J
Claude Farr$re de
stanbul 'a adım veren
balılı yazarlardan biridir
T "t~
Vlb
Üstadın ipekli elbisesi de, sa-ırkı andıran beyaz çekik gözleri de bu havayı yaratı - yordu sanki."
1950'de, İstanbul'a son ge lişinden kısa süre önce Far - râ re 'le bir konuşma yapan Ye ni İstanbul gazetesinden Ayşe Nur bunları yazıyoi.
Egzotizm aşığı Claude F a r- râre, yaşayışında olsun, e - serlerinde olsun Loti'nin iz - leyicisi. O da deniz subayıdır* Uzak Doğu'ya kadar deniz yol culukları yapar ve romanları gezdiği, gördüğü ülkelerin iz lenimlerine yaslanır. A m a, o P ierre Loti kadar okunmamış, ününü yaygınlaştıramamış.Lo ti'yi Fransız romanına azıcık yenilik, pek az da olsa deği - şik bir hava getirmiş sayabi - lir iz ; Farröre ise Loti ' nin kopyası olmaktan ile ri geçe - mez.
İstanbul'a 1902'de Loti ile birlikte gelir, I904'e kadar ka lır. 1908 Meşrutiyeti sırasın da yine İstanbul'dadır. 1910'- da Mecidiye nişanı verilir, FarrĞre'e. Bundan sonra da sık sık gelir gider, konfe - ranslar düzenler. Anlattığına göre, Sakarya Zaferi 'nden sonra Adapazarı'nda Mustafa Kem al'e karşılaşırlar. Baş - komutanın Türkiye'yi işgal eden Fransa devletinin bu es ki subayına: "Türk ordusu hakkında ne düşünüyorsunuz?" diye sorması anlamlıdır.
■ A L P A Y KABACAL1 CLAUDE FARRİlRE
"Üstad beyaz ipekliden bir elbise giymiş, saçı sakalı te- rü taze, masasının başında oturuyordu. Duvardaki Japon panolarının tesiriyle mi b il mem, kendimi birdenbire... bir Japon bahçesinde sandım.
Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi