• Sonuç bulunamadı

Neurosyhpihilis: A Case Report

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Neurosyhpihilis: A Case Report"

Copied!
6
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Nihat ALPAY * ÖZET

Sifiliz Treponema Pallidum’un neden oldu¤u cinsel yolla bulaflan bir hastal›kt›r. Treponema Pallidum’la enfek-te olan vakalar›n % 7-9’unda nörosifiliz oluflur. Nörosifiliz 5-30 y›lda geliflmekenfek-tedir. Son zamanlarda nörosifiliz HIV birlikteli¤i çok görülmektedir. Bu tür vakalar›n tedavisi daha da güç olmaktad›r. Nörosifiliz her türlü psiko-tik bozuklu¤u taklit edebilir. Atipik seyreden psikopsiko-tik vakalarda ve nöroleppsiko-tiklere kötü yan›t al›nan vakalarda nö-rosifilizin araflt›r›lmas› gerekir. Son y›llardaki nörosifiliz vakalar›n›n görülmeye bafllamas› dikkatle ele al›nma-l›d›r. Her ne kadar penisilinin bulunmas› ile nörosifiliz say›s› azalm›flsa da tan›nmas›nda güçlük nedeniyle zor-luklar yaflatan bir hastal›kt›r.

Anahtar kelimeler:Sifiliz, nörosifiliz, psikokotik bozukluk Düflünen Adam; 2007, 20(2):113-118

ABSTRACT

Neurosyhpihilis: A Case Report

Syphilis is a sexually transmitted disease caused by Treponema Pallidum. Neurosyphilis occurs %7-9 of the ca-ses that infected by Treponema Pallidum. Neurosyphilis develops between 5-30 years after the infection. Of late years, neurosyphilis and HIV coinfections have been seen together and the treatment of these cases is more dif-ficult than classical neurosyphilis. Neurosyphilis can mimic any psychotic disorder. Neurosyphilis should be con-sidered in the psychotic diseases that shows atypical processes and shows limited response to neuroleptics. The clinicians should pay attention to the comeback of neurosyphilis in last years. Neurosyphilis is a critical disease because of the difficulties in diagnosis, altough the number of the patiens has mostly reduced after usage of pe-nicillin.

Key words:Syphilis, neurosyhilis, pyschotic disorder

* Bak›rköy Ruh ve Sinir Hastal›klar› Hastanesi 1. Psikiyatri Klinik fiefi

Sifiliz, bir spiroket olan Treponema pallidum’un neden oldu¤u, cinsel yolla veya anneden çocu¤a dikey olarak bulaflan bir hastal›kt›r. Erken dö-nemde MSS (Merkezi Sinir Sistemi) istilas› ya-pabilmekle birlikte nörolojik tutulum daha çok geç dönem sifiliz ile uyumludur. Penisilin teda-visi ile birlikte nörosifiliz s›kl›¤› oldukça azal-m›flt›r, günümüzde nörosifiliz daha çok HIV en-feksiyonu ile birlikte görülmektedir. HIV(+)

vakalarla birlikte görülen sifiliz vakalar› daha kötü seyirlidir ve tedaviye dirençlidir (1).

Treponema pallidum bulaflt›ktan sonra yaklafl›k 3-18 ay içinde MSS’ni istila eder. Nörosifilizin ilk klinik görünümü tüm sifiliz vakalar›n›n yak-lafl›k % 25’inde görülen, genellikle asemptoma-tik geçen menenjit tablosudur (2). Bu tabloya

(2)

evre nörosifilizde (ilk 1-12 y›l) meningovaskü-ler tutulum da görülür. Meningovaskümeningovaskü-ler sifiliz, kortikal ve subkortikal infarktlar›n yol açt›¤› he-miparezi, afazi, görme kayb›, konfüzyon gibi tablolarla karakterizedir. Geç dönemde ise, pa-ralizi jeneral, sifilitik meningoensefalit- tabes dorsalis, optik atrofi ve meningomyelit geliflir. Meningoensefalit bulaflt›ktan yaklafl›k 15-20 y›l sonra geliflir. Bu evrede davran›fl de¤ifliklikleri, bellek ve duygulan›m bozuklu¤u, parsiyel ve je-neralize nöbetler, demans ortaya ç›kar, tedavi edilmezse 3-5 y›l içinde ölüm gerçekleflir (2).

Tabes dorsalis, medulla spinalis arka kordon tu-tulumuna ba¤l› keskin ve saplan›c› a¤r›lar, du-yusal ataksi, Romberg belirtisi, derin duyu ve refleks kayb› ile seyreden bir tablodur (3).

Antibiyotiklerin yayg›n kullan›m› ile klasik bir nörosifiliz tablosu yerine daha hafif veya çeflitli sendromlar›n iç içe geçmifl oldu¤u vakalar söy-lenmektedir.

Nörosifilizde en s›k görülen psikiyatrik bozuk-luklar demans, depresyon ve grandiyozitedir. Nörosifilize ba¤l› psikotik belirtilere duygudu-rum belirtilerinden daha ender raslanmakla bir-likte, en s›k iflitsel varsan›lar görülmektedir. Nö-rosifiliz psikiyatrik hastal›¤a neden olmaktan farkl› olarak psikiyatrik hastal›¤›n gidiflini etki-leyebilmektedir. Nörosifiliz efl tan›l› durumlarda antipsikotik tedaviye yan›t zorlaflabilir. Bilinçte bulan›kl›¤a neden olabilir (5).

Sifiliz, özellikle geliflmekte olan ülkelerde en s›k görülen cinsel yolla bulaflan hastal›klardan biri olarak önemini korumaktad›r. Sifiliz, tüm dünyada görülebilmekte ve bulafl›c› olmaktad›r. Tedavi edilmedi¤i taktirde sifilizin do¤al gidifli iyi bilinmemektedir (6,7).

Sifiliz vakalar›n yaklafl›k % 7-9’unda sempto-matik nörosifiliz geliflti¤i bildirilmektedir.

Günümüzde nörosifiliz flu flekilde s›n›fland›r›l-maktad›r:

1. Latent asemptomatik nörosifiliz

2. Erken ve geç meningeal ve meningovaskü-ler nörosifiliz ve gom

3. Geç vasküler nörosifiliz 4. Paratik nörosifiliz 5. Tabetik sifiliz 6. Oküler sifiliz

7. Sifilitik 8. sinir tutulumu 8. Sifilitik meningomyelit

Latent asemptomatik nörosifiliz: Sifilizin se-konder ve tersiyer evrelerinin ara döneminde sa-dece BOS bulgular›n›n oldu¤u tablodur.

Erken ve geç meningeal ve meningovasküler nörosifiliz ve gom: Sekonder sifiliz megaloma-ni, fantastik, s›n›rs›z eflzamanl› akut ya da daha s›k olarak subakut sifilitik menenjit görülebilir. Treponemal antijene abart›l› hücresel immun yan›t oldu¤u kabul edilen ve yer kaplay›c› lez-yon gibi davranan gom ise, nörosifiliz bulgusu olmas›na ra¤men en s›k nörolojik olmayan böl-gelerde görülür.

Geç vasküler nörosifiliz: Bu tablonun en s›k bulgusu stroke sendromu, en s›k etkilenen ise orta serabral arterdir. Ancak, günümüzde nöro-sifiliz strokun ender nedenidir.

Paretik nörosifiliz (Demans Paralitika) Organik Psikoz ya da demans tablosu olarak ortaya ç›k-mas›na ra¤men, nörosifiliz günümüzde deman-s›n ender nedenlerindendir. Sifiliz enfeksiyo-nundan ortalama 10-20 (5-30) y›l sonra sinsi ge-liflen kronik meningoansefalittir. En s›k 35-40 yafllar›nda ve erkeklerde, kad›nlardan 4-5 kat daha fazla görülür. Paralitik nörosifilizin prepa-ralitik ve paprepa-ralitik olmak üzere iki evresi vard›r. Preparalitik dönemde mizaç dalgalanmalar›, emosyonel kontrol güçlü¤ü, davran›fl

(3)

bozuklu-¤u, kiflilik yozlaflmas›, entelektüel kapasite ve haf›zada ilerleyici bozulmalar görülür. Derin muhakeme ve otokriti¤in bozulmas› tipiktir. fia-fl›rt›c› biçimde mesleki otomatizmas› korunabi-lir. Hezeyanlar demansiyel tiptedir; geçici, ab-sürt, birbirine z›t, en s›k megalomanik, fantastik, s›n›rs›z ve hayal ürünüdür. Eski dönemlerde pa-ralizi jenaralin 4 alt tipi ay›rt edilmifltir. Öfori, grandiyöz hezeyanlar ile mani tablosuna benze-yen ekspansif tip, hipokondriak ve suçluluk he-zeyanlar› ile depresyona benzeyen depresif tip, biliflsel bozuklu¤un ön planda oldu¤u demansi-yel tip ve hakim bulgunun bilinçte dalgalanma oldu¤u konfüzyonel tip (6,8-10).

Hastal›¤›n bafllang›ç döneminde kiflinin öz geç-miflinde olmad›¤› halde planlanmam›fl, anlams›z ve budalaca suç iflleme görülebilir. Bu nedenle bu döneme medikolegal evre de denir. Fiziksel çözülme apati, dizartri, özellikle tekerlemelerin söylenememesi, çeflitli kaligrafik ve psikografik bozukluklar, tipik olan dil, dudak, yüz ve eller-de ince tremor dileller-de “Mangan Trombon” eller-delili, düzensiz, asimetrik ›fl›k yan›t› azalm›fl pupiller (Argyl-Robertson pupili) görülür. Paralizi Jene-ral’de IQ, affekt, irade ve moral de¤erlerin tü-münü kapsayan global bir y›k›m görülür. Gide-rek bilinç bulan›kl›¤› ve yönelim bozuklu¤u yer-leflir. Bellek ilk ve en çok bozulan biliflsel yeti-dir. Y›llar içinde genel durumda bozulma, yürü-yüfl bozuklu¤u, sfinkter kontrol kayb› ve kaflek-si sonras› ölümle sonlan›r.

Tabetik nörosifiliz (Tabes Dorsalis) Enfeksiyöz geç meningoradikülittir. Klinik tabloda pupil düzensizlikleri, so¤uk ile provoke olan flimflek-vari a¤r›lar, özellikle bant tarz›nda paresteziler en s›k olmak üzere çeflitli duyu bozukluklar›, ataksi, alt ekstremitelerde derin tendon refleksi kayb›, viseral a¤r›lar ve inkontinans gibi bulgu-lar görülür. Tabetik ve paretil nörosifiliz birlik-te de görülebilir (Taboparezi).

Sifilizde, MSS hastal›¤› herhangi bir evrede gö-rülebilir. Sekonder evrede akut (sifilitik) me-nenjit, erken latent sifiliz ve nihayet parazi ya da tabes dorsalis gibi. Günümüzde ise, tabes dorsa-lis, paralizi jeneral ve gom çok ender görülmek-te ve hemen tüm nörosifiliz vakalar› meningo-vasküler formda ve çok farkl› klinik görünüm-lerde ortaya ç›kmaktad›r. Çeflitli belirti ve bul-gular›n de¤iflik kombinasyonlar› görülebilmekte ve özellikle meningovasküler ve parankimatöz (paratik) nörosifilizin ayr›m› güç olabilmekte-dir. Di¤er amaçlarla kullan›lan antibiyotiklerle nörosifilizin k›smen tedavi olmas›n›n tablolar› atipiklefltirece¤i ak›lda tutulmal›d›r(11).

Klinik tablo ile nörosifilizden ender olarak flüp-helenilmektedir. Nörosifiliz tan›s›, yaln›zca en-der oluflundan de¤il, atipik görünümleri nede-niyle de atlanabilir. Ayr›ca, nörosifilizin olufltu-¤u psikiyatrik tablolar ifllevsel psikiyatrik tablo-larla da büyük benzerlik gösterebilir(12,13).

Nörosifiliz tan›s› bafll›ca serolojiye dayanmakta-d›r. Hastal›¤›n özelli¤i ve karmafl›kl›¤› nedeni ile serolojik testlerin duyarl›l›¤› ve özgünlü¤ü de hastal›k evresine göre de¤iflebilmektedir. Se-rolojik testler nontreponemal ve treponemal testler ayr› olmak üzere 2’ye ayr›l›r. Nontrepo-nemal antijenlere dayal› nonspesifikserolojik testler, treponemal spesifik seroloji ile do¤ru-lanmal›d›r.

1. Kontreponemal testler: VDRL ve RPR’dir. RPR BOS’ta bak›lmaz. Bu testlerde serumdaki Reagin antikorlar› tespit edilir. Kollajen doku hastal›klar›, otoimmun hastal›klar, ateflli hasta-l›k, yak›n geçmiflte immunizasyon, gebelik, I.V madde kullan›m› ve yafll›l›k gibi çeflitli durum-larda geçici ya da kal›c› yalanc› seropozitiflik (BFP) söz konusu olabilir. Ço¤u düflük (<1:8) titrelerde olmak üzere, % 25 varan vakalarda ya-lanc› pozitiflik görülebilir. Latent sifilizde % 40,

(4)

geç sifilizde % 63’e varan oranlarda yalanc› ne-gatiflik olabilir. BOS’da VDRL ise çok de¤erli-dir ve biyolojik yalanc› pozitiflik çok enderde¤erli-dir. Ancak, yalanc› negatiflik söz konusu olabildi-¤inden treponemal testlerde de do¤rulanmas› gereklidir. Buna ra¤men treponemal testler ge-rek ucuz ve kolay uygulanabilir olufllar› gege-rek tedavinin izlenmesinde kullan›lmalar› nedeniyle önemlidir. Nontreponemal antikor titreleri has-tal›k aktivitesi ile paraleldir. Antikor titreleri kantitatif olarak belirtilmelidir, zira tedaviye ya-n›t ve hastal›kta reaksiyon, titrasyon de¤iflikli¤i ile de¤erlendirilir. VDRL ve RPR’nin kantitatif sonuçlar› ise, RPR titreleri hafif daha yüksek ol-du¤undan k›yaslanamaz.

2. Treponemal testler: FTA, ABS, TPHA, SPHA gibi çeflitli testler vard›r. Bu testlerin öz-günlü¤ü ve duyarl›l›¤› daha fazlad›r. Ancak, da-ha pada-hal›d›r ve bir kez pozitif olduklar›nda ge-nelde yaflam boyu hastal›k aktivitesi ne olursa olsun de¤iflmezler.

Ancak, primer evrede tedavi görenlerin % 15-25’i 2-3 y›l sonra serolojik olarak nonreaktif ha-le geha-lebilir. Bu testha-ler tedavi yan›t›n› izha-lemekte kullan›lmazlar. Çok daha düflük oranlarda ol-makla birlikte treponemal testlerin de yalanc› negatiflik ve pozitiflikleri söz konusu olabil-mektedir. Bu nedenle sifilizde hiçbir test tek ba-fl›na tüm hastalarda kullan›lamamaktad›r. AIDS ve HIV seropozitif vakalarda, serolojik testler immun yetersizlik nedeniyle antijen stimulasyo-nuna atipik yan›t sonucu, de¤iflken ve yanl›fl so-nuçlar verebilir (2,13,14).

Nörosifilizde BOS bulgular› hücre ve protein ar-t›fl›d›r. Ancak, BOS bulgular› da atipik olabil-mekte, % 20 vakada % 20 vakada BOS’da hüc-re görülmezken, % 60 varan vakada BOS prote-in de¤erleri normal bulunabilmektedir.

Sifilizin tedavisinde hastal›¤›n tüm evrelerinde parenteral penisilinin etkinli¤i aç›kt›r. Yaklafl›k 50 y›ll›k kullan›ma ra¤men,T. pallidum’un pe-nisiline hassasiyeti azalmam›flt›r. Nörosifilizde en etkin tedavi yüksek doz IV kristalize penisi-lindir. Nörosifilizli vakalarda penisilin alerjisi olsa da desensitizasyon sonras› parenteral peni-silin tedavisi önerilmektedir(14,15).

Tedavi yan›t› BOS ile izlenmelidir. ‹lk 3 hafta her hafta, sonraki ilk y›l 3 ayda bir, 2. y›l›n so-nuna dek 6 ayda bir ve 3. y›l›n sonunda BOS tet-kiki tekrarlanmal›d›r. Tedaviye yan›t olarak BOS’ta hücre say›s› azal›r. Tedaviden yaklafl›k 6 ay sonra BOS normalleflir ve VDRL titresi dü-fler. BOS protein de¤erinin normale dönmesi 1 y›la kadar uzayabilir. Hücre, protein ve VDRL titre art›fl›nda tedavi tekrarlanmal›d›r. Nörosifi-lizde iyileflme, tedavi öncesi oluflan parenkim hasar›n›n derecesine ba¤l›d›r. BOS’un spontan normale dönmesi ard›ndan iyileflme nadirdir. Nörosifilizde beyin görüntüleme tekniklerinde-ki bulgular (enfark, atrofi, yer kaplay›c› lezyon gibi) nonspesifiktir (17-19).

Bu vaka sunumunda tipik bir demansiyel bafllan-g›ç gibi bir klinik tablo içinde olan bir nörosifiliz vakas›n› sunarak ay›r›c› tan›s› tart›fl›lacakt›r. VAKA

Ö.K. 57 yafl›nda, erkek, lise mezunu, dul, emek-li iflçi. Unutkanl›k, garip davran›fllar, afl›r› uyu-ma, kendi kendine konufluyu-ma, afl›r› para harcauyu-ma, evdeki eflyalar› tan›mad›¤› kiflilere verme ve so-ka¤a atma, y›kanmama, çalma davran›fl›, alt›n› ›slatma yak›nmalar› ile k›z› ve a¤abeyi ile özel bir psikiyatriste getirildi. 6 ay öncesine kadar hiçbir yak›nmas› olmad›¤›, ifllerini düzenli yap-t›¤›, her geçen gün durumunun kötüleflmesinden dolay› organik bir psikoz oldu¤unu düflünerek, buna yönelik tetkikler yap›ld›. VDRL ve TPHA,

(5)

HIV, RPR tetkikleri sonucu hastan›n bir nörosi-filiz vakas› oldu¤u tespit edildi.

Özgeçmisi: Daha önce herhangi bir psikiyatrik hastal›¤› yok. Afl›r› sinirli, dedi¤im dedik diyen inatç› biriymifl. Aral›klarla alkol al›yormufl. 1987’de aile içi geçimsizlik nedeniyle boflan-m›fl. Bu evlilikten bir k›z› var. K›z›yla yafl›yor. Bofland›ktan sonra çok say›da yabanc› uyruklu kad›nla birlikte olmufl. Çevresinde çapk›nl›¤› ile biliniyormufl.

Soygeçmifli: Özellik tan›mlanm›yor.

Fizik muayene: Her iki tibial bölgede makülo-papüler döküntü mevcut. Karaci¤er kosta kena-r›n› 2 cm geçiyor. Tibial bölgedeki makülo-pa-püler döküntülerin nörosifilizle ilgili olup olma-d›¤› araflt›r›ld›. Dermatoloji klini¤inden konsül-tasyon istendi. Bunun nörosifilizle ilgisi bulun-mad›¤› kan›s›na var›ld›.

Nörolojik muayene: fiuur aç›k, koopere. Taban cildi refleksi bileteral plantar cevap veriyor. Ta-raf tutan bir nöropatolojik bulgu saptanmad›. Psikiyatrik muayene: Kendisine olan bak›m ve ilgisi azalm›fl. Yerinde duram›yor ve muayene s›ras›nda küçük biblolar› psikiyatriste bakarak cebine koyarken k›z›na ve kardefline göz k›rp›-yor, sanki küçük bir çocukmufl gibi davran›yor-du. Psikiyatrik görüflme s›ras›nda k›z›na döne-rek “Çakt›rma, doktorun eflyalar›n› götürüyo-rum.” dedi. Ça¤r›fl›mlar da¤›n›k, bir fley anlat›r-ken belli bir süre sonra baflka bir konuya geçiyor ve daha önceki anlatt›klar›ndan ilgisiz fleyler an-lat›yordu. Yo¤un bellek kusurlar› vard›. K›z›, 2 kez arabay› park etti¤i yerde unutup bir taksi ile eve döndü¤ünü ve kuru yemiflçilerden veya bak-kallardan ücret vermeden istedi¤i fleyleri al›p, hiçbir fley söylemeden çekip gitti¤ini söyledi. Bu durum hastaya soruldu¤unda; kuru

yemiflçi-ler ve bakkallar› kastederek“Onlar benim dost-lar›m, 50 y›l para verdik, biraz da vermeyelim doktor.” diye yan›tlad›. “Bana unutkan diyor-lar, benim unutkanl›¤›m yok, yaln›zca 2 kez cep telefonumu kaybettim bu nedenle unutkan oldu-¤umu söylüyorlar.” diyordu. Arabay› nerede b›-rakt›¤› soruldu¤unda ise, birinde lokantaya gitti-¤ini, lokantan›n önünde arabay› b›rak›p eve gel-di¤ini, asl›nda unutkanl›ktan de¤il, yürüme gereksiniminden dolay› eve geldi¤ini, arabay› kap›n›n önünde göremeyince sorduklar›n› söyle-di. Hasta yak›nlar› ise, arabay› nereye koydu¤u-nu an›msamad›¤›n› söylediler. Bir di¤erinde ise, ‹stanbul’dan Edirne’ye gitmifl. Arabay› orada unutarak otobüsle ‹stanbul’a dönmüfl. Araba emniyet taraf›ndan çekilmifl ve ‹stanbul plakal› olmas› nedeni ile ‹stanbul’a bildirilmifl ve hasta-n›n yak›nlar›na haber verilmifl. ‹flitme ve görme varsan›lar› içinde olup, kendisini denemek iste-yen arkadafllar› taraf›ndan yap›ld›¤›n› ve bunun flaka oldu¤u söyledi.

Laboratuvar tetkikleri: VDRL (1/128) pozitif, RPR (1/128) pozitif) TPHA (1/40960) pozitif. BOS’ta Glukoz 74 mg/mg/dl, Protein 36 mg/dl., Pandy (+), hücre 5-6 olarak bulundu. Yap›lan kranial MR tetkikinde serebral ve serebellar at-rofi tespit edildi.

Hastan›n tedavisi için enfeksiyon hastal›klar› klini¤ine yat›r›ld›. Hastaya 15 gün süreyle 24 milyon ünite/gün, kristalize penisilin G., IV uy-guland›. Uygulama sonras› 2.4 milyon ünite benzatin penisilin IM uygulanarak kür tamam-land›. Penisilin tedavisinin d›fl›nda psikozu için 4 mg/gün risperidon verildi(20). Tedavi sonras›

yap›lan tetkiklerde: RPR veVDRL (1/8) TPHA (1/20480) BOS’ta Pandy, eser ve hücre say›s› iki ve BOS berrak, olarak bulundu.

Klinik gidifl: Tedaviye ra¤men hastadaki unut-kanl›k ve alt›na idrar›n› ve aral›klarla gaitas›n›

(6)

kaç›rmas› artarak devam ediyor. Çocuksu tav›r-lar› artt›. ‹nsanlara dil ç›kararak garip davran›fl-lar yap›yor. Alt›na idrar›n› yapt›¤› halde hiç far-k›nda olmay›p toplumda dolafl›yormufl, hatta id-rar kaç›rd›¤› halde belediye otobüsüne biniyor-mufl. Paras›n› arkadafllar›na veriyorbiniyor-mufl. Bir kez hiç tan›mad›¤› ve sokakta yaflayan birine evle-rinden birini verece¤ini söyleyerek bir emlak ofisine götürmüfl. Emlakç›n›n yak›nlar›na haber vermesi nedeniyle vesayet alt›na al›nm›fl. Birkaç gün önce k›z›n›n arabas›n› zorla alm›fl, ‹stanbul d›fl›na ç›km›fl. Kaza yapm›fl. Aya¤› k›r›lm›fl. Hastaneye getirildi¤inde nas›l kaza yapt›¤›n›, kimin arabas› ile yapt›¤›n› bilmedi¤ini ifade et-mifl. Ayaklar› k›r›k olmas›na ra¤men yürümeye çal›fl›yordu.

TARTIfiMA

Nörosifiliz vakalar›n›n ender görüldü¤ü düflün-cesi bu hastal›¤a ait tetkiklerin yeterli yap›lma-s›n›n önündeki bir engeldir. Bu nedenle de nöro-sifiliz vakalar› yeterince saptanamamaktad›r. Son y›llarda AIDS ve nörosifiliz birlikteli¤i s›k rastlanmaktad›r. Bu tür vakalarda tedavi daha zor olmakta ve hastal›¤›n gidifli daha da a¤›rlafl-maktad›r. Özellikle tedaviye iyi yan›t al›nama-yan psikotik hastalarda, konfüzyon ve demans tablolar›nda, h›zl› y›k›m olan vakalarda mutlaka nörosifiliz aç›s›ndan de¤erlendirme yap›lmal›-d›r. Genellikle yo¤un kognitif bozukluk ve psi-kotik belirtilerle giden nörosifiliz vakalar›nda hastal›¤›n seyri kötü olmakta ve k›sa sürede de-mans geliflmektedir.

KAYNAKLAR

1. Öncel Ç, Erdogan Ç, Oguzhano¤lu C, ‹lay A: Atipik bir nörosifiliz vakas›. Düflünen Adam Dergisi. Cilt 20, Say›: 1, 2007.

2. Tomruk NB, Karamustafal›o¤lu N, Kükürt R, Alpay

N: Nörosifiliz: Bir Vaka Sunumu. Klinik Psikofarma-koloji Bülteni/Cilt 8: Say› 4, 1998.

3. Schmidt RP: Neurosyphilis. In: Clinical Neurology Vol.2 Chap. 28 pp. 1-23, 1992.

4. Benenson AS (ed): Control of communicable discases in man. 15th ed. Washington DC. American Public He-alth Association. pp.420-426, 1990.

5. Telci fi, Danki D, Ne Dilbaz N, Uz E, Göksel B: Psi-kotik özelliklerle seyreden bir nörosifiliz vakas›. Yeni Symosium. 5. Cilt 44 Say› 1, Ocak 2006.

6. Alpay N: Bir vaka nedeniyle paralizi jeneral Düflünen Adam Dergisi, Cilt 12, Say›: 2, 1989.

7. Tomruk NB, Çakmak D, Alpay N, Erifltiren P, Gündüz E: Neurosyphilis. “The old Enemy” The Case Report. X. Dünya Psikiyatri Kongresi. A¤ustos 23-28 Madrid. Poster bildiri olarak sunulmufltur, 1996.

8. Gürdo¤an K, Ulutan F: ‹nfeksiyöz nedenlere ba¤l› de-manslar. Demans Dergisi 1:69-73, 2001.

9. Acarel EE, Kalyoncu AI, Karagöz N, Alt›n Ü, Örnek ‹, K›rbafl D: H‹V negatif nörosifiliz vaka sunumu. De-mans Dergisi 2:27-31, 2002.

10. Johns DR, Tierney M, Felsenstein D: Alteration in the naturel history of neurosyphilis by cocurent infection with the human immunodefiency virus. N Eng J Med 316:1569, 1987.

11. Timmermans M, Carr J: Neurosyphilis in the modern era. J Neurol Neurosurg Psychiatry 75:1727-1730, 2004.

12. Ropper AH, Brown RH: Adams and Victor’s princip-les of neurology. Sinir sistemi infeksiyonlar›, 8. bas›m. Çev. Editörü: Murat Emre. Günefl Kitabevi, ‹stanbul, s.592-531, 2006.

13. Rowland LP, Stefanis L: Merritt’s neurology, Spiroc-hete infections 11. Edition. Lippincott Williams and Wilkins, New York, p. 235-242, 2005.

14. Hutto B: Syphilis in clinical psychiatry: a review. Psychosomatics 42:453-460, 2001.

15. Siroa P, Eviatar J, Spivak B: Neurosyphilis presenting as psychiatry disorders. Br J Psychiatry 155: 559-561. 1989.

16. Roos KL: Neurosyfhilis. Summer in Neurology 12: 209-212, 1992.

17. Hussein R, Fisher M, Rai AT. Acase of neurosyphilis involvingg the cerebellum on magnetic resonance ima-ging (MRI) with resolotion opf the abnormality after treatment. International Journal of Infectious Diseases 11.3.2000.

18. Fulhua Peng F, Xueqiang Hu, Xiuleng Zhong, Qui Wei, Ying Jiang, Jian Bao, Aimun Wuand Zhong PeiCT an Mr finding in HIV-negative neurosyhpilis. European Journal of Radiology. 12 July 2007.

19. Brightbill TC, Ihmeidan IH, Post MJ, Berger JR, Katz DA: Neurosyphilis in HIV-positive and HIV-negative patients: neuroimaging findings. AJNR Am J Neurora-diol 16:703-711, 1995.

20. Okan T, Mufit U, Mine Ö: Quetiapine v.s.risperidone in treating psychosis in neurosyphilis: a case report. General Hospital Psychiatry, Volum 28, Issue 4, July *August, Pages 359-367, 2005.

Referanslar

Benzer Belgeler

Okul olarak eğitim felsefemizi cumhuriyetimizin temel değerleri ve 2023 eğitim vizyonu

Küçük ama doyurucu kahvaltılar başta bahsettiğim Fransızların kahvaltılarına benziyor. Özellikle de kahvaltı yapmanın abartılı ve serpme kahvaltının çok efor

Demek ki, do ˘gal sayılar kümesi biliniyorken, tam sayılar kümesini N × N üzerindeki ( 1 .9) denklik ba ˘gıntısının denklik sınıfları olarak kurabiliyoruz... Do˘gal

Temiz su haznemin dolu olup olmadığını kontrol edin ve daha sonra yeniden başlatmak için CLEAN (TEMİZLE) düğmesine basın. Scooba’nın temiz su haznesi

İlk doğru gördüğüm seçeneği işaretliyorum Uzun soruları hiç okumuyorum.. Sınavda çözemediğim soruyla karşılaşınca sinirlenip

Kabartma sistemin ana menüsünden ajandaya girdiğinizde, 'yeni kayıt' seçeneği üzerinde [enter] tuşuna basarak yeni randevu girişi gerçekleştirebilir veya [ileri] tuşuyla

Adnan Demircan (Prof. Dr.), Ahmet İshak Demir (Yrd. Dr.), Ahmet Saim Arıtan (Doç. Dr.), Bahattin Dartma (Prof. Dr.), Benjamin Fortna (Prof. Dr.), Burhanettin Tatar (Prof. Dr.),

Bu sayede ulaşmak istediğiniz asıl hedef kitlenin , ürününüzle doğrudan buluşmasını sağlıyor ve tüketicinizin ürününüzü denemesi için fırsat yaratmış oluyoruz..