• Sonuç bulunamadı

Bozok Üniversitesi nde ad na yap lan Kültür Merkezi aç l nda hsano lu nun yan nda ne CHP li ne de MHP li biri var.

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "Bozok Üniversitesi nde ad na yap lan Kültür Merkezi aç l nda hsano lu nun yan nda ne CHP li ne de MHP li biri var."

Copied!
20
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

İsmet ÖZÇELİK CHP’livekileşleri:

‘İmzanıçek,boşarım’

12

sayfa

GÖZLER BU

VEK İ LLERDE

Bozok Üniversitesi’nde adna yaplan Kültür Merkezi açlnda hsanolu’nun yannda ne CHP’li ne de MHP’li biri var.

C

21 vekil imza atmadı

HP ve MHP grup başkan- vekilleri, Çankaya için ortak aday gösterdikleri Ekme- leddin İhsanoğlu’nun aday- lık başvurusunu dün TBMM Başkanı Cemil Çi- çek’e teslim etti. CHP’nin sunduğu 111 imza içinde 109 CHP’li ile AKP’den is- tifa eden İdris Bal ve Hami Yıldırım’ın imzaları yer aldı.

21 CHP milletvekili İhsa- noğlu için imza vermedi.

İ

Bugün açıklanacak

HSANOĞLU’NU destekle- meyen milletvekilleri, bugün ortak bir tutum belirlemek üzere bir araya geleceklerini açıkladı. Toplantıda, Çan- kaya adaylığı için 4 imzaya ulaşan Emine Ülker Tar- han’a desteğin konuşulacağı öğrenildi. Öte yandan Tar- han için ilk imzaların veril- mesi, toplumun her kesimini heyecanlandırdı ve Tarhan’a yoğun destek geldi.

ZİHNİ ERDEM’in haberi 10’da

Tümamiral Soner Polat’ın Ulu- sal Kanal beyazcamında açıkla- dığı stratejik saptamalar. Başarı için stratejik bakış. Cumhuri- yet+Vatan+Millet savaşının Çankaya stratejisi. Tilkinin önüne atılan tavuk. Savaşın stratejik yenenleri ve stratejik yenilenleri. Yeniden kazanma- nın sırrı.

Gürkut Acar, Sabahat Akkiraz, Oktay Ekşi, Tolga Çandar, Süley- man Çelebi, Muharrem İnce, Umut Oran, Melda Onur, Ali Öz- gündüz, Mahmut Tanal... Duydum ki Ekmeleddin İhsanoğlu’na imza atmışsınız... Lütfen o imzalarınızı geri çekiniz. Artık aslan gibi bir adayımız var: Emine Ülker Tarhan! Safınızı doğru seçiniz.

oğu PERİNÇEK MilletinÇankaya stratejisi

D

10’da



ALPAY TUĞLU’nun haberi 20’de



ISSN 2146-2356

KUPA GÜNLÜĞÜ

Fransa - Nijerya Almanya - Cezayir

23.00 19.00

Spor’da

Tuna KİREMİTÇİ Çatıadayıiçin

enuygunisimbendim

2

sayfa

CHP ve MHP’nin TBMM Başkanlığı’na başvurusundan sonra gözler İhsanoğlu’na imza vermeyen vekillere çevrildi. Tar- han’ın Köşk adaylığı konusunda adım atılması bekleniyor

AKP’li Meclis Başkanı Cemil Çiçek ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın Ekmeleddin İhsanoğlu’nu öve öve bitiremedikleri ortaya çıktı

İHSANOĞLU’NUN GERÇEK DOSTLARI İHSANOĞLU’NUN GERÇEK DOSTLARI İHSANOĞLU’NUN GERÇEK DOSTLARI İHSANOĞLU’NUN GERÇEK DOSTLARI İHSANOĞLU’NUN

GERÇEK DOSTLARI İHSANOĞLU’NUN GERÇEK DOSTLARI

İHSANOĞLU’NUN GERÇEK DOSTLARI

İHSANOĞLU’NUN GERÇEK DOSTLARI İHSANOĞLU’NUN GERÇEK DOSTLARI İHSANOĞLU’NUN GERÇEK DOSTLARI

Adnan Kesin Ali Haydar Öner Aylin Nazlıaka Arif Bulut

Deniz Baykal Gökhan Günaydın Güldal Mumcu Hüseyin Aygün

İlhan Cihaner İsa Gök Metin Lütfü Baydar Nur Serter

Oktay Ekşi Osman Kaptan Şevki Kulkuloğlu Yıldıray Sapan

Cumhuriyetiçinimzanızıçekin

Mustafa MUTLU’nun yazısı 3’te

Grevdeki işçiler ‘Tarhan’ dedi

Ekmeleddin adı bugün YSK’da

Feridun ANDAÇ Belirsizliklerimiz isyanlarımız

17

sayfa

Şişecam işçileri, Cumhurbaşkanlığı için Emine Ülker Tarhan’ı aday gösterdi. Aydınlık’a konuşan Kırklareli Cam Fabrikası Baştemsilcisi Selim Çallı, Otocam İşyeri Baştemsilcisi Serbülent Avcı ve Trakya Cam Fabrikası Baştemsilcisi Turgut Öz vekillere çağrı yaptı.

VATAN EMEK NAMUS

KURULUŞ: 1921 30 HAZİRAN 2014, PAZARTESİ

www.aydinlikgazete.com

1 TL

VATAN EMEK NAMUS

İMDAT ŞAHİN’in haberi 11’de



CHP ve MHP, Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday gösteren dilekçeyi TBMM Başkan- lığı’na sundu. MHP’nin sun- duğu imzalar arasında Tuğrul Türkeş’in olmaması dikkat çekti. Cemil Çiçek, başvuruyu YSK’ya bugün su- nacaklarını belirtti. 10’da

ADD Genel Başkanı Tansel Çölaşan, Meclis’teki par- tilere seslendi: “Atatürk’ün koltuğunu hak eden bir aday belirleyin ve Türk halkını rahatlatın.” 11’de

Edip Akbayram, “Tarhan, bi- çilmiş kaftan” derken, Ekrem Ataer “Atatürk Türkiye’sine yakışır” ifadesini kullandı. Dün de Atilla Atasoy ve Bedri Bay- kam açıklama yapmıştı. 17’de

Yeşillikler içinde atölye kurdular TSK’daki F tipine operasyon sinyali

Çocuk istismarı AYM’ye taşınıyor

DOĞAYLA sanat Sapanca Gölü’nün kena- rında buluştu. 120 sanatçı, sazlıklarla çevrili 20 dönümlük araziye kurulan atölyelerde bir ay çalıştı. İki yüzün üzerinde yapıt or- taya çıktı.

SEZİM ÖZADALI’nın haberi 9’da



ERGENEKON davasından tahliye olan emekli Yarbay Mustafa Dönmez, Cema- at’in TSK içindeki yapılanmasına ilişkin çar- pıcı bilgiler aktardı. Akşam’ın haberini de değerlendiren Dönmez, “Hükümet, Ordu içinde büyük bir temizlik yapacak” dedi.

AKP’nin adayı belli oldu!

ABDULLAH Gül, “28 Ağustos’ta görev sürem bitiyor, aday olmayacağım. Bunu aslında Tayyip Bey ile aramızda konuş- muştuk” dedi. Tayyip Erdoğan’ın adaylı- ğıyla ilgili soruyu ise Gül, “Ben bu kadar söylemiş olayım. Onları artık önümüzde göreceğiz” şeklinde yanıtladı. 11’de CHP ve MHP’nin ortak

adayı İhsanoğlu’nun bugüne kadar en büyük destekçilerinin AKP’liler olduğu bir kez daha ortaya çıktı.

Bozok Üniversitesi’nde 2013 yılında “İhsanoğlu Kültür Merkezi” açılı- şında Çiçek, Bozdağ ve IRCICA üyeleri hazır bu- lundu. İhsanoğlu’nun

“adam gibi” yaşadı- ğına vurgu yapan Çiçek, “Örnek bir hem-

şehri” dedi. 10’da TBMM Bakan Cemil Çiçek açlta

hsanolu’na çini vazo hediye etti.

Emine Ülker Tarhan için Süheyl Batum, Dilek Akagün Ylmaz, Birgül Ayman Güler ve Ümit Özgümü imza atmt.

ADD: Yeni aday çıkarın

4

Sanatçılardan

DESTEK

(2)

2

Haz›rlayan: MURAT ŞİMŞEK [email protected]

zgürlük

30 HAZİRAN 2014, PAZARTESİ

G

ülmeyin, ciddi söylüyorum. Ne Erdoğan ne İhsanoğlu ne de Tarhan isimleri bir

“Kiremitçi” değil.

Dedelerim Bulgaristan’da kiremitçilik yapar- mış. Türkiye’ye geldiklerinde bir türlü soyadı se- çememişler.

Onları kararsız gören nüfus memuru “Madem kiremit işindesiniz, soyadınız da öyle olsun be muhacirler!” deyivermiş. Rahmetli babamın ya- lancısıyım.

İyi niyetli memur, önerdiği soyadının 60 yıl sonra ne anlama geleceğini bilemezmiş tabii.

Bizimkiler bir daha kiremitçilik yapmadı ama seçtikleri soyadı ben fakiri çatı adaylığına en uygun isim yaptı.

Bir kere, kiremit dediğin çatıyı korur, kollar.

Hanenin olumsuz şartlardan etkilenmesine mani olur.

İşte dostunuzun yapacağı da tam olarak bu.

Şartlar ne olursa olsun çatıyı korumak. Onu, herkesin altına girmek isteyeceği bir çatı haline getirmek.

Peki nasıl yapacağım bunu? Çok basit. Si- yasetten anlamadığımı peşinen kabul ederek.

Hatta bununla da kalmayacak, kafamın si- yasete basmadığını itiraf edeceğim dosta düşmana.

“Ey ahali!” diyeceğim. “Benim kiremit aklım siyasetin illüzyonlarına, oyunlarına, komplolarına ermez. Haliyle, kendim için bir şey istiyorsam namerdim!”

Siyasetten ekmek yemediğim için, ahaliyi gereksiz yere kutuplaştıran şeyleri tedavülden kaldırabilirim.

Hatta “dünyadaki tek gerçek ayrım zenginle gariban arasındakidir. Diğer bütün ayrımlar bunu unutturmak için, sonradan uyduruldular!” diye nutuk çekebilirim.

Yalnız acılarda değil, mutlulukta da birleşebilen bir ülke olmamız için ne gerekiyorsa yapmaya hazırım.

Atatürk devrimlerine sahip çıkan ama zamanın ruhunu da yakalayan bir Cumhurbaşkanı olu- rum.

Kimsenin birbirinin yaşam tarzına karışmadığı, kimsenin kimseyi ötekileştirmediği bir ülke için çırpınırım.

Çeklerin merhum Cumhurbaşkanı yazar Vaclav Havel gibi, sanatın-sanatçının her daim yanında olurum.

Gelgelelim, koltuğa bir kere oturduktan sonra etrafımı dalkavukların saracağı da muhakkak.

Onlar sayesinde muhtemelen birkaç yıla kadar bozarım kendimi.

Ne yapar eder bana kendimi firavun gibi hissettirmeyi başarırlar. Ne de olsa işleri bu dal- kavukların.

Sonra da maazallah kendimi Taksim’in or- tasına piramit yaptırmaya çalışırken buluveririm.

Bu yüzden amacım, o gün gelmeden önce karanlık güçler tarafından öldürülmek olacak arkadaşlar.

Yani beni seçerseniz, 2018 yazına kalmadan, üstü açık makam otosundan halkı selamlarken vurulmayı planlıyorum. Baştan söyleyeyim.

Yani 3-4 yılda milleti mutlu ettim ettim.

Olmadı, ismimi bir kiremit ocağına verirsiniz olur biter.

Çatı adayı için en uygun isim bendim

SUDAK‹ DUMAN

[email protected]

Tuna K‹REM‹TÇ‹

Bir prototip

MEYDANI

ö

Nil Nehri’nin iki yakası bir yıl önce birleşti. Mısır’ın seçilmiş devlet başkanı Muhammed Mursi iktidardan kovuldu ve hapse atıldı.

Bu yazıda Mısır örneğinde Mursi’nin şahsında neyin yıkıl- dığını, darbe-devrim ayrımını ve Adeviyye Meydanı’nı tartışacağız.

Türkiye için dersler çıkaracağız.

MURSİ’NİN PROGRAMI Mursi, BOP’un Mısır ayağını yürütmekle görevliydi. Onun bir yıllık iktidarını şöyle özetleyebi- liriz:

Mursi devleti hiçbir demo- kratik meşruiyeti olmayan İhvan Cemaati’yle yönetti, meşruiyet için İslamiyet’i kullandı. Ülkenin yüzde 10’a yakın Hristiyan nüfu- sunu yabancı vatandaş konumuna itti ve Mısır Milleti’ni fiilen böl- meye teşebbüs etti. Mısır’ı Orta- çağ’a batırmaya çalıştı.

Mursi, ABD’ye verdiği taah- hüt çerçevesinde Sina Yarıma- dası’nın Gazze Şeridi’ne eklen- mesini hazırladı. Yurdundan sü- rülmüş Filistinlilerin önemli bir kısmı Amerikan-İsrail planına göre buraya yerleştirilecek ve Fi- listin sorunu “kalıcı çözüme” ula- şacaktı.

Ekonomide ise Mısır’ın sıcak para ihtiyacını karşılamak için İMF ile görüşmeler başlamıştı ve tarıma desteğin kesilmesinden devletin küçülmesine değin bir dizi ekonomik darbe yoldaydı.

Bugün Mısır’da idama mah- kum edilen, Amerikancı İslam’dır.

1 YILLIK BİLANÇO Devrim sonrası bir yılı, karşı- devrimi durdurma ve yeni Mısır’ın temelini atma olarak özetleyebiliriz.

Karşıdevrime vurulan darbe- lerin başında İhvan hareketinin te- rör örgütü ilan edilmesi geliyor.

İhvan’ın önderleri ve maddi kay- nakları saldırı altında. Örgüt, ara- larında bazı Körfez ülkeleri de ol- mak bir dizi Arap ülkesinde terör örgütü olarak tanımlanıyor.

BÜYÜKELÇİSİZ İKİ ÜLKE ABD önce Mursi’nin iktidar- dan indirilmesine, sonra İhvan’ın terör örgütü ilan edilmesine di- rendi, ancak başarısız oldu. Bü- yükelçisini Ağustos 2013’te çeken Vaşington, bugünlerde yeni bir atamaya hazırlanıyor. Devrimciler için İhvan’la mücadele, ABD’yle mücadele anlamına geldi.

Yeni Mısır bu çerçevede ku- ruluyor. Dışişleri Bakanı Nebil Fahmi’ye göre “Mısır son otuz yılın en bağımsız ve dengeli dış politikasını yürütüyor”.

Rusya’yla derinleşen ilişkiler, Suriye’yle başlatılan diplomatik ilişkiler ve İsrail’le zamanında imzalanan Camp David anlaşması çerçevesinde ordusunu çektiği Sina Yarımadası’na tekrar asker gönderilmesi bazı göstergeler.

Devrimcilerin yeni anayasası, din temelli siyasi partileri yasak- ladığını da eklemek gerekir. Tek- rar milli bir devlet olmak için

önemli bir adım.

DARBE Mİ DEVRİM Mİ?

Ülkelerinde Mursicilik ya- panlar için olanlar darbedir. Mı- sır’ın birliğini ve bağımsızlığını savunanlar içinse devrim. Üçüncü grubu, sandıkçı ya da kitabi de- mokratlar oluşturuyor.

Darbeciler at gözlüğü takar.

Mursi’nin istifası ve erken seçim talebiyle Temerrüd Hareketi’nin topladığı 25 milyon imzayı gör- mez. Mursi’nin bu taleplere kafa tuttuğunu da yazmazlar. Sokak- lara dökülen ve Başkanlık Sara- yı’na dayanan milyonlarca Mı- sırlıyı ya görmez, ya da darbeci ilan ederler.

SANDIĞA SAKLANMAK Meşru hükümet feryatlarıyla Erdoğancılar aslında sandık ar- kasına saklanıyor. Taksim ve Kı- zılay meydanlarına karşı seçim sandıklarından barikatlar kuru- yorlar. Ayaklanan milleti seçime değin susmaya çağırıyorlar. Oysa

Tahrir’in mesajı açık. Mısır halkı tam 30 Haziran’da, Mursi’nin ik- tidara gelişinin tam birinci yıl- dönümünde ayaklandı. Millet hü- kümeti hem seçer, hem de devirir.

ORDUNUN ROLÜ

Peki Mısır’da, 30 Haziran ile 3 Temmuz 2013 arasında ne oldu? Olaylara Kahire’de bizzat şahit oldum. Gördüğüm, milyonlarca insanın hükümetin istifası için kararlılıkla, yani ba- şarı elde edinceye değin eyleme geçmesiydi. Milletin iradesini hayata geçirmek ülkenin en ör- gütlü gücüne, Mısır Silahlı Kuv- vetlerine kalmıştır. Abdülfettah el Sisi’nin ifadesiyle: “Ordu ya halka karşı gelecek, ya da onun yanında yer alacaktı.”

Ordunun ilk uygulaması her şeyi anlatır. Darbe, halkın ira- desine karşı yapılır, ilk uygula- ması sokağa çıkma yasağıdır. 3 Temmuz’da Kahire’de ise mil- yonlar ordu-millet birliğini kut- lamıştır.

ADEVİYYE MEYDANI Yok saymıyoruz, devrime kar- şı çıkanlar Adeviyye Meydanı’nda toplandı. Doğaldır, çünkü her devrim, karşı devrimi de sahneye çıkarır. Yaşanan insani acılar, on- ların tarihin tekerleklerinin dön- mesini engellemek isteyenler ol- duğunu gizleyemez.

Rusya’nın Ekim Devrimi on- ları Beyaz Ordu’da bulmuştur, bizim devrimimiz Şeyh Saidler’de.

Mısır ise Rabiacılar’da.

1- Hepsi emperyalizm tarafından desteklenmiştir.

2- Her biri için İstiklal Mahke- meleri kurulmuştur.

MISIR’DAN DERSLER Coğrafyamızda Amerikancı İslam’ın geleceği yoktur. Milli devlet tekrar yükselişe geçmiştir.

Devrim sırasında görülen bin- lerce Nasır posterlerinin, el Si- si’nin bu milli kahramanını örnek göstermesinin mesajı budur.

Mısır’ın Kıptileri, Mursi’yi yıkan mitinglere bir ellerinde Kur’an ve İncil, diğerinde Mısır milli bayrağı ile katıldılar. Mez- hep çatışması milli bayrakla en- gellenir.

İsrail’e karşı savaşta bacağını kaybeden, Mursi’ye karşı ayak- lanan ve Savunma Bakanlığı önünde çadır kuran emekli ge- neraller şunu söyledi: Silahlı kuv- vetler devrim yapamaz, ama ba- şarısını belirler.

En önemli mesajı ise tekrar- layalım: Egemenlik, kayıtsız, şart- sız ve her zaman milletindir.

P Uluslararas likiler Bürosu Bakan

YUNUS SONER

Osmanlı’nın o kalın nefretini taşıyor içinde. Türk’e;

diyemiyor Türk. Türk sözcüğünü alamıyor ağzına;

bazen şaşırıp diyecek gibi olurken tam, daha da kirleniyor yüzü ve sesi. Öylesine, ama öylesine yoğun- laştırılmış bir felaket ki, altında milyonlarca şehidin yattığı toprakların, o kendisinin de doğduğu toprakların namusuna saldırıyor durmadan. Ülkenin yüreğine ve beynine yerleştirilmiş çok çığlıklı bir karabasan sanki.

Dipten doruğa yanlış her şeyi; gülüşü, bakışı, adım atışı bile. Kendinden korkuyor en çok, belli.

Kendi uçurumuna sığınmış, ateş ediyor hayata ve isyanlara; bir tür av yapıyor. Ağlarken anaları vurduğu çocukların, kızıyor çok, anlam veremiyor. Büyük Güç çünkü artık o, zıvanadan çıkmış Kaligula; Tanrı gibi görüyor kendini. Dünyanın en derin çukuru Mariana’yı çağrıştıran bir insan çukuru olduğunun bilincinden uzak çok. Yüzlerce Erostrate belki de, kim bilir;

kudurmuş bir ahlaksızlığın en ince kıvrımlarından geli- yor.Yaşlı Tarih’in bile faltaşı gibi açıp gözlerini şaşkınlıkla baktığı, işi gücü utanmamak olan bu büyük ihanetler üreticisi, nasıl, nerden girmiş içimize acaba? Osmanlı’nın o kalıntı kokuşmuşluğundan mı, Cumhuriyet’ in ihanet sızan yanlışlarından mı? Her ikisinden de mi yoksa?

İrfan YALÇIN

[email protected] Tel: 0212 251 21 14 - 15 - 16

Faks: 0212 251 55 06

Adres: İstiklal Cad. Deva Çıkmazı No:3/3 Beyoğlu / İstanbul

FİKİRLERİNİZİ BEKLİYORUZ

Samuel Becket’in ünlü bir oyununun adıdır Godo’yu Bekler- ken. İki kişinin arasındaki söyleşi boyunca oyunun sonuna kadar hep Godo beklenir. Oyun bitene kadar gelmez Godo. İnsanoğlunun umu- dunu simgelemektedir Godo. Ha- yatımızda hepimizin beklediği bir şey olmuştur...

2001 krizi sonrası da Ameri- ka’dan Dünya Bankası’nda görevli, dünya çapında ünlü bir ekonomist olan Kemal Derviş, Türkiye’ye kriz- de olan Türk ekonomisinin kurta- rıcısı olarak geldi...

Türk halkı çokta tanımıyordu.

Her akşam televizyonlarda izleni- yordu kurtarıcımız. Bazen bir çay ocağında esnafla çay içiyor, bazen taksicilerle sohbet ediyor, bazen kısa şortuyla yabacı yengeyle yürüyüş yapıyordu.

Her gün yazılı basında röpor- tajları yer alıyor; mütevazı tavırları, cana yakın, sempatik davranışları, ekonomideki üstün bilgisi ve dünyayı tanıyor olması halkın hoşuna gitmiş,

halkta sevmişti Amerika’dan Tür- kiye’ye bir “Mesih” gibi gelen kur- tarıcıyı...

Milletvekili oldu. Parti kurmak istedi. CHP’ye girdi. Olmadı bırakıp gitti. Dünya’da önemli görevler onu bekliyordu. Gitti yeni görevler aldı.

Ama Türkiye’ye olan ilgisini hiç esirgemedi! Yakından ilgilendi! Za- man zaman uyarılarda bulundu.

Şimdi yine baktı ki Türkiye sıkıntıda muhalefet, “Çatı Cumhurbaşkanı”

adayı arayışında, yardımını esirge- medi; Ekmeleddin İhsanoğlu’nu önerdi...!

Türk halkı bekliyor, Godo’yu bekler gibi!

Hakkında aday gösterenlerin de pek fazla bir şey bilmediği bu Ekmeleddin kim?

CV’si zengin, uluslararası tanı- nılırlığı yüksek, tanıyınca sevecek- siniz deniliyor.

Arada bir az tanıyanlar çıkıyor.

Tanınmasına da gerek olmadığı, sahaya çıktığında herkesin hayran olacağı söylenmekte...

Tanıtım merkezleri harekete geçmiş durumda. TV’ler de birinci haber; Ekemeleddin sabıka kaydı

almak için Çağlayan adliyesine git- miş! Kendisi gelmese de olurmuş ama bu kendisi gelmek istemiş. Ne kadar da halkçı, mütevazı!

Önemli haber; tüm kameralar peşinde. Sorular çok sert; sabıka kaydınız çıktı mı? İroni; olmaz mı, çoook! Gerçek; yok Allaha şükür.

Adı kamuoyuna ilan edildiği günden beri Türkiye’nin en ünlüsü, en merak edileni! Görenler tanı- maya, tanıyanlar hayranlıklarını göstermeye çalışıyor!

Yeni ünlü, evinden çıkmış et- rafında gazeteciler, sorular sorulu- yor; kampanyanız nasıl olacak, si- yasete alışabilecek misiniz; hazırlıklar sürüyor, ofisler tutuluyor, ekipler kuruluyor, işler benim adıma yü- rütülüyor diyor. Tamam, adaylığı- nızda zaten sizin dışınızda belli

merkezler tarafından karara alındı, size sunulmadı mı?

Yeni kurtarıcıyı halk merak edi- yor; kimdir bu?

Yeni ünlü yeğeninin mezuniyet törenine gitmiş! Aaa halktan biriy- miş, halk gibi davranıyormuş!

Halk yakın ilgi göstermiş. Her- kes kuyruğa girmiş selfie-özçekim yapıyormuş.

Yolda yürüyor, halka selam ve- riyor, el sallıyor, sağa sola bakıyor iyi, iyi halktan birisiymiş!

Kampanya hazırlıkları tüm hı- zıyla sürüyormuş.

Artık başkentte görünme za- manı. Önce CHP genel merkezi, sonra MHP ve diğer siyasi parti zi- yaretleri... Mesajları gidilen yere göre seçiliyor, veriliyor...

Bakın bizim adayımız da Cuma

namazına gidiyor mesajı... Halk yo- ğun ilgi göstermiş, çok sevmiş, henüz tanımıyormuş ama olsun, halkın çok sevesi varmış!

Derviş elinde raketi, kısa do- nuyla “Tenis” oynamaya gidiyordu, Ekmeleddin elinde ayakkabısıyla camiye gidiyor. Tam halkın aradığı, özlediği, istediği gibi bir aday... Tür- kiye dışında her yerde tanınıyormuş yeter. Türkiye de tanınmasına ihtiyaç yok!

İlk kampanya bugüne kadar hiç gitmediği memleketi Yozgat’tan başlayacakmış!

Bu arada yengemizin başı da açıkmış! Türbanlı First Lady’yi içine sindiremeyenlere duyurulur! Oysa türban artık serbest! Türban takmak bir ayrıcalık! Takmayanlar avantaj kaybediyor!

Derviş ve

Ekmeleddin

MISIR MİLLİ DEVRİM

YOLUNDA

MISIR MİLLİ DEVRİM

YOLUNDA

MISIR MİLLİ DEVRİM

YOLUNDA

MISIR MİLLİ DEVRİM

YOLUNDA

MISIR MİLLİ DEVRİM

YOLUNDA

MISIR MİLLİ DEVRİM

YOLUNDA

MISIR MİLLİ DEVRİM

YOLUNDA

MISIR MİLLİ DEVRİM

YOLUNDA

MISIR MİLLİ DEVRİM

YOLUNDA

ERGÜN AYDOĞAN

23. DÖNEM BALIKESIR MILLETVEKILI

Tahrir Meydan’nda hvan, Katar srail ve ABD aleyhine pankartlar

‘Mısır halkı 30 Haziran’da, Mursi’nin iktidara gelişinin tam birinci yıldönümünde ayaklandı.

3 Temmuz’da ise

Kahire’de

milyonlar ordu-

millet birliğini kutladı’

(3)

DEVRIM A.KARASOY / ANTALYA ntalya’nın Elmalı ilçesinde bu yıl otuzuncusu gerçekleşen Abdal Musa anma etkinliklerine AKP karşıtı protestolar damgasını vurdu. AKP’li vekil ve meclis üyeleri anmadan kovuldu.AKP hükümeti, iktidarı boyunca hiç- bir hükümet yetkilisini göndere- mediği geleneksel Abdal Musa anma etkinliklerine bu yıl yerel seçimlerde CHP’den seçilerek daha sonra AKP’ye geçen Alevi kökenli belediye meclis üyele- riyle katılmak istedi. Ancak Tekke köyüne beraberinde bir koruma ordusuyla gelen Men- deres Türel, AKP’li vekil ve meclis üyeleri halkın protesto- suyla karşılaştı.

AKP’lilere ilk protesto Abdal Musa Dergahı ziyareti- nin çıkışında gerçekleşti. Pro- testo sırasında,”Katil AKP Cem

evinden defol”, “Satılmış Alevi olmayacağiz”, “Katil, hırsız AKP Abdal Musa ‘dan defol”,

“Berkinlerin katili Cem evine giremez” sloganları atıldı.

Tören alanının önünde topla- nan halk, Büyükşehir Belediye Başkanı ve diğer AKP’lilerin alana girmelerini engelledi.

Türel ve ekibi, yurttaşların pro- testosu nedeniyle tören alanına giremeden Cem evine sığınmak zorunda kaldı.

TÜREL AYRILMAK ZORUNDA KALDI

Jandarma müdahalesi ile de dağılmayan kalabalığın yuhala-

maları ve sloganlar eşliğinde Türel, AKP’li milletvekilleri ve il yöneticileri ile birlikte bölgeyi terk etti.

Alevi Kültür Dernekleri da- ğıttığı bildirilerde, Haziran, Soma ve bir çok alevi katliamı- nının sorumlularının barış ve kardeşlik elçisi olarak sunulma- sını nefretle kınadıklarını du- yurdu. Araştırmacı yazar Necdet Saraç, törende yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili “Cumhurbaş- kanlığı seçimlerinde iki İslamcı arasında seçim yapmak zorunda değiliz.Yapmayacagız” dedi.

Yurttaşlar Saraç’ın açıklama- sına alkışlarla destek verdi. Tö- rende Tolga Sağ, Oğuz Aksaç ve Aynur Haşhaş türkülerini 2 Temmuz Sivas şehitleri, Hazi- ran direnişi şehitleri ve Soma Maden Şehitler’nin anısına söy- ledi.

3

IŞİD perdesiyle

‘örtülü operasyon’

30 HAZİRAN 2014, PAZARTESİ

AYDINLIK / ANKARA

Irak’ta IŞİD’in Musul’u ele ge- çirmesi sonrasında yaşanan olaylar bölgede gerilimi iyice arttırdı. ABD ve İsrail’in planları çerçevesinde Maliki yönetimi zayıflatılırken Ker- kük ve Kerkük havzasındaki petroller için Barzani’nin eli güçlendiriliyor.

Yaşanan kargaşa içinde Irak Merkezi Hükümetinin onayı olmadan Kerkük havzasından çıkarılan petrol Barzani hesabına İsrail’e satılırken, petrol kaçakçılığı fiilen yasal hale getirili- yor.

Konu ile ilgili olarak Aydınlık’a bilgi veren kaynaklar, IŞİD’in sal- dırıları sonrasında bölgede yaşa- nanlara dikkat çekerek, “IŞİD Musul ve çevresinde kontrolü ele aldı. Ala- nını sürekli genişletmeye çalışıyor.

Barzani ile aralarında açıklanmayan bir mutabakat olduğu görülüyor.

IŞİD Musul ve çevresine el koyarken, Barzani de Kerkük’e el koymuş du- rumda. Maliki kendi güvenliğiile uğraşırken birileri hazırladıkları planı devreye koyuverdi” dediler.

Barzani’nin “Bağımsız Kürdistan’ın zamanı geldi” açıklamasına, İsrail’in

“İlk tanıyan İsrail olur” karşılığını vermesinin anlamlı olduğunu be- lirten kaynaklar, IŞİD’in profesyo- nelliği ile CIA ve MOSSAD arasında bağ kurdular. Maskeli IŞİD miltan- larının kim olduğunun açığa çıkması durumunda birçok bilinmeyenin açı- ğa çıkacağını ifade eden kaynaklar, Musul çevresinde Keseb saldırısı benzeri saldırıların yaşandığını bil- dirdiler.

ÖRTÜLÜ OPERASYONLAR Uygulamaya konulan planın bo- zulmaması için bütün bölgede “ör-

tülü operasyonlar” yaşanabileceğini kaydeden kaynaklar şunları söyle- diler:

“Suriye ve Ukrayna’da amaçlarına ulaşamayan uluslar arası güçler şu anda Irak’a yoğunlaştı. Irak seçim- lerinde istedikleri sonucu alamayınca fiili durum yatratıldı. IŞİD kimdir, tartışmalı. CIA ve MOSSAD’ın IŞİD’in içinde olduğu çok açık. AKP Hükümeti de devrede. Tehlikeli oy- nuyor.

Şimdi bölge güçleri hesabı boz- masın diye tehditler yapılıyor. Her yere bomba depolanmış durumda.

Lübnan, Suriye, Bağdat yönetiminin etkili olduğu yerler, Türkiye hedefte.

Türkiye içinde plana karşı çıkan güçler tehdit altında. Şanlıurfa’da yakalanan bombalı araç dikkat çekici.

Son günlerde TSK ile ilgili tartış- malar iyi incelenmeli. Hedef cemaat mi yoksa TSK’nın etkisizleştirilerek

bölgedeki gelişmelere seyirci kalması mı iyi araştırılmalı. Örtülü operas- yonşlar bütün bölgeyi kan gölüne çevirebilir.”

IŞİD ANKARA’DA

Bu arada IŞİD hücrelerinin ses- sizce bölge ülkelerine kaydığı ve eylemler için hazırlık yaptıkları öğ- renildi. Ankara, İstanbul, ... gibi bü- yük şehirlerde özellikle kalabalık ve canlı semtlere yerleşen IŞİD üye- lerinin kimin adına çalıştığı tartışmalı.

Hatta bazı istihbarat birimlerinin elinde, IŞİD üyesi diye şehirlere yerleşen teröristlerin CIA ve MOS- SAD adına taşeronluk yaptıkları konusunda ciddi bilgiler olduğu ifade ediliyor.

Aydınlık’ın edindiği bilgilere göre IŞİD üyeleri Ankara’da çok sayıda ev kiralamış durumda. Bahçelievler, Yıldız, Emek, ... gibi semtleri tercih

eden teröristlerin ortalıkta rahatça dolaşmaları ve rahat hareket etmeleri kendilerine güvence verilmiş olma- sına bağlanıyor. Niğde’de üç kişinin öldürülmesi ile sonuçlanan eylemi hatırlatan kaynaklar şu noktalara dikkat çektiler.

NİĞDE’DEKİ OLAYLAR

“Niğde’deki olayda teröristler dil bilmemelerine rağmen silah ve bom- baları rahatça arabanın bagajına koyup yola çıkmışlar. Yanlarında tek kuruş Türk parası yok. Birileri güvence vermese kesinlikle böyle hareket etmezlerdi. Üç kişi öldür- düler ama konu unutturuldu. Hatta IŞİD’in bunları serbest bırakın diye pazarlık yaptığı iddiaları gündeme geldi. Terörist grupların Türkiye’deki rahatlığı araştırmaya değer. Hükü- metin bilgisi dahilinde hareket et- tiklerinden şüphe yok.”

A

AKP, ABDAL MUSA ANMASI’NDAN KOVULDU

‘Öcalan, Nevruz’da aramızda olabilir’

Cezaevinden cumartesi günü çıkan eski DEP mil- letvekili Hatip Dicle “Öcalan 2015 Nevruzunda aramızda olabilir” dedi. KCK ana davasın- dan yaklaşık 5 yıldır tutuklu kal- dıktan sonra tah-

liye edilen eski DEP milletvekili Hatip Dicle, BDP Diyarbakır İl bina- sında basın top- lantısı düzenledi.

Dicle “Öcalan 2015 Nevruzun- da aramızda olabilir; Öcalan’ı yanlış tanımamışsam, o Kürt halkının bütün haklarının tanın- ması yönünde ciddi bir program ve demokratik anayasanın oluş- tuğu bir Türkiye’de çıkmak is- ter”diye konuştu.



IŞİD hücrelerinin sessizce bölge ülkelerine sızdığını belirten kaynaklar ‘Suriye ve Ukrayna’da amaçlarına ulaşamayan uluslararası güçler Irak’a yoğunlaştı. Türkiye de hedefte’ dedi

ıkanlar

c

[email protected]

ÖNE

B

ugün pazartesi ve normal koşullarda okuduğum kitap- lar hakkında yazmam gere- kiyor. Ancak öyle bir dönemden geçiyoruz ki kitap yazmanın değil, tarih yazmanın zamanı...

Bu nedenle bu defalık affınıza sığınıyorum ve bazı CHP’li vekilleri soyadlarına göre sıralamak istiyo-

rum:

###

Antalya Milletvekili Gürkut Acar.

İstanbul Milletvekili Sabahat Akkiraz. İzmir Milletvekili Erdal Aksünger. Ankara Milletvekili Sinan Aygün. İzmir Milletvekili Mustafa Balbay. Denizli Millet- vekili İlhan Cihaner. İzmir Mil- letvekili Musa Çam. Muğla Mil- letvekili Tolga Çandar. İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi. İzmir Milletvekili Aytun Çıray. İstanbul Milletvekili Oktay Ekşi. İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu.

Tunceli Milletvekili Kamer Genç.

Mersin Milletvekili İsa Gök.

Zonguldak Milletvekili Mehmet Ha- beral. Balıkesir Milletvekili Na- mık Havutça. Yalova Milletvekili Muharrem İnce. Denizli Millet- vekili Adnan Keskin. Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk. İzmir Milletvekili Güldal Mumcu.

Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka.

İstanbul Milletvekili Umut Oran. İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt. İstanbul Millet- vekili Melda Onur. Kahraman- maraş Milletvekili Durdu Özbolat.

Manisa Milletvekili Özgür Özel. İstanbul Milletvekili Ali Öz- gündüz. İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal.

Yukarıda isimleri geçen sevgili

###

milletvekillerim:

Size Emine Ülker Tarhan’ı, Süheyl Batum’u, Nur Serter’i, Birgül Ayman Güler’i, Dilek Akagün Yılmaz’ı ve Ümit Öz- gümüş’ü ekleyince; sayınız 34’ü buluyor.

Peki; nedir bu 34?

Niçin o 130 küsur CHP’li vekil arasından sizi seçtim?

Gerekçem basit:

###

Çünkü ben onca insan arasından sadece size inandım.

Sadece sizi samimi buldum.

Sizin de benim gibi bu ülkenin laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletine inandığınızı ve Ata- türk’ten şaşmayacağınızı varsay- dım. O yüzden benim CHP’m 130 küsur kişi değil, 34 kişi!

Aranızdan bazılarınız benim için

###

çok özel...

Örneğin Ali Özgündüz, çok sevdiğim eski arkadaşım. Hüküm

giydiğim tek basın davasının savcısı!

Oktay Ekşi, meslek büyüğüm, ustam! Süleyman Çelebi, sen- dikal mücadele liderim!

Sinan Aygün, başına Erge- nekon çorabı örülmeden önce onlarca kez televizyon ekranlarına çıkardığım gözü pek kardeşim!

Muharrem İnce, şahidim!

Mahmut Tanal, kavga arka- daşım!

Mehmet Haberal, hocam...

Mustafa Balbay, ana-baba ayrı öz kardeşim!

Biliyorsunuz; vatandaşlar sizden

###

sürekli bir şeyler ister.

Ben sizden hiçbir şey istemedim;

istemeyeceğim!

Duydum ki içinizden birileri

“Parti disiplinine uymak ge- rekir” diyerek, inanmadığı, gü- venmediği, içine sindiremediği halde Ekmeleddin İhsanoğlu’nu 12.

Cumhurbaşkanlığı için aday gös- teren dilekçeye imza atmış...

Bazılarınız da bugün yarın ata- cakmışsınız... Sözüm Kemal Kı- lıçdaroğlu tarafından torbadan (!) çıkarılan bu “ILIMLI İSLAMCI”

aday için imza atanlara:

Lütfen o imzalarınızı hemen geri çekiniz. Artık aslan gibi bir adayımız var:

Emine Ülker Tarhan!

Ne yapın edin, hemen onun için hazırlanan dilekçeye imzanızı atınız! Safınızı doğru seçiniz!

Laiklik yanlısı partiye ve seç- mene, “ILIMLI İSLAMCI” bir adayı dayatan Genel Başkan’ın emirlerine uymayınız.

Madem “vekil”siniz, “asil”in sesini dinleyiniz...

Yoksa selam bile vermeye kalk-

###

mayın. Beni tanırsınız:

Kalbinizi kırarım...

‘Benim vekillerim’i açıkça tehdidimdir!

Basının ‘amiral gemisi’

bile görmezden gelirse...

günün sorusu

CHP Kayseri Milletvekili Şevki Kulkuloğlu, Ekmeleddin İhsanoğlu’na imza vermediğini, ancak Süheyl Batum tarafından aday gösterilen Emine Ülker Tarhan’ı da desteklemediğini söyleyerek, “Yaptığı işlerle Tayyip’e emek vermiş, onun çıkarına hizmet etmiş bir aday istemem” demiş... Sorum kendisine:

Emine Hanım ne zaman Tayyip’e hizmet etti?

günün isyanı

CHP Milletvekili ve benim ana-baba farklı öz kardeşim Mustafa Balbay, Esenboğa Havaalanı’nda Ekmeleddin İhsanoğlu ile karşılaşıp sohbet etmiş... Dünkü köşe yazısında da, “CHP’ye genel başkan seçmiyoruz. AKP’ye karşı toplumun çoğunluğundan oy alacak ve devamında iktidar değişikliğinin başlangıcını oluşturacak bir çıkış arıyoruz”

demiş... İsyanım kendisine:

Ah be Mustafa’m; bugüne kadar hiç kimse “Cumhur- başkanlığı” makamını bu kadar aşağılamamıştı. Bunu sen mi yapacaktın?

[email protected]

Mustafa MUTLU

Dünkü gazetelere baktım; Emi- ne Ülker Tarhan’ın cumhur- başkanlığına aday gösterilmesiyle ilgili gelişmelere birçok gazete yer vermemiş.

Korkmuşlar ya da yasak koy- muşlar!

Her fırsatta “özgürlüğüyle”

övünen Hürriyet’in birinci say- fasında bile tek sütunluk yer bulu- namamış bu önemli gelişmeye!

Yani bazı Hürriyet okurlarının, Emine Hanım’ın adaylığından hâlâ haberi yok!

Hele şu yirmi milletvekili bir

###

ortaya çıkıp formaliteyi yerine ge- tirsin; işte o zaman görün Hürri- yet’i...

Bir numaralı “Emine Ülker”ci olmazsa, mesleği bırakırım!

Facebook’ta birkaç Mus- tafa Mutlu sayfası var...

Öğrencilerin kurduğu, be- nim de bir şeyler yazdığım tek sayfa, Mustafa Mutlu Okur- ları sayfası. 27 bin 400 ci- varında takipçisi var.

Dün bazı okurlar söyledi de öğrendim:

Meğer Mustafa Mutlu Yazıları isimli bir başka sayfa daha varmış; birileri bu sayfayı

“hacklemiş...”

Benim yerime Ekmeled- din İhsanoğlu’nun fotoğraf- larını falan koymuş...

Bu zavallılara Allah’tan akıl fikir diliyorum.

HACKLENMİŞİM!

İSTİHBARAT SERVİSİ Haziran Ayaklanma- sı’nda polisin attığı gaz fi- şeğiyle yaşamını yitiren 15 yaşındaki Berkin Elvan’ın cenaze töreninden sonra çıkan olaylarda vurularak hayatını kaybeden Burak Can Karamanoğlu olayında ilginç bir detay ortaya çıktı.

İnceleme yapan Kriminal Polis, Karamanoğlu’nun

sağ elinin dış kısmında ve giyisile- rinde ‘atış artığı’ tespit etti.

Okmeydanı’nda Berkin Elvan’ın cenazesinden sonra çıkan olaylarda yaşamını yitiren Burak Can Kara- manoğlu’nun cinayetiyle ilgili Em- niyet Genel Müdürlüğü İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Mü- dürlüğü’nce hazırlanan raporda, Karamanoğlu’nun sağ elinin dış kıs- mında ve elbisesinde barut artığı

izine rastlandığı ifade edildi. 14 Mart 2014 tarihli raporda yer alan ifadeler ise şunlar; Atomik Ab- sorbsiyon Spektrofotometresi (AAS) cihazı ile yapılan analiz neticesinde, Karamanoğlu adlı kişinin şahsın sağ el dış svap numunesi üzerinde atış artıklarının bulunduğu tespit edilmiş olup, sol el iç, sol el dış ve sağ el iç svap numuneleri ile mukayese flaster bant numunesi üzerinde atış artık-

larına rastlanılmamıştır.”

Raporda Kahramanoğ- lu’nun kıyafetlerindeki inceleme de ise, sol cep ve sağ cep ağız kısımları ile montun sol kol ve sağ kol ağız kısımların- da, atış artıklarının bu- lunduğu vurgulandı.

Raporda “El üstünde atış artıklarının tespiti, o elin ya ateş ettiğini veya ateş sırasında silaha yakın mesafede oldu- ğunu gösterir” deniliyor.

Atışta kullanılan silaha dokunma ya da ateş eden el ile tokalaşma gibi durumlarda da atış artıklarının bulaşabileceği ifade edilirken, “Olay- la ilgisi olmadığı halde olaydan kısa bir zaman önce başka bir amaçla ateş eden elde de atış artıkları bu- lanabilir” ifadesi de raporda yer alıyor.

Burak Can’ın elinde ‘barut artığı’ çıktı

Hatip Dicle, tarih verdi

Hatip Dicle

Burak Can Karamanolu

(4)

4

oplum

t

ANKARA İmsak03.18Güneş05.16Öğle 12.59 İkindi 16.55 Akşam20.30 Yatsı 22.17 İSTANBUL İmsak03.26Güneş05.28Öğle 13.15 İkindi 17.12 Akşam20.49 Yatsı 22.40 İZMİR İmsak03.52Güneş05.43Öğle 13.22 İkindi 17.14 Akşam20.48 Yatsı 22.30 Ankara: 15/32

b

İstanbul: 20/27

b

İzmir: 22/34

a

Antalya: 25/30

a

Adana: 21/32

a

Diyarbakır: 21/39

a

Erzurum: 11/25

b

Sivas: 10/30

b

Tunceli: 17/35

b

Trabzon: 20/25

b

Zonguldak: 17/26

b

Bursa: 17/32

a

Konya: 18/32

a

HAVA DURUMU

30 HAZİRAN 2014, PAZARTESİ

[email protected]

İzmir’de her evlenen çiftin bir fidan diktiği Mutluluk Or- manı’nı açan Karşıyaka Belediyesi, fidan dikmeyene ruhsat da verme- yecek. Her 25 metrekarelik inşaat alanı için bir fidan dikme şartı geti- ren belediye, fidan dikimine uygun olmayan yapıların sahiple- rini, ormana yönlendirecek. Daha yeşil bir Karşıyaka için yeşil atağı başlatan CHP’li Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar, her evle- nen çiftin bir fidan diktiği Mutlu- luk Ormanı’nın yanısıra vereceği inşaat ruhsatları için de fidan dikil- mesini isteyecek.

İnşaat ruhsatı verirken her 25 metrekare için bir fidan dikilmesini talep edecek olan Akpınar, yapının bahçesi fidan dikimine uygun de- ğilse ruhsat isteyeni ormana yön- lendirecek. Akpınar, aldığı bu yeşil kararın gerekçesini şöyle anlattı:

“Karşıyaka’ya yeşil ufuklar açmak istiyoruz. Amacımız; beton binalar arasında nefes alabileceğimiz yeşil alanlar yaratmak. Karşıyaka’da 305 parkımız var. Kişi başına 5 metre- kare yeşil alan düşüyor. Gezi’de di- renişin çıkış noktası yeşil alanların yok edilmesiydi” dedi.

K I S A c a



Yozgat’ta

tarihi konaklar restore edilecek

Yozgat’ta tarihi yapıların restore edilerek gelecek ku- şaklara aktarılması amacıyla baş- latılan çalışmalara yenisi eklendi.

Tarihi yapılardan Çarşı Hama- mı’nın restoresi tamamlanıp, hiz- mete sunulurken, Askerlik Şubesi ve Yozgat Lisesi binalarıyla ilgili çalışmalara Miralay Şerifbey ko- nağının da dahil edilmesi için protokol imzalandı. Tarihi binada Mustafa Kemal Atatürk’ün, eşi Latife Hanım ile birlikte Yozgat’ı ziyaretlerinde kaldıkları da belir- tildi.

Yozgat Valisi Abdülkadir Ya- zıcı, Yozgat’taki tarihi eser ve ko- nakların aslına uygun restore edilerek, gelecek kuşaklara akta- rılması yönünde çalışmalarının devam ettiğini söyledi. Daha önce ‘Sakarya İlkokulu ve Ana- okulu’ adıyla hizmet veren tarihi yapının restore edilerek ayağa kaldırılacağını ifade etti.



Alabalıklara gen haritası

Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlü- ğü’ne bağlı Trabzon Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından yürütülen, ‘Türki- ye’deki Kahverengi Alabalık Po- pülasyonlarının Genetik Yapısının Mikrosatellit ve Dloop Sekans Analiz Yöntemi ile Belir- lenmesi Projesi’ kapsamında gö- revli bir grup, arazi çalışması için Ağrı’dakı Balıkgöl’e geldi.

Balıkgölü ve değişik derelerde 16-18 Haziran tarihlerinde yaka- lanan kahverengi alabalıklardan doku örnekleri alan ekip, incele- dikleri balıkları yeniden Balık- göle bıraktı. Yetkililer,

çalışmaların tamamlanmasının ardından kahverengi alabalıkla- rın gen haritalarının çıkartılaca- ğını söyledi.

Kuduz tilki alarmı



Çanakkale’nin Bayramiç İlçesi’nde, doğal ortamından uzaklaşıp ilçe merkezine inen tilki, tedinginliğe neden oldu. Kuduz ol- duğu sanılan tilki, itfaiye ekiplerince yakala- narak hayvan barınağında gözetime alındı.

İlçeye bağlı Camikebir Mahallesi 112 Acil Servis Komuta Merkezi yakınlarında tilkiyi

görenler durumu belediyeye bildirdi. İhbar üzerine gelen Bayramiç Belediyesi İtfaiye ekipleri, kendi etrafında dönüp duran tilkiyi tasma şeklindeki tel ile yakaladı. Tilki, hay- van barınağına götürülerek kafese konuldu.

İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü yetkilileri haberdar edildi.

Antalya’nın Kumluca ilçesine bağlı tatil bölgesi Adrasan’daki İnceboyun mevkisinde önceki gün öğlen saatlerinde başlayan yangın 16.5 saat sonra kontrol altına alındı. Kızılçam ağaçlarının bulunduğu alanda başlayan ve hızla büyüyen yangında ilk belirlemelere göre 120 hektar alan zarar gördü.

Gece boyunca devam eden orman yangını, ekiplerin etkili müdahalesi sonucu sabaha karşı kontrol altına alınabildi. Sabah erken saatlerden itibaren havalanan 5 helikopter ve 2 yangın söndürme uçağı da yangın bölgesinde soğutma çalışmalarına katıldılar. Yaklaşık 120 hektarlık alanda etkili olduğu bildirilen yangın bölgesinde,

ekiplerin karadan soğutma çalışmalarının sür- düğü bildirildi.Yangın sırasında Adrasan’da bulunan 5 otel ve bazı günübirlik işletmeler de zarar gördü.

RÜZGAR KORKUTUYOR

Orman Genel Müdürü İsmail Üzmez yaptığı açıklamada “Yangın piknik alanı olarak tabir ettimiz yerde çıktı. Tahminimizce piknikçilerden kaynaklandı.Yangın 120 hektarlık alanda etkili oldu. Yine 1200 dekarlık alanda ağaç kökleri şu anda içten içe yanıyor. Ani bir rüzgar olmazsa biz bunu halledeceğiz. Aksi halde yangın yeniden büyür ve kontrol edilemez hale gelir.”

Fidan dikmeyene ruhsat yok

16.5 saat sonra kontrol altında

Baro yeni istismar

yasasını AYM’ye taşıyor

Yasa çocukluk yaşını 15 olarak korudu. Böylece çocuğa yönelik cinsel istismarda mağdurun 15 yaşından büyük olması durumunda alt sınırdan ceza verilebilecek. Çocuğa yönelik istismarın cezası hafifleyecek

YEŞİM ÇATALTAŞ

Çocuklara yönelik cinsel suç- ların cezalarında artırım öngören yeni Türk Ceza Kanunu (TCK) yürürlüğe girdi. Ankara Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Tülay Çelikyürek, “Bu düzenle- meyi Anyasa Mahkemesi’ne taşı- yacağız” dedi

Çocuklara yönelik cinsel suç- ların cezalarında artırılmasını ön- gören yeni Türk Ceza Kanunu (TCK) düzenlemesi 18 Haziran’da Meclis’ten geçti. Önceki gün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ankara Barosu Kadın Hak- ları Komisyonu Başkanı Tülay Çe- likyürek yeni düzenlemeyi Aydın- lık’a değerlendirdi.

ÇOCUKLUK YAŞI 15’TE KALDI

Yeni düzenlemede de çocuk- luk yaşı aynen muhafaza edilerek 15’te kaldı. Tülay Çelikyürek bu- nun uluslararası anlaşmalara ay- rıkırı olduğunu söyledi. Çelikyürek yeni yasayı şöyle değerlendirdi:

“Çocuk Koruma Kanunu ve Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde 18 yaşını doldurmamış kişinin çocuk olarak kabul edileceği belirtilmiştir. Yeni yasayla 15 yaşını tamamlamamış

bir çocuğa yönelik cinsel istismarla, 15 yaşından büyük bir çocuğa yö- nelik cinsel istismara verilen ceza arasında fark olacak. 15 yaşından küçük çocuklara yönelik cinsel is- tismara üst sınırdan ceza verilirken, 16 yaşındaki bir çocuğa yönelik cinsel istismara daha düşük ceza verilecek.”

RAPOR OLMAMASI SAKINCALI

Düzenlemede istismara uğra- yan kişilerin ruhsal durum tespiti için rapor alımasının da kaldırdığını ifade eden Çelikyürek şöyle ko- nuştu: “Önceki uygulamada beden ve ruh sağlığının bozulması halinde 10 yıldan az olmamak üzere hapis cezası öngörülüyordu. Ancak şimdi bu uygulamaya hiç yer verilmemiş.

Bundan anlaşılan, beden ve ruh sağlığının bozulup bozulmadığının artık tespit edilmeyeceği ve rapor alınmayacağıdır. Tespit için, mağ- durun birçok kez muayeneye git- mesi sakıncalı olduğu gibi, tespitin hiç yapılmaması da sakıncalıdır.

Hiç tespit yapılmamasının, suisti- mal edilerek fail lehine ceza tayin edilmesi sakıncası mevcuttur. Ola- yın ilk olduğu anda, mutlaka ve bir kez rapor alınması gerekmek- tedir.”

YUSUF YAVUZ

Isparta’nın Sütçüler ilçesi sınırlarında bulunan Yukarı Köprüçay Havzası’nda yak- laşık 10 yıl önce başlayan gül çiçeği üretimi yöre köyleri için gelir kaynağı oldu. Benzersiz doğası ve biyolojik zenginliğiyle dikkat çeken vadideki köylerde üretilen Isparta gülü, Kesme köyündeki tesiste işlenerek gülyağı elde edildikten sonra kozmetik sanayinde kullanılmak üzere Fransa’ya ihraç ediliyor.

Geçmişte havzadaki köylerden mevsimlik tarım işçisi olarak kentin gül üretimi yapılan diğer bölgelerine çalışmaya giden köylüler, artık kendi güllerini üretiyor. Ayvalıpınar, Kesme ve Aşağıyaylabel gibi köylerde yo- ğunlaşan gül üretiminden Mayıs-Haziran ay- larını kapsayan hasat sezonu boyunca yaklaşık 100 ton gül çiçeği elde ediliyor.

2010 yılında Kesme köyünde açılan gül işleme tesisi yetkilisi Salih İnan, bölgede ye- tiştirilen Isparta gülünün kalite

yönünden oldukça yüksek ol- duğunu belirterek, “Tesisimizde günde yaklaşık 3 ton, sezonda yaklaşık 100 ton civarında gül çiçeği işliyoruz. Burada üretti- ğimiz gülyağı Fransa’ya ihraç ediliyor” dedi.

GÜLYAĞININ KİLOSU 6 BİN 500 EURO

Kozmetik sanayii ve sağlık

alanında kullanılan Isparta gülü (Rose Da- mascane), dünyada en çok Isparta ve çevre- sinde yetiştiriliyor ancak kozmetik devi Fransa, diğer pek çok aromatik yağlarda olduğu gibi

gülyağı konusundaki öncülüğünü de sürdü- rüyor. Isparta’da Fransız’ların ortaklığında gülyağı üretimi yapan büyük tesislerin yanında Gülbirlik ve diğer özel kuruluşlara ait yaklaşık

15 fabrika bulunuyor.

Antik çağdan günümüze güzellik ve zen- ginlik kaynağı olarak görülen gülyağı, tıptan kozmetiğe pek çok alanda kullanılırken, yak- laşık 4 ton gül çiçeğinden elde edilen 1 kilo- gram gülyağının fiyatı ise 6 bin 500 euro ci- varında. Isparta’dan gülyağı ihraç edilen ül- kelerin başında Fransa gelirken, ABD, Al- manya, İsviçre, Avustralya, Japonya ve Kuveyt de önemli tedarikçiler arasında yer alıyor.

Köprüçay gülü Fransızların rüyalarını süslüyor

Yangnn ardndan bu görüntüler olutu.

Derede HES protestosu

ARTVİN’in Arhavi lçesi Ka- milet Vadisi’ndeki Cihani Deresi üzerinde yapımı süren HES projesine karşı çıkan yöre halkı, derede yürüyüş yaptı. ‘Arhavi de- releri özgür akacak’ sloganları attı.

Kamilet Vadisi’ndeki Cihani Deresi üzerinde geçen yıl yapımına başla- nan 14 megavatlık Kavak Hidrœ- lektrik Santral projesi kapsamında önceki gen dere yatağına giren iş makinelerinin köylülerin yüzme alanlarını bozmasına tepki göste- ren yöre halkı bölgede toplandı.

Köylüler ile HES çalışanları ara- sında yaşanan tartışma üzerine bölgeye gelen Jandarma ekipleri çevrede güvenlik önlemi aldı. Tar- tışmalar üzerine dere yatağını tah- rip eden iş makineleri geri çekildi.

Dün aynı bölgede toplanan yakla- şık 50 kişilik grup ‘MNG talanı, hukuk yalanı’ pankartı ile girdiği dere yatağı içerisinde yürüyüş ger- çekleştirdi. Grup daha sonra ‘de- reler özgürdür özgür akacak’

sloganları atarak dere yatağı bo- yunca yürüyüş gerçekleştirdi, böl- gede nöbete başladı.



(5)

Ülker, marinaları Koç’a sattı

Yıldız Holding’in Marintürk adlı şirketiyle işlettiği İstanbul City Port (Pendik), Göcek Village Port ve Göcek Exclusive marinalarının işletmesi Koç Grubu’na geçti. Hürriyet yazarı Vahap Munyar ‘ın dünkü köşesinde yer alan habere göre, devir için 100 milyon avroluk bedel belirlendi.

30 HAZİRAN 2014, PAZARTESİ

5

dolar

2.1275  avro 2.8999  c. alt›nı 603 TL BİST - 100 78.340 8.25 faiz

Hazırlayan: RECEP ERÇİN

konomi

e b. petrol

$ 113.59 

 



Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Başkanı Ali Yücelen ile İSO 500 raporuna ilişkin konuştuk.

45 bin üyeli Avrupa Genç Girişimciler Konfederasyonu (YES) Başkan Yar- dımcısı da olan Yücelen’in başkanlı- ğındaki TÜGİAD, bir çok sektörde faaliyet gösteren 21-45 yaş arasında 840 genç girişimci üyesi ile 18 milyar dolarlık ihracat hacmini temsil ediyor.

İSO 500 raporuna göre şirketlerin borç özkaynak oranı 10 yılın zirvesine çıktı. Neden bu hale gelindi?

İki farklı bakış açısı ile ifade etmek gerekmektedir. Bunlardan ilki yüzde 132’ye yükseldiği söylenen borçluluk oranı mutlak bir gösterge midir? Bana göre hayır.

2013 yılı sonu itibarıyla özel sek- törün (finansal kesim hariç) döviz cinsiden borç toplamı 270 milyar do- lara yakındır. Merkez Bankası’nın 2013 yılı sonu için varsaydığı 1.92 TL’lik dolar kurunun, 2014 yılının başında beklenenin üstünde 2.2 TL’ye çıkmasından dolayı Türk özel sektö- rünün bu borçları bilançoya olduğunun çok üstünde yansımıştır.

Özel sektörün borçluluk oranında bir yükseliş olduğu konusu hiç tartış- masız doğrudur. Ancak bu oranın 2013 yılında aşırı yüksek görünmesinin en önemli nedeni kurdaki aşırı yük- selmedir. 2014 yılı İSO listesi açık- landığında göreceksiniz ki bu oranda bir gerileme gerçekleşecektir.

BORÇLAR BORÇLA KAPATILDI

Borçluluk ile ilgili sıkıntının kay- nağında ise, sanayicilerimizin yüksek büyüme dönemlerinde kapasite artı- rımı için yaptıkları yatırımlar ile ilgili olarak borçlanmaları ve hemen ar- dından gereğinden fazla soğutulan ekonomi ile küçülen pazar sonucu bu kapasiteyi kullanamayarak bu borç- ların yine borçla kapatılmasına zor- lanmalarıdır.

Büyüme dönemindeki yüksek faiz oranları ve ekonomiyi soğutma dö- neminde düşen ve halen tahmin ve beklentilerin çok altında olan kâr marjları da bu borçların üzerine faz- ladan yük bindirmiştir.

İkinci nokta ise, konuya ilişkin ya- pılan tartışmaların zemininin yanlış olduğudur. Listenin kârlılık sıralama- sında en yüksek kârlılığı elde eden ilk 10 şirketten yalnızca 3’ü imalat yapıyor... Yani Türkiye’de imal etmek çok kârlı değil, ancak inşaat sektörü oldukça cazip.

Bir başka örnek: İSO 500 listesin- deki firmaların toplam ciroları içeri- sinde ileri teknolojinin payı yalnızca yüzde 2.6’dır, bunu çok tartışmamız, konuşmamız lazım. Ülkemize gelen yabancı sermayenin de sadece yüzde 3’ünün yüksek teknoloji ile üretim yapıyor olması, çok ama çok üzerinde düşünmemiz gereken bir nokta...

SÜPER KOBİ’LER DESTEKLENSİN

Milli gelir içindeki payı yılda yıla eriyen sanayi için, sanayiyi ayağa kaldıracak önerileriniz nelerdir?

Ülkemizde ne yazık ki KOBİ de- nince sürekli desteklenmesi gereken 2 milyon 600 bin KOBİ gündeme ge- liyor. Biz Süper KOBİ önerisini bu nedenle gündeme getirdik. Krizlerden az etkilenen, ihracatını ve büyümesini ortalama yüzde 20 bandından sürdü- ren ve ihracat kilogram değeri yüksek

olan bu firmalar yüksek teknoloji kul- lanıyor, katma değeri yüksek inovatif işlere imza atıyorlar...

Bizim araştırmalarımıza göre top- lam 3 bin 800 Süper KOBİ tanımına uyan şirket var. 26.000 KOBİ’miz var ki bunlarda Süper KOBİ olmaya aday şirketler. Türkiye tüm gücü ile bu fir- malara odaklanmalı, desteklemeli.

Dünya böyle yapıyor.

Başta Merkez Bankası para politikaları olmak üzere makro ekonomik politikalar belirle- nirken de daha reel sektör odaklı yaklaşımlar bize net fay- dalar sağlayacaktır. Hükümeti- mizden üretim ve üretime dönük yatırımların desteklenme- sini istiyoruz. 2014 yılının ilk çeyrek büyüme rakamla- rına göre, inşaat sektörü yüzde 5.2 ile ekono- mik büyüme- nin lokomo- tifi... Bu ne- denle sa- nayiciler işi

gücü bırakıp inşaata koşuyor.

Hatta bırakın sanayiciyi, ABD’de Silikon Vadisi’nde kurduğu teknoloji firmasını satıp Türkiye’ye dönen genç girişimcilerimiz dahi kendi ülkesinde inşaat yapmaya başlıyor. Bugün tar- tışmamız gereken en önemli husus budur.

YÜKSEK TEKNOLOJİYE YATIRIM ŞART

Bu nedenle yüksek teknolojiye ya- tırım yapılmalı. Reel sektör açısından üniversite mezunu biri ile meslek lisesi mezunu biri arasında fark yoktur.

Elbette üniversite mezunu daha ni- telikli elemandır ama asıl üreten CNC operatörüdür, mesleki uzmandır. Üre- ten ekonomiler ayakta kalır.

Hükümetin özellikle sıkıntılı za- manlarda daha kaliteli ve uzun vadeli finansman sağlaması; bankaların keyfi uygulamalarına karşılık en azından belirli kriterlerdeki şirketlere devletin kefil olması gibi adımlar üretim yap- mak isteyen sanayiciyi cesaretlen-

direcektir.

Buna ek olarak hukuki uygulamalar, bankaların keyfi kredi çağırma adımları gibi sorunlar da sanayici için so- run olmaktan çıkabilmeli.

Sanayinin geldiği durumu 2013 yılı İSO 500 raporuna dayanarak değerlendiren TÜGİAD Başkanı Ali Yücelen, yüksek teknolojinin sanayideki payının çok düşük olduğuna dikkat çekti

RECEP ERÇİN

[email protected]

AHMET HAMDI ÇİÇEK / DHA

Gaziantep’in Karkamış İlçesi’nin karşısında bulunan Suriye’nin Carabulus İlçesi’nin kontrolünü terör örgütü IŞİD militanlarının ele geçirmesi ne- deniyle bu ülkeye açılan Karkamış Gümrük Kapısı 17 Ocak’tan bu yana kapanmasından sonra açıl- madı.

163 gündür geçişlere kapalı olan Karkamış Gümrük Kapısı’ndan bu zaman kadar sadece özel izin verilen 1000 kadar Suriyeli ülkesine döndü.

Yetkililer, kapının yeniden geçişlere açılıp açıl-

mayacağına ilişkin kararın henüz netlik kazan- madığını bildirdi.

Çatışmalar sırasında IŞİD militanlarının elinden kaçan 35 “muhalif’’, Karkamış Gümrük Kapısı’na gelerek Türkiye’ye sığınmıştı. “Muhaliflerin’’ yan- larında getirdikleri kamyonete yerleştirilmiş Doçka uçaksavarı, roketatar, el bombaları, Kalaşnikof marka uzun namlulu tüfekler ile yüklü miktarda mühimmata sınır kapısında güvenlik güçleri el koymuştu. “Muhalifler’’ ise güvenlik güçleri tara- fından ifadelerinin ardından yeri açıklanmayan bir çadır kente yerleştirilmişti.

[email protected]

IŞİD nedeniyle kapalıyız!

B

ilim ve teknolojideki geliş- melere, sonrasındaki yeni- liklerin yarattığı zenginliğe karşın, geniş halk kitlelerinin so- runlarının çözüldüğünü, özellikle de yoksulluklarının sonlandırılmakta olduğunu söyleyemeyiz.

Zengin daha zengin olurken, zenginlikte emek ve sermaye bile- şenlerinin katkıları yanı sıra, orga- nize olma becerisinin, yaygınlaşan girişimcilik kültürünün katkıları da elbette yadsınamaz.

Ancak, gelir dağılımı adaleti fena halde bozulmuş, gelişmekte olan ülkelerde yolsuzluk ayyuka çıkmıştır. Dahası, yolsuzluk yapanlar kahramanlaştırılmıştır.

PİYASA ÇOK ADALETSİZ Liberalizmin öncülerine ve fa- natiklerine göre her faktörün, her mal ve hizmetin değeri, boylandı- rılması görünmez el denilen sihirli yönlendiricinin kumandasındaki pi- yasada belirlenecek ve herkes eme- ğinin, performansının tam karşılığını alıp evine gidecek, mutlu bir şekilde yaşamını sürdürecekti... Gerçekler böyle değil yazık ki... Görünmeyen sihirli el, adaletsiz bir şekilde görünen sınırlı bir kesimi zenginleştirmekte, mutluluktan psikolojisini bozmakta, harcanmayacak, ekonominin hiz- metine sunulmayacak zenginliğini katlattırmakta...

HER ŞEYİ ÖZETLİYOR OECD sürekli olarak, güncel- leyerek üye ülkelerin gelir eşitsiz- liğini ölçüp duyurumlarda bulun- maktadır. 0 ile 1 arasında değer alarak anlamlandırılan Gini Kat- sayısı; 0’a yaklaştıkça adaleti, 1’e yaklaştıkça adaletsizliği ifade et- mektedir. OECD ortalaması 0.32’dir.

OECD verilerine göre Şili, 0.50’lik değerle en adaletsiz ülke, onu 0.48 ile Meksika, onu da 0.41’lik değerle Türkiye izlemek- tedir.

ABD, 0.39’luk katsayı ile en adaletsiz ülkelerin başında gelirken, GSYH büyüklüğü bakımından 2014 sonunda liderliği alacak Çin’de de, sosyalist piyasa eko- nomisine karşın katsayı 0.42 ola- rak hesaplanmış...

En düşük Gini katsayıları, her açıdan adaletli ülkeler olan Dani- marka’da ve Slovenya’da 0.25 olarak hesaplanmıştır. Finlandiya’da oran 0.26 iken, Almanya’da 0.29’dur. Eski Sovyet ve sosyalist ülkelerde katsayı oldukça düşük, sözgelimi Ukranya’da 0.25’tir.

G20 ülkelerinde en düşük oran 0.25 ile Japonya’ya aittir.

Batı Avrupa’da oranlar olabil- diğince düşük iken ,bu bölgede yer alan Türkiye, yazık ki en yüksek orana sahiptir, en adaletsiz gelir dağılımına sahip ülke olarak.

UÇURUM VAR

Gini Katsayısı yanı sıra, gelir dağılımındaki adaletsizliğin bir baş- ka ölçeri; en fakir yüzde 10 ile en zengin yüzde 10 arasındaki gelir farkıdır.

OECD ortalaması 9.8 kat iken, Türkiye, 15.2 kat fark ile yine üst sıralardadır.

İki grup arasında açığın en az olduğu ülkeler; sırasıyla 5.3 kat fark ile Danimarka, 6.3 kat ile İs- veç, 6.6 kat fark ile Hollanda, 5.5 kat ile Fransa, 5.5 kat fark ile Çek Cumhuriyeti, 5.8 kat ile Belçika, 5.3 ile Slovenya’dır.

En fakir 10 ile en zengin 10 arasındaki en yüksek fark 30 kat ile Meksika’da gerçekleşmekte, onu 26.5 kat ile Şili izlemektedir.

İlginçtir, karakteristik olarak bu iki ülkeden farklı olan ABD’de fark 16.5 kattır.

Bu iki kriter göstermektedir ki;

insanlığın, evrensel bilim ve tek- nolojinin yarattığı zenginlik halka yar edilmediği gibi, ekonominin gelişimine hizmetten de alıkonul- maktadır.

[email protected]

Prof. Dr. Ali Akdemir

Zenginliği halka

yar etmeyen kapitalizm

HALKIN EKONOMİSİ

2014/2738 ESAS

Aşağıda cins, miktar ve değerleri yazılı mallar satışa çıkarılmış olup:

Birinci artırmanın aşağıda belirtilen gün, saat ve yerde yapılacağı ve o gün kıymetlerinin %50’sine istekli bulunmadığı taktirde, yine aşağıda belirtilen gün, saat ve aynı yerde 2. artırmanın yapılarak satılacağı; şu kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilen değerinin %50’sini bulmasının ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olmasının ve bundan başka paraya çevirme ve payların paylaştırma giderlerini geçmesinin şart olduğu; birinci artırmadan on gün önce başlamak üzere artırma tarihinden önceki gün sonuna kadar esatis.uyap.gov.tr adresinden elektronik ortamda teklif verilebileceği, birinci artırmada istekli bulunmadığı takdirde elektronik ortamda birinci artırmadan sonraki beşinci günden başlamak üzere ikinci artırma gününden önceki gün sonuna kadar elektronik ortamda teklif verilebileceği, mahcuzun satış bedeli üzerinden aşağıda belirtilen oranda KDV.’nin alıcıya ait olacağı ve satış şartnamesinin icra dosyasından görülebileceği; gideri verildiği takdirde şartnamenin bir örneğinin isteyene gönderilebileceği; fazla bilgi almak isteyenlerin yukarıda yazılı dosya numarasıyla dairemize başvurmaları ilan olunur. 24/06/2014

1.ihale Tarihi : 24/07/2014 günü, saat 14:00 - 14:10 aras.

2.ihale Tarihi : 08/08/2014 günü, saat 14:00 - 14:10 aras.

ihale Yeri : Nadir Yücel (Yediemin) — zmit-Ankara Asfalt 12. Km. Uzunçiftlik Kartepe/KOCAEL

No Takdir Edilen Deeri TL. Adedi KDV Cinsi (Mahiyeti ve Önemli Nitelikleri)

1 5.000,00 1 %18 1 Adet Uzay marka şerit testere

2 168.000,00 120000 Kg %18 120000 Kilogram (120 Ton) Çelik çekme boru (muhtelif çap ve ebatta) (120 Ton)

3 85.000,00 100000 Kg %18 100000 Kilogram (100 Ton) Yuvarlak ve kare dolu demir

(100 Ton) (muhtelif çap ve ebatta)

4 5.000,00 1 %18 1 Adet Uzay Makina marka 2603992 seri nolu şerit testere

5 10.000,00 2 %18 2 Adet Uzay marka seri numarası olmayan şerit testere

6 6.000,00 1 %18 1 Adet İmaş marka şerit testere

7 10.000,00 1 %18 1 Adet Uzay marka şerit testere (seri numarası yok)

8 27.000,00 30000 Kg (30 Ton) %18 30000 Kilogram (30 Ton) Çelik lama cinsi çeşitli ebat ve boylarda demir

9 1.500,00 1 %18 1 Adet Kesmak marka şerit testere

10 1.500,00 1 %18 1 Adet Uzay marka 36590802 seri nolu şerit kesme makinası

11 1.500,00 1 %18 1 Adet Uzay marka 2670205 seri nolu şerit kesme makinası

(İİK m.114/1,114/3)

* : Bu örnek, bu Yönetmelikten önceki uygulamada kullanılan Örnek 63’e karşılık gelmektedir.

BASIN: 41892 (www.bik.gov.tr)

T.C. KOCAEL 3. CRA DARES TAINIRIN AÇIK ARTIRMA LANI

Resmi ilanlar www.ilan.gov.tr’de

Genç işadamları:

Üreten ayakta kalır

Asıl hikaye 2015’te başlayacak

Ucuz ve bol para döneminde sanayicilerimiz kolayca borç- lanabildi ama artık FED’in fa- izleri artırması bekleniyor. Dış kaynak artık eskisi kadar ucuza bulunamayacak. Borçlar nasıl ödenecek?

2015 yılına kadar Türk özel sektörünün borçluluğu ya da bu borçların döndürülebilirliği konusunda bir sorun öngör- müyorum.

Fark ettiyseniz artık yabancı kredilendirme kuruluşları Tür- kiye hakkında, bu yılın ilk çey- reğinde çizdikleri olumsuz ve karamsar tabloyu çizmiyorlar, hiçbiri “sudden stop - ani duruş”

riskinden bahsetmiyor. Ancak asıl hikaye 2015’te başlayacak.

Eminim ki Türk özel sektörü de 2015 hesaplarını bugünden yapıyorlardır.

Diğer taraftan ekonomimiz, dinamizmi ve büyüme potan- siyeli ile her türlü olumsuz ge- lişmeye rağmen yabancı yatı-

rımcının ilgisini çeken bir eko- nomi. Dünyadaki gelişmeler tabii ki özellikle, bizimki gibi gelişmekte olan bir piyasayı et- kileyecektir. Özellikle FED’in parasal genişlemeyi durdurup önümüzdeki dönem için de faiz artıracağını beyanı, parayı daha da maliyetli hale getirecektir.

FİNANS SEKTÖRÜ REELİ GÖZETSİN

Bununla birlikte, Avrupa Merkez Bankası’nın ekonomiyi canlandırmak için atacağı adım- ları da göz önünde bulundur- mak gerekiyor. Bizim en büyük pazarımız olan AB’deki bu ge- lişmelerin, eğer başarılı olursa bize olumlu yansıyacağı da şüp- hesizdir. Bu beklentilere ve ekonomimizin taşıdığı borcun büyük kısmının özel sektör bor- cu olduğunun bilinciyle hareket edilmelidir.

Finansal hizmetler sektörü- müzün sermaye yeterliliği ve

kârlılığı da göz önünde bulun- durularak, alınan bütün karar- ların reel sektör gözetilerek alınması gerekmektedir.

ORTA VADEDE SIKINTI YAŞANACAK

Ekonominin, üretim ve ih- racat odaklı olarak sağlıklı ve düzenli bir biçimde büyümesini sağlamak yukarıda bahsettiği- miz gelişmeler ve diğer dış et- kilerden korunmamızı sağla- yacaktır.

Reel sektörü kuvvetli, üre- timin cazip olduğu bir ekono- mide borçların ödenmesi veya ilave borçlanma da sorun ya- ratmayacaktır. Ancak, mikrœ- konomik yaklaşımla sektörel bazı önlemlerin alınmaması du- rumunda, özellikle gelir dağı- lımı, büyümenin sağlayacağı refahın toplumun tüm kesim- lerine yansıması gibi konularda orta vadede sıkıntılar yaşaya- cağımız da aşikârdır.

Ali Yücelen

Yldz Holding Yönetim Kurulu Bakan Murat Ülker

Referanslar

Benzer Belgeler

Ligdeki temsilcisi Ýskofyaspor’un Osmancýk Belediyespor ile oynadýðý voleybol karþýlaþ- masýnda takýma destek olmak için Osmancýk’a gelen MHP Ýlçe Baþkaný Bekir

CHP MYK'nin Parti Meclisi'ne sunduğu raporda, "OECD tarafından hazırlanan 2007 Yılı İstihdam Raporu'nda 28 üye ülke için uzun süreli i şsizlik oranlarının

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın arasında yapılan görüşmede, Karayalç ın’ın CHP’den Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı

Karayalçın, Gökçek yönetiminde Ankara’nın öncü niteliğini kaybettiğini belirterek, “Bu belediyecilik anlayışı ve uygulamalar ı ile Ankara yalnız iddiasını

CHP Adıyaman Milletvekili Şevket Köse, Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşanan kuraklığın mevcut mevzuatla çözülemeyecek durumda oldu ğunu belirterek hükümete kuraklıkla

Kızılırmak suyunun devreye girmesinden önceki son üç yılda Ankara’ya hangi kaynaklardan su verildiğini ve bu sular ın arıtma tesislerine ulaşması için harcanan

CHP Balıkesir Milletvekili Nedret Akova’nın geçen eylül ayında Kazdağları’nda çıkan orman yangının söndürülmesi için zehirli su kullan ıldığı iddiasıyla ilgili

Önerge sahibi CHP Ankara Milletvekili Levent Gök, 46 hektarlık alanın birinci derecede sit alanından üçüncü dereceye düşürüldüğüne dikkat çekti ve “Atatürk