øBRAHøM GÜLùENÎ’NøN “PENDNÂME”Sø
Alim YILDIZ1
PANDNAMA OF IBRAHIM GULSHANI
In our literature, those works which are written to teach ethichs of Islam, to guide people and to give advice, in general, are called nasihatnama or pandnama. There are Quranic verses, prophetic saying, proverbs and several advices in these writings.
Muslim mystic-poet Ibrahim Gulshani, also, has a work, titled as pandnama. This work has two manuscripts and consists of 196 lines.
Anahtar Kelimeler:
Edebiyat, Mesnevî, Pendnâme, øbrahim Gülúenî
A. TÜRK EDEBøYATINDA NASøHATNÂME (PENDNÂME) TÜRÜ
Dilimizde ö÷üt anlamına gelen Farsça pend kelimesinin Arapça’daki karúılı÷ı nasîha(t)’dır. Bu kelimeler, sonlarına gelen “nâme” ekiyle birlikte genel anlamda øslâmî edebiyatta ahlakî ö÷ütler ihtivâ eden eserlere verilen bir isim haline gelmiútir. Yazılıú amacı insanlara yol göstermek ve ö÷üt vermek olan ve Nasîhatnâme, Pendnâme gibi isimlerle anılan bu eserler, øslâm ahlâkını telkin etmek maksadıyla yazılmıú nasîhatları ihtiva eden eserlerdir. Bilgi vermek gayesi de güden bu eserlerden manzum olanlar, genellikle mesnevî nazım úekliyle yazılmıúlardır. Kasîde ve musammat úeklinde yazılanları oldu÷u gibi mensur olarak yazılanları da bulunmaktadır.
Müslüman milletlerin edebiyatlarında yer alan nasihatnâmelerin temeli, Hz. Lokman’ın o÷luna verdi÷i ö÷ütler2 ile Hz. Peygamber’in: “Din,
nasîhattan ibarettir.”3 hadisine dayanmaktadır. øslâm bilgin ve úâirleri, bu ayetlerin ve bu hadisin önemini göz önünde bulundurarak, nasîhata dâir risâleler, kitaplar, úiir ve hikâyeler, nasîhatnâmeler yazmıúlardır.
Pendnâme adıyla yazılan nasîhatnâmelerde dînî, sosyal ve ahlakî bir takım ö÷ütler verilerek ça÷ın gere÷ine göre hayatın bütün evreleri için hazırlamak ve yetiútirmek esastır. Bundan dolayı pendnâmeler “nazma çekilmiú” âyet, hadis, hikmet, kelâm-ı kibar ve atasözleriyle doludur4.
Türk edebiyatına øran ve Arap edebiyatından geçen nasîhatnâme türü, genelde ahlakîdir. Bunların içinde yalnız dînî nitelikte olanları, ayet ve hadislerden birtakım örnek sözler alınarak yazılanları da vardır5.
Nasihatnâmelerde, insana yaúam sürecinde en do÷ruyu bulmak ve uygulamak yolunda hizmet önemli oldu÷u için, dînimizin ve millî kültürümüzün de÷erleri bir bütünlük içinde verilir. Âyet ve hadisleri atasözleri takip eder. Bu eserler aynı zamanda yazıldıkları çevrenin de içtimâi ve ahlâkî durumu hakkında bilgi veren kaynaklar durumundadır.
Ahlâki ö÷ütler veren eserlerden siyasetnâme adıyla anılan bir di÷er eser türü daha bulunmaktadır6. Bunlar da bir nevi nasihatnâmelerdir. Her iki tür de benzer konuları ihtiva etmesine ra÷men, siyasetnâmeler daha çok devlet yöneticilerine, pendnâmeler ise úahıslara yönelik tavsiyeler içeren eserlerdir. Daha açık bir deyiúle, siyasetnâmeler sultan, vezir vb. gibi yönetici konumundaki kimseler için kaleme alınmasına ra÷men,
_______________________ * CÜ. ølahiyat Fakültesi.
2
Bkz. Lokman Suresi, 31/13-19.
3
Es-Suyûtî, Celâleddîn b. Ebû Bekr, el-Câmi‘u’s-Sa÷îr, Beyrut 1981, I, 262 (Hadis no: 4302); Aclûnî, øsmâil b. Muhammed, Keúfü’l-Hafa, Beyrut 1351, I, 414 (Hadis no: 1324).
4
Cem Dilçin, Örneklerle Türk ùiir Bilgisi, 6. Baskı, Ankara 2000, s. 188.
5
Abdurrahman Güzel, Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı, Ankara, 2000, s. 586.
6
Ahlak kitapları için bkz. Agah Sırrı Levend, “Ümmet Ça÷ında Ahlak Kitaplarımız”, Türk Dili Araútırmaları Yıllı÷ı, Belleten, Ankara 1963, s. 96-97 (Makalenin tamamı 89-115).
pendnâmeler, müellifin o÷lu, müritleri ya da tüm Müslümanlar için kaleme aldı÷ı genel ahlakî tavsiyeleri içeren eserlerdir. Bununla birlikte bahsetti÷imiz bu iki tür bazen birbiri içerisine girmekte ve kesin bir ayrım zorlaúmaktadır7.
øslam tarihinde, genellikle siyasetnâme veya nasihatnâme adı ile bilinen, idareci ve hükümdarların adalet ve øslam’a uygun bir yönetimde bulunmaları bakımından verilen ö÷ütler olarak tanımlanabilen yazıların çok eski bir gelene÷i vardır. Hz. Peygamber zamanında ilk seriyyelere çıkan gurupların reislerine, faaliyetleri sırasındaki tutumları bakımından, Peygamber tarafından yapılan tavsiye ve nasîhatlerin siyer kitaplarına akseden metinleri bu tür ö÷ütlerin öncüleri sayılabilir. Halife Ebû Bekir’in (ö. 634), øran ve Do÷u Roma üzerine yürüyen ordu kumandanlarına, fethedecekleri topraklarda adalet ve insaf ile hareket etmelerini emir ve tavsiye eden sözleri izlemiútir. Hz. Ali’nin Bir Devlet Adamına Emirnamesi adıyla Türkçe’ye çevrilen mektubu da bu türün önemli bir örne÷idir8. Bu gelenek øslamî Arap literatüründe ilk yüksek noktasına, Tâhirîler hânedanı kurucusu Tâhir b. Hüseyin’in (ö. 822), o÷lu Abdullah’a (ö. 845), Elcezîre valili÷ine tayini münasebetiyle yazmıú oldu÷u uzun mektupta ulaúmıútır9.
Do÷ruyu, iyiyi, faydalıyı göstermek için söylenmiú atasözleri baúlangıcından beri edebiyatımızda didaktik unsurların ve ö÷üt verme gelene÷inin en önemli göstergesidir. Kalıplaúmıú úekilleri olan, bazen yarı manzum diyebilece÷imiz atasözlerini, manzum nasîhatnâmelerin ilk örnekleri sayabiliriz. Türk edebiyatında ö÷üt verme amacıyla söz söyleme ve úiir yazma gelene÷i de oldukça eski tarihlere kadar iner. Kutadgu Bilig,
Atabetü’l-Hakâyık gibi eserler ve Ahmet Yesevî’nin (ö. 1166) Divân-ı
Hikmet’i, Ahmet Fakıh’ın Çarh-nâme’si bu gelene÷in devam ettirildi÷i
_______________________
7
Bkz. Necla Pekolcay vd., øslâmî Türk Edebiyatında ùekil ve Nev’îlere Giriú, østanbul, 1994, s. 265-266.
8
Bkz. Hz. Ali’nin Bir Devlet Adamına Emirnamesi,(Trc. Mehmet Akif Ersoy), østanbul 1963.
9
Erdo÷an Merçil, “Sebüktegin’in Pendnâmesi (Tanıtma, Farsça metin ve Türkçe’ye Tercümesi)”, øslâm Tetkikleri Enstitüsü Dergisi, Cild-Volume: VI, Cüz-Parts: 1-2, østanbul, 1975, s. 203 (Makalenin tamamı için bkz. s. 203-233).
eserlerdir. Yunus Emre’nin (ö. 1320) Risâletü’n-Nushiyye isimli mesnevîsi, allegorik bir siyasetnâme olan Kutadgu Bilig’den sonra, Anadolu sahasında Türkçe olarak ve mesnevî úekliyle yazılan, nasihatnâme tarzındaki ilk eserdir10. Yunus Emre’nin bu eseri Kur’an-ı Kerim ve hadislerden çıkarılacak dersleri vermekle kalmaz, aynı zamanda bunları yüksek bir estetik biçimde de sunar11.
Do÷rudan ahlak konusunda olan bu tür eserlerin yazılmasına, sonraki yüzyıllarda da devam edilmiútir. XV. yüzyıl yazarlarından Amasyalı Ali b. Hüseyin’in Tâcü’l-Edeb isimli eseri, XVI. yüzyıl bilginlerinden Kınalızâde Ali’nin Ahlâk-ı Alâî ve XVII. yüzyıl úâiri Nâbî’nin (ö. 1712), o÷lu Ebü’l-Hayr Mehmed’e yazdı÷ı Hayriye-nâme’si12 bu sahanın tanınmıú eserleridir13.
Bu eserler dıúında, kütüphane kayıtlarından görebildi÷imiz kadarıyla, edebiyatımızda pendnâme türünde eser veren úairlerden bazıları úunlardır:
Abdülmecid Sivâsî (ö. 1639)14, Ahmed Diyarbakırlı15, Ahmed Sûzî (ö. 1830)16, Ahmed Zarîfî Baba (ö. 1795)17, Arif (XV. yy.)18, Askerî19, Azmî (ö. 1582)20, Cemâlî (ö. 1524)21, Dede Ömer Rûúenî (ö. 1487)22, Edirneli Nazmî
_______________________
10
Umay Günay-Osman Horata, Yunus Emre Risâletü’n-Nushiyye, Ankara 1994, s. 55.
11
Bkz. Mehmet Arslan, Pendnâme-i Zarîfî, Sivas, 1994, s. 5-6.
12
Eser hakkında bkz. ùâir Nâbî, Hayriyye (haz. øskender Pala), østanbul 1989.
13
Di÷er ahlâkî eserler için bkz. Â. Sırrı Levend, Türk Edebiyatı Tarihi, Ankara 1988, s. 122.
14
Bkz. Süleymaniye Kütüphanesi, Murad Buhari blm., no: 326, vr. 60-64.
15
Bkz. Konya øzzet Koyuno÷lu Kütüphanesi, no: 13662, 116vr.
16
Bkz. Süleymaniye Kütüphanesi, Hacı Mahmud blm., no: 4447, vr. 5-8; Süleymaniye Kütüphanesi, Mihriúah Sultan blm., no: 198, vr. 42-46.
17
Bu eser basılmıútır. Bkz. Mehmet Arslan, Pendnâme-i Zarîfî, Sivas, 1994
18
Bkz. Süleymaniye Ktp. øbrahim Ef. blm. no: 355/1.
19 Bkz. Türkiye Yazmaları Toplu Katalogu, Sü. A. Nihat Tarlan/ 62, vr. 21a-25b. 20
Bkz. Süleymaniye Kütüphanesi, Kasidecizade blm., 722, vr. 107-108,; Manisa øl Halk Kütüphanesi, no: 1504/9, vr. 72-74; TTK Kütüphanesi, no: 277; Süleymaniye Kütüphanesi, M. Arif- M. Murad blm. 19, vr. 40-43.
21
(ö. 1559)23, Emîrî (XVI. yy.)24, Erzurumlu øbrahim Hakkı (ö. 1724)25, Fazlî Efendi26, Gubârî (ö. 1566)27, Güvâhî (ö. 1526’dan sonra), Hamdî Çelebi-Hamdullah Ahmed28, Hasan29, Hüseyin Hamdi b. Hüseyin30, Hızrî (XVI. yy.)31, øsmail Hakkı b. Mustafa (ö. 1725), Kadızâde Mustafa ølmî (ö. 1637)32, Kaygusuz Baba33, Kebîrîzâde Abdurrahman Yüsrî b. Mustafa (ö. 1721)34, Meúâmî (ö. 1585)35, Mürîdî (XIV. yy.)36, Sahaflar ùeyhizâde Mehmed Esad Efendi (ö. 1848)37, Nâim Tameúverî Naimüddin (ö. 1769)38, Nâimî-Halil (1230)39, Nev‘î (1559)40, Refi‘î (yazılıú 1408)41, Seyyid Âzerî
(ö. 1582)42, ùem‘î el-Prizenî43, ùemseddin Sivasî (ö. 1597)44, Vâhidî (ö.
__________________________
22
Bu eser müstakil bir eser olmayıp, Sehî’nin , “mev‘ıza üslûbunda çok hakâyık ve dekâyık ve nice maârif cem‘ edip...” diyerek vasıta beytini verdi÷i terci-i bendidir. Bkz. Mustafa Uzun, “Dede Ömer Rûúenî”, DøA, østanbul 1994, s. 82. Dede Ömer Ruúenî’nin eserleri için ayrıca bkz. Mustafa Uzun, Dede Ömer Rûúenî, Hayatı, Eserleri ve Miskinlik-nâme Mesnevîsi (Edisyon Kritik),østanbul 1982, s. 45-52 (MÜ SBE, Basılmamıú doktora tezi).
23
Eser için bkz. Fatma Öztürk-Nurcivan Kaleú, Manzum Tercüme-i Pend-i Attar (Metin-Muhtevâ-Tahlil), Diploma Çalıúması, øzmir 1997.
24
Bkz. Türk Dil Kurumu Kütüphanesi no: 362.
25
Bkz. østanbul Belediyesi Kütüphanesi, Osman Ergin Yaz. 563, vr. 114a-115a.
26
Bkz. Süleymaniye Kütüphanesi Halet Ef., blm., no: 245, 8 vr.
27
Bkz. Nuruosmaniye Kütüphanesi, no: 4967.
28
Bkz. Süleymaniye Kütüphanesi, Fatih blm., no: 5427.
29
Bkz. Köprülü Kütüphanesi, Ahmed Paúa blm. no: 345, vr. 101-138.
30
Bkz. Süleymaniye Kütüphanesi Reúid Ef., blm., no: 1218, vr. 232-233.
31
Bkz. Süleymaniye Kütüphanesi, Hacı Mahmut Ef. blm., no: 3636.
32
Bkz. øbrahim Hakkı Konyalı Kütüphanesi, no: 49, vr. 16-31.
33
Bkz. Beyazıt Devlet Kütüphanesi, no: 150794/4, vr. 81-114.
34
Bkz. Nuruosmaniye Kütüphanesi, no: 4346, 36 vr.
35 Bkz. Süleymaniye Kütüphanesi, Hüsrev Pa
úa blm., no: 503.
36
Bkz. ø.Ü. Kütüphanesi, TY, no: 7198.
37
Bkz. ø.Ü. Merkez Kütüphanesi, øbnü’l-Emin Kolleksiyonu, no: 529.
38 Bkz. Türkiye Yazmaları Toplu Katalogu, Sü- A. Nihat Tarlan, no: 13, 14 vr. 39
Bkz. Süleymaniye Kütüphanesi, øzmir blm, no: 608, 13vr.
40
Bkz. Süleymaniye Kütüphanesi Esad Ef. Blm. no: 2861, vr. 106-117.
41
Bkz. Millet Kütüphanesi, Manzum, no: 941.
42
1577)45, Veysî – Üveys b. Muhammed el-Alaúehrî (ö. 1628)46, Yetîmî (XV. yy.)47, Zâtî (ö. 1546)48.
Nasihatnâme türündeki eserlerin bir kısmı özel adlara sahipse de, büyük bir ço÷unlu÷u Feridüddin Attar’a ait olarak gösterilen Pendnâme adıyla yazılmıúlardır49. Edebiyatımızda nasihatnâme gelene÷inin, ister Feridüddin Attar, isterse Attar-ı Tûnî veya bu ad ya da mahlası kullanan baúka bir úaire ait olsun, özellikle Pendnâme isimli bu eserin tesiriyle baúladı÷ı söylenebilir. Medreselerde ders kitabı olarak da okutulmuú olan bu eser, Türkçe dıúında Almanca, Fransızca, Latince ve Hintçe’ye de çevrilmiútir. Bu eserin tesiriyle bir çok Türk úairi tarafından pendnâmeler kaleme alınmıútır. Daha sonra bu yolda yazılan eserlere örneklik etmiú olan
Pendnâme’nin pek çok taklidi oldu÷u gibi, tercüme ve úerhleri de oldukça
fazladır. Aynı adla anılan eserlerin bir kısmı söz konusu eserin Türkçe tercümeleri úeklinde olmasına ra÷men, bir kısmı ise tamamen teliftir50.
Pendnâmelerde iúlenen konular ise, Mahmut Kaplan tarafından úu úekilde sıralanmaktadır51.
a. Dînî Tasavvufî konular (øbadetler, Ahirete hazırlık, Hevâ ve hevesi terk etme, Nefis, Allah yolunda çalıúmak, Riyâ, Ucb, øhlâs, Tevbe, ùükür, Zikir, Kazâya rıza, Zühd, Dünyayı terk etme, Uzlet, Aúk ve Adâvet).
__________________________
43
Bkz. TDK Kütüphanesi, no: 69.
44
Bkz. Süleymaniye Kütüphanesi, Kasidecizâde blm., no: 717/3.
45
Bkz. Süleymaniye Kütüphanesi, Hekimo÷lu blm. no: 442, 243vr.
46
Bkz. Nuruosmaniye Kütüphanesi, no: 4363, vr. 24-26.
47
Bkz. Süleymaniye Kütüphanesi, øbrahim Ef. blm., no: 588/1.
48
Bkz. Nuruosmaniye Kütüphanesi, no: 4968, vr. 62-63.
49
M. Nazif ùiúmano÷lu, bu eserin Feridüddin Attar’ın de÷il XV. yüzyılda yaúayan Attar-ı Tûnî veya Attar adlı veya mahlaslı di÷er kiúilerce yazıldı÷ını ifade etmektedir. Bkz. M. Nazifùiúmao÷lu, “Attar Feridüddin”, DøA., østanbul, 1991, IV, 98.
50
Nasihatnâmeler hakkında geniú bilgi için bkz. Mahmut Kaplan, “Divan Edebiyatında Manzum Nasihat-Nâme Yazan ùairler ve Eserleri I”, YÜ. Fen-Edebiyat Fakültesi Sos. Bil. Dergisi, Sayı: III, Van 1992, s. 23-68.
51
Bkz. Mahmut Kaplan, “Manzum Nasihat-Nâmelerde Yer Alan Konular”, SÜ. Türkiyat Araútırmaları Enstitüsü Türkiyat Araútırmaları Dergisi, Sayı: IX, Konya 2001, s. 133-185.
b. Genel Ahlâkla ølgili Konular (Kanaat, Sabır, Tevekkül, Edeb ve haya, Do÷ruluk, Alçakgönüllülük, Çalıúıp kazanmak, Bozgunculuk, Açgözlülük, Yalan, øsraf, Tükenmez arzu, Kıskançlık, Gıybet, Baúkalarını kınama, Öfke, Kin gütmek, Gurur, Akrabalarla iliúkiyi kesme, Baúkalarının rızkına mani olmak, Atalarla övünmek, Hezl ve müzah, Keyif verici maddelerden sakınmak).
c. Sosyal Hayatla ølgili Konular (Konuúma, Evlilik, Çocuk e÷itimi, Adalet, Cömertlik, øyilik etmek, Komúu hakkı, østiúâre etmek, Kötü kiúilerle arkadaúlık etmemek, Davetsiz bir yere gitmemek, Sözünde durmak, Büyük kiúilerin düúmanlı÷ından sakınmak, Rüúvet, Sır saklamak, Dostluk, Ticaret, Düúmanla iyi geçinmek, øzzet, øyi ad bırakmak, Giyim kuúam ve çeúitli davranıúlar, Kefil, vasi, vekil ve mütevelli olmamak, Borç vermek).
d.ølim Konusu (Naklî ilimler, Alet ilimleri). e. Sosyal eleútiri.
B. øBRAHøM GÜLùENÎ’NøN PENDNÂMESø
Edebiyatımızda pendnâme yazan mutasavvıf úairlerden birisi de Halvetiyye tarikatının Gülúeniyye úubesinin kurucusu øbrahim Gülúenî’dir (ö. 1534)52. Diyarbakır’da do÷an øbrahim Gülúenî, gençlik yıllarında ilim tahsili için Tebriz’e gitmiú ve orada ö÷renimini sürdürürken Akkoyunlu devlet ricaliyle tanıúma imkanı bulmuútur. Dede Ömer Rûúenî’nin irúadıyla seyr ü sülûkunu tamamlayan Gülúenî, úeyhi Rûúenî’nin 1487 yılında vefatı üzerine tarikatın baúına geçmiútir. Daha sonra Tebriz’den ayrılarak Kahire’ye yerleúmiú, Kahire’nin Osmanlılar tarafından alınmasından bir süre sonra, bölgedeki úöhreti ve etkin nüfûzundan dolayı østanbul’a ça÷rılarak sorgulanmıú, suçsuz oldu÷u anlaúılarak serbest bırakıldıktan sonra tekrar Kahire’ye dönmüú ve ölümüne kadar da burada yaúamıútır53.
_______________________
52
Hayatı ve eserleri hakkında bkz. Himmet Konur, øbrahim Gülúenî Hayatı, Eserleri, Tarikatı,østanbul 2000.
53
Türkçe, Arapça ve Farsça birer Divan’ı bulunan Gülúenî’nin
Kenzü’l-Cevâhir ve Ma‘nevî isimli iki Farsça eseri ile Tahkîkât-ı Gülúenî ve Pendnâme isimli iki Türkçe eseri daha bulunmaktadır54.
Makalemize konu olan Gülúenî’nin Pendnâme isimli eserinin, iki yazma nüshası bilinmektedir. Bunlardan biri Süleymaniye Kütüphanesi, Hacı Mahmut Efendi Bölümü 1042 numarada kayıtlıdır. Pendnâme-i
Hazret-i Kutbü’l-ÂrHazret-ifîn ve Zübdetü’l-MuhakkHazret-ikîn ve Sultânü’l-Âúıkîn ùeyh øbrahHazret-im Gülúenî Kaddese’llâhu Rûhahü’l-Azîz baúlı÷ını taúıyan harekesiz olarak talik
hattıyla kaleme alınmıú bu risâle 17b-20a varakları arasındadır ve toplam196 beyittir. Nüshada müstensih ismi ve istinsah tarihi de bulunmamaktadır55.
Abdülbaki Gölpınarlı tarafından tanıtılan bu eserin ikinci bir nüshası ise Mevlana Müzesi øhtisas Kütüphanesi 4032 numarada kayıtlı bir mecmua içerisindedir. Baúlı÷ı bulunmayan ve söz konusu mecmuanın 147a varak numarasında yer alan “Ey ‘atâ-pâú u hatâ-pûú-ı kadîm” mısraıyla baúlayan
bir mesnevî56, Gülúenî’nin Pendnâme’si de÷il, farklı bir eserdir. Gülúenî’nin
Pendnâme’si, baú taraftan oldukça eksik olmakla birlikte, 149a’dan itibaren baúlamaktadır. Eser, Süleymaniye nüshasında 19b’de yer alan,
Ey püser sa‘y eyle buyurdıƪudâ
Leyse li’l-insâni illâ mâ se‘â
beytiyle baúlamaktadır. Bu beyit Süleymaniye nüshasında 171. beyite tekabül etti÷inden dolayı, Mevlâna Müzesi’ndeki nüshanın, 170 beyit eksik oldu÷u ortaya çıkmaktadır. Bu nüshada Gülúenî’nin Pendnâmesi’nin son 24 _______________________
54
Himmet Konur, Çobannâme isimli Türkçe bir eseri daha oldu÷unu söylüyorsa da bu eser øbrahim Gülúenî’nin de÷il, úeyhi Dede Ömer Rûúenî’nindir (Bkz. Himmet Konur, a.g.e., s. 177).
55
Bu eserden bizi haberdar eden ve elindeki yazma nüshanın fotokopisini yayınlamamız için bize veren Y. Doç Dr. Himmet Konur Beye teúekkürü bir borç bilirim.
56
Bkz. Abdülbaki Gölpınarlı, Konya Mevlâna Müzesi Yazmalar Katalogu, Ankara 1972, III, 186.
beyti yer almaktadır57. Nesih hatla kaleme alınmıú olan bu nüsha harekelidir. Nüshanın sonunda (vr. 149b) Rasim isminde bir müstensih tarafından yazıldı÷ı anlaúılan
Ey kerƯm ü pür-kerem ey raƩmeti çok Ĩü’l-celƗl Dilerem senden daƫƯ hem mƗh u sƗl
ƪayra yazsun úerrini anuñ Kirâmen Kâtibîn Kim unutmaya du‘âdan bu kitâbuñ kâtibin beyitlerinden sonra,
El-ƫaLjLju bƗƷƯ ve’l-‘ömrü fƗnƯ El-‘abdü ‘ƗsƯ ve’r-Rabbü ‘ƗfƯ Ketebehu’l-faƷƯrü’l-ƩaƷƯr RƗsim
mısralarıyla tamamlanmaktadır. Di÷er yazmada oldu÷u gibi bu yazmanın da istinsah tarihine iliúkin olarak her hangi bir kayıt bulunmamaktadır. øbrahim Gülúenî’nin Divan’ı içerisinde de58 yer almayan Pendnâme’sinin, yaptı÷ımız araútırmalara ra÷men, bu iki nüsha dıúında baúka bir nüshası da úimdilik bilgimiz dahilinde de÷ildir.
_______________________
57
Bir sonraki bölümde metnini verdi÷imiz Pendnâme’de, Süleymaniye nüshası esas alınmıú, Mevlana Müzesi’nde bulunan yazmadaki farklılıklar ise dipnatta varak numarasına göre gösterilmiútir. Karúılaútırmada kullandı÷ımız M kısaltması Mevlana Müzesi nüshasını ifade etmektedir.
58
Pendnâme’de iki ayrı aruz kalıbı kullanılmıútır. Metinde de görülece÷i gibi eser, genel olarak Mefâ‘îlün mefâ‘îlün fe‘ûlün kalıbıyla yazılmasına ra÷men, bazı beyitlerde Fâ‘ilâtün fâ‘ilâtün fâ‘ilün kalıbı da kullanılmıútır59.
Dînî ve ahlâkî ö÷ütlere yer verilen bu eserde yeri geldikçe ayet60 ve hadislerden61 iktibaslar yapılmıú, ayrıca di÷er pendnâmelerde de oldu÷u gibi atasözleri ve deyimler de kullanılmıútır. Eserde yer alan atasözlerinden bazılarıúunlardır:
Ölen ile ölünmez (67)62, Ölünün yüzü so÷uk olur (68), Âúı÷a nasîhat kâr etmez (87), Tatmayan bilmez / Ateú olmayan yerden duman tütmez (94), Gülü seven dikenine katlanır (120), øki karpuz bir koltu÷a sı÷maz (123), Çatal kazık yere batmaz (124) vb.
Gülúenî’nin bu eserinde bulunan deyimler ve bu deyimlerin geçti÷i beyitler de úöyledir:
Âlemi yüzüne [kendine] güldürmek (73), Ayak ba÷ı olmak (101), Yakasını yırtmak (102), Murat okunu niúana erdirmek (115), Menzil almak / Yolda kalmak (119), Cihanı terk etmek (126), Gıybet etmek (130), øncinmek, gam çekmek (131), Yola girmek, yol eri olmak (144), Yerle yeksan olmak / Kötülük edene iyilik etmek (145), Gözüne çöp gibi görünmemek (151), Allah’tan gelene sabretmek / ùikayet etmemek (182) vb.
Dînî ve tasavvufî ö÷ütlerle dolu olan bu eserde, úairin ismi dıúında üç isme daha rastlanmaktadır.øsimlerden biri Hz. Peygambere aittir:
Daƫî farĪ u sünneti eyle edâ
ƶavl-i AƩmed dürür vü emr-i ƪudâ (189)
_______________________ 59 Bkz. 171-183 ve 187-195. beyitler. 60 Bkz. 171, 187. beyitler. 61 Bkz. 60, 121, 128, 129. beyitler. 62
Bir beyitte dünyanın fanili÷i sebebiyle çok uzun bir hayat yaúamıú olan Nuh peygamberden bahsedilmektedir:
Me÷er kim Ğordılar NûƩ-ı nebîden Ki ne gördüñ bu dünyâ-yı denîden (20)
Eserde yer alan di÷er isim, bir mesnevî kahramanı olan Ferhat’dır:
De÷ildür lâle Ljaƥ içre açılmuú Yüre÷i Ʒanı Ferhâd’uñ saçılmuú (8)
ùairin ismi ise 195. beyitte geçmektedir:
Gülúenî bu pend-i ruƩ-efzâya gûú
LJutmaz illâ ol ki var Ĩâtında hûú
Gülúenî, iúaret etti÷imiz insan isimlerinden baúka, yeri geldikçe ifade etti÷i fikirlere de uygun olarak hayvan ve çiçek isimlerine de yer vermektedir. Çiçek olarak sadece lale (5, 8) ve gül (6) ismine yer veren úair, úîr-i nerre (kaplan, 88), örümcek, çekirge, hümâ (105, 125), at (107), pervâne (157, 169), canavar (184) ve hâr (eúek 186) gibi hayvan isimlerini çeúitli beyitlerde kullanmaktadır.
Himmet Konur bu eseri tanıtırken; “Dünyaya karúı tavır almayı iúleyen didaktik bir manzumedir. Aúk ve muhabbet gibi nazarî ve estetik de÷erlerle, iyilik ve çalıúma gibi amelî-etik konular içiçe ve baúarı ile iúlenmiútir. Bu úiirinde genel olarak menfî bakıú açısı hakimdir; nelerin kötü oldu÷u ve yapılmaması gerekti÷inden bahsedilmektedir. Aúk ve melametten bahseden
beyitlerde ise coúkulu ifade tarzı dikkati çekmektedir.” ifadelerini
kullanmaktadır63 ki bu durumu úu beyitlerde açıkça görmek mümkündür:
Yüri zâhid yüri ‘âúıƷlaruz biz LJarîƷ-ı ‘aúƷda Ğâdıklaruz biz
Melâmetle ĞaƷın ƷorƷutma bizi Yolımuzdan yüri ürkütme bizi
NaĞîƩat ‘âúıƷa hiç kâr ider mi Melâmetden ya ‘âúıƷ ‘âr ider mi64
LJutuúuram yanaram söylemezsem Derûnum derdini úerƩ eylemezsem
Yanaram úevƷ ile úâm u seƩer-gâh N’ola ger âh idersem derd ile âh
Baúına gelmeyen bu Ʃâli bilmez Od olan yerde dütün eksik olmaz65
_______________________
63
Bkz. Himmet Konur, a.g.e., s. 177.
64
Bkz. 85-87. beyitler.
65
Eserde; dünyanın geçicili÷i, felek ve zamâneden úikayet, kazâ ve kadere razı olma, mal ve mülk sevgisinin kötülü÷ü, ölüm gerçe÷i ve ölüme hazırlıklı olmanın gere÷i, Allah sevgisi, ehlu’llahla birlikte olmanın gere÷i, dünya ve ahiret dengesinin iyi kurulması, âúık, sûfî ve melâmî meúrep olma, kınayanın kınamasından korkmama, kötülü÷e iyilikle karúılık verme, Allah’ın af, ma÷firet ve ihsanının bol oldu÷u, çalıúmanın gere÷i, iúi ehline sorma, gönül ehli ile sohbet etme, verilen nasihati dinleme, sözünde durma, baúa gelene sabretme, baúkalarının ayıplarını açı÷a vurmama, farz ve sünnetleri yerine getirme, ibadeti cennete girmek ya da cehennemden kurtulmak için de÷il de sadece Allah sevgisi sebebiyle yapma vb. konular yer almaktadır66.
_______________________
66
Bu mesnevînin dînî ve tasavvufî yönü Y. Doç Dr. Himmet Konur tarafından bir makale halinde hazırlanmakta oldu÷undan biz burada sadece bu kısa tanıtım ile eserin metnini vermekle yetinece÷iz.
D. METøN
[Mefâ‘îlün mefâ‘îlün fe‘ûlün]
17b 1CihƗn bir menzil-i ‘ibretdür ey dost MaƷƗm-ı Ʃayret ü Ʃasretdür ey dost
ƶatı ‘ayyƗre vü mekkƗredür bu ƶatı ƥarrƗre vü ƥaddƗredür bu
Kimüñ güldi yüzine bu zamƗne Ki virmedi bahƗrını ƫazƗne
Felek kime yedürdi bir ƷaúıƷ bal Ki Ljasıyla içirmez zehr-i ƷattƗl
5 Ne-deñlü lƗle kim var Ljaƥ içinde ƶamnjsınuñ Ʒomıúdur dƗƥ içinde
Ne gül kim bitdi gülzƗr arasında Deñeseñ her biri ƫƗr arasında
Çemen ki gülúeni zeyn itdi düpdüz Felek bükdi bilüñ urdı yere yüz
De÷ildür lƗle Ljaƥ içre açılmuú Yüre÷i Ʒanı FerhƗd’uñ saçılmuú
ĝaƷın aldanma çerƫuñ gerdiúine Göñül baƥlama anuñ bir iúine
10 Güler gerçi cihƗn ƫalƷuñ yüzine VelƯ topraƷ Ğaçar ƗƩir gözine
øki gün kime yƗr olsa bu ‘Ɨlem Üçünci gün evin gör Ljolu mƗtem
E÷er úƗd olurısa kiúi bir gün Nice günler olur gƗyetde maƩznjn
Saña meyl eyledükce çerƫ-ı ƥaddƗr Sen anıĞanma gerçek ƩƯlesi var
Ki döker dƗne seni avlamaƥa ƪalƗĞ it Ʒuúca cƗnuñ girme aƥa
15 Saña sükker deyü Ğunduƥı semdür VefƗlu Ğanduƥuñ cevr ü sitemdür
Ki ölüm gösterür Ɨb-ı hayƗtı Ki içseñ ƷaLjre bulursun memƗtı
E÷er sulLjƗn iderse seni taƫta Girev eyler tayaƥuñ iki taƩta
SemƗdan geh yüceldür Ʒadrüñ ammƗ Ecel úehbƗzına eydür ki Ʒoma
Bu dünyƗ dnjndur ƥƗyet denƯdür FaƷƯr oldur ki ol bunda ƥanƯdür
20 Me÷er kim Ğordılar NnjƩ NebƯ’den Ki ne gördüñ bu dünyƗ-yı denƯden
Bu deñlü ‘Ɨlem içre ‘ömr sürdüñ Nice bildüñ cihƗnı nice gördüñ
Didi bir evdürür iki Ʒapulu BelƗ vü miƩnet ile içi Ljolu
Birinden girdim ü çıƷdım birinden Anuñ Ʃažž etmedüm hiçbir yerinden
Pes imdi iúbu söz gerçekdür ey dost Nažar eyle Ʒatı gökcekdür ey dost
25 Bunun balı belƗ vü úehdi semdür Zeri pür-zehrdür sƯmi sitemdür
ƶamnj ĨevƷınde bir ƥam oldı müdƥam Vücnjdında ‘adem úƗdƯde mƗtem
ƤınƗsıdur fenƗ dƯnƗrıdur nƗr Sürnjrıdur úürnjr vü mƗlıdur mƗr
DevƗsı derd ü genci renc ü zaƩmet Ki ‘ayúı nƯú olur leĨĨƗtı Ĩillet
Bunuñ her dirhemin vehm bil ey úƗh ĝafƗsını cefƗ vü cƗhını çƗh
30 BaƷarsañ ger fenƗ göziyle taƫta Görürsin kim hemƗn bir Ʒurı taƩta
18a MünƗsib gerçi kim žƗhirde fƗƫir VelƯ Ĩilletdür ol dünyƗ vü Ɨƫir
Ne deñlü olursa artıƷ revƗcuñ Bile artar yanınca iƩtiyƗcuñ
ùu kim aldandı cƗh u ‘izzetiyle Dürüúdi manĞıba biñ ‘izzet ile
Sen anıĞanma kim ƫoú ‘Ɨlemi var HezƗr endiúesi yüz biñ ƥamı var
35 Ne manĞıb kim anuñla ‘izzet artar ƨaƷƯƷatde belƗ vü miƩnet artar
Müderrislik ƥam u derd ü belƗdur ƶaĪƗ ƫod cƗnib-i ƨaƷdan ƷaĪƗdur
Bu sözi Ğanma kim düúine sözdür Kime kim Ʒnjƥ ise baña snjzdur
HevƗ yolında verdüñ ‘ömri bƗde ‘Aceb bu kim daƫƯ ƩırĞuñ ziyƗde
Ölmeden gerçi kim Ljurmaz Ʒaçarsın VelƯ dƗyim aña Ʒarúu koçarsın
40 Seni úol kim cihƗn içre yaratdı Nice yoldaúuñı Ʒara yer’atdı
Kimini kendü elüñle gömersin Aña kin baƥlayup gözin yumarsın
Seni ‘Ɨlemde bƗƷƯ mi Ğanursın Gözüñ aç kim Ğoñunda utanursın
Nice uzun uzun efgƗn idersin ‘Abes her gün nice biñ kƗr idersin
øúüñ hep ƩƯle vü Ɨl eylemekdür ĝalƗƩ emrinde ihmƗl eylemekdür
45 HevƗdan yoƫsa uĞanmaz mısın hiç Ya Ljopraƥ olasın Ğanmaz mısın hiç
E÷erçi aĞluñ ancaƷ bir avuç ƫƗk ƪoú uçarsın hevƗ öñünce bƯ-bƗk
HevƗ yolında Ğu gibi aƷarsın Heves odıyla canuñı yaƷarsın
LJutalım ki seni biñ saƥ olasın Ne ıĞĞı soñra çün topraƥ olasın
Nice bed-‘aƷl ü bƯ-efkƗr imiúsin ĝoñun fikr eylemez bir yƗr imiúsin
50 ƶalursa sende böyle ƫwƗb-ı gaflet
Düúüñdür ravĪa-ı rıÿvƗn-ı cennet
ùular kim cem‘ idüp ĞaƷlaya mƗlin ZehƯ aƩmaƷ ki fikretmez meƗlin
Dün ü gün mülk ü mƗla dürüúürler Biregüler içüñ ƫoú çalıúurlar
Çü her gün zƗduñ olur saña ‘Ɨid De÷il midür anuñ mƗ-zƗdı zƗid
Ecel gelse yatuben zƗr olursın CihƗn u cƗndan bƯ-zƗr olursın
55 Saña ol demde kimse çƗre bulmaz Kiúiye Ğoñ peúƯmƗn ıĞĞı Ʒalmaz
Seni iki gözi gibi sevenler Senüñ üstüñe toz Ʒondırmayanlar
Ölicek gözüñi anlar yumarlar øledüp Ljopraƥa anlar gömerler
ƶazup yeri düzerler saña sini ƶoyarlar Ʃaúre dek içinde seni
Yaƥa üstüñe yaƥmurlar ese yil ƶalasın Ʒara yer içre nice yıl
60 Tenüñ Ljopraƥ içinde ola pƗmƗl EnƯsüñ Ʒalmaya illƗ ki a‘mƗl
Saña ol demde ne Ɨdem ola yƗr Ne kimse ola ƩƗlüñden ƫaberdƗr
‘Amelden özge olmaya ƷarƯnüñ ƪudƗ’dan artuƷ olmaya mu‘Ưnüñ
Evüñde ola ol gün ulu mƗtem øçi ola belƗ vü miƩnet ü ƥam
18b Derilüp cem‘ olalar cümle yƗrƗn Çıƥırup eyleyeler Ɨh u efƥƗn
65 NihƗyet bir nice gün yƗd ideler AñıcaƷ bir iki feryƗd ideler
ĝoñucı aƥlamaƷdan uĞanurlar CihƗna hiç gelmedüñ Ğanurlar
CihƗn içre bu sözden ƩaƷ söz olmaz Ölen ardınca kimse ölmek olmaz
ĝovuƷ olur ölinüñ yüzi ey dil Añulmaz adı illƗ bir iki yıl
CihƗnı sen de ol vaƷtin bilürsin CihƗna gelmedüñ gibi olursın
70 ølƗhƯ bize ol demde mu‘Ưn ol Bizi reddetme yanuñdan ƷarƯn ol
GünahkƗruz egerçi maƥfiret Ʒıl YazuƷlu Ʒullaruñuz merƩamet Ʒıl
Mededsiz Ʒalanuñ sensin penƗhı
Bu hƗl ile bizi öldürme yƗ Rab CihƗn ƫalƷın bize güldürme yƗ Rab
CihƗn içinde ƥƗyet çoƷdur a‘rƗĪ Dükenmez çünki andan eyle i‘rƗĪ
75 ƶo ƥayri göñlüñi AllƗh’a berkit Dil ü cƗndan aña sevgüñi berk it
ƶo bu ƫalƷı yür’ehlu’llƗh ile ol Gider ƥayri hemƗn AllƗh ile ol
Yüri dil ƫƗnesini Ʃalvet eyle ƨaƷ ile anda dƗim ĞoƩbet eyle
CihƗn senden dahƯ döndürmedin yüz Gözüñ aç denƯden el yu vü yum göz
Bu dünyƗdan saña ne ıĞĞı ola Çü mƗni‘dür muƩaƷƷaƷ Ljoƥrı yola
TaĞavvur itme ki yola gidesin Ki dünyƗ-y-ıla ‘uƷbƗ cem‘ idesin
Bu ikisin kiúi cem‘ idemez hiç Bu fikre kör baƫƯl baú idemez pƯç CihƗna geldi nice ‘ƗƷıl-merd Bunuñ cem‘ine yol bulmadılar ferd
ĝanasın bu iki cƗnibdür ey dost Biri meúriƷ biri maƥribdür ey dost
85 Yüri zƗhid yüri ‘ƗúıƷlaruz biz LJarƯƷ-ı ‘aúƷda ĞƗdıklaruz biz
MelƗmetle ĞaƷın ƷorƷutma bizi Yolımuzdan yüri ürkütme bizi
NaĞƯƩat ‘ƗúıƷa hiç kƗr ider mi MelƗmetden ya ‘ƗúıƷ ‘Ɨr ider mi
‘Aceb te’džƯr ider mi ‘ƗúıƷa pend Olur mıúƯr-i nerre riúteye bend
Aña ne fikr ü ne çƗre ne tedbƯr
90 Ne diyem saña ey zƗhid ki ancaƷ Bu ‘aúƷ aƩvƗlüni bilmez her aƩmaƷ
Bizim ‘aƷlumuzı bu ‘aúƷ alıpdur Bizi dƯvƗne öyle ol Ʒılıpdur
LJutuúuram yanaram söylemezsem Dernjnum derdini úerƩ eylemezsem
Yanaram úevƷ ile úƗm u seƩer-gƗh N’ola ger Ɨh idersem derd ile Ɨh
Baúına gelmeyen bu ƩƗli bilmez Od olan yerde dütün eksik olmaz
95 MuƩabbet cƗmını biz çünkim içdük CihƗn u cƗndan ol demde geçdük
Çü biz ol cƗmdan bir ƷaLjre LjatdıƷ ƶamnj varımuzı ol cƗma ĞatdıƷ
Bize ‘aúƷ oldı endƯúe hemƯúe Bize dƯvƗnelikdür kƗr u pƯúe
19a Biz olduƷ bƗde-i ‘aúƷ ile bƯ-hnjú De÷il ‘aƷl ile bizim baúımız ƫoú
100 Ezelden ‘aúƷ ile ƫum-ƫƗneyüz biz Anuñçün ‘aƷl ile bƯgƗneyüz biz
‘AƷıl ƫod ‘aúƷ ile yaƥıdur ey dost Bu yolda ol ayaƫ baƥıdur ey dost
E÷er biñ yıl iderse yaƷasın çƗk Bu sırdan bƯ-ƫaberdür ‘aƷl ü idrƗk
‘AƷıl bir ƷaLjredür nisbet bu baƩre øƩƗLja ide mi ‘ummƗnı ƷaLjre
ùikƗrına bu Ğayduñ bulmaz ol yol Bu ĞaƩrƗda Ʒanatsız Ʒuú durur ol
105 Örümcek Ljuta mı mürƥ-ı hevƗyı Çekirge nice Ğayd ide hümƗyı
Bu yolda ol kiúidür merd-i sƗlik Kim ola her nefes göñlüne mƗlik
Bu yolda ol be-ƥƗyet bƯ-hünerdür Bu sözden ‘akl atı bƯ-ƫaberdür
Bu yolda Ɨlet-i külli göñüldür Burada rnjƩ zƯrƗ ‘aƷl-ı küldür
Bu yolda kim bugün virmezse varın Ne yüz ile varır ol yƗre yarın
110 Bu yolda baña ne ƥam ger ölem ben Ölüm oldur ki andan dnjr olam ben
Bu yolda ölen içün ƥam gerekmez ùehƯd-i ‘aúƷ içün mƗtem gerekmez
Bu yolda kiúi baúa cƗna Ʒalmaz Muƫannedž kiúi bu meydƗna gelmez
Bu yolda fƗn’olur varın virenler Kim anlardur murƗdına irenler
Ne ƥam anlara meydƗn anlaruñdur Bugün ‘Ɨlemde devrƗn anlaruñdur
115 Çü Ʒalmadılar anlar baúa cƗna MurƗd oƷın irürdiler niúƗna
Çü gerçek ƨaƷƷ’a ‘Ɨúık oldı anlar TarƯƷ-ı ƨaƷ’da sƗdık oldı anlar
øki ‘Ɨlemde devlet anlaruñdur ĝafƗ vü ĨevƷ u rƗƩat anlaruñdur
KilƯd-i ‘aúƷ miftƗƩı belƗdur Düúen ‘aúƷa belƗya mübtelƗdur
BelƗya Ğabr idenler menzil alur TaƩammül itmeyenler yolda Ʒalur
120 BelƗsından Ʒaçan ol yƗre irmez Dikenden incinen gülzƗre girmez
Pes imdi meúriƷa ger ‘azm iderseñ Bir adım yir aña Ʒarúu giderseñ
Uzarsın ol Ʒadar maƥribden ey dost Ba‘Ưd olursın ol cƗnibden ey dost
LJutılur Ğanma iki Ʒıbleye yüz Ki bir Ʒoltuƥa Ğıƥmaz iki Ʒarpuz
Göñül iki bölünse iú biter mi Çatal olsa ƷazıƷ yire batar mı
125 Ya bellü bu cihƗnı iƫtiyƗr it Ya var devlet hümƗsını úikƗr it
Ya bellü bu cihƗn eúƥƗlini gör Yaƫud terk it cihƗnı cƗn olagör
CihƗnda gerçi çoƷdur adı Ğnjfi ÇıƷarup cübbeyi terk itdi Ğnjfı
VelƯ sen ‘ƗúıƷ-ı ĞƗdıƷ olagör ƨayƗt isterseñ ölmeden ölegör
Senüñ ƩaƷƷuñda geldi çünki mnjtnj Gel imdi meyyit ol Ʒabl’en-temnjtnj
130 Derilüp seni ƥıybet eyleseler Senüñ’çün nice sözler söyleseler
Sen aña incinüp ƥam çekme aĞlƗ ‘Abedž baúuña alma Ʒurı ƥavƥa
NaĪar Ʒıl gör anı kim söylediler Seni zemm idüp isnƗd eylediler O ƩƗlet vƗƷı‘an var ise sende Pes insƗf eyle hiç incinme sen de
Saña tenbƯh bil anı ƪudƗ’dan Çalıú kim Ʒurtulasın ol belƗdan
135 Vü ger yoƥ ise ƫod devlet de÷il mi Günahlarıña keffƗret de÷il mi
Günahuñ alasıdurƫalƷ-ı ‘Ɨlem ƨaƷƯƷat söz budur AllƗhu a‘lem
19b Bi-Ʃamdi’llƗh muƩabbetdür yolumuz Bize bu yolı gösterdi ulumuz
Bu yolda bil kim ol meydƗn eridür
Öligör cƗnuñı iƩyƗ dilerseñ ƶo nefsi cennet-i me’vƗ dilerseñ
140 ‘AbƗlarñı libƗs idin palƗsı Ki aLjlas giyenüñ çoƷdur belƗsı
Behey miskƯn behey miskƯn beri gel Gözüñ aç ƫidmetüñde olma kƗhil
Neñe gerek senüñ Ljnjl-ı emeller Neñe gerek bu yaramaz ‘ameller
Yüri var iƫtiyƗr it bir maƷƗmı Göze gösterme her giz ƩƗĞ u ‘Ɨmı
CihƗn senden cihƗndan sen berƯ ol Yola gir sen de gerçek yol eri ol
145 Bu ƫalƷ olsun yanuñda cümle yeksƗn øsƗet eyleyene eyle iƩĞƗn
Seni ger itseler Ĩemm ü mesƗvƯ Yanuñda medƩ ile olsun müsƗvƯ
MuƩabbet nnjrı çünkim cƗna geldi Kesüp zünnƗrı nefs ƯmƗna geldi
MuƩabbet her kimüñle kim ola yƗr øki ‘Ɨlemden eyler anı bƯ-zƗr 150 Göñül virmez ol ayruƷ bu cihƗna
Eline gireni atar yabƗna
Anuñ bir nesneye hiç meyli Ʒalmaz ƶamnj ‘Ɨlem gözine çöpce gelmez
øder ƷaLj‘-ı ta‘alluƷ mƗsivƗdan Keser göñlini yƗd u ƗúinƗdan
RıĪƗ-yı ƨaƷ olur ancaƷ murƗdı Ne ƥam te’džƯr ider aña ne úƗdƯ
Anuñ endƯúesi ancaƷ ƨaƷ olur Gice gündüz ƨaƷ’a müstaƥrƗƷ olur
Anuñ fikri hemƗn oldur hemƗn ol
Yanında hep bir olur eyü yavuz Umaruz biz de anlardan olavuz
Ayırma bizi ol pervƗnelerden ƪalƗĞ it bizi bu bƯgƗnelerden
ÜmƯdüm var durur yƗ Rab Ljapuñdan Ki red itmeyesin beni Ʒapuñdan
ƶapuñda gerçi ‘ƗĞƯ Ʒullaruñ çoƷ øçinde bilürem benden beter yoƷ
160 VelƗkin luLjfuña yoƷ Ʃadd ü ƥƗyet Senüñ in‘Ɨmuña yoƷdur nihƗyet
Nice ‘ƗĞƯlere iƩsƗn idersin GedƗyı añsuzın sulLjƗn idersin
Senüñdür iú Ʒalanı hep bahƗne ƶabnjl ü reddüñe yoƫdur niúƗne
ùu kim ‘aúƷuñ úarƗbından ayıƷdur Bu meclisde hemƗn ol bir oyuƷdur
165 IrƗƥ olsun ırƗƥ ol bizden ey cƗn Bizüm n’eyler aramuzda o nƗdƗn
Bu rƗza de÷me kiúi maƩrem olmaz Olur olmaz bizümle hemdem olmaz
LJoludur ƫƗnemüz mestƗnelerle øúimüz yoƷ bizüm bƯgƗnelerle
Bu meclis ehli hep ‘aúƷ erleridür MuƩabbet mülkinüñ serverleridür
Bu bezmüñ lƗyıƷı dƯvƗnelerdür Bu úem‘uñ ‘ƗúıƷı pervƗnelerdür
170 Umaruz ‘ömrimüz olduƷça ey ƨaƷ MuƷƗrin bize anlar ola ancaƷ
Leyse li’l-insƗni illƗ mƗ se‘Ɨ67
Çün sebepdür sa‘y bulmaƥa kemƗl68 ‘ƖƷıbet sa‘y-i cemƯl olur cemƗl
Sa‘y iden bulur sa‘Ɨdet bƯ-gümƗn KƗhil olmaƷdur úeƷƗvetden niúƗn69
20a Sa‘y olur kƗrı hemƯúe ‘ƗƷıluñ ‘Ɩdetidür kƗhil olmaƷ cƗhilüñ
175 Hemdem olma cƗhil-i bƯ-ƥayrete Düúmeyesin tƗ ki çƗh-ı Ʃasrete
Ehl-i diller ĞoƩbetin Ʒılup Ljaleb70 RaƩmet-i ƨaƷƷ’a bu ĞoƩbetdür sebeb
Nefs-i únjma uyma kim gümrehdür ol ‘AƷla uy kim göstere tƗ Ljo÷rı yol71 DƗniú ehline danıú var her iúüñ72 _______________________
67 eyle: it ki // Leyse: Ve en leyse (M 149a). 68
bulmaga: olmaga (M 149a).
69
Bu beyit M’de yer almıyor.
70
ĞoƩbetin kılub Ljaleb: ĞoƩbetini it Ljaleb (M 149a).
71
TƗ ki senüñ dƗƫi ola dƗniúüñ
ƶavlüñe dur itme ‘ahdüñe ƫilƗf RƗst-güftƗr ol sözüñde urma lƗf73
180 Gnjú Ljut her Ʒande olsa Ĩerre pend Meskenetden dem ur olƥıl snjd-mend74
ƨaƷ’dan iriúen belƗya ĞƗbir ol ZƯnhar itme úikƗyet úƗkir ol
Ger görürseñ kimse ‘aybından edžer ƶılma rüsvƗy setr itmekdür hüner75
‘Aybuñı setr itmek isterseñ e÷er Ƥaybetine dil uzatm’odur hüner76
[mefƗ‘Ưlün mefƗ‘Ưlün fe‘njlün]
__________________________
72
ehline danıú var her iúüñ: ehliyle danıú her iúüñ (M 149a).
73
sözüñde: süƫande (M 149a).
74
olsa Ĩerre pend: ola dürr-i pend // olgıl sûd-mend: olma hod-pesend (M 149a).
75
Bu beyit M’de yer almıyor.
76
øtmek isterseñ e÷er: olmak isterseñ senüñ // Ƥaybetine dil uzatm’odur hüner: Dil uzatma ƥaybetine kimsenüñ (M 149a).
ùu kiúi kim bu iúden bƯ-ƫaberdür Ne insƗn ol hemƗn bir cƗnavardur77
185 ùu cƗn kim ‘aúƷ ile maƩrem de÷ildür HemƗn Ğnjretdür ol Ɨdem de÷ildür
ùu ten-perver ki ehl-i dil de÷ildür E÷er ƫar dir isem müúkil de÷ildür
[FƗ‘ilƗtün fƗ‘ilƗtün fƗ‘ilün]
Ƥırre olma ger bulasın ‘izz ü cƗh ùƗkir ol kim daƫƯ artura ølƗh78
‘Ayn-ı ‘izzetdür cihƗnuñ Ĩilleti79 _______________________
77
M nüshasında 184-186. beyitler yer almıyor. Bunların yerine aúa÷ıdaki beyitler bulunuyor. KiĨbi terk it söyleme fuƩú ü fiúƗr
HƯme-i dnjzƗhdan olma zƯnhƗr ƶâni‘ ol ƨaƷ’dan iriúen ni‘mete BƯ-ƷanƗ‘at bigi düúme miƩnete ‘øllet-i ƩıƷd u Ʃasedden haste-cƗn
Olma kim yoƷdur devâsı bƯ-gümƗn (M 149a)
78
Bulasın ‘izz ü cƗh: bulursañ mƗl ü cƗh // ùƗkir ol kim daƫi artura ølƗh: MƗlı mƗr eyle ƩaƷƯƷat cƗhı çƗh (M 149b).
‘øzzeti terk eyle fikr it Ĩilleti
DƗƫi farĪ u sünneti eyle edƗ
ƶavl-i AƩmed dürür ü emr-i ƪudƗ80
190 TƗbi‘-i úer‘ ol LjarƯƷat isteseñ LJoƥrı yol budur LjarƯƷat isteseñ Ger dilerseñ LjƗ‘atüñ ola Ʒabnjl TevbekƗr u ‘ƗƷıbet-endƯúe ol
Tekyelenme LjƗ‘at itseñ bƯ-ƩisƗb FaĪl-ı ƨaƷ’dandur kiúiye fetƩ-i bƗb
Cennet içün LjƗ‘at itme zƯnhƗr ƶılmasun ‘Ɨbid seni endnjh-ı nƗr
Her du‘Ɨda ƨaƷ rıĪƗsın Ʒıl Ljaleb Kim ƫalƗĞ-ı bendeye budur sebeb81
195 GülúenƯ bu pend-i ruƩ-efzƗya gnjú LJutmaz illƗ ol ki var ĨƗtında hnjú
__________________________
79
‘izzetdür cihƗnuñ zilleti: zilletdür cihƗnuñ ‘izzeti (M 149b)
80
AƩmed dürür: peygâmberdür (M 149b).
81
Gerçi ƩaƷ söz acı gelür cƗhile LƯk Ljatludur úekerden ‘ƗƷıle82
_______________________
82