• Sonuç bulunamadı

Ermeni Tasarısı'nın perde arkası:'Türkiye Ermenilerle diyaloğa girmeli...'

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Ermeni Tasarısı'nın perde arkası:'Türkiye Ermenilerle diyaloğa girmeli...'"

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

1 Kasım 1989 Çarşamba (

5)

Başlarken

C

UMHURİYETÇİ Parti senatörü Robert

Dole tarafından ABD Kongresi'ne

getirilen Ermeni Tasans'nın, Senato Adalet Komisyonu'nda kabul edilmesi, T(irk

kamuoyunda haklı tepkilere yol açtı. Bu tasan, evvelkilerden farklı olarak birkaç

Kongre üyesinin girişimiyle ortaya sürülmüş değil; düpedüz. Cumhuriyetçi Parti'nin politikası görünümüne girdi. Dolayısıyla, konunun değişik açılardan ele alınması ve değerlendirilmesi gerekiyor. 24 Nisan gününün, 1915'te Türkler tarafından katledildiği iddia edilen “Ermenileri Anma Günü” olarak ilan edilmesini öneren tasarının sahibi Senatör Dole ABD

Senatosu azınlık lideri...

Seçim bölgesi de Ermenilerin çoğunlukta olduğu bir yer değil. Dolayısıyla, genellikle

Türkiye lehinde oy kullanan Dole'ün, Ermeni lobisinin sözcülüğünü yapması için bir sebep yok. O zaman. Ermeni Tasansı gündeme getirilirken, bû işi niçin her zamanki gibi Demokratlar değil de,

Senatör Dole yüklendi? Senatör Dole'ün

arkasında kim var? Başkan Bush,

sonunda, seçim kampanyası sırasında

Ermenilere vaatlerini tutmaya mı karar verdi? Bu dizide, bu kritik soruların cevaplarını bulacaksınız.

Bush'un rakibi idi

C um huriyetçi P a rti'n in önde gelen siyasetçilerinden R obert "B ob" Dole, 1988 Başkanlık Seçim leri'nde. ilk etapta Ceorge Bush' un ra k ib i id i. P a rti iç i a ğ ırlık hesapları gereği, yarışta n çe kild i.T a ra ftarla n , "B ob" Dole ile b irlik te selam layan eşi Elizabeth ise Reagan dönem inde 1 9 8 3 -1 9 8 7 ta rih le ri arasında Çalışma Bakanlığı ya p tığ ı halde, Bush tarafından da aynı göreve tayin e d ild i...

• A m erikan Senatosu’nun azınlık M eri Robert Dole,

Kongre’de 1984’ten beri Türkiye aleyhinde oy

’ kullanmam ış... Cum huriyetçi Senatör, bu yıl, Erm eni

Tasarısı’m sunduğu zam an, akla gelen ilk sebep, II.

Dünya Savaşı’nda ağır şekilde yaralandığında, Dole’

ü n hayatını b ir Erm eni doktorun kurtarm asıydı...

• “Bob” Dole’ün, Sovyet Erm enistanı’ndaki korkunç

zelzeleden aylar sonra Erivan’a gidişi, bazı soru işaretleri

yarattı. Ziyaretin resm î sebebi, felaketzedelere destek ve

ABD’nin Sovyet Erm enistam ’na ne gibi yardım lar

yapabileceğini yerinde incelemekti. Ancak Dole, Ermeni

Katolikosu’na Başkan Bush’un da m esajını götürmüştü...

1500,000

ARMENIANS

MASSACRED

in

1915

fK »

m

m .

m

€ t.

V

Türkiye, muhakeme edilsin!

H e r y ılın 2 4 N isan'ında. New York caddelerinde g ö s te ri düzenlem eyi gelenek haline g e tire n A B D 'Iİ Erm en ile rd e n b ir g ru p ... E lle rin d e ki p a n kartla rda . "1915’te 1.5 m ilyo n E rm eni k a tle d ild i'' ve “ T ürkiye m uhakem e e d ils in " ib a re le ri okunuyor...

1988 günü öğle yemeğinde bir OBERT Dole...

Kim dir bu adam? ABD Se­ natosu azınlık lideri. Cumhuri­ yetçi Partiden Kansas Senatörü... Dole’ün seçim bölgesi,' Ermenilerin kalabalık olduğu eyaletlerden değildir. Bu bakımdan, seçim endişesi ile Ermeni lobisinin sözcülüğünü yapmak zorun­ lusunu duyması için görü­ nürde hiçbir sebep yoktur.

Senatör Dole. 1974 yılında Türkiye’ye silah ambargosu kararı alınırken oylamaya katılmamış, 1975’te bu ambar­ gonun hafifletilmesi yönünde oy kullanmıştı.

DOLE YARDIMIN KESİLMESİNE KARŞIYDI

D

AHA sonra, 1978 yılın­ da, ambargonun kaldı­ rılması oylanırken, oyu Türkiye aleyhindeydi. 1982 - 84 yılları arasında görev ya­ pan 98'inci Kongre’ye su­ nulan iki Ermeni Tasarısı’ na da imza atmakla beraber, 1984’te seçilen 99’uncu Kong- re'ye getirilen Ermeni tasarı­ larına katılmamış, ayrıca gene 1984’te, Türkiye'ye ya­ pılan güvenlik yardımlarının k ısıtla n m ası yönündeki Pressler / Biden teklifine de aleyhte oy vermişti.

Bu tarihten itibaren. Se­ natör Dole’ün Türkiye aley­ hinde bir oylamaya katılma­ dığı bilinmektedir. 1989 baha­ rında, Ermeni Tasarısı’nın Kongre’ye getirilmesi aktüa- lite kazandığında, Senatör Dole, bu teşebbüsün de için­ de görünmüyordu.

HAYATINI ERMENİ DOKTOR KURTARDI

S

ENATÖRÜN I l ’nci Dünya Savaşı’nda ağır şekilde yaralandığı ve bir Ermeni doktor tarafın dan hayatının kurtarıldığı, bu sebeple Errrenilere karşı sempatisi olduğu da bilinen hususlar arasındaydı. Ama bu sempati, hiçbir zaman, kendisini başka bir milletin düşmanı yapacak düzeyde gö­ rülmemişti.

Kaldı ki, bir doktorun mesleğinin gereğini yerine getirişi, o doktora şükran borcu yaratmakla birlikte, aynı doktorun mensup ol­ duğu millete veya ırka karşı sarsılmaz bir bağlılık oluştur­ ması ve bununla da yetinil- meyerek, başka bir millete karşı düşman kesilinmesi için de herhalde sebep teşkil etmez.

Senatörü uzaktan ismen tanırken düşüncelerim bu merkezdeydi. Kendisini ilk defa, ABD S enatosu’nda. Dünya Ekonomik Forum T op lan tısı’na katılan işa­ damları ile birlikte, bize hi­ taben yaptığı bir konuşma münasebetiyle, 14 Mayıs 1987 günü yakından görmek ve dinlemek imkânını buldum.

O tarihlerde, cumhurbaş­ kanlığına namzetliği söz ko­ nusu idi. Konuşmasında uzun uzun, ABD Başkanlığı'na namzetliğini koyacak kişide ne gibi nitelikler aranması gerektiğini anlatmıştı.

Daha sonra Senatör Dole, eşi ve diğer bazı senatörlerle birlikte Türkiye'ye geldi. Bu ziyareti sırasında, 3 Mayıs

arada olduk, bir kısmı baş başa olmak üzere, üç saat kadar da konuştuk.

Benim Ermeni meselesi hakkında bir kitap yazdığımı kendisine daha önce söyle­ mişlerdi. Belki de benim der­ hal bu konuya gireceğimi, kendisine bir konferans vere­

ceğimi zannediyordu. Konuya hiç temas etmeyişim, sadece kendisinin veya eşinin ilgi­ lendikleri ve sordukları mev­ zular üzerinde duruşum kar­ şısında bir ölçüde şaştığını, “Sizin Ermeni sorunu ile il­ gili bir kitabınız varm ış” demesi ve benim sadece bunu tasdik edip konuşmakta oldu­ ğumuz eski konuya devam et­

mem üzerine, belirli bir şekil­ de hissetmiştim.

Sonunda, kendisi Ermeni sorununu açmış, çeşitli so­ rular sormuş, ben de cevapla­ mıştım. Neticede konunun la- yıkı ile bilinmeyen çok yönü olduğu, bunların ancak tarih­ çiler tarafından, değişik ülke­ lerin ve bu arada Türkiye’ nin arşivlerinde yapılacak ob­ jektif bir araştırma ile ortaya konabileceği görüşünde mu­ tabık kalmıştık.

Bu defa. Senatör Dole’ün başlattığı inisiyatifi öğrenin ce, tabii yukarıda değindiğim bütün düşünceler tek tek ak­ lıma geldi ve bu davranışı de­ ğerlendirmekte ciddi bir sı­ kıntı çektim.

NİÇİN SAN FRANCISCO'YA GİTMEDİ?

A

YNI sıkıntıyı, sena­ törün, üzerinden aylar geçtikten sonra zelzele felaketzedelerini ziyaret ve ABD'nin ne gibi yardımlar yapabileceğini yerinde tetkik için 1989 Ağustos’unda Sov­ yet Erm enistanı’na gittiği ve Başkan Bush’dan Erm eni Katolikosu’na da bir mesaj götürdüğü zaman da hisset­ miştim.

Zira her şeyden önce, Se­ natör Dole, dünyada doğal afetlerle karşılaşan bölgelere gidip halkı teselli etmeyi prensip edinmiş bir politikacı olarak tanınm ıyordu. Ni­ tekim kendisinin, benim bu yazıyı yazdığım güne kadar, Ermenistan'dakiyle aynı şid­ dette olan California zelzele­ sinden sonra, San Francisco’ ya gittiği duyulmadı. Eğer böyle bir özelliği bulunsaydı, Ermenilere sempatisi ne ka­

dar hudutsuz olursa olsun, kendi milletinin ıstırabı kar­ şısında hareketsiz kalamazdı.

KATOLİKOS'A ÖZEL MESAJ

D

İĞER taraftan, kendisi

Gregoryen Kilisesi’ne mensup olmayan Baş­ kan Bush'un, Sovyet Erme- nistanı’ndaki muhatabı an­ cak bu Cumhuriyet’in Başba­ kanı olabilirdi. Katolikos, Vatikan’da olduğu şekilde, devletin başı değildi.

Bu sebeplerle, ziyaretin sebebinin zelzeleyi aştığını düşünmüştüm.

İşte, bir taraftan Ermeni Tasarısı konusunda aniden aldığı inisiyatifi, diğer taraf­ tan Erm enistan ziyaretini bir araya getirince, Senatör’ ün, kendi adına mı, yoksa başka birisine vekâleten mi hareket ettiği sorusu aklıma takıldı.

Bu başka birisi ancak Başkan Bush olabilirdi. Se­ natör Dole’ün, tasarıyı ver­ meden Başkan’ı ziyaret edip onun bir itirazı bulunup bu­ lunmadığını sorduğu yolunda basında bazı haberler de gö­ rülmüştü. Acaba senatör, Başkan’ı ziyaret değil de, vaki bir davete icabet etmiş ve Başkan dan müsaade değil de, bir görev almış olamaz ' mıydı?

Bu düşünce beni, Başkan Bush’un, seçim kampanya­ sına başlayışından seçilişine kadar geçen süre içinde, ABD Ermeni toplumu ile ilişkilerini araştırmaya sevk etti.

YARIN: BUSH'UN SEÇİM VAATLERİ

Vaatleri, başını ağrıtıyor

Başkan Ceorge Bush. son Erm eni tasarısının kabul edilm e süre­ cindeki " k ilit adam ". Seçim kampanyasında. ABD'deki Erm eni cemaatine vaatleri, tasarıyı imzalamasını g e re ktiriyo r. İmza kolay da. sonradan gelişecek olayları göğüslemek o kadar kolay m ı?...

(2)

2 Kasım 1989 Perşembe (® )

Başkan adayı Bush, seçim kampanyasında, ABD'deki Ermeni cem aatine bir dizi vaatte bulunuyor:

Sözde katliam şehirleri

ABD'deki Erm eniler. Türkiye'den toprak taleplerinin yanı sıra, her y ıl düzmece lis te le r olu ştu ru ­ yo rlar. işte. 1915-1 9 2 3 yıllarında E rm enilerin katliam a uğradığı iddia edilen şehirlerin listesi.

• 1988 Ekimi başlarında, ABD’deki Ermeni cema­

atinin önde gelenleri, başkan adayları Bıısb ile

Dukakis’e, ‘Ermeni soykırımım anma günü ila­

nını destekleyip desteklemeyeceklerini’ sorar.

Bush’un cevabı, ‘Eğer bu tü r korkunç olayların

tekrarını istemiyorsak, ABD, Osmanlılar’m son

yıllarında, Ermeni milletine karşı jenosite (soy­

k ırım ı) g iriştiğ in i kabul etm elidir” olur.

• Başkanlık seçimine bir hafta kala, Bush'un seçim kampanyası çerçevesinde, gazetelerde bir ilan ya­ yınlanır. Bu ilanın bir paragrafında, Bush'un, ‘‘mil­ yonlarca Ermeni'nin anavatanlarının esaret altında” olduğunu kabul ettiği belirtilir. Ayrıca, Bush'un, "tüm milletlerin millî hakları ve mukadderatlarına hâkim olmaları için” mücadeleyi sürdüreceği vurgulanır...

“George Bush’un seçilmesi için Amerikalı Ermeniler Komitesi”nin kurulduğu ha­

beri basında yer alıyordu.

Bush’un ne bakımdan en isa­

betli tercih olacağını göster­ mek için de, onun 1987 Ekim’ inde, K aliforniya Valisi

Dökmeciyan’m yemeğinde

yaptığı bir konuşma bazı ga­ zetelerde yayınlanıyordu. Me­ sela, Mirror - Spectator Ga­ zetesine göre, o tarihte Baş­ kan Yardımcısı olan Bush şunları söylemiş:

“ ABD, Ermeni milleti

tarihini kabullenmek du­ rumundadır. Bunun yazılı­ şında Amerikan diplomatla­ rının ve misyonerlerinin büyük katkısı olmuştur. Bizim hür ve açık toplumu- muzda tarih, günün şartla­ rına uydurulmak maksadı ile değiştirilemez ve değiş- tirilm em elid ir. Hayatta kalanların ve ilim adamla­ rının (scholars) tanıklıkla­ rını inkâr edemeyiz ve et­ memeliyiz. Ben, tarihin yazdıklarına inanıyorum. Tarihi dürüstçe kabullen­ mek, ahlaken ve etik icabı yapılacak en doğru iştir.”

Bu beyanda sözü geçen ilim adamları. Ermeni kö­ kenli tarihçilerdir. Hakiki

Amerikan ilim adamlarının

yayınladıkları bildirinin unu­ tulduğu veya görmezlikten gelindiği açıktır.

‘ERMENİ SOYKIRIMI

V/JRDIR*

B

USH’un yaptığı bir konuşm a ile ilgili olarak 17 Mayıs 1988 günü basında şöyle bir haber görülüyordu:

“ Geçen h afta seçim kampanyası için San Fran-

cisco’ya gelen Başkan Yar­

dımcısı Bush, bir gazete­ cinin sorusuna karşılık, Er­

meni jenositinin mevcut ol­

duğunu ve Türkler’in bunu

B

a ş k a nun seçim vaat­ B ush’ leri... 1990 Ka- sım ’ında yapı­ lacak 102. Kong­ re seçim leri... Ve, 1992 başkanlık seçimleri... Son Ermeni Tasansı’nın, bu sefer kolayca geçebileceği iz­ lenimini yaratan konjonk­ türün gerisindeki üç önemli unsur, bunlar...

Bu ağırlıklı unsurlara ek olarak, Başkan Bush’un, se­ çim kampanyasından seçil­ diği tarihe kadar, Ermeni cemaatiyle ilişkilerine bir göz atıldığında, ilginç sonuçlar çı­ karılabilir. Tespit edebildiğim hususlan aşağıda tek tek be­ lirtiyorum. BUSH İÇİN ‘AMERİKALI ERMENİLER KOMİTESİ'

W

ASHINGTON’da, 14 Mart 1988 Pazartesi günü,T e m silc ile r

Meclisi üyelerinden Charles Pasavan’m da dahil olduğu.

Kaliforniya, sanki Ermenistan!

A B D 'deki E rm en ilerin sesini en çok d u yu ra b ild iğ i y e r. K a lifo rn iya ... H er y ıl 2 4 N isan'da Anayurdum uzu İs tiy o ru z !’ p a n ka rtla rıyla g ö ste rile re sahne oluyor. E rm eni a sıllı v a li George D ökm eciyan'm e m riyle , ba yra kla rın ya rıya in d irilm e s i de â d e t olm uş.

görmek istem ed ik lerin i söylemiştir.”

BAĞIMSIZ ERMENİSTAN HAYALİ

B:

i 1988 günü yer alan ha- ASINDA 9 Haziran 1 herlerden biri de, ba­ ğımsız Ermenistan’ın kuru­ luşunun 70’inci yıldönümü m ünasebetiyle B u sh ’un,

Amerikan Ermenileri lider­

lerinden James Keşişyan’a bir tebrik mektubu gönder­ diği şeklindeydi.

Bağımsız Ermenistan, bi­ lindiği gibi, 28 Mayıs 1918 ta­ rihinde kurulmuş, sonra Sov-

yetler tarafından ortadan

kaldırılmıştır.

Jenositi yasaklayan 11 Aralık 1948 tarihinde imza­ lanmış, milletlerarası anlaş­ manın tasdiki ile ilgili ka­ nunun Kongre’de görüşül­ mesi münasebetiyle, Bush.

Temsilciler Meclisi üyesi Paşayan’a gönderdiği 30 Ha­

ziran 1988 tarihli bir mektup­ ta, kanunu tamamen destek­ lediğini belirttikten sonra şunlan eklemekteydi:

“Mazide kalmış jenosit­ leri, asrımızı karartmış ve

hâlâ hizi korkutan muaz­ zam trajedileri, içimizde hissederek tanımalıyız. Sa­ dece kurbanların ve kur­ tulan ların cesaretlerin i yad etmekle kalmayıp me­ deniyetin garanti altında olmadığını da kendimize h atırla tm a lıy ız. ‘Maziyi

unutanlar, onu tekrar yaşa­ maya m ahkûm durlar’ sö­

zünü bize öğreten büyük

Amerikan filozofu George Santaya’dır.”

İNSAN HAKLARINA __________ C6STEK_________

kUMHURİYETÇÎ Parti’

nin, 1988 Eylül’ündeki

TNew Orleans Konvan­ siyonumda, başkan adayı

Bush’un onayı ile kabul et­ tiği seçim beyannamesinde aşağıdaki paragraf da yer alı­

yordu-“Din veya kültür farklı­ lığı dolayısı ile insan hak­ larının ihlalini, bağlandı­ ğımız değerlerle uzlaşmaz görüyoruz. Holokost veya Ermeni milletinin uğradığı korkunç mezalim gibi ta­ rihî trajediler bize, insan haklarını korumak ve des­

teklemek hususunda çok dikkatli olmamız gerekti­ ğini hatırlatmaktadır.”

Bu paragraf içinde “je­

nosit” deyiminin kullanılma-

yışının, Ermeni gazetelerin­ de şiddetle eleştirildiğini be­ lirtmekte de fayda vardır.

Bush - Quayle ekibinin

seçimi kazanması için 1988 Ekim’inde yeni bir “Ame­

rikan Ermenileri Komi­ tesi” kurulmaktaydı. Bunun

fahri başkanlan Kaliforniya Valisi Dökmeciyan ile Tem­

silciler Meclisi üyesi Pa- şayan, ak tif başkanı ise Türk düşmanlığı ile tanınmış Barry Zortian idi. Komitede

14 eyaletten en zengin Erme-

niler yer almaktaydı. Kala­

balık birer Ermeni cemaa­ tinin bulunduğu bu 14 eyalet şunlardı: Kaliforniya, Con­ necticut, Florida, Illinois, Maryland, Massachusetts, Michigan, New Hampshire, New Jersey, New York, Ohio, Pennsylvania, Rhode Island, Virginia ve District of Colum­ bia.

Ekim 1988 başlarında E rm en i T op lu m u Asamblesi, başkan adayları Dukakis ile Bush'a, aşağı­

d ak i yazılı neitmekteydi:

s o r u y u

yo-Özal'ı ziyaret

Senatör Dole. 1988 Mayıs'ında. eşi Elizabeth ve A m erikalı bazı Kongre üyeleriyle İstanbul ve Ankara'ya g e lm işti. Ankara'da ABD Büyükelçisi Strausz-Hupâ (sol başta) ile b irlik te . Başbakan Özal tarafından kabul edilen Dole (sağdan ikin ci), neşeli görünüyordu.

BASKILARA KARŞI KOYAR MISINIZ?

- mm - 1923 Er-B meni jenositi I W I konusunda, millî bir hatırlama günü ilan e d ilm e si yolu nd a Kongre'nin karar almasını destekler misiniz? Böyle bir karar Kongre'den çı­ karsa, Türkiye Cumhuri- yeti'nin şiddetle karşı koy­ masına ve tehditler ileri sürmesine rağmen bunu imzalar mısınız?”

Başkan adayı B ush’un yazılı cevabı şudur:

“Eğer bu tür korkunç olayların tek ra rın ı ön­ lemek istiyorsak, sağ ka­ lanların, ilim adamlarının ve hatta o dönemdeki ken­ di temsilcilerimizin tanık­ lığına dayanan, Osmanlı İm-

paratorluğu’nun son yılla­

rında Ermeni milletine kar­ şı jenosite girişildiği ola­ yını ABD kabul etmelidir.

Amerikan halkı, hüküme­

timiz ve şüphesiz ki Bush yönetimi, insanlığa karşı olan cinayetleri kınamak­ tan bizi önleyecek politik baskılara izin vermeyecek­ tir. Söz konusu dönemin kurbanlarını anışta, Kong­

re ile birlikte olacağım.

1915 olaylarında bugünkü

Türkiye Cumhuriyeti’nin bir

sorumluluğunun bulunma­ d ığın ı kabul ediyorum .

Türkiye Cum huriyeti’nin,,

söz konusu dönemin je­ nosit olarak tanımlanma­ sına karşıt olduğunu da bi­ liyorum. Başkan olarak,

NATO çerçevesinde Tür

kiye’ye askeri ve ekonomik yardımın devamına çalı­ şacak olduğum şekilde,

Türkiye liderlerini de, bü­

tün dünyadaki Ermeni top­ lundan temsilcileriyle di­ yaloga girerek anlaşmaz­ lıklarını halletmeye iknaa çalışacağım.”____________

YARIN: ERMENİ CEMAATİNİN TALEPLERİ

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Ankara ve İstanbul radyolarında uzun yıllar çalışan sanatçı ünlü ses sanatçılarının saz toplu­ luklarında da

Lisans eğitimini Uşak Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nde, yüksek lisans eğitimini ise Dokuz Eylül Üni- versitesi

Şeyh Abdullah’ın vefatından sonra Salihiyye tarikatının şeyhli- ğini, kardeşi Ahmed İbn Ebî Muhammed Salih el-Mağîrî deruhte etmiştir.. yüzyılda

«Bu yıl burada, gelecek yıl şu­ rada; bu yıl şunlarla, gelecek yıl bun­ larla çalışırız» gibilerden bir tutuma girmemiş; beş yıl küçük Sahne’de on

Şadırvan, şüphesiz daha çok yeni, dir ve henüz bütün yazılarının birer harika olduğu iddiasında da değiliz.. Ancak, ağır başlı edası ile şeklindeki

He increased the collection wich finds from numerous excava­ tions he made, the most noteworthy being the Sidon sarcophagi discovered in 1887, which was one on

Ebûlûlâ Mardiniıı konferans ve makaleleri dışında neşrettiği eserleri şunlardır: Medeni Hukuk deıs'eri, Umumî zam lar, Şahsın hukuku.. Aile hukuku ve

Aziz Nesin'in odasında B olivya doğum lu olan ve daha sonra Castro ile b irlikte Küba devrim lni gerçekleştiren ünlü devrim ci Che G uevara ile Atatürk'ün fotoğrafları..