• Sonuç bulunamadı

Fransız Devrimi Ara Dönem Hukuku   (s. 379-389)

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Fransız Devrimi Ara Dönem Hukuku   (s. 379-389)"

Copied!
11
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

FRANSIZ

DEVRiMİARA

DÖNEM

HUKUKU

(Fransız Devriminde Medenl Hukuka ve Ceza Hukukuna llişkin Gel§ıneler) (Le droil intermğdiaire r€volutionnaire)

Fransız Devriminin tarihi ve o dönemdeki olaylar genellikle

iyi

bilin-mekle birlikte, bu dönemdeki hukuki gelişmeler hakkünda bilgi sahibi

olan-lar

fada değildir. Fransız Hukuk Fakültelerinde

ARA

DÖr.rEM

HUKUKU

olarak tanımlanan bu dönemdeki hukuki düzenlemeleri ciddl

bir

şekilde araştıran

bu

konunun uzmanlan da neredeyse parmakla saylacak kadar

azdır.

Güniimüzde bile, birkaç istisna dışında, devrim hukuku, hukuk fakiilte-lerimizin ders pfogramına

düil

edilmemektedir. Bu hukuka

ARA

DÖNEM

HUKUKU

adı Verilnesi bile, eski ve yeni ilkeler arasında bir geçiş dönemi hukuku olduğu izlenimi yarağnakta, bu ise, aıulan düzenlemelerc hak

ettik-leri

önemin verilrnediğini göstermektedir. oysa, devrim hukuku tarnamen

yeni yasal diızenlemeler getirmiştir. Bu yasalan devrim dönemi yöneticileri uygulamaya çalışmış, Bonaparte ise, iktidan gelir gelmez iptal eüniştir.

Bu yaklaşıma hem devrim karşıtlan hem de devrim taraftarlan sebep

oknu$ur.

Devrim

karşıdan

koyu

Bonaparte taraftaılan olduklanndan Bonaparte'ı devrirn dönemi gelişmelerini diİzene sokaıı yönetici olarak gös-termek istemişlerdir. Burılara göre, konsiillük kunıluncaya kadar he§ey kanşıktt, Bonaparte'ın iktidara gelmesiyle arıcak devrimin getirdiği yenilik-lerin

belirli

bir düzeni oluşturduğu aıılaşılınış ve iilkenin yeni

hikimi

bu yenilikleri be[i bir çevçeveye ofurtsnuştur. Kısaca, bu göriİşe göre, Devrim

§adece he§eyi iptal etnek, yıkmak ve yok ennekle yetinmiş, Bonaparte ise, iilkeyi yeniden inşa etsniş ve düzene sokmuştur.

Pıof. Dr. Antoine

VIALARD*

(Çbviren : Prof. Dr. Durmuş TEZCAN)**

.

Boıdeaux Hukü Fakülte§i Özrl Hukuk Bölüm Başkanı

(2)

380 Prof. Dr, Anıoine VIALARD

Devrim taraftarlan ise farklı, arEak gerçeğe daha yakın olmayan

bir

tezi savunmaktadırlar. Bu görüşe göre, Napolyon dönemi yasalan aslında devrim yasalandır

ve

Bonaparte devrim yasalanna

kerdi

adını vermekle yetinmiŞir.

Savunulan her

iki

§istemde de Napolyon Medenl Kanununa devrim dönemine

ait

bir

kanun otarak bakdmaktadır. Gerek devrim yasalannrn

gerekse imparatorluk dönemi yasalannın hazırlanmasında Cambac6r6s adlı kişinin aktif bir rol oynaması bu bakımdan yanıltıcı bir unsur olrnuşfur. oysa bu kralın idam edilmesine karar veren Konvansiyon dönemindeki yasakoyu-cunun impartorluk döneminde başbakan rolunü üstlenen bir dalkavukla aynı

göriişleri paylaşabileceği ve bu dönemlerde biöirlerine berzeyen neıedeyse aynı hukuk sistemlerinin oluşturulmuş olabileceği düştİncesi pek akla uygun değldir.

Aslında

esas sorulması geıeken soru şudur: Önceki

ve

ardındaki dönemleı€ ait yasal düzerılemelerle ka§rlaşEnldığnda devrim yasalan, özel

bir

araştırma konusunu oluşturabilecek kendine özgü özellikleri taşımakta mıdır, taşımamakta mıdıı9

Fransız devrimi döneminde meydana gelen gelişmeler, bu gelişmelerin

temelinde bulunan yüce ilkeler Ve bu ilkeler doğrultusunda yapılan derıeme

mahiyetindeki uygulamalar nedeniyle Frarısız devriminin tari}ı1 açıdan özel

olarak incelemeye değer bir dönem olduğuna hiç şüphe yoktur. Fnnsız dev-riminin bu özelliği kabul edildiğinde devrim ilkeleri ile Napolyon dönemi yasalannın temelini oluşfuran ilkeler arasırıda büyük faı*lılıklann mevcut olduğu hemen arılaşılmaktadır. Nitekim devrimcilerin toplumsal uılayışırun imparatorluk dönemindeki toplumsal aıüayışa benzemesinin pek mümkün olmadığ göze çarpmakta, hata aİalannda çok büyük bir faık olduğu arüaşıl-maktadlr. Bu bakımdan olaylann tarih sırasına göre nastl geliştiğini incele-mekte yarar vardır.

l789'da mevcut eski Franslz Hukuku, devrimcilerin kabul ettiği

ilke-lere, özellikle de devletin bütiınlüğü ilkesi, laiklik ilkesi ve yasa öntinde eşit_

lik

ilkesine ve derebeyliğin kaldınlmasına ters düşmekteydi. Bunun

sonu-cunda da devrim dönemindeki yasa koyucu eski döneme ait ilkelerc

tama-men ters düşen ilkeleri benimsemiş ve evlilik, veleyet, vesayet ve miilkiyet

gibi medeni

hüuk

kurallan ve ceza usulü, medenl usul ve ceza hukukunu ilgilendiren konularla

ilgili

yeni'yasalaıda

bu

yeni

ilkeleıi

esas

almışiı.

Devrimciler eski döneme ait her şeyi kaldırmak ve yenilemek istiyorlardı.

(3)

Fransız Deyrimi Ara Dönem Hukuku 38l

geürmek şarttı.

o

dönemde de hllkim olan kargaşa nedeniyle bu mümkiin olİnadığua göre, sadece yeni kurulan düzene tıımıımen ters düşen yasalann

iptal ediüp yenileriyle değiştirilİnesiyle yetinilmiştir. Bu yöntemin saklnca-lan vardır. Bazı yeni yasalar kendi aralannda Etarsız olduğu gibi yeni

yasa-larla eski döneme ait ve yürürliikten kaldınlmayan düzenlemeler arasında da kolayca giderilmesi miimkün olinayan uyumsuzluk]ar ortaya çıkmıştır.

Ör-neğn,

çeşiü

eyaletlerin imtiyazlan kaldınlmakla ve tilkenin idaıl bölümle-rinde değişiklik yapılınakla birlikte, bazı Mlgelerde

yazılı

hukuk düzeni, diğer bazı bölgelerde ise örf ve İdetler geçerli olmaya devam eünekteydi. Bu kanşıklığa son vermek ve hukukl düZeni sağlamak için yeni bir meden1 kanun hazırlanması geı€kli olmuşfu .

Bu gereğn bilinci içinde olan Kurucu Meclis 3-14

Eylü

179l taritıli Anayasaya özel bir madde koyarak,

knllık

çapında uygulanrnak üzeı€ ortak bir medenİ kanunun hazırlanmasını emİetmi$ir,

Ancak, Kurucu Meclis'ten yasama erkini devralan yasama meclisi yasal düzenini yeni Anayasa ya uygun hale getireceğine, bu Anayasa

y

ettisiz

kıl-mak amacıyla bu emri yerine getirmekten özellikle kaçınını$ır.

Nihayet yeni medenl kanunu hazırlama göıevi Konvansiyonca

üstlenil-mi$ir. Yeni

Cumhuriyet'e uygun bir yasal düzeni kurmayı amaçlayan bu meclis, yasama komisyonunu bu medeni kanun tasansınr hazırlamakla gö-revlendirmiştir. 9 Ağustos 1793 tarihinde

Mi[et

Vekili Cambacğrös çoğunu tek başına hazırlaüğı bir tasanyı meclise sunmuşfur. Ancak, Cambacğrös'in sunduğu medenİ kanun tasansı meclis tarafından onaylanmamışnr.

Dğer

rneclis üyelerine görev Cambacğrös bu tasanda eski fikirlerin etkisi altrnda

kalmış ve genç cumhuriyete yaraşan yeni ilkelere yeteri kadar yer

verrne-mişti.

Cambac6ıĞs tasansrn reddederken Konvaıısiyon çağdaş ilkeleıe

uygun yeni bir tasan hazırlamak üzere bir Düşiinürler (Bilgiler) Komitesinin kunrlması yolunda karaf almış, ancak, bu karaİ uygulanrnamı$ır.

Terör yönetiminin devrim takviminin ikinci yılınrn 1

l.

ayıİun 9.

güniın-de güniın-devrilmesinin ardırıdan, yeni bir medenİ kanun tasansının hazırlanması ile

ilgili

bazı çalışnalar yapılmış ise de bu çabalar da sonuçsuz kalmışur. Gerçi CarnbacdĞs tarafındarı hazırlanacak 2.

yılın

|2. ayının 23 iinde

mec-lise

sunulan yeni

bir

tasan incelenmeye başlanmış, hatüı

bazı

maddeler onaylanmıştı.

Ancik,

düa

6cil işlerin araya girmesi nedeniyle meclis bu tasannın lncelenmesini yanda bırakmak zorunda kalmıştır.

3.

yıl

Anayasa kabul edilip Direktuar yönetiminin kunılmasıyla C\m-huriyet daha sakin bir döneme girince, bu çalışmalar ye.niden txz

(4)

kazan-382 Prof. Dr. Anıoiıe VIAI,ARD

mıştrr. 4 iincü yılm 9.

aynn

24 ilnde Cambacdrös, 1793 tariİıli

iık

ta§an-sıyla büyilk benzerlik aueden 3. medenl kanun ta§ansrnr 500'ler Konseyine

sırnmuşhır. Ancak Cambac€rğs'in 5. yılda bu konseyden aynlması 2. konsey arasmdaki siyasal ilişkileıde günden gilne aıtarı güçlüklerin ortaya çıkması

nedeniyle bu çalışmalar da yanda kalmıştır.

8 nci yılın 2.

aynın

19. giinü kabul edilen bir yasayla Dircknıar yöne-timine son verilirken, aynı yi§anın 14. maddesi uyarmca

olglnlar

Konse-yine ve 5001er Konseyine bağlı Komisyonlara ınedenl kanunu hazırlama görevi verilmişür.

Aynı

yılrn 3.

ayıun

3.'ünde millet

vekili

Jacqueminot,

500.'ler Korıseyinin yasama komisyonuna medent kanununun

çşitli

kısım-lanru içeren

bir

tasan suıımuştur. Jacqueminot tasansı olarak arulan bu

metin incelenmeden 8 nci yıluı 3. ayırun 22'si tari}ili Anayasa kabul edilerek yürİlrlüğe girmiş ve Napolyon ınedenl kanununu hazırlık çüşmalanna

baş-laİnışğr.

Ara Hukuku'nun gerçek niyetini anlamak için, devrim yasalannr krsaca

gözden geçirmek yeterlidir:

Bu

döneme

ait

yasalann Napolyon döne-mi hukukundan farklı olduğu hemen anlaşılmaktadır. Burada_her iki döneme ait yasalan da biçim açısındarı incelemeye gerek yoktur. Ozellikle yasalann

içriği

üzerinde durarak mederıl hukuk, medenl usul ve ceza usıılü

huhıkıı

ve ceza hukukunu devrim döneminde geçerli olan fikirleıe uygun hale

getir-me çabalanna tank olacağız.

I-

Bir

yasada seçilen ifadelerin önemini yadsımamakla birlikte biçim üzerinde fazla durmayacağım.

Bu

konuda l8o1 taritıli Napolyon medenl

kanununu devrim yasalanyla ka§ılaştırmak suretiyle bir kaç ömek vermekle yeüneceğim. Önemli bir role sahip olan ikametgü kavraİnıru ele alırsak,

1804 tarihli Medenl Kanuna göre ikaınetgeİnn "kişinin asıl yerleştiğİ yer" olaıak tanırılandığıru, Konvansiyon dönemi kanununda ise, "ikımetgah

kişi-nin

siyasal haklarını kullandığı ve vamndaşlık görevlerini yerine getirdiği yerdir" diye bir maddenin yer aldığırı göriıyoruz. Diğer bir ömek, evlilikle ilgilidir: Napolyon Medeni Kanunda evlilik taıumınn belidlmesinden kaçı-rulırken Konvansiyon dönemindeki yasa koyucu evliliğin trrumlanma§ııxn

üstesinden gelinemeyecek bir sorun olmaüğı düşiirrcesiyle hazırlandığı

ka-nunun 3 ncü krsmırun 1 nci maddesinde şu tanrma yer vermiştir:

Evlilik

kan

ve kocanın yasanın hükmü altında birliktE yaşamak ve birlikten doğabilecek çocuklanna bakma ve bunlann büyüğne yijkiiınlillüğlinü üstlendikleri bir sözleşmedir.

(5)

Fransız Dev,imi Ara Dönem Huhıbı 383

Napolyon

MÜenl

Kanurda zaman aşımı "belirli bir *ilrenin geçmesi

sonucunda kazaıvna veya

hırulma

yolu" o|wa|< tanımlanmıştır. Ancak bu tanrm yeterince açık olmadığından hukukgılaİ tarafindan siıreıİi olarak

eleş-tirilıniştir. Konvansiyon döneminde ise kanunda şu tanma yer verilmişir:

"?ımanaşımı yasada öngörtilen sürede zityeılikle mülkiyetin kazanılmasını

veya alacaklının istemde bulurıınaınası nedeniyle borçtan

kurulmaını

sağ, layan bir yoldar."

Düa

nice ömekler verilebilir. Ancak buıüann aynnE niteliğinde

oldu-ğunu düştinmekıeyim.

tr-

Şiın<li

de

yasalann esası

ile ilgili

düa

rcmelli farklılrklan ele alalım. Bu faıtlıhklar çok büyük sayıda olduğudan hepsini gözduı geçirmek

sözkonusu olamazsa da bazılan üzerinde durmak suretiyle sisteınlerin

faıklı

olduğunu anlayabiliriz.

A)

İk

olank

Medeni Kanun da aile hukuku ve mallann yönetimi ve miras yoluyla intikali ile ilgili olarak belirtilen bazı maddeleri de alalrm. Bu

alanlarda devrim dönemirde geçeİ{ilik kazanan belli başlı kurallar eşlerin

aile

mallanıun yönetimindeki eşitliği, çocuklann

eşitıiğ ve

ana-babanrn

çocuklanrıt büyüttıp onlan iş sağama yiiktİnlüüğiidür. Bu kurallar Yasama Komitesinin Medeni Kanunun trsansmda şu şekilde yan§lüImrştıı:

- Eşleıle

ilgili

maddeler : "Eşler mallarının yönetiminde e$t haklara

sahİptİr'; (2 nci Klsım, 2 nci Böliim, 1l nci Madde).

Evliliğn

eşlerden

biri-nin öliimü nedeniyle §ona ermesi rlnll:uılde "H6yatta

lalan

ve muhtaç

durıın-daki eş murisin mallarının türnü veya

bir

hsmı üzerinde

tasarnf

hakkına sahipıir" (2 nci lfusım, 4 ncü Böliim, 25 nci Madde). "Bu msarrııfun nisabı

aile

konseyi tarSından betirlenir" (26 rrci madde). Boşanma halinde çocuk-lan bityüten eş€ veriknek üzerc diğer eşin mallanndan aynlacak payı yirıe aile konseyi karaılaştınr.

-

Anne

baba n

çocuklanna karşı yifttimliiliikleri şu şekilde

beürtil-miŞir

"Anne baba çocuklarııu bahp bunları

bğüınenin

yanısıra çocukla,

rınl

tanm veya esnğlıkta ilgili bir meslek öğretmekle

yiklınliiülrler,

Bu

yüküınlülüğil yerine getirmeyen ana baba çocuklarına hayat boyunca iaşe

sağlamakla y ükümlüdür".

-

Evlilik

dışı çocuklara ilişkin babalığn tesbiti Konvansiyon tasansında yer almamışür.

Bu

durum

evli

olınayan anneye doğum anmda çocuğun

(6)

hu-384 Prof. Dr. Anıoine vIALARD kuk sistemine karşı bir tesbit olank değerlendirilmektedir. Her şeye rağmen eşitlik ilkesine sadık kalan Konvansiyon dönemindeki yasa koyucıı

"çocuk-lar

ister nikahtan sonra doğmuş olsunlar, ister

yukırıdı

belirtilen şekilde

tanırunış olsunlar eşit, haklara sahiptir" diye bir madde tasanya

düil

eEni-ştir. (4 ncü

Kısım

17

nci

Madde). Her ne kadar

evlilik dışı

tiınınmiun§ çocuklar bu eşitlik ilkesinden yararlanamızlarsa da, eski rejimdeki "VeJedi

zina" ve "Veledi Fücur gibİ, onur

hncı

ıeimlerı

kıldıran yeni yasakoyucu, ana babası

belli

olmoyan çocuğa ana§ız fubasız

kılan

çocuk

gibl

ök§üz

denİlmektedir" diye bir madde öngörmüşfiİr (4 ırcü Kısım, 5 ııci Madde).

- Evlilik

içi

çocuklann "daha mutlu" olduğuna inaır rnakla biılikte, yeni ilkenin etkisiyle velayet haklan yumuşaülmıştır. Ya§aİna komitesinin

adırıa zunduğu raporda Cambacdrğs şu beyanda buluıımıuşEı:. "Aw-babanın haklarına zora doyand.ırmak doğoya

kırşı

gelmehir. Ana babanın gerçek hakları çocuklanna bakıp onları koruınak, gerçek yükümlillükleri ise

çocuk-lannı büyütınek ve onlara iaşe ve iş sağlamakar."

Eski hukukta ailenin ve aile adııun devamlılığnı sağlamak için büttin

haklann tek bir varise intikal si§temi benimsenmişi. Yeni yasa koyucu

eşit-lik

adına, aşırılığa

iaçma

pahasına da olsa tamamen ters bir fikri

benimse-miŞir. Tasanda şu maddeler yer alrnaktadır: Murisin çocuklan vafsa mira§ta eşit haklara, sahiptirler (3 ncii Kısım,4.ncü

Böliin,47

nci madde) ve

"yera-set haklan yasoda lamu yararı doğrultınunda betirlenmğtir.

Özel

kişiler mirasçı nasbı, ikame veya mirastan nnhrumiyet yolııyla bu haklara aykırı

tas ar ı da bu l u na ma z la r."

Bağşlarta

ilgili

bölümde de aynı yasak,

düa

açık bir

şkilde

belirtil-mi$ic

"Herhangi bir varişe sağlannası wya ölüme bağlı tasarrıİıa bağış yapmak yasaktır. Varislerin eşit hakları yasanın özel korumasın alnna ahnmışnr" (3 nü Krsım, 24 ncü madde). Aynı maddede aşağdaki

durumlar-da olanlara da bağış yapma yasağıun getirilmiş olması, ilginç bir kural ola-rak zikıedilmeye değerdir: "Varlıkh soyılabileceği için

geliri

500 ton buğ-doydan daha yüksek değerde olanlara, ve en az bir çocuk evlat edindiği veya

ana, baba,

bğük

ebeveynlerinden birine veya yardımı muhtaç bir yaşlıya baknğı durumlar hariç, geliri 25 ton buğdoydan daha yüksek değerde olan

21 yaşından bğük beklrlara bağış yapınok yasaknr",

Devrim döneminde hazırlanan tasarılarda yer aluı bu çeşitti

maddeler-den Ara Hukukuyla Napolyon Mederıf Kanunu arasndaki faıklılıklar

yete-rince anlaşılmaktadır. Bu ömekler, diğer konularda da gerek biçim, gerekse

içerik bakımından benzeri faıklann mevcut olduğunu anlamak

için

(7)

385

B)

Ustl

Hukuku alarırnda da benzeri farklılıklar göze çarpmaktadır.

Divacıya

gereğinden fazla ytik ve masraf getiren Napolyon Medenl Us0l Kanununun aksine, Kurucu Meclis ve Konvansiyon tarafından onaylanan

yasalarda usulü basiüeştirme yoluna gidilmiştir.

a) Hakemliği yeğleme ve seyyar istinaf slsteminln benlmsenmesi:

24 Ağustos 1790 taritıti ya§ayla }lrttaşlar, uwşmazlıklanni maİüake-meye götiirmaİüake-meye özendirilniştir. Her şeye rağnen mahkemeye başvurmak isteyenler seçimle göreve getirilen hakimlerden olupn mahkemelerde. dllva açabiliyorlardı. Adu6n Duport tarafıİıdan özel hukuk mahkemelerınin

jürili

olması ve kararlara karşı istinaf yolunun kapatılması yolunda öneriıeI geti-rlldi ise de, bu öneriler benimsenmemiştir. Ancak istinaf yolu kapatılmamak-la biılikte, divacı ve dtvalıya dtvanın başlangıcında istinaf hakkından vaz-geçip vazgeçmedikleri sorulur ve o anda vazgeçmedikleri takdirde bile deva süresince her aıı bu haktan vazgeçebilirler. Tanflann istinaf yolundan

vaz-geçmesi halinde d0varun değerine bakrlmaksızın maiıkeme ilk ve son derece

maİ*emesi olarak karar verir. Bugünkü sistemde istinaf rnahkemeleri

ilk

karan veren mahkemenin üst mahkemesi durumundadır. kurucu Meclis

mü-kemeler arasırıda böyle bir hiyerarşinin olmasına karşı çıkarak §eyyar istinaf

sistemi olarak adlarıdınlacak bir sistemi benimsemiştir. Bu sisteme görc,

isti-naf mat*emesi, ilkkaran ver€n mahkemeyle aynı kademede olan bir

maiıke-medir. Bu mahkeme ya üıraflann ortaklaşa seçtikleri bir maİıkeme yada arııa_

şamaüklan takdirde, kendilerine tek]if edilen ve her bir tarafin üçünü reddet-me hakkı bulunan yedi mahkeme arasından tesbit edilen bir mahkemedir.

Konvansiyon döneminde ise, hakemlik sistemi mecbuıl krlınmışğf. Yurttaşlar uyuşmazlıklannı, aksi belirtilınedikçe

ilk

ve

son merci olarak karar vermek

iizeıe

seçtikleri hakemlere götürmek zonında bırakılrnışnr. Ancak, taİaflann hakemin tayini üzerine anlaşamaması veya bir tarafın

isti-naf yolu saklı kalınak suretiyle verilen bir karan itiraz etmek istemesi

halin-de d6va seçimle bir yıl için göreve getirilıniş kamu hakemleri önünde görii-lüyordu. Masnfa yol açmadan ve belirli bir usul uygulamadan alenl olarak verilen ve yüksek sesle okunan kamu hakemi kararlan geçerli olup, burılara

kaşı

iıiraz yolu kapalıydı,

b) Basit bir delil sisteminin benimsenme§ı:

Yiikiimlülüğtın ve ylİkiimlütikten kurtıılmanın delilleri açık ve kesin olmalıdır.

Yemin

geçerli değldirl. "Mahkemedı yemin geçerli değildir" (Medeııl Kanunun 3 ncü cilt, 1 nci Kısmı, 4 ncü Bölilmü, 65 nci maddesi). Fransız Devrimi Ara Dönem Hukuku

(8)

386 Proİ. Dr. Antoine V|ALARD Karineler de geçerli değildir:

'?u

konuda larineler

labul

edilmeye,

cektir, yiikiiınlülilk olup olmadığının trjm olarak anlaşıImaması halinde durıımun kurtulma doğrulıusunda yoruınlanması gerekir". (66 nci madde).

Yazılı delil başlangıcı da geçerli drğf,dir "Yasa yarım gerçekleri kabul edemiyeceği gibi

yarını

delilleri de kabul edemez,

yazılı delil

başlangıcı olarak öne siirülen belgelerle yüküınlülilkten kurtulnn önlenemez" (67

ıci

madde).

C)

Ceza hukuku alarıında da devrim yasalan

ile

Napolyon dönuni yasalan arasında büyük farklılıklar bulunmaktadır. 1789'da hele

yürütü-mekte olan 1670 yasası Voltairc tarafından "sanıklara

taışı"

bir yasa olarak nitelendirilıniştir. Eski rcjimdeki yasama meclisi defterlerirıe sadece halKan

değl, aynı zamanda asilleıden, hatül ruhban sınıfindan bile gelen çok sayıda

şikilyete rastlanılması bu durumda pek şaşırtıcı değildir.

Mautes ve Meulan şehirlerinden verilen dilekçelerde "rulıban Sınırtn n

lanığrn soryuya çekilmesi, tanıkların dinlenmesi, tanık ifadelerinin okuııma-sı ve yizleştirme dahil olmak üzere cezt soruştunnasının alent olarak yürü, tülmesini arzu erriJi" bildirilmektedir. Paris halkı ise şu beyanda

bulunmuş-nrİ: "Tarihin her çagındı hemen hemen btlttln ilerı ülkelerce ııygulanan ve

daha önce Fransa'da da geçerli olan aleniyet ilkesi yeniden kabul edilecek olup bundan böyle soruşturma mahkemesi önüııde

lapılar

açık bırakılacak aleni olarak yapılacaknr" .

Kurucu meclisin ilk işlerinde biıi bu konuya ilişkin yeni yasalan çıkaıt-mak olrnuştur. 8-9 Ekirn 1789 tarilüe bir yasa, ardıııdan da 16,29 Eylıİn

l79l

taritıli ikinci bir yasayla bu konu diizenlenmi$ir. Her iki yasa da gerıiş kap-samlı olup, burada belli başlı maddelerin sadece zikıedilmesi bile imklln-sızdır. İzninizle bir kaç ömek vermekle yetineceğim.

a) 8-9

Ekim

1789 tarilüi yasann ön§özünde şu göıtişler€ yer verilmiş-tiİ: "Millet

Meclisi,

ıanıdıgı insan hakları

arasıııdı,

kendisİne karşı ceza

sorwurması açılan

kğinin, suçların cezalandırılmasını gerektiren toplum çıkarlarıyla bağdaşabildiği en geniş ölçüd,e savuwna özgilrlitgi} ve güvenli, g}nden yararlanmt hakkırun özel öneme sahip olduguna; ve halihazırdaW yargı üizeni yıkılmadan suçsuzluğun belirleııııesini sağlanak ve sanıklann sovunulmasını kolaylaşarmak amıcryla milletin

çıkarları

doğrulrusuııda bazı düzenlemelerin yap,ılabileceğine inaıunaktadır". Gerekliliğini açıkladığı

bu güvenc€lerı özellikle suallerin aleniyet ilkesirE önem vererek düzenleyen Millet Meclisi, soruşturmayı iki saflıaya bölmek sut€tiyle ayn ayn kurallara

(9)

Fransız Devimi Ara Dönem

Huh*ı

387

l)

Soruşturmanrn başlangıcında alenl olafak yürütiılınesinin sonuçlannı olumsuz yönde etkileyebilecği ve te}ılikeıi olabileceği düşünİilmüşür. Bu

nedenle bu safhadaki soruşturma için gizlilik ilkesi muhafaza edilmiş, ancak yasaya göre soruşturmaİıın alenİ olarak ytİİütiılmesinde sakırıca olduğu süıe-ce kıımuoyu derıetimini sağlamak üzerc belediye, köy ve müallelerce

ata-nan

iki

vatand§ın hlıkimin yanında göİ€V yapması öngöriİlmüştiir. Bu

ha-kem yardımcılan usulü işlemlerin gizliliğini muüak olarak korumaya yemin ederler. Yoklukla mal0l sayılmaması için, bütiln işlemlerde yardımcılann hazır bulunması şarttır.

Htkim

yardımcılan,

tuıık

ifadeleri veya olaylann açıklrğa

kawşmasru

sağlayabilecek diğer hususlarla

ilgili

olarak, gerek divacı gerekse d6valı lehine gerekli gördükleri bütün müahazalanru hakime bildirmekle yilkümlüdürler (7 nci madde). Hakem yardımcılan en az

yirmi-beş yaşında hazır bulunmadan hİkim herhangi bir şikayeti dinleyemez.

An-cak 6cil

veya suçüstü durumlarda tanınmış

iki

vatandaş bunlann yerirrc

görev yapabilir. Bununla birlikte hakimin tek başına heıhangi bir us{ll1

işle-min yapması yasayla kesirılikle yıısakıaıımıştrr.

2) Saııığuı kendi isteğiyle teslim olması veya ifadesi alınmak üzere sorgu hakiminin önüne çıkması iizerine soruşfurma aleni olarak sürdüriilür.

Ve

h6kim yardımcılannın görevi sona erer.

O

ardan iübaıen bütiln us0ll işlemler aleni olank, yüz yiize ve sorgu

hikimi

odasının kapılan açık

fufu-larak yapılınaktadır. H6kim, tutukiamayı iz|eyen 24 saat içinde sarığı huzu-runa çağırmalı ve sanığın şikiyeti, muhbirin adını, tutanak ve raporlan ve

soruşfurma ile ilgili belgeleri okumasını sağlamalıdır. Sanığn hakimin

huzu-runa

ilk

çıkanlışında bir avukat seçmeye davet edilınesi veya gerekirs€ bir avukatın ı€'sen göıevlendirilınesinin aıdından sanığın beklenmedik bir so-ruyla karşılaşmasını önlemek

için

sorguya çekme ert€si gilne ertelenir.

kanm koyucu iddia makamı Ve sanrğın birbirlerini köşeye sık!şürmalannı uygun bulmayıp bunu onur

kıncı

saymıştır. Diğer yandan

ağr

cezalaıa mahkümiyet kararlan için yasa özel çoğunluklan öngörmüştür Bedent ve

onur

kıncı

cezalan ancak oylann üçte ikisiyle, idam cezasma ise oylann beşe dördü ile karar verilebilir.

b'

16-29

Eylü

1790 taritıli yasa ile bu itk yasada bazı değişiklikler yapılmış,

bazı

yeni maddeler de eklenmi$ir.

Jurili

ceza mat*emelerinin kunılmasını öngöfen bu yasa 26

Aralık

1790 tarihinde Aduğn Juport

tara-fırıdan

Millet

Meclisine sunulaıı tasanyla hemen hemen aynrdır. Bu yasaya

göre hazırlık soru§turması Sulh H8kimi ve

düa

sonra mahkeme başkanı dışında mahkeme üyeleri arasından 6 aylık geçici süreler için seçilecek jüri başkarılığma atanan bir hakim tarafından yüriitülür.

Bu

hakimin görevleri

(10)

388 Prof. Dr. Antoine VIALARD şunlatdır: Dosyayı hazırlamak, saıuğı sorguya çekmek ve kovuşturulmasına yer olmadığı kanısrna vanr§a karar alınmak üzere mahkemeye başvurmak.

Kovuşturmaya devam edildiği takdirde

jüri

başkanı iddianameyi hazırlar. Şikeyetçi varsa iddianame ortaklaşa hazırlanır veya jüri başkarıı ve

şik6yet-çinin

mutabakat sağlamalan halinde jüriye sunulmak üzeıe

ayn

ayn

iki

iddianame hazıııarur.

Dava

ilk

olarak sekiz yurttaşlann oluşan bir kovuşfurma jürisi önüne

götiirülür. Jüri, yazılı tanık ifadeleri dışındaki bütün usl0 belgeleri incele-dikten Ve tanıklan'dınledikten §onra, en yaşlı jüri üyesi başkanlık görevini üstlendiği dııruşmada kovuşturmaya yer olup olmadığına karar verir.

Bil8hare diva, olay hakkında karar vermekten sorumlu

l2

üyeli

birjüri

hukukl sonuçlan hakkrnda karar vermekten soruınlu bir başkan ve 3 üyeden oluşan ceza mahkemesi önüne götüriilür. Mahkemede 4 ve 6 yıl için seçimle

göreve getirilen bir savcı ve bir kral teınsilcisi de bulunur. Savcı suçların

ilk

jürinin kabul ettiği iddianameye utğıul

olank

sabit görülrnesini sağlamak_

tan, kral temsilcisi ise, yasanın öngördüğti cezalann uygulanma§ııu talep etnekten sorumludur.

Jüri, kararlannı, özel toplantı saloıılannda verir. Üç jüri üyesinin sanık aleyhine karar vermesi aklanmasını sağlar. Jürinin karaılanna itiraz edilme-mekle birlikte, bütün mahkeme üyelerinin jürinin yaİıltş karar verdiğirıe inanmalan halinde, mahkeme, olaylan yeniden değerlendirmek üzeıe jüriye

üç üye ihve edilerek 15 kişilik jürinin oylann beşte dördü ile yeni bir karar alınasıru emredebilir. Ancak bu yeniden değerlendirme, sadece mahk0miyet kararlan için mümkijn olup, beraat halinde ise, durum yeniden değerlendiri-lemez.

c)

4

ncü

yılın 2 nci

ayınrn 3'ü tariiıli Suç ve Ceza Yasası, Kurucu Meclis dörıeminde kabul edilen yasalann öziine fazla dokunmamakla

birlik-te, bu yasayla Fran§a'da günümüzde yürürlükte olan Ceza Usol Kuıunu

doğ-rultusunda bazı değşiklikler yapılmıştır. Kamu davası ile şahsl dava

arasın-daki ayınm önem k^zanmakta, özel şahıslar artık sadece tıızminat davi§ı açabiknekte, adli polis memudannln sayıst artınlmakta, jüri başkanına daha

çok görev ve güniimüziin sorgu hakiminin sorumluluklannı andıran sorum_

luluklar verilmektedir. Ancak, bu değişiklikler geniş kapsamlı olmamış ve

diğer devrim yasalannda mümkün olan ve en geniş ölçüde güVence Verme arzusu ve bir masumu mahk0m eEne korku§u esa§ olarak alınmlştır.

(11)

Fransız Devimi Ara Döııem Hukuku 389

soNUç

Sonuç olarak Fransız devrimcileri, benimsedikleri yeni ilkelerin gerck-tiİdiği r€formlan sonuna erdirememiştir. Başlağlan medenl hukuk refoım-lanna eski düzenin korunmasr büyük bin engel oluşfurmuştur. Ceza hukuku uygulamalan ise Fouquier-Tinerille gibi seı! ve katı bir savcınm oynadığl ml nedeniyle olumsuz şekilde etkilenmiştir. Büttİn bunlara rağmen o dönemde

yaradı çalışmalann yüriltüldüğü ve verimli

fikir

alış verişlerinde bulunul-duğu unufulınamalıdır. Daha sonraki yıllarda Napolyon Medeni Kuıununu hazırlamasıyla büyük bir ün kazanan Cambac6Ğs'in devrim

yllannda

ilk

denemelerini yaptrğı da bir gerçektir. Bununla biı]ikte Bonoparte'in devri-min getirdiği gelişmeler arasıııda en radikal olanlan bir kenara bırakılarak hazırlattığı Medenİ Karıuıüa, daha sonraki tarihl gelişmeler doğrultu§unda

burjuvazi düzeni ve liberal fikirlerinin zaferini sağladığı da unufulmama-lıdır.

Referanslar

Benzer Belgeler

Göllerin, istek üzerine süresi uzatılacak şekilde, 15 yıllığına özel şirketlere kiralanacağı belirtiliyor.Burada &#34;göl geliştirme&#34; adı verilen faaliyet,

l~yların sakinleşmesine ramen yine de evden pek fazla çıkmak 1emiyorduk. 1974'de Rumlar tarafından esir alındık. Bütün köyde aşayanları camiye topladılar. Daha sonra

,ldy&#34;ryon ordı, ırnığ rd.n ölcüm cihazlan uy.nş ü.rinc. saİıtrd fıatiycılcri

Bir tarafta siyasal iktidar gücünü ve meşruiyetini tüm kolluk kuvvetleriyle simgelerken, diğer taraftan toplumun daha çok özgürleşme talebiyle kamusal alanda var olma

Erzincan'ın İliç ilçesinin çöpler köyünde altın çıkarmaya hazırlanan çokuluslu şirketin, dönemin AKP'li milletvekillerini, yerel yöneticileri ve köylüleri gruplar

Öte yandan, hemen her konuda &#34;bize benzeyeceksiniz&#34; diyen AB'nin, kendi kentlerinde yüz vermedikleri imar yolsuzluklar ını bizle müzakere bile etmemesi; hemen tüm

do ğalgazlı, çift katlı ve özürlüler için otobüslerin kendi döneminde hizmet vermeye başladığını anlatan Sözen, Erdo ğan'ın &#34;İstanbul'da CHP iktidardayken

Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısının ekim ayının son haftasında meclis gündemine taşınması ile Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasar ısı olarak bilinen