VIII. ULUSLARARASI
TÜRK SANATI, TARİHİ
ve FOLKLORU
KONGRESİ/SANAT
ETKİNLİKLERİ
VIII. INTERNATIONAL
TURKIC ART, HISTORY AND FOLKLORE
CONGRESS / ART ACTIVITIES
Editörler:
Osman KUNDURACI-Ahmet AYTAÇ
04-06 Mayıs (May) 2017-Konya
Selçuk Üniversitesi Türk El Sanatları Arş. ve Uyg. Merkezi Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ege Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi
Tüm hakları saklıdır.
Copyright sahibinin izni olmaksızın, kitabın tümünün veya bir
kısmının, elektronik, mekanik ya da fotokopi ile basımı, yayımı,
çoğaltılması ve dağıtımı yapılamaz.
Sayfa Tasarımı
Ahmet AYTAÇ
Kapak Tasarımı
Ahmet AYTAÇ
Dizgi ve Baskı
Anka Basım Yayın Ltd. Şti.
Basım Tarihi:
25.12.2017
ISBN:
978-975-448-223-2
Kitapta Yer alan metinler, fotoğraf, resim, şekil ve çizimler, alıntı ile
kaynakça sorumlulukları yazarlarına aittir.
III
İÇİNDEKİLER
Kongre Genel Sekreteri ve Sergi Küratörü Ahmet AYTAÇ’ın Açılış
Konuşması ... XIII Kongre Eş Başkanı Doç. Dr. Osman KUNDURACI’nın Açılış
Konuşması ... XV Yabancı Misafirler Adına Prof. Dr. Rubin ZEMON’un Açılış
Konuşması (Çeviri)... XVII Yabancı Misafirler Adına Prof. Dr. Abbas SEYİDOV’un Açılış
Konuşması ... IXX Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa ŞAHİN’in Açılış
Konuşması ... XXI Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir AKYÜREK’in Açılış
Konuşması ... XXV AÇILIŞ OTURUMU
Christian Johannes HENRICH, The Armenian Question Nowadays ... 3 1. OTURUM
Feriha AKPINARLI, Gülten KURT, Kahramanmaraş Geleneksel Kadın
Takıları ... 9 Aysen SOYSALDI, Ebru ÇATALKAYA GÖK, Hakan SARIKAYA,
Başbakanlık Osmanlı Arşivi 19. YY da İzmit Çuha Fabrikasında Üretilen
Tekstil Ürünlerine Ait Satış Belgeleri ... 17 Özlem KAYA, Sanayileşmenin Yöresel Dokumalar Üzerine Etkisi ... 25 Ahmet AYTAÇ, Koyunoğlu Müzesi’nde Yer Alan Bir Taşpınar Kilimi ve
Renk Analizi ... 33 Ayşe Gamze ÖNGEN, 21. Yüzyıl Türkiyesinde Tekstil Tasarımı ... 39
2. OTURUM
AGASELİM Fuad oglu Efendiyev, Tabriz'de Ortaçağa Doğu Tarihi
XIV-XVI Yüzyılların Minyatürlerde ... 49 Mustafa SEVER, Türk Kültüründe Kıssa Anlatma ve Hakîm Süleymân
Ata’nın Kıssaları ... 55 Sema Zafer SÜMER, Serzenişten Benlik İnşasına Yolculuk: Türk
Edebiyatında Mektup Roman ve Kadın Yazarlar ... 65 Fatma KALPAKLI, Selvi Boylum Al Yazmalım Filminde Kadın Tiplemeleri ... 75
3. OTURUM
Artegin SALAMZADE, Khojaly Tragedy In Fine Arts... 83 Ahmet DALKIRAN, Ahmet Fatih ÖZMEN, Dijital Baskı Teknolojilerinin
Çağdaş Türk Resim Sanatındaki Yerine Dair: Ekrem Kahraman Örneği... 87 Mehmet KÜÇÜK, Levni’nin Kadın Figürlerindeki Kıyafetlerin Sarayın
VIII. ULUSLARARASI TÜRK SANATI, TARİHİ ve FOLKLORU KONGRESİ/SANAT ETKİNLİKLERİ
IV Mehmet Cihan Gezen, Ahmet Dalkıran, Ergin İnan’ın Resimlerinde
Eşzamanlı Devinim ... 103 İbrahim ÇOBAN, Ömer Oytun ONUR, Mustafa Pilevneli’nin
Resimlerinde İllüstratif Etkiler ... 111 4. OTURUM
Hüseyin KURT, Erenkaya (Konya) İgnimbritlerinin Jeolojik ve Arkeolojik
Olarak Önemi Ve Geleceğı ... 119 Osman KUNDURACI, Konya Evlerinde Tavan Göbekleri ... 125 Mehmet TEKOCAK, Anemurıum Antik Kenti Kiliselerine Genel Bir Bakış ... 133 Osman SÖNMEZ, Claude Farrere’ye Göre Yeni Türkiye’de Asyatik Unsurlar .... 143 Şükrü DURSUN, Denizli Ak Han’ın Avlu Taç Kapısına İlişkin Bazı Gözlemler .... 149
5. OTURUM
Rubin ZEMON, Mıllet System In Ottoman Empıre And Contemporary
Balkan Context ... 161 Mutluhan TAŞ,Anadolu Medeniyetleri Düşünce Mirasından İslam
Düşünce Sistemine Türk-İslam Sanat Felsefesi ... 171 Fatma ALBAYRAK, Ariyajav BATCHULUUN, Hishigjargal NOROLHOOJAV, Orta Asya Göçebelerinde “Gök Tuğun Kurban Töreni” ... 175 Maşide Niğmet MEMİŞ, Azerbaycan Türkiye Müzelerinde Bulunan Yöresel Kadın Giysileri, Süsleme ve İşlemeler ... 181 Irina GUSACH, The Creation Of A 3-D Model Of The Turkish Fortress Azak For Exhibition Of The Azov Museum-Reserve (Russia) ... 187 Sıtkı AKARSU, Türkiye’de Nevruz ve Müzik ... 195 Sinan TAŞDELEN, İbrahim KUNT,Mevlana Müzesi Müdür Yardımcısı
Mustafa Necati Elgin’in Osmanlı Türkçesiyle Yazdığı Manzûmeler ... 201 Mehriban AĞAYEVA, Piyano Tekniklerinin Gelişmesinde Czerny
Etütlerinin Rolü ... 209 Memmedali MEMMEDALİYEV, Trompet Eğitiminde J.B.Arban ve
A.Vizzutti Metotlarının Karşılaştırılması ... 213 6. OTURUM
Zeynep BALKANAL, Bolu İli Seben İlçesi Kızık Kilimlerinin Teknik, Renk,
Motif ve Kompozisyon Özellikleri ... 219 Ayşegül KARAKELLE, Hande KILIÇARSLAN, Hatay’lı Girişimci İpek
Dokuma Ustası: “Tülay Genç” ... 225 Hülya KAYNAR, Sivas Kangal İlçesi Geleneksel Düz Dokumalarının
Günümüzdeki Örnekleri ... 231 Ahmet AYTAÇ, Sütunlu İki Adet Denizli/Çal Halısına Dair ... 237 Adem ÇOLAK, H. Feriha AKPINARLI, Kahramanmaraş Müzesinde
Bulunan Bir Grup Kirkitli Dokumanın İncelenmesi ... 241 İbrahim ERDEK, Simav Çevresi Cicim Dokumaları ... 251
VIII. ULUSLARARASI TÜRK SANATI, TARİHİ ve FOLKLORU KONGRESİ/SANAT ETKİNLİKLERİ
V 7. OTURUM
Didem ATİŞ, Geleneksel Kirkitli Dokumalarımızın Yeniden Tasarlanması ... 259
Yu. S. KHUDYAKOV, A.Yu. BORISENKO, Stone Sculptures From The Museum In Novonikolayevka Village In Kyrgyzstan ... 265
Nurettin GÜLAÇTI, Funda ERKÖYLÜ,18.Yüzyıl Sonu 19.Yüzyıl Başında Yapılmış Olan İstanbul Gravürlerinin Sır Altı Tekniğinde Seramik ve Çini Bünye Üzerine Uygulanması ... 269
Kâzım KÜÇÜKKÖROĞLU, Konya Nakiboğlu Camii Mihrap Çinileri Onarımı ... 275
Fatma Şeyma BOYDAK, Bulut Motifinin Köken İtibariyle Ejderle Bağlantısı Üzerine ... 283
Banu BERBER BABALIK, Ufuk ÖREN, Servet AKAR, Fatih CEVİZCİ, İzmir Arkeoloji Müzesinde Bulunan Osmanlı Dönemi Mühürleri Üzerine Bir İnceleme ... 289
8. OTURUM Alla PAPTOVA, The Image Of The Past Of The Gagauzes And Its Evolution .... 297
Olga RADOVA (KARANASTAS),Gagauz Türklerinin Folklorunda Evelki Zamanlardan Kalma Devlet Elemanları Ve Herodot’un Yazılarında Onların Paralel İzlerinin Görüntüleri ... 299
Nurettin HATUNOĞLU, Hatay’da Yaşayan Özbek Kökenli Mültecilerin Sosyal ve Kültürel Yaşamları ... 311
Ahmet EDİ, Demokrat Parti Dönemi Türkiye’nin Petrol Politikaları ... 313
Burhanettin ŞENLİ, Türk Kurtuluş Savaşında Türk-Afgan İlişkileri ... 315
Hasan AKSOY, Türklerde Evrenin Kozmolojik Boyutu ... 325
9. OTURUM Kübra ALIYEVA, Azerbaycan'in Karabağ Bölgesinin XVII-XIX Yüzyıllar Arasında Hataili-Ejderhali Halıları ... 337
Pelin DEMİRTAŞ DİKMEN, Antik Anadolu’ Da Takı Kültürünün Oluşumu ... 345
Müjgân EMRE EROĞLU, Manisa Demirci Yöresi Geleneksel Takı Ustası Şefik Gümüş ... 351
Mustafa KULA, Dericilik Ve Deri Zanaatının Anadolu’daki Serüveni ve Günümüze Yansımaları ... 357
Z. Özge ERBİLEN YALÇIN, Savat Tekniği İle Üretilen Takıların Gelişim Süreci: Van Örneği Üzerinden Bir Araştırma ... 363
10. OTURUM Ahmet AY, Mahamane Moutari ABDOU BAOUA, Uluslararası Ticaret ve Ekonomik Büyüme İliskisi: Nijer Için Granger Nedensellik ve Koentegrasyon Analizi ... 373
Rana ABDULLAYEVA, Designing Education In The Turkic Countries Of The Uic ... 381
Rahmi DOĞANAY, Özkan DEMİR, Etibank’ın Madencilik Faaliyetlerinin Bayındırlık, Ulaşım Ve Eğitim Hizmetlerine Katkıları ... 383
Murat ÇALIŞOĞLU, İbrahim KAPLAN, Türkiye’de Zorunlu Eğitim ve
Ülkelerle Karşılaştırılması ... 389 Ardian MUHAJ, On The Influence Of Turkish Nautical Terminology
In The Albanian Culture ... 391 11. OTURUM
Ahmet Sacit AÇIKGÖZOĞLU, Edirne Selimiye Kütüphanesi Vakfıyesi
ve Ciltler ... 397 Serkan İLDEN, Türk Sanatında İkonografik Bir Anlatım Öğesi Olarak
Hayvan Figürü ... 401 Ayşegül KOYUNCU OKCA, Geleneksel Mesleklerin Yaşatılmasına Bir
Örnek: Tire Kent Müzesi ... 407 S.Tuğba ARABALI KOŞAR, Nesrin ÖNLÜ, Orta Asya’dan Anadolu’ya
Türk Kültüründe Kullanılan El Dokuma Sanatları Motiflerinin Sembolik
Anlamları Ve Değişim Süreçleri ... 415 Ayşe GÜRLEVİK, Kazım KÜÇÜKKÖROĞLU, Konya Sahip Ata Türbe
Çinilerinde Uygulanan Rûmî Tasarımları Üzerine Bir İnceleme ... 425 12. OTURUM
Sema ETİKAN, Filiz N. ÖLMEZ, Muğla Yöresi “Ekmek Mendili” Dokumaları .... 435 Naci BAKIRCI, Hz. Mevlâna’nın Türbesi İçin Osmanlı Padişahlarının
Yaptırdığı Puşideler ... 441 Ashkan RAHMANİ, Şanlıurfa Ve Yöresindeki Törenlerde Tekstillerin Yeri ... 447 Ayşegül YILMAZ, Giresun Görele’ De Kullanılan Düz Dokuma Türü:
Tanelik ... 453 Hande Ayşegül ÖZDEMİR, Ahunur BÜYÜKÇAKILCI, Konya
Koyunoğlu Müzesinde Bulunan Kilimlerin Gestalt Kuramı Açısından
İncelenmesi ... 459 13. OTURUM
Emine KOCA, Fatma KOÇ, Preziosi Resimlerinde Osmanlı Gezici
Esnaflarının Giyim Kuşamı: Tablalı Satıcılar ... 471 Fatma KOÇ, Mukadder AKSAKAL, Erzurum Yöresi Halk Giyiminde
Kullanılan Çift Kapaklı Erkek Yelekleri ... 479 Figen ÖZEREN, Birsen ÇİLEROĞLU, Gülden ABANOZ, Konya
Etnoğrafya Müzesinde Bulunan Cepken İle Yeleklerin Yüzey ve
Biçimsel Özelliklerinin İncelenmesi ... 489
Emine KOÇAK, Bolu İli Mengen Yöresi Nakışlı Poğlar ... 499 Hatice SOMÇAĞ, Beypazarı Türk Hamam Müzesinde Sergilenen
VIII. ULUSLARARASI TÜRK SANATI, TARİHİ ve FOLKLORU KONGRESİ/SANAT ETKİNLİKLERİ
VII 14. OTURUM
Sevay Okay ATILGAN, Selçuklu Döneminde Tarihi ve Kültürel Çevrenin Oluşumu Açısından Geleneksel El Sanatlarının Önemi: Tokat İl Modeli
Üzerinden Bir Değerlendirme ... 513 Münevver ÜÇER, Batı Sanatının Levha Tezhiblerine Etkisi ... 525 Kaya ÜÇER, Geç Dönem Bezeme Programında Değişen Tezhip Motifleri ... 531 Mesude Hülya (ŞANES) DOĞRU, Cerrahpaşa Kampüsü Çeşmelerinde
Tezyinat ... 537 Hüsna KILIÇ, Osmanlı Tezhip Sanatında “Pafta” Kullanımı ve Önemi ... 543
15. OTURUM
Fatma KOÇ, Emine KOCA, İç Anadolu Bölgesi Kadın Halk Giyiminde
Kullanılan “Göynekler” ... 551 Meral BATUR ÇAY, Neşet Günal Resimlerinde Çocuk İmgesi ... 561 Canan ERDÖNMEZ, Körüklü Çizmenin Son Ustaları Mustafa ve
Zeki Avcıoğlu ... 567 Gülzade ABDULOVA, Ortaq Türk Medeniyyetinde “Dinge” Qadin
Baş Geyimi ... 573 16. OTURUM
Emine KOÇAK, Ağaç Yazma Kalıplarına Alternatif Bir Yöntem
“Strafor Kalıplar” ... 583 Ayşen KARAKOÇ CİVİLİ, Türk Minyatür Sanatında “Ağaç Motifinde”
Gezinme ... 589 Yasemin KOPARAN, Konya A.R. İzzet Koyunoğlu Müzesinde Bulunan
Nalın Örnekleri ... 595 Maria KULLANDA, Ottoman Weapons In The State Oriental Museum ... 601
17. OTURUM
Nursel BAYKASOĞLU, Banu Hatice GÜRCÜM, Samsun İl Merkezinde
Bulunan Türk İşi İşlemeli Örnekler ... 609 Mine CAN, Afyon İl Merkezine Ait Hesap İşi Tekniği İle İşlenmiş
Ürünlerden Örnekler ... 617 M. Serpil ÖZER, Anadolu’dan ve Dünyadan Örnekler Işığında Güneş
Danteli Tekniği ... 623 Gülhan GÜLDÜR, Beypazarı Telkari Sanatında Süs Eşyaları ... 631
18. OTURUM
Necati DEMİR, Uygur Harfli Oğuzname’de Tarihî Unsurlar ... 639 Abbas SEYIDOV, Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’nde Ortaçağlara Ait Mimari Yapılar ... 649 Ebru ALPARSLAN, Geleneksel Süsleme Motiflerinden “Rumi”
Mücahit Sami KÜÇÜKTIĞLI, Latif YERLİ, Türk Sanatı, Tarihi ve
Folkloru Bağlamında Medeniyet Okulu Tiyatroları ... 661
Habibe ALİYEVA, Milli Azərbaycan Tarihi Müzesinde Korunan Kadim İslam Elyazmalari ... 671
Hande KILIÇARSLAN, Ayşegül KARAKELLE, Kadın El Emeğinin Değerlendirilmesine Yönelik Bazı Örnekler ve Bunların Kültürel Mirasa Katkısı ... 677
19. OTURUM Erdem ÜNVER, Türk Sanatında Evrensellik Sorunu Üzerine ... 685
Berrin OKKA, Annelerin Ağrısı Olan Çocuklarına Yaklaşımları: Konya İli Örneği ... 689
Elmira JAFAROVA, Archaeological Complexes In The Context Of In Researches ... 697
POSTER BİLDİRİLERİ Ayşegül TÜRK, Mekân-Yapıt-İzleyici Bağlamında Değişen Sanat İmgesi ... 705
Berna İSTİFOĞLU ORHON, Türk Resim Sanatında Nuri İyem Resimlerinde Portre ... 711
Ezgi GÖKÇE, Can GÖKÇE, Çin Porselenleri Etkisinde İslam Seramiklerinde Geliştirilen Bir Teknik Olarak Işık Geçirgenliği ... 717
Filiz ADIGÜZEL TOPRAK, Benaki Müzesi’nde Bulunan Delâilü’l-Hayrât Yazmalarında Mekke Ve Medine Tasvirleri ... 723
Tutku Dilem ALPASLAN, Türk Grafik Sanatına Kimlik Kazandıran Ustalar –II-Yurdaer Altıntaş ... 729
Servet Senem UĞURLU, Çanakkale Halılarında Kandil Motifi ... 735
Fuad BABAYEV, Postsovet Məkaninda Silahli Münaqişələr Və Realpolitik ... 741
Arzu ZEYNALOVA, Karabağ’in "Behmenli"Halıları ... 747
DEĞERLENDİRME PANELİ ... 751
KONGREDEN GÖRÜNTÜLER ... 765
VIII. ULUSLARARASI TÜRK SANATI, TARİHİ ve FOLKLORU KONGRESİ/SANAT ETKİNLİKLERİ
IX KONGRE ONUR KURULU
Tahir AKYÜREK (Konya Büyükşehir Belediye Başkanı, Türkiye) Prof. Dr. Mustafa ŞAHİN (Selçuk Üniversitesi, Rektör, Türkiye)
KONGRE EŞ BAŞKANLARI
Doç. Dr. Osman KUNDURACI (Selçuk Üniversitesi, Türkiye) Prof. Dr. Bilgehan GÜLTEKİN (Ege Üniversitesi, Türkiye)
KONGRE GENEL SEKRETERİ Ahmet AYTAÇ (Selçuk Üniversitesi, Türkiye)
KONGRE BİLİM KURULU
Prof. Dr. Mahmut ATAY (Selçuk Üniversitesi, Türkiye) Prof. Dr. H. Feriha AKPINARLI (Gazi Üniversitesi, Türkiye)
Prof. Dr. Bilgehan GÜLTEKİN (Ege Üniversitesi, Türkiye) Prof. Dr. Chong Jin OH (Hankuk Üniversitesi, Kore)
Prof. Dr. Salih YILMAZ (Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Türkiye) Prof. Dr. Enrique Alejandro BASABES (Ulusal La Pampa Santa Rosa Üniversitesi, Arjantin)
Prof. Dr. Alev ÇAKMAKOĞLU KURU (Gazi Üniversitesi, Türkiye) Prof. Dr. Georgeta RATA (Banatuli Üniversitesi
Prof. Dr. Yılmaz KOÇ (Selçuk Üniversitesi, Türkiye) Prof. Dr. Qafar JEBIYEV (Ulusal Bilimler Akademisi, Azerbaycan)
Prof. Dr. Zafer ÖZDEN (Ege Üniversitesi, Türkiye) Prof. Dr. Luigi SCRINZI (Miras Temsilcisi, İtalya) Prof. Dr. Yusuf KÜÇÜKDAĞ (Karatay Üniversitesi, Türkiye)
Prof. Dr. Enrico CILIBERTO (Kataniya Üniversitesi, İtalya) Prof. Dr. Ahmet AY (Selçuk Üniversitesi, Türkiye) Prof. Dr. Victor APRYSHCHENKO (Southern Üniversitesi, Rusya)
Prof. Dr. Ahmet ÇAYCI (N. Erbakan Üniversitesi, Türkiye) Prof. Dr. Serghei ZAHARİA(Komrat Devlet Üniversitesi, Moldova)
Prof. Dr. Samoil MALCHESKI (Sosyo Kültürel Antropoloji Enstitüsü, Makedonya) Prof. Dr. Rubin ZEMON (Sosyo Kültürel Antropoloji Enstitüsü, Makedonya)
Prof. Dr. Necati DEMİR (Gazi Üniversitesi, Türkiye) Prof. Dr. Cafer GIYASI (Ulusal Bilimler Akademisi, Azerbaycan)
Prof. Dr. Mustafa TALAS (Ö. Halis Demir Üniversitesi, Türkiye) Prof. Dr. John ZEMKE (Missouri Üniversitesi, ABD) Prof. Dr. Mustafa SEVER (Gazi Üniversitesi, Türkiye) Prof. Dr. Simonetta PONCHIA (Near East Üniversitesi, İtalya)
Prof. Dr. Celal ŞİMŞEK (Pamukkale Üniversitesi, Türkiye) Prof. Dr. Dinara ABBASOVA (Bilimler Akademisi, Polonya)
Prof. Dr. Necmi UYANIK (Selçuk Üniversitesi, Türkiye) Prof. Dr. Elena A. POPRAVKO (Tarih Enstitüsü, Rusya)
VIII. ULUSLARARASI TÜRK SANATI, TARİHİ ve FOLKLORU KONGRESİ/SANAT ETKİNLİKLERİ
X Prof. Dr. Ayed NECUR (Insad Enstitüsü, Tunus)
Prof. Dr. Kleanti ANOVSKA (Marco Çepenkov Folklor Enstitüsü, Makedonya) Prof. Dr. Ekrem CAUSEVİC (Zagrep Üniversitesi, Hırvatistan) Prof. Dr. Battulga TSEND (Ulusal Moğolistan Üniversitesi, Moğolistan)
Prof. Dr. Filiz Nurhan ÖLMEZ (Ahi Evran Üniversitesi, Türkiye) Prof. Dr. Caner ARABACI (N. Erbakan Üniversitesi, Türkiye)
Prof. Dr. Sema ETİKAN (Ahi Evran Üniversitesi, Türkiye)
Prof. Dr. Agaselim AZİZOV (Devlet Mimarlık ve Yapı Üniversitesi, Azerbaycan) Prof. Aysen SOYSALDI (Gazi Üniversitesi, Türkiye)
Prof. Didem ATİS ÖZHEKİM-Sakarya Üniversitesi, Türkiye) Doç. Dr. Osman KUNDURACI (Selçuk Üniversitesi, Türkiye) Doç. Dr. Jesús GIL FUENSANTA (Autonomo Üniversitesi, İspanya)
Doç. Dr. Elif YILDIZ (Ege Üniversitesi, Türkiye) Doç. Dr. Emine KOCA (Gazi Üniversitesi, Türkiye) Doç. Dr. Ahmet DALKIRAN (Selçuk Üniversitesi, Türkiye) Doç. Dr. Kürşat ÖNCÜL (Osman Gazi Üniversitesi, Türkiye)
Doç. Dr. Mehmet TEKOCAK (Selçuk Üniversitesi, Türkiye) Doç. Dr. Violetta POTORENCER (Unisangil Üniversitesi, Kolombiya)
Doç. Dr. Nalan TÜRKMEN (Marmara Üniversitesi, Türkiye) Doç. Dr. Meltem DEMİRCİ KATIRANCI (Gazi Üniversitesi, Türkiye) Doç. Dr. Aktan AGO (Marco Çepenkov Folklor Enstitüsü, Makedonya)
Doç. Dr. İsa ELİRİ (N. Erbakan Üniversitesi, Türkiye) Doç. Dr. Sibel PAŞAOĞLU (Akdeniz Üniversitesi, Türkiye) Doç. Dr. Dilaram HAMREVA (Dil ve Edebiyat Enstitüsü, Özbekistan)
Doç. Dr. Banu Hatice GÜRCÜM (Gazi Üniversitesi, Türkiye) Yrd. Doç. Dr. Yaşar ERDEMİR (Selçuk Üniversitesi, Türkiye) Yrd. Doç. Dr. Hakan KUYUMCU (Selçuk Üniversitesi, Türkiye)
Yrd. Doç. Dr. Ahmet EDİ (Ağrı İ. Çeçen Üniversitesi, Türkiye) Yrd. Doç. Dr. Berrin OKKA (N. Erbakan Üniversitesi, Türkiye) Yrd. Doç. Dr. Feryal SÖYLEMEZOĞLU (Ankara Üniversitesi) Yrd. Doç. Dr. Osman Kubilay GÜL (Cumhuriyet Üniversitesi, Türkiye)
Yrd. Doç Dr. Eda ER (Ege Üniversitesi, Türkiye)
Yrd. Doç. Dr. Nurettin HATUNOĞLU (B. Ecevit Üniversitesi, Türkiye) Yrd. Doç. Dr. Mustafa ÇETİNASLAN (Selçuk Üniversitesi, Türkiye)
Dr. Elmira GYUL (Sanat Enstitüsü, Özbekistan) Dr. Nataliya SHABALINA (South Ural Üniversitesi, Rusya)
Dr. Habiba ALIYEVA (Milli Tarih Müzesi, Azerbaycan) Maruchi YOSHIDA (Ycons, Almanya)
Ahmet AYTAÇ (Selçuk Üniversitesi, Türkiye) Alexey PRONİN (Novosibirsk Devlet Üniversitesi, Rusya) Davidson MACLAREN (İslam Edebiyatı Enstitüsü, İngiltere)
Elizabeta KONESKA (Makedonya Müzesi, Makedonya) Georgi GEORGİEV (Fraunhofer Enstitüsü, Almanya) Irina GUSACH (Senior Staff Scientist Azov Müzesi, Rusya)
Nadia CHEREPAN (Vilnuis Üniversitesi, Litvanya) SERGİ KÜRATÖRLERİ
XI Doç. Dr. Ahmet DALKIRAN (Selçuk Üniversitesi, Türkiye)
SERGİ JÜRİ KURULU
Prof. Dr. Serap YANGIN BUYURGAN (Başkent Üniversitesi, Türkiye) Prof. Dr. Kubra ALIYEVA (Azerbaycan Ulusal Bilimler Akademisi)
Prof. Dr. Hüseyin ELMAS (Selçuk Üniversitesi, Türkiye) Prof. Dr. Tuna DOĞAN (Adnan Menderes Üniversitesi, Türkiye) Prof. Dr. Cazım HADJIMEJLIS (Uluslararası Saraybosna Üniversitesi
Prof. Dr. Özer KANBUROĞLU (İstanbul Aydın Üniversitesi, Türkiye) Prof. Dr. Meliha YILMAZ (Gazi Üniversitesi, Türkiye)
Prof. Dr. Clemens BEUNGKUN SOU (Viyana Uygulamalı Sanatlar Üniversitesi, Avusturya)
Prof. Oya SİPAHİOĞLU (Dokuz Eylül Üniversitesi, Türkiye) Prof. Nana JANASHIA (Tphilisensis Üniversitesi, Gürcistan)
Prof. Nesrin ÖNLÜ (Dokuz Eylül Üniversitesi, Türkiye) Doç. Dr. İlham ENVEROĞLU (Selçuk Üniversitesi, Türkiye)
Doç. Dr. Abaz DIZDAREVIC (Uluslararası Novom Pazaru Üniversitesi, Sırbistan) Doç. Dr. Mehmet ÖZKARTAL (S. Demirel Üniversitesi, Türkiye)
Doç. Dr. Ahmet DALKIRAN (Selçuk Üniversitesi, Türkiye) Doç. Dr. Fatma MOEEN (Jamia Millia İslamia Üniversitesi, Hindistan)
Doç. Dr. Abdulgani ARIKAN (Selçuk Üniversitesi, Türkiye) Doç. Dr. Fatma KOÇ (Gazi Üniversitesi, Türkiye) Doç. Dr. Zuhal ARDA (Selçuk Üniversitesi, Türkiye) Doç. Dr. M. Lütfi HİDAYETOĞLU (Selçuk Üniversitesi, Türkiye)
Doç. Dr. Mutluhan TAŞ (Selçuk Üniversitesi, Türkiye) Doç. Dr. Fatma Nur BAŞARAN (Gazi Üniversitesi, Türkiye)
Doç. Dr. Neslihan KIYAR (Selçuk Üniversitesi, Türkiye) Doç. Dr. Sema TAĞI (Gazi Üniversitesi, Türkiye) Doç. Serkan İLDEN (Kastamonu Üniversitesi, Türkiye) Yrd. Doç. Dr. Emel ERTÜRK (Atılım Üniversitesi, Türkiye) Yrd. Doç. Dr. Dilek OĞUZOĞLU (Nişantaşı Üniversitesi, Türkiye)
Yrd. Doç. Dr. Şerife YILDIZ (Selçuk Üniversitesi, Türkiye) Yrd. Doç. Dr. Hatice ÖZTÜRK TOZUN (Gazi Üniversitesi, Türkiye)
Yrd. Doç. Dr. Gülten KURT (İ. Baysal Üniversitesi, Türkiye) Yrd. Doç. Dr. Mehmet SAĞ (Akdeniz Üniversitesi, Türkiye) Yrd. Doç. Dr. Oğuz YURTTADUR (Selçuk Üniversitesi, Türkiye) Yrd. Doç. Dr. Ayşegül KARAKELLE (M. Kemal Üniversitesi, Türkiye)
Yrd. Doç. Gülnur DURAN (Marmara Üniversitesi, Türkiye) Yrd. Doç. Ruhi KONAK (Kastamonu Üniversitesi, Türkiye)
Yrd. Doç. M. Ali EROĞLU (Akdeniz Üniversitesi, Türkiye) Yrd. Doç. Noyan GÜVEN (Kastamonu Üniversitesi, Türkiye) Yrd. Doç. Esra KAVCI ÖZDEMİR (Dokuz Eylül Üniversitesi, Türkiye)
Yrd. Doç. Mevlüt KAPLANOĞLU (Atatürk Üniversitesi, Türkiye) Dr. Ernesto BORRELLİ (IA-CS, İtalya)
Dr. Mohammet YOUNIS (Fayoum Üniversitesi, Mısır) Dr. Karim MIRZAYE (İslam Sanat Üniversitesi, İran) Dr. Roza SULTANOVA (Kazan Sanat Enstitüsü, Rusya)
Ahmet AYTAÇ (Selçuk Üniversitesi, Türkiye) Dimitri AYOĞLU (Ressam, Moldova)
Alparslan BABAOĞLU (Ebru Sanatçısı, Türkiye)
Victoria MOMEVA-ALTIPARMAKOVSKA (Kültürel Miras, Müzeler ve Galeriler Koruma Enstitüsü, Makedonya)
Halit YABALAK (Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Türkiye) Majda BEGIC JARIC (Sanat Restaratörü, Hırvatistan) Alfiya İLYASOVA (Tataristan Sanatçılar Birliği, Rusya)
KONGRE ve SERGİ DÜZENLEME KURULU Ahmet AYTAÇ (Selçuk Üniversitesi, Türkiye)
Dr. Mücahit Sami KÜÇÜKTIĞLI (Konya Büyükşehir Belediyesi, Türkiye) Doç. Dr. Ahmet DALKIRAN (Selçuk Üniversitesi, Türkiye) Yrd. Doç. Dr. Hakan KUYUMCU (Selçuk Üniversitesi, Türkiye)
Yrd. Doç. Dr. Berrin OKKA (N. Erbakan Üniversitesi, Türkiye) Yrd. Doç. Dr. Mustafa ÇETİNASLAN (Selçuk Üniversitesi, Türkiye)
Hasan YAŞAR (Konya Büyükşehir Belediyesi, Türkiye) Muhammet Ali ORAK (Konya Büyükşehir Belediyesi, Türkiye)
VIII. ULUSLARARASI TÜRK SANATI, TARİHİ ve FOLKLORU KONGRESİ/SANAT ETKİNLİKLERİ
XIII Kongre Genel Sekreteri ve Sergi Küratörü Ahmet AYTAÇ’ın Açılış Konuşması
Sayın Büyükşehir Belediye Başkanım, Sayın Rektörüm,
Sayın Rektör yardımcım, Değerli protokol üyeleri, Saygı değer öğretim üyeleri, Değerli misafirler,
Bu aziz ve necip millet, tarih boyunca mazlumların ve muhacirlerin koruyucusu olmuş bu millet, yaylak kışlak hayatından yerleşik hayata kadar diliyle ananevi gelenek görenekleriyle, dokumasıyla, hattıyla, tezhibiyle, etnografyası, tarihi ve folkloruyla engin bir birikime sahiptir. Bu engin birikimin konuşulacağı kongreye hepiniz hoş geldiniz.
Ulu Sultan Alaeddin Keykubat’ın devletinin adını taşıyan üniversitemizin 42. yılına denk gelen bu kongreyi Rabbim utandırmadı çok sıkışık bir zaman diliminde hazır eyleyebildik. Azerbaycan, Makedonya, İran, Almanya, Rusya, Moldova Gagavuz Özerk Türk Cumhuriyeti, Arnavutluk ve Moğolistan gibi farklı ülkelerden ve de Türkiye’den yaklaşık 180 civarında bilim ve sanat insanı ile kültür, sanat, tarih ve folklor konuşacağız. Orta Asya’yı takiple Anadolu Selçuklu devri medeniyetini ve onu takip eden Osmanlı ile genç Türkiye Cumhuriyeti’ni bir bütün olarak ele aldığımızda ve bütünden detaya doğru baktığımızda çoklu yapıdan tekliye yani vahdete giden yolu görüyoruz. O yüzden Selçuklu medeniyetinin içerisinde yer alan kültürel ve sanatsal yapı Anadolu’da bir Türk-İslam kültürünün başlangıcı ile günümüze yansımaları bakımından çok önemlidir. Ve kadim şehir Konya Selçukludan bu yana bu engin medeniyete ev sahipliği yapmış bir yerleşim yeridir. Görsel güzellik, fonksiyonellik ve işlevle yoğrularak birbirinin ayrılmaz parçası haline gelerek bir eserde tezahür eder ve kendisi başlı başına bir eser olan Konya’mızda bunu görmeniz mümkündür.
Kendi kültürüne sahip çıkmak bir bilinç işidir ve o bilinci, bilgi ile sağlamlaştırabilmek ise bir erdemdir. Konya gerek belediyesi gerek üniversitesi ile bu erdeme fazlasıyla sahip bir şehirdir. Özellikle tarihi eserlerin restorasyonu ve konservasyonu konusunda büyükşehir belediyemizin son yıllarda yaptığı çok güzel çalışmalar var. Kongremiz süresince arta kalan zamanlarda Konya’yı gezdiğinizde bu ifade ettiğim restorasyon ve konservasyon çalışmalarını çok rahatlıkla görebileceksiniz.
Tabi yıllardır gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında süren üniversitemizin bu kongreler serisi, Sayın Rektörümüzün öncülüğünde ve bir amaç doğrultusunda yürütülmektedir. Yurtdışı kongrelerimizin tamamını, bugün üzerinde altmışa yakın ülkenin var olduğu evlad-ı fatihan olan topraklarda gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Çok kısa bir zaman önce yine sayın Rektörümüzün desteğiyle bir evlad-ı fatihan şehri olan Makedonya Ohri’deydik. Orada bir Türk ve Müslüman dostu olan değerli dostumuz Prof. Dr. Rubin ZEMON ile Selçuk üniversitesi olarak bir kongre gerçekleştirdik ve hemen ardından da yine kardeş ülke Azerbaycan’daydık. Bakü’de de bir kongre gerçekleştirdik. Yine Sayın Rektörümüzün öncülüğünde
Allah nasip ederse onuncu ayda da Karay Türklerinin yaşadığı Belarus’ta bir kongre planlıyoruz.
Kongreler zahmetli işlerdir. Tabi zahmetli tarafını biz, değerli katılımcılara elimizden geldiğince yansıtmamaya çalışıyoruz. Zahmetleri üstlenirken de çok kalabalık bir kadromuz yok. Ama elimizden geldiğince gayret ederken çok fazla kadro olmamasına rağmen ama kendi güzel, kalbi güzel çok fazla destekçilerimiz var. Hamdolsun ben bu çalışmaların değerini tarih içerisinde daha da iyi anlaşılacağına inanıyorum. Marifet elbette sizin de bildiğiniz gibi iltifata tabidir ve Rektör hocam ile personeli olan bizler iltifatı da sadece yüce Yaradan’dan görmeye talibiz.
Hepinizin gözleri Prof. Dr. Örcün BARIŞTA hocamı aradığını biliyorum. Maalesef hocamızın rahatsızlığı devam ediyor. O yüzden bu yıl da aramızda değil. Birkaç gün önce beni aradı. Konya’nın değerli Büyükşehir Belediye Başkanı ve Selçuk Üniversitesi’nin kıymetli Rektörüne ve bütün katılımcılara selam, saygı ve sevgilerini gönderdiğini ifade etti. Konya’nın kendisi için çok özel ve önemli bir şehir olduğunu ve bir zamanlar Selçuk Üniversitesi’nin kadrosunda öğretim üyesi olarak çalışmış olmanın kendisi içi çok önemli olduğunu belirterek bütün katılımcılara da başarı dileklerini söyledi. Bu vesile ile buradan onun notunu da sizlerle paylaşmak istedim. Kongrenin paydaşı Ege Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi dekanı aynı zamanda bir Konyalı hemşerimiz bir Beyşehir evladı Prof. Dr. Bilgehan GÜLTEKİN hoca maalesef şuan uçağı kaçırdığı için İstanbul’dan kaldı. Prag’da Büyük Elçimiz ile bir etkinliği vardı. Prag’daki uçağının İstanbul’a geç inmesinden dolayı şuan aramızda değil. İlerleyen saatlerde kendisi de burada olacak.
Ben izninizle hocaların hocası merkezimizin yönetim kurulu üyesi ve bizim yol göstericimiz Yaşar ERDEMİR hocama, Güzel Sanatlar Fakültemizin Dekan yardımcısı şuan başka bir toplantı için şehir dışında olan Doç. Dr. Ahmet DALKIRAN’a, yine merkezimizin yönetim kurulu üyesi Yrd. Doç. Dr. Hakan KUYUMCU’ya ve Merkez Başkanımız Doç. Dr. Osman KUNDURACI’ya ve bu güne kadar yaklaşık yirmiden fazla evlad-ı fatihan olan topraklarda Türk kültürü sanatı adına etkinlik yapmamız için bize imkân sağlayan, bir dünya üniversitesi olan Selçuk Üniversitesi’nin değerli Rektörü Prof. Dr. Mustafa ŞAHİN hocam ile şehrine her anlamda sahip çıkan değerli Büyükşehir Belediye Başkanımız Tahir AKYÜREK’e huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum ve siz değerli katılımcılara Ulu Sultan Alaeddin Keykubat’ın payitahtı, Hz. Pir’in şehri olan Konya’ya bir kez daha hoş geldiniz diyorum. Kongremizin Konya’mıza ülkemize ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini dileyerek hepinizi saygı ile selamlıyorum.
XV Kongre Eş Başkanı Doç. Dr. Osman KUNDURACI’nın Açılış Konuşması
Sayın Büyükşehir Belediye Başkanım, Sayın Rektörüm,
Sayın Rektör yardımcım, Değerli katılımcılar,
Basınımızın kıymetli mensupları ve sevgili öğrenciler,
Konya büyükşehir belediyesi ile 2012 yılında başlatmış olduğumuz bugün sekizincisini gerçekleştireceğimiz Türk Sanatı, Tarihi, Folkloru Kongresi ve Sanat Etkinliklerine hepiniz hoş geldiniz.
Üniversiteler ve belediyeler normalde kendi alanları içerisinde hizmet verirlerken bunların bir başka tarafı daha vardır. Özellikle üniversiteler sadece eğitim öğretim yapan kurumlar olmayıp toplumun aydınlatılmasına katkı sağlayan önemli birer kurumlardır. Belediyelerde aynı bağlamda bakıldığı zaman sadece altyapı ile ilgili fiziksel gelişmelerle ilgili bir kente katkı sağlamanın yanında o şehrin insanlarına bilgi görgü ve eğitim bağlamında aydınlatılması gereken bazı kongrelere, bu tür sosyal projelere destek sağlayan birimlerdir. Bu düşünce ile başlatmış olduğumuz bütün kongreler yapıldıkları yıl içerisinde merkezimiz tarafından hemen hemen hiç atlamadan bir basılı kitap haline getirilerek buda bir kalıcı eser haline dönüştürüldü.
Anadolu coğrafyasının merkezi konumundaki Konya tarih boyunca önemli medeniyetlere beşiklik etmiş bir şehirdir. Çatalhöyük’ten günümüze bu kent her zaman Anadolu coğrafyasının tarihinde önemli bir yer tutar. Özellikle Türk kültürü sanatı tarihi bakımından da ayrıca bir öneme sahiptir yapıları ve günümüze ulaşmış müzedeki farklı küçük buluntularıyla Anadolu Selçuklu devletine payitahtlık yapan Konya şehri bu bağlamda yine bizim için çok önemli bir hale gelmektedir. Konya’da başlatmış olduğumuz bu kongreler vesilesiyle kültür ve sanatımızın daha çok tanıtılması bakımından önemli bir görev üstlendiğimizin de bilincindeyiz. Farklı üniversitelerden olmak üzere yurtdışı ve yurtiçinden çok sayıda katılımcıyla gerçekleştireceğimiz bu sekizinci Türk Kültürü Sanatı Folkloru ve Sanat Etkinlikleri faaliyetlerinin ülkemize milletimize ve kendimize hayırlı olması düşüncesiyle başta bu kongrenin genel sekreterliğini üstlenen Ahmet AYTAÇ’a teşekkür ediyorum.
Ahmet AYTAÇ hoca az önce bahsetmişti. Çok büyük bir kadroya sahip değiliz. Ama sayın Rektörümüzün de destekleriyle bize yeni bir eleman olarak benim doktora öğrencim Nurcan hanım da bize katıldı. Üç kişiyle bu kongreleri gerçekleştirdiğimiz için özellikle Ahmet AYTAÇ hocaya ve Nurcan’a ben huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum. Bunun yanında büyük şehirde başlatmış olduğumuz bu kongrenin en önemli maddi destekçileri diyelim yani bizim yanımızda sürekli destek olan Büyükşehir Belediye Başkanımız Avukat Tahir AKYÜREK Bey ve bizim yurt içinde ve yurt dışında yaptığımız bütün kongrelerde yine maddi manevi yanımızda olan Selçuk Üniversitesi Rektörü Sayın Hocam Prof. Dr. Mustafa ŞAHİN’e ve üniversitemizin bütün akademik ve idari personeline huzurunuzda teşekkür ediyorum. Bir de bizim bu kongremizin sanat etkinliklerinin sergi kısımları var burada da bize en büyük katkıyı Güzel Sanatlar Fakültesi dekan
VIII. ULUSLARARASI TÜRK SANATI, TARİHİ ve FOLKLORU KONGRESİ/SANAT ETKİNLİKLERİ
XVI yardımcısı Doç. Dr. Ahmet DALKIRAN ve öğrencilerine de ayrıca teşekkür ediyorum. Burada belki de yurtiçinden yurtdışından bize eşlik eden bildirileri ile katılımlar sağlayacak olan bütün bilim insanları ve siz öğrencilerimize de hoş geldiniz der, kongremizin hayırlara vesile olması dileğiyle ile saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Teşekkür ederim.
XVII Yabancı Misafirler Adına Prof. Dr. Rubin ZEMON’un Açılış Konuşması (Çeviri)
Değerli misafirler
Rektör ve Rektör yardımcıları,
Yabancı misafirler adına sizleri selamlıyor ve teşekkür ediyorum. 8. Türk Kültürü Sanatı Tarihi Kongresi’ne hoş geldiniz diyorum.
Bu Konferansın Konya gibi bir şehirde düzenlenmesi çok önemlidir. Yani Mevlana’nın da kültürü ve gelenekleri için bir kaynak olduğunu düşünüyorum. Günümüzde gelenek görenekleri ile eski Türk eserleri ve Türk sanatı ile bunların çok önemli etkileri ve katkıları var. Kültürel çalışmalar için bu tarz kongre ve konferanslara çok önemli etkileri var.
Geçen sene ilk kez burada zevkle misafir oldum ve bir sene sonra sadece bu kadar kısa bir süre içinde Konya’da gördüğüm değişiklikler güzel bir şekilde şaşırttı beni. Ve bu gelişimde de yeni bedesten çarşısının restorasyon çalışmasını şahit olmak güzel bir şaşırtıcı bir güzellik oldu. Yine ve günümüzde küreselleşen ve yavaş yavaş bu değerlerini kaybetmekte olduğumuz bu dünyada tıpkı bedesten çarşısının restorasyonunda olduğu gibi bu şekilde bir hareket planlamalıyız.
Kongrelerde gelenek görenekleri korumak açısından bu gibi projeler için Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir AKYÜREK’e teşekkürlerimi sunmak zorundayım. Önce Selçuk Üniversitesi’ne ve yöneticilere teşekkür etmem gerekiyor. Güzel bir örnek oluyor uluslararası alanda akademik İşbirliğini devam ettirebileceğimiz ve geliştirebileceğimiz bir aşama.
Makedonya’da 30’a yakın akademisyen ziyaretçiyi misafir etme şansına sahip olduk bu yıl. Türk sanat eserlerini tanıtımında sergilenmesinde sevgili dostum Sayın Ahmet AYTAÇ’ın bize çok yardımı oldu ve bu sergi çok güzel oldu. Çünkü birçok grup katıldı Makedonya’dan bunlara. Böylece Türk kültürünün ve eserlerinin Makedonya’daki kültüre nasıl etkiler sağladığını sergilemiş olduk. Ve uluslararası etkinliklerin devam etmesi sürdürülmesi gerektiğini düşünüyorum. Özellikle de Avrupa Birliğine giriş aşamasındaki ülkeler için. Ve teşekkürlerimi sunuyorum tekrar başarılar diliyorum. Güzel bir kongre olmasını umuyorum.
VIII. ULUSLARARASI TÜRK SANATI, TARİHİ ve FOLKLORU KONGRESİ/SANAT ETKİNLİKLERİ
XIX Yabancı Misafirler Adına Prof. Dr. Abbas SEYİDOV’un Açılış Konuşması
Sayın Belediye Başkanı, Sayın Rektörüm,
Sayın bilim adamları,
Kongrede toplanan sayın misafirler,
Ben bugün kendimi çok hoş sanıyorum ki sizinle birlikte bu mukaddes mekânda, bu toprakta, bu yerde, bu kongrede, bu çalışmada iştirak ettiğim için. Bu mekân hakikaten çok mukaddes bir mekândır. Burada kent yani şehir medeniyetinin izleri 9 bin yıl önceye ait olan Çatalhöyük gibi daha sonra burada Hititlerin, Friglerin, Bizansların, Selçukların, Osmanlıların, burada tarihleri yaşıyor. Burada bu mekânda artık doğru tarihi 810 yıl olan bir Mevlâna Celaleddin Rumi’nin uyuduğu toprakta sizinle görüşüyoruz. Ona göre de ben kendimi çok hoş sanıyorum sizinle bir arada olmaktan.
Bu Türk İslam dünyasının birliği gibi toplantımıza bundan evvel de ben Selçuklunun vesilesi ile bu kongrelerde artık konulara şahit oldum. Selçuk Üniversiteti’nin öncülüğünde Moğolistan’dan tutmuş, Gagavuzya’ya kadar Makedonya’ya ve de Konya’ya kadar olan Selçuklu Üniversitesi’nin teşkilatçılarıyla olan bir sıra ve qadim dostum Ahmet AYTAÇ muallim ile birlikte kongrelerde iştirak ettim. Her zaman bu kongrelerin yüksek bilim seviyesinde, bilim adamlarının, profesör doktorların neticelerinin katılımı ile geçmesine şahit oldum. Ona göre de bugün yeniden bu topraklarda olmaktan memnunluk duyuyorum.
Biz Azerbaycan ve Türkiye bir millet iki devletiz. Bunu bizim milli liderimiz Haydar Aliyev söylemiş. Hele zamanında Mustafa Kemal Atatürk Azerbaycan’dan ayrılmaz bir parçası olan Nahcivan hem de doğu Anadolu’nun bir parçasıdır. Azerbaycan ile sınır hattı olmak için Mustafa Kemal Atatürk bu adımı atmıştır. Çünkü o söylüyordu ki Azerbaycan’ın kaderi kaderimiz sevinci sevincimiz acısı acımızdır. Bugün bütün Türk İslam dünyasının acısı acımız kaderi kaderimiz sevinci sevincimizdir. Artık bir hafta sonra Bakü’de 4. İslam Hemreylik Oyunları başlayacak bugün Azerbaycan’da bu yıl İslam Hemreliyi Yılı ilan edilmiştir. Artık bunlar bizim hemreyilimizin göstericileridir.
Türkler Tanrı’nın gururlu evlatlarıdır. Ama son olarak bir kelime ile öz çıkışımı bitirmek istiyorum. Yüz yıl önce Azerbaycan’ın ünlü yazarı Celil Mehmet Kulizade, Molla Nasreddin Dergisi’nde böyle bir yazı yazmış. Dün bir Frenk gazetesinde okudum ki dünya üzerinde Müslümanların sayısı 300 milyondan fazladır. İslam Dünyasında Türk dünyasının nüfusu 250 milyondan fazladır. Bizi hakikaten çok büyük güzel mana ki ve bu kongreye toplanan bütün iştirakçılarımızın her birine bu hemreyilikte bu günkü ovamızda müebbetiyet arzuluyorum ve inanıyorum ki bu kongreyi çok yüksek bilim seviyesinde başaracağız. Dikkatiniz için teşekkür ederim.
XXI Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa ŞAHİN’in Açılış Konuşması
Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız, Çok kıymetli Rektör yardımcımız, Çok değerli misafirler,
Değerli katılımcılar,
Öncelikle hepinizi şahsım ve üniversitem adına saygıyla selamlıyorum. Hoş geldiniz. Sefalar getirdiniz. Bu programın sekizincisi bugün icra ediliyor. Bu benim dördüncü katılışım. Hocalarımızla konuştum ikisi yurt dışında, altısı Türkiye’de ve burada icra edilmiş. Türkiye’de icra edilen altı programın dördünde burada bulundum ve gerçekten büyük mutluluk duydum. Bir çizgisi var. Bir hedefi var organizasyonun. Giderek de genişletiyor etki alanını. Bu sene iki organizasyon merkezimiz tarafından yurt dışında dost ülkelerde dost ve kardeş bilim adamlarıyla icra edildi. Üçüncüsü bu sene sonuna doğru inşallah Belarus’ta bir dördüncüsünü icra edeceğiz. Tabi bunları biz önemsiyoruz bir üniversite olarak. Bir üniversite rektörü olarak önceliğimiz olan konulardır. Çünkü kültür toplumu bir arada tutar dünya hayatı sosyal bir hayattır. Asla bireysel yaşanmaz. Toplumla birlikte yaşanır. Birlikte yaşamanın getirdiği bazı ortak değerler vardır. Bunların toplamını da kültür oluşturuyor. Tabi kültür bir milleti bir arada tutarken milletlerarası ilişkinin de yolunu açıyor, birlikteliğini sağlıyor. Ortak değerler milletleri birbirine yaklaştırıyor. Ya da birbirini inceleme ihtiyacı yaklaşma ihtiyacı doğuruyor. Bu yönüyle ele aldığımız zaman üzerinde durulması gereken konulardan birisidir.
Zaman olarak da biraz müsait gözüküyoruz. Onun için izniniz olursa biraz gerilere dönmek istiyorum. Mevlana’ya biraz değinmek istiyorum. İbn-i Haldun’a kadar gitmek istiyorum. Son 300 yıl Batı düşüncesinin dünyaya hâkim olduğu bir dönemdir. Her şeyin endüstrileştiği ve her şeyin metalaştığı bir dönemi yaşıyoruz. Kültür de önemini yitirdi. Kültür eserleri de önemini yitirdi. Çünkü fabrikasyona döndü. Kolayca satılır alınır hale geldi. Ama gerçek kültür mirası değerine paha biçilemeyen eserlerdir. Ve bu kültür mirasının içinde adetler vardır. Gelenekler vardır. Zaman zaman sanat olarak tezahür eder. Şekil bulur. Gözlerimizin önünde sergilenir. İbn-i Haldun sosyal hayatı ilk yorumlayan kayda geçmiş bilim adamlarından birisidir. Ama ilk ve tek demek doğru değildir. Ondan öncesi de vardır. Sonrası da vardır. Bu nedenle sosyal hayatı şöyle tanımlar İbn-i Haldun. Çölde yaşayan bedevilik var. Bedeviler şehirdeki medeni hayata özenirler ve şehirleşmek medenileşmek için zorlarlar. Medeni olan şehirliler de bedevilerle aynı seviyede statüde bulunmamak için kendi statülerini yükseltmek için daha çok çalışırlar. Daha çok üretirler. Buda gelişmeyi sağlar. Yani toplum içindeki rekabet savaşa dönüşmeyen, çatışa dönüşmeyen rekabet gelişmeyi sağlar. Tekamülü sağlar. Aslında medeniyeti besleyen bedeviliktir. Ya da kendi ülkemize döndüğümüz zaman şehirleşmeyi besleyen köylülüktür. Kültürü de bugün için köylülük ve medenileşen toplumlar beslemektedir. Ama son yüzyılda yaşadığımız bu savunma döneminde medeniyet denildiği zaman çok farklı şeyler oluşturuldu. Ulaşım araçlarının gelişmesi, telekomünikasyonun gelişmesi, yaşam konforunun
VIII. ULUSLARARASI TÜRK SANATI, TARİHİ ve FOLKLORU KONGRESİ/SANAT ETKİNLİKLERİ
XXII artması, beton yığma binaların oluşması, çok büyük köprülerin yapılmasını biz medeniyetin neredeyse tamamı gibi gördük. Evet bunlar medeniyetin bir parçasıdır ama her şeyi değildir. Ruhu yoktur. Sanat işin ruhudur. Bir medeniyet tesis edilecekse üç temel sacayağına sahip olmak zorundadır. Bilim olmalıdır, inanç olmalıdır ve sanat olmalıdır. Bilim işin bedenidir. İnanç işin kalbidir. Sanatsa işin elbisesidir. Sanat olmadığı zaman ortada çıplak bir beden kalır. Çokta anlam ifade etmez. İşte bugün için gelişmiş modern çağda teknolojinin ve sanayinin hâkim olduğu devrimizde sanatsız bir medeniyet ortaya çıkmıştır. Kimseyi de mutlu edememektedir. Kimseyi de memnun edememektedir.
Az önce ifade ettiğim gibi sanatın ve kültürün metalaşması endüstrileşmesi ve sanayileşmesi sonucunda birçok şey anlamını yitirmiştir. Kopyalar, replikasyonlar başlamıştır. Bu nedenle işin özü her zaman kişinin emeğini alın terini, yüreğinin gücünü akıttığı olan eserlerde ve sanatta gizlidir. Bu nedenle bu saydığım hususları bir araya topladığımız zaman toplumsal birlikteliği sağlamak toplumlar ve ülkeler arasındaki ilişkileri sürdürmek ve bunlara yol açmak için bu tür kongre ve organizasyonların önemli olduğunu vurgulamıştım. Bunları da birilerinin yapması lazım üniversite olarak bu işin içinde bulunuyor olmamızın gerekçesi budur. Tabi ki burada Büyükşehir Belediye Başkanımıza Ve büyükşehir çalışanlarımıza ve kültür daire başkanımıza çok özel bir teşekkürde bulunmak istiyorum. Üniversitemizin birçok faaliyetleri var ve kısmen onlara da katkıda bulunuyorlar. Ama bu organizasyona başından sonuna kadar sahip çıktılar. Ve eğer biz istikrarla bu süreci sürdürebiliyorsak büyükşehir belediyelerimiz katkıları burada son derece önemlidir. Diğer çalışmalarımızda da çok verimli ve güzel iş birlikleri yapma temennisiyle buradan iletmek istiyorum.
Hazreti Mevlâna 11. yüzyılın 12. yüzyılın son döneminde bu topraklara damgasını vurmuş bir düşünürdür. Bir gönül insanıdır. Aslında felsefeciler tarif ederken bakıyorum bana göre felsefenin en büyük babalarından birisi Hazreti Mevlana’nın olması lazım. Sosyologları incelerken bakıyorum. Mevlâna sosyologların tamamından çok daha derinliğe sahip sosyal yorumlar getirebilen bir kültürel hazineye sahip bir insan. En büyük sosyoloğun Mevlâna olması lazım ama hiç adı geçmiyor. Mevlâna bir gönül insanıdır. Mevlâna yaratıcının yer yüzündeki temsilcisi olan yeryüzündeki gölgesi olan insanı çok iyi okumuş ve çok iyi değerlendirmiştir. İnsanın olumlu yönlerini olumsuz yönlerini iyi analiz etmiştir. Ve bazen de çok küçük bir sözle çok küçük bir cümleyle ortaya koymuştur. Bu vesileyle Mevlâna değerli dostumuzun da ifade ettiği gibi Anadolu kültürünün büyük bir hazinesidir. Büyük bir kaynağıdır ve gürül gürül akıp gidiyor ve beslemeye devam ediyor. Devam da edecek. Sadece bize düşen bu kaynağa yönelmek, bu kaynaktan ihtiyacımız olanı kana kana almak ve içmek.
Burada ifade etmek istediğim önemli hususlardan birisi de şudur. Günümüz dünyasında ciddi sıkıntılar yaşanıyor ve maalesef üçüncü kez konuşmamın içinde vurguluyorum her şeyin ekonomi, her şeyin endüstri, her şeyin sanayi gözüyle görüldüğü bu çağdan coğrafyamıza yönelmiş büyük bir tehlike var. Dünyanın enerji kaynaklarının önemli bir kısmının ülkemizin çevresinde bulunan coğrafyada olması nedeniyle dünyanın hâkim güçleri gözünü buraya dikmiş durumdadırlar. Suriye’de Irak’ta bin yıllık, bin beş yıllık iki bin yıllık eserler yok edildi. Patlatıldı içindeki birçok tarihi eser de ve birçok tarihi tabletler de çalındı ve batıya götürüldü. Bunları da tarih yazacak bir gün. Tarafsız bir tarih bunları da yazacak ve gerçekten tarihin yargıçlığı çok adildir. Doğru bir şekilde insanları yargılayacak gerçek suçluları
XXIII ortaya koyacaktır. Biz burada bilim adamları olarak bilim çevreleri olarak üzerimize düşeni yapmakla mükellefiz. Kültürü ve sanatı geçmişten alarak günümüzde yorumlamak yenilemek ve geleceğe nakletmektir. Çok eski tarihlerden kalan kültür hazinesi olan insanlığın kültürü ortak mirasıdır. İnançla, dinle bunlar taklit edilemez, milletlerle tasnif edilemez. Sadece milletleri tanımak için kültüründen sanatından istifade edebilirsiniz ama ayrıştıramazsınız. Kur’an-ı Kerim’de de Yüce Rabbimiz der ki “biz sizleri şubelere ayırdık ki birbirinizi bilesiniz kabilelere ve şubelere ayırdık ki birbirinizi tanıyasınız diyedir”. Bu ayrıştırma değildir. Bu vesileyle insanlığın ortak mirası olan tüm kültüre sahip çıkmak büyük önem arz ediyor ve Selçuk Üniversitesi Türk El Sanatları Araştırma Merkezi olarak da biz bütün bunlara sahip çıkma arzusundayız.
Bu vesileyle bu tür organizasyonlarda sürekli yanımızda olan çok kıymetli çok değerli dostlarımıza ben teşekkür ediyorum ve bu birlikteliğin uzun yıllar sürmesini arzu ediyorum. Bu vesileyle organizasyonda emeği geçen kongre başkanımıza, kongre genel sekreterimiz Ahmet AYTAÇ’a ve diğer çalışanlara çok teşekkür ediyorum. Büyükşehir Belediye Başkanımıza, büyükşehir çalışanlarına çok teşekkür ediyorum. Buraya gelen bizleri şereflendiren, onurlandıran misafirlerimize çok teşekkür ediyorum. Çok sağ olun var olun. Verimli bir kongre geçmesi arzusuyla hepinizi tekrar sayı ile selamlıyorum.
XXV Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir AKYÜREK’in Açılış Konuşması
Sayın Konuklar
Hepinize hoş geldiniz diyerek sizleri saygı ile selamlıyorum. Emeği geçen tüm arkadaşlarımıza, öğrencilerimize, hocalarımıza, Ahmet AYTAÇ hocamız ve Osman KUNDURACI hocamız başta olmak üzere hepinize teşekkür ediyoruz. Tebrik ediyoruz. Bu kongreler Konya kültürüne de aslında katkı yapmış oluyor. Yeniden değerlendirme fırsatı veriyor bize. Olayları, gidişatı, yapmamız gerekenleri yeniden programlama imkânını veriyor bize. Yeniden bir kendimizi adeta test ediyoruz.
Başbakan yardımcımız ve bilim sanayi teknoloji bakanımız Konya’dalar. Türkiye’ye son yıllarda yapılan en büyük yatırımlardan birisinin açılışını gerçekleştirdik ve program devam ediyor. Yaklaşık 480 milyon avro yani iki milyara yakın bir rakama tekabül eden çok büyük bir uluslararası sermaye yatırımının Konya’mızda açılışını yaptık. Tabi sanayimiz gelişiyor. Şehrimiz büyüyor. Konut sayımız artıyor. İstihdam oranları artıyor. İhracat rakamları artıyor. Bizim görev alma sürecimiz de on üçüncü yılını doldurdu. On üç yılda Konya merkezde tam ikiye katlandı. Nüfus olarak ikiye katlandı. 726 bindi nüfus şu anda 1 milyon 400 bine ulaştı hatta geçti. Suriyelilerle birlikte resmi nüfusun bir milyon 300 gibi gözüktüğüne bakmayın. Bir milyon dört yüz bini geçti. Taşıt sayısı 150 binden 750 bine ulaştı. Orada beş katını aşan bir artış oldu. Fakat bunlar bir gelişmişlik göstergesi. Rakamsal olarak misli gelir artışı, üretim artışı, enerji kullanım miktarlarındaki artış fakat eğer kültürel kalkınma boyutunu bu maddi kalkınma süreçlerine ekleyemezsek yani kültür unsurunu aynı şekilde yükseltemezsek, oluşturamazsak kültür ayağı olmazsa kalkınmanın anlamı olmaz. Kültürel gelişmişliği de sağlarsak o zaman belki zenginleşebilirsiniz.
Bizler aslında büyük bir kültürün kadim bir medeniyetin mirasçısı olan nesilleriz. Şimdi burada bulunan bütün arkadaşlarımız Türkiye dışından gelen on iki ülkeden gelen çok kıymetli misafirlerimiz. Hepsi büyük bir kültür havzasının temsilcileri büyük bir medeniyetin temsilcileri o nedenle aslında bizim hem maddi hem manevi açıdan hem kültürel hem sosyal, ekonomik bütün açılardan kalkınmayı ileriye götürmemiz gerekiyor. Saç ayağının biri eksik olursa eğer, o zaman ayakta kalmak güçleşir.
Bir çalışmayı sürekli olarak yapabilmek ve sürdürebilir bir şekilde yapabilmek kolay değildir. Ben özellikle üniversitemize hocalarımıza Selçuk üniversitemize, Sayın Rektörümüzün, Rektör yardımcımızın desteği olmadan olmaz bu çalışmalar. Kendilerini tebrik ediyorum. Bir geleneği, bir sistemi, bir programı sürekli hale getirmiş oldular. Bütün bu sorumlulukla yeni dönemde daha güçlü bir Konya’yı da meydana getirmeye çalışıyoruz. Gayret gösteriyoruz. Bu çalışmalarda bu vizyon ve hedef doğrultusunda bize katkı yapmış oluyor. Konya ve ülkemizin gücü bu çalışmalar bir başka açıdan oluşturmuş oluyor.
Bu kültürel mirası koruma kavramı ve böyle bir tanıtımda bulunulması bizim için çok anlamlı bu noktada Büyükşehir Belediyesi olarak gerçekten iddialıyız.
VIII. ULUSLARARASI TÜRK SANATI, TARİHİ ve FOLKLORU KONGRESİ/SANAT ETKİNLİKLERİ
XXVI Konya’daki bütün tescilli yapıların restorasyonunu devralıyoruz. Türbeleri, mescitleri, tarihi eserlerin temizliğini bakımını ve onarımını yapmaya çalışıyoruz. Şu ana kadar yenilediğimiz restore ettiğimiz Anıtlar Kurulunun onayı ile tarihi miras dediğimiz sit alanlarındaki toplam yenilediğimiz eser sayısı üç binin üzerindedir. İnşallah bu daha da devam edecektir. Ramazan ayına Sultan Selim Caminin restorasyonunu bitirmeye çalışıyoruz.
Elbette ki bu çalışmalarımız hız kesmeden devam edecektir. Bunun yanı sıra açılıştaki konuşmayı da önemsediğimi ifade etmek istiyorum. Alman bilim adamının ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili yaptığın konuşma önemlidir. Türkiye haklı olduğu b u davanın da takipçisidir.
Sistemli bir hale gelen bu kongreye emek verenleri Başta Osman KUNDURACI ve Ahmet AYTAÇ hocalarımız olmak üzere kutluyorum. Müzemiz çalışanlarına, emek veren herkese teşekkür ediyorum. Ülkemizden ve yurtdışından gelen tüm konuklarımıza tekrar hoş geldiniz diyorum. Kongrenin faydalı olacağı inancıyla hepinizi saygıyla selamlıyorum.
AÇILIŞ OTURUMU Oturum Başkanları:
THE ARMENIAN QUESTION NOWADAYS
Christian Johannes HENRICH* ABSTRACT
Since the Congress of Berlin in 1878, the term “Armenian Question” became commonplace among diplomatic circles, in the popular press and used by European historians. In specific terms, the Armenian question refers to the 40 years of Armenian-Ottoman history in the context of English, French, German, and Russian politics between 1877 and 1917. The term “Armenian Question” is the most neutral term referring to those incidences. From an academically perspective using the term “Armenian Genocide” is a prejudgment of the Turkish nation and the Turkish people. The Republic of Armenia as the primary victim does not open the relevant sections of their archives to academics and researchers. Both, France and Russia, Armenia’s most important allies of their genocide claim are also keeping their relevant documents for reasons of national security under tight wraps (Henrich, 2012:133).
So how comes that the whole world is accepting the events in Eastern Anatolia more than 100 years ago as a genocide but Turkey does not?
To answer this question in more detail, we must examine more closely the states that recognize the genocide. First, not the whole world does recognize the term genocide. There are 197 sovereign states in the world and 23 of them recognized the Armenian genocide claim. There are several different reasons why those parliaments passes an Armenian Genocide Recognition bill. With 23 national parliaments recognizing the genocide of the Armenians, this part of Turkish history is on the agenda of Turkish foreign policy. At this point, I would like to take a more detailed look at the countries, which have chosen the term “genocide” in the Armenian question.
Overview of genocide recognizing states I:
Sate Majority of Christian population Armenian Population History of War with Turks Turkish Guest Workers
Argentina Yes Yes No No
Armenia Yes Yes Yes No
Austria Yes Yes Yes Yes
Belgium Yes Yes No Yes
Bolivia Yes No No No
Canada Yes Yes No No
Chile Yes Yes No No
Cyprus Yes Yes Yes No
France Yes Yes Yes Yes
Germany Yes Yes No Yes
Greece Yes Yes Yes No
Italy Yes Yes Yes No
Lebanon No Yes Yes No
*
Lithuania Yes Yes No No
Poland Yes Yes Yes No
Russia Yes Yes Yes No
Slovakia Yes No Yes No
Sweden Yes Yes No Yes
Switzerland Yes Yes No Yes
The
Netherlands Yes Yes No Yes
Uruguay Yes Yes No No
Vatican Yes No No No
Venezuela Yes No No No
The table shows that all states, with the exception of Lebanon, who recognize the genocide, are mostly Christian. In addition, 83 percent have a significant Armenian minority. Finally, almost half of the states have a warlike past with the Turks. Another point is that six of the 15 European countries have invited Turkish guest workers since the 1960s. This group consisted mainly of non-educated rural population. There was ghetto formation and the creation of a Turkish subculture, which today is met with great incomprehension among parts of the majority population. With all due respect, but the Turkish workers were mostly not good representatives of Turkey. Regardless of the guilt of a failed integration, I conclude that the already negative image of the Turks in Europe is further worsening. The Turkish image in Germany has also been extremely negative since the Middle Ages. The name “Turk” was used as a synonym for cruelty and brutality (Spohn 1993:51-70). Although the negative image of Turks had its origins in prejudices and fear, it influences the attitudes of people even today. On the political level, these actions have a great impact on lives of Muslims in Europe (Henrich 2015:81-86).
Overview of genocide recognizing states II:
State Committed crimes against humanity Recogniz ed as genocide Argentina
Armenia 1877-1917 Murder of Turks and Azeris 1992 Khojaly Massacre No No
Austria 1942-1945 Holocaust Yes
Belgium 1885-1908 Atrocities in the Congo Free State No Bolivia
Canada Genocide of indigenous peoples No Chile
Cyprus 1963-1964 Bloody Christmas No
France 1921-1926 Rif War in Marocco 1954-1962 Algerian Massacre No No Germany 1904-1907 Herero and Nama genocide 1921-1926 Rif War in Marocco
1942-1945 Holocaust
No No Yes
Italy 1928-1932 Concentration camps in Libya 1935-1936 War crimes in Ethiopia No No Lebanon 1982 Sabra and Shatila massacre No Lithuania
Poland 1945-1947 Expulsion of Germans from Poland No Russia 1942-1955 Starvation of German POW Ethnic cleansing in Baltic states No No Slovakia 1945-1946 Expulsion of Germans from Czechoslovakia No Sweden
Switzerland The
Netherlands 1947 Rawagede massacre in Indonesia No Uruguay 1831 Massacre of Salsipuedes (Charrúa genocide) No Vatican Cruises to Palestine Mission in Africa and Latin America No No
Venezuela 1964 Colombian conflict No
This table lists the countries that recognize the Armenian genocide and how they deal with their own cruel history. It is noteworthy that hardly a country classifies its own crimes against minorities, indigenous peoples and neighbours as genocide, but do so in the case of the Armenians in the Ottoman Empire. Why? In his own country, one has full access to the files and knows the circumstances and background of the crimes of the ancestors; in the Armenian case, only the propaganda of the Armenian lobby or the Armenian diaspora is known. Archives in Yerevan, Paris and Moscow are still closed; those in Berlin, London and Istanbul are only used selectively.
Exaggeratedly summarized: Christian countries with a significant Armenian minority and negative historical experiences with Turks morally classify the rebellion of the Armenians as genocide, but this morality is lacking in the processing of their own shame.
In what questionable ways such parliamentary decisions are made, I would like to make clear by two examples:
The Slovak Republic adopted the resolution of the National Council No. 1341 in the 33rd Session of the Third Electoral Period on 30th November 2004, which reads as follows: “The National Council of the Slovak Republic recognizes the Armenian genocide in 1915, in which hundreds of thousands of Armenians living in the Ottoman Empire died and regards this act as a crime against humanity.” The proposal to adopt such a resolution on the genocide was spontaneously introduced by the Christian-Conservative deputy, František Mikloško (KDH party), during the debate on Turkish EU accession. The national conservative Tibor Mikuš (ĽS-HZDS party) then convinced his colleagues in parliament with passages from the novel by Franz Werfel The Forty Days of Musa Dagh and his impressions from his visit to Yerevan. Throughout the debate, the
Muslim victims of Armenian atrocities are not mentioned once. No historian was involved in the decision-making process.
The basis for decision-making of a historical event is therefore not the archives, but novels. Consultants are not historians but politicians.
The Argentine Senate passed resolutions on the genocide of the Armenians on 5th
May 1993, 20th August 2003 and 20th April 2005. The first resolution did not
precede any debate, but one of the reasons was that the European Parliament, the UN Commission on Human Rights and some countries had already recognized the genocide.
The European Parliament even claimed between 1987 and 2005 that the Recognition of the genocide is a precondition for the accession of Turkey in the EU. The European Parliament thus establishes exclusively a condition for Turkey which is not provided in the Copenhagen criteria. This is a double standard, which merely expresses an anti-Turkish attitude.
We should not attach too much importance to parliamentary decisions on scientific questions. On 16th October 1998, the German Bundestag adopted an attack on the Federal Republic of Yugoslavia. This violates both the constitution, and the UN Charter. Although the PDS (former socialist party) and some members of other factions pointed out the violation of the Constitution and international law, the clear majority of the Bundestag declared that it was not an attack war. Among legal scholars, a not-lasting assessment.
Let me conclude by saying that history does not belong to parliamentary debates, but to the universities. In particular, the history of other countries does not belong in the German Bundestag.
It is hypocritical when the German Bundestag passed a biased resolution without scientific substance over the events of 1915 in East Anatolia, and then did not also call the German crimes in Namibia genocide. The same blame also goes to all countries mentioned above, which do not work out their own atrocities but then prevent the necessary Armenian-Turkish reconciliation with such decisions.
REFERENCES
Henrich, Christian Johannes (2012), Die türkische Außenpolitik 2002-2012. Die Türkei zwischen regionalem Hegemonieanspruch und Nullproblempolitik am Beispiel der türkisch-armenischen Beziehungen [The Turkish Foreign Policy 2002-2012. Turkey between regional hegemony claims and zero-problem politics with the example of Turkish-Armenian relations]. Verlag Dr. Kovač, Hamburg, 220 p. Henrich, Alica (2015), Multiculturalism and Religious Tolerance. Politics Concerning Muslims in Slovakia. Verlag Dr. Kovač, Hamburg, 212 p.
Spohn, Margret (1999), Alles getürkt: 500 Jahre (Vor)Urteile der Deutschen über die Türken [Everything falsified: 500 years of prejudice of the Germans over the Turks]. BIS Verlag, Oldenburg, 146 p.
1. OTURUM (1. SESSION)
Oturum Başkanları (Session Moderators): Prof. Kadriye Didem ATİS
9 KAHRAMANMARAŞ GELENEKSEL KADIN TAKILARI
(TRADITIONAL WOMAN JEWELLERY IN KAHRAMANMARAŞ)
Feriha AKPINARLI∗
Gülten KURT∗∗
ABSTARCT
Women have used jewellery made up of various materials from the ancient times onwards in order to meet their needs of decoration and adorn themselves out. Being among the most valuable ethnographic works of cultures, jewellery has been used as the indicators of religious, ceremonial and social status as well as adorning. Jewellery, taking place in different phases of life within the customs and traditions of Turkish culture, has always had value for the purpose of a gift, usage and saving.
The city of Kahramanmaraş, where this kind of tradition and customs are intensively experienced, has also a significant place in our country in terms of jewellery production. Particularly golden jewellery, from the process of production, to the tradition of trousseau, from wedding or engagement gift to special design is given quite more attention by the people living in the region. This interest in jewellery that starts with the birth of girl babies is carried on lifelong depending on the economic status of the families.
With this study, special samples of jewellery peculiar to this region that are produced in a great many atelier in the city of Kahramanmaraş, symbolizing the culture of the region will be presented with some of their technical, composition and usage features in a classification.
Key word; Jewellery, woman, traditional, Kahramanmaraş GİRİŞ
İnsanoğlunun var olduğu günden bu güne doğada bulunan farklı malzemeleri kullanarak takı yaptıkları ve kullandıkları bilinmektedir. Anadolu’da takı kullanımı, avcılık ve toplayıcılık yaşamından yerleşik düzene geçtikleri Neolitik Çağ’a kadar inmektedir. Neolotik Cağ’a ait yerleşim yerlerinde, mezar buluntuları arasında ölülerine armağan olarak bırakılan takılar bulunmuştur (Akpınarlı, Baykasoğlu. 2013:108.)
Bilinen en eski ve en ilkel takılarda, doğal taşlar, deniz kabukları, fildişi, kemik ve hayvan pençleri gibi doğal malzemeler kullanılmıştır. Doğanın güçleri ile sürekli mücadele halinde olan insan çevresindeki bazı nesnelerin güç, sağlamlık veya parlaklık gibi özelliklerinden kimi zaman korku duymuş, kimi zaman da şans ve mutluluğun bunların için de bulunduğuna inanmıştır (Akpınarlı, Baykasoğlu. 2013:108.).
Güzel ve estetik kavramlarıyla birlikte bazı takıların insanların süslenme ihtiyacını karşılamanın yanı sıra dinsel inanışlarına bağlı olarak takanı nazar, sihir ve büyü gibi kötülükten koruma amaçlı olarak da kullanılmışlardır. Takılar, sadece bedeni süsleyen madenler ve taşlar değil, aynı zamanda toplumların duygusunu, beğenisini, estetiğini, sanatını, inancını, üremesini, ailesini, bereketini de için de ∗ Prof. Dr., Gazi Üniversitesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi, Ankara.
barındıran bir davranış dili haline gelmiştir (Altuntaş.2006:30). Öyle ki zenginle fakir, yaşlıyla genç, evliyle bekar, inananla inanmayan, birbirinden sessiz sedasız ayrılmaktadır. Takı daha çok erkeklere değil de kadınlara yakıştırılmıştır (Altuntaş.2006:30). Yaradılışında var olan kıskançlıkla birlikte hem cinslerinden farklı olarak kendini karşı cinse beğendirme kaygısıyla birlikte süslenme ihtiyacını karşılamak amacıyla hep farklı olanı aramaya yönelmiştir.
Kültürlerin en değerli etnografik eserleri içerisinde yer alan takılar, süslenme ihtiyacıyla birlikte dinsel, törensel, toplumsal statünün bir göstergesi olarak da kullanılmıştır. Roma döneminde ilk kez takılmaya başlayan evlilik yüzükleri, yaşanılan topluma göre farklılık göstermektedir. Kimi toplumlarda yüzük parmağına takılırken, kimi toplumlarda kutsal saydığı için işaret parmağına takılmıştır (Altuntaş.2006:30).
Tarihi süreç içerisinde değerli madenlerin keşfedilmesiyle birlikte her dönemde takıya olan ilgi ve tutku giderek artmış süslenmeyle birlikte insanların toplum içerisindeki sosyal konum ve ekonomik durumunu gösteren değerli bir nesne hala da ilgi görmeye devam etmektedir. Türk kültürü gelenek ve görenekleri içerisinde hayatın farklı evrelerinde yer alan takılar, hediye, kullanım ve tasarruf amacıyla her zaman değer görmektedir.
Doğu Akdeniz Bölgemiz de yer alan Kahramanmaraş, gerek coğrafi konumu gerekse jeomorfolojik açıdan bir geçiş kuşağının içerisinde yer almasından dolayı tarih boyunca sürekli farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Dolayısıyla bu zengin kültür birikimi de şehrin yaşam kültürü, beğenileri ve tercihleriyle birlikte, bu gün birçok çeşitliliğe sahip el sanatları ürünlerine de yansımıştır.
El sanatları içerisinde günümüzde önemini yitirmeden devam eden ve yöre ekonomisine büyük katkı sağlayan kuyumculuk mesleği önemli bir yer almaktadır. Türkiye'de altın işleme sektörünün önemli bir kenti olan Kahramanmaraş'ta kuyumcu atölyeleri ve çalışan altın ustaları, geleneksel, estetik ve ekonomik değerde altın takıları sabırla işlemeye ve üretmeye devam etmektedir.
Bu nedenle Kahramanmaraş geleneksel takılarındaki teknik motif ve kullanım özelliklerinin incelenmesi araştırmacının amacını oluşturmaktadır.
Araştırmada tarama yöntemi uygulanmış, Kahramanmaraş kuyumcular derneği ile yapılan görüşme sonucunda 500 kuyumcu esnafının evren olarak alındığını bu evrenden tesadüfi örnekleme yöntemiyle il merkezinde bulunan 25 kuyumcu esnafı ile görüşülerek veriler elde edilmiştir. Altın ile yapılan farklı geleneksel ürünler fotoğraflanmış, özellikleri tespit edilmiştir.
Kahramanmaraş Kadın Takılarının Özellikleri
Kahramanmaraş ilinde altın, gümüş, bakır gibi farklı özelliklere sahip metaller işlenerek çeşitli özellikte takılar yapılmış ve yapılmaktadır. Aynı zamanda gelenek ve göreneğe dayalı takı kullanımı günümüzde de devam etmektedir.
Eskiden yapılan malzemelerle birlikte günümüzde farklı metal ve benzeri kullanarak yeni tasarımlarla geleneksel takılarını zenginleştirilmiştir. İnançlar, dilekler ve değer yargıları takıların ve aksesuarların belirlenmesinde en eski cağlardan bu güne dek rol oynamıştır. İnsanlar bolluğu ve bereketi, sonsuzluğu ve olumsuzluğu, korunmayı ve iyi niyeti hep ellerinin altında, bedenlerinin üzerin de hissetmek istemişlerdir.
Kahramanmaraş’ta kuyumculuk mesleğinin başlangıcının Zülkadiroğlu Beyliğine kadar dayandırıldığı ve Osmanlı döneminde yapılan ürünlerin ve