PAZAR, 22 Aralık 2002
PAZAR K
v i ♦ ^ 1' *
2^/A
Albüm
A R T IK Y A Ş A M A Y A N C A Z D E V İN İN B ELG ESE L
Ç A LIŞ M A S I N A S IL E V R E N S E L BİR P R O JE Y E D Ö N Ü Ş T Ü ?
ismet Sıral. Türkiye'nin ilk ca z orkestrası şeflerinden, saksofoncu, flütçü ve neyzen. New York, Woodstock'taki efsanevi Creative Music Studio'da verdiği dersler ve konserlerle iz bırakmış dünya çapında bir müzik adamı. 1987'de kendi isteğiyle hayata veda etti. Yakından tanıyanlar ve Türk cazının fanatikleri hariç, unutulup gitti.
Creative Music Studio. “ World music"in kabesi, efsanevi okul. Müzikte teknik olarak üst düzeye gelmiş gençlerin, hatta ünlü c a z okulu Berklee mezunlarının ve dünyanın her yanından yeteneklerin "piştiği", akademik hiyerarşiden uzak, kendi felsefesi olan bir müzik mabedi. 1984'te kapanmak zorunda kaldı, 2000'den bu yana yeniden canlandırılıyor.
Dost Kip. 37 yaşında. Boğaziçi Üniversitesi'nde felsefe ve sosyoloji okudu. Gazetecilik, proje yöneticiliği, kreatif direktörlük, halkla ilişkiler, film yönetmenliği, editörlük gibi pek çok iş yaptı. Boş zamanlarında da Marmaris içmeler'de babası Ali Kayral'ın işlettiği Ali Baba C a z Bar'da piyanodaki babasına davulla eşlik etti.
Bu üç isim, şimdi uluslararası bir projede biraraya geldi. Dört yaşından bu yana tanıdığı ismet Sırada ilgili bir belgesel yapmaya girişen Dost Kip, Sıral'ın
hayatından yola çıkıp önce Türk cazının tarihçesine, oradan Amerika'ya, Sıral'ın da iki yıl boyunca ders-konser verdiği ve iz bıraktığı Creative Music Studio'ya uzandı. CM S yöneticilerinin katkısı ve İstanbul Kültür Sanat Vakfı'nın da desteğiyle
proje ismet Sıral ve Creative Music Studio belgeseline dönüştü. Gözünüzün önüne Bueno Vista Social Club filmini getirin. Onun
1940 Ankarası. ismet Sıral (Soldaki) ortaokul birde.
I
: §
: S Emel ARMUTÇUgibi, ama merkezine İsmet Sıral'ı alan, dolayısıyla Türk C a z
Tarihi'ne uzanan, oradan CMS'nin dünyadaki ilk belgeseli olmaya doğru giden ve dünya ca z devlerini buluşturan film, İstanbul'dan başlayarak dünya festivallerini dolaşacak. Her gösterimden sonra da Orkestrası ve efsanevi okuldan yetişmiş dünyanın önemli müzisyenlerinden biri konser verecek! Onu İsmet Abi'nin bunu fazlasıyla hakettiğini söylüyor. Doğumunun 7 5. yılında, yarısı gerçekleşmiş bu sanatsever sponsorların desteğini bekliyor.
Dost Kip, hayran olduğu ismet Sıral'ı tanıdığında bu yaşlardaydı. Öldüğünde ise 22'sinde. 36 yaşında onunla ilgili güç bir işe girişti. Altından da kalktı. Projesi tamamlandı ğında elinde 150 kasetlik bir malze me olacak: isteyene Türk C az Tarihi, is teyene ismet Sıral'ın hayatı, isteyene Creative Music Studio yılları...
Başından, sadece yedi ay süren bir evlilik, hayatından yüzlerce kadın geçti. Fotoğrafta 18 O cak 1 9 6 2 'de, yani doğumgününde evlendiği O y a Nayman'la.
ülSMET SIRAL
Gencebay' a sazıyla caz
arla düet yapan adam
18 Ocak 1927’de İstanbul Fatih'tedoğan, ortaöğrenimine Ankara'da başlayan İsmet Sıral, resmi öğrenim hayatma birden son veriverir. Riyaset-i Cumhur Bandosu'nun
saksofoncularından İlhami Hayri Bey'den ders almaya başlar. Yıl 1944'tür ve o günden ölümüne dek elinden düşürmeyeceği, flüt ve neyi de yanma arkadaş edeceği saksofonuyla harikalar yaratmasına az kalmıştır. 1946-49 yılları arasında yaptığı askerliği süresince Harbiye Orduevi Orkestrası'nda saksofon ve flüt çalacak, aym yıllarda Cüneyt Sermet,
Şadan Çaylıgil, Müfit Kiper, Arto Haçaturyan, Faruk Akel, Celal İnce, Hırant Lüsikyan, Muvaffak Falay gibi isimlerle çalışacaktır.
Sıral, Türkiye'nin gerçek anlamdaki ilk yerli caz orkestrası sayılabilecek Sextet'i 1953 yılında Cüneyt Sermet'le birlikte kurar. Bir yıl sonra döneminin en kalabalık ve ses getiren caz
orkestrasmı oluşturur. Orkestra, kimi zaman Arif Mardin'in beste ve aranjmanlarım çalar, bazen Sevinç Tevs ve Haşan Kocamaz'ın katıldığı konserler verir, gözde mekanların ve İstanbul Radyosu’nun gediklisi olur. Bu orkestrarun da dağılmasından ve bir yıllık bir Fransa, Almanya serüveninden sonra Türkiye'de yeni gruplar kuran Sıral, 1961'de Hilton'da yedi yıl çalışacak bir başka grup oluşturur: Günnur Perin (kontrbas), Ayhan Yunkuş (piyano), Turhan Eteke (davul) ve Hayati Kale’den (Solist) oluşan bu kadro daha sonra Ayten Alpman'la güçlenir ve 1962'de yolu İsveç'e düşer. Türkiye'den gelen ilk caz orkestrası olarak orada 1966'ya kadar çok ilgi gören ekibe, zaman zaman dönemin gençleri Metin Ersoy, Özdemir Erdoğan ve Lamia da katılır.
B
a y k u ş l a r l a a k o r t1969-73 yıllan arasında başka gruplar kurarak çeşitli mekanlarda çalmaya devam eden Sıral, 1969'da Marmaris Turunç'ta bakir bir arazi satan alır; hayalini kurduğu "uluslararası müzik okulu"
yükselecektir burada. Bir yandan da Aka Gündüz Kutbay'dan ney dersi alır, Anadolu’nun ses ve ritim
zenginliğini caz birikimiyle harmanlar, sayısız genç müzisyenle özel
çalışmalar yapar. Yalnızca müziğe yaklaşımıyla değil, kişiliği, felsefesi ve yaşam biçimiyle de özeldir. Tanıyan herkesin içine işlemiş "anonim bir ruh" der, Dost Kip. Sadece caz dünyasında değil, rock’tan arabeske, poptan sanat müziğine geniş yelpazenin tam ortasmdadır;
komplekssiz, önyargısız, alt üst kültür ayrımı yapmadan. Örnek mi?
1970'lerin ortalarında, Orhan Gencebay'a "sazıyla caz"
çaldırmasıyla ünlüdür. Uzun saçlı rock'çılar, usta cazcılar ve arabeskçi sazcıların bir araya geldiği, bir caz parçasını ya da alaturka bir ezgiyi birlikte "denediği" o acayip dönemde.
Marmaris'ten komşusu Güner Berktan, ondan "kurbağa sesini
sevmeyi" nasıl öğrendiğini anlatır: Bu gün, yarımdan İliç eksik etmediği flütünü çıkararak, kurbağalarla düet yapmaya başlamıştır. "Öyle bir müzik çıktı ki ortaya, inanmayacaksınız, o gün bugündür kurbağa sesine bayılıyorum" der. Sıral saksofonunu da baykuş sesiyle akort etmektedir zaten. Yeğeni Umur Altan ise New York’ta, dünya çapında müzisyenlerin çaldığı kulüpte müşteri olarak otururken, dayısının nasıl flütünü çıkardığım ve çalarak sahneye doğru yürüdüğünü hatırlar: Adamlar bir an afallayıp duralar. "Eyvah" der Altan, "rezil olduk, dayak yiyeceğiz!" Ama sahnedekiler "Yeah man!" derler sadece ve onunla birlikte çalmaya devam ederler, konser çok daha coşkulu biçimde saatlerce sürer.
1978 yılında, dostu Don Cherry Sıral’ı Woodsock'a, Creative Music Studio'ya (CMS) götürür. Bu avangard okul, Ornette Coleman, Karl Berger ve Ingrid Sertso tarafmdan kurulmuş, Woodstock'ta 1971-84 yıllan arasında faaliyet göstermiş, Don Cherry, Cecil Taylor, Dave Holland, Ed Blackwell, Jack Dejohnette, John Cage, Lee Konitz, Carla Bley, Nana Vasconcelos, Trilok Gurtu, Anthony Braxton, John Abercrombie, Pat Metheny gibi sayısız ünlü ismin özverisiyle yaşamıştır. Dünyanın dört yarandan ustalarla gençleri buluşturan okul, hocalarla öğ rencilerin aynı mekanlarda içiçe yaşa dığı, özgürlükçü ve yenilikçi bir labo- ratuvardır. Dünyaya yepyeni kavramlar kazandıran ruhu, bugün yapılan her müzikte hâlâ dolaşır, diye rivayet edilir.
İşte 1978-80 arası, bu okulun en sevilen ve iz bırakan hocalarından biri olur İsmet Sıral; ders ve konserler verir, şimdi onu hâlâ büyük bir sevgiyle anan yukarıdaki ustalarla doğaçlamalar yapar, onları aksak Türk ritimleriyle, derin makamlarla
tanıştırır. Üstelik Turunç'ta müzik okulu hayalini sonuna kadar
destekleme sözü alır. Döndüğünde bu hayale dört elle sarılacak; ancak peşinde koştuğu 30 yıla yakm zamanı geride bıraktıktan sonra yorulup vazgeçecektir. Müteahhit firma işi ağırdan atanca; sermaye arttırımlarma gücü erişmeyince; hayatmda kıravat takmamışken takım elbiselerle resmi dairelerde dolaşmasına rağmen bir so nuç alamayınca. Sadece hayalinden değil, hayattan da vazgeçer. Son
za-manlarda sağlığı da bozulmuş, çala- maz hale gelmiştir. Aslında daha önce denemişliği de vardır intihan. Hatta hem ilaç içip, hem havagazını açtığı bir keresinde Ali Ayral'ı arayıp "Yine be ceremedim, gel" demiştir. Bu kez başa rır! 8 Ekim 1987 günü, kurtulamasm diye önce kendini hataya sarar, üzerine benzini döküp çakmağı yakar.
Dost Kip, babası Ali Kayral'ın dostu Sıral’ı tanıdığında dört yaşındadır. Kapıyı açıp onu gördüğünde "Babaaaa İsmet Abi" diye seslenişlerini hatırlar. İsmet Abi'nin gelmesi iyi bir şeydir; çünkü yokluğunda da kılık değiştirip aralarında dolaşıyormuş gelir ona, bütün hafifliğiyle hep o kadar vardır ki. Öldüğünde 22 yaşındadır ve bir sanat dergisinde çalışmaktadır; tek kelime yazamaz hakkında. Ama yıllar geçip "belgesel yapmalıyım" kararını verdiğinde yolu yine ona çıkacaktır.
Hiç kolay olmaz tabii. Türk Caz Tarihi'nin en önemli figürlerinden biri olmasına karşın, hakkında herhangi bir kaynakta üç beş paragraftan başka bilgi yeralmayan Sıral'ın peşinde tam bir yd harcar. Onu yanarken
bulanlardan ders verdiği köy
çocuklarına, yüzlerce kişiyle konuşur, yüzlerce belgeye ulaşır. Hatta İsveç’te böbrek ameliyatı olduğu sırada içinde unutulan ve sekiz yıl sonra Türkiye'de çıkardan iğneyi bile bulur! Onunla dgdi bir web sitesi kurar.
(www.ismetsiral.org).
Ama Sıral'ı araştırdıkça Türkiye’de cazm doğuşuna ve tarihçesine uzanacak; Woodstock ydlarıra araştırmak için Amerika'yla bağlantı kurunca da işin rengi değişecektir. CMS 1984 yılında mali güçlüklerden dolayı kapanmış, ancak 2000 yılında kurucusu Karl Berger tarafmdan yeniden faaliyete geçirilmiştir. Berger, Kip'e "İsmet Sıral, taradığım en yüksek müzik ruhuna sahip insanlardan biri. Yeni tesisimize adını vereceğiz" der.
Bir de bu efsanevi okulla dgdi tek belgeselin bde yapılmadığım... Çalışma böylece İsmet Sıral ve Creative Music Studio belgese line dönüşür. İçinde biraz da Türk Caz Tarihi olan... Projeye, CMS Vakfı'yla birlikte İs tanbul Kültür ve Sanat Vakfı da destek verir. Eğer yeterli sponsor desteği sağlanabilirse, Dost Kip'in temmuza kadar bitireceği belgesel film, İstanbul Caz Festivalinde İsmet Sıral'a adanan gecede
gerçekleşecek füm gösterimi ve konserle başlayan bir dünya turnesine çıkacak. Fdmin her gösteriminde, Woodstock Workshop Orkestrasiran vereceği konserlere CMS'den geçmiş
önemli isimlerden bazdan da konuk olacak. Karl Berger bunu taahhüt etmiş
durumda; CMS'den İsmet Sıral'ı çok iyi tanıyan dünya müzisyenleri de belgeselde seve seve yeralacaklar. Kimler mi? Free Jazz'ın yaratıcısı sayılan Ornette Coleman, ünlü kontrbasçı Dave Holland, piyanist, besteci ve davulcu Jack Dejohnette, dünyanın en iyi perküsyoncusu denilen Trilok Gurtu, Carla Bley, Baidika Carroll, Anthony Braxton, Cecd Taylor, Oliver Lake, Steve Gom, Lee Konitz ve diğerleri.
İSMET ABİ HEP GELİYOR
Evet, aradan geçen ydlarda, Dost Kip, yine İsmet Abi'nin tebdili kıyafet etrafta olduğunu düşünür. Projeye başladıktan dört ay sonra, eski kupürleri didikleyerek sabahladığı bu gün yine çıkıp geİir İsmet Abi.Perdenin aralığından dış kapıya doğru seyirten süüeti, "Bir şey yok, sadece geliyorum" der gibidir. Ve
kaybolur. Bu kez kapıyı değil telefonu açar Kip, "baba İsmet Abi geldi" der. "Gelir" diye cevaplar Ali Kayral. İsmet Abi'nin gelmesi iyi bir şeydir.
ismet Sıral CM S'de yakın dostlarıyla birlikte. Soldan, ismet Sıral, Steve Gorn, Trilok Gurtu, ingrid Sertso, Nana Vasconcelos, Kari Berger.
1954'te kurduğu C a z Orkestra sında Sıral'ın yanısıra Nejat Cen- deli (piyano), Celal Bozsoy (alto saksofon), Hırant Lüsikyan (alto saksofon), Müfit Kiper (trompet), Aydemir Mete (kontrbas), Vasfi Uçaroğlu (davul), Nevzat Yaİaz (tenor saksofon) ve Nuran Kurdik (trombon) vardı.
Sıra! orkestrası Dünya Caz
Festivaline katılacak
İsveç'te fırtınalar koparan kadro: Solist Ayten Alpman, yanında saçını ütan İsmet Sıral, davulcu Turhan Ete
ke, piyanist Ayhan Yıldız, solda ayaktaki solist Hayati Kafe, oturan
tromboncu Günnur Perin.
-Soldan ayaktakiler Aydemir Mete, İsmet Sıral, Ali Kayral, Zafer Dilek, Erol Pekcan, Emin Aydın, oturanlar G ü n a y Aktalay, Cem Bumin. Ali Kayral ilk onun orkestrasında çalmıştı, onun
son çaldığı orkestra da Ali Kayral'ınki oldu. Saksofonunu Ali K ayral'a bıraktı.
Aka Gündüzle ney üfleyip müziğin en'ine giden, flütüyle kurbağalara eşlik eden, saksofonunu baykuş sesiyle akort eden doğal bir aşık, diyor ona Dost Kip. Diğer aşıklar gibi o da ge riye yazılı hemen hiçbir şey bırakmamış. Kaydetme derdi de olmamış. Türkiye'de yayımlanmış bir albümü Radyo kayıtları var sadece. Ama yurtdışında yayımlanmış ve onun da içinde olduğu çalışmalar bulunuyor.
İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Taha Toros Arşivi