• Sonuç bulunamadı

Bir temenni karşısında

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Bir temenni karşısında"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

TAKVİMDEN BİR YAPRAK

Bir temenni karşısında

- 7

yyffiM

T ^ ü rk iye Turizm Kurumunun neşreylediği (bülten) mun­

tazaman bana da gönderilir.

Bunda memleketin turizmine ait alâka uyandıracak hâvadis gör­ düğüm olur. Son gelen haberlere göz attığım sırada, fıkram a mev zu olacak kadar mühim bir ha­ ber okudum: «Yaban cılar tarihi­ mizi başkalarından öğreniyor­ lar.» başlıklı bir yazıda «Y a b a n ­ cılar Tiirkler tarafından yabancı dilde yazılmış bir Türk tarihi bulup alamıyorlar, eski ve mevcu dn tükenmiş yabancı neşriyat bir tarafta bırakılırsa bir Türk müellifinin kaleminden çıkmış

ve yabancı dillerde yazılmış ye­ ni bir Türk tarihi yoktur» deni­ liyor.

Yabancı dilde tarih yok da kendi dilimizde tam mânasile tarih denecek eserler var mı?

Tarih, masal kitabı değildin; ilimdir. Eskiler ilimle mücehhez oldukları için tarih kitapları yaz mışlar fakat çoğu — zamaneye göre— tesirden kendilerini kur- taramanmşlar, bazı tarihi haki­ katleri, ancak vukuattan ahkâm çıkartılacak şekilde yazılması suretile, aydınlatmışlar.

Bizde tarih denilebilecek son

eser, merhum M urat Beyin «Tâ'- rîh-i- Ebul F âru k » dur ki o da hem noksan, hem de maalesef indî mülâhazalara boğulmak yü­ zünden yanlıştır. Ahmet Refik merhuma, gelince: O tarih yazma mış, halkı tarih okumağa alış- tırmıştır. Böyle olunca tarih, Cevdet Paşada duruyor.

«A s r-ı- A h ır » i yazmıya yetişe miyen M urat Beyin tarihini o- kurken (fâsılâ-i- saltanat) balı sindo Yıldırımın oğullarından tysâ Çelebiye temas eden şu fık- ras nr, rastlamıştım:

«îy sâ Çelebi, Bursayı ve bütün Marmara sahilini işgal ettiği sı­ rada Mehmet Çelebi anınla mü­ zakereye girmişti. Sakarya vadi si hudut olmak üzere Anadoluyu beyinlerinde taksim etmek, son­ ra müttefikan Rumeli üzerine hareket etmek teklifinde bulun­ du. îysâ Çelebi kızdı: «Tokat al­ tında büyüttüğüm bir çocuğun böyle bir teklifi küstahlık olaca­ ğını söyledi.»

M urat Bey, burada şöyle söy­ lüyor:

«Müverrihler, hulûskârlık il- casile «T ok at altında» gibi tah­ kir âmiz cümleyi tahrife lüzum görmüşler «tabanca altında» yap mışlar. Yâni kaş yapalım derken göz çıkarmışlar. Çünkü o sırada henüz tabanca bizde bu rütbe müstamel değildi.»

Merhum, nasıl olmuş da böyle bir gaflete düşmüş, (tapanca) kelimesi Türkçede (tokat, yum­ ruk) mânasına gelir. Eski tarih­ lerde bu kelimenin yumruk m â­ nasına kullanıldığı çok görül­ müştür. Meselâ Evliya Çelebi «tb şir» M ustafa Paşanın Ü skü-

dardan saraya gittiği zaman

adamlarına vükelâyı rehin gibi Üsküdarda alıkoydurduğunu nak

lederken Ibşir paşanın ave­

nesinden Cehennem Bölpkbaşı-

nın, abdest almıya çıkan Melek Ahmet Paşayı terslemesi üzerine «P aşay-ı- gayyfıre gayret ve hamlyyet-i- vezaret el verip var kuvvetini bazuya getirerek ol Cehennem Bölükbaşıya öyle bir tapanca vurdu ki darbenin şid­ detinden belindeki tabanca ve tüfekleri yere dökülüp başın­ dan demir tulgağı düştü.» der.

M urat Bey merhum Almanlar nn, M acarların, Çeklerin, Lehle­ rin «D iy e t» meclislerini, Vene-

diğln senatosunu ele alarak

Köprülülerin de bir «M ürakabe hey’eti» yâni bir nevi «A y â n Meclisi» teşkil etmemelerini dev letin İdaresi bakımından bir nok san telâkki ederek tenkit eyler. Bir vezirin boynunun kıldan in­ ce olduğu bir devirde (lâ.venazil) bir mürakabe lıey’etinin lâfı mı olur?

Tam mânasile bitaraf bir ta­

rih yazılması İçin

Referanslar

Benzer Belgeler

Allah’a itaat ediniz ve peygambere de itaat ediniz.”; “Allah’a itaat ediniz; peygambere de itaat ediniz ve (muhalefetten) sakınınız.”; “Her kim

Hasan ile Hülya bahçeye çıktı.. Hasan

Aşağıdaki kelimeler alfabetik olarak sıralandığında hangisi ilk sırada yer alır?. A) sayı B) harf

Belirli bir nesnenin etkisiyle birlikte aynı anda aktif hale gelen nöronlar, aynı nesnenin farklı özelliklerini temsil eden nöron birliklerinde eş zamanlı olarak

Yu ka rý da bil di ri len ta þýn maz ü ze rin de hak sa hi bi ol du ðu nu id di a e den tüm hak sa - hip le ri nin ko nu ya ve ta þýn maz ma lýn de ðe ri ne i liþ kin tüm sa

Hele Muharrem Ergin gibi, daha sonra müsteşarımız olacak Necat Birinci gibi hocalardan ders aldığım için kendimi çok şanslı hissediyorum.. Bölümümüz çok zor

Hususî veya yarı res- mî bir müessese kredi istediği zaman, yine aynen ticaret bankalarının yaptığı gibi, Bankanın uz- manları bu müessesenin geçmişteki çalışmalarını,

 sein + zu yapısında können anlamı, yani bir şeyin olabilirliği, yapılabilirliği anlamı varsa, o zaman bu yapının anlamını aşağıda verilen diğer yapılarla da ifade