• Sonuç bulunamadı

Bitsin bu Ermeni yalanı

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Bitsin bu Ermeni yalanı"

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

yalanı

Ermenilerin, Esenboğa’da yarattığı vahşetin hanlı görüntüleri hâlâ hafızalarda. Ve soydaş­ larının yaptıklarını protesto İçin kendini yakan Ermeni yurttaşımız A rtin Penik.

Bitsin bu Ermeni

Ermeniler 24 Nisan'ın 1.5 milyon Ermeni'nin katline yol açan Tehcir Kanunu'nun yıldönümü olduğu iddiasındadırlar ama,

gerçek şu ki, bu tarih, asıl Doğu Anadolu'nun Türk halkı için akıl almaz bir mezalimin anılacağı gündür.

Günümüzde 1915 Ermeni göçü, ısrarla bir “ soykırım ı” gibi sunulm aya çalışılıyor, o günleri yaşamamış çok genç yaştaki b irta kım insanları teröre iten, maksatlı ve zehirli birprogpagandaya malzeme olarak kullanılıyor. Oysa “ Tehcir Kanunu” ile yerlerinden ed ilip öldürülen 1.5 milyon Ermeni id d ia s ın önce ista tistik veriler yalanlıyor Vital C uinet’nin Düyunu Umumiye idaresi’nin siparişi üzerine hazırladığı "L a Turquie d’Asie” da yeralan istatistiklerde, “ Tehcir” öncesi Ermeni nüfusunun OsmanlI topraklarındaki da ğılım ı şöyle verilmekte:

GREGORYEN KATOLİK PROTESTAN TOPLAM

VİLÂYETLER ERMENİLER ERMENİLER ERMENİLER ERMENİLER MÜSLÜMANLAR RUMLAR

Erzurum 120.273 12.022 2.672 134.967 500.782 3.725 Sivas 129.523 10.477 30.433 170.433 839.514 76.068 Trabzon 44.100 2.300 800 47.200 806.700 193.000 Van 79.000 708 290 79.998 241.000 — Bitlis 125.600 3.840 1.950 131.390 254.000 210 Diyarbakır 57.890 10.170 11.069 79.129 328.644 9.440 Elazığ 61.983 1.675 6.060 69.718 505.446 650 Adana 69.300 11.550 16.600 97.450 158.000 46.200 687.669 52.740 69.874 810.285 3.635.086 329.293 Aynı istatistikte, Ermenilerin “ hak” iddiasında bulunm adıklan illere ilişkin olarak da şu rakamlar yer alıyor.

GREGORYEN KATOLİK PROTESTAN TOPLAM

VİLÂYETLER ERMENİLER ERMENİLER ERMENİLER ERMENİLER MÜSLÜMANLAR RUMLAR

Bursa 85.354 3.038 604 88.996 1.296.593 230.711 İzmit 46.308 390 1.937 48.635 12 9.700 40.795 Kastamonu 2.617 30 — 2.647 992.679 21.793 İstanbul 36.560 1.833 350 38.743 139.552 44.164 Ankara 83.063 8.784 2.451 94.298 763.119 34.009 Akd. Adatan 38 — — 38 27.195 293.787 Girit T — — 7 88.487 204.781 Konya 9.700 — 9.700 989.200 73.000 263.647 14.075 5.342 283.064 4.426.525 943.040

Ermeni nüfusu, kıyaslam alı olarak, Suriye, F ilistin , Arabistan ve Ege bölgesi vilâyetlerindeki dağılım ı ise, Vital C uinet’nin kitabındaki istatistikle rde şöyle ye ra lıyo r

GREGORYEN KATOLİK PROTESTAN TOPLAM

VİLÂYETLER ERMENİLER ERMENİLER ERMENİLER ERMENİLER MÜSLÜMANLAR RUMLAR

Halep 20.000 18.000 ___ 38.000 792.449 48.640 Zor 400 — — 400 98.750Musul — — — — 248.380Belgrad 2.200 1.000 100 3.300 789.500 100 Basra 1.500 — 25 1.525 939.650 25 İzmir 14.103 737 265 15.105 1.093.334 208.283 Biga 1.636 — 52 1.688 106.583 16.413 39.839 19.737 442 59.018 4.068.646 273.461

Böylece Fransızların istatistikle rine göre, OsmanlI topraklarında toplam 1 m ilyon 152 bin 367 Ermeni yaşa­ maktaydı.

komisyon, tarafsız tanıklar, Rus kumandanların raporları ve incelemeler sonucu, daha göç ettir­ me olayı başlamadan ve Çar orduları doğu illeri­ mize girdiğinden, Ermeni çetelerince bir milyonu aşkın Müslümanın öldürüldüğünü saptamıştı.(1)

Rus yarbayın tanıklığı

R

IUS yarbayı Twerdekhleboff , Ermenile­ rin Türkiere karşı giriştikleri kırımı ba­ kın nasıl anlatmış: (2)

“ Erzurum'un ileri gelenlerinden Hacı Bekir Efendi’yi kendi evinde, tarlalar­ da çalışan Türk işçilerinin yarısından çoğunu da öldürdüler. Erzincan’da yapılan kırım, Ermeni çetecileri tarafından değil, Ermeni doktorlar ve ordu müteahhitleri tarafından gerçekleştirilmiş­ tir. Silahsız olan Türkleri sığırlar gibi boğazla­ dıktan sonra kazdıkları çukurlara doldurmuşlar, kırımı yöneten Ermeni elebaşı “ yetmiş’ diye bağırıp, ‘daha on kişilik yer var’ deyince, on kişi daha boğazlanmıştır. Erzincan’dan Erzurum'a üşüşen Ermeniler, yolları üzerindeki Müslüman köylerini yakmış, yoket m işlerdir. Ilıca köyünden kaçamayan Türklerin başları baltayla koparılmış, çocuklar bile öldürülmüştü.

“ 7 Şubat 1918’de Erzurum’da büyük kırım baş­ ladı. Karabetof adlı bir başçavuşun öncülüğün­ de, 270 Türk toplanmış, elbiseleri çıkartılarak bir hamama kapatılmış, Ermenilerin cinsel istekleri­ ni giderdikten sonra öldürülmüşlerdir. Ben an­ cak bunlardan yüz tanesini kurtarabildim.

12 Şubat 1918’de, Erzurum istasyonunda Er­ meniler, kendi halinde on Türkü öldürmüşlerdir. Tepeköy’de ise, erkek, kadın, çocuk, hepsi top­ tan öldürülmüş, hamile kadınların karnına süngü takılarak bebekleri dışarı çıkarılmıştır. 26-27 Şu­ bat 1918’de öldürülen Türklerin sayısının 3 bin olduğunu Ermeniler gururla söylemişlerdir...” Rus yarbayı Tvverdekhleboff, tanıklığı sonun­ da, kişisel görüşünü de şöyle açıklıyordu: “ Er­ meni halkının eğitim görmüş tabakaları bu kırımı kesinlikle önleyebilirlerdi, ama çetecilerden da­ ha fazla kırım yaptılar. Tüm sorumluluk onlara aittir...”

(2)

Yüzyılın başında doğu illerim izde Ermeniler, kadın çocuk demeden toplu kıyıma girişm işlerdir. Bugün ise bu tarihî gerçek çarpıtılmak istenmektedir.

Ö

ğünleri gören ve günümüzde de yaşa­yan bir Erzurumlu Türk de olayları şöyle anımsıyor: (3) )

Şehrin kurtuluşundan 15-20 gün ön­ ce, kitle halinde öldürmeye başlamış­ lardı. Mevsim kıştı ve dekovi| hattı ile karayolu kapalıydı. Ermeniler fırsat bilerek ma­ halle muhtarlarından yolları açmak için yardım istediler. Muhtarlar, eli kazma, kürek tutan her­ kesi Ermenilere teslim ettiler. Gidenler geri gel­ miyor, sorulunca, ‘demiryolunda çalışıyorlar’ deniyordu. Oysa bu insanlar, şehrin etrafındaki düşman hendeklerinde, büyük tarlalarda, bina­ larda, .Yanıkdere’de, beşer, onar kişilik kafileler halinde balta ile öldürülüyorlardı. Dedemi de bir tebligat yapacaklarını söyleyerek polis merkezi­ ne çağırdılar.

Dedem gelmeyince biz bir komşu evine sığın­ dık. Sabaha dek uyuyamadık. Şafakla birlikte top, tüfek ve makineli tüfek sesleri duyulmaya başladı. Bu sesler ordumuzun şehri çevrelediğini müjdeliyordu. Bir süre sonra mevzilerini terke- den Ermeni piyadesi mahallemizin sokaklarında göründü. Halk pencere ve damlardan olup biteni izlerken, çekilen Ermeni askerlerinin kendilerine ateş edeceklerini akıllarından geçirmiyordu. Oy­ sa onlar gördükleri kadın, çocuk, yaşlı, her Türke ateş ediyorlardı.

Türk kırımı daha çok Ermenilerin yerleşik bulundukları kilise kapısındaki hanlarda gerçek­ leştirilmişti. Hanların bütün odaları baltalarla öl­ dürülmüş vatandaşlarımızla doluydu. Sonunda ituyumaz hanına geldik. Bu han, Müslüman mahallesi olan Ali Paşa’ya yakın olduğundan bir tek ölü vardı. O da dedemdi. Hanın bir odasında, sırtı duvara dayalı, bacakları karnına çekilmiş, oturur durumdaydı. Yüzü gözü kan içinde, sağ omuzunda da kan izleri vardı. Sol elinin parmak uçları kesilmişti.

Mahallemizde, bir veya iki kurban vermeyen ev yoktu. En acı olan da, günler geçtiği halde ölüle­ rini bulamayan ailelerin ısdırabıydı. Gün geçtik­ çe yeni yeni insan mezbahaları bulunuyor, genellikle yüzleri balta ile parçalanmış olan ce­ setlerin kimliklerini anlamak zorlaşıyordu. Kilise kapısı denen semtte Türkleri işkenceyle öldür­ mek için yapılmış birtakım gereçler bulundu. Ayakta tutulan beş insanın kolları arkadan bağlandıktan sonra, kafaları, üzerinde delikler bulunan tahtaya geçirilerek sabitleştiriliyordu. Sonra, “ A llahınızı çağırın, Muham medinizi çağırın, Enver’i çağırın sizi kurtarsın” çığlıkları ile, baştan başlayarak, kafalar, birer birer ve di­ ğerlerinin gözleri önünde baltalanıyordu...”

Müslüman mezarlarıyla dolu

E

rmeni göçünü bir soykırım olarak ta­nıtıp, yüzyılın başındaki olayları, ma­ sum insanların katline gerekçe yapma­ ya çalışan Ermeni örgütleri bu bahar gününü karartmaya çalışacaklardır. Ancak, bu çabalar da, o talihsiz olayların asıl ya­ ratıcısı bazı devletlerden gördükleri sahte anla­ yış da tarihi gerçeği değiştiremese gerektir. O yıllarda Amerikan heyetinin yaptığı incelemeler de, uluslararası komisyonun bulgularını doğru­ lamıştır: Olaylarda ölenlerin yüzde 85’i Müslü­ man, yüzde 15’i Ermeni’dir.

Gerçekten de, bugün, sözü edilen doğu illeri­ mizde, o günlerden kalma Müslüman mezarları­ nın sayısı, Ermeni mezarlarının sayısının en az üç katıdır.

NURŞEN MAZICI

(1) Esat Uras, Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi Belge Yay. 1976-lst. S.672-673.

(2) Doğan Avcıoğlu, M illî Kurtuluş Tarihî 1974-lst. İst.M at. III. Cilt. s .1141.

(3) Atatürk Üniversitesi, Kuruluşunun XX. Yılı Arma­ ğanı, Ermeniler Hakkında Makaleler-Derlemeler. C ilt.il s. 84-90.

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Yaşamı boyunca bir karşılık bek­ lememiş ki, şimdi beklesinl Ama benim bir hafta boyu beklentim, öfkeye dönüşen beklentim Cevdet Hoca’nın hizmetlerine

İngilizce, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Latince eski ve Yeni Grekçe, Arapça ve Farsçayı ana dili gibi konuşan Cevat Şakir Türkiye’nin ilk tercüme

Çalışmaya konu olan dokuz filmde incelenen şiddet sahneleri genel olarak ele alındığında; şiddet sahnelerine estetik kazandırmak için, devamlılık kurgusunun tercih edildiği,

Kendine has sinema dili ile özgünlük arayışı içerisinde olan Derviş Zaim’in senaryosunu yazıp yapımcılığına ortak olduğu ve yönetmenliğini üstlendiği tüm

Çalışma alanından tek bir lokaliteden (1001 m) ve Kızılağaç orman altı döküntüsünden tespit edilmiştir.. Orchesella balcanica ise sadece Bulgaristan ve

Sinemanın icadı Joseph Plateau‟nun 1832'de fenakistiskop'u icadı ve Lumier KardeĢler‟in bunu kısa sürede geliĢtirmesiyle olmuĢtur. Ġcat edildiğinden beri insanlar

Sivil hayattaki aile toplantıları ve öteki bir araya gelmeler bize çok yabancıydı, bugünkü gibi der­ nekler ve benzeri şeyler de yoktu o za­ manlar..

«Bu yıl burada, gelecek yıl şu­ rada; bu yıl şunlarla, gelecek yıl bun­ larla çalışırız» gibilerden bir tutuma girmemiş; beş yıl küçük Sahne’de on