• Sonuç bulunamadı

Efdal Sevinçli'nin Hüseyin Rahmi Gürpınar incelemesi yayımlandı:İstanbul sokakları romancısı

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Efdal Sevinçli'nin Hüseyin Rahmi Gürpınar incelemesi yayımlandı:İstanbul sokakları romancısı"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Efdal Sevinçlinin Hüseyin Rahm i G ürpınar incelemesi yayımlandı

İstanbul sokakları romancısı

Hüseyin Rahm i G ürpınar / Efdal_____

Sevinçli / Arba Yayınlan / 277 sayfa.

12.000 TL. / CKK Kod N a 297.027

SENNUR SEZER

Kültürümüzün kökenleri mi zor­ lar, yoksa modaya düşkün bir ya­ pımız mı vardır bilemem, ancak

“ kişileri, akımları” çabuk eskiten bir ulus olduğumuzu düşünürüm hep. Diyelim Hüseyin Rahmi Gür­ pınar. İlk kitabının tefrika edilişin­ den 102, yayımlanışından 101 yıl geçtiği için mi kitaplarının yeni baskıları yapılmaz? Okul kitaplarında, yazar sözlüklerinde bir ad olarak tutsak kalır, arada televizyonumuz hatırlarsa, u y arl­ amaların “dramatik” yanı değil, “ komik” yanı ağır basar. Neyse ki araştırmacılarımız, incelemecilerimiz boş durmaz da Hüseyin Rahmi Gürpınar adı yeni ba­ sılmış bir kitabın üstünde görülebilir.

Efdal Sevinçli, Hüseyin Rahmi Gürpınar'ı yaşamı ve çağı içindeki yazarlık etkinliği ile incelemiş.

Yaşamı-Hüseyin Rahmi Gürpınar

nın yazarlığına etkilerini, edebiyat tartışmalarını irde­ lemiş. Hüseyin Rahmi’yi “bir halk yazarı yapan”

öğeleri, dilinin özelliklerini irdelerken onun pek üstün­ de durulmayan oyun yazarlığına da eğilmiş. Hüseyin Rahmi’nin yazarlığı üstüne savlarını örneklerle destek­ lemiş. Kaynaklardaki süregelen yanlışları da- ilk öykü­ sünün yayımlanış tarihinde olduğu gibi düzeltmiş.

Bir yazarın yaşamı üzerine, yazdıkları üzerine ince­ leme yapmak, ülkemiz gibi arşivciliği eksik bir ülke­ de, cesaret işi. Var olan kaynakların dışında kaynaklar aramaya kalkışmak bir serüvene atılmak demek. Ne ka­ dar ünlü olursa olsun, bir yazar öldüğünde notları, ki­ taplığı, elyazdarı korunamıyor. Ya sahafları ya kırpıntı kâğıtçıları boyluyor ergeç. Yakınları, çocukları yoksa yazar örgütleri yeterince güçlü değilse, bakanlıklar dü­ zeyinde bu konuya ilgi duyacak ve sahip çıkacak ku­ ruluşlar da yoksa, bu süreç kısalıyor. Bu yüzden Efdal Sevinçli’nin incelemesini okurken Hüseyin Rahmi’nin restore edilen köşküyle nerede olduğunu tanrı bilir el­ yazmalarını, karalamalarını düşündüm hep. Hem Se­ vinçli’nin emeğine saygı duydum hem inceleyemediği belgeler için üzüldüm.

Efdal Sevinçli’nin, Gürpınar incelemesi 1980 öncesi­ ne dayanıyor. YAZKO ’nun yayını durdurması yüzün­ den yayımlanması bugünlere kalmış.

Araştırma: Yaşamı, romanımızdaki ilk örnekler ve Servet-i Fünun dönemi, halk yazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar, tartışmaları-kavgaları: Cadı Çarpıyor ve Şekavet-i Edebiyye, Hüseyin Rahmi Gürpınar ve tiyat­ ro, yapıtlarında işlediği konular, yapıtlarındaki kahra­ manları, dilinin kaynakları, yapıtları, yaşamı ve sanatı üstüne yazılanlar planında yazılmış.

Yapıtlarından seçmeler, hem örnek hem de ayrı bir

“ seçmeler” bölümünde verilmiş. Bence kitabın tek ek­ siği, bir küçük “ sözlük bölümü” . Hüseyin Rahmi’nin yazdıklarına ilgi duyacak üniversite dışı kişiler, Osman­ lIca bilmeyenlerle liseliler Hüseyin Rahmi’nin tartış­ malarını daha rahat izleyebilirlerdi (Efdal Sevinçli’nin bir incelemeci olarak Hüseyin Rahmi’nin 1901’de yaz­ dığı metni aynen yayımlaması elbette doğru. Ama ben bu incelemeyi yalnızca belli bir kesimin okumasını doğ­ ru bulmuyorum).

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ı, Efdal Sevinçli, “ Deği­ şik türleri deneyen anlatımlarındaki görselliğin et­ kisiyle romanları oyunlaştırılan, filme alınan Gürpınar, düşünsel inanışlarıyla idealist bir inanı­ şın ilginç bir savunucusudur” diye tanımlıyor. Gür­ pınar’ı günümüzde güncel yapan bir bakıma idealistliğidir. Öte yandan toplumumuzda var olan ya­ pısal çelişkiler, neredeyse yüzyıldır değişmeden durmak­ tadır. İnsanımız yenileşmeyi, gelişmeyi yalnızca biçim olarak anlamasa da biçimsel değişmelerle yetinenler ağır basmaktadır. Bu yüzeysel değişim, asıl değişmesi gere­ ken kurum ve kuruluşları etkileyemediğinden çelişki ve karmaşa sürmektedir. Arada olan da değişimi özüm­ seyenlere olmaktadır. Şık’taki gerçek Batı kültürü ve yaşam biçimini kavrayan kahramanının, taklitçi, özenti Batılı şöhretin gölgesinde kalışı gibi.

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın yaşamını ve tartışmala­ rını okumak, günümüz yazarlarının yaşam ve yazma koşullarını da düşünmeye zorluyor inşam. Bir yayıne­ vine, 30 Osmanlı lirasıyla aylıklı olarak bağlanmak, san­ sür yazm asına izin verm eyince (öteki izin verilmeyenlerle birlikte) bir devlet dairesinde görevlen­ dirilmek bugünün yazarlarınca düşlenemeyecek

olanak-Tartışmadan doğan kitaplar

Roman dünyamıza 23 Şubat 1888’de Tercüman-ı Hakikat Gazetesi’nde yayımlanmaya başlayan Şık romanıyla katılan Hüseyin Rahmi, yazınımızda, romanları, romanlarındaki görüşleri nedeniyle kendini savunan, bu savunularım “ kitaplaştırarak” göğüsleyen ilk romancımızdır. Cadı Çarpıyor ile Şekavet-i Edebiyye: Bu iki yapıt, Gürpınar’ın sanatını savunusunun anıtlarıdır. Kitaplaşmış savunularının dışında, gazete yapraklarından bize seslenen görüşleri ile mahkemelerde yargıçlara, savcılara seslenerek düşünceleriyle bugün de canlı kalmasını bilmiştir.

Kalemiyle yaşamını kazanan bir yazar olarak hemen bütün romanlarının ilk yayınları, gazetelerde “ tefrika” yoluyla olan yazarımızın ilk tartışması, istibdad döneminin jurnalci gazetesi Baba Tahir’ledir. Ma’lumât Gazetesi’nin, II.

Abdülhamid’in destekçisi, daha doğrusu çıkarcısı olduğunu biliyoruz. Jurnalciliği ile de ünlü Baba Tahir’in Gürpınar’ın

Alafranga adıyla İkdam’da yayımlanan romanını, gazetesi Ma’lumât’ta tefrikaya başlaması, hem Gürpınar’ı, hem de yazınımızı “ bir basın haydutu” ile karşı karşıya bırakır. Yapılacak tek şey, Alafranga’nın tefrika edilişini engellemek ve Ma’lumâtçı Baba Tahir’le hesaplaşmaktır. Bir eşkıyaya karşı, önce sözle başlayan tartışmada, sansür karışıncaya dek, savunmada kalmak, yazarlık hakkını ve onurunu kurtarmak, korumak bir ilkedir. İşte bu ilke, Gürpınar’ın yazınımızdaki ilk tartışmasının ürünü olan Arz-ı Hakikat’ı yaratır. lar. İzinsiz basılan bir kitabı için tanışma açmak ve bu tanışmayı kitaplaştırmak Hüseyin Rahmi’nin öncü ve örnek bir davranışı. Ne yazık günümüzde bu olanak da yok. “ Eser sahipliği yasası” olmayan o günlerde bu tanışma gazete sütunlarında yer bulabilmiş, yayınevince de kitaplaştrılmış. Telif Yasası’nın yürürlükte olduğu günümüzde ise bu yasa, TRT gibi kurumlarca ek bir yönetmelikle çiğnenebiliyor. Gazetelerde ise iki satır­ lık bir haber yer alıyor en çok.

Efdal Sevinçli’nin Hüseyin Rahmi Gürpınar incele­ mesi, hem Hüseyin Rahmi’nin hem de edebiyatımızın anatomisini göz önüne getiriyor; değişeni ve değişme­ yeniyle. Dileriz bu başlangıç, Hüseyin Rahmi’nin ro­ manlarının yalınlaştırılarak yeniden basımlarının bir ilk adımı olur. □

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

bakın bana ne yaptırdı. «Paşa­ lar toplandı. Aileleri kesilecek» falan gibi mahalle dedikoduları ortada dö nüyordu. Bir taraftan da duyu, luyordu; herkes bir

Bu 20 yıl boyunca, De­ niz Gezmiş için ne çok kitap yazıldı.... Anılar, araştırmalar,

huşusî bir kıymet arzetmi- yen tablonun içinde gizli gizli yüreği atan nur kaynağının as­ lına geleceğim: Eski (Mektebi Sultanî) nin şahsiyetini yapan

Karakter Sermet, Aynınur’un sadakatsizliği konusunda arkadaşını daha çok düşünür ama karısının zoruyla daha sağduyulu hareket etmek zorunda kalır. Hem arkadaşını

Enis Buhari Eskiden vaiz olan Enis Buhari, Mualla Efendi’nin kitabında savunulan, insanların atalarının hayvanlar olduğu düşüncesine şiddetle karşı çıkar ve

Çünkü eser Loti’nin en çok okunmuş ve en çok alâka çekmiş romanlarından biridir ve Cânan’ın ölürken yazmış olduğu mektup, hakikaten Madam Lera

Heidelberg Darülfünunun dan felsefe doktoru olarak çıkmış olduğunu, ve Bulgar gençleri için en yüksek gayenin ikmali tahsil eder etmez bir bulgar köyünde

Retrofaringeal apsenin C1-C2 vertebra- lar aras›nda sa¤ taraftan spinal epidural apse ile devaml›l›k arzetti¤i görülmektedir..