• Sonuç bulunamadı

Ekonomi Bülteni. 8 Şubat 2016, Sayı: 6. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Makro Ekonomi ve Strateji. Haftalık Veri Akışı

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "Ekonomi Bülteni. 8 Şubat 2016, Sayı: 6. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Makro Ekonomi ve Strateji. Haftalık Veri Akışı"

Copied!
9
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Ekonomi Bülteni

8 Şubat 2016, Sayı: 6

Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel

Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Yurt Dışı Gelişmeler

Yurt İçi Gelişmeler

Finansal Göstergeler

Makro Ekonomi ve Strateji

- Döviz gelirlerimiz yeterli mi?

Haftalık Veri Akışı

(2)

Yurt Dışı Gelişmeler DenizBank Ekonomi Bülteni

8 Şubat 2016

ABD’de Ocak ayı Tarım dışı istihdam değişimi 190bin olan beklentilerin altında 151bin artış gösterdi. Kasım ayında 292bin olarak açıklanan artış ise 262bin olarak revize

edildi. Bir önceki ay %5.0 olan işsizlik rakamı %4.9’a geriledi.

Saatlik kazançlar verisi ise aylık bazda %0.3 olan artış beklenti- sinin üzerinde %0.5 artış gösterdi. Saatlik kazançlar yıllık baz- da ise %2.2 olan piyasa beklentisinin üzerinde %2.5 artış gös- terdi. İşgücüne katılma oranı ise bir önceki aya göre hafif artışla

%62.7 seviyesinde gerçekleşti. Tarım dışı istihdam artışı bek- lentilerin altında kalmış olsa da işsizlik verisinin %4.9’a gerile- mesi işgücü piyasasında olumlu seyrin devam ettiğini işaret

ediyor. İşsizlik verisi Şubat 2008’den bu yana en düşük seviyeye gelmiş durumda. Saatlik kazanç artışlarındaki beklenti üzeri artış işgücü piyasasındaki gelişmelerin kazançlara olumlu yansımaya başladığına işaret ediyor. Fakat hafta başında açıklanan çekirdek kişisel tüketim harcamaları (Core PCE) verisinde yıllık artışın %1.4 seviyesinde kalması enflasyonda hala yukarı yönlü güçlü bir hareket yaşanmadığını gösteriyor. Yine Pazartesi açıklanan ISM Üretim verisinin 48.2 ile, ge- çen hafta açıklanan 4. Çeyrek büyüme verisinin %0.7 ile beklentilerin altında kalması ABD ekonomisinde son dönemde yavaşlamanın başladığını gösteriyor. Fed’in Çin kaynaklı küresel gelişmeleri de ABD ekonomisine bir risk olarak gördü- ğünü belirtmesi ile piyasada Fed’den faiz artırımı yönünde beklentiler azalmış durumda. Opsiyon fiyatlamaları üzerinden Bloomberg’de yapılan olasılık hesaplamalarına göre geçtiğimiz hafta %14 olan Mart faiz artırım olasılığı %10’a geriledi.

● Euro Bölgesi ve Almanya’da PMI beklentilerle paralel. Euro Bölgesi'nde nihai verilere göre Ocak ayında imalat PMI beklentilere paralel olarak 52.3 seviyesinde gerçekleşti ancak bir

önceki ayki 53.2 seviyesinden gerileyerek ekonomik aktivitede ivme kaybına işaret etti. Avrupa'nın en büyük ekonomisi Alman- ya'da açıklanan veri de bölge geneline paralel gerçekleşti. İmalat sanayi satın alma yöneticisi endeksi (PMI) Ocak’ta beklenti olan 52.1’in üzerinde açıklandı ve 52.3 olarak gerçekleşti ancak en- deks Aralık ayındaki 53.2 seviyesinden geriledi. Endeksin 50'nin üzerinde bir değer alması faaliyetlerde artışa işaret ediyor. Ocak ayı imalat PMI Euro Bölgesi’nde sanayi üretiminin 2016’nın ilk çeyreğinde ivme kaybederek de olsa büyümeye katkı yapmaya devam edeceğinin sinyalini veriyor.

● Çin’de üretim faaliyetleri daralmaya işaret etmeye devam ediyor. Çin PMI endeksi Ocak ayında beklentileri geride bırakmış olsa da 48.4 ile 50 seviyesinin altında kalmaya devam etti. Beklenti endeksin 48 seviyesine gerilemesi yönün- deydi. 2015 Şubat ayından beri gerileme bölgesinde seyreden endeks Ocak ayında da daralmaya işaret ederek, imalat

48.4 52.3

42 44 46 48 50 52 54 56 58

2012 2013 2014 2015

Almanya ve Çin PMI Verisi

Çin PMI

Markit/BME Almanya PMI

(3)

Yurt İçi Gelişmeler DenizBank Ekonomi Bülteni

Enflasyon, Ocak 2016

● Ocak ayında TÜFE aylık %1.82 artış (beklenti: %1.70 – Bloomberg) gösterdi. Yıllık TÜFE %8.81’den %9.58 seviye- sine, I tanımlı çekirdek enflasyon göstergesi de beklentile- rin üzerinde artarak %9.63 seviyesine yükseldi (Aralık: % 9.51).

● TÜFE bir önceki aya göre %1.82 artış kaydetti. Detayları- na baktığımızda, gıda fiyatları Ocak ayında %4.3 artış kay- detti. Yıllık gıda enflasyonu ise Aralık ayındaki %10.9 sevi- yesinden %11.7 seviyesine yükseldi. Gıda grubu Ocak

ayında en çok artış gösteren kalem oldu. Giyim grubunda fiyatlar bu ay %6.7 geriledi. Giyim fiyatlarındaki artış yıllık baz- da ise %9.31 seviyesine yükseldi. Lokanta ve Oteller kalemi %13.43 artış ile yıllık bazda en çok artış gösteren kalem oldu. Lokanta ve Oteller kalemi Mayıs ayından bu yana yıllık bazda en çok artış gösteren ürün grubu olmaya devam etti.

Ulaştırma grubunda son iki ayda yaşanan düşüş bu ay sona erdi ve fiyatlar aylık bazda %0.34 arttı.

● Çekirdek enflasyon göstergelerinde yıllık bazda yükseliş devam etti. H tanımlı özel kapsamlı TÜFE (Gıda, Enerji, Al- kollü içecekler, Tütün ürünleri, ve Altın hariç TÜFE) aylık %0.42, I tanımlı çekirdek enflasyon göstergesi (Gıda, Ener- ji, Alkollü ve Alkolsüz içecekler, Tütün ürünleri, ve Altın hariç TÜFE) %0.33 arttı. Yıllık H tanımlı çekirdek enflasyon göstergesi %9.27’den %9.37’ye, I tanımlı çekirdek enflasyon %9.51’den %9.63’e yükseldi.

● Üretici fiyatlarında ise aylık %0.55’lik artış yaşandı ve Yıllık ÜFE Aralık ayındaki %5.71 seviyesinden %5.94 seviyesi- ne yükseldi. Aylık bazda ara malı, dayanıklı tüketim malı, dayanıksız tüketim malı ve sermaye malı kaleminde artış ya- şanırken enerji kaleminde %2.33’lük düşüş gözlemlendi.

● Ocak ayında asgari ücrete yapılan artış, fiyatları yönetilen / yönlendirilen ürünlere yapılan zamlar ve gıda fiyatlarında yükselişin devam etmesi doğrultusunda enflasyon piyasa beklentisinin üzerinde artış gösterdi. Bu etkilerin önümüzdeki ayda da devam ederek enflasyona baskı yapmaya devam edebilir.

İmalat PMI, Ocak 2016

● İmalat sanayi satın alma yönetici endeksi (PMI) Ocak’ta Aralık ayındaki 52.2 seviyesinden 50.9 seviyesine geriledi.

2015’in son çeyreğinde 50 seviyesinin üzerinde gerçekleşen ve toparlanma yaşayan endeks 2016 yılının ilk verisinde 50 seviyesinin üzerinde seyretmeye devam etse de ekonomik aktivite de ivme kaybına işaret etti.

● Yeni siparişler iç talep kaynaklı olarak artmaya devam ederken ihracat siparişleri jeopolitik faktörler ve belirsizliğin

etkisiyle geriledi. PMI verisinin genişlemeye işaret etmesinin diğer bir sebebi de üretimdeki artışın ivme kaybederek de olsa devam etmesi. Son olarak Ocak ayında TL’de yaşanan değer kaybı firmaların son 3 ayın en sert fiyat artışı gerçek- leştirmelerine sebep oldu ve girdi fiyatları enflasyonu Aralık ayında dip yaptıktan sonra tekrar hız kazandı.

8 Şubat 2016

50.9

44 46 48 50 52 54 56

2013 2014 2015

Türkiye İmalat PMI

(4)

Finansal Göstergeler DenizBank Ekonomi Bülteni

Haft a k v e A ylı k G e tiri P a ra P iy a s a la H. S e nedi P iy a s a la

USD Libor faizleri yatay seyrederken, Yen libor faizi Japonya Merkez Bankası kararı sonrası geriliyor.

Küresel hisse senedi piyasalarında karışık seyir hakimdi.

Bu hafta gelişmekte olan ülke piyasaları yatay seyretti. Türkiye hisse senedi piyasası pozitif ayrıştı.

8 Şubat 2016

1.2 -0.4

1.5

3.4 -0.1

3.7 -2.3

-5.0 -3.8

5.9 4.2 0.5

7.6 -6.0

-7 -5 -3 -1 1 3 5 7

ABD-S&P MSCI EM MSCI Türkiye EURO/$

TL-Basket Altın Emtia End.

1 Aylık Değ (%) 5 Günlük Değ (%)

Finansal Varlık Fiyatlarındaki % Değişim ($ Bazında)

-5.0 -3.8

5.9 4.2 0.5

7.6 -6.0

-7 -6 -5 -4 -3 -2 -1 0 1 2 3 4 5 6 7 8 ABD-S&P

MSCI EM MSCI Türkiye EURO/$

TL-Basket Altın Emtia End.

1 Aylık Değ (%, $ Bazında)

0 1 2 3 4 5

2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015 2016 12 Aylık USD Libor 6 Aylık USD Libor 3 Aylık USD Libor 1 Aylık USD Libor

USD Libor 1 ay, 3 ay, 6 ay ve 12 ay (%)

%0.62

%0.04

-%0.18 -0.20

-0.15 -0.10 -0.050.000.050.100.150.200.250.300.350.400.450.500.550.600.65

Oca 13 Tem 13 Oca 14 Tem 14 Oca 15 Tem 15 Oca 16

USD JPY EUR

3 Aylık Libor Faizi (%)

-0.9 -2.2

1.2 2.2 -4.1

-2.6 -3.8 -3.9-4.0

-0.4

3.9 5.7 1.0

-1.9

0.3-1.5 1.7

0.9 -1.0

0.3 4.0

-5.0 -6.8

-5.0-4.3

-8.1 -3.4

-6.3 -8.7 -8.5

-3.8

4.1 -3.8

-1.0 -4.0

2.0 -1.0

5.7 -15.9

-3.8 -0.7

5.3

-16 -14 -12 -10 -8 -6 -4 -2 0 2 4 6

MSCI Global G-7 Ortalama ABD-S&P ABD-DJ Indus EU-DJ Stoxx 50 UK-FTSE 100 Fr-Cac40 Ger-Dax Jp-Nikkei225 MSCI Emerging Meks-Bolsa Br-Bovespa Pol-WIG Cz-Prague Rus-Micex Mac-Bux TR- BIST100 Çin-Shangai Hindistan-Sensex Kore-Kospi Endonezya-JCI

1 Aylık Değ (%) 5 Günlük Değ (%)

Hisse Senedi Endeksleri Değişim (%)

60 70 80 90 100 110 120

2013 2014 2015 2016

Hisse Senedi Endeksleri (Ocak 2013=100) MSCI Türkiye Endeksi

MSCI GOÜ Endeksi

(5)

Finansal Göstergeler DenizBank Ekonomi Bülteni

Tahv il P iy a s a la

Gösterge tahvil getirisi %11 seviyesinin üstünde kalmaya devam ediyor.

viz P iy a s a la E mtia P iy a s a la

Gelişmekte olan ülke para birimleri bu hafta Dolar’a karşı değer kazandı.

Enerji endeksi bu haftayı negatif kapattı. VIX endeksi bu hafta yatay seyretti.

Not: Tüm veriler raporun çıktığı Cuma günü saat 12:00 itibarı ile güncellenmiştir.

8 Şubat 2016

0 2 4 6 8 10 12 14

Ocak 11 Ocak 12 Ocak 13 Ocak 14 Ocak 15 Ocak 16 Gecelik Borç Alma ve Borç

Verme Faiz Koridoru MB Haftalık

Repo Faizi Gösterge Tahvil

Faiz Oranı

MB Ağırlıklı Ortalama Fonlama Faizi

Politika Faiz Oranları (%)

0 100 200 300 400 500 600 700

Ocak 13 Ocak 14 Ocak 15 Ocak 16

TR, BBB- Poland, A- Rus, BBB- Bra, BB+

GOÜ CDS'leri ve Ratingler (5 Yıl; Fitch, LT FX)

3.4 2.0

3.8 1.7 -1.8

0.1 0.1

3.7 3.4 3.3 -0.9

2.0

4.2 -1.0

2.0 2.7 -4.7

-0.8 -1.5

5.3 1.5

4.1 -5.1

2.2

-6 -4 -2 0 2 4 6

EURO GBP JPY TRY RUB KRW ZAR HUF PLN CZK MXN BRL

1 Aylık Değ (%) 5 Günlük Değ (%)

USD'ye Karşı Değişim (%, Pozitif Değerler= $'a karşı değerleniyor)

95 100 105 110 115 120 125 130 135 140 145 150 155 160 165 170 175

Ocak 13 Mayıs 13 Eylül 13 Ocak 14 Mayıs 14 Eylül 14 Ocak 15 Mayıs 15 Eylül 15 Ocak 16

TL

GOÜ Ortalaması

DeğerleniyorDeğer Kaybediyor

GOÜ Para Birimleri ($'a Karşı Ocak-13=100)

-2.3 -2.8

3.8 3.3 0.0

-6.0 -13.7

7.6 3.1 0.0

-14 -11 -8 -5 -2 1 4 7

Top. Endeks Enerji Değ. Maden Tem. Maden Tarım

Emtia Endekslerinde Değişim (%)

1 Aylık Değ (%) 5 Günlük Değ (%)

10 15 20 25 30 35 40 45 50

Oca 11 Tem 11 Oca 12 Tem 12 Oca 13 Tem 13 Oca 14 Tem 14 Oca 15 Tem 15 Oca 16

Endişe (VIX) Endeksi

(6)

DenizBank Ekonomi Bülteni

Döviz gelirlerimiz yeterli mi?

Türkiye ekonomisinin en önemli kırılganlığı olarak nitelendirilen cari açık geçtiğimiz yıl olumlu seyreden makro ekonomik göstergelerin başında geldi. 2014 yılı sonunda 47 milyar $ (ekonominin %5.8’ine) olan yıllık cari açık Kasım ayı itibarıyla 35 milyar $’a (ekonominin %4.8’ine) geriledi. Cari açıktaki gerilemede döviz gelirlerindeki artıştan çok petrol fiyatlarındaki rekor gerileme ve düşük büyüme hızıyla ithalatın sınırlı olması yani döviz giderlerinin azalması etkili oldu. Cari açığın te- mel nedeni olan enerji açığı 2014 yılı sonunda 48.4 milyar $ iken 2015 yılı sonunda 33.1 milyar $’a geriledi.

Düşük petrol fiyatları 2016 yılında da enerji ithalatının düşük seviyelerde kalmasını sağlayacak...

Döviz giderleri tarafında petrol fiyatları 2016 yılında da Türki- ye’nin lehine devam edecek gibi görünüyor. 2016 yılı başında 27

$’lara kadar gerileyen petrol fiyatları 30-35 $ aralığında seyredi- yor. Uluslararası kurumların tahminleri yılın 2. yarısında petrol fiyatlarının yükselerek 2016 yılında ortalama petrol fiyatının 35- 40 $ aralığında olması yönünde. Petrol fiyatının ortalamada 40 $ olduğu durumda enerji açığı 2016 yılında 6 milyar $ daha gerile- yerek 27 milyar $ seviyesinde gerçekleşebilir (Yandaki Grafik).

Döviz gelirlerinde 2016 yılı için görüntü 2015 yılındakinden daha olumlu değil...

Türkiye’nin döviz kaynağının başında 144 milyar $’la ihracat gelirleri geliyor. İhracat gelirleri 2015 yılında %9 (14 milyar

$) geriledi. Toplam ihracat içinde %52 ile en fazla paya sahip olan Euro Bölgesi’nde yaşanan durgunluk ve toplamda % 10 paya sahip olan Irak, Suriye ve Rusya’da yaşanan jeopolitik olayların ihracat performansına negatif etkileri oldu. Avru- pa’ya olan ihracat 2015 yılında %11 gerilerken (11 milyar $), Irak, Suriye ve Rusya’ya ihracatta da toplamda %27 (5 mil- yar $) düşüş görüldü. 2016 yılında da Euro Bölgesi’nde büyüme beklentisinin %1.6 (2015 tahmini: %1.5) ile sınırlı olduğu göz önüne alındığında Avrupa’ya olan ihracatta ivmelenme olası görünmüyor. Avrupa dışında Suriye, Irak ve Rusya gibi önemli pazarlardaki sıkıntılar devam ediyor. 2016 yılının Ocak ayı (resmi olmayan) gerçekleşmelerine bakıldığında ihra- cat 9.6 milyar $ (%21 gerileme) seviyesinde gerçekleşti. Bir aylık veri trendi tam olarak ortaya koymasa da Ocak ihracatı 2011 Ocak ayından beri görülen en düşük aylık ihracat gerçek-

leşmesi (2011 yılından beri ilk kez aylık ihracat 11 milyar $’ın altı- na indi). Yıllar bazında ortalama aylık ihracata bakıldığında 2014 yılında aylık ortalama 13 milyar $’a kadar yükselen ihracatın, 2015 yılında 12 milyar $’a gerilediği görülüyor (Yandaki Grafik).

2016 yılında Ocak ayındaki trendin devam etmesi ise yıllık ihra- catın 115-120 milyar $ (2010 yılı düzeyi) aralığına gerilemesi an- lamına geliyor. İhracatta bu kadar sert bir düşüş beklemek ka- ramsar bir bakış açısı olsa da ihracatın 2016 yılında da 140-145 milyar $ aralığında kalması olası.

8 Şubat 2016

Makro Ekonomi & Strateji

(7)

DenizBank Ekonomi Bülteni

Turizm başta olmak üzere net hizmet gelirleri de geriliyor...

İhracat dışında döviz gelirlerinin diğer bir kaynağı da hizmet sek- törü. Burada da en önemli pay turizm sektörüne ait (Yandaki Grafik). Turizm sektörü 2015 yılını yaşanan zorluklara karşın fazla yara almadan atlattı. 2. büyük turist pazarı olan Rus turist sayısındaki %19’luk düşüşe karşın, bunun Almanya ve Ortadoğu pazarıyla dengelenmesiyle toplam turist %1.6’lık sınırlı düşüş gösterdi. Ancak 2016 yılında Rusya’nın aldığı yaptırım kararları sektörü 2016 yılında zorlayacak gibi görünüyor. Geçtiğimiz yıl Türkiye’ye gelen 3.6 milyon turistten hiçbirinin gelmemesi yakla-

şık 3 milyar $ gelir kaybı anlamına geliyor. Hizmet gelirlerinde, 2015 yılında üçte birine inen inşaat hizmetleri gelirlerinin (Kasım itibarıyla 305 milyon $) artması için de tek umut veren gelişme İran’a yaptırımların kalkmasıyla burada altyapı yatırımlarının başlaması olabilir. Ancak bunun da 2016 yılında hemen döviz gelirlerine yansıması çok mümkün değil.

2015 yılında açığı kapamak için rezervler kullanıldı...

Cari açığın mutlak boyutu kadar nasıl finanse edildiği de önemli. Kasım ayı itibarıyla 35 milyar $ olan yıllık cari açığın 10 milyar $’ı doğrudan yatırımlarla finanse edilirken, portföy yatırımı olarak da 8.3 milyar $ döviz çıkışı oldu. Banka (6 mil- yar $) ve reel sektörün (11 milyar $) borçlanması yoluyla ise 17 milyar $ döviz sağlandı. Yani toplamda 18.7 milyar $ sermaye girişi oldu. Buna kaynağı bilinmeyen (net hata noksan) sermaye giriş de eklendiğinde toplam döviz girişi 30 milyar $ oldu. Bu döviz açığını kapatamadığından 4.6 milyar $ da

rezervlerden harcandı. Döviz rezervlerinin yeterliliğini analiz et- mek için üç önemli kriter var. Bunlardan birincisi rezervlerin 3 aylık ithalatı karşılaması; ikincisi rezervlerin M2 para arzına (dolaşımdaki nakit para, vadeli ve vadesiz TL mevduatların) ora- nının en az %20 olması; üçüncüsü ve daha önemli olan ise mer- kez bankası döviz rezervlerinin kısa vadeli dış borca oranı ki bu- nun da minimum 1 olması isteniyor. Son rakamlarla Türkiye’de döviz rezervleri 5.7 aylık ithalatı karşılayabiliyor (Yandaki Gra- fik), Rezervlerin M2 para arzına oranı ise %23 seviyesinde. Re- zervler kısa vadeli dış borcun ancak %83'ünü karşılayabiliyor. Bu üç kritere göre değerlendirildiğinde, Türkiye'de döviz rezerv sevi- yesi üç kriterden bir tek kısa vadeli dış borç kriterinde limitin altın- da daha hassas bir seviyede bulunuyor. (Yandaki Grafik)

Rezerv kullanmadan açığı kapamanın tek yolu borçlanmaya devam etmek...

2016 yılında vadesi gelen toplam borç miktarı ise 170 milyar $. 2016 yılında cari açığın (döviz gelirleri ve giderleri ara- sındaki fark) 25 milyar $ olduğu ve vadesi gelen borçların tamamının aynı oranda çevrildiği durumda oluşacak açığın yine rezervlerle kapatılması gerekecektir. Rezerv erimesini durdurmak için yeni borçlanmaya yönelmek gerekiyor. Bura- da bankalara önemli rol düşüyor. Bankaların yeni finansman kaynağı yaratması ve mümkün olduğu kadar uzun vadeli kredilerle proje finansmanı ve uzun vadeli yatırımları desteklemesi ekonomiyi rahatlatacaktır.

8 Şubat 2016

Makro Ekonomi & Strateji

(8)

DenizBank Ekonomi Bülteni

Merkez Bankaları ekonomileri desteklemeye devam ediyor, piyasalarda likidite artacak...

Avrupa Merkez Bankası (ECB) Mart ayında parasal genişleme programını genişletme yönünde yeni bir adım atacağının sinyalini verirken, Japonya Merkez Bankası (BOJ) sürpriz bir şekilde negatif faiz (%-0.1) uygulamaya başladı. ECB geçtiğimiz yıl negatif faiz uygulamasına geçmiş Aralık ayında da faizleri % -0.3’e kadar indir- mişti. ECB aylık 60 milyar €’luk (yıllık yaklaşık 660 milyar $) tahvil alımı ile de ekonomiye likidite sağlıyor. BOJ ise yılda 80 trilyon yen (yaklaşık 674 milyar $) tutarında varlık alımı ile parasal genişleme- ye devam ediyor. (Yandaki Grafik) Şu ana kadar gelişmiş ülke merkez bankaları içinde likiditeyi sıkılaştırma yönünde adım atan

tek merkez bankası Fed. Ancak global finansal piyasalardaki gelişmeler ve diğer merkez bankalarının genişleyici politika- ları Fed’in de ilk beklentilere göre daha yavaş adımlar atacağının sinyalini veriyor. Piyasa Fed’den bu yıl için 25 baz pu- anlık bir faiz artırımı bekliyor. Fakat küresel piyasalardaki gelişmeler bu faiz artırımı olasılığının da düşmesine neden olu- yor. Tüm bu gelişmeler piyasalarda likidite koşullarının 2016 yıllında da olumlu olacağına işaret ediyor. Bu da sermaye ihtiyacı olan Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için pozitif bir gelişme.

Likiditenin olduğu ortamda borçlanmayla döviz açığı karşılanabilir ancak bu borçlanma sürdürülebilir ve uzun vadeli olmalı...

Likiditenin olduğu ortamda faiz artırarak kısa vadeli sıcak para girişiyle açık kapatılabilir ve rezervlerdeki düşüş geçici olarak durdurulabilir. TL değerlendiği için enflasyon da geçici olarak düşer. Ama önemli olan bu dövizin kalıcı olarak gel- mesi ve enflasyonun da kalıcı olarak düşmesi. Ancak faizler tekrar düşürüldüğünde veya sermaye hareketleri global se- beplerden dolayı tersine döndüğünde bu spekülatif paranın ülkeden hızla çıkmasına sebep olacaktır. Bu durumda da açık yine rezervler kullanılarak kapatılabilecek ve kurlar üzerindeki baskı devam edecektir. Bu yüzden amaç yüksek faizle kısa vadeli sermaye akımlarını çekmek değil, sürdürülebilir uzun vadeli borçlanmayı sağlamak olmalı. Yabancı sermayeyi bulmak ve doğrudan yatırım yapmaya veya alt yapı yatırımlarına finansman vermelerine ikna etmek ise kolay değil. Bu- nun için reformların hızlı bir şekilde yapılmaya başlatılıp güven yaratılarak en kötü %3-4 aralığında büyümenin sağlanma- sı ve ekonominin borcunu geri ödeyebileceği katma değeri yaratıyor olduğunu yatırımcılara göstermesi gerekiyor.

8 Şubat 2016

Makro Ekonomi & Strateji

(9)

Veri Akışı DenizBank Ekonomi Bülteni

8 Şubat 2016

Ülke Veri Saat Beklenti Gerçekleşen Önceki Revize Önem

Türkiye Sanayi Üretimi (Yıllık Değişim, %) (Aralık) 10:00 3.60% -- 3.50% -- Yüksek Türkiye Sanayi Üretimi (Aylık Değişim, %) (Aralık) 10:00 1.20% -- -0.90% -- Yüksek

Almanya Sanayi Üretimi (Aylık Değişim, % ) (Aralık) 09:00 0.50% -- -0.30% -- Orta 10 Şubat Çarşamba

İngiltere Sanayi Üretimi (Yıllık Değişim, %) (Aralık) 11:30 1.00% -- 0.90% -- Orta

Çin M2 Para Arzı (Yıllık Değişim, %) (Ocak) 13.50% -- 13.30% -- Orta

Türkiye Cari Denge (Aralık) 10:00 -5.00b -- -2.11b -- Yüksek

ABD Haftalık İşsizlik Başvuruları (Şub 6) 15:30 -- -- 285k -- Orta

Almanya

GSYH (Çeyreklik Değişim, %) (4. Çeyrek,

Geçici) 09:00 0.30% -- 0.30% -- Yüksek

Euro Bölgesi

GSYH (Yıllık Değişim % ) (4. Çeyrek,

Geçici) 12:00 1.50% -- 1.60% -- Yüksek

Euro Bölgesi

GSYH (Çeyreklik Değişim, %) (4. Çeyrek,

Geçici) 12:00 0.30% -- 0.30% -- Yüksek

Euro Bölgesi Sanayi Üretimi (Aylık Değişim, % ) (Aralık) 12:00 0.30% -- -0.70% -- Orta

ABD Perakende Satışlar (Aylık Değişim, %) (Ocak) 15:30 0.10% -- -0.10% -- Orta

ABD

Michigan Üniversitesi Güven Endeksi (Şubat,

Geçici) 17:00 92.5 -- 92 -- Orta

12 Şubat Cuma

Haftalık Veri Takvimi

08 Şubat Pazartesi

09 Şubat Salı

11 Şubat Perşembe

Referanslar

Benzer Belgeler

Bir diğer büyük gelişmekte olan ekonomi Rusya’nın 2015 için %3’lük daralma beklen- tisi de aşağı yönlü etken olurken; emtia ihraççısı GOÜ’lerin önceki

Fed’in Mart ayındaki faiz artırımı sonrasında da açıklamalarının daha güvercin olması, Fed üyelerinin 2017 yılı için faiz artırım

 Fed faiz oranlarını değiştirmedi. ABD Merkez bankası Eylül ayı toplantısında faiz oranını değiştirmedi. Toplantı sonrası açık- lanan karar metninde enflasyon

Kasım ayındaki petrol fiyatlarındaki artışa paralel enerji açığı artışını sürdürmesi ve altın/enerji dışı ithalatta son iki aydır görülen artış eğiliminin devam

turist pazarı olan Rus turistlerdeki %19’luk gerilemeye rağmen 2015 yılında toplam turist sayısındaki düşüş %1.6 ile sınırlı kal- dı. Ekonomide yaşanan

Böylece üç aydır yıllık bazda artış gösteren konut satışları, Haziran ayında Temmuz 2016’dan bu yana en sert düşüşünü gösterdi.. 2017’nin ilk yarısında

Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksi ise bir önceki yıla göre piyasa beklentisi olan %2.1’lük artış beklentisinin üzerinde %6.4

Enflasyonun daha önceki aylara göre Ekim ayında yüksek gelmesinde mevsimsel olarak giyim ve gıda grubu fiyatlarında görülen artış ile doğalgaz ve elektrik