• Sonuç bulunamadı

Pierre Loti ve resim

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Pierre Loti ve resim"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

19 Ocak 1950

9

^

Pierre Loti ve resim

Loti, daha beş, altı yaşlarında İken resim yapmaya

başlamış ve mektebe gittiği zamanlarda

edebiyat ve tahrir vazifelerine karşı lakayt kalmıştı

S e la n ik ’te 27 t e m m u z 1876 s a b a h ı h a rb e g id e n T ü r k g ö n ü llü le ri

— Loti’nin krokisi —

Lo ti k ro k ile rin d e n b ir M a o ri bası

Z

aman zaman, çocuk resimleri sergileri yapılır. Bunları sey­ rederken ekseriya hayret i - çiııde kalır, çocuk safiyetinin renk ve şekillerle birleşince insanı tâ için­ den saran ve sarsan eserler verdiğine şahit oluruz. Çünkü insan denilen mahlûk, henüz ha­

yatla temasa gel- H

meden geçirdiği pek kısa devre i- çinde, tabiatı en iyi gören, onun gü­ zellikleri karşısın­ da dünyada bun­ dan başka hakikat olmadığım en ko­ lay sezen bir ol­ gunluğa varır. F a ­ kat sonra bilgi o- na bunları unuttu­ rur. Pek azı unut­ maz. Onlar sanat­ kâr olurlar.

İlk insanların bı­ raktıkları eserle­ rin, mağara du­ varlarındaki re­ simler oluşunun sebebi buradadır. İlk, yâni iptidaî in­ san ile çocuğun a- rasındaki münase­

bet bundandır, çocuk resimlerindeki iptidailiğin bizi heyecana sevkedişi de bundandır.

Piyer Loti de, sanata bu yoldan girmiştir.

Claude Farrbre tarafından “ Pierre L oti’nin yüz deseni” ismiyle neşredi­ len bir kitaptan (x ) öğrendiğimize

göre, Loti, daha beş, altı yaşlarında iken resimler yapmağa başlamış. Bunların her çocuğunki gibi karala­ malardan ibaret olduğunu tahrnir. et­ mek kolay ise de, onun mektebe g i­ rince, edebiyat derslerinde, takrir va­ zifelerine tamamen lâkayıt kaldığı­ nı öğrenince, mesele değişiyor. De­ mek onu ilk cezbeden sanat şekli resim olmuş. Daha sonra, parmaklan ile karşısındaki mücessem, gözle görünür şekilleri nakletmekten yo­ rulmuş veya bıkmış olacak ki, haya­ lindeki şekilleri vermeğe teşebbüs et­ miş ve bu sefer piyano çalmağa baş­ lamış. Böylece kendini, musikiye ver­ miş, Mozart, jChopin, Beethoven’den sonra Cesar FranlPı da sevmiş, fa­ kat ilk aşkına ihanet etmiyerek ro­ man ile beraber sanat teslisim ta­

mamlamış. lüks tabı.

<ıııiMiımııuıııııiMiıiMiıııııiııııııııııııııtııııııınıııiııuiMiııııııııııııııııtuıınıiııııııiMiııııiııııuıııııııııııııııımııiMiıııııııııııııııııııııııımıııııııııııııi!mıııınııııııııımııııımmııııılıımiiıııııııııııııımıııımmnıımıııuifl

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Loti, Ulysse’inkine benzeyen seya­ hatleri esnasında, çocukluk karala­ malarını hatırlıyarak her g ittiğ i yer­ den resimler yapmıştır. Onun fotoğ­ raf makinesinden kaçınmasını kolay­ lıkla anlıyoruz. Zira fotoğraf reali­ te'yi vermekten gayri bir işe yara­ maz. L oti ise dai­ ma ondan uzaklaş­ mıştır, ve bu se­ bepten deseni ter­ cih etmiştir. C. Farrere tara­ fından neşredilen kitapta gördüğü­ müz resimlerin bir k ı s m i muhtelif mecmualarda neş­ redilmiştir. Bunla­ rın çoğu, birer not­ tan ibarettir. M e ­ selâ, 1876 da Selâ- ilikte iken, Rus - Türk muharebesi dolayısiyle gönüllü yazılan askerleri görüyor. Bu onun üzerinde öyle b r tesir yapıyor kı mü şa he de ” sini ancak resimle tes- bit imkânını bulu­ yor, ve böy'ıecc or­ taya vesika bakımından nâdir bir kroki çıkıyor.

B ir başka misal: Aziyade muhtelif eserlerinde binbir tasvirle yaşattığı bir şahsiyettir.Fakat bu onu bir türlü tatmin edememiştir, ve, hâtıraları­ nın ihanetinden korkarak onun bir portresini yapacak, Rochefort’taki e- viııe, çalışma odasının duvarına tek resim olarak asacaktır.

Bir misal daha: Tahitiye gidiyor t 1872 de burası henüz seyahat acente­ lerinin ve filmlerin istismarını tanı­ mamıştır. B ir hayal memleketidir. O- rada Loti bir şelâle görüyor “Bu­ rası benim olsun” diyor, hayalinde tasavvur ettiği şeyin nasıl bir.haki­ kat olduğunu bir desenle gösteriyor. Bütün bunları yaparken, aynı za­ manda büyük’ bir aktör ve bir sah­ ne vazii olan Loti, müstakbel evinin dekorlarını da tesbit etmektedir.

Ve L oti nasıl haberi olmadan ro­ man yazmışsa öylece resim yapmış­ tır. Netekim piyanoyu da kendi ken­ dine öğrenmiştir. — fa.

(x ) Fransada Arrault Baskı Evi tarafından 2500 adet basılmış

Referanslar

Benzer Belgeler

Şair aşağıdaki beyitte ise gönül ehlinin Allah’ın veli kullarına ikramı olan kerâmeti bir sır olarak telâkki ettiklerinden bunu orataya saçmayacaklarını

Amacım para kazanmaktan çok iyi ve kalıcı ça­ lışmalar yapabilmek.” Hemen ardından ekliyor, “En çok istediğim şeylerden biri de Atıf Yılmaz’ın yönettiği bir

Aretha Franklin, Bee Gees, Phil Collins, Bette Midler, Jewel, Willie Nelson gibi devlere besteler veren,?.

Konya Büyükşehir Belediyesi, Konya İl Kültür Müdürlüğü ve Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün yapmış olduğu etkin işbirliği sayesinde kütüphanelere her

Ondan hususî ders alanlar da vardı. Bu gençlerden bazıları, günün birinde eve girer girmez ne görsünler? Sofada camekanııı buzlu cam ian, tavana kadar

Mşıseı arşivlerde ıstanouı ueııegı Taha

1981’den bu yana TMDK’da sözleşmeli olarak çalışan, Türk müziği ve ney dersleri veren Niyazi Sayın, sonradan Nefesli Sazlar Bölümü.. Başkanlığı’na

Rumelihisarma gömülmeyi isteyen şairin cenazesi bu­ gün öğle namazını müteakip Fatih Ca­ miinden merasimle alınıp ebedî istirahat- gâhına