EUZÜ BİLLAHİMİNEŞŞEYTANİRRACİM BİSMİLLAHİRRAHMAN-İR RAHİM
ALLAH'A SIĞINIRIM KOVULMUŞ ŞEYTANDAN, RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA
YOL, DOSDOĞRUCA ALLAH'IN YOLUDUR. BUNDAN BAŞKA KENDİNE YOL ARAYAN ZİYANDADIR BAZI KUR'AN AYETLERİ İLE İLGİLİ TEFEKKÜR VE
BAZI UYARILAR & ÖĞÜTLER
A.Yahya Yunus / Dua ile: " Bazı başlıklar, Kitaba yayın anına göre evvel tarihlerle dahil
olmuş olabilir.Düzeltme: hiçbir zaman yazılmamış bir şeyi yazılmış gibi tarih atmadım, atmamda. Daha önce belirtmiş olduğumdaki kasıt o değildi."
Yenileme Tarihi:
Ramazanla
İçindekiler
Hüküm Allah'ın dır Önsöz
Kur'an-ı Kerim'in Açıklığı Hadis Rivayetleri ile İlgili Namaz Kılarken
Abdest İle İlgili Olarak
Salat/Namaz Hakkında Önemli Salatların Sonunda
Bazı Salat-Namazlar Hakkında Velimiz Allah'tır
Müslüman Adı Yeterli Değil mi!
Kur'an Kıyamete Kadar Geçerlidir Rabbi Ala Sırat-ül-Müstakim gdo KESİNLİKLE HARAMDIR
Kur'an-ı Kerim Okunurken Dinlenmesi Eğer Size Rahmet Edilmesini İstiyorsanız Şarttır Kıyamet Zamanının Bilgisi Ancak Allah Katındadır
Peygamberler Seçkin Kullardır Sırat-il Müstakim Ne Demektir
Kimse Allah'ın Adını Doğru Olanın Dışında Anmaya Kalkmasın Kişisel Not Gireyim
Büyük Bazı Günahlar Hakkında Şefaat Hakkında
Şefaat Bahsi Yeniden-2
Bazı Yanlış Lafızlardan HAŞA -asla böyle söyleme ki:- “Medet Ya ResulAllah” Hakkında
Bazı Olası Başka Lafız Hakkında:“(tövbe)Ya Rabbi,(HAŞA-bunu biçimde !EKLEME!)Ya ResulALLAH”
Vasiyet
Mevlana Kelimesi Hakkında Bir Hadis Rivayet Ediyorum Kur'an Ayetlerinden Referans Yaratılış Hakkında
Ortadaki Ümmet - Ummat-ul Vasat Yazılımlar Hakkında
Şahitlik Hakkında
Tağuta Boyun Eğen, İslam Bayraktarlığına Kalkmasın. Önce tağut İnkar Edilmelidir.
Kur'an ve Evrenin Genişlemesi SAKIN BÖYLE DAVRANMA Şahitliğimiz
Arz la İlgili Bir Kur'an Mucizesi Enbiya Suresindeki Bir Ayet İle İlgili
Müminler Parçalanmasınlar, Birlik Olsunlar Kimse Fasıklığı Hafife Almasın
YOO, Hayır! Ben Kafiri Sevmiyorum
Dua
Ve Bağlacının Kullanımının Önemi/Faydası Hakkında Dikkat Sıfatların, Ünvanların Yerli Yerinde Kullanılması Hakkında Bir Nevi Paranoya Vakası
Bakkallar Kimse
Hacca Ne Zaman Gidilir Seccadeler Hakkında Camiler Hakkında Öyle Bir Yemin ki Umreyi Tamamlayın Hac ile İlgili
Allah'ın Resulü Meryem Oğlu İsa Mesihi Öldürülmedi de Çarmıha Gerilmedi de Mucize Hesap
İncir Hakkında
Hacı Adaylarına ve Tüm Diğer Seyahate Çıkanlara Ufak Bir Not Olarak Tavsiye Bizler Şahitlik Ederiz ki
Ülkenin %..!'dan Fazlasının Müslüman Olduğu Söyleniyor....
Din İnsanların Kimliklerinin Birincil Belirtecidir Anayasa Değişikliği Hakkında
Hiçbir Kimsenin Kur'an ile Alıp Veremediği Yoksa, İstişare İle İnşa Allah Kur'an-ı Kerim Cüz Cüz İnmemiştir
İslam'da Cuma Günü Tatil Günüdür Diye Bir Kural Yoktur Tevrat ve İncil'e Yapılan Bazı Tahrifata Kur'an da Atıf Vardır Bir Çarpık Anlayışla Hakkında
İman Ediyorum ki Meydan Okuyuş Öğüt
Kilit Kelimeler
Yineliyorum:Neden inşaALLAH [Eğer Allah dilerse] Demek Bu Kadar Zordur Allah Bozgunculuğu Emretmez
Bazı Askeri Terminoloji Hakkında
Askeri Okul-Birliklerde Açık Mescit Varlığının Gerekliliği
Bazı Askeri Okul/Birlik vs. Dahil Olunma vs. Durumları Hakkında Bir Başka Husus Piyango mu Milli mi !
Ekstra Notlar Duyuru
Geçmişten Düşünmüşken
Gördüğüm Kadarıyla- Türkiye'de ki Medyada Kesinlikle Herkesin Sesini Tam Olarak Temsil Edilmiyor. Böyle Olduğunu Sanan Varsa Bunu Bilsin. En Azından Benimkini.
gd'ler Hakkında İbretlerden
Maymundan İnsana Değil, İnsandan Maymuna Medya Benim Değil
Parmak İzindeki Mucize Mescitler Allah'ın dır
Sapıtmak Yoktur Dinde: İşte Misal; HEMDE FİRAVUN EHLİNDEN, !FİRAVUN-FİRAVUN!
Benzeşen İkilemler
İçinde “Mürşit” Kelimesinin Kullanılmış olduğu Bazı Cümle Çeşitleri Hakkında Hatırlatma-İkaz-Uyarılarılardan
Fal,Sihir vs. Hakkında
Faiz ve Bankacılık Sistemi Hakkında Vekalet vs. Konuları Hakkında
Evlilikle Mallara Otamatikman Ortak iyelik/Olma kavramı kesinlikle İSLAMİ DEĞİLDİR Farkında mısınız Bazıları
Televizyon ve Radyo Hakkında Göğün Atmosferinden Çıkılsada Camiler Hakkında
Dua
Ana Rahminin Sağlamlığı İnanmak İçin Deliller
İslam'da Kadınların Giyinimi Hakkında Giyim Kuşama
Öğrenci Giyimi Hakkında Başörtüsü Hakkında
HİÇ OLMAZSA OLAYI GİBİ GİBİ Bankaların Revizyonu
Sapla Samanı Birbirine Karıştırmamak
Tecessüs Etmek [~(birisini casusvari) araştırmak/dinlemek/röntgenlemek vs. ] Günahtır Hicr Suresindeki Bir Ayet İle İlgili
Yaratan Alemlerin Rabbi Allah'tır Maide Suresi'ndeki Ayeti Düşünmek En Büyük Yalan
Fanatizm Hakkında
Pekçok İşte Size İyi Bir Rehber Olabilecek Bir Ayet Demir Hakkında
Yağmur Yağdı mı Biraz Soğuk Oldu mu Haber Oluyor ya!
Bir Vaziyet Değişesi Kelime Devlet Hakkında
Güneş ve Ay Arasındaki Fark Bazılarına Yazıklar Olsun Bir Dua
Ülke ile İlgili Bir Husus Daha Yahya'nın Üçüncü Notu Kılıçsız Kalem Olmaz Damızlıklar
Bazı Hac Acentelerine
Türkiye ve Dünya'daki Pekçok Ülke İçin Bazı (Kimisi Çok Acil) Projeler
Özellikle Günümüzün Müslümanlarının Çok Dikkat Etmesi GerekenBir Konu : İsraf Görünmez Silahlar Hakkında
Toprak Satışı Hakkında ve Vizyon Gökyüzüne Çıkmak ve Kur'an
Yüce Allah'ın Yaratması - bir apartman sakininin yaşamından kesit Su Sorunu Hakkında
Saatlerin Anlamını Yitirdiği An Saat Konusuna Yeniden Mesai Saatleri Hakkında
Birkaç Başka Türlü Ekstra Not Ne Kadar da Çok Bilgiç Var
Çok Güncel - Sapla Samanı Birbirine Karıştırmamak Evlilikte Bazı Değerlere Saygı Çok Önemlidir
Yine Evlilik ve Özellikle Yeni Evlenenler İçin Sizden Önce Yaratılanlar
Sayhaten Vahideten - Bir Çığlık ve ....
Fussilet Suresinden Su&Yaşam
Dosya 12
Ey Türkiye Halkı
Gökyüzü Dosyası - !Gökyüzü Ne Renk?!
Osetyalının ve Abhazyalının Canı Patlıcan mı Vitrinlerde Oluşabilen Çarpıklıklar Hakkında
Kent Ortamının / Kalabalığın / Teknolojinin vs. Doğurabildiği Kurallar Hakkında Acıyı Hissedelim
Bazı Soru(lar) ve Cevap(ları) Enam Suresi Ayet 125 Hakkında
Ey Özürlü İnsanlar, Durumunuz Size Allah'ın büyük bir rahmeti olabilir
İnadına Cehennem Diyene Mescitlerde İken
Manav, Fırıncı vs. Gıda Üreticileri ve İlgili Mevzuatçılara Uyarı, Öneri, Tavsiye Soyunuklar vs. Hakkında
Soyunmak Erkeklere de Haramdır Kölelik Hakkında
Ebeveynlere
2 Yaşındaki Çocuğa Bile Yalan Söylenmesin Otobüsler ve Yollar Hakkında lar Hakkında Evlatlıklar Hakkında
Bayanların Soyadları Hakkında Süt Hısımlığı Hakında
Gerçekten Güzel Bir Kelime: "Kaynana"
Yeni Bir İş Kolu Adayı : Duşçuluk Dışarıda Yemek Yemek
Ölülere İşittirmeye Gayretlenenlere Bazılarının Çivisi Çıkmış
Değerli ve Sevgilli Kardeşim Bazı Gazeteci(ler) vs. Hakkında
Yanlış Yoldan Değru Şehre Varamazsınız!..
lainlere
Kimlik Bilgisi Değişikliği Zor Bir İş Değil
Kur'an ve Yıldızların Yön Referansları Olması Hakkında İlişki Kutuplarda Namaz Konusu Hakkında
Kur'an ve Doğal Yön Referansları Arasındaki İlişki İsrafa Karşı Bazı Önlem Önerileri
Baldaki Mucize
Bağımsızlık Hakkında ki Herşey Allah'a Bağımlıdır Düşünen İnsanlar İçin
İslam'da İşkence Yoktur Olamaz [işkence tanımı için ilgili bölüme bakınız]
Ekstra Notlar Bir Not Düşelim Burada Bir Yanlış Var
Hesap Görücü Olarak Rabbim Yeter Bazı Hayır Kurumları Hakkında
Yüce Kur'an'daki Bazı Sözcük Tekrarlarını İncelerken Ahmed Peygambere Selam Olsun
Bazı Ufak Tiyo ve Tavsiyeler Bazen Çok Faydalı Olabilir
Zina Hakkında Özellikle Gençlere Öğütler Boşananlara - İddete Dikkat
Evli Çiftler İçin Bir Öneri-Tavsiye Evleniyorsanız Adam Gibi Evlenin Bazılarının Çivisi İyice Çıkmış
Bazı Kur'an Ayetleri ve Küresel Isınma Arasındaki ilişki.
Yönetenlere, Sanayicilere, İş Adamlarına ve Diğer İnsanlara
Duvarlara / Otobüs Koltuklarına vs. Yazılabilmiş Şekiller vs. Hakkında Bir Dosya : Flor
Orman Yangınları Hakkında Psikiyatri vs. Hakkında
Notebook / Dizüstü Bilgisayar Üreticilerine Yine Yöneticilere - Kaldırım, Tadilat vs Hakkında Fizik Kuralları Allah'ın Birer Emridir
Göklerdeki O Müthiş Güzellik
AbduLLATİF Yahya Yunus'un Hayatından Bir Başka Başlıkla Yahya Yunus Hayatından
Zorda Kalanlar İçin Türkiye Sınırlarında Kabaca Ama Oldukça Yaklaşık Kıble Tayini Nasıl Yapılabilir Kıble Tayini Hakkında
Bazı Uyarılar ve Tavsiyeler
Çocuklara Dikkat Edilmesi Üniversiteler Hakkında Lanet
Sakın Aldanmayın
Herkez Herşeyi Bilmek Zorunda Değil Bazı Takıyıldızların Adlarının Değiştirilmesi Bir İmza da Şuraya
Haberiniz Olsun, Bir Direnç Var(dı) Sayılar Hakkında
Bu Bir Şaka Değil
Genel Sağlık ve Kanser vs. Hakkında
Bazı Hijyenik vs. ve/veya Hayatı Kolaylaştırabilmesi vs. Açısından 2011'İle Birlikte Bazı Tavsiyeler Güncel ve Önemli - Bal Bal Bal
Güncel Birkaç Tavsiye
Ve Yine Ülkenin Bağımsızlığı* İsteniyorsa ki Herşey Allah'a Bağımlıdır Bazı Hususlar Hakkında
Mevki Tutumu Hakkında Günlerden Birgün
Bir Ağaç
Yahya'nın Notu
Yahya'nın İkinci Notu
Bekleyin Bende Beklemekteyim Yol ve Şeria Hakkında
Ve Hüküm Allah'ındır Başörtüsü Hakkında Ne Mutlu
Bilgisayar(lar) Mahremdir Eğer Birgün Bu Kitap Basılırsa
Bir Söz
İman Edip Müslüman Oldunuz, Öyleyse Hüküm Allah'ın dır
Öncelikle vurgulayalım. Hüküm Allah'ın dır. Yerlerin ve Göklerin ve ikisinin arasındaki herşeyin ve nerede ne varsa her şeyin Hakim'i Allah'tır. Yüce Rabbimiz Allah'ın, Hakim Olan Mevla'mızın bu İsmi (Hakim) O kadar çok geçiyor ki Kur'an'da..
Öyleyse, bütün kainatın hakimi Olan Allah'ın bize indirdiği Kur'an var iken, bizler için başka bir şeyle hükmetmek doğru olmaz. Kur'an varken, başkalarının keyiflerine uymak olmaz:
Casiye Suresi(45) Sayfa 499 Ahzab Suresi(33) Sayfa 422
---Önsöz
Allah'a sığınırız kovulmuş şeytandan, Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla,
Hamd Alemlerin Rabbi Allah'a dır. Yalnız O'na kulluk eder ve yanlız O'ndan yardım isteriz. O'nun herşeye gücü yeter.
Selam ve dua resulü Muhammed'in üzerine ve o'nun takipçilerine ve tüm ibadullahissalihin'in üzerine olsun.
Bu kitaba, in Şa Allah, pekçok güzel öğüt, uyarı ve bazı Kur'an ayetleri ile ilgili tefekkür edilebilecek husus ele alınmıştır. Bu kitaba da, söze ve kalbe şeytanın, hevanın girmesinden Allah'a sığınırız.
Ayrıca, Allah'ın azabından peşinen emin olanda yanlıştadır. Tüm umut Allah'tandır ve:
''Vekil Olarak Allah Yeter.''
Örneğin şu ayetler incelenebilir:
Nisa Suresi(4) Sayfa 90'da ilk ayetler, Nisa Suresi(4) sayfa 98'de son ayetler, Nisa Suresi sayfa 104'te son ayet Ahzab Suresi(33) sayfa 417'de ilk ayetler Ahzab Suresi(33) sayfa 423'de ilk ayetler
Güvenilecek Olarak Allah Yeter.
Örneğin,:
Zümer Suresi(39) sayfa 461, son ayetler
Talak Suresi(65) sayfa 557'de incelenebilir
25.03.2008(orj.04.03.2008)
---
Kur'an-ı Kerim'in Açıklığı
Bazıları, bazılarının maalesef Kutsal Kitabımız Kur'an-ı Kerim'in mealinden okunup okunmaması hususunda bir takıntının olduğunun farkındadır. Artık umuyorum bu çarpık düşünce mevcut değil. Bu çarpıklık :
''Kur'an'ı anlayamayan ve arapça bilmeyen kişiler için; Kur'an'ı Kerim'in orjinal halinden bir başka bir şekilde okunmaması, ve ancak bunun yerine anlamını anlamak/bilmek isteyenlere yönelik olarak: maalesef ya adına tefsir denmiş, ancak aslında içinde ciddi anlamda birçok tehlikeli ve hatta ölümcül hata/yanlış barındırabilme olasılığı olabilmiş bir kitaba; ya da isabetsiz olarak adı “hoca” olabilmiş yanlış bir kişiye yönlendirme şeklinde; ve ama maalesef asla ama asla Kur'an-ı Kerim-i asla mealinden okumamak düşüncesi üzerinedir.
Kesinlikle, meallerin hatasız / yanlışsız yazılamayacağı tarzında bir savunma değildir bu . Nitekim, meal adı verilmiş bazı kitapların bazılarında da maalesef Orijinal Yüce Kitabımızdan yansıyana göre oldukça ciddi anlam kayması yaşamış bazı cümleler veya bir enkaz misali dipnot ve / veya keşke hiç koyulmamış olsaymış tarzındaki parantez vs.
şekillerde ....
Ancak açıktır ki Dinimiz İslam'ın BİRİNCİL VE TEMEL kaynağı olan Yüce Kur'an-ı Kerim'e yönelerek öğrenmek son derece önemli ve gereklidir. Ve elbet bu durum olabildiğince Kitabımızı anlayarak olmalıdır.
Öyleyse, ya Kur'an-ı Kerim'i anlayarak okuyabilir şekilde çalışabilmeli veya Kur'an-ı Kerim'e yakınca bir metin-kitap olarak yazılmış kitap ile (~meal) ilk etapta okuyarak Dinimiz öğrenmeye çalışılabilmelidir.. Ancak derinleşip ilmini arttırmak isteyenlerin Kur'an-ı Kerim'i okurken anlayabilir düzeye gelebilmeleri doğrudur. (beklenir.) Yakınca metin- kitaplarda ise, bir hata olasılığına karşı; şüpheli bir durumda, elbet tefekkür ve araştırmaya geçilebilmelidir.
Ancak HAŞA, Kur'an'a arapça bilinmesi dahilinde bile anlaşılmazlık gibi iftiraya karşı açık bir cevap olabilmesi açısından aşağıda belirtilen ayeler incelenebilir:
Kamer Suresi (54) Sayfa 528, Kamer Suresi (54) Sayfa 528, Kamer Suresi (54) Sayfa 529, Kamer Suresi (54) Sayfa 529, Hicr Suresi(15) Sayfa 261, İsra Suresi(17) Sayfa 285, İsra Suresi (17) Sayfa 290, İsra Suresi(17) Sayfa 290, İsra Suresi (17) Sayfa 282, Ayet 9-10, Kehf Sures(18) Sayfa 299, Meryem Suresi (19) Sayfa 311,Ayet 97, Tâhâ Suresi (20) Sayfa 311, Tâhâ Suresi (20) Sayfa 318 Ayet 113, Hac Suresi(22) Sayfa 333, Neml Suresi(27)'nin ilk ayetlerinden Sayfa 376, Neml Suresi(27) Sayfa 383,
Rum Suresi (30) Sayfa 409, Sad Suresi (38)'nin ilk ayetlerinde Sayfa 452, Sad Suresi (38) Sayfa 456, Sad Suresi(38) Sayfa 457,
Zümer Suresi(39) Sayfa 460, Zümer Suresi(39) Sayfa 460, Zümer Suresi(39) Sayfa 463, Zuhruf Suresi(43) Sayfa 488, Zuhruf Suresi(43) Sayfa 488, Zuhruf Suresi(43) Sayfa 491, Duhan Suresi(44) Sayfa 497, Casiye Suresi(45) Sayfa 498, Casiye Suresi(45) Sayfa 499, Muhammed Suresi(47) Sayfa 508,
Kaf Suresi(50) Sayfa 565, Kalem Suresi(68) Sayfa 656'teki son ayetlerden Hakka Suresi(69) Sayfa 567'deki son ayetlerden, Abese Suresi(80) Sayfa 584,
Müdessir Suresi(74) Sayfa 576'daki son ayetlerden Fussilet Suresi (41), Sayfa 476'daki ayetlerden ....
Bu ayetlerde Kur'an'ın açıklığı, net, fasih ve anlaşılabilir bir kitap olduğu (~muhkem ayet bağlamında değerlendiriniz) bizzat Yüce Kur'an-ı Kerim'de vurgulanmıştır. Bir meal aldığınız zaman elbet Kur'an'ın edebi yönünü tam olarak hissedemeyebilirsiniz ve ayrıca mealden kaynaklı bazı eksikler bulunabilir ama en azından açık (muhkem) ayetler doğru şekilde tercüme edildiği taktirde doğru anlaşılabilecektir.
Kısacası, Kur'an anlaşılmaz bir kitap değildir ve bunu söyleyen Kur'an ile ve gerçek ile çelişmiş olacaktır. Çünkü Kitabın muhkem ayetleri açıktır ve tartışma götürmez. Müteşabih ayetler için ise işittik ve itaat ettik, şüphesiz ki hepsi Rabbimizin katından hak olarak inmiştir deriz. (en doğrusu için bkz. Kur'an ve bkz. Al-i İmran Suresi (3) Sayfa 49) 21.12.2010 - 23.10.2010 - 17.09.2007 (03/08/07)
---
Hadis Rivayetleri ile İlgili
Bütün hadis rivayetlerini düşünmeden elemeden resullullah'a aitmiş gibi alıp, Kur'an ayetlerinden hiç ya da
neredeyse hiç okumaksızın; Kur'an ile tefekkür etmeden defaatle konuşan kimseye sadece -düşünmelerini istediğim- bir soru yöneltmek isterim:
''...hiç resulullah(a.s.v.s.) adına bir yalan rivayet satın almış olup, Dinde Allah adına zan üzerine konuşup helake sürüklenme endişesi taşır mı!...''
Unutulmasın, Yüce Rabbimiz Allah'ın koruduğu Kur'an'dır:
Hicr Suresi (15) Sayfa 261
23.02.2008(orj.)15.09.2007
---
Namaz Kılarken...
Günümüzün en önemli yanlışlarından birisi de namaz kılarken gösterilmesi gereken hassasiyet konusudur. Bazı namaz kılanlar, kıldıkları namazları iş yoğunluğu, yolculuk vs. sebeplerle maalesef -çok yanlış bir biçimde- terkedebilmektedirler. İlgili durumlar genellikle şu tip yanlış anlayışlardan kaynaklanabilmektedir:
1.Bazılarına göre namaza engel <gibi görünen> bir durum varsa, (o anda namazı tümden terk ederek) namaz sonra kılınabilir düşüncesidir ki yanlıştır!
2.Yolculukta isek namaz sonra kılınabilir düşüncesidir ki yine kesinlikle ama kesinlikle çok yanlıştır!!
Şimdi meselenin özünü en sağlam ve kesin kaynağımız olan Kutsal Kitabımız Kur'an-ı Kerim'den iki ayeti
inceleyerek belirtmeye çalışalım. Ayetlerden namaz ibadetinin düşmanın saldırı riski altında dahi eda edilen bir ibadet olduğunu ve peygamber efendimizin(a.s.v.s.) de bunu bizzat Rabbimizin katından gelen emir dolayısıyla uygulaması gerektiğini açıkça görmekteyiz :
Bakara Suresi (2) – sayfa 38 ve Nisa Suresi (4) - sayfa 93 ve 94'teki ayetlerden*
Evet, yukarıdaki iki ayette de görülebileceği üzere namaz, ancak haklı / yerinde bir korku (yani vesvese olmayan) hali mevcutsa kısaltılabilmekte ancak asla terkedilmemektedir.
Dolayısıyla, günümüzde bazılarının HAŞA ''...önce iş, sonra ibadet...'' ya da ''...çalışmakta ibadettir ile başlayıp ardından namazı kılmama noktasına .... cüretkarlığı...'' türü çeldirme girişimlerinin herhangi bir aslı astarı yoktur. Bu ifadelerin içinde ''...çalışmakta ibadettir...'' gibi aslen doğru ama kullanıldığı yer ve sebep ile ele alındığında son derece yanlış olan ifadelerle karşılaşabiliriz. Elbette Allah rızası için helalinden çalışıp helal kazanç elde etmek, mutlaka çok değerli bir olgudur ve hiçbir kimsenin bu konuya bir itirazı yoktur. Dinen elbette doğrudur. Ancak, bu durum farz olan namaz ibadetini kılmamak veya bunu tehir edebilmek değildir. Farz farzdır. Neyin nerede ne zaman ve nasıl yapıldığı önemlidir. Kelimeler yerinden kaydırılmamalıdır. Şeytan sağ taraftan yaklaşır ise de aldanmamalıyız.
Kısacası işim var diyerek namazı terkedenlerin tutumları yanlıştır.
*ilgili ayetlere yakınca türkçe metinlere in Şa Allah 'Bazı Salat-Namazlar Hakkında' başlığından da erişmek mümkün olabilir 24.09.2007 (03/08) -24.07.2010
--- Abdest İle İlgili Olarak
Küçüklüğümden beri, abdest alırken başın dörtte birinin mesh edilmesinin söz konusu olmasının bahsi vardı.. Ve şunuda yorumsuz söyleyim ki ayakların da yıkanması..
Bu bağlamda Kur'an-ı Kerim'de Maide Suresinde(5) sf 107'deki abdest alınması ile ilgili olan ayeti buraya almayı doğru görüyorum:
Evet buradaki ifadelerin abdestin farzlarını belirttiğini görebilmekteyiz. Ayetinde, herşeyinde En Doğrusunu Allah Bilir.
Yahya Yunus abdest alırken başının tümünü mesh ediyor.
Herşeyin en Doğrusunu Allah Bilir
08.02.2010
--- SALAT-NAMAZ HAKKINDA :
Yahya Yunus, bu bölümde de Kaf Suresindeki(50) ayetten alıntı yapıyor:
AYETİN VE HERŞEYİN EN DOĞRUSUNU ALLAH BİLİR
Yahya Yunus, salatlarda / namazlarda , her edbarus-sucud'ta en azından “Subhan ALLAH” demeyi doğru görür ki kendisi daha fazlasını okumaktadır. Elbet "SUBHANE RABBİYEL AZİM" ve "SUBHANE RABBİYEL ALA" demek çok doğrudur.
Yahya Yunus, her secdede başka bir şey yapmadan bu şekilde davranır in Şa Allah.
Burada kritik nokta ayette geçen “edbar” kelimesidir ki “ر ٻ د " kökünden gelip, bir kimsenin bunu belki “secdelerin sonu” gibi algılamışta olabilir.
Yahya'nın uygulaması ise her ikisinde de aynı şekilde yaparaktır. Dolayısıyla, secdeden sonra -fasılasız olarak- ayağa kalkıp Fatiha Suresini okumadan önce, bir miktar oturarak bekleyerek Rabbimiz Allah'ı zikredip anarak (daha fazlası olabilerek) "SUBHANALLAH" dedikten sonra devam etmek şeklindedir.
Ve halk arasında bilinen teşehhüdte de aşağıdaki formu ile doğru olarak görür:
“Ettahiyyatü liLLAHİ VeSSalavatü VeTayyibat. Es-Selamu alennebiyü* ve rahmetULLAHİ ve BerakatüHÜ, Es-
Selamu ala ibadullahissalihin, Eşhedü en LA İLAHE İLLALLAH ve Eşhedü enne Muhammeden abdüHÜ ve resulüHÜ”
evet, yukarıdaki şekilde uygulanmasını doğru görür. Zira Peygamber efendimizin zahiren arkasında salatı kılmıyor olduğunuz için bu şekilde okunması doğrudur.
Allah'ın izniyle algılanabileceği ve anlaşılabileceği üzere; Allah'ın da üzerimdeki büyük lütfu ile, salatların/namazların sonlarının şu şekilde sonlandırılmasını :
“ALLAHU EKBER ALLAHU EKBER LA ILAHE ILLALLAH HUVALLAHU EKBER ALLAHU EKBER VE LILLAH EL- HAMD”
* Selam Nebi'nin üzerine olsun manasındadır.
not:Yahya, "hadis" ile "hadis rivayetlerini birbirinden ayırır. Ancak, belirtien hususlar, peygamber efendimiz adına rivayet edilegelmiş "hadis rivayetleri ile de çelişmemekte olarakta algılanabilmektedir. Yoksa onun gerçekte vereceği bir hüküme, Yalnız Allah rızası için, Yahya'nın boynu kıldan incedir.
12.02.2010
--- Salatların Sonunda
böylesiyle in Şa Allah, daha doğruca ve Peygamber Efendimiz Muhammed (a.s.v.s.) ın salatına/namazına daha yakın bir salat olması hasebiyle..
27.02.2010
---
Bazı Salat-Namazlar Hakkında
Bazı durumlarda salat/namaz hakkında yanlış algılamalar söz konusu olabilir. Bu algılama birisini halk arasındaki tabiri ile "seferi olmuşsa" -ki burada algılama genellikle yolculuğa çıkmak yönindedir-, otomatik olarak ... ; muhtelif düşüncelerdir. aslen,
Nisa Suresi sf 93-94 teki ayetler,
olası bu gibi yanlış algılamaların hiçbirine yolvermemektedir. İşte Hüküm:
“.... Ve yeryüzünde <darabtüm> (~çıktığınız / dışarıda bulunduğunuz – yol aldığınız şekillerde çevrilebilmesi olası olabilir) zaman, akabinde eğer küfürde olanların(~inkar edenlerin) sizleri denemesinden korkarsanız; Salattan
<tagsuruu> ~asgarileştirmenizde üzerinize bir günah yoktur. Kesinlikle, kafirler sizler için apaçık düşmanlardır. Ve onların içinde olduğunuz zaman, akabinde onlar için Salat'a (namaza) dur. Akabinde onlardan bir taife (grup) seninle beraber dursunlar ve silahlarını alsınlar. Akabinde; (onlar) secde ederlerken; arkanızda olsunlar. Ve namaz kılmamış diğer taife (grup) gelsin. Akabinde onlar seninle beraber Salatı kılsınlar ve önlemlerini/tedbirlerini alsınlar. Küfürde olanlar (inkar edenler) silahlarınızdan ve emtianızdan gafil olmanızı (ihmal etmenizi) sevdiler (ki) akabinde sizlere tek bir <meyleten> saldırı (yaklaşması) ile saldırma yaklaşması yapabilsinler / saldırabilsinler. Ve sizlere silahlarınızı
<tedavu > (~bırakmanızda) eğer sizlere <matara> 'dan (~yağmurdan) dolayı eziyet var ise veya hasta iseniz bir günah yoktur. Ve (~ancak) önlemlerinizi alın. Kesinlikle Allah, kafirler için <mühin> bir azap hazırlamıştır. Ardından, Salatı kılınca, Allah'ı ayakta durarak ve kuudta (oturuşta/oturarak) ve <cunubunuz> yan taraflarınız üzerinde iken anın. Ardından ne zaman emniyete ulaştınız ki akabinde Salata durun. Kesinlikle, salat inananlar üzerine
vakitlendirilmiş olarak yazılmıştır.
<<nisa suresindeki ilgili ayete yakınca bir metin olarak sf. 93-94>>
“.... Salavatı/namazları ve Salatı Vusta'yı (orta namazı) koruyun ve Allah için <kanitiin> (~... ) olarak kalkın.
Öyleyse, eğer korkarsanız; akabinde <ricalen> ayakta veya <rukbanen> binek üzerinde. Akabinde, emin olduğunuz zaman Allah'ı sizlere bilmiyor olduğunuzu Öğrettiği gibi anın....”
<<bakara suresindeki ilgili ayete yakınca bir türkçe metin olarak sf 38>>
Eğer ayetler hayırlısıyla iyi tefekkür edilirse in Şa Allah, görülebilir ki EĞER "KORKU/(VEYA ZORLANMIŞ BİR ANLAM İLE ENDİŞE) VARSA" şartı / koşulu olduğu taktirde, işte o zaman bir takım -ayette belirtilen- durumlardan bahsedilebilir.
Ayetlerde daha ziyade iki duruma temayül dikkate gelebilmektedir. Nisa Suresindeki ayette Peygamber efendimiz (a.s.v.s.) 'ın beraberliğinde iken ilgili Salat/namaz'ın kılınış şekli; diğerinde ise daha ziyade müminlerin kendi başlarına kaldıkları esnada salatlarını nasıl kılabilecekleri hakkında ki bir duruma daha ziyade atıf var şeklinde görünmektedir.
İkinci durumun sadece seyahat gibi bir duruma binaen kısaltma durumu ile kesinlikle örtüşmemektedir. Ve kimseye
“ben çıktım ve bu sebeple salatımı / namazımı kısaltıyorum” Şeklinde bir söz söyleyebilme yetkisi asla tanımaz.
Ayetler son derece açık ve net görünmektedir. Durumlar belirtilen kriterlerle beraber şartlanmıştır. Eğer bu şartlar sağlanmıyorsa, hareket tarzı as-salat'a ayette belirtildiği gibi gereği gibi dönmektir ki "fe iza ütmeenentüm. fe ekimussalat"
24.07.2010- 12.02.2010 orj.11.02.2010
--- Velimiz Allah'tır
El-Hamd-ü-LİLLAH; Velimiz Allah'tır. Ne Güzel Mevla, Ne Güzel Yardım Edendir; Rabbimiz bizleri Bağışla;
dönüşümüz Sana'dır.
Ve işte Yüce Kur'an'daki Yusuf Suresinden, güzel resul Yusuf (aleyhisselam)'un duası:
yaklaşık bir metin olarak:
“Rabbim, bana mülk'ten Verdin ve bana hadiselerin(~olayların) tevilinden Öğrettin. Göklerin ve yerin Fatır'ı
Sen'sin. Sen dünyada ve ahirette VELİ'msin. Beni müslüman olarak vefat ettir. Ve beni salihlere dahil Et.”
Yusuf Suresindeki Ayetlerden Sayfa 246 Ve işte bir başka Yüce Kur'an Ayetinde, Musa Peygamber (a.s.v.s.), Rabbine Şu Şekilde Dua Etmiş:
Yaklaşık bir metin olarak:
“..Bu Senin denemendir (fitnendir). Onunla kimi İstersen Saptırırsın, ve kimi İstersen Hidayet Edersin. Sen VELİ'mizsin.Öyleyse bizleri Bağışla ve Rahmet Et. Sen Bağışlayanların Hayırlısısın. “
Araf Suresindeki Ayetlerden Sayfa 168 Şüphesiz El-Veli İsmi ile salih Kullarına İstediğini Vermeye Kadir Olan Rabbimiz, Kesinlikle Herşeye Kadir'dir.
Bir not olarakta şunun bir bilgi olarak bilinmesinde fayda olabilir ki: Yüce Kur'an-ı Kerim'de özellikle arapça açısından Veli kelimesinin çoğulu olarak türetilen “evliya” kelimesi; bugün bazı çevrelerde yanlış yansımalar sonucu Kur'an'da kullanılabildiği şekli ile bilinmeyebilir. Kur'an'dan görebilmekteyiz ki bu kelime genel bir anlamda da
kullanılabilmektedir. Ve negatif bir anlamda “dostluklar” şekli ile de değerlendirililebilmektedir. Bu bağlamda “evliya”
kelimesi türkçe karşılık olarak “veliler” anlamına gelmekte olup Kur'an'da kullanıldığı yerler açısından bir “yandaşlık / arkadaşlık” bildirimi şeklini de alabilmektedir. Bu nedenle Kur'an'dan görebilmekteyiz ki “evliya” kelimesi her zaman pozitif anlamda “dostlar-arkadaşlar” manasında kullanılmamış olup; bu kelimenin genel olarak bir “dostluk-arkadaşlık”
manası taşıyabildiğinin bilinmesinde fayda olabilir in Şa Allah. Ve şüphesiz ki Allah'tır Kullarına Rahmet Eden.
Belki birçoklarının türkçede artık kazınmış ve oturmuş bir kelime olarak bir eren, ermiş, salih kişiyi temsil ettiği düşüncesinin oldukça ... olmasına karşın; Yüce Kur'an-ı Kerim'de bu kullanımın da yer aldığının bilinmesinde fayda olabilir in Şa Allah: Ve in Şa Allah yine Yüce Kur'an'dan:
yukarıda belirtilen ayetlerin bir kısmına yakınca bir metin olarak ki in Şa Allah belirtilen tüm ayetlerle ilgili yakınca metinde yazılabilir:
“Allah inananların VELİ'sidir. Onları karanlıklardan aydınlığa Çıkarır.
İnkar etmekte olanların evliyaları-velileri* (ayette evliya kelimesi geçer*) ise tağut'tur. Onları aydınlıktan karanlığa çıkarır. İşte (onlar) ateş ashabıdırlar, onlar orada kalıcıdırlar.”
bakara suresindeki ayetlerden sayfa 41-42
*ayette evliya kelimesi, yani veli kelimesinin çoğulu olarak onların velileri anlamında evliyahim şeklinde geçer
Ve devamda yine Yüce Kur'an'dan belirtilen ayetlerden evliye kelimesininin hak yolda olanlar için
kullanılması gibi kafirler açısından da kullanıldığı görülebilmektedir:
Enfal Suresinde(8) Bulunan Son Ayetlerdendir.
Ey Yüce Allah, bizleri Sirat-i Müstakim'e hidayet Eyle.
31.07.2011
Müslüman Adı Yeterli Değil mi!
Dünyadaki durumu pek iyi bilmiyorum ama maalesef burada bazılarının sınıflandırma telaşına tanık olunmuştur.
Hepimizin elindeki Kitap ortak;
Yüce Allah'ın katından inmiş Kur'an hepimizin ortak rehberi Hepimiz ''Allah Bir'dir ve Allah'tan başka ilah yoktur ve Muhammed O'nun kulu ve resulüdür/elçisidir'' demiyor muyuz.
Eğer ki hepimiz Allah'a ve Rusulune inanıyor ve önceki resullere inanıyor ve iman ettik ve aralarında hiçbirini ayırt etmeyiz diyorsak ve hepimiz Kur'an'a iman ettik, ve Şüphesiz hepsi Yüce Allah'ın katından hak olarak inmiştir ve ondan önce indirilenlere de iman ettik diyorsak ve Kitapta emredildiği gibi yaşıyorsak ....
Elbet elimizde Yüce rehberimiz Kur'an bulunduğuna göre ve kendimizi de Kur'an'a göre yani Yüce Allah'ın emir ve buyruklarına göre ayarlamışsak, öyleyse müslümanız. Yok eğer Kitabın bir kısmına da olsa karşı çıkılmışsa(inkar-red edilmişse) elbet o kişi o zaman kafir olur.
Kur'an-ı Kerim'de ''müslüman'' adı ile ilgili bazı Kur'an ayetler aşağıda belirtilmiştir.Başka ayetlerde bulunmaktadır.
“....deki bana sadece vahyolunmakta ki ilahınız sadece bir ilahtır. Öyleyse müslüman oldunuz mu?....”
Enbiya Suresinin(21) Son Ayetlerinden “....deki kesinlikle ben Dini Muhlis Olarak Kendisine has kılarak Allah'a kulluk etmek/ibadet etmek'le emrolundum. Ve müslümanların <evveli>(ilki) olmakla emrolundum. Deki: Kesinlikle ben azaplı azim bir günde Rabbime asi olmaktan korkarım. Deki: “Allah'a Dini muhlis olarak has kılarak kulluk ediyorum/ibadet ediyorum. “
Zümer Suresi (39) sf 459'daki İlk Ayetlerden
“....Rabbim, kesinlikle bana mülkten Verdin ve bana hadislerin <tevilini> (açıklamasını) verdin. Göklerin ve yerin
<Fatır>'ı (Çıkaranı) Dünya ve ahirette Veli'm Sensin. Beni müslüman olarak Vefat Ettir. Ve <Elhigni bissalihiin> (beni salihlerle beraber Kıl.)
Yusuf Suresindeki (12) ayetlerden sayfa 246 “....Rabbimiz, ve bizleri Sana müslüman Kıl ve zürriyetimizden (de) Sana müslüman bir ümmet çıkar ve bize
menasiklerimizi (ibadet ediş usullerimizi) göster ve bizi Bağışla Şüphesiz ki Sen Tevvab'sın Rahim'sin.”
Bakara Suresindeki (2) Ayetlerden sayfa 19
“.... Allah sizler için Yarattılarından <zılalen> (....) Yaptı. Ve dağdan <eknenen>(....) Yaptı. Ve sizler için sizi sıcaktan koruyan <serabil> ve <beese>(savaş şiddeti)nizden koruyan <serabil>(...) Yaptı.
Böylelikle üzerinizdeki nimetini müslüman olasınız diye Tamamlar. “
Nahl Suresindeki Ayetlerden sf.275
Müminun Suresi (23) Ayet-52, Al-İmran Suresi (3) Ayet-102, Saf Suresi(61) Ayet 7
En'am Suresi(6) Ayet 14 Hicr Suresi (15) Sayfa 261
Ayrıca belirtelim ki kendilerini çeşit çeşit sınıflara ayrılma ihtiyacında hissedenlere şu ayetleri de incelemelerini isterim:
Rum Suresi (30) Ayet 30&31&32
son klavye 31.07.2011-15.11.2010 - 19.10.2007
--- Kur'an Kıyamete Kadar Geçerlidir
Konu çok açık ve net bir gerçektir.
Korunmuştur:
Hicr Suresi (15) Sayfa 261
Peygamber Efendimiz de, hatemün-nebiyyün'dür. Bu ifade öyle bir ifadedir ki tefekkür ederseniz ne büyük bir nübüvvete işarettir .... Selam ve dua Allah'ın resulü Muhammed'in üzerine olsun..
Selam ve dua Allah'ın resulü Muhammed'in üzerine olsun..
Şimdi birde şu ayeti tefekkür edelim in Şa Allah:
Zuhruf Suresi (43) Sayfa 461
Çok açık görülebileceği gibi, Kur'an müslümanların sorumlu tutulacağı kitaptır.Öte yandan, hadis rivayetlerinde ise [efendimiz adına iftira edilmiş/söylenmiş] yalanlar, yanlışlar vardır. Keşke efendimiz yanımızda olsaydı da o yanlış rivayetleri tarumar edeydi..
Müslümanlar Rableri katından inmiş, hidayet rehberi olan ve inişinden beri hiçbir kelimesi değişmemiş, içinde her tür durumun açıklamasının bulunduğu Kur'an-ı Kerim'le lütuflanmışlardır.
Ne büyük nimet, mutluluk ve bahtiyarlıktır bu..
Elbet diğer ümmetlerin herbirinin hesabını da en iyi Allah bilir. Şüphesiz ki Allah Adaleti en doğru olandır.
Kur'an, ulaştığı her yerin uyarılması, anayasası olması içindir çünkü Kur'an müslümanların sorumlu tutulacakları Kitap'tır.
En'am Suresi (6) Sayfa 129
10.08.2008
--- Rabbi Ala Sırat-ül-Müstakim
Günümüzde bazılarına hatırlatılmasının çok yerinde olabileceğini düşündüğüm bir Kur'an ayetindeki bu ifadeyi bir kere de buradan tekrar etmiş olalım:
'Rabbi Ala Sirat-ül-Müstakim' 'Rabbim Dosdoğru Yol Üzerindedir'
---- Hud Suresindeki Ayetten Sf - 227----
18.03.2009(orj.*.2009)
--- gdo GIDA KESİNLİKLE HARAMDIR
Daha öncelerden, seneler öncesinden de bu hususa çeşitli şekillerde dikkat çekmeye çalışmıştım. Allah Kabul Eder in Şa Allah.
Konu,
ÇOK AÇIK VE NET OLARAK HARAMDIR
:İlgili Delil Açık Olarakta
Nisa(4) Suresindeki -sf 96'da
- Ayetlerde Bulunmaktadır:29.06.2009(orj.2*.06.2009)
---
Kur'an-ı Kerim Okunurken Dinlenmesi Eğer Size Rahmet Edilmesini İstiyorsanız Şarttır İlgili hüküm / ifade Araf suresinin(7) son ayetlerindedir. (204) sayfa 175.
Ayrıca, Fussilet Suresi(41) sayfa 478'deki 27'de bir misal.
Dolayısıyla,
Kimse Kur'an'ı okunur işitirken arkasını dönüp gitmiyor değil mi..
Kimse Kur'an okunurken arkadaşıyla muhabbet etmeye, başka şeylerle uğraşıp kulak ardı etmiyor değil mi..
Ve okuyanlarda, dinleyenlerin durumlarını gözeterek doğru zamanlarda, doğru yerlerde doğru şekilde Kur'an okuyorlar değil mi...
06.03.2008(orj.05.02.2008)
---
Kıyamet Zamanının Bilgisi Ancak Allah Katındadır
Peygamber efendimize (a.s.v.s.) gelinip kıyametin ne zaman kopacağı sorulduğunda, Rabbimizin emri inmiştir.
Gerçek açıktır:
Ahzab Suresi (33) Sayfa 426'daki ilk ayetlerden
O'nun bilgisi ancak Allah katındadır. Ne bilirsin, belkide zamanı yakındır.''Bu sebeple kimsenin bu konuda herhangi bir polemiğe yönelmemesini
umut ederiz Yüce Mevlamız Allah'tan. Müslüman'ın bu gibi işlerle bir takıntısı olmamalıdır, müslüman yoluna bakmalı, yapabildiği kadar hayır yapımaya çalışmalıdır.
Rabbimizin katından inen o büyük rahmet, Kur'an varken ortada, niçin olduk olmadık şeylerle uğraşılsın ki.
10.08.2008
Peygamber Seçkin Kullardır
Peygamberler, kendilerine itaat edilmesi, tabi olunup yardım edilmesi/edilebilmesi gereken Allah Kullarıdır.
Araf Suresindeki Ayetlerden sf.153 Ancak şu hususu da belirtmek doğru olabilir ki bir peygamber dahi bir takım yanılmalara düşmüş olabilir. Her ne kadar durum bir peygamberi, başka insanlarla kıyaslamak değil ancak Yüce Rabbimiz Allah, peygamberleri de
insanlar arasınndan Tayin Etmiş ve tabi ki; peygamberlerin son derece üstün insanlardır. ancak şu tefekkür edilebilir ki onlarda yanılgı içeren .... olabilir.
Bu bağlamda, Yüce Kur'an'dan bazı örneklerden bir kısmını paylaşalım in Şa Allah :
Sad Suresindeki Ayetlerden(38) Sayfa 398
Yukarıda belirtilen ayetlerden, Davud Peygamberin (a.s.v.s.) yaşadığı bir hadise belirtilmiştir. Buna göre, kedisine gelen iki khasımın arasındaki (geçen) duruma karşılık Davud Peygamberden bir hüküm vermesini istiyorlar. Ancak Davud Peygamber söylediklerinin ardından kendisinin sınandığını düşünerek Yüce
Allah'tan bağışlanma diliyor. Ve bu(durum), kendisine bağışlanıyor. Ayetin devamında ise yine Davud'a vahy olunan ve ayette belirtilen ifadeyi yakınca bir türkçe metin ile belirtilirse:
“Ey Davud, Kesinlikle biz seni yeryüzünde halife yaptık. Öyleyse insanlar arasında hak ile Hükmet ve heva'yı takip etme. O (zaman) Allah'ın Yolundan saptırılırsın. Kesinlikle o Allah'ın Yolundan sapınmakta olanlar için unuttukları ile hesap gününde şiddetli bir azab vardır. “
Sad Suresindeki Ayetin belli bir kısmına yakınca bir metin olarak Ve Ayetin ilerleyen devamında da açıkça görülebilmekte ki Süleyman Peygamber içinde “Ne Güzel Kul,
Kesinlikle o [Evvab] ~yönelendir.” şeklinde yakınca metinle belirtilebilmekte ki burada Süleyman
Peygamberin'de sürekli olarak Allah'a yönellik bir kul olmuş olabildiğini görebiliyoruz in Şa Allah.
Ve şimdi de daha önceden de bu Kitabta vurgulanmış Yüce Kur'an Ayetlerinden birini tekrar dikkat edelim.
Allah'ın Resulü Yusuf (a.s.v.s.)'ın duasını tekrar hatırlayalım:
yaklaşık bir metin olarak:
“Rabbim, bana mülk'ten Verdin ve bana hadiselerin(~olayların) tevilinden Öğrettin. Göklerin ve yerin Fatır'ı Sen'sin. Sen dünyada ve ahirette VELİ'msin. Beni müslüman olarak vefat ettir. Ve beni salihlere dahil Et.”
Yusuf Suresindeki Ayetlerden Sayfa 246
Mümtehine Suresindeki(60) Ayetlerden Sayfa 548-549 Ve işte Mümtehine Suresinden, İbrahim Peygamber ve yanındakilerin bize örnek tutumları ve yaptıkları dua
örneklenmiştir. Yukarıda belirtilen Ayetlerden son kısımlara (dua içeren kısıma) yakınca bir metin olarak in Şa Allah:
“Rabbimiz, Sana tevekkel ettik ve Sana yöneldik ve Dönüş Sana'dır.
Rabbimiz, bizleri inkar edenler için fitne konusu Kılma. Bizim için Bağışla Rabbimiz. Kesinlikle Sen Aziz'sin Hakim'sin.
Kesinlikle sizler için onlarda Allah'ı ve ahiret gününü umut edenler için güzel örnek vardır. Ve kim dönerse, ardından Allah kesinlikle (O) Gani ve Hakim Olan'dır.”
Peygamberler de dualarında görülebildiği gibi Yüce Rabbimiz Allah'tan Bağışlanmayı istemektedirler. Ayetlerden daha çok örnek belirtilebilir in Şa Allah. Ancak konunun fark edilebilmesi açısından in Şa Allah yeterli olabilecektir.
Ve son bir örnekte alemlere Rahmet olarak göderilmiş Peygamber Efendimiz Muhammed [a.s.v.s.] ile ilgili olarak Fetih Suresinin ilk ayetlerinden belirtilmesi yeterli olabilecektir in Şa Allah:
Fetih Suresinin(48) ilk Ayetlerinden Sayfa 510
Enbiya Suresindeki(21) Ayetlerden – Sayfa 440 09.08.2011
Sırat-ül Müstakim Ne Demektir
Sizlerle paylaşmak istediğim bir başka husus ise ''Sırat-ı Müstakim'' in ne anlama geldiği konusudur. Bunun sebebi bazılarının, sırat-ı müstakime atıf yaparken HAŞA ''...orta yoldan ayrılma...'' gibi bir mana yamamaya çalışabilmekte ve dini çarpıtmaya -bir şekilde- yeltenmiş olabilmektedir.
Sırat-ı müstakim ''orta yol'' DEĞİL, ''doğru yol'' ve hatta ''dosdoğru yol'' DEMEKTİR ve doğal olarak ikisi her zaman aynı şeyi ifade etmez.Doğru yol bazen sertliği ve / veya bazen yumuşak olmayı gerektirebilir ve her zaman ortalamak manası taşımaz. Sırat-ı müstakim'in Kur'an'ı Kerim'deki kullanımını merak edenler aşağıda belirtilen ayetleri
inceleyebilir:
Al İmran Suresi(3) Sayfa 55, En'am Suresi(6) Sayfa 143, ve Sayfa 148,
Hicr Suresi(15) Sayfa 263, Nahl Suresi(16) Sayfa 274 , Meryem Suresi(19) Sayfa 306, Ya Sin Suresi(36) Sayfa 443, Zuhruf Suresi(43) Sayfa 493
Konu Kur'an-ı Kerim'de yeterince açıktır.
28.08.2007(orj*)
---
Kimse Allah'ın Adını Doğru Olanın Dışında Anmaya Kalkmasın
> > !! Kimse Allah'ın Adını Doğru Olanın Dışında Anmaya Kalkmasın ... < < !!
LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDEN RASULULLAH Biz EL-HAMDÜLİLLAH DERİZ
Biz SUBHANALLAH DERİZ Biz ALLAH-U EKBER DERİZ
Biz La ilahe İLLALLAH Muhammeden RasulULLAH DERİZ ELHAMDÜLİLLAH-İ RABBİL ALEMİN
04.05.2011
--- Kişisel Not Gireyim
Es.'a yatan parayı çatır çatır yemekte, harcamakta..
Sazma, para değil, para değil.
yanlışa onay da değil;
Ve öyleyse beraberindeki dua:
Rabbim Allah, Şeriatına kavuşmayı nasip eyle in Şa Allah.
Rabbim Affet
04.05.2011
--- Büyük Bazı Günahlar Hakkında
Paylaşımı gerekli sayılan bir hususta günümüzde pekçok tuzakların bulunduğu bir husus hakkında kardeşlerimizi uyarabilmektir in Şa Allah. Bu tuzak din kardeşimizin dine, imana yaklaşayım diye düşünürken, -bir şekilde- düşebilme tehlikesi içeren bir tuzaktır. Derken, kişi, sağ taraftan gibi yaklaşan/görünen bir tuzak ile çeldirilmeye yeltenilebilir.
Muhtemelen ilgili aktörde güya din hususunda konuşan biri veya bir kitap vs. de olabilir. Tüm müslümanların bu tip
konularda çok hassas ve dikkatli olması çok önemlidir.
Meselenin özü, bir kişinin karşısındaki bu gibi unsurdan, din adına gibi ama aslen yanlış olan, birçok şeyi işitebilmesi hususundadır. İşte bu çok büyük bir tehlikedir. Şeytandan lanet bir şeydir. Lütfen bir öğüt olabilmesi umuduyla
aşağıdaki ayetleri de dikkatlice tefekkür ediniz:
Araf Suresi(7) Sayfa 153tdeki İlk Ayetlerden Bakara Suresi(2) Sayfa 24'teki Son Ayetler
Bakara Suresi(2) Sayfa 11'deki Ayetlerden Araf Suresi(7) Sayfa 152'deki Son Ayetlerden Yunus Suresi(10) Sayfa 215'deki Son Ayetlerden
Mümin Suresi(40) Sayfa 471'deki İlk Ayetlerden
ve pekçok başka yerde de tavsiye ettiğimiz bir ayet olarak:İsra Suresi(17) Sayfa 284'teki Ayetlerden
ve ayrıca bilinmeyin arkasına düşüp, Allah'ın kulları hakkında dahi kötü söz söylemenin, Allah katındaki büyüklüğü hakkında olarak:
Nur Suresi(24) Sayfa 350'deki Ayetler
Evet, öyleyse Allah ve Dini hakkında bilinmeyeni konuşmak, çok ama çok ağır bir suçtur, zulümdir. Delil olmaksızın nasıl konuşabildi. Kişi asla böyle bir hataya düşmemelidir. Çevresinde, boşboğaz ve geveze bir kimse olabilir ve / veya onu sürekli sorular sorarak ''<Allah ve Dini hakkında>'' kendisinin bilgisi olmadığı şeyleri ısrarla söyletmeye yeltenebilir.
Aman dikkat müslümanlar. Şeytan bazen, sanki ''....bir olayın bir şekilde verilmesi gereken tek cümlelik, tek kelimelik bir cevabı varmışta, böylesine açık sorulara nasıl olur da cevap verilmezmiş.... '' gibisinden yaklaşıp, muhatabını yalan yanlış birşeyler söylemek zorunda bırakmaya yeltenebilir. (ancak yanlış anlaşılmasın, sorulan bir sorunun bilinen bir cevabı varsa, açık bir şekilde cevap vermek müslümanlığın gereğidir. Lafı eveleyip gevelememek esastır.
Dolayısıyla kastım, birilerinin Allah hakkında bilinmeyen şeyleri söyletmeye zorlamasına karşıdır.)
Burada asıl bilgelik, kimsenin, her ne konumda olursa olsun ve isterse bir hoca, imam vs. olup kendisine soru soranda meraklı küçük bir çocuk bile olsa ''bilmiyorum, bu hususta sana verebilecek net bir bilgi, delil bilmiyorum.'' diyebilmesidir.
Ah, keşke böyle bilgelerle beraber olabilsek....
Bu sebeple, yeniden aman dikkat müslümanlar. Aldanmayın. Sohbetlerinde Kur'an ayetleri okumayıp, Yüce Rabbimiz Allah hakkında Buyurulmamışı söyleyenlere karşı çok dikkat edin. İmanınızı kollayın. Söylediklerin de ön kabullü gibi konuşabilirler ve böylelikle tuzak çok tehlikeli ve derin olabilir. Çok dikkatli olun; ortada Kur'an ayetleri zikredilmeksizin / okunmaksızın yapılabilmiş sohbetler hakkında bir istatistik yapmadım ama tahminimce hemen hemen pekçoğunda bir yalana düşme olasılığı çok büyüktür.
Aman dikkat, sol taraftan ateşten kaçıp kurtulmaya çalışırken, ters köşe sağ taraftan çakılmasın kimse in Şa Allah.
Lütfen Kur'an'a sarılın ey insanlar ve gereği gibi mücadele edelim, amel edelim.
10.05.2008
--- Şefaat Hakkında
Şefaat tümden Allah'ın'dır :
Zümer Suresi(39) Sayfa 462'deki ayetlerden
Öyleyse, kimse, Allah'tan başkasına çağrı yapmıyor / dua etmiyor değil mi:Zuhruf(43) Suresi Sayfa 494 ayetlerden
Kur'an okunsun. Şefaatle ilgili ayetler öylesine açık ve net ki:*Bakara Suresi(2) Sayfa 6'daki Son Ayetlerden Bakara Suresi(2) Sayfa 18'deki Ayetlerden Bakara Suresi(2) Sayfa 41'deki Ayetlerden Enam Suresi(6) Sayfa 132'deki Ayetlerden Enam Suresi(6) Sayfa 135'deki Ayetlerden Enam Suresi(6) Sayfa 138'deki son ayetlerden
Ar'af Suresi(7) Sayfa 156'daki ilk ayetlerden Yunus Suresi(10) Sayfa 207'deki ayetlerden Meryem Suresi(19) Sayfa 310'daki ayetlerden
Enbiya(21) Suresi Sayfa 323'deki ayetlerden Şuara(26) Suresi Sayfa 370 ayetlerden
Rum(30) Suresi Sayfa 404 ayetlerden Secde Suresi(32) Sayfa 318'deki ayetlerden
Sebe(34) Suresi Sayfa 430 ayetlerden Yasin(36) Suresi Sayfa 440 ayetlerden Zümer Suresi(39) Sayfa 462'deki ayetlerden
Mümin(40) Suresi Sayfa 468 ayetlerden
Zuhruf(43) Suresi Sayfa 494 ayetlerden Necm(53) Suresi Sayfa 525'teki son ayetten Müdessir(74) Suresi Sayfa 576'daki ilk ayetten
Şefaatin varlığı, bir kimseden elaçıp şefaat dilenmesi demek değildir. Bu bir kavram kargaşasıdır ve bazılarının nasıl bu noktaya gelebildikleri ....Allah'ın izni olmadan kimse şefaat edemez. Bu, ayetlerden açıkça görülüyor.
Doğru olan, ancak : bir kimsenin, bir başka kişiden kendisine Allah'tan dua etmesini talep etmesi olabilir.
Nitekim, Yüce Kitabımız Kur'an'da Peygamber Efendimiz'in (a.s.v.s.) duasında sükunet olduğu belirtilmektedir:
Tevbe Suresi(9) Sayfa 202 'deki Ayetlerden Münafikun Suresi(63) Sayfa 554'deki ilk Ayetlerden
Kur'an'da açıkça görülebildiği üzere, Ashabı, Resulullah'tan da (a.s.v.s.) ashabına dua etmesi emrediliyor ki bu onlar için bir sukunet. Dolayısıyla, bu açıklık içerisinde yineleyelim: Bir kimseden, o kişinin, sizin için Allah'a dua etmesini talep edebilmeniz olasıdır.
Bu durum, iki müslüman kardeşin : ''..benim için Allah'a dua et..'' demesidir. Ama, asla ve asla bir müslüman el açıp, dua edasıyla '' .... hey, falanca falanca, (HAŞA-HAYIR) bana (!ışınlanda!) yetiş, beni kurtar bu hallerden, ahiret azabından vs.'' diye konuşamaz. HAYIR, ASLA. Eğer varsa, konuşanın vay haline! Ne pislik sözler.
(Ebedi Cehennem Azabı, Ateş Sahiplerine yeter.) Ayrıca şu ayetlerde bir kere daha tefekkür edilebilsin:
Cin Suresi(72) Sayfa 572'deki ayetler
Evet, Allah'tan başka kimseye dua edilmiyor. Birde sürekli tekrarlanan, Fatiha Suresinin içinde geçen ''iyyake neabüdü ve iyyake nesta'in '' cümlesinin / ifadesinin de ne anlama geldiği bir daha iyice tefekkür edilsin.
*ikinci başlıkta ilgili ayetlerden pekçoğuna yakınları olarak belirtilmiştir.
18.06.2008
--- Şefaat Bahsi Yeniden - 2
Genellikle 2006 yılında paylaşmakta olduğum metinlerden birine yakın bir şekildeki metini biraz değiştirerek aktarıyorum in Şa Allah:
Bu yazıda günümüzde şahit olunmuş bazı yanlışlardan birine dikkat çekmek istiyoruz. Bu yanlış müslümanım
diyenlerin HAŞA “Şeffat Ya Resul Allah” veya HAŞA “Medet Ya Resul Allah” şeklindeki kullandıkları hitap hatta yakarış tarzı lafızlardır.
Özellikle eskiden; cami mahlelerinde ramazanlarda görülebilmiş veya bazı camilerde bazı yerlere tutturulmuş ve mevlüt denilerek yapılmış bazı toplantılarda işitilebilmiş olan ve hiç ses çıkarılmayan bu lafza karşı mücadele etmek müslüman olarak her birimizin vazifesidir.
Bu tip sözler türkçe karşılık olarak HAŞA “Şefaat et Et Allah'ın resulü” veya “Medet et ey Allah'ın Resulü” gibi anlamlara karşılık görünmektedir.Yani Allah'ı resulüne bir yakarış gibi bir formdadır.
Şafaat kelimesi bugün halk arasında anlaşılan en yakın anlamı ile ve tek kelime ile türkçeye çevrilmek istendiği taktirde “aracılık” kelimesi ile karşılık bulur. “Medet” kelimesi ise “Yardım,imdat” gibi bir anlamda anlamdırılabilmiş olabilse de manayı doğru ve iyi anlayabilmek için aslen Kur'an-ı Kerim'den bir örnek olarak Nuh suresindeki ilgili ayetin incelenmesini gerekli görerek bu ayet bir sonraki başlıkta ele alınmıştır. Belirtilen formdaki kulanımları ile bu kelimeler genel olarak bir yardım isteme / münacat noktası gibi anlamlanabilmektedir.
Savunmaya kalkanlar uzunca ....
Ancak “şefaat” sözcüğünün anlamı Kur'an'dan incelendiği zaman, in Şa Allah, bu morfinleyen zihniyetin doğru söylemediği açıkça görülebilir.
Yüce Rabbimiz Allah bizlere şefaati kullarından istediğine kullandıracağını Buyurmuştur.Kur'an ayetleri incelendiği zaman, şefaat yetkisinin ancak ve ancak Yüce Rabbimiz Allah'a ait olup ardından bu şefaat yetkisini Kendisi Dilerse kullarından Dilediğine Kullandıracak olması şeklinde belirtilmektedir.
Ayetlerde dikkat edildiği taktirde in Şa Allah göreceğiz ki Yüce Rabbimiz Allahın şefaati başkalarına kullandırması hususunda “İZİN” ibaresi kullanılmıştır. Yani önce Yüce Rabbimiz Allah İzin Verecek sonra bazı kullar şefaat edebilecek. Daha da incelediğimiz vakit, ayetlerde yetkinin Rabbimiz Yüce Allah'a ait olduğunu açıkça görebilmekteyiz in Şa Allah. Dolayısıyla, öz olarak, Allah'tan başka münacat makamı yoktur.
Şimdi Yine Yüce Rehberimiz Kur'an-ı Kerim'deki ilgili ayetlere yakın metinler olarak llgili metinleri burada paylaşalım in Şa Allah:
“Ey İsrailoğulları, sizleri Nimetlendirdiğim nimeti hatırlayın ve sizleri kesin alemlerin üzerine Fazlandırdığımı hatırlayın. Ve hiçbir nefsin hiçbir nefisten birşey kurtaramayacağı ve onlara yardım edilmeyeceği günden sakının.”
<<bakara suresindekine(2) yakın olarak sf.6.>>
“Ey İsrailoğulları, üzerinize Nimetlendirdiğim nimeti hatırlayın ve sizleri kesin alemlerin üzerine Fazlandırdığımı hatırlayın. Ve hiçbir nefsin hiçbir nefisten birşey kurtaramayacağı ve ondan bir dengelemenin kabul görmeyeceği günden sakının.”
<<bakara suresindekine(2) yakın olarak sf.18>>
“Ey insanlar, kendisinde hiçbir alış-verişin ve khulletin (~samimiyet(e) yakın olabilir) ve şefaatin olmadığı gün gelmezden önce sizi rızıklandırdığımızdan harcayın ve kafirler zalimlerdir. Hay ve Kayyum Olan Allah'tan başka ilah yoktur. Onu sinetun (dalgınlık vs. olabilir. Ve uyku tutmaz. Göklerde ve yerde olanlar O'nun içindir [O'nun Katında O'nun İzni olmadan şefaat edecek kimdir!] Onların önlerinde/ellerinde ve
arkalarında olanı Bilir. Ve O'nun İstemesi dışında O'nun ilminden hiçbir şeyi kavrayamazlar. O'nun Kürsüsü / Tahtı gökleri ve yeri Kuşatır Ve onları Tutmak O'nu Yormaz Ve O Aziz'dir Hakim'dir. ”
<<bakara suresindekine(2) yakın olarak sf.41.>>
“Dinlerini oyun ve spor/eğlence(gibi) alıp dünya hayatının kendilerini aldattığı kimseyi bırak ve onunla hatırlat ki kendisine Allah dışında hiçbir Veli ve Şefi'nin (Şefaat Edici'nin) bulunmadığı her nefis /can
<tulisuu> (~yıkıma uğrasın / karşılığını bulsun)Ve eğer her dengeleme ile dengelemeye çalışılda da alınmayacaktır. Bunlar kazandıklarıyla <ublisu> (~yıkıma uğramış olarak; onlar için inkar ettiğine binayen sıcak / kaynar içecek, ve elem bir azap vardır.”
<<enam suresindekine (6) yakın olarak sf.135.>>
“Onunla Rabbine haşrolmaktan korkanları uyar. Onlar için O'ndan başka ne bir Veli ve nede bir Şefii (Şefaatçi) vardır ki sakınalar”
<<enam suresindekine (6) yakın olarak sf.132.>>
“Kesinlikle bizi sizi önceki mera ( seferde Yarattığımız gibi fert olarak geldiniz. Ve size havale ettiği ettiğimizi de terk ettiniz arkanızda bırakarak . Ve şefaatçileriniz zannettiklerinizi yanınızda göremiyoruz ki siz kesin onların sizde ortaklıkları olduğunu zannetmiştiniz. Kesinlikle <beyneküm>(aranız) sertleşti.ve
zannettikleriniz sizden saptı. “
<<enam suresindekine (6) yakın olarak sf.138.>>
“Onun tevilinden başkasını beklemiyor musunuz? Tevilinin geldiği gün onu önceden uutanlar derki kesinlikle Rabbimizin resulleri bize hak/gerçek ile geldi. Öyleyse bizim için şefaatçilerden var mı? Öyleyse bizim için şefaat etsinler veya geri döndürülelim ve ardından yapıyor olduklarımızdan başka amel edelim. Kesinlikle kendilerini (nefislerini/canlarını) kaybettiler ve iftira ettikleri şey onlardan saptı.”
<<araf suresindekine (6) yakın olarak sf.156.>>
“Kesinlikle Rabbimiz Allah'tır Ki yerleri be gökleri 6 gündew Yaratıp ardından Emri İndirdiği Arşa İstiva Etmiştir. O'nun İzninin olması dışında şefaatçi yoktur. Bu Rabbimiz Olan Allah'tır. Öyleyse I'na kulluk edin Hala öğüt almazmısınız?.”
<<yunus suresindekine (10) yakın olarak sf.207.>>
“MüttakileriEr-Rahman <vefde>(~heyetler diye çevrilebiliyor) halindae haşreylediğimiz gün, mücrimler (suçlular) cehenneme birden (~susuz) olarak süreriz. Bu Rahman'ın katından bir ahid almış olanın dışında şefaate malik olmazlar.”
<<Meryem suresindekine (19) yakın olarak sf.310.>>
“O gün Rahman'ın kendisine İzin Veridiği ve sözünden Razı Olduğu dışındakinin şefaati fayda vermez.”
<<Taha suresindekine (20) yakın olarak sf.318.>>
“.... onların önlerinde ve arkalarında olanı Bilir ve Razı Olduğunun dışında şefaat edemezler ki onlar O'nun Korkusundan müşfiktirler....”
<<enbiya suresindekine (6) yakın olarak sf.323.>>
“....(tartışmalarından) ve onlar bizlerden suçlular dığında kimseyi saptırmadılar. Artık yok bizim için şefaatçilerden ve yakın arkadaş. Eğer bizim için bir kere daha olsaydı, öyleyse inananlardan olacaktık.”
Kesinlikle bunda kesin bir ayet vardır. Ve çoğunluğu inananlardan değildir. “
<<şuara suresindekine(26) yakın olarak sf 370>>
“Saatin geldiği gün suçlular <yubsiluu>(yıkıma uğrarlar) Ve onlar için ortak koştuklarından bir şeffatçi yoktur.
Ve onlar onların ortak koşmalarını inkar edicidir.”
<<rum suresindekine (30) yakın olarak sf 404>>
“Allah O'dur Ki gökleri ve yeri ve ikisi arasındakileri 6 günde Yaratmıştır. Sonra arşa İstiva Etmiştir. Sizin için O'nun gerisinde hiçbir Veli ve hiçbir Şefaatçi Yoktur. Hala öüğüt almayacak mısınız.”
<<secde suresindekine(32) yakın olarak sf 414>>
“Deki: Allah gerisinde o zannettiklerinizi çağırın. Göklerde ve yerde zerre ağırlığına sahip değildirler. Ve onlar için ikisi arasında bir ortaklık yoktur. Ve onlarla O'na bir <Zahirini> yoktur. Ve O'nun ona İzin Verdiğinin dışında O'nun Katında bir şefaatçi yoktur.
<<sebe suresindekine(34) yakın olarak sf 429>>
“Bana ne olmuş ki beni <Feterani> (Çıkarana) ibadet etniyacekmişim! Ve dönüşünüz O'nadır. O'nun gerisinde ilahlar mı edineyim ki, eğer Rahman bana bir zarar Dilerse onların şefaati benden hiçbir şeyi çeviremez/boşlayamaz Ve onlar kurtarılmazlarda. O zaman kesin apaçık bir sapmışlık içinde
olurum.Kesinlikle ben Rabbinize teslim oldum. Öyleye beni dinlyin. “Gir cennete” dendi. dediki keşke kavmim Rabbimin beni Bağışladığını ve beni Müminlerden yaptığını bilseydi. ”
<<Yasin suresindekine(36) yakın olarak sf 439>>
“.... Ve onları <El-Ezifetini>(~yaklaşan) Gün'le uyar ki kalplerin boğaza <Kazim olduğu>(boğumlandığı) zamandur. Zalimler için kendisine uyulan bir <hamim> (~sıcak/yakın) ve Şefi (Şefaat Edici)Yoktur.
<<Mümin/El-Gafir suresindekine(40) yakın olarak sf 467>>
“Ve göklerdeki kaç meleğin şefaati hiçbir şeyi çeviremez/boşlayamaz ki Allah'ın İzinlemeyi/İzin Vermeyi İstediği ve Razı Olduğu dışında.”
<<Necm suresindekine(59) yakın olarak sf 524>>
“....derler ki bir salat/namaz kılanlardan değildik. Miskini doyurmazdık. Ve biz haidinlerle(boş konuşanlarla / tartışanlarla birlikte tartışır veya boş konuşurduk. Ve biz Din Gününü yalanlardık. Taki bize Yakın verilene / gelene kadar.(~Öyleyse) şefaatçilerin şefaati fayda vermez.”
<<şuara suresindekine(26) yakın olarak sf 370>>
“....ya da Allah gerisinde şeffatçiler mi alıyorlar /ediniyorlar! Deki: “hiçbir şeye sahip olmasalar ve akıl edemeseler de mi!.' Deki : Şafaat tümden Allah içindir. Göklerin ve yerin mülkü O'nun İçindir. Sonra da O'na döndürüleceksiniz.”
<<Zümer suresindekine(39) yakın olarak sf 461>>
*Dikkat edin Peygamber Efendimiz (s.A.v.s.) yapması /söylemesi emredilen şeydir bu.
İn Şa Allah konu daha doğru bir biçime ulaşmıştır. Kullanılan lafzın bir yakarış olması itibarı ile -hala varsa- savunucularına Cin Suresindeki ilgili ayetleri ve her Salatta/namazda okumakta olduğumuz Fatiha
Suresindeki “.İYYAKE neaabüdü ve İYYAKE nestain..” ifadelerinin anlamını düşünmelerini şiddetle salık veririm.
“....Ve kesinlikle mescitler Allah'ındır. Öyleyse, Allah yanında hiçbir <ehada>~kimseye/şeye çağrı yapma....”
<<Cin suresindekine(72) yakın olarak sf 572>>
.06.2010 (orj. 2006)
---
Bazı Yanlış Lafızlardan HAŞA -asla böyle söyleme ki:- “Medet Ya ResulAllah” Hakkında
Üstteki şefaatle ilgili bahislerde konu belirtilmiş olsa da yinede dikkat çekici olabilmek açısından başlıktakine benzer ifadelerin kesinlikle çok ters ve yanlış olduğunu belirtmek istiyorum. İşte bunlardan birisi de sanki Peygamber
Efendimize nida edilirmiş edasıyla HAŞA -asla böyle söyleme ki:- “Medet Ya ResulAllah” şeklindeki bir şeydir. Biz Bu hususta “Medet” kelimesinin anlamının daha iyi anlaşılabilmesi açısından in Şa Allah belirtilebilecek Nuh Suresindeki (71) ilgili ayeti vurgulayalım ;
“ ....(ardından) Dedim ki Rabbinizden af dileyin. Kesinlikle O Gafur'dur.(~Çok Bağışlar). Size gökten çokça
<midraran> Gönderir. Ve sizi mallarla ve çocuklarla Medetlendirir. Ve sizin için altlarından ırmaklar akan cennetler Yapar....”
<<Nuh suresindekine(71) yakın olarak sf 569>>
''.... ve kesinlikle; sizler <ezille> olduğunuz halde Allah sizlere Bedir'de Yardım Etti. Öyleyse Allah'tan sakının ki şükredesiniz. Ve sen müminlere''Rabbinizin sizleri 3000 indirilmiş melekle <Medetlendirdmesi>
(Desteklemesi) size yetmiyor mu diyor olduğu zaman <belea>(~.... )(onlar) bu fevrilerinden sizlere gelirtken eğer sabreder ve sakınırsanız, Rabbiniz sizleri 5000 <müsevvim> melek ile <Medetlendirir>(~Destekler gibi ) Ve Allah [onu](bunu) [başkası değil](~sadece) kalpleriniz tamamlansın /mütmain olsun diyedir. VE yardım, ancak El-Aziz El-Hakim Olan Allah'ın katındandır / katında olandan başkasında değildir.''
<<Al-İmran Suresindekine yakınca bir metin olarak sf>>
*Kur'an-ı Kerim'de “medet” kökünden gelen başka benzer kullanımda bulunmaktadır:
06.2010 (kaleme alış11.05.2010)
---
Bazı Olası Başka Lafız Hakkında:“(tövbe)Ya Rabbi,(HAŞA-bunu biçimde !EKLEME!)Ya ResulALLAH”
Haşa benzer lafızlar ister “Tevbe” kelimesini içersin ister içermesin bir yakarış anımsatır bir forma sahiptir ki elbet biz ANCAK Yüce Rabbimiz Allah'a Yakarırız, peygamber efendimize değil.
Bu noktada bu başlığın sonunda yeniden Cin Suresindeki ilgili ayetten hatırlayarak ve her Salat'ta okunan Fatiha Suresindeki “İYYAKE neabüdü ve İYYAKE nestain” ifadesini yeniden hatırlayarak, Rabbimiz Yüce Allah'tan hidayet dileyelim in Şa Allah.
“....Ve kesinlikle mescitler Allah'ındır. Öyleyse Allah yanında hiçbir <ehada> ~kimseye/şeye çağrı yapma....”
<<Cin Suresindekine yakın olarak sf 572>>
---
Vasiyet
Yüce Allah bana nasip eder veya etmez, elbet bilmiyorum.
Ama Yüce Allah dilerse, halis kullarına şunu da vasiyet ederdim:
Mekke'de Mescid-i Haram'ın çevresinin genişletilmesi ve Kabe'nin etrafındaki o dikili çıkıntının yıkılıp tarumar edilmesidir.
Beytullah'ın etrafına örülmüş duvarlar yıkılsın ve alan genişletilsin.
ve yineliyorum; o çıkıntı tarumar edilsin.
11.11.2008
--- Mevlana Kelimesi Hakkında
''Mevla” kelimesi, bir şahsın -Kur'an'da da örnek buyurulduğu üzere- kör başka bir şahsın mevlası / efendisi / sahibi anlamında kullanılabilir. (Nahl Suresi(16) sf 274) ama -yine Kur'an'da da belirtildiği üzere- herkesin gerçek mevlası ise Allah'tır. Ve biz gerçek Mevlamız olan Allah'a teslim olmuşuzdur. ''Mevlana (Mevlamız)'' kelimesinin, genel kullanımını yani bir topluma (ve hatta tüm Dünya'ya) genel olarak bir ön kabul gibi dayatılmasını kabul etmiyorum, reddediyor, inkar ediyorum. Bir müslüman toplumu için ''Mevlana'' dendiği zaman akla gelen Alemlerin Rabbi Yüce Allah olmalıdır.
Mevlana kelimesi Dünya'ya, tüm insanlara böyle takdim edilsin. Aşağıda ''Mevla '' kelimesi ile ilgili ayetlere işaret buyurulmuştur:
Al-Bakara (2) Suresi son ayet sf 48 Tevbe Suresi (9) sf 194 sayfa ortası Al-İmran(3) sf 68 ilk ayetler
Enfal Suresi(8) sf 180 son ayet
Hac Suresi(22) sf 340 son ayet
Tahrim Suresi(66) ilk ayetler sf 559
Hadid Suresi(57) sf 538 sayfa ortası
En'am Suresi(6) sf 134 Yunus Suresi(10) sf 211
Muhammed Suresi(47) sf 506 son ayet
10.06.2008(orj.02.02.2008)
--- Bir Hadis Rivayet Ediyorum
Bir Hadis Rivayet Ediyorum : “Peygamber Efendimiz Muhammed (s.A.v.s.) salat/namaz kaçırmazdı.” Kaynak ve delil : “Kur'an-ı Kerim”
Bu hadisi rivayet etmemim veya başka bir deyişle vurgulamamın sebebi, hem hac ibadeti ve hemde salat / namazlarla ilgili bir duruma dikkat çekerken, günümüzde bazı hadis rivayetlerinin peygamber efendimize iftira edilebilmiş olabilme olasılığına dikkat çekebilmek..
Eğer salatların / namazların farz olduğu belli vakitler olarak ki ben Kur'an'da belirtilen salat-ı vusta'nın öğle
salatına/namazına tekabül ettiğine inanmakta ve söylemekteyim; ve peygamber efendimizin hac gibi bir ibadet içinde müslümanların arasında* o biçim davranmış olmasını öngöremiyorum. Bu nedenle müslüman kardeşlere tavsiyem, sabah erkenden minadan hareket ederek arafatta uygun bir namazgah yeri edinip öğle namazlarını vaktinde geciktirmeden kılmalarıdır.
Kendi İsteğimden dışa olarak maalesef gecikmeli olarak ancak 2007 yılında gidebildiğim in Şa Allah hac ve umre'de;
Arafat'ta iken salatları/namazları kılmaya çalışan birisi olarak bunları sizlere iletiyorum. O gün ben, İkindi, akşam, ve yatsı(salat-ı işa) vakitlerinde salatlarımı / namazlarımı kılarak Meşar-i Haram'a hareket ettim.
* Bu noktada, Bakara ve Nisa Suresi içerisindeki vahyolunmuş olan ayetleri hatırlayalım [ki ilgili ayetler “Bazı Salat- Namazlar Hakkında” adlı başlıkta belirtilmişti.
Kaleme alınış tarihi 07.10.2010
--- Kur'an Ayetlerinden Referans
Kur'an-ı Kerim okurken pekçok ayette “kgul” yani “deki” emrini içeren ayetler okuyabilmekteyiz. Bu gibi ayetlerden bir kısmı direk olarak peygamber efendimize(a.s.v.s.) yönelme şeklinde oluşmuş olsa bile ; bu ayetlerdeki de emirlerin pekçoğunun müminlerin de uygulayabilmesi gereken bir Emir olarak adledilmesi doğrudur.
Dolayısıyla, bu emirlere uymanın önemine binaen, durumu Kur'an Ayetleri ile örneklemeyi doğru görüyorum in Şa Allah:
Dolayısıyla, deriz ki:
Felak Suresi:
Dolayısıyla diyorum ki:
Ve Nas Suresi:
Dolayısı ile bende
“O Allah Ki Bir'dir. Allah Samed'dir.[Kendisi Hiçbirşeye muhtaç almadığı halde herşey O'na muhtaçtır.]
Doğrumamıştır, Doğrulmamıştır. O'na hiçbir <küfüv> ~denk olmaz.”
“Felağın Rabbine sığınırım. Yarattıklarının şerrinden,, vegab olduğu zaman <ğasikin>'in şerrinden, düğümlere üfüren üfürükçülerin şerrinden, ve hased ettiği zaman hasedçinin şerrinden”
“nas/~ın/insanların Rabbine, nas'ın/~/insanların Melikine, nas'ın/~insanların ilahına sığınırım,
<khannas>'ın vesvesesinin şerrinden, ki o nas'ın/~insanların göğüslerine vesvese fısıldar, (gerek) cinlerden ve (gerek)nass'tan/~insanlardan
Bize bunları Öğreten Allah'a şükürler olsun.
Yazım tarihi 10.10.2010
---
Yaratılış Hakkında
Yaratılış hakkında bazı ayetleri bu başlıkta vurgulamayı uygun görüyorum:
Yukarıdaki ayetlerden görülebileceği üzere, Yüce Rabbimiz Allah, insanları ve cinleri ancak Kendisine kulluk etmesi için Yaratmıştır.
Ve aşağıda belirtilmiş ayetlerin baş kısmında ise Yüce Rabbimiz, Alemlerin Rabbi Yüce Allah'ın; insanı Yaratırken Katında bulunan meleklerin varlığı ve iblis'in secde etmemesi ve buna karşılık lanetlenişi belirtilir. Ayetin başında ise insanın neden yaratıldığına ve devamında ise cinnin neden yaratıldığına <min gabli> ifadesi ile devam edilir ki bu, “daha önce” anlamına gelen bir ifade olup; burada cinlerin insanlardan önce Yaratıldığı da belirtilmiş olunmaktadır. Dolayısıyla ayetlerden, insan daha Yaratılmamışken melek ve cinlerin varlığı Kur'an dan açıkça görülen bir gerçektir.
Kaleme alınış tarihi 08.10.2010
--- Ortadaki Ümmet - Ummat-ul Vasat