B ‹ L ‹ M V E T E K N L O J ‹ H A B E R L E R ‹
Çubuklu Gökada
Hubble Uzay Teleskopu’ndaki Geliflkin Gözlem Kameras›’n›n dört ayr› filtreyle (mavi, k›rm›z›, görünür ›fl›k ve k›z›lötesi) çekti¤i görüntülerin üst üste bindirilmesiyle oluflturulan bu foto¤rafta, çubuklu gökadalar için en güzel örneklerden biri olan NGC 1300, tüm görkemiyle izleniyor. Bu gökada yaklafl›k 69 milyon ›fl›ky›l› uzakl›kta Irmak (Eridanus) tak›my›ld›z› yönünde yer al›yor. Hubble’›n keskin gözleri, gökadan›n sarmal kollar›nda,
diskinde, merkezi topak ve çekirde¤inde flimdiye kadar gözlemlenememifl olan ayr›nt›lar› ortaya seriyor. Sarmal kollarda mavi ve k›rm›z› süperdev y›ld›zlar, y›ld›z kümeleri, y›ld›z oluflum bölgeleri ve gaz bulutlar› (k›rm›z›); disk ve çubukta da karanl›k toz bulutlar› izlenebiliyor. Görece so¤uk ve k›rm›z› yafll› y›ld›zlar çubu¤u dolduruyor. Gökadan›n merkezindeyse çekirdek kendi özel sarmal yap›s›na sahip. Yaln›zca büyük çubuklara sahip gökada
çekirdeklerinin, bu türden (sarmal içinde bir baflka sarmal) özel iç disklere sahip olduklar› düflünülüyor. Modellere göre çubuktaki gaz çekirde¤e akarak iç disk arac›l›¤›yla merkezdeki bir karadeli¤i besliyor olabilir. Ancak, NGC 1300’de aktif bir çekirdek görünmüyor. Bu da merkezde dev kütleli bir karadeli¤in bulunmad›¤›na ya da varsa bile flu s›ralar çevreden madde yutmad›¤›na iflaret ediyor.
NASA Arflivi
Büyük Patlama’n›n
Ses Dalgalar›
Gökada Kümeleflmesini
Etkilemifl
‹ki ayr› gökbilim ekibi, evreni ortaya ç›karan Büyük Patlama’n›n ses dalgalar›n›n, evrenin genifllemesi üzerinde bir iz b›rakt›¤›n› ve bu izin gökadalar›n günümüzdeki kümeleflmesi-ni etkiledi¤ikümeleflmesi-ni belirlediler. Sloan Say›sal Gökyüzü Taramas› (SDSS) ve 2 Derecelik Alanda Gökada K›rm›z›ya Kayma Taramas› (2dFGRS) ekipleri, on binlerce gökadadan oluflan haritalar ç›kar›rken, farkl› dalgaboylar›, araçlar ve yöntem-ler kullanm›fllar. Ancak, her iki ekipten gökbilimci-ler, gökadalar›n 500 milyon ›fl›ky›l› uzakl›k-larla kümelenme e¤ilimle-rinin %1 daha fazla oldu¤u saptamas›nda birlefliyorlar. Bu uzakl›klarda kümelenmenin art›fl oran› her ne kadar küçük olsa da, iki ekipçe de belirlenmifl. 2dFGRS ekibinden
Richard Ellis, “sevindirici olan, gözlenen sin-yalin beklenen yerde bulunmas›” diyor. Bul-gu, Büyük Patlama’n›n fosil ›fl›n›m› demek olan kozmik mikrodalga fon ›fl›n›m› üzerine kaz›nm›fl büyük ölçekli bir evren yap›s›n› be-lirleyen önceki araflt›rma sonuçlar›n› do¤ru-luyor.
NASA’n›n WMAP uydusu ile elde etti¤i veri-leri inceleyen araflt›rmac›lar, 2003 y›l›nda mikrodalga fon ›fl›n›m›nda kuramc›larca ses dalgalar› oldu¤u belirlenen tipik dalgalanma-lar oldu¤unu aç›klam›fldalgalanma-lard›.
Kuramc›lara göre ses dalgalar› etkilerini Bü-yük
Pat-lama’dan 400.000 y›l kadar sonra gösterme-ye bafll›yorlar. Bu, madde ile ›fl›¤›n ilk ayr›l-d›¤› ana karfl›l›k geliyor. Evrenin yeterince so¤umas›yla, madde çekirdeklerinin elek-tronlar› yakalay›p atomlar› oluflturmas› üze-rin, sürekli çekirdeklere ve elektronlara çar-parak saç›lmaktan kurtulan fotonlar (›fl›k parçac›klar›), kaçarken maddenin dalgalan-mas›na ve böylece bas›nç dalgalar›n›n (özün-de ses dalgalar›) oluflmas›na yol açt›lar. SDSS ekibinden Daniel Eisenstein’a göre baflta bu dalgalar›n boyu 500.000 ›fl›ky›l› ka-dard›. Evrenin genifllemesine paralel olarak dalgalar›n günümüzdeki boyutlar› 500 mil-yon ›fl›ky›l›na ulaflt›. Dalgalar›n uçlar›nda
oluflan küçük yo¤unluk art›fl› gökada kü-melerinin oluflumunu ve aralar›ndaki
mesafeyi etkiledi.
Araflt›rmac›lara göre yeni bul-gular, evrenin %4 oran›nda bildi¤imiz maddeden, %25 ora-n›nda tan›nmayan karanl›k mad-deden ve %70 oran›nda da karanl›k enerji denen bir tür itici enerjiden olufl-tu¤u yolunda WMAP verilerinden elde edi-len bulgular› do¤ruluyor.
Astronomy, Nisan 2004
12 Nisan 2005 B‹L‹MveTEKN‹K