• Sonuç bulunamadı

JULIO CORTÁZAR OYUNUN SONU

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "JULIO CORTÁZAR OYUNUN SONU"

Copied!
19
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)
(2)
(3)

J ULIO C ORTÁZAR

OYUNUN SONU

(4)

CAN SA NAT YA YIN LA RI

YA­PIM­VE­DA­ĞI­TIM­TİCA­RET­VE­SA­NAYİ­A.Ş.

Hay­ri­ye­Cad­de­si­No:­2,­34430­Ga­la­ta­sa­ray,­İstan­bul

Te­le­fon:­(0212)­252­56­75­/­252­59­88­/­252­59­89­Faks:­(0212)­252­72­33 canyayinlari.com/9789750739767

ya­yi­ne­[email protected] Sertifika­No:­43514 Can­Modern

Oyunun Sonu, Julio­Cortázar

İspanyolca­aslından­çeviren:­Süleyman­Doğru Final del Juego

© 1956,­and­Heirs­Of­Julio­Cortázar

©­2019,­Can­Sanat­Yayınları­A.Ş.

Bu­eserin­Türkçe­yayın­hakları­Agencia­Literaria­Carmen­Balcells­S.A.­

aracılığıyla­alınmıştır.­

Tüm­hakları­saklıdır.­Tanıtım­için­yapılacak­kısa­alıntılar­dışında­yayıncının­yazılı­

izni­olmaksızın­hiçbir­yolla­çoğaltılamaz.

1.­basım:­2019

2.­basım:­Nisan­2020,­İstanbul

Bu­kitabın­2.­baskısı­1000­adet­yapılmıştır.

Dizi­editörü:­Emrah­Serdan Editör:­Emrah­İmre

Düzelti:­Aylin­Samancı­Elmasdağ Mizanpaj:­Bahar­Kuru­Yerek

Ka­pak­ta­sarımı:­Utku­Lomlu­/­Lom­Creative­(www.lom.com.tr) Baskı­ve­cilt:­Türkmenler­Matbaacılık­Reklam­San.­ve­Tic.­Ltd.­Şti.

Maltepe­Mah.­Gümüşsuyu­Cad.­No:­16-18 Topkapı,­İstanbul­

Sertifika­No:­43087 ISBN­978-975-07-3976-7

Can Sanat Yayınları Yapım ve Dağıtım Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi

(5)

İspanyolca­aslından­çeviren

Süleyman­Doğru

ÖYKÜ

J ULIO C ORTÁZAR

OYUNUN SONU

(6)

Seksek,­1988

Ötekinin Rüyası / Bütün Öyküleri 1,­2016 Ayak İzlerinde Adımlar / Bütün Öyküleri 2,­2017 Julio­Cortázar’ın­Can­Yayınları’ndaki­diğer­kitapları:

(7)

JULIO­CORTÁZAR,­1914’te­Brüksel’de­doğdu.­Arjantin’de­öğrenim­

gördükten­sonra,­öğretmenlik­ve­çevirmenlik­yaptığı­sıralar,­Perón­

hükümetinin­uygulamalarından­duyduğu­düş­kırıklığıyla­ülkesini­terk­

ederek­Paris’e­yerleşti.­1981’de­Fransız­uyruğuna­geçti­ama­Arjantin­

yurttaşlığından­da­ayrılmadı.­1950’li­yıllarda­yayımlanan­Hayvan Hikâ­

yeleri, Oyunun Sonu­ve­Gizli Silahlar­adlı­öykü­kitaplarını­1963’te­yayım- lanan­Seksek­adlı­romanı­izledi.­Bugün­yazarın­başyapıtı­sayılan­Sek­

sek,­geleneksel­romanın­olay­örgüsünü­altüst­eden,­belirli­bir­sona­

bağlanmayan­açık­uçlu­bir­romandı.­Cortázar’ın­öteki­önemli­yapıtla- rı­arasında­Manuel’in Kitabı­ve­Mırıldandığım Öyküler­sayılabilir.­Edgar­

Allan­Poe’nun­yapıtlarını­İspanyolcaya­kazandıran­Cortázar,­son­yılla- rında­kendini­insan­hakları­davalarına­adadı­ve­UNESCO’da­çalıştı.­

1984’te­Paris’te­öldü.

SÜLEYMAN­DOĞRU, 1969’da­Keşan’da­doğdu.­İlköğrenimini­Keşan’­

da,­ortaöğreniminiyse­İstanbul’da,­Galatasaray­Lisesi’nde­yaptı.­İstan- bul­Üniversitesi­Fransız­Dili­ve­Edebiyatı­Bölümü’nden­1998’de­me- zun­oldu.­Institut­Catholique­de­Paris’te­kütüphanecilik­ve­doküman- tasyon­formasyonu­aldı.­İspanyolca­ve­Fransızcadan­çok­sayıda­çevi- risi­bulunmaktadır.

(8)
(9)

OYUNUN SONU I

Koruların Sürekliliği ...15

Kimsenin Suçu Değil ...18

Nehir ...24

Zehirler ...28

Hükümlü Kapı ...46

Mainad’lar ...56

II Kyklad İdolü ...75

Bir Sarı Çiçek ... 86

Sofra Sohbeti ...95

Bando ...105

Arkadaşlar ...112

Güdü ...115

Torito ...124

III Ötekinin Rüyası ...137

Öğle Yemeğinden Sonra ...145

İçindekiler

(10)

Aksolotl ...157 Geceleyin Sırtüstü ...164 Oyunun Sonu ... 174

(11)

Oyunun Sonu

(12)
(13)

I

(14)
(15)

15

Romanı okumaya birkaç gün önce başladı. Çıkan acil işlerinden ötürü bir kenara bıraktı, sonra trenle ma­

likâneye dönerken kapağını yeniden açtı; olay örgüsü, karakterlerin özellikleri yavaş yavaş ilgisini çeker oldu. O öğleden sonra, temsilcisine bir mektup yazmasının ve kâhyayla bir ortakçılık sözleşmesini tartışmasının ardın­

dan, meşe ağaçlarıyla kaplı koruya bakan çalışma odası­

nın sakinliğinde kitaba geri döndü. Varlığıyla, odaya mü­

nasebetsiz bir giriş ihtimalini çağrıştıran kapıya sırtını dönüp gözde koltuğuna yayıldıktan sonra yeşil kadifeyi sol eliyle birkaç kez okşadı ve son bölümleri okumaya koyuldu. Karakterlerin isimleriyle özelliklerini hatırla­

makta hiç zorlanmadı ve çok geçmeden kendini roma­

nın büyüsüne kaptırdı. Satır satır ilerledikçe etrafını sa­

ran şeylerden koparken, aynı anda kafasının kadife kaplı yüksek arkalıkta rahatça dinlendiğini, sigarasının hâlâ elinin altında olduğunu, pencerelerin ötesinde günbatı­

mı havasının meşe ağaçlarının altında dans ettiğini his­

setmenin neredeyse pervasız zevkini tadıyordu. Sözcük sözcük, kahramanların aşağılık ikilemlerinin içine çeki­

lerek, birbiriyle uyuşup renk ve hareket kazanan imgele­

re doğru kendiliğinden sürüklenerek, dağdaki kulübede gerçekleşen son buluşmaya tanıklık etti. Oraya ilk gelen

KORULARIN SÜREKLİLİĞİ

(16)

16

kadındı, tedirgindi; şimdi de, suratı çarpan bir dalla çizil­

miş erkek âşık geliyordu. Kadın akan kanı öpücükleriyle hayranlık verici bir biçimde durduruyor, ama adam onun okşayışlarına karşılık vermiyordu, zira oraya kuru yap­

raklar ve gözden ırak patikalardan oluşan bir dünya tara­

fından korunan gizli bir tutkunun ayinini tekrarlamaya gelmemişti. Hançer göğsünün üzerinde ısınıyor, onun altında gizlenmiş özgürlükse küt küt atıyordu. Ateşli bir diyalog yılankavi bir dere gibi sayfalar boyunca akıyor ve insanda her şeyin daha en başından kararlaştırıldığı izle­

nimi uyanıyordu. Sevgilinin bedeninde sanki onu dur­

durmak ve fikrinden vazgeçirmek istermişçesine dolaşan o okşayışların tiksinç bir biçimde çizdikleri hatlar bile ortadan kaldırılması gereken başka bir bedene aitti. Hiç­

bir şey unutulmamıştı: mazeretler, tesadüfler, olası hata­

lar. O saatten itibaren her âna titizlikle bir görev yüklen­

mişti. Planın ayrıntılarını zalimce tekrar tekrar gözden geçirmeler ancak bir elin bir yanağı okşaması için bölü­

nüyordu. Hava kararmaya başlıyordu.

Artık birbirlerine bakmadan, kendilerini bekleyen göreve sıkı sıkıya bağlı bir şekilde, kulübenin kapısından ayrıldılar. Kadının kuzeye giden patikayı takip etmesi gerekiyordu. Adam tam zıt yöndeki patikadan giderken, saçları dalgalanarak koşan kadına bir an bakmak için arka­

sını döndü. Sonra o da, alacakaranlığın mor sisinde ağaç­

lardan, çitlerden sakınarak, eve uzanan iki yanı ağaçlı yolu görünceye kadar koştu. Köpeklerin havlamaması gerekiyordu ve havlamadılar. Kâhyanın o saatte orada olmaması gerekiyordu ve orada değildi. Verandanın üç basamağını çıkıp içeri girdi. Kadının sözleri ona kulakla­

rında dörtnala koşan kan vasıtasıyla ulaşıyordu: önce mavi bir salon, sonra geniş bir koridor, halı kaplı bir merdiven. Üst katta iki kapı. Birinci odada kimse yok,

(17)

17

ikincide kimse yok. Salonun kapısı ve o sırada kavranan hançer, geniş pencerelerden giren ışık, yeşil kadife bir koltuğun yüksek arkalığı, koltukta bir roman okuyan adamın kafası.

(18)

18

(19)

19

Referanslar

Benzer Belgeler

Elle est tellement riche qu’elle ne perdra rien pour attendre encore quelque temps.. Où trouver ces soixante dollars qui représentaient alors de quoi acheter une

Genç adam gittikten sonra düşündüm uzun uzun: Hayır, kendini kitaplığa adayacak birinden çok kitaplık denizinin kıyılarında oyalanacak birine benziyordu.. - Benim de

En az yüz yıllık perspektifi olan; Bir Kuşak - Bir Yol Projesinin, Asya, Afrika ve Avrupa’yı kara deniz ve demiryolları ile entegre edeceği, projenin hat üzerinde bulunan

Kanında kurşun yüksek çıkan işçiler Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesi’nde bazen birkaç hafta, bazen birkaç ay tedavi görüyor, sonra yine işbaşı yapıyor.. Kurşun bir

• 1950-60 arasında öğretmenler için müze ile eğitim el kitabı, UNESCO Bölge Semineri kitapçığı Türkçe’ye çevrisi, Kültür şuralarında müze eğitimi vurgusu.

Teknik Üniversitede Mimarlık Fakültesinin ku- rulmasına ait, statü Talim Terbiye Hey'etin rj e, tam bir yıl elden ele dolaşmış bu hey'ette bu işlerde mü- tehassıs

Bahçede, kuyunun suyu içmeğe salih oldu- ğundan eve ayrıca terkos suyu alınmamış, bir elektrik motörü ile kuyudan alınan su çatı ara- sında bir depoya sevkedilerek evin

“Artık büyüdüm, kocaman bir kız oldum. Bazen babamla işe bile giderim. Babamın iş yerine bayılırım. Babam renk renk düğmeler satar. Ben de babama yardım ederim. Her