İÇİNDEKİLER
1. RAPOR HAKKINDA ... 5
2. YÖNETİCİ ÖZETİ ... 7
3. ÇALIŞMA HAYATI VE PANDEMİNİN ETKİLERİ ... 11
3.1. Güncel Çalışma Durumları ve Şekilleri ... 11
3.2. Hanenin Geçimi ve Gelir Durumu ... 13
3.3. Haftalık Gelir Karşılığı Çalışma Saatleri ve Sosyal Güvenlik ... 17
3.4. Pandemi Dönemi Çalışma Durumları ve Şekilleri ... 22
4. EV İŞLERİ VE EVDEKİLERİN BAKIMI ... 31
4.1. Ev İşleri ... 33
4.2. Bakıma Muhtaç Birey/ler ... 38
4.3. Salgında Ev İşlerine Ayrılan Zaman ... 40
4.4. Online Eğitim, Uzaktan Çalışma ve Pandemi Yardımları ... 52
4.5. Salgın Dönemi Yardımları ... 58
4.6. Salgın Dönemi Aktiviteleri ... 61
4.7. Kamu Kurumlarının Çocuk ve Bakıma Muhtaç Bireyler Konusundaki Rolleri ... 70
5. ZAMAN KULLANIMI ... 76
5.1. Bir Günde Ne Yapıyoruz? ... 78
5.2. Kadınlar ve Erkeklerin Günü Nasıl Geçiyor? ... 80
5.2.1. Kadınlar ... 83
5.2.2. Erkekler ... 85
5.3. Televizyon ve İnternete Ayrılan Zaman ... 86
5.4. Metropolde ve Kırsalda Yaşayanların Zaman Kullanımları ... 89
6. PANDEMİ BAŞINDAN BU ZAMANA NELER DEĞİŞTİ ... 94
6.1. Tam Kapanmadan Günümüze Değişen Uyku Düzeni ... 96
6.2. Ev İşlerine Ayrılan Zaman Nasıl Değişti? ... 97
7. RAPORA DAİR DEĞERLENDİRME ... 100
7.1. İstihdam ve ücret karşılığı çalışma ... 103
7.2. Hane içi bakım işleri ve ücretsiz çalışma ... 104
7.3. Ücretli ve Ücretsiz Çalışma Saatlerinde Toplumsal Cinsiyete göre Değişimler ... 106
7.4. Bakım hizmetleri ve iş-yaşam dengesi politikalarına yaklaşımlar ... 107
7.5. Sonuç ve Politika Çıkarımları ... 109
9. FREKANS TABLOLARI ... 114
1. RAPOR HAKKINDA
Bu araştırma raporu Heinrich Böll Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği için 18 yaş ve üzeri Türkiye nüfusunun Koronavirüs Pandemisi sırasında ev içi işler, evde bakım, çalışma pratikleri ve zaman kullanımlarını anlamak, pandemi öncesi ve pandeminin farklı dönemlerindeki farklılaşmaları incelemek amacı ile KONDA Araştırma ve Danışmanlık A.Ş. tarafından hazırlanmıştır.
Raporda hane büyüklüğü ve karakteristiği, hane içi ilişkiler ve iş paylaşımı, hanede yaşayan ve bakım ihtiyacı olan bireylerin durumu ve bakımı, pandemide hane içi ilişkiler ve çalışma pratikleri, uzaktan çalışma ve uzaktan eğitim pratikleri ve bu konularda yaşanan zorluklar, zaman kullanımında demografik farklılaşmalara yer verilmiştir. Bu konular hem kendi içinde hem de pandemi öncesi ile pandeminin ilk dönemlerindeki bulgularla kıyaslanarak analiz edilip yorumlanmıştır.
Rapor içeriği 22-24 Ekim 2021 tarihlerinde araştırma örneklemlerinde yer alan bölgelerde, hanelerde yüz yüze görüşülen kişilerin görüş ve tercihlerini yansıtmaktadır.
Pandemi pratikleri ve zaman kullanımına dair bulgular Mayıs 2020 ve Nisan 2018 tarihlerinde gerçekleştirdiğimiz araştırmaların bulgularıyla kıyaslanarak değerlendirilmiştir. Bu şekilde toplumun pandemi öncesi, pandemi kısıtlamaları sırası ve pandemi kısıtlamaları sonrasında değişen ve dönüşen pratikleri anlaşılmaya çalışılmıştır.
Prof. Dr. İpek İlkkaracan araştırmanın içerik tasarımı ve bulguların yorumlanmasına danışman olarak katkı sağlamıştır.
2. YÖNETİCİ ÖZETİ
Bu araştırmamızda, görüştüğümüz kişilerin çalışma durumlarını, evin geçiminin nasıl sağlandığını, çalışanların çalışma şekillerini ve bu durumdan ne kadar memnun olduklarını, ortalama çalışma saatleri ve sosyal güvence konularının yanı sıra, pandeminin çalışma hayatını ve ev hayatını nasıl etkilediğini, pandemi döneminde hangi aktivitelere daha çok zaman ayrıldığını inceledik. Ayrıca toplumun bir gününün nasıl geçtiğini, en çok nelere zaman ayrıldığını ve pandemiden bu zamana kadar bu durumda meydana gelen değişiklikleri de detaylı bir şekilde inceledik
Araştırmamızın ana başlıklarından biri “Evde Bakım”dı. Bu başlıkta hanede bakıma muhtaç bireyler bulunup bulunmadığını eğer varsa bu bireylerin bakımından kimlerin sorumlu olduğunu tespit etmeye çalıştık.
Toplumun yüzde 54’ü şu anda çalışmıyor.
Toplumda işgücüne dahil olanlar toplumun yarısından daha az. Araştırmanın gerçekleştirildiği tarihlerde toplumun yüzde 54’ü çalışmıyor.
İstihdamda olanların yüzde 85’e yakını ofise/fabrikaya/işyerine gidiyor.
Pandemi döneminde evde çalışma veya dönüşümlü olarak ev ve işyerinde çalışma sistemine geçenlerin sayısı artmıştı. Ekim’21 itibariyle toplumun yüzde 85 gibi önemli bir bölümü çalışmak için ofise/fabrikaya/ işyerine gidiyor.
Hanenin geçimi genellikle hanedekilerin maaşı ile sağlanıyor.
‘‘Evinizin geçimini hangileriyle sağlıyorsunuz’’ şeklinde sorduğumuz soruya verilen cevaplar neticesinde toplumdaki her 4 haneden 3’ünün geçiminin hanede çalışanların maaşları ile sağlandığını tespit ettik.
Aylık ortalama geliri en fazla olan meslek kümesi beyaz yaka çalışanlar.
Beyaz yaka çalışanların aylık ortalama hane geliri 7492 TL iken Türkiye ortalaması 5158 TL.
Haftalık çalışma saatleri oldukça fazla.
Toplumun çalışan kesimi haftada ortalama 48 saat çalışıyor. Her 5 kişiden 1’i ise 60 saatten daha fazla çalıştığını söylüyor.
Erkekler kadınlara göre, lise altı seviyedekiler ise daha yüksek eğitimlilere göre daha fazla çalışıyor.
Erkekler, kadınlara göre daha uzun süre çalışıyor. Kadınlar haftada ortalama 43 saat erkekler ise 50 saat çalışıyor. Eğitim seviyesi azaldıkça haftalık çalışma süresi artıyor. Üniversite mezunları haftada ortalama 45, lise mezunları ortalama 49, lise altı eğitim almış olanlar ise 50 saat çalıştıklarını söylüyor.
Çoğunluk işyerinden çalışmayı tercih ediyor.
Bu duruma rağmen her 10 kişiden 4’ü işyerine gitmeyi, 3’ü evden çalışmayı, 3’ü ise dönüşümlü çalışmayı tercih ettiğini söylüyor. Erkekler ve yalnız başına yaşayanlar işyerine giderek çalışmayı tercih etme eğiliminde. Bu durum da işyerine gitmenin çalışma dışında sosyal etkileri olduğunu ve evdeki iş yükünü azalttığını gösteriyor.
Çalışanların 5’te 1’i sigortasız çalışıyor.
Çalışan her 5 kişiden 1’inin sosyal güvencesi yok. Eğitim seviyesi azaldıkça sigortası olmayanların oranı artıyor. Lise altı eğitim seviyesindekilerin 3’te 1’inin sosyal güvencesi yok.
Çalışan her 5 kişiden 1’i pandemi zamanında işten çıkarılmış veya işini bırakmış.
Pandemi dönemi sürekli gündeme gelen işten çıkarılanlar ve işi bırakmak zorunda kalanların toplumun yüzde 20’sini oluşturduğunu görüyoruz.
Çalışan 10 kişiden 7’si pandemi döneminde işyerine gitmeye devam etmiş.
Pandemi döneminde çalışmaya devam edenlerin ise yüzde 70’i çalışmak için işyerine gitmeye devam etmiş, yüzde 15’i bir dönem evden, yüzde 15’i de dönüşümlü olarak çalışmış.
10 haneden 3’ünde bakıma muhtaç bir birey yaşıyor.
Toplumun yüzde 12’sinin hanesinde bebek/ler, yüzde 10’unun hanesinde yaşlı/lar, yüzde 3’ünün hanesinde engelli birey/ler, yüzde 3’ünün hanesinde ise hasta birey/ler yaşıyor.
Ev işleri ve bakıma muhtaç bireylerin bakımından genel olarak kadınlar sorumlu.
Kadınların yüzde 67’si ev işlerini tek başına yaparken evli kadınların yüzde 75’i ev işlerini tek başına yapıyor. Bakıma muhtaç bireylerin bakımından da genellikle kadınlar sorumlu. Hanedeki bebek bakımını tek başına yapanların yüzde 93’ü, engelli, hasta, yaşlı bireylerin bakımı tek başına yapanların ise yüzde 73’ü kadın.
Evde iş yükü en fazla olan küme ev kadınları.
Kadınlar erkeklere göre ev işlerinden daha çok sorumluyken tüm kümeler arasında ev işleri, yaşlı, engelli, hasta, bebek bakımı konusunda en çok yükü olan ve bu işler dolasıyla iş yükü konusunda en çok zorlanan küme ev kadınları.
Pandemi döneminde toplumun önemli bir bölümünün ev işlerine ayırdığı zaman arttı.
Toplumun yüzde 44’ü pandemi döneminde ev işlerine ayırdığı zamanın arttığını, yüzde 47’si bu zamanda bir değişiklik olmadığını söylüyor. Kadınların yüzde 53’ünün, ev kadınlarının ise yüzde 57’sinin pandemide ev işlerine ayırdığı zamanda artış yaşandığı görülüyor.
Hanesinde bebek olanların pandemi döneminde ev içi yükü daha fazla artmış.
Hanesinde 2 yaş altı bebek olanların yüzde 50’sinin olmayanların ise yüzde 44’ünün bu dönemde evdeki yükü artmış.
Toplumun yarısına yakını ev içi ve ev dışı yükünden şikayetçi.
Mayıs’20’den bu yana toplum genelinde iş yükünden şikayetçi olanların oranında bir artış yaşanmış.
Şu anda toplumun yüzde 45’i ev içi ve ev dışı toplam yük konusunda zorlandıklarını ifade ediyor.
Çocukların yaşı azaldıkça yük artıyor.
Evinde çocuk bulunanlar toplam iş yükü konusunda evinde çocuk olmayanlara göre daha fazla zorlanırken, çocukların yaşı azaldıkça da toplam iş yükünün arttığını söyleyebiliriz.
Her 10 öğrenciden 1’i online eğitime katılamadı.
Pandemi döneminde eğitim konusunda kurumların ve bireylerin bu duruma hazırlıksız yakalanması neticesinde online eğitim alması gereken her 10 öğrenciden 1’i bu sürece dahil olamadı.
Online eğitimde en çok yaşanan sorunlar uyum sıkıntısı ve internet.
Her 5 öğrenciden 1’i online eğitim sürecine uyum sağlamada ve internet konusunda sorun yaşadı.
Öğrencilerin yüzde 16’sı telefon, tablet, bilgisayar konusunda, yüzde 7’si ise fiziksel ortam konusunda problemler yaşadı.
Evden çalışanların en çok şikayet ettikleri konu işverenden yeterli desteği alamamak.
Çalışanların yarısından fazlası pandemi döneminde işyerinde çalışmaya devam etti. Evden çalışanların yaşadığı en büyük problem ise işverenden yeterli desteği alamamak. Çalışanların yüzde 7’si bu konudan şikayetçi.
Salgın döneminde belediye ve devletten yardım alanların oranı düşük.
Pandemi döneminde belediyeden yardım alanlar toplumun yüzde 27’sini, devletten yardım alanlar ise toplumun yüzde yüzde 31’ini oluşturuyor. Hem belediyelerin hem de devletin en çok yaptığı yardım maske yardımı.
Her 3 kişiden 2’si pandemide kendine zaman ayırabildi.
Toplumun yüzde 67’si pandemide kendine zaman ayırabildiğini söylüyor. Kendine en çok zaman ayıranlar ise öğrenciler ve buna paralel olarak gençler.
Pandemide aileyle daha çok vakit geçirdik ve daha fazla televizyon izledik.
Her 4 kişiden 3’ü pandemi döneminde ailesiyle daha fazla vakit geçirebildi. Toplumun yüzde 68’i ise daha fazla televizyon izledi. Kadınların bu dönemde bulaşık, yemek, çamaşır gibi işlere ayırdığı zaman arttı.
Ev işleri, eğitim ve işe toplam 6 saat, televizyon ve internete 4 buçuk saat ayırıyoruz.
Gün içinde zorunlu işlere ayrılan zaman, televizyon ve internete ayrılan zamandan biraz fazla. Ev işleri, eğitim ve işe toplamda 6 saat ayrılırken, internet ve televizyona toplamda 4 buçuk saat zaman ayrılıyor.
Çalışan kadınların 9 saati ev işi ve iş ile geçiyor.
Ev işi ve işe ayrılan toplam sürede çalışan kadınların yükü oldukça fazla. Çalışan kadınların bir gününün 9 saati ev işleri ve iş ile geçiyor. Ev kadınlarının ise 4 buçuk saati ev işi ile geçiyor.
Yaşlılar televizyonla gençler internetle daha çok zaman geçiriyor.
Televizyon ve internete ayrılan zamanlarda gençler ve yaşlılar arasında büyük bir fark mevcut.
Gençler daha çok internetle yaşlılar ise televizyonla zaman geçirmeyi tercih ediyor. 18-32 yaş arasındakiler bir günde yaklaşık olarak 3 saatlerini internette geçirirken 49 yaş ve üzeri 4 saatini televizyon izleyerek geçiriyor.
Metropolde yaşayanlar daha çok uyuyor ve daha çok çalışıyor.
Metropolde yaşayanlar günde yaklaşık 8 saat, kentte yaşayanlar 7 buçuk saat, kırda yaşayanlar ise 7 saat uyuyor. Kırda yaşayanlar güne daha erken başlayıp günü daha erken bitiriyor.
Metropolde yaşayanlar günde ortalama 3,8 saatini, kentte yaşayanlar 3,3 saatini, kırda yaşayanlar ise 2,7 saatini çalışarak geçiriyor.
Pandemi döneminden bu yana uyku ve diğer işlere ayrılan zamanlarda ciddi bir değişim yaşandı.
Pandemi döneminde toplum geneli günde yaklaşık 8 buçuk saat uyurken şu anda yaklaşık 7 buçuk saat uyuyoruz. İnternet ve televizyonla geçirilen zaman ise pandemiden bu yana yaklaşık 4 buçuk saat azaldı.
Haneiçi üretim, ücretli ve ücretsiz bakım emeğinin önemi konusunda farkındalık artıyor.
Bu araştırma raporu için toplanan verilerle Mayıs 2020'de toplanan veriler karşılaştırıldığında, cinsiyet, eğitim ve hane geliri (satın alma gücü) veya istihdam durumu ne olursa olsun, toplumun tüm kesimleri için haneiçi üretim, ücretli ve ücretsiz bakım işçiliği konusunda farkındalığın arttığı görünüyor. Buna ek olarak, anketten çıkan sonuçlar toplumda bakım hizmetlerinin yaygınlaşması ve iş-yaşam dengesi için işgücü piyasası düzenlemelerinin yapılmasına dair beklentilerimizin de ötesinde bir destek olduğunu gösteriyor.
Raporun 7. Bölümünde, Prof. Dr. İpek İlkkaracan'ın araştırma sonuçlarına dair değerlendirme yazısını okuyabilirsiniz.
3. ÇALIŞMA HAYATI VE PANDEMİNİN ETKİLERİ
Pandemi sürecinde, hanenin geçimini de doğrudan etkilediği için, en çok konuşulan ve tartışılan konuların başında uzaktan çalışma, kısa çalışma ödeneği ve işten çıkarılmalar gibi alt başlıkları olan çalışma durumu geldi. Bu bölümde toplumun çalışan kesiminin çalışma saatlerini, evden mi yoksa ofis, fabrika vb. gibi işyerlerinden mi çalıştıklarını, sigortaları olup olmadığını öğrenmeye çalıştık. Bunun yanı sıra pandeminin etkisi ile birlikte değişen çalışma durumlarını, iş yükünü ve normalleşme sonrasında bu değişimlerin eski haline dönüp dönmediğini de anlamaya çalıştık.
3.1. Güncel Çalışma Durumları ve Şekilleri
Pandemi ile gündelik hayatımızdaki birçok unsurla birlikte çalışma şekillerimiz de değişti. Teknolojik araçlar sayesinde bir grup çalışan evlerden çalışabiliyorken bir grup çalışan da mecburen fiziksel olarak işyerlerine gitmek zorunda kaldı. Bazı sektörlerde uzaktan çalışma pratiği kalıcı hale gelmişken bazı sektörlerde ise işyerlerine dönüş veya hibrit dediğimiz dönüşümlü olarak bazen evden bazense işyerinden çalışmaya devam ediliyor.
Bireylerin çalışma şekillerine baktığımızda toplumun yüzde 38’inin çalışmak için ofise/fabrikaya/işyerine gittiğini görüyoruz. Bazen evde bazen işte dönüşümlü çalışanların oranı yüzde 5 iken yalnızca evden/uzaktan çalışanların oranı yüzde 3. Toplumun yarısından fazlası ise şu anda çalışmıyor.
38 5 3 54
%0 %50 %100
Çalışma şeklinizi şimdi okuyacaklarımdan hangisi açıklıyor?
Çalışmak için ofise / fabrikaya / işyerine gidiyorum. Dönüşümlü / bazen işyerinde, bazen evden çalışıyorum.
Yalnızca evden / uzaktan çalışıyorum. Şu anda çalışmıyorum.
Toplumun yarısından fazlası şu anda çalışmazken kadın ve erkeklerde istihdamda olmayanların oranları arasında ciddi bir fark olduğunu görüyoruz. Kadınların yüzde 75’i işgücüne dahil değilken erkeklerde bu oran yüzde 34.
Çalışma şekillerini sadece çalışan kesimi baz alarak değerlendirdiğimizde çalışmak için ofise/fabrikaya/işyerine gidenlerin oranının yüzde 84, evde veya ofiste dönüşümlü olarak çalışanların oranının yüzde 10, yalnızca evden/uzaktan çalışanların oranının ise yüzde 6 olduğunu görüyoruz.
19
57 4
5 2
3 75
34
%0 %50 %100
Kadın
Erkek
Çalışma şeklinizi şimdi okuyacaklarımdan hangisi açıklıyor?
Çalışmak için ofise / fabrikaya / işyerine gidiyorum. Dönüşümlü / bazen işyerinde, bazen evden çalışıyorum.
Yalnızca evden / uzaktan çalışıyorum. Şu anda çalışmıyorum.
84 10 6
%0 %50 %100
Çalışma şeklinizi şimdi okuyacaklarımdan hangisi açıklıyor?
(Sadece Çalışanlar)
Çalışmak için ofise / fabrikaya / işyerine gidiyorum.
Dönüşümlü / bazen işyerinde, bazen evden çalışıyorum.
Yalnızca evden / uzaktan çalışıyorum.
Çalışma şekillerinin cinsiyetlere göre nasıl farklılık gösterdiğine baktığımızda kadın ve erkekler arasında gözle görülür bir fark olduğunu söyleyebiliriz. Kadınların yüzde 75’i çalışmak için ofise/fabrikaya/işyerine giderken erkeklerde bu oran yüzde 87. Kadınların yüzde 15 dönüşümlü olarak bazen işyerinde bazen evden çalışıyor yüzde 10’u yalnızca evden uzaktan çalışıyor. Erkeklerde bu oranlar sırasıyla yüzde 8 ve yüzde 5.
3.2. Hanenin Geçimi ve Gelir Durumu
Bir hanenin geçiminde sabit ücretlerin yanı sıra yan gelirlerin de çok büyük bir payı olabiliyor.
Kriptoparaya, borsaya yapılan yatırımlar, faiz gelirleri, dükkan veya evden gelen kiralar, bu durumlara örnek olarak gösterilebilir. Bunların yanında bazı haneler de eş, dost, akrabadan aldığı yardımlarla veya memleketten gelen erzaklarla evin geçimini sağlamaya çalışıyor. Bu bölümde toplumun evin geçimini hangi kaynaklarla sağladığına dair bulguları inceleyeceğiz.
75
87
15
8 10
5
%0 %50 %100
Kadın
Erkek
Cinsiyete Göre Çalışma Şekilleri
Çalışmak için ofise / fabrikaya / işyerine gidiyorum.
Dönüşümlü / bazen işyerinde, bazen evden çalışıyorum.
Yalnızca evden / uzaktan çalışıyorum.
76 21
5 4 3 2 1 Hanedeki çalışanların maaşları, ücretleri
Emekli maaşı Hanedekilerin sahip olduğu şirket, dükkan taksi
vb’den gelen kâr
Kira geliri Memleketten gelen erzak vs.
Tanıdık akraba yardımı Borsa, faiz geliri
Evinizin geçimini hangileriyle sağlıyorsunuz?
‘’Evinizin geçimini hangileriyle sağlıyorsunuz?’’ sorusuna verilen cevaplardan yola çıkarak toplumun çok büyük bir bölümünün maaşları dışında ekstra bir gelirinin olmadığını söyleyebiliriz.
Halkın yüzde 76’sı hanedeki çalışanların maaşları, ücretleri ile yüzde 21’i ise emekli maaşı ile geçindiğini söylüyor. Hanenin sahip olduğu şirketi dükkan, taksi vb’den gelen kârı olanlar toplumun yüzde 5’ini, kira geliri olanlar yüzde 4’ünü, borsa, faiz geliri olanlar ise yüzde 1’ini oluşturuyor. Bunların yanı sıra toplumun yüzde 3’üne memleketten erzak geldiğini, yüzde 2’sinin ise tanıdık akrabadan yardım aldığını görüyoruz. Toplumun yüzde 7’si bu bahsedilen gelirler ve yardımlar dışında bir diğer yolla evin geçimine destek sağlıyor.
Toplumun büyük bir kesiminin hanedeki çalışanların maaşlarıyla geçimlerini sağladıklarını görüyoruz.
Emekli maaşı da sabit ücret ve maaşlardan sonra evlerin geçimine en çok katkı sağlayan bir diğer gelir şekli. Bölümün devamında bu iki gelir kaynağına sahip olanların ve belli başlı diğer kümelerin aylık hane gelirine ve aylık kişi başı hane gelirine bakacağız.
Hanesinin geçimini emekli maaşı ile sağlayanların ve hanedekilerin maaşı, ücretleriyle sağlayanların aylık ortalama hane gelirlerine baktığımızda emekli maaşı ile geçinenlerin aylık hane gelirinin ortalama 4687 TL iken hanedeki çalışanların maaşları, ücretleri ile geçinenlerin ise aylık hane gelirinin ortalama 5493 TL olduğunu görüyoruz. Ancak bu ortalamalar değerlendirilirken bir haneye hem emekli maaşı hem de normal maaş veya ücretin birlikte girebilme ihtimalini göz önünde bulundurmak gerekiyor.
₺5.493
₺4.687
0 1.000 2.000 3.000 4.000 5.000 6.000
Hanedeki çalışanların maaşları, ücretleri Emekli maaşı
Aylık Hane Geliri Ortalama
Aylık hane gelirlerini çalışma durumlarına göre aldığımızda ise beyaz yaka çalışanların diğer kümelere göre kayda değer bir ölçüde fazla hane gelirine sahip olduğunu görüyoruz. Beyaz yaka çalışanların aylık hane geliri ortalama 7492 TL iken işçi, esnaf, çiftçilerin 5298 TL, emeklilerin ise 4261 TL aylık hane gelirine sahip olduğunu görüyoruz. Türkiye ortalaması 5158 TL.
₺7.492
₺5.298
₺4.261 ₺4.070
₺5.588
₺4.267
₺5.158
0 2.000 4.000 6.000 8.000
Beyaz yaka
çalışan İşçi, esnaf,
çiftçi Emekli Ev kadını Öğrenci İşsiz Türkiye
Çalışma Durumlarına Göre Aylık Hane Geliri
₺5.300
₺4.831
₺5.353
₺4.624
0 1.000 2.000 3.000 4.000 5.000 6.000
Salgında devletten hiçbir
yardım almadım. Salgında devletten yardım
aldım Salgında belediyeden
hiçbir yardım almadım. Salgında belediyeden
yardım aldım
Yardım alanların ve almayanların hane gelirleri
4831 TL iken devletten yardım almayanlarda bu sayı 5300 TL. Salgında belediyeden yardım alanların aylık hane geliri ortalama 4624 TL, belediyeden yardım almayanların aylık hane geliri ise ortalama 5353 TL. Genel anlamda yardım alanların hanesine almayanlara göre aylık ortalama 500-700 TL daha az para girdiğini söylemek mümkün. Bu bahsedilen gruplarda aylık hane geliri kadar kişi başına düşen gelir de önemli.
Devletten ve/veya belediyeden yardım alanların yardım almayanlara göre kişi başı aylık gelirinin ortalama 250-300 TL daha az olduğunu görüyoruz. Kişi başı hane gelirini etkileyen en önemli durumlardan birinin hanedeki kişi sayısı yani aile tipi olduğunu söyleyebiliriz.
₺1.702
₺1.524
₺1.717
₺1.458
0 500 1.000 1.500 2.000
Salgında devletten hiçbir
yardım almadım. Salgında devletten yardım
aldım Salgında belediyeden
hiçbir yardım almadım. Salgında belediyeden
yardım aldım
Yardım alanların ve almayanların kişi başı ortalama gelirleri
₺2.162
₺1.486
₺973 ₺998
₺1.596
₺3.702
0 1.000 2.000 3.000 4.000
Sadece eşiyle Çekirdek aile 3 nesil geniş aile Daha geniş aile Diğer Tek başına
yaşıyor
Aile Tipine Göre Kişi Başı Aylık Hane Geliri
Aile genişledikçe kişi başına düşen gelir azalıyor
Aile tiplerine baktığımızda da hanedeki kişi sayısı arttığında kişi başı gelirin azaldığını görüyoruz. Tek başına yaşayanların aylık geliri ortalama 3702 TL iken sadece eşiyle yaşayanların kişi başı geliri 2162 TL, çekirdek ailesiyle yaşayanların ise 1486 TL. Anne, baba ve çocukla birlikte başka aile bireyi veya akrabaların yaşadığı 3 nesil geniş aile veya daha geniş ailelerde kişi başına düşen aylık gelir 950-1000 TL arasında.
Bu bölümde genel olarak evin geçiminin nasıl sağlandığını ve aylık hane gelirlerinin ne durumda olduğunu inceledikten sonra sıradaki bölümde çalışan bireylerin haftalık çalışma saatlerine ve sosyal güvenceli olup olmadıklarına bakacağız.
3.3. Haftalık Gelir Karşılığı Çalışma Saatleri ve Sosyal Güvenlik
Türkiye’de çalışma şartları ve çalışan hakları yıllardır süregelen ve pandemi döneminde de giderek artan bir tartışma konusu. Araştırma bulgularında haftalık ortalama çalışma saatlerinin ve sigortasız çalışanların oranının oldukça yüksek olduğunu görmekteyiz.
Her 5 kişiden 1’i haftada 60 saatten fazla çalışıyor
Türkiye’de ortalama çalışma saatinin haftada 48 saat. Türkiye’de haftalık yasal çalışma saati 45 saat iken toplumun sadece yüzde 46’sının haftada 45 saat veya daha az çalıştığını görüyoruz. Bir haftada 45 ila 60 saat arası çalışanların oranı yüzde 36 iken 60 saat ve daha fazla çalışanlar ise toplumun yüzde 18’ini oluşturuyor.
46 36 18
%0 %50 %100
Bu işte haftada ortalama kaç saat çalışıyorsunuz?
45 saat ve altı 45-60 saat arası 60 saat ve üzeri
Haftalık çalışma saatlerini en çok etkileyen demografik faktörlerin cinsiyet ve eğitim durumu olduğunu görüyoruz. Kadınlarda haftalık ortalama çalışma saati 43 saat iken erkekler ortalama 50 saat çalışıyor.
Eğitim durumu arttıkça haftalık çalışma saatinin azalıyor. Lise altı eğitim seviyesindekilerin haftalık ortalama çalışma saati 50 saat iken lise mezunları haftada ortalama 49, üniversite mezunları ise 45 saat çalışıyor.
43
50 48
0 10 20 30 40 50
Kadın Erkek Türkiye Ortalaması
Cinsiyete Göre Haftalık Çalışma Saati
50 49
45 48
0 10 20 30 40 50
Lise altı Lise Üniversite Türkiye Ortalaması
Eğitim Durumuna Göre Haftalık Çalışma Saatleri
Meslek gruplarına göre haftalık çalışma saatlerini incelediğimizde en çok çalışan meslek grubunun esnaflar olduğunu görüyoruz. Esnaflar haftada ortalama 59 saat çalışıyor. Esnafları haftalık ortalama 50 saat ile işçiler ve çiftçi, ziraatçı, hayvancılar takip ediyor.
Özel sektörde çalışanlar haftada ortalama 47 saat çalışırken devlet memurları haftada 40 saat çalışıyor ve tüm meslek grupları arasında haftalık en düşük çalışma saatine sahip olarak dikkat çekiyor.
Çalışma şekilleri de haftalık çalışma saatlerini etkileyen bir faktör olarak göze çarpıyor. Şu anki çalışma şekillerine bakıldığında çalışmak için ofise/fabrikaya/işyerine gidenlerin, evden veya ev ve ofisten dönüşümlü çalışanlara göre haftalık çalışma saatlerinin daha fazla olduğunu görüyoruz.
42
47 50
59
52
43
50
0 10 20 30 40 50 60
Devlet memuru Özel sektör İşçi Esnaf Tüccar / iş
insanı Serbest meslek
sahibi Çiftçi, ziraatçı,
hayvancı
Meslek Gruplarına Göre Haftalık Çalışma Saatleri
50
43 42
48
0 10 20 30 40 50
Çalışmak için ofise / fabrikaya / işyerine
gidiyorum.
Dönüşümlü / bazen işyerinde, bazen evden
çalışıyorum.
Yalnızca evden / uzaktan
çalışıyorum. Türkiye Ortalaması
Çalışma Şekline Göre Haftalık Çalışma Saatleri
çalışanlar ise ortalama 42 saat çalışıyor. Bu durum bize uzaktan veya dönüşümlü çalışma sisteminin iş yükünü azalttığını gösteriyor.
Türkiye’de işçi ve çalışan hakları çerçevesinde çalışma saatleri ile birlikte en çok tartışılan konunun çalışanların sosyal güvencesi olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Çalışanlara sorduğumuz ‘‘Mevcut işinizden dolayı bir sosyal güvenceniz var mı?’’ sorusuna çalışanların yüzde 82’sinin ‘’Evet’’, yüzde 18’inin ise ‘’Hayır’’ cevabını verdiğini görüyoruz.
Çalışan kadın ve çalışan erkeklerin sosyal güvencelerinini olup olmadığına bakıldığında ise çalışan kadınların yüzde 80’inin, çalışan erkeklerin ise yüzde 83’ünün sosyal güvencesi olduğunu görüyoruz.
82 18
%0 %50 %100
(ÇALIŞIYORSA) mevcut işinizden dolayı bir sosyal güvenceniz var mı?
Evet Hayır
80
83
20
17
%0 %50 %100
Kadın
Erkek
(ÇALIŞIYORSA) mevcut işinizden dolayı bir sosyal güvenceniz var mı?
Evet Hayır
Lise altı eğitim seviyesinde olanların 3’te 1’inin sosyal güvencesi yok
Bu konuyu eğitim durumlarına göre değerlendirdiğimizde lise altı eğitime sahip her 3 çalışandan 1’inin sosyal güvencesinin olmadığını görüyoruz. Eğitim seviyesi arttıkça sosyal güvenceye sahip olma oranı da artıyor. Lise mezunlarının yüzde 86’sı, üniversite mezunlarının yüzde 92’si sosyal güvenceye sahip olduklarını ifade ediyor.
68
86
92
32
14
8
%0 %50 %100
Lise altı
Lise
Üniversite
(ÇALIŞIYORSA) mevcut işinizden dolayı bir sosyal güvenceniz var mı?
Evet Hayır
56 72
82 87
94 92
44 28
18 13
6 8
%0 %50 %100
Kadın Erkek
Kadın Erkek
Kadın Erkek
Lise altıLiseÜniversite
(ÇALIŞIYORSA) mevcut işinizden dolayı bir sosyal güvenceniz var mı?
Evet Hayır
Lise altı eğitim seviyesinde olan çalışan erkeklerin yüzde 72’si sosyal güvenceye sahipken aynı eğitim seviyesindeki çalışan kadınlar arasında bu oranın yüzde 56’sı olması dikkat çekiyor.
3.4. Pandemi Dönemi Çalışma Durumları ve Şekilleri
Türkiye’deki çalışma durumlarından ve çalışma koşullarından bahsettikten sonra pandeminin çalışma hayatına etkilerinden de bahsetmek gerekiyor. Pandemiyle birlikte her gün gündeme gelen işten çıkarmalar, ücretli veya ücretsiz izne ayrılanlar, kepenk kapatan esnaflar ve belli sebeplerden dolayı yaptığı işi bırakmak zorunda kalanlar koronavirüsün ekonomik alanda ve çalışma hayatında doğurduğu sorunlardan bazılarıydı. Bunun yanı sıra özellikle sosyal medyada sıkça tartışılan evden çalışma sistemi de ‘Yeni Normal’ olarak adlandırılan dönemin bir parçası oldu. Araştırma sonucunda bu durumların toplumun büyük bir bölümünü önemli derecede etkilediğini söyleyebiliriz.
Öncelikle pandemiden önceki iş durumlarına baktığımızda toplumun yüzde 43’ünün pandemiden önce bir yerde veya kendi işinde çalıştığını, yüzde 8’inin işsiz olduğunu, yüzde 51’inin ise işgücüne dahil olmadığını görüyoruz.
43 6 51
%0 %50 %100
Salgından önce yani Mart 2020’den önceki iş durumunuz neydi?
Bir yerde / kendi işimde çalışıyordum.
İşsizdim, çalışmıyordum.
İşgücüne dahil değil (öğrenci, emekli, ev kadını, engelli, hasta, iş aramayan.)
25
61 4
7 71
31
%0 %50 %100
Kadın
Erkek
Salgından önce yani Mart 2020’den önceki iş durumunuz neydi?
Bir yerde / kendi işimde çalışıyordum.
İşsizdim, çalışmıyordum.
İşgücüne dahil değil (öğrenci, emekli, ev kadını, engelli, hasta, iş aramayan.)
Pandeminin yarattığı en büyük sorunlardan biri de bilindiği üzere işten çıkarmalar oldu. Bu dönemde işsiz kalanların, iş yerini kapatanların veya zorunlu olarak izne çıkarılanların yaşadıkları problemler normalleşme sürecinde de devam ediyor. Toplumun yüzde 20’si belli bir sebepten dolayı pandemi döneminde yaptığı işi bırakmak zorunda kalmış.
Pandemi döneminde işini yapmayı bırakanların yüzde 17’si işten çıkarılmış, yüzde 19’u ücretsiz izne, yüzde 14’ü ücretli izne ayrılmış, yüzde 8’i hastalık riskinden korktuğu için kendisi işi bırakmış, yüzde 2’si hanesinde bakıma muhtaç biri olduğu için işi bırakmak zorunda kalmış, yüzde 18’i işler/siparişler durduğu için işyerini kapatmak zorunda kalmış, yüzde 23’ü ise serbest çalışanken faaliyetleri durduğu için çalışmayı bırakmış.
20 80
%0 %50 %100
Pandemi döneminde işinizi yapmayı bıraktınız mı?
Salgınla birlikte işini bırakmış İşine devam etmiş
17 19 14 8 2 18 23
%0 %50 %100
Salgınla birlikte, Mart 2020’den sonra işinizi yapmayı bıraktıysanız, neden/nasıl bıraktınız?
İşten çıkartıldım Ücretsiz izne ayrıldım Ücretli olarak izne ayrıldım
İşten kendim ayrıldım çünkü hastalık riskinden korkuyordum.
İşten kendim ayrıldım çünkü evde çocuk/yaşlı/hasta bakmam gerekti.
Kendi işyerim vardı işler durduğu/siparişler durduğu için kapattım.
Serbest çalışandım, kendi işlerim faaliyetler durdurulduğu için çalışmayı bıraktım.
Salgın döneminde çalışmaya devam edenlere bakıldığında ise her 10 kişiden 7’sinin öncesinde olduğu gibi işyerinde çalışmaya devam ettiğini görüyoruz. Geri kalan yüzde 30’luk kesimin yarısının evden, yarısının ise kısmen işyerinden, diğer zamanlarda da evden çalıştığını görüyoruz.
Bahsettiğimiz bu iki durumda cinsiyet faktörünün oldukça önemli olduğunu söyleyebiliriz. Salgınla birlikte işini bırakmak zorunda kalanlara ve çalışma şekillerinin değişimlerine baktığımızda kadın ve erkekler arasında ciddi fark olduğunu görüyoruz.
70 15 15
%0 %50 %100
Salgınla birlikte, Mart 2020’den Temmuz 2021’e kadar, yani normalleşme öncesi çalışma düzeninizde bir değişiklik oldu mu?
Öncesindeki gibi işyerimde çalışmaya devam ettim.
Bir dönem evden çalıştım.
Kısmen işyerimde, diğer zamanlarda evden çalıştım.
Mart 2020’den sonra işini bırakmak zorunda kalanların durumlarına baktığımızda kadınların yüzde 12’sinin hastalık riskinden korkup işten kendilerinin ayrıldıklarını görüyoruz, erkekler arasında bu oran yüzde 6. Bunun yanı sıra evdeki çocuk/yaşlı/hastalara bakmak zorunda olduğundan dolayı işten ayrılmak zorunda olanların oranı kadınlar arasında yüzde 5 iken erkekler arasında sadece yüzde 1. Kadınların evdeki görevlerinin erkeklere göre daha fazla olması bu durumlara sebep olarak gösterilebilir. Bu iki durumun yanında erkekler arasında ücretsiz izne ayrılanlar kadınlara göre fazlayken kadınların arasında ücretli izne ayrılanların daha fazla olduğunu görüyoruz.
18
18
16
12
5
10
21 16
20
13
6
1
21
23
%0 %10 %20 %30
İşten çıkartıldım
Ücretsiz izne ayrıldım
Ücretli olarak izne ayrıldım
İşten kendim ayrıldım çünkü hastalık riskinden korkuyordum.
İşten kendim ayrıldım çünkü evde çocuk/yaşlı/hasta bakmam gerekti.
Kendi işyerim vardı işler
durduğu/siparişler durduğu için kapattım.
Serbest çalışandım, kendi işlerim faaliyetler durdurulduğu için çalışmayı
bıraktım.
Salgınla birlikte, Mart 2020’den sonra işinizi yapmayı bıraktıysanız, neden/nasıl bıraktınız?
Kadın
Erkek
İstihdamda olan kadınların yüzde 57’si, istihdamda olan erkeklerin ise yüzde 75’i pandemi döneminde öncesindeli gibi işyerinde çalışmaya devam etmiş. Bir dönem evden çalışanlar kadınların 4’te 1’ini erkeklerin ise 10’da 1’ini oluşturuyor. Kısmen işyerinde diğer zamanlarda evden çalışanlara bakıldığında ise pandemi döneminde kadınların yüzde 17’sinin erkeklerin ise yüzde 13’ünün bu şekilde hibrit çalışma sisteminde çalıştıklarını görüyoruz.
Bu veriler, pandemide kadınların daha büyük bir bölümünün evden çalıştığını gösteriyor. Arada oluşan bu farkın sebebi toplumda yerleşmiş olan kadını daha çok evde tutmaya yönelik geleneksel kodların bu ve benzer uygulamalarda da kendini göstermesidir. Kadının ‘‘eve ait’’
olduğu düşüncesi kamu ve özel kurumların pandemi dönemindeki çalışma sistemlerini de doğrudan etkilemiş gözüküyor.
Salgın döneminde işten çıkarılanlar kadar belli mesleklerde çalışanların çalışma saatlerin artması ve belirli sektörlerde üretimin durmasından dolayı çalışma saatlerinin azalması da gündeme
57
26
17
75
12
13
%0 %20 %40 %60 %80 %100
Öncesindeki gibi işyerimde çalışmaya devam
ettim.
Bir dönem evden çalıştım.
Kısmen işyerimde, diğer zamanlarda
evden çalıştım.
Salgınla birlikte, Mart 2020’den Temmuz 2021’e kadar, yani normalleşme öncesi çalışma düzeninizde bir değişiklik oldu mu?
Kadın
Erkek
10 60 19 2 9
%0 %50 %100
Peki bu dönemde iş için çalışma saatlerinizde bir değişiklik oldu mu?
Arttı Bir değişiklik olmadı
Azaldı Artmıştı ama normalleşme ile eski düzeyine geri döndü
Azalmıştı ama normalleşme ile eski düzeyine geri döndü
olmadığına baktığımızda her 10 çalışandan 6’sının çalışma saatlerinin değişmediğini, 2’sinin çalışma saatlerinin azaldığını, 1’inin ise çalışma saatlerinin arttığını görüyoruz.
Pandemi döneminde çalışma saatlerindeki değişim, cinsiyete göre ciddi bir fark göstermiyor. Hem kadınların hem de erkeklerin yüzde 10’unun bu dönemde çalışma saatleri artmış. Kadınların yüzde 65’inin, erkeklerin yüzde 57’sinin çalışma saati değişmemişken kadınların yüzde 17’sinin, erkeklerin ise yüzde 20’sinin bu dönemde çalışma saatleri azalmış.
Çalışma şekillerindeki değişimlerin, çalışma saatlerini nasıl etkilediğine baktığımızda eskisi gibi işyerinde çalışmaya devam edenlerin çalışma saatlerinin, uzaktan veya hibrit çalışma
10
10
65
57
17
20
2
2
7
11
%0 %50 %100
Kadın
Erkek
Peki bu dönemde iş için çalışma saatlerinizde bir değişiklik oldu mu?
Arttı Bir değişiklik olmadı
Azaldı Artmıştı ama normalleşme ile eski düzeyine geri döndü
Azalmıştı ama normalleşme ile eski düzeyine geri döndü
12
19
9
56
32
31
18
31
40
3
3
4
12
14
17
%0 %50 %100
Öncesindeki gibi işyerinde çalışmaya devam edenler
Bir dönem evden çalışanlar Kısmen işyerinde, diğer
zamanlarda evden çalışanlar
Peki bu dönemde iş için çalışma saatlerinizde bir değişiklik oldu mu?
Arttı Bir değişiklik olmadı
Azaldı Artmıştı ama normalleşme ile eski düzeyine geri döndü
Azalmıştı ama normalleşme ile eski düzeyine geri döndü
Pandemide bir dönem evden çalışanların çalışma saatlerinin diğer çalışanlara göre daha fazla arttığını görüyoruz. Bu dönemde evden çalışanların yüzde 32’si çalışma saatlerinin değişmediğini söylerken yüzde 19’u çalışma saatlerinin arttığını, yüzde 31’i ise azaldığını ifade ediyor.
Hibrit çalışma sistemine dönüp bazen evden bazen de işyerine giderek çalışmaya devam edenler iş yükleri pandemi döneminde en fazla azalan grup olarak dikkat çekiyor. Bu gruptakilerin yüzde 31’inin çalışma saatleri değişmezken, yüzde 9’unun çalışma saatleri artmış, yüzde 40’ının ise azalmış.
Kadınların ve erkeklerin çalışma şekillerindeki değişime göre çalışma saatlerinin nasıl değiştiğine baktığımızda önceki gibi işyerinde çalışan erkeklerin yüzde 13’ünün çalışma saatleri artmışken kadınların yüzde 7’sinin çalışma saatlerinin arttığını görüyoruz. İşyerinden çalışmaya devam eden erkeklerin yüzde 16’sının çalışma saatlerini azalmışken kadınlarda bu oran yüzde 23.
Bir dönem evden çalışan kadınların yüzde 21’inin, erkeklerin yüzde 18’inin çalışma saatleri artmışken bir dönem evden çalışan kadınların yüzde 35’inin erkeklerin ise yüzde 28’inini
7
13
21
18
13
7
55
57
27
36
26
32
23
16
35
28
33
43
3
3
5
1
8
2
12
12
11
17
21
15
%0 %50 %100
Kadın
Erkek
Kadın
Erkek
Kadın
Erkek Öncesindeki gibi işyerimde çalışmaya devam ettim.Bir dönem evden çalıştım.
Kısmen işyerimde, diğer zamanlarda evden çalıştım.
Peki bu dönemde iş için çalışma saatlerinizde bir değişiklik oldu mu?
Arttı Bir değişiklik olmadı
Azaldı Artmıştı ama normalleşme ile eski düzeyine geri döndü
Azalmıştı ama normalleşme ile eski düzeyine geri döndü
Hibrit çalışma sistemi ise kadınlar ve erkekler arasında en büyük farka sebep olan çalışma sistemi olarak göze çarpıyor. Kısmen işyerinden kısmen evden çalışan kadınların yüzde 13’ünün, erkeklerin yüzde 7’sinin çalışma saatleri artarken bu çalışma sistemindeki kadınların yüzde 33’ünün erkeklerin ise yüzde 43’ünün çalışma saatlerinin azaldığını görüyoruz.
4. EV İŞLERİ VE EVDEKİLERİN BAKIMI
Evde Bakım araştırması kapsamında öğrenmeye çalıştığımız konulardan biri de toplum genelinde ev işlerinden ve evde bakıma ihtiyacı olan kişilerinin ihtiyaçlarından kimlerin sorumlu olduğuydu.
Ortaya çıkan sonuçlar ışığında geleneksel Türk aile yapısının belirlediği kadın-erkek rollerinin günümüzde de geçerliliğini sürdürdüğü söyleyebiliriz.
Ev işleri ve evde bakım konulardan önce toplumdaki hanelerin yapısını ve aile tiplerini incelemek bu konuları açıklamakta bize yardımcı olacaktır.
Toplumun yüzde 5’i gecekondu/dışı sıvasız apartmanda, yüzde 33’ü müstakil geleneksel evde, yüzde 56’sı apartmanda, yüzde 6’sı site içinde geri kalan yüzde 1’den az bir bölümü ise çok lüks bina, villada oturmakta.
Hane kişi sayılarına bakıldığında ise hanesinde 1-2 kişi yaşayanlar toplumun yüzde 23’ünü, 3-5 kişi yaşayanlar yüzde 64’ünü, 6-8 kişi yaşayanlar yüzde 12’sini, 9 ve daha fazla kişi yaşayanlar ise yüzde 2’sini oluşturuyor.
5 33 56 6
%0 %50 %100
Oturulan evin tipi
Gecekondu / Dış sıvasız apartman Müstakil, geleneksel ev
Apartman Site içinde
Çok lüks bina, villa
23 64 12 2
%0 %50 %100
Hane Kişi Sayısı
1 - 2 kişi 3 - 5 kişi 6 - 8 kişi 9 ve daha fazla kişi
Hane kişi sayılarını daha derinlemesine inceleyip aile tipine baktığımızda toplumun yüzde 62 gibi büyük bir bölümünün çekirdek aile yapısına sahip olduğunu görüyoruz. Sadece eşiyle yaşayanlar toplumun yüzde 14’ünü, 3 nesil geniş ailesi ile yaşayanlar toplumun yüzde 11’ini, tek başına yaşayanlar ise toplumun yüzde 7’sini oluşturuyor.
Bunların yanı sıra toplumdaki her 3 kişiden 2’sinin hanesinde bir çocuk yaşıyor.
Ayrıca bu bölümün devamında daha ayrıntılı inceleyeceğimiz evde bakım konusu da bir evi, haneyi tanımlamak ve yorumlamak için önemli bir ayrıntı. Evinde bakıma muhtaç birey/ler olmayanlar toplumun yüzde 71’ini oluşturuyor. Bakıma muhtaç birey/ler bulunan evler incelendiğinde halkın yüzde 12’sinin hanesinde bebek/ler, yüzde 10’unun hanesinde yaşlı birey/ler, yüzde 3’ünün evinde hasta birey/ler, yüzde 3’ünün hanesinde ise engelli birey/ler olduğunu görüyoruz.
14 62 11 3 1 7 1
%0 %50 %100
Aile tipi
Sadece eşiyle Çekirdek aile 3 nesil geniş aile Daha geniş aile Diğer Tek başına yaşıyor Bilinmiyor
66 34
% 0 % 50 % 100
Hanede Çocuk
Var Yok
12
10
3
3
71
%0 %20 %40 %60 %80
Bebek/ler Yaşlı birey/ler Hasta birey/ler Engelli birey/ler Hiçbiri
Hanenizde bakım ihtiyacı olan şu sayacağım bireylerden hangileri
yaşıyor?
4.1. Ev İşleri
Bakıma muhtaç kişinin bakımı, bulaşık, çamaşır, yemek yapma, tadilat vb. şeyleri ev işleri olarak tanımlıyoruz. Bu kapsamda toplumda ev işlerinin en çok kimlerin üzerinde olduğunu, cinsiyetin, medeni durumunun, çalışma durumunun ev işlerini yapmayı nasıl etkilediğini bu bölümde inceleyeceğiz.
Ortaya çıkan veriler ev işlerinden genel olarak kadınların sorumlu olduğunu gösteriyor. Yukarıda bulunan tabloda ‘Ev işlerini kim/ler?’ yapıyor sorusunun cevaplarını görüyoruz. Toplumun yüzde 41’i ev işlerini tek başına yaptığını söylese de ev işlerini tek başına yapanların kim olduğuna bakmak ve cinsiyetlere göre ayrı ayrı incelemek bize daha anlamlı bir sonuç verecektir.
41 37 26
6 4 3 1 1 1 1 0 0
%0 %10 %20 %30 %40 %50
Tek başına yapıyor Eş Anne Kardeş Baba Diğer akraba, diğer Yardımcı, çalışan Büyükanne Kayınvalide Torun Büyükbaba Kayınpeder
Ev İşlerini Kim Yapıyor
Her 3 kadından 2’si ev işlerini tek başına yaptığını söylüyor. Kadınların sadece yüzde 15’inin eşi ev işlerine yardımcı oluyor.
Erkekler arasında ise ev işlerini tek başına yapanların oranı yüzde 14. Erkeklerin yüzde 59’unun eşi, yüzde 30’unun annesi ev işlerini yapan kişiler arasında.
67 22
15 12 5
3 2 2 1 1 1 0 0 0
%0 %10 %20 %30 %40 %50 %60 %70
Tek başına yapıyor Anne Eş Çocuk Kardeş Baba Diğer akraba, diğer Yardımcı, çalışan Cevap yok Kayınvalide Büyükanne Torun Büyükbaba Kayınpeder
Ev işlerini şu günlerde aynı hanede yaşadığınız kişiler arasından kim(ler) yapıyor? (KADINLAR)
59 30
14 10 6 6 3 1 1 1 0 0 0
%0 %10 %20 %30 %40 %50 %60 %70
Eş Anne Tek başına yapıyor Çocuk Kardeş Baba Diğer akraba, diğer Yardımcı, çalışan Büyükanne Torun Büyükbaba Kayınvalide Kayınpeder
Ev işlerini şu günlerde aynı hanede yaşadığınız kişiler arasından kim(ler)
yapıyor? (ERKEKLER)
Ev işlerini tek başına yaptığını söyleyenlerin yüzde 83’ü kadın. Bu çok şaşırtıcı bir sonuç olmasa da çok dramatik bir veri olarak göze çarpıyor. Bu sonucun ortaya çıkmasındaki başlıca neden, ev kadınlarının toplumda oldukça fazla sayıda olması mıdır yoksa geleneksel Türk aile yapısının halen devam ediyor olması mıdır daha iyi anlamak için kadınları kendi içinde medeni durum ve meslek grubuna göre incelemek faydalı olacaktır.
Evli kadınların yüzde 75’i ev işlerini tek başına yapıyor
Ev işlerini tek başına yapma durumunu cinsiyetlere ve medeni durumlara göre incelediğimizde kadınların yüzde 67’sinin erkeklerin ise sadece yüzde 14’ünün ev işlerini tek başına yaptığını görüyoruz. Kadınlarda evlilik ev işlerindeki yükü arttırırken erkeklerde bu durum tam tersi.
Bekar kadınların yüzde 36’sı evli kadınların ise yüzde 75’i ev işlerini tek başına yaparken bekar erkeklerin yüzde 23’ü, evli erkeklerin sadece yüzde 8’i ev işlerini tek başına yapıyor.
Hanede tek çalışan olan evlerde ev işlerini yapan kişinin ev kadını olması toplumumuzda alışılagelmiş bir pratiktir. Bu bilgi ışığında evli kadınların ve evli erkeklerin bulundukları meslek kümelerinin ev işlerini yapma alışkanlıklarını nasıl etkilediğine bakmak gerekiyor.
83 17
%0 %50 %100
Ev İşlerini Tek Başına Yapanlar
Kadın Erkek
36
75 67
23 8
14
64
25 33
77 92
86
%0 %50 %100
Bekar Evli Ortalama
Bekar Evli Ortalama
KadınErkek
Ev İşlerini Tek Başına Yapanlar
Tek başına yapıyor Tek başına yapMıyor
Ev işlerinin yükü meslek fark etmeksizin kadınlarda
Raporun bu bölümüne kadar olan kısmında ‘Çalışanlar’ olarak ifade ettiğimiz kümenin istihdamda olanlar ve bir ücret karşılığı emek harcayan kişiler olduğunu hatırlatmakta fayda var. Alttaki paragrafta da özellikle bahsettiğimiz gibi ev kadınlarının da çalıştığını ancak bu çalışmanın
‘karşılığı olmayan emek’ veya ‘ev içi ücretsiz çalışma’ olarak nitelendirmesi gerektiğini özellikle vurgulamak gerekiyor. Rapor genelinde de görüleceği üzere ev içi iş yükü konusunda en dezavantajlı kümenin ev kadınları olduğunu ve evde bebek veya çocuk bulunma durumunun da bu dezavantajı arttırdığını söyleyebiliriz.
Tahmin edilebileceği üzere ev kadınlarının evdeki iş yükü diğer meslek kümelerine dahil olan evli kadınlara göre daha fazla. Ev kadınlarının yüzde 80’i ev işlerini tek başına yapıyor. Ancak diğer meslek kümelerindeki evli kadınlar arasında da ev işlerini tek başına yapanların oranının oldukça fazla olduğunu görüyoruz. Beyaz yaka çalışan, işçi, esnaf, çiftçi ve emekli evli kadınların da yaklaşık olarak 3’te 2’sinin ev işlerini tek başlarına yaptıklarını görüyoruz.
Evli erkeklere baktığımızda ise ev işlerini tek başına yapanların oranı oldukça düşük. Beyaz yakalı evli erkeklerin yüzde 10’u, işçi, esnaf, çiftçi evli erkeklerin yüzde 5’i, emekli evli erkeklerin ise yüzde 12’si ev işlerini tek başına yapıyor.
Bu verilerden yola çıkarak özellikle metropollerde değişen aile yapısına ve işgücüne kadınların katılımının artmasına rağmen geleneksel Türk toplumunun atadığı kadın ve erkek rollerinin, 2021 Türkiye’sinde de geçerliliğini sürdürdüğünü söyleyebiliriz.
61 61
68 80 42
9 5
12 7
39 39
32 20 58
91 95
88 93
%0 %50 %100
Beyaz yaka çalışan İşçi, esnaf, çiftçi Emekli Ev kadını İşsiz
Beyaz yaka çalışan İşçi, esnaf, çiftçi Emekli İşsiz
Evli KadınEvli Erkek
Cinsiyet, Medeni Durum, Meslek ve Ev İşleri
Tek başına yapıyor Tek başına yapMıyor
Ev işleri en çok kimin üzerinde olduğu sorulduğunda toplumun 38’i tek başına yaptığını, yüzde 31’i eşinde olduğunu, yüzde 24’ü annesinde olduğunu geri kalan geri kalan yüzde 7’lik kesim ise diğer kişilerde olduğunu söylüyor. Tabii ki bu veri cinsiyet, meslek, yaş gibi faktörlere göre incelenmeden tek başına bir anlam ifade etmiyor. Yukarıda medeni durum ve meslek kümelerine göre bir incelemede bulunduğumuz için bu durumu eğitim durumunun etkileri üzerinden değerlendirmek bize farklı fikirler sunabilir.
38 31 24 2 2111
%0 %50 %100
Peki ev işleri en çok kimin üzerinde?
Tek başına yapıyor Eş Anne Diğer akraba, diğer Çocuk
Kardeş Yardımcı, çalışan Baba Torun Büyükbaba
Kayınvalide Büyükanne Kayınpeder
31 6
57
33 5
70
29 5
48
29 7
45
38 67
9
45 74
7
30 59
8
32 53
15
24 21 27
14 13 17
34 29 38
33 33 33
2 3 1
2 3 1
1 2 1 1 1
1 1 1
1 1
2 2 2 2
2 2 2
2 2 2
1
3 Ortalama
Kadın Erkek
Ortalama Kadın Erkek
Ortalama Kadın Erkek
Ortalama Kadın Erkek
TürkiyeLise altıLiseÜniversite
Peki ev işleri en çok kimin üzerinde?
Kadınların yüzde 67’sinin ev işlerini tek başına yaptığını söylemiş ve medeni durum ve meslekle ilişkisini incelemiştik. Aşağıdaki tabloda da ev işlerinin eğitim durumuna ve cinsiyete bağlı nasıl değiştiğini görüyoruz. Eğitim seviyesi arttıkça ev işlerini tek başına yapan kadınların oranı azalırken tek başına yapan erkeklerin oranı artıyor. Lise altı eğitim seviyesindeki kadınların yüzde 74’ü, lise mezunu kadınların yüzde 59’u, üniversite mezunu kadınların ise yüzde 53’ü ev işlerini tek başına yapıyor. Tabii ki bu durumun yukarıda da bahsettiğimiz meslek gruplarıyla ilişki olduğunu tekrar belirtmek gerekiyor.
4.2. Bakıma Muhtaç Birey/ler
Bu bölümde ev işlerinin yanında evde bakıma muhtaç birey/bireylerin olup olmadığını ve varsa bu birey/lerin ihtiyaçlarının karşılanmasında hanedeki hangi bireylerin sorumlu olduğunu inceleyeceğiz.
Hanenizde bakım ihtiyacı olan şu sayacağım
bireylerden hangileri yaşıyor? Adet Yüzde
Bebek/ler 307 12,2
Hasta birey/ler 76 3,0
Engelli birey/ler 76 3,0
Yaşlı birey/ler 256 10,1
Hiçbiri 1795 71,1
Toplam 2523 100,0
Görüşülen toplam 2523 kişinin 307’sinin hanesinde bebek/ler, 76’sının hanesinde hasta birey/ler, 76’sının hanesinde engelli birey/ler, 256’sının hanesinde ise yaşlı birey/ler yaşıyor.
Görüşülen kişilerin yüzde 71,1’inin yani 1795 kişinin hanesinde ise saydığımız bakıma muhtaç bireylerden hiçbiri yaşamıyor.
Hanede bebek bakımını kim(ler)in yaptığına baktığımızda ise hanesinde bebek bulunanların yüzde 42’sinin eşi yüzde 18’inin annesi, yüzde 5’inin diğer akrabalarının evdeki bebek/lerin bakımında sorumlu olduğunu görüyoruz. Bebek bakımını tek başına yapanların oranı ise yüzde 39.
Bebek bakımını tek başına yapanların cinsiyetlerine baktığımızda ise bulgularda sık sık yer verdiğimiz kadın ve erkeğin toplumsal rolleri ve ev içi rollerindeki eşitsizliğin bir diğer yansımasını görüyoruz. Evdeki bebeklerin bakımını tek başına yaptığını söyleyenlerin yüzde 93’ü kadın iken sadece yüzde 7’si erkek.
42 39 18
5 3 2 2 1 1 1 0 0 0
0 10 20 30 40 50
Eş Tek başına yapıyor Anne Diğer akraba, diğer Çocuk Baba Kardeş Yardımcı, çalışan Büyükanne Kayınvalide Büyükbaba Kayınpeder Torun
Bu hanede bebek BAKIMINI kim(ler) yapıyor?
93 73
7 27
%0 %50 %100
Bebek Bakımı Tek Başına Yapanlar
Hasta, Engelli, Yaşlı Bakımını Tek Başına Yapanlar
Bakıma Muhtaç Birey/lerin Bakımını Tek Başına Yapanlar
Kadın Erkek
4.3. Salgında Ev İşlerine Ayrılan Zaman
Pandemi döneminde zorunlu kapanmalar ile birlikte toplumun büyük bir kesiminin evde geçirdiği zaman da artmıştı. Bu doğrultuda araştırma kapsamında bu dönemde evdeki her türlü ev işine ayrılan zamanın nasıl değiştiğini sorduk.
Toplumun yüzde 44’ü bu dönemde ev işlerine ayırdığı zamanın arttığını, yüzde 47’si ise değişmediğini söylüyor. ‘’Ev işlerine ayırdığım zaman azaldı’’ diyenlerin oranı yüzde 1 iken ‘’Artmıştı ama normalleşme ile eski haline döndü’’ diyenler de toplumun yüzde 7’sini oluşturuyor.
Ev işlerine ayrılan zamanın değişiminde nelerin etkili olduğuna ve hangi parametrelerin bu durumu daha çok etkilediğine baktığımızda cinsiyetin, medeni durumun, çocuk sahibi olmanın ve çalışma durumunun öne çıkan faktörler olduğunu görüyoruz.
44 47 1 7
%0 %50 %100
Salgınla birlikte temizlik, evdekilerin bakımı, yemek pişirmek, bahçe işleri gibi ev işlerine ayırdığınız zamanda bir değişim oldu mu, ne yönde
oldu?
Arttı Bir değişiklik olmadı
Azaldı Artmıştı ama normalleşme ile eski düzeyine geri döndü
Azalmıştı ama normalleşme ile eski düzeyine geri döndü
53 35
38 38
48 36 31
47 38
48 40
50 44
43 35
39 59 40 37
38 40 40
50
38 56
54 42
43 57 49
43 55
42 51
43 47
44 53
57 33 51 58
51 40
50 43
1 1
1 2
1 1 7
2 1
2 1
1 1
1 2
1 1 1 1
2 2
3 1
8 6
6 19
7 6 11
8 7
8 7
5 7
11 8 3 7 7 3
9 16
4 6
%0 %50 %100
Kadın Erkek
Bekar Sözlü/Nişanlı Evli Dul Boşanmış
Var Yok
Var Yok
Var Yok
Beyaz yaka çalışan İşçi, esnaf, çiftçi Emekli Ev kadını Öğrenci İşsiz
Ofise / fabrikaya / işyerine gidiyor Bazen işyerinde, bazen evden çalışıyor Yalnızca evden / uzaktan çalışıyor Şu anda çalışmıyor CinsiyetMedeni durumHanede çocuk
Hanede 18 yaş altı çocuk
Hanede 2 yaş ve altı bebekÇalışma durumuÇalışma şekli