• Sonuç bulunamadı

Hep merhaba diyeceğiz Haldun Hoca'ya

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Hep merhaba diyeceğiz Haldun Hoca'ya"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

t

- T T f i b t r f a

asim üaber Yansıt

K L Ü P Ü R D E R L E M E M E R K E Z İ Tuna Cad. 14/3 Yenişehir — ANKARA

P.K. 1071 Yenişehir — ANKARA T el: 33 7310 — 337311

Kupür No.

Kod No. :

Kupür Tarihi :

H ep m erhaba cayeceğte mm

H oca yu

J L ta . n i....,..-« * / - O • /

■ c ilt, c m /i

(8 - Çumhuriyni - â 4 __Mllljy¿.fc AYŞEGÜL YÜKSEL

Haldun Taner’i yitirmedik... Henüz ya- : yımlanmamış yapıtlarını okuyacağız gelecek - - te. Ortaokul, lise, üniversite düzeyinde bir : dolu öğrenci Taner’in bir öyküsü ya da bir oyunu üstüne yapmakta oldukları ödevleri, tezleri bitirmediler daha.

“ Keşanlı Ali Destanı’’nın yeni yapımı iki i yıldır sürüyor. DTCF’li çocuklar şu anda j “ Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yapanm” ı . | sergiliyorlar. Oyunun öğrenci elinden çıkma sevimli posteri karşımdaki duvarda asılı ve ben (ne raslantı!) öğretmenlik yaşamımda ilk kez Brecht’in “ Üç Kuruşluk Opera’’smı okutuyoırum çocuklara. Taner’in benim ya­ şımda olduğu, benim de öğrencilerimin ya­ şında olduğum yıllarda İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Haldun Hoca’nm okuttuğu gibi tıpkı... Gazetelerde koca ko­ ca ölüm ilanlarının çıkması hiçbir şey değiş­ tirmiyor. Gerçek anlamda yaşamış olanlar ölmez... Haldun Taner soluk alıp verdiği yet­ miş bir yıl boyunca ürettikleriyle insan ol­ manın ve yaşamanın sevincini henüz doğma­ mış kuşaklarla da paylaşacak.

OTUZ BEŞ YIL BOYUNCA

Haldun Taner Cumhuriyet dönemi Türk tiyatrosunun kişiliğini ve yönelişlerini belir­ leyen yazarların başında gelmektedir. Tiyat­ royu kuramsal düzeyde ve uygulama düze­ yinde de çok iyi bilen usta yazar ve tiyatro adamı Taner,bu üstün konumuna, otuz beş yıl boyunca sürekli olarak oyun yazmakla, oyunlarının çoğunun sahneye çıkarılmasına birinci elden katkıda bulunmakla, yazdıkla­ rını en az iki yılda bir seyirci karşısında sı­ namakla, edindiği deneyimi ve birikimi sü­ rekli olarak yeniden değerlendirmekle, tiyat­ ro uğraşına hiç durmaksızın emek vermekle ulaşmıştır. Tiyatromuzda böylesine sürekli olarak gündemde kalabilmiş, yapıtları böy­

lesine tutulmuş, böylesine sık ve UzntFsüreli oynanmış bir başka yazar daha yoktuf.

POLİTİK-TOPLUMSAL TAŞLAMA Taner düşünce ve söz özgürlüğünün geçer­ li olduğu demokrasi ortamının toplumsal- politik yazarıdır. Gerek “ benzetmeci” , ge­ rekse “ göstermeci” türde yazdığı oyunlar­ da “ eleştirel gerçekçi” yaklaşıma bağlı kal­ mıştır. “ Keşanlı Ali Destanı” ile yerli “ mü­ zikli epik” oyunların ve akılcı bir içerikle ge­ leneksel göstermeci biçimlerin kaynaştınldığı bir çağdaş ulüsal tiyatro anlatımının ilk ör­ neğini veren Taner, güncel politik-toplumsal taşlamaya yönelen Kabare Tiyatrosu’nun da ülkemizdeki öncüsüdür.

Haldun Taner’i milyonlarca

okurdan ve seyirciden topladığı

sevgi zengin etmiştir. Tiyatro

adına bildiği, gördüğü her şeyi

okurlarıyla paylaştığı için,

gerçekten okutmuş olsun

olmasın, bir dolu edebiyat ve

tiyatro öğrencisinin *!Haldun

Hoca "sidir, öyle de kalacaktır.

Taner tiyatrosu, kesin gözlemciliğin düş- gücüyle buluştuğu bir duyarlık ortamında bi­ çimlenir. Düşgücü ürünü çarpıcı durumlar üstüne kurulan oyunlar keskin gözlemcilik­ le saptanan gerçeklerin tartışıldığı kurmaca- gerçek bir dünyayı yansıtır.

İNSANCIL VE ELEŞTİREL

Taner tüm yapıtlarında insancıl, ama ala­ bildiğine eleştirel, bıkıp usanmazcasına “ denemeci” bir yazar olarak çıkar karşımı­ za. Taner tiyatrosunun değişmez hedefi olan seyirciyi sarsma ve düşünmeye yöneltme

yo-Uında kullanılan “ araç’.’, oyun malzemesi- ne göre çeşitli düzeylerde kotarılan güldürü- '. dür. Yerine göre kendi deyişiyle, “ beyinde bir gülme” yaratan, gülümseten, güldüren, kahkaha attıran, ama belli bir burukluğu da içeren bu güldürü ortamında hem Taner’in “ insancı” bir yaklaşımı yansır, hem de gül­ dürü ortamının oluşturduğu uzak bakış açı­ sıyla eleştirel yaklaşım sağlanır. Taner, in­ sanı hep toplumsal ayrıntıları içinde göste­ rir sahnede, ancak tiplerinin verdiği toplum­ sal görüntünün gerisinde insan yaradılışının evrensel torunları da yansır.

DÜŞÜNÜRÜN ALAYCI BAKIŞLARI Bir yanda dünyayı ve inşam tersinlemenin uzak bakış açısından izleyen bir düşünürün alaycı bakışları, öte yanda dünyayı ve insa­ nı yaşama sevinciyle kucaklayan şakacı oyuncu bir çocuğun güleç yüzü. Taner tiyat- . rosu bu iki görüntünün iç içe yansımadır...

Haldun Taner başarının verdiği mutlulu­ ğu doyasıya yaşamış bir tiyatro adamıdır. Başarılarının ona büyük bir parasal kazanç sağladığı söylenemez. Taner’i, milyonlarca okurdan ve seyirciden topladığı toplayaca­ ğı sevgi zengin etmiştir. Tiyatro adına bildi ği, gördüğü herşeyi okurlarıyla paylaştığı! için, gerçekten okutmuş olsun olmasın, bir dolu edebiyat ve tiyatro öğrencisinin “ Hal­ dun Hoca” sıdır, öyle de kalacaktır.

Haldun Hoca’nm çevresindeki herkese dostça ilettiği sıcak gülüşünü, incelikli söz­ lerini ve davranışlarını özleyeceğiz-, ama bu­ gün olduğu gibi sanat ve kültür yaşamımı­ zın gelecekteki aşamalarında da hep “ mer­ haba” diyeceğiz ona.

Merhaba hocam, biliyor musunuz, benim ODTÜ’ndeki öğrencilerim de “ müthiş” tat alıyorlar “ Üç Kuruşluk Opera” mn şarkıla­ rından. Ve ben, onların parlayan bakışları­ na her gözüm takıldığında yürekten bir se­ lam yolluyorum size...

Referanslar

Benzer Belgeler

Impressionnabilité suraiguë, besoin presque dou­ loureux d’affections uniques, attirance vers les simples qu’explique probablement l’instinctive élec­ tion des

Rus filosunu arayınız ve nerede bulursanız, savaş ilan etmeksizin hücum ediniz." Cemal Paşa’nın verdiği emir ise şöyledir: "Donanmamızın Birinci

Eğiklik 45 derece olsaydı 66°33’ olan kutup daireleri Ekvator’a yaklaşık 21,5 derece daha yaklaşırdı.. Güneş ışınlarının dik geleceği aralık da geniş- leyeceği

Bu, sa­ dece, geçmişe intikal eden itibarî bir zaman bölümünün hatırasına karşı değil, onunla beraber bizden uzaklaşan bir ömür devre­ sine, daha doğru

Ilki 8.000 nüfuslu oldu~unu söyledi~i Antalya'da Türkler nüfusun 2 / 3 olup kalan~~ te~kil eden Rumlar, sadece Türkçe bilirlerdi; ikincisi bugünün büyük ~ehri (198o

*\oğac!İar Camii Büyük ve nükteci Türk şairi Revani’nin camii ile Payzen Yusuf Paşanın Türbesi 30 metrelik cadde geçecek diye yıktırılmıştı.. Sonra

Yavuz; Selim, oğlu Süleymana gazap edip “öldürülmesi için Bostancı- başıya teslim etmiş, Bostancı- başı devletin hayrını isteyen bir adam olduğundan

arşivim bir günde yandı.» Bazan dalan, bazan dolan, bazan parlayan gözlerle acısı­ nı ve anılarını anlatan ressam Salih Acar’ın evinden, üzüntü­ sünü