• Sonuç bulunamadı

PLANKTON BİLİMİ (ZOOPLANKTON) Doç. Dr. Ahmet ALTINDAĞ Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "PLANKTON BİLİMİ (ZOOPLANKTON) Doç. Dr. Ahmet ALTINDAĞ Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi"

Copied!
3
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

PLANKTON BİLİMİ (ZOOPLANKTON)

Doç. Dr. Ahmet ALTINDAĞ Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi

Biyoloji Bölümü

Hidrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

Su için de yaşayan özel hareket organelleri olmayan veya olsa bile bu organelleri yer değiştirmede aktif olarak kullanamayan, ancak su hareketleri ile pasif olarak yer değiştirebilen organizmalar topluluğuna

“plankton” adı verilmektedir. İlk kez 1887 yılında Viktor Hensen tarafından denizlerde pasif olarak yüzen tüm cisimleri açıklamak amacıyla kullanılmıştır. Diğer bir deyişle Hensen’in plankton terimi yaşayan organizmaları içerdiği gibi, suda yüzen veya asılı halde bulunan tüm cansız cisimleri de içeriyordu. Bugünkü anlamda plantonun tanımı ise; “Haraket organelleri olsa bile bu organelleri yer değiştirmelerinde etkin olmayan ve dolayısıyla denizlerdeki su hareketlerinin etkisinde pasif olarak yer değiştirebilen bitkisel ve hayvansal organizmalarıın oluşturduğu topluluk”

şeklindedir. Planktonik organizmalar, konuyla ilgili araştırıcılar tarafından;

Biyolojik özelliklerine, Topografik dağılışlaraına, Boylarına, Populasyonu oluşturan türlerin birey sayılarına ve Doğal ortamdaki dağılışlarına göre sınıflandırılmak istenmişlerdir.

Bunlardan en önemlisi biyolojik yönden yapılan sınıflandırma olup, bu özelliklerine göre planktonik organizmalar Fitoplankton (bitkisel) ve Zooplankton (hayvansal) olmak üzere başlıca iki alt bölüme ayrılırlar.

Bunlardan zooplanton türleride kendi aralarında Holoplanton (devamlı)

ve Meroplankton (geçici) olarak iki alt bölüme ayrılırlar. Holoplanktonik

formların bütün yaşamları pelajik bölgede geçer ve hiçbir zaman diple

ilişkide olmazlar. Buna karşın, Bazı bentik ve nektonik organizmalar yaşam

devrelerinin ilk bölümünü pelajikte, ergin bölümünü de zeminde veya

nektonik olarak geçirirler. İşte yaşamlarının bir veya birkaç evresini

pelajikte geçiren bu organizmaların oluşturduğu planktona meroplankton

adı verilir.

(2)

Planktonik organizmalar denizlerdeki topografik dağılışlarına göre de Neritik Plankton ve Oseanik Plankton olarak iki bölüme ayrılırlar.

Neritik planktonun esasını, derinliğin az ve sahilin yakın olması nedeniyle meroplanktonik formlar oluştururlar. Mevsimsel olarak değişen üremeler nedeniyle buradaki plankton kalitatif ve kantitatif yönden çok değişken özelliktedir. Bunlara ilaveten, neritik zonda su hareketlerinin fazlalığı nedeniyle holopplakton türlerine de lokal olarak restlanabilir. Oseanik plankton türleri ise sahilden çok uzakta yaşarlar ve hiçbir zaman zemine yakın bulunmazlar. Bu plantonun esasını da holoplankton türleri oluşturur.

Planktonik organizmalar boylarına göre de 6 grupta incelenebilirler.

Bunlar küçükten büyüğe doğru, Ultraplankton, Nanoplankton,

Mikroplankton, Mesoplankton, Makroplankton ve

Megaplankton’dur

(3)

Şekil 1. Planktonik organizmaların büyüklüklerine göre

sınıflandırılması

Referanslar

Benzer Belgeler

► Kıta yamacı okyanus ve karasal kabuk Kıta yamacı okyanus ve karasal kabuk arasındaki geçişi sağlayan okyanus dibinin arasındaki geçişi sağlayan okyanus

sedimentler oluşturur... ► Sedimantasyon olayı karasal ortamın aşınması Sedimantasyon olayı karasal ortamın aşınması sonucu oluşan ve denizlere taşınan

 Spekülatörlerin bu süreçte var olmaları için varlık fiyatlarının teslim tarihinde oluşacağını bekledikleri fiyatlarının futures fiyatlarından daha yüksek olması

Ulusal Psikoloji Öğrencileri Kongresi’nde sunulmuş bildiri, 5-8 Temmuz 2006, Yakın Doğu Üniversitesi, Lefkoşa-KKTC.. Üniversitede

 Geri ödeme dönemi veya geri ödeme süresi (pay back period) yöntemi paranın zaman değerini göz önünde bulundurmayan yöntemlerden biri olarak kabul. edilmesine

 Daha yüksek kredi notuna sahip işletmeler, düşük kredi notuna sahip işletmelere göre, borçlanmaları durumunda hem sabit hem de değişken faiz olarak daha düşük oranlarda

 Bu günkü anlamda vadeli işlem sözleşmelerine benzer ilk uygulama 1697 yılında Japonya’da ortaya çıkmıştır (Dojima Vadeli İşlem Piyasası).. Japonya’daki

 Örneğin dayanak varlık fiyatı 40 YKR seviyesindeyken, 45 YKR kullanım fiyatlı bir alım opsiyonuna 2 YKR prim ödeyen yatırımcının vade sonu itibarıyla kâr edebilmesi