelmek isteyen Türk soyundan, meskûn veya göçebe airetler ve fertler ve Türk kültürüne bal meskun kimseler, çileri Bakanl’nn emriyle kabul edileceklerdi. Muhacir olarak adlandrlm olan bu gibi kimseler Yugoslavya, Romanya, Bulgaristan, Sovyet Rusya gibi ülkelerden gelen göçmenlerdi. Hükümet bunlarn Türkiye’ye gelmesini özellikle tevik etmiti. Bunlar Kürtlerin youn olarak yaad yere yerletirecek ve burann Türk kültürüne bal bir bölge olarak düzeltilmesini amaçlamt.73 Buna göre Cumhuriyet hükümetinin iskândaki amac, gerek yurt dndan gelen dank Türkleri toplayarak bu göçebe yaamna son vermek ve gerekse yurt içindeki Türk kültürüne yabanc kalm olanlar Türk büyük benliinde yerletirip eriterek bir karde ve yurtta varl74 yaratmakt.
Bu dönemin iskân hedefinin temelini oluturan ve Kütahya mebusu Nait Hakk’nn da dedii gibi, “Türk toplumsal varl, esasen kendisine yaktrmam oldu-
u bir tezat manzarasndan kurtulacak, dil, kültür ve ülkü birlii ile birbirine kaynam
olan milyonlarn arasnda velev ki pek azlkta olsa bu gayritabiilik tarihe intikal edecekti.”75 Aslnda burada en canl ve köklü düünce olarak yaplacak i, yerletirmenin bilgi yolunda yaplm olmas ile beraber binlerce yldan beri dönüp dolaan dank Türkleri topraklayarak artk bu göçebe yaayna bir son vermek ve kültür iini kökünden kesmek için açk ve kestirme kurallar konmutu. Bu durum 2510 sayl
kanunun encümen mazbatasnda açk ekilde ifade edilirken u görü öne sürül- mütü:
“Öteden beri Türk kültürüne uzak kalm olanlarn ülkede yerleerek onlara Türk kül- türünü benimsetmek için devletin yapaca iler bu kanunda açkça gösterilmitir. Türk bayrana gönül balamam iken Türk yurttaln, kanunun ona verdii her türlü hakla- r kullanmakta, onlar Türkiye Cumhuriyeti uygun göremezdi. Bunun içindir ki, bu gibile- ri Türk kültüründe eritmek ve onlar Türk olduklar için daha salam yurda balamak
71 Hüseyin Koca, Yakn Tarihten Günümüze Hükümetlerin Dou-Güneydou Anadolu Politikalar Umumî Müfettiliklerden Olaanüstü Hal Bölge Valiliine, Mikro Yaynevi, Konya 1998, s. 401.
72 H. Yldrm Aanolu, Osmanl’dan Cumhuriyete Balkanlarn Makûs Talihi Göç, Kum Saati Yayn, stanbul 2001, s.275.
73 Düstur, 3. Tertip, C. XV, s.1156-1157; smail Beikçi, Bilim Yöntemi Türkiye’deki Uygulama: I Kürtlerin Mecburi skân, Komal Yaynlar, stanbul 1977, s.134.
74 Uur Mumcu, age., s.60.
75 Ayn Tarihi, Temmuz 1934, Nu:7. s.71; T.B.M.M. Zabt Ceridesi, Devre:IV, çtima: III, C. XXIII, s.68.
yollarn, bu kanun göstermitir. Türkiye Cumhuriyeti Devletinde, Türküm diyen herkesin bu Türklüü Devlet için belli ve açk olmaldr.”76 Bunun için yaplan iki i vardr ki;
bunlardan birincisi iç iskân, ikincisi ise dardan getirilenlerin iskândr. Ancak bu sayede ortak bir kültür etrafnda toplanlabilecei düünülmütür. Nitekim 2510 sayl yasada da hem iç iskâna yönelik yani Dou’daki halkn nakledilmesi, hem de Bulgaristan, Yunanistan ve Yugoslavya gibi ülkelerden gelen nüfusun tevik edilmesine yönelik maddeler vard.
“Türk rkna mensup kiileri, Türk hudutlar ve Türk toplumu içinde toplamann Cumhuriyet nüfus siyasetinin ana hatlarndan biri” olduuna dikkat çeken Ahmet
ükrü, Milliyet Gazetesi’ndeki makalesinde nüfus ilerinin sadece dardan gelen muhacirleri nakletmek ii olmadn ve onlar, sknt çektirmeden üretici konuma getirmek gerektiini bildirdikten sonra nüfusa ilikin öyle demitir: “Bir memleket için nüfus meselesinin ve bilhassa ayn rktan oluan bir younluun ehemmiyetli olduu açktr. Türkiye hükümetinin kendi hudutlar dndaki rkdalarn her an düünmekte olduuna kaniiyiz. Bu kanaat anavatana gelmek isteyenlere en büyük tesellidir.”77 Gerçek- ten de bu dönemde Rumeli’den gelen muhacirler, yerletikleri yerlerde Müslüman olmayan nüfus kesimlerine kar, Anadolu’nun Müslüman nüfusunu oran olarak artrmlard. Bu durum, ileride yapmna çallan millî devlet düüncesinin ko- laylatrlmas demekti. Nitekim Cumhuriyet dönemindeki iskân çalmalarnda, muhacirlerin Türk kültürüne yaknlk ve yatknlklar göz önünde tutulmu ve Türk kültürlü muhacirler, millet oluumunda ve Türkleme çalmalarnda kulla- nlmlardr.78 Bunlarn ise Türk kültürünü benimsemelerinde bir zorluk olmam
zaten buna alkn olduklar için millîbir devlet kurulmas yönünde de azmsan- mayacak derecede katklar olmutur.
SONUÇ
Atatürk dönemi olarak ifade edilen 1923-1938 döneminin içerisinde önemli bir yer tutan 2510 sayl kanun ile, daha önce karlalm olan pek çok sorun, tama- men olmasa da büyük ölçüde ortadan kaldrlmtr. Bu kanunla birlikte ülke iskân mntkalarna ayrlmak suretiyle, bu iin tamamen devlet kontrolü altnda olmas
salanmtr. Bunun yannda, ekonomik, siyasal ve askerlik bakmlarndan mem- lekette nüfusun dal eklini deitirmek, bunun için de, topraksz çiftçileri daha verimli yerlere tamak büyük fayda salamtr.
Bu dönemde devleti uzun süre megul eden göçebe yaamn da önüne geçil- mek suretiyle bu yaam tarz içersinde olan kimselerin hem devlet ekonomisine hem de millî kültüre katklar salanmaya çallmtr. Bilhassa bu tür göçebe ya da muhacirlerin gelir gelmez topraklandrlmas hem onlarn iskân yerlerini
76 T.B.M.M. Zabt Ceridesi, Devre:IV, çtima: III, C. XXIII, (skân Kanunu Muvakkat Encümen Mazbatas), s.8.
77 Ahmet ükrü, “Muhaceret leri”, Milliyet, 14 Terinisani 1934, Nu: 3149, s.1.
78 Fikret Babu, Osmanl’dan Günümüze Etnik-Sosyal Politikalar Çerçevesinde Türkiye’de Göç ve skân Siyaseti ve Uygu- lamalar, Ozan Yaynlar, stanbul 2006, s.125.
mâmur hale getirmelerini, hem de devlete balanmalarn temin edecek önemli çalmalardandr. Buradan hareketle, bu kanunla birlikte, senelerdir süren iskân meselesi plânl bir hâle geliyor ve devletin güttüü hedefler de buna göre açklk kazanyordu. Bunun neticesinde; memleket içerisinde dal uygunluu, göçebe- lerin kaldrlmas, toprakszlara toprak verilmesi ve en önemlisi de millî kültürün benimsetilerek derinletirilmesi bu politikann her ne kadar eksiklikleri de olsa en mühim baarlarndandr.
KAYNAKÇA
A. Arivler
a. Babakanlk Cumhuriyet Arivi
-Muamelat Genel Müdürlüü Katalogu (30.10/ 123.880.1.) -Toprak skân Genel Müdürlüü Katalogu (272.11/ 19.93.18.) b. Türkiye Büyük Millet Meclisi Arivi
-Kayt No:1/1181, Dosya no: 2661.
B. RESM YAYINLAR a. Düstur
-Üçüncü Tertip, C. XV, Ankara 1934.
-Üçüncü Tertip, C. XVII, Ankara 1936.
b. T.B.M.M. Zabt Ceridesi
-Devre: IV, çtima: III, C. XXIII, Ankara 1934.
c. Ayn Tarihi -Nu: 7, Temmuz 1934.
C. SÜREL YAYINLAR a. Gazeteler
-Akam, 23 Austos 1934, Nu: 5701.; 22 ubat 1935, nu: 5872.
-Cumhuriyet, 5 Mays 1932, Nu: 2859.; 8 Temmuz 1934, nu: 3653., -Ekekon, 8 Mart 1938, Nu: 534-138.
-Hakimiyet-i Milliye, 22 Haziran 1934, Nu: 4638.; 1 Temmuz 1934, Nu: 4647.; 14 Eylül 1934, Nu:
4722; 20 Temmuz 1935, Nu: 5020.; 7 Terinievvel 1935, Nu: 5100.
-Milliyet, 14 Terinisani 1934, Nu: 3149.
-Son posta, 12 Mart 1934, Nu: 1305.
-Vakit, 11 Austos 1934, Nu: 5960.
D. BAVURU ESERLER
a. Yaynlanm Resmî Vesika, Rapor ve Yasalar
-Geçen Yllarda Yaplan ve Gelecek Yllarda Yaplacak Olan ler Hülasas, Dahiliye Vekaleti Yayn, Ankara 1938.
-skan Hakkndaki 2510 Sayl Kanuna Ek Kanun, T.C. Bavekalet Neriyat Müdürlüü Yayn, Ankara 1935.
-skan Kanunu, Maarif Vekaleti Derleme Müdürlüü Yayn, stanbul 1934.
-skân Kanununun Baz Maddelerinin Deitirilmesine Dair Kanun, Bavekâlet Matbaas, Ankara 1935.
-skan Mevzuat, Shhat ve çtimaî Muavenet Vekaleti skan Umum Müdürlüü Yayn, Ankara 1936.
-Muhacirlere, naklolunanlara, topraa muhtaç yerli çiftçilere ve airet fertlerine 2510 sayl
kanuna göre verilecek ev ve topraklarn kaytlarna, temlik ve borçlanma muamelelerinin sureti cereyanna dair izahname, Shhat ve çtimai Muavenet Vekaleti skan Genel Müdür- lüü Yayn, Ankara 1936.
E. TELF VE TETKK ESERLER a. Kitaplar
-Aanolu, H. Yldrm; Osmanl’dan Cumhuriyete Balkanlarn Makûs Talihi Göç, Kum Saati Yayn, stanbul 2001.
-Atakbek, A.; skân Kanunu ve Hakszlklar, (Yaynevi yok), stanbul 1946.