• Sonuç bulunamadı

LİNGUAL ORTODONTİ

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "LİNGUAL ORTODONTİ"

Copied!
11
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

* Gülhane Askeri T p Akademisi Di Hekimli i Bilimleri Merkezi, Ortodonti AD, Ankara

L NGUAL ORTODONT

LINGUAL ORTHODONTICS

Uzm. Dt. Mihri AMASYALI* Doç. Dr. Tancan UYSAL**

ÖZET

Günümüzde, ön di lerin estetik olarak dizilimi ve görünümü genel di hekimli inde önemli bir konu olmu ve bu önem hastalar için lingual ortodonti tercihinde birinci sebep halini alm t r. Lingual ortodonti y llard r karma k ve uygulanmas zor tedavi yöntemlerinden kabul edilmi ve uluslar aras alanda yayg n bir kullan m alan bulamam t r. Ancak son dönemlerde, bu yöntem arac l yla tedavi edilen hasta yüzdesi artm , vakalarda uygulanan ayg tlar yenilenmi , tedaviler kolayla t r lm , h zland r lm ve her geçen gün geleneksel ortodontik tedavilerle elde edilen ba ar lara ula lmaya ba lanm t r.Bu derlemenin amac , ortodontide her geçen gün daha fazla hastan n tercih etti i bu uygulamay genel olarak de erlendirmek ve güncel uygulamalara genel bir bak yapmakt r. Ayr ca lingual ortodontik uygulamalardaki güncel muayene ve tedavi planlamalar ndan, kar la lan özel durumlardan da bu çal mada bahsedilecektir.

Anahtar Kelimeler: Lingual ortodonti, güncel uygulamalar

SUMMARY

Currently, aesthetics of the anterior teeth is a significant issue in general dentistry and the most frequently cited reason for patients seeking orthodontic treatment. For many years, lingual orthodontics was perceived as complex and problematic treatment procedures and therefore not widely used internationally. However, during the last decade, the percentage of patients treated with lingual orthodontics has increased, appliance systems have renewed, and the technique has developed to such an extent that in some cases, it is easier, quicker, and more accurate than traditional buccal orthodontics. The aim of this review is to evaluate and generally consider the usage of lingual orthodontics which commonly preferred by patients in routine orthodontic procedures and look through current applications. Additionally, special considerations regarding the contemporary diagnosis and treatment planning in lingual orthodontics are presented in this study.

Key words: Lingual orthodontics, contemporary applications

G R

Ortodonti di lerdeki çapra kl klar n, çenelerdeki sapmalar n ve yüzdeki düzensizliklerin te hisini, tedavisini ve büyüme ve geli imin etkisiyle olu abilecek problemlerin önlenmesini üstlenen bir di hekimli i dal d r. Daha önceleri genellikle küçük çocuklarda uygulanan ortodontik tedavi uygulamalar , günümüzde eri kin hastalarda da s kl kla kullan lmaya ba lanm t r. Bu nedenle, ortodontik tedavi s ras nda daha kabul edilebilir, d ar dan daha az dikkat çeken estetik bir görüntü sa lanmas amac yla özellikle ileri ülkelerde çal malar yap lm ve “invisible braces” “görülmeyen braketler” olarak da adland r lan “Lingual Ortodonti” kavram ortaya ç km t r.

L NGUAL ORTODONT N N TAR HÇES Ortodontide en önemli yeniliklerden bir tanesi eskiye göre daha rahat ve daha estetik olarak uygulanan apareyler ile mükemmel tedavi sonuçlar n n elde ediliyor olmas d r.1;lk olarak 1726’da Pierre Fauchard2 di lerin lingual yüzeylerinde kullan lacak apareylerden

bahsetmi tir. Daha sonra, 1800’lü y llar n ortalar nda Pierre Joachim Lefoulon’un di lerin s ralanmas ve arklar n geni letilmesi için ilk lingual ark tasar m n tarif etti i belirtilmi tir.3 Modern ortodontinin babas Edward Angle döneminden bu yana, ortodontistler lingual ark, transpalatal bar, Quad-helix ve Wilson gibi lingual apareylerle aktif bukkal uygulamalar kombine etmi lerdir.4

Günümüzde kullan lan anlam yla lingual ortodontik uygulamalar ise ilk olarak 1970 y l nda ba lam ve lingual ortodonti ile ilgili en erken bilimsel yay n 1975 y l nda yap lm t r. Japonya ve Amerika Birle ik Devletleri (ABD)’nde birbirinden ba ms z olarak çal an iki ortodontist di lerin lingual yüzeylerine teller yerle tirmek suretiyle tekniklerini geli tirmi lerdir.5 Dr Craven Kurz’un, 1970 y l nda sanatç olan bir arkada n n srarlar sonucu sabit edgewise apareylerini di lerin lingual yüzeylerine tatbik etti i ve “lingual ortodontinin” temellerini atm oldu u literatürde rapor edilmi tir.5 Craven Kurz lingual di yüzeylerine plastik braket yap t rarak 1975 y l nda Jim Mulick ile ara t rmalar na ba lam t r.6

(2)

Daha sonra 1979 y l nda ABD’de geni çapl olarak lingual braketler üretilmi ve bu a amada özellikle eri kin hastalarda uygulanan bu sistem, braketlerin görülmemesinden dolay çok fazla ilgi görmü tür.7Bu sürede, önemli bir geli me de Japonya’da Kangawa Üniversitesi Di Hekimli i’nde Prof. Kinya Fujita taraf ndan yap lm t r.8 Amerika’daki uygulamalardan farkl olarak, Japonya’daki lingual ortodonti kavram estetik bir talebin sonucunda de il de braketlere kar d ar dan meydana gelen travmalara yönelik olarak yumu ak dokular ve a z mukozas n korumak, sava sanatlar n uygulayan hastalar n ihtiyaçlar n gidermek amac yla ba lat lm t r. Fujita8 mantar ekilli arklar kullanarak lingual multi-braket tekni ini geli tirmi tir. Fujita lingual ortodonti konseptinden ilk 1967 y l nda bahsetmi , 1971 y l nda çal malara ba lam , birinci premolarlar n çekimiyle gerçekle tirdi i S n f I ve S n f II tedavisini 1978 y l nda yay nlam t r.8Ülkemizde ilk lingual teknik tedavisini Prof.Dr. Ülgen uygulam t r.9

L NGUAL ORTODONT DE HASTA SEÇ M KR TERLER

Lingual ortodonti uygulamalar hastalar taraf ndan yo un olarak talep edilen bir teknik olup, klinisyenlerin özellikle dikkat etmesi gereken, tedavi için uygun bireylerin seçimidir.4Ormco firmas lingual task force çal ma sistemine göre lingual ortodonti vakalar n zorluk seviyesine göre; ideal, daha zor ve kontrendikasyonlu olarak 3 s n fa ay rm t r. Bunlardan ideal grup: a) çekimsiz olgular, örtülü kapan , orta iddetli S n f I veya S n f II vakalar, iyi yüz paternine sahip bireyler, alt çenenin yetersizli ine ba l S n f II bölüm 2 vakalar ve yatay yönde geni letme gerekli vakalar; b) çekimli vakalar, S n f II üst birinci premolar ve alt ikinci premolar çekimli olgularda, üst çene birinci premolar çekimli vakalarda ve orta ankraj ünitesi gerekli vakalard r. Daha zor olanlar : ortognatik cerrahi gerektiren vakalar, dört premolar çekimli vakalar, mezofasiyal yüz tipine sahip bireyler ve iskeletsel S n f III e ilimli vakalard r. Kontrendike vakalar ise akut temporomandibular disfonksiyonel bozukluklar olan hastalar, ön di leri a r restoratif tedavi görmü hastalar, yüksek yüz aç s na ve k sa kron yüksekli ine sahip bireyler ve oral hijyeni bozuk vakalard r.10 Ancak lingual teknikteki sürekli meydana gelen geli meler bu zorluklar azaltm t r. Daha önceden kontrendike olarak kabul edilen birçok vaka günümüzdeki geli melerle tedavi edilerek bitirilmi tir. Hekimler, implantlar ve vidalar arac l yla uygulanan

cerrahi deste in lingual ortodontik tedaviyi kuvvetlendirdi ini bildirmektedir. Malokluzyonlar geleneksel labial tekniklerle tedavi edilebilece i gibi lingual tekniklerle de tedavi edilebilir, fakat baz vakalar lingual teknik için çok uygun de ildir. Özellikle dü ük toleransa sahip olan bireylerde lingual ortodonti uygulamas s k nt olu turabilir. Aktif tedaviye ba lanmadan önce hasta sa l kl di ve di etlerine sahip olmal ve maksimum oral hijyen sa lamal d r. En uygun di ler lingual ortodonti için düzgün yüzeyli ve uzun di lerdir. Lingual yüzeyleri 7 mm den daha k sa olan ön di ler gibi k sa lingual yüzeyi olan yada çift tüberküllü di lerde problem te kil edebilirler.4 Özet olarak lingual ortodonti için uygun olan ve uygun olmayan vakalar genel olarak a a daki

ekilde s ralanabilir:

Lingual ortodontiye uygun vakalar: - ;skeletsel S n f 1 özellik gösteren hastalar,

- Mezosefalik veya hafif yâda orta brakisefal iskeletsel büyüme yönüne sahip hastalar,

- Orta derecede keser çapra kl na ve ön derin kapan a sahip vakalar

- Herhangi bir dolgu, kron ve köprüye sahip olmayan uzun ve uniform lingual di yüzeyine sahip hastalar, - ;yi bir gingival ve periodontal sa l a sahip hastalar, - Uyumlu ve özellikle bu tedaviye istekli vakalar, - A z n yeterli derecede açabilen ve boynunu gerekti i kadar ekstansiyona getirebilen, eklem ve boyun problemi olmayan hastalar.

Lingual ortodontiye uygun olmayan vakalar: * Dolikosefalik iskeletsel büyüme yönüne sahip hastalar,

* Maksimum ankraj gereksinimi olan çekimli vakalar (mini vidalarla tedavi edilebilecek hastalar hariç), * K sa, a nm ve düzensiz lingual yüzey morfolojisine sahip di leri olan hastalar,

* Çoklu kron, köprü ve geni restorasyona sahip vakalar,

* Uyum problemi olan ve sekonder motivasyonla, tedaviyi zorla kabul etmi vakalar,

* A z n k s tl düzeyde açabilen (trismus) hastalar, * Servikal boyun ankilozuna veya di er boyun bölgesinde yaralanmas bulunan boyun ekstansiyonu k s tlamas olan vakalar.

(3)

L NGUAL BRAKETLER N GEL M

;lk kez 1970 y l nda fabrikasyon olarak üretilen lingual apareyler günümüzde kullan lan durumlar na 1990’l y llar n ba nda gelmi tir. Dr. Kurz, Jim Mulick ile 1975 y l nda plastik braketler ile ara t rmalar na ba lam t r. Plastik braketlerde yüzeye uyum daha iyi olmakla beraber yap t rma k sm nda ba ar s zl k ve hasta rahats zl görülüyordu. Daha sonra, Craven Kurz ve arkada lar birinci nesil Kurz lingual braketlerini 1976 y l nda geli tirdi. Ormco firmas n n deste i ile bir grup olu turuldu. Birinci nesil braketler bite plane içermekte ve yuvarlat lm formda idiler. Çengel yoktu ve braketler geni ti. Bu ku a n bite plane içermesinin avantaj ön derin kapan açmak molarlar n ekstrüzyonu sa lamak, ön grup di lerin de intrüzyonunu sa lamakt r. ;kinci nesilde kaninlere (1980) çengel eklendi. Üçüncü nesil braketlerde ise (1981) tüm braketlere çengel eklendi ve molar di lere de tüp ilave edildi. Dördüncü nesil braketlerde (1982-1989) ön kesicilere ince profil kazand r ld ve e imli okluzal düzlem olu turuldu. Be inci nesil (1985-1986) lingual braketlerde üst ön bölge braketlerde e ik düzlem belirginle mi , tork art r lm , transpalatal ark için yard mc molar tüpü dahil edilmi tir. Alt nc nesil (1987-1990) braketlerde çengeller uzat lm , molarlardaki transpalatal bar tüpü opsiyonel hale getirilmi tir. Yedinci nesil (1990) braketlerde kare eklindeki bite plane baklava eklini alm , braketler aras mesafe bir miktar daha art r lm ve daha iyi rotasyon kontrolü sa lanm t r.7,10,11,12

L NGUAL ORTODONT TEKN & N N AVANTAJ VE DEZAVANTAJLARI

Lingual ortodontinin di er tekniklerle k yasland nda estetik olmas en önemli avantaj olarak gösterilebilir. Braketlerin görülmemesi nedeniyle hasta adaptasyonu bukkal tekni e göre çok daha yüksektir.

Braketler di lerin lingual yüzeylerine yap t r ld ndan, kronun labial ve bukkal k s mlar yap t rma, sökülme i lemi s ras nda dekalsifikasyondan etkilenmez ve labial gingival dokular hipertrofi veya inflamasyona maruz kalmazlar.11,13,14 Lingual teknikte braketler aras mesafenin konvansiyonel bukkal braketlere göre k salm olmas ; ön bölge di lerin direnç merkezini daha meziale ta yacak ve daha hafif kuvvetlerle ön di lerin intrüzyonuna olanak sa layacakt r.15 Ronchin16 lingual teknikte, üst molarlar n daha h zl distalize edilebildi ini ve istenmeyen etkilerin daha az ortaya

ç kt n bildirmi ve bunu kuvvet uygulama bölgesinin direnç merkezine yak n olmas na, yani maksiller molar n direnç merkezinin palatal kökün yak n nda olmas na ba lam t r.

Lingual teknikte labial tekni e oranla geni letme etkisinin daha belirgin oldu u iddia edilmektedir. Lingual teknikte uygulanan kuvvet merkez a rl kl ve içten d a do rudur. Ayr ca braketlerin kal nl , dilin di ler üzerinde geni letici bir kuvvet olu turmas na yol açmaktad r.10,17,18

Bunlara ilaveten yine braketler aras mesafenin daralm olmas n n da geni letme üzerine olumlu rol oynad dü ünülmektedir. Geni letme s ras nda di lerin çok fazla labial tipping almamas n n sebebi de kuvvet uygulanan noktan n daha palatinalde ve direnç merkezine yak n yer almas ile aç klanmaktad r.8

Lingual tekni in en önemli dezavantaj ise braketlerin hasta a z na uygulanmas n n geleneksel uygulamalara göre daha uzun zaman almas d r. Koltuk ba nda geçen süre, ortalama labial tekni e göre %50 daha fazlad r. Tekni in maliyeti de geleneksel uygulamalara k yasland nda art göstermektedir. Bu özellikle laboratuar gereksinmelerinden kaynaklanmaktad r.10,19,20

Ortodontik tedavilerin temel amaçlar ndan birisi de ön di lerin ideal pozisyona getirilmesidir. Lingual ortodontide ön grup di lerin konumlar n n kontrolü oldukça zordur. Bunun ba l ca sebepleri aras nda ön di lerin palatinal yüzeylerinin ekil de i iklikleri, s kl kla kullan lan lingual braketlerin bir k sm n n

s rma do rusunda bulunmas , di in direnç merkezine uygulanacak kuvvet noktas aras ndaki mesafelerin azalmas , üst ön di lerin braketlerinin yap t r lma ba ar s zl klar d r ki bunlarda hep özel tekni in zorluklar ile ilgilidir. Ortodontist ön grup di leri maksimum kontrolde tutmas gereklidir ki bu da di hareketlerinin biyomekanik bilgisi ile sa lan r. E er bir di in direnç merkezinin yeri uygulanan teknik ile ili kili de ilse; direnç merkezinin yeri ve braketin yerle tirilmesi (bukkal veya lingual) aras ndaki ili ki; direk olarak uygulanan kuvvetin olu turdu u momentin yönü ve büyüklü ünü etkiler. Sagital düzlemde; lingual braket ile direnç merkezi aras ndaki mesafe, bukkalde konumland r lm braket ve direnç merkezi aras ndaki mesafeden daha k sad r. Bu yüzden lingual ortodontide saf intrüzyon hareketi kütlesel harekete yak n düzeyde gerçekle ir. Vertikal düzlemde lingual braket ile direnç merkezi aras ndaki mesafe bukkal braket ve direnç merkezi aras ndaki mesafeden daha fazlad r. Bunun

(4)

için lingual ortodontideki retraksiyon hareketi, ayn yük uyguland nda bukkal ortodontiye göre daha fazla moment olu turur ki buda retraksiyon s ras nda keser torkunun sabit tutulmas veya düzeltilmesini çok zorla t r r.21,22

Kullan lan teknik ne olursa olsun ortodontik tedavide braketlerin uygulanmas n takiben a z içersinde rahats zl k, bask ve gerilme hissi meydana gelebilir. Lingual braketlerde de sürtünme dolay s yla dilde tahri , baz kelimelerin telaffuzunda güçlüklerin olu tu u beyan edilmi tir.11,23 Ancak tedavi s ras nda olu an bu rahats zl klar n büyük k sm na (yakla k %80) tedavinin ba lamas ndan belli bir süre sonra al ld ileri sürülmektedir.24

Caniko lu ve Öztürk’ün25 yapt bir ara t rmada lingual braketlerin uygulanmas n takiben hastalar n a z içinde hissettikleri rahats zl k tedavinin 48. saatinde en üst düzeye eri mi , söz konusu sorununun zaman içinde azalmakla birlikte 3. ay n sonunda hala ortadan kalkmad gösterilmi tir. Lingual ortodontik tedavi gören hastalarda, uygulanan tekni e ba l olarak konu mada bozukluk meydana gelmi ve 3. ay n sonras nda ortadan kalkmakla birlikte h zl ve uzun süreli konu uldu unda yine de baz problemlerin olu tu u gözlenmi tir.

Årtun,26 lingual braketlerde a z hijyeninin bir problem olu turabilece ini ileri sürmü tür. Ara t rmas nda 10 lingual hastadan 7’sinin her muayenesinde görülebilir plak olu umu gözlenmi ve 3 ay süren tedavinin ard ndan 4 hastada gingival inflamasyon te his edilmi tir. Sinclair,27 plak indeks seviyelerinin 48 saatte ve lingual ortodontiye ba lamas ndan 1 ay sonra önemli derecede artm oldu unu rapor etmi tir. Ancak, vakalar n hiç birisinde

iddetli derecede a z hijyeninde bozulma

görülmemi tir. Bu durum yüksek olas l kla lingual tedaviye tabii tutulan hastalardan ço unun iyi derecede motive olmu , a z hijyenine dikkat eden yeti kinler olmas ndan kaynaklanmaktad r.

Lingual ortodonti ile tedavi edilen malokluzyonlu vakalar n, en zor ve en s k nt l dönemi bitim faz d r. Belli vakalarda bitim safhas nda detaylar için harcanan zaman ve efor, malokluzyonun ana problemlerini harcanan zaman ve efordan daha fazlad r.29 Lingual ve labial teknikler bitirme ve detayland rma ile ço u yönden benzerdirler. Her iki teknikte de klinisyenler tüm dinamikleri sefolometriyi, esteti i, fonksiyonel faktörleri dü ünmelidir.30 Bununla birlikte lingual

ortodontinin bitirme a amas nda daha uzun zaman almas ve daha zor olmas gibi özel komplikasyonlar vard r. Lingual ortodontide bitirme faz nda kar la lan zorluklar hastan n karakteri, lingual yüzeyin anatomisi, lingual tedavinin mekanikleri gibi ana konulardan kaynaklanmaktad r. Lingual ortodontide daha iyi bitim için hafif kuvvetlerle çal lmal d r ancak ince tellerle de üç boyutlu kontrolü sa lamak zordur.30,31

Lingual ortodontik tedavi gören hastalar n ço u yeti kin olup s kl kla genel di ve peridontal problemleri bulunan hastalard r. Bitirme a amas özellikle; a nm di ler, eksik di ler, peridontal ve restoratif problemler varl nda oldukça zordur. Lingual anatomi bu ko ullardan çok daha fazla etkilendi i için durum oldukça zordur. Di lerin lingual yüzeylerinde restorasyon oldu u zaman; braket konumunu labial yüzeylerde oldu undan daha fazla olarak etkiler ve bu da bitirme faz n zorla t r r. Kron ile restore edilmi di lerde normal di lere göre daha kal n veya daha ince olurlar ki bu da lingual teknikte braketlerin konumland r lmas n etkileyebilir. Lingual ortodonti vakalar nda ilk ark teli zorunlu olarak mantar

eklindeki bükümü içerir ve tedavi boyunca kullan lacak her ark teli bu eklin aynen dublikasyonunu gerektirir.31

Benzer problemlerle kesici kenar a r a nm vakalarda braket konumland r lmas s ras nda kar la l r. Di ler aras ndaki bukko-lingual kal nl k fark n kompanze etmek amac yla daha ince di ler için daha kal n braketler gerektir ki bu da hastan n konforunun azalmas na, braketler aras mesafenin azalmas na ve di lerin hareketine olumsuz etki eder.29,31

Simetrik ön grup di lerin lingual yüzeylerinin anatomisindeki herhangi bir farkl l k basit bir intrüzyon veya ekstrüzyon hareketi için üçüncü basamak bükümleri gerektirir. Düzensiz lingual yüzeyler braketlerin do ru konumland r lamamas n n ana sebebi olup bitirme faz n etkileyen en büyük faktördür.

Lingual teknikte braketler aras mesafe azald için rotasyonlar düzeltmek zordur. Braketlerin pozisyonu ile rotasyonu düzeltmek mevcut ark boyutu gerekli ark boyutu uyumsuzlu u bulunan vakalarda zordur ve bu durumda rotasyon bükümleri de etkisiz olurlar. Rotasyonu düzeltmek için gerekli olan yerin sa lanmas ; rotasyonun iddetine, di in pozisyonuna ve tedavinin a amas na göre farkl tekniklerle sa lan r.32

(5)

Do ru hasta seçimi lingual ortodontinin ba ar s için anahtar faktördür ve bitirme a amas nda da büyük önemi vard r. Bitim faz ; a z hijyeni iyi, sa l kl , koopere hastalarda daha kolay olur. Çekimli vakalar genellikle çekimsizlere göre daha zordur.31

L NGUAL ORTODONT DE ANKRAJ KONTROLÜ

Ankraj kontrolu, tedavi tekni ine bak lmaks z n ço u malokluzyonun ba ar l bir tedavisi için anahtar gereksinimdir. Lingual teknik kullan ld nda özel problemlerle ilgili olarak ankraj n sa lanmas birçok faktörlerle ba lant l d r. Örne in lingual ortodontik tedavi gören hastalar n büyük bir k sm n n büyüme geli imi sona ermi tir ve a zlar nda di kay plar mevcuttur. S kl kla arka bölgedeki dentisyonun ankraj de erini azalt c faktör olarak de erlendirilebilen, kemik seviyesinin azalmas ile karakterize peridontal ko ullar söz konusudur. Bu grup hastalar n yüksek estetik talepleri; geleneksel tedavilerde kullan lan elastikler, a z d apareyler gibi ankraj ünitelerin kullan m na olanak vermemektedir.29,31

Takemoto34 labial ve lingual yöntemlerde, çekimli loop mekanikleri ile tedavi edilen vakalar kar la t rm ve lingual vakalarda arka grup dentisyonun ankraj de erinin daha yüksek oldu unu belirlemi tir. Bunu di in direnç merkezinin lingual brakette daha yak n olmas yla aç klam t r. Buna ek olarak bo lu un kapat lmas s ras nda uygulanan kuvvetin yönü bir miktar bukkal kök torkunu ve molar n distopalatinal rotasyonunu olu turur. Bu da kortikal kemik ankraj n n olu mas na neden olur. Ark üzerinde kayd rma mekanikleri kullan ld nda; konvansiyonel labial ortodonti ile tedavi edilen bireylerin lingual mekaniklerle tedavi edilenlere göre önemli derecede daha fazla ankraj kayb na neden olduklar belirlenmi tir.35 Lingual teknikle tedavi edilen vakalarda, birinci ve ikinci premolar çekiminde ankraj kayb bak m ndan fark olmad tespit edilmi tir. Ankraj kayb çekim bölgesi, aparey tipi, ya , çapra kl k miktar ve overjet ile ili kili multi-faktöriyel bir cevap olarak tan mlanm t r. Mekanik tipi de ankraj kayb için bir kaynak olarak gösterilebilir.

Genel olarak lingual apareyler iyi bir ankraj kontrolü sa layabilirler ve birçok maloklüzyon geleneksel ortodontik ankraj ve takip eden temel mekanikler ile ba ar l bir ekilde tedavi edilebilir. Ancak lingual ortodontide unutulmamal d r ki, ankraj

zorlayacak bir durum varsa mutlaka mevcut ankraj mini-vida veya benzeri düzeneklerle güçlendirilmeli ve önemli düzeydeki iskeletsel düzensizlikler ortognatik cerrahi prosedürleriyle tamamlanmal d r.34

Lingual ortodontik mekanikler kullan l yorsa ön alt di in retraksiyonu genel olarak en masse olarak kütlesel bir bütün olarak yap lmaktad r. Ankraj ihtiyac olarak de erlendirildi inde lingual prosedürde kayd rma mekanikleri ile çal l yorsa, maksimum ankraj kontrolü sa lamak için “lingual kayd rmal mekaniklerde ankraj kontrolünün alt anahtar ”n n kullan lmas önerilmi tir.

Lingual Ortodontide Ankraj Kontrolünün Alt-Anahtar-:33,35

• Ön di ler için standart lingual braket jig sistemine ek olarak hafif ekstra palatal kök torku verilmeli ve molar tüpleri molar tip-back sa lamak amac yla tam merkeze de il daha meziale konumland r lmal d r.

• Sürtünmeyi azaltmak amac yla kayd rmal mekanikler, ön k sm kö eli, arka k sm yuvarlak olan çift boyutlu (bi-dimensional) ark telleri ile birlikte kullan lmal d rlar. Yâda standart ark telleri arkada geni slota sahip braketlerle birlikte uygulanmal d r. • Kapan açmak amac yla arka di ler üzerine bite-stoplar yerle tirilmelidir.

• Retraksiyon yâda bo luk kapatmak amac yla hafif s n f I, II, III kuvvetlerden faydalan l r.

• Bir ankraj ünitesi olarak ikinci molarlardan faydalan labilir.

• Maksillada bo luk kapat c arklarda spee kurvatürünün abart l olarak art r lmas sa lan r.

Lingual ortodontide labial teknikte oldu u gibi mini-vidalardan yararlan labilir. Maksiller mini-vidalar palatal alveolar kemikte, di lerin kökleri aras nda veya midpalatal bölgede konumland r l r. Belli vakalarda mini-vidalar maksiller bukkal bölgeye yerle tirilir. Ön di lerin intrüzyonu istenildi inde ankraj ünitesi anterior nazal spinan n a a s ndaki labial kortikal kemi e yerle tirilir ve intrüziv kuvvet elastomerik ligatür ile sa lan r. Ligatür iki santral di e ba lan r resin veya kompozit materyal ile yap t r l r. Alt çenede yerle tirilen mini-vidalar teknik olarak zor bir uygulamad r. Linguale yerle tirildi inde genellikle dili tahri eder, bukkal veya labial bölgeye yerle tirilmesi tavsiye edilir.36

(6)

Mini-vidalar n farkl boyutlar bulunur ve genel bir kural olarak maksillada kullan lacak implantlar kemi in içinde en az 6 mm ve mandibulada kullan lacak olanlar ise kemik içinde en az 5 mm uzanmal d r.

Di er bir genel kural ise, ister maksillada ister mandibulada mini-vidalar yerle tirilecek olsun, vidan n ba hareketli di etinde de il yap k di etinin içinde konumland r lmal d r. E er vidan n ba hareketli di etinde olursa, yumu ak doku büyüyecek ve vidan n ba mukoza içine gömülecektir. Bu durum ilgili bölgenin erken enfekte olmas na ve vidan n erken kayb na yol açabilmektedir. E er vida hareketli di etinde yerle tirilecek ise vidan n ba na ligatür teli ba lanarak gömülmesi önlenebilir.36

L NGUAL TEKN & N UYGULAMASI Lingual teknikte kullan lan el aletleri labial tekni e göre farkl d r. Di lerin lingual yüzeylerinde çal abilmek için aletlerin uç k s mlar 450 yâda 900 aç land r larak ekillendirilmi tir. Lingual braketlerin uygulanmas daha zor ve daha yo un bir dikkat gerektirir.37 Bu teknikte braketlerin direkt yâda endirekt teknikle konumland r lmas mümkündür.

Endirekt yap t rma ve ek laboratuar a amas lingual teknikle tedavi edilecek vakalara ortodontistlerin ba lamas nda en büyük cayd r c faktör olarak ifade edilirdi. Bu sistem braketlerin konumland rmas n hekimin kontrolünden al r ve ilaveten ekstra bir laboratuar maliyeti olu turur. Klinisyenlerin baz s bunu hastaya yans t r veya yans tamaz. Bu her iki özellikte klinisyenin cesaretini k rar. Bununla birlikte bu a ama lingual tekni in önemli bir bölümüdür ve do ru ba ar ld nda bir engel olmaktan ziyade daha çok lingual ortodontinin ba ar s n belirlemede temel rolü oynamaktad r. Endirekt braket

yap t rman n en büyük avantaj braket

konumland rmas n n direkt a za uygulanmas na göre daha do ru yap labilmesidir.38 Do ru olarak konumland r lmayan lingual braketler, labial braketlerde oldu undan daha fazla dikey veya rotasyonel de i ikliklere neden olabileceklerdir.39 Di er bir avantaj da ilk yap t rma için gerekli olan randevu süresinin k salm olmas d r. Günümüzde lingual ortodonti için önerilen yayg n laboratuar tekniklerinden a a da k saca bahsedilecektir:

LABORATUAR TEKN KLER

Custom Lingual Appliance Set-up Service (CLASS) Sistem: Bu sistemde prosedür malokluzyonlu modelin set-up model üretmek için ço alt lmas ile ba lar. Braketler bu model üzerinde do ru olarak konumland r l r.

Ön di lerin braketlerinin konumland r lmas nda düz metal b ça ndan yararlan l r. Arka grup di lerin konumland r lmas nda ise ayr aletler kullan l r. Braketler daha sonra maloklüzyonlu model üzerine Cap tekni i kullan larak yap l r ki bu da di in kesici kenar ve braket tepesi aras nda seyreden ince kompozit ünitelerden olu an üniteden haz rlan r. Di e tam olarak adapte olan bu akrilik üniteler braketler ile birlikte tek tek malokluzyonlu model üzerine ta n r ve bu model üzerinde bireye özgü kompozit kaideler haz rlan r.38

Son etapta malokluzyonlu model üzerinde yer alan braketler silikon esasl ölçü maddesinden haz rlanan ve tüm di dizisini kapsayan endirekt transfer ka ile a z ortam na aktar l rlar.40

Torque Angulation Reference Guide System (TARG) Sistem: TARG makinesi laboratuar tekniklerine önemli bir yard mc olarak 1984 y l nda tan t lm t r.41 Bu teknikte her di e uygun tork ve angulasyon de erlerini verecek konumland rma mümkün olabildi i gibi, di lerin kesici kenarlar ndan olan uzakl n belirleyerek braketlerin konumland r lmas da olanakl d r. Braketleme malokluzyonlu model üzerinde yap l r. TARG aleti labio-lingual kal nl k farklar n braket dizimi ile telafi edemez. Bu nedenle tedavinin ilerleyen dönemlerinde birinci ve ikinci düzen bükümlerinin tekrar yap lmas gerekebilmektedir.42,38,40

Bonding with Equal Specific Thickness System (BEST) Sistem: 1986 y l nda Fillion41 yeni bir sistem geli tirdi. TARG makinesinde gözden kaçan önemli bir özelli in lingual braketin slotu ile di in labial yüzünün horizontal planda uzakl n n ölçümünün olmay oldu unun fark na var p; orijinal TARG aletine bu özellik ilave edilmi tir. Daha sonra bu donan m elektronik TARG olarak isimlendirilmi tir. Braketler malokluzyonlu model üzerine labio–lingual kal nl k de erini aktarabilecek

ekilde yerle tirilebilir ki buda lingual ark üzerinde yap lmas gerekli birinci düzen bükümlerin say s n n azalmas na olanak verir. Fillion, DALI (dessin del’arch linguale informatise) ad verilen bir bilgisayar program haz rlam t r. Bu program n avantaj hasta ba nda alt üst arklar n koordinasyonuna gerek duyulmamas d r. Çünkü bu koordinasyon klinisyen için bilgisayar taraf ndan gerçekle tirilmektedir. Elektronik TARG ve DALI program kullanan bu yeni laboratuar tekni i BEST olarak adland r l r.

SLOT Makinesi: Slot makinesi maloklüzyonlu model üzerine hem lingual hem de geleneksel braketlerin yerle tirilebilmesi için Thomas Creekmore taraf ndan

(7)

tasarlanm t r. Bu makine lingualde hem vertikal hem de horizontal yönde ark teli giri ine müsaade eden braketlerin model üzerine yerle tirilmesinde kullan labilir. Ancak aletin kullan m n n oldukça karma k olu u bu yöntemin dezavantaj d r.35

Lingual Braket Jig (LBJ) Sistem: Geron’un43 geli tirdi i LBJ sistem, braketlerin hem direkt hem de endirekt yap t r lmas na olanak tan r. Bu sistem ön grup di ler için alt adet ve arka grup di ler için bir adet jigden ve ayr ca bir adet de pergelden olu maktad r. Braketler belirli yükseklikte, uygun tork, angulasyon, kal nl k ve rotasyon de erlerini içerecek ekilde konumland r l r.43

Transfer Optimized Positioning System (TOP)

Sistem: TOP sistemde set-up tekni i BEST

sistemindeki gibidir. Direkt olarak malokluzyonlu model üzerinde çal maya olanak tan r ve braketler optimum yüksekli e konumland r l r.44 Braketlerin malokluzyonlu model üzerinde ki konumlar belirlenirken yükseklik mümkün oldu unca di in lingual yüzeyine yak n olarak labio-lingual kal nl k farklar na bak lmaks z n konumland r l r. Di er tekniklerdeki gibi kal nl k farklar n kompanze etmek için akrilik rezin haz rlanmaz ve bundan dolay ark bükümlerine ihtiyaç duyulur. Tedavide kullan lacak arklar bilgisayar ba lant l robot yard m ile haz rlan r. Laboratuar zaman uzun fakat hasta ba nda geçen süre daha azd r. Ayr ca bu teknikte her di e ait braket; kaidesi ile birlikte alt n döküm olarak haz rlan r.45 Hiro Sistem: Bu teknikte özel donan ma gerek yoktur. Buna ilaveten di lerin do ru olarak s ralanmas nda ve di lerin ayr lmas nda set-up modelin haz rlanmas n n gereklili ine inan l r. Braketler model üzerine 0.18X0.025 inch’lik kö eli ark teli yard m ile konumland r larak yerle tirilir. Bu tekni in avantaj basit olmas ve maliyetinin dü ük olmas d r. Her bir braket için tek tek transfer ka klar haz rlan r. ; lemde laboratuar k sm k sa, ilk randevuda koltukta geçen süre uzundur, çünkü her transfer ka bireysel olarak di ler üzerine ayr ayr konumland r l p, yap t r l r. Yap t rma i lemini takiben, transfer ka zarar görürse ve e er her hangi bir k sm nda braketlerde yanl l k olursa tekrar yap t rmaya ihtiyaç olur. Böyle durumlarda yeni transfer ka orijinal set-up model rehberli inde yap lmal d r.46

Hybrid Core Sistem: Hybrid core sistem belli bir yöntemle endirekt transfer ka klar n n yap mda silikon ve kompozitin kullan lmas olup Matsuno47 taraf ndan

geli tirilmi tir. Bu birle im a za transfer ka klar n n dengeli olarak konumland r lmas na izin verir, yap t r lan braketlerden silikon komponentin kald r lmas da kolay olur. Bu birle imde, braketi kaplayan iç parça esnek silikondan; d parça ise akrilikten olu ur.

Orapix Sistem: En yeni laboratuar sistemidir. Hastan n modeli taray c da taran r ve ortodontistler 3-Txer bilgisayar program n kullanarak 3 boyutlu hasta modeli üzerinde sanal set-up i lemi gerçekle tirerek istedi i düzeltmeleri yapabilir. Bilgisayar ekran nda tedavinin son halinin görülmesi ve hastaya gösterilmesi mümkündür. Her lingual braket laboratuar transfer jig arac l ile malokluzyonlu model üzerine yerle tirilir. Bu konseptin ana amac braketlerin konumland rmas n bilgisayar yard m ile yap lmas ile tam do ru pozisyonda konumland r lmas d r. Ço u di er tekniklerde bu i lemler el ve göz yard m ile olmaktad r.35,40

L NGUAL ORTODONT DE D KKAT ED LMES GEREKEN B YOMEKAN K

PRENS PLER

Konvansiyonel bukkal ortodontik tedaviden farkl olarak lingual ortodontide baz biyomekanik önlemler al nmal ve hasta tedavileri s ras nda a a daki hususlara dikkat edilmelidir:48

• Lingual teknikte e er ön di ler tedavinin ba lang c nda prokline pozisyonda ise bu di lerin retraksiyonu kesinlikle yuvarlak teller üzerinde yap lmamal d r.

• Braket set-up’ en az 6° ek torka sahip olmal d r. • Ark telinin içindeki aktif tork otomatik olarak yan di lerde z t ve istenmeyen tork reaksiyonuna neden olmaktad r. Lingual teknikle birlikte, braketler aras mesafenin azalm olmas ndan dolay retraksiyon tipindeki hareketler küçük ve tekrarlayan aktivasyonlar tarz nda gerçekle tirilmelidir ve hafif esnek ark tellerinin kullan lmas tavsiye edilmektedir.

• Lingual ortodontide ba ar n n s rlar ndan biriside kullan lan ark telinin uzun zaman a zda tutulmas d r. Esnek ark teli aktif durumu tamamen son bulana kadar braketlerde ba l b rak lmaktad r. Bu konuda tecrübeli klinisyenler hastan n; aktivasyon kontrolü, ark telinin uyumu ve yan etkilerin olu up olu mad n de erlendirmek amac yla, 6-8 haftal k dönemlerde görülmesini önermi lerdir.

(8)

L NGUAL ORTODONT DE ÖZEL UYGULAMALAR

Kron ve geniA restorasyonlar49

Eri kin hastalarda s kl kla gözlenen kronlar, köprüler ve geni restorasyonlar braketlerin di yüzeyine ba lanmas n olumsuz etkilemektedirler. Ba ar l ortodontik tedaviler ve etkin bir orta hat düzeltimi için bazen mevcut protezin de i tirilmesi gerekmektedir. E er mevcut kron veya restorasyonun formu, anatomisi kar t simetri ine göre çok farkl ise de i im dü ünülmelidir. Köprüler hareket istenen bölgeye veya ankraj istemine göre bölümlendirilebilir. K r k veya ekil/boyut anomalisine sahip di ler tedavi öncesinde veya yeterli yer kazan ld ktan sonra tedavi edilmelidir. Dolgu i lemleri ise mutlaka ba lang ç tedavi plan n n bir parças olarak de erlendirilmeli ve hasta bu konuda bilgilendirilmelidir.

skeletsel S-n-f II ve S-n-f III vakalar49

Bu vakalar nispeten hafif iskeletsel ve di sel probleme sahiplerse, maksilla ve mandibulan n anormal ili kisini kompanze etmek amac yla çekimli olarak ya da intermaksiller elastikler arac l yla tedavi edilebilirler. Daha iddetli iskeletsel uyumsuzlu a sahip vakalar ise kapsaml bir ortodontik tedavi ve takip eden süreçte cerrahi deste e ihtiyaç duyabilirler. Genellikle lingual ortodontiyi tercih eden hastalar eri kin olduklar ndan dolay , e er çok büyük problemler söz konusu de ilse iskeletsel kaideyi etkileyecek uygulamalar birer tedavi alternatifi olarak s kl kla de erlendirilmezler.

Vertikal yön deEerlendirmeleri

Braketlerin konumland r lmas ndan sonra arka bölgede meydana gelen aç k kapan n tedavisi olu an disoklüzyonun miktar na göre de i ir. E er arka bölgedeki disoklüzyon yakla k 2 mm. ise arka bölge oklüzyonu tekrar düzenlenebilir. E er en az 3 keser di üst braketlerin oklüzyon yükselticisiyle temasta ise ve arka oklüzyondaki aç lma çok fazla de ilse, koruyucu periodonsiyum içindeki proprioseptif mekanizma periodontal problem olu umunu engelleyecektir. Ancak sadece tek bir alt keserde çapra kl ktan dolay üst braketlerle temas varsa hasta rahats zl k hissedecektir ve periodontal travma olu ma riski büyüktür. Braketler yerle tirildikten sonra arka bölgede olu an disoklüzyon 3 mm.den daha fazla olan vakalarda alt sol ve sa 1. molar di lerin üzerine ön di ler s ralan ncaya kadar, oklüzyonu dengelemek amac yla kla sertle en

kompozit yâda cam iyonomer simanla tamponlar yap l r. ;lerleyen a amalarda e er overbite azal yorsa arka oklüzal tamponlardan kademeli olarak a nd rmalar yap l r ve ilk birkaç günlük süreçte hastaya yumu ak diyetle beslenme önerilir.

Molar ekstrüzyonu ve hafif keser intrüzyonu kombinasyonu sonucunda ön yüzün vertikal yüksekli inde art meydana gelecektir. Her ne kadar bu durum brakisefal ba morfolojisine sahip hastalarda bir avantaj ise de, artm vertikal yüz paternine sahip hastalarda kontrendikasyon söz konusudur. Bu tip hastalarda 2. molarlar üzerine konulabilecek tamponlarla, transpalatal arklar n tedavi süresince kullan lmas yla, bo luk kapat lmas s ras nda S n f II, III veya vertikal elastiklerin minimal olarak kullan lmas yla molar di in vertikal kontrolü sa lanmal d r. Tedavi planlamas a amas nda klinisyen; molar ekstrüzyonunun mandibulan n geriye rotasyonuna neden olaca ve bu rotasyonunda mandibuler keser di lerde lingual devrilmeyle sonuçlanaca konusunda bilgi sahibi olmal d r.

Braketlerin yerle tirilmesinden sonra arka bölgede meydana gelen posterior aç k kapan n düzenlenmesi, olu an disoklüzyonun derecesine ba l d r.49 E er molarlar aras nda aç lma yakla k olarak 2 mm ve daha az ise ise posterior oklüzyondaki tekrar düzenlenme yakla k olarak braketlerin yap t r lmas ndan 20-30 gün sonra sa lan r. Arka bölgedeki ayr lma daha fazla miktarlarda ise posterior oklüzal kontaklar n restorasyonu daha fazla zaman almaktad r.

Transversal yön deEerlendirmeleri

Posterior çapraz kapan lar lingual ortodonti öncesinde tedavi edilmelidirler. E er klinisyen rutin prati inde h zl üst çene geni letmesi amac yla bonded tipte geni letme apareyleri kullan yor ise, lingual ortodontik braketlerin konumland r lmas amac yla alaca ölçüyü kesinlikle geni letme ve peki tirme i lemleri tamamland ktan sonra gerçekle tirmelidir. Endirekt olarak braketlerin yap t r ld di ler sabit konumda kalmal d r. Geni letme öncesinde al nan ölçüde konumland r lan braketler, geni letme sonras nda ta y c trayde do ru transfer sa lanmas n ve trayin a zda di lere tam adapte olmas n engelleyeceklerdir. Alternatif olarak geni letme öncesinde al nan ölçüler sadece her di için bireysel olarak kullan lan transfer trayleri haz rland nda kullan labilmektedirler.50,51

(9)

Cerrahi Vakalar

Cerrahi vakalar nda lingual ortodontik tedavi planlamalar rutin konvansiyonel yöntemlerle yap lmaktad r ancak, ak ldan ç kar lmamal d r ki birçok cerrah lingual ortodontik braketle tedavi edilen a zda çal mak istemez.49 Bu nedenle tedaviye ba lamadan önce oral cerrahla mutlaka konsültasyon yap lmal d r. Cerrahi planlanan vakalarda operasyon sonras nda ortodontik tedavi zaman n minimuma indirmek amac yla cerrahi-öncesinde mümkün olan en iyi di pozisyonland rmalar gerçekle tirilmelidir. Hastalar hemen operasyon öncesinde cerrahi stabilizasyon amac yla kullan labilecek fiksasyonda kullan lmak üzere labial braketlerin de konumland rabilme ihtimaline kar bilgilendirilmelidir. E er cerrahi s ras nda lingual apareyler a zda tutulacaksa cerrahi fiksasyon intermaksiller teller ve elastikler yerine; miniplaklar veya vidalarla arac l yla gerçekle tirilmelidir. Ayr ca bu tip vakalarda sadece bukkal bölgeye ortodontik dü meciklerinde yerle tirilmesi önerilmektedir.49

Preprotetik Vakalar

Lingual ortodontik tedaviler s kl kla preprotetik di hareketi ihtiyac olan vakalarda da endikedir. Klinisyen bu tip vakalarda preprotetik segmental lingual tekni in; hasta için daha h zl , ekonomik ve konforlu ve daha kabul edilebilir olmas n sa layacak temel prensiplerini belirlemelidir.4,52 Ayr ca lingual ortodontik teknik birçok preprotetik vakada mini-vidalarla ba ar l bir

ekilde kombine edilebilir.

L NGUAL ORTODONT N N GELECE& Lingual ortodontik tedavinin gelece i; üç alandaki de i ikliklerden etkilenecektir. Bunlar, 1. laboratuar safhalar ndaki teknolojik yenilikler; yeni braket tasar mlar ve bunlar n seri üretimi, 2. popülasyondaki tedavi olmak isteyen ya grubunun yükselmesi ve 3. ortodontistlerin bu tekni e bak aç s d r.53

Yap lan çal malar ortodontistlerin Ormco firmas taraf ndan önerilen 7. ku ak braketlerin yakla k 20 y ll k süreçte en çok tercih edilen braket tasar m oldu unu göstermi lerdir. Ancak günümüzde daha iyi bir etkinlik ve hasta konforunun artt r lmas amac yla yeni braket tasar mlar n n piyasaya sürüldü ü izlenmektedir. Bilinen en güncel örnekler:

Scuzzo Takemoto Braket Apareyleri

En son tan t lan yeni Scuzzo Takemoto Braket (STb) (Ormco) braketler makul miktarda küçük ve k sa

di lerde ba ar l olmaktad r. STb uygulamalar braketler aras mesafeyi art r r. Bununla birlikte çok hafif kuvvetler uygulayarak ve h zl bir seviyeleme a amas gerçekle tirerek, çal ma zaman n k saltt kan tlanm t r. STb uygulamalar nda çekimsiz malokluzyonlar n tedavilerinde set-up i lemi direk malokluzyonlu model üzerinde yap labilir ve tedavi yaln zca yuvarlak teller ile bile bitirilebilir. Böyle bir çal ma laboratuar süresini k saltarak laboratuar ücretini dü ürür. Çekimli tedaviler de ise özel te his set-up modeli gereklidir.12

Incognito apareyleri

Incognito®bilgisayar destekli aparey sistemleri54 3 boyutlu bilgisayar taramas felsefesine dayanarak etkin di hareketi sa layabilmek için aparey tasar mlar yapmaktad r. Bu apareylerde her bir di e özel olarak en avantajl pozisyon olu turmak üzere lingual yüzey morfolojisine uyumlu braket tabanlar ve braket slotlar olu turulmaktad r. Daha sonra her hastaya özel olarak bir seri tel robot sistemlerle haz rlanmaktad r. Bu sistemde hekimin elinde tel bükmesi tekni in etkinli ini azaltaca dü üncesiyle uygun görülmemi tir. Bu ekildeki bilgisayar destekli lingual apareylerin ortodontistler aç s ndan en büyük dezavantaj pahal olmas ve bu fiyatlar n hastalara yans t ld zaman da kabul edilmemesidir.

Evolution Lingual Teknik Apareyleri

Evolution tip lingual apareyler (Adenta, Almanya)53 ekstra tork ve tip ihtiyac olan vakalarda üzerlerine yard mc springlerin tak lmas na müsaade eder tarzda tasarlanm lard r. Kendinden ba lamal özellik gösterirler. Braketler aras mesafe azalm olmas na ra men çapra k alt keser varl nda daha etkin düzeltim sa larlar.

SONUÇLAR

Sonuç olarak; lingual ortodonti ça n n gelmi oldu u, hem hekimler hem de bilinçli hasta gruplar taraf ndan kabul edilmi tir. Lingual ortodontinin tan t lmas ndan bu yana, çok h zl ve önemli de i iklikler olmu tur. Labial ve lingual sabit ortodontik tedavi uygulamalar n n sonuçlar n n sefolometrik de erlendirmeleri sonucunda istatistiksel olarak önemli farkl l klar tespit edilmemi tir. Braket tasar m n n kolayla t r lmas CLASS bonding sisteminin, nikel - titanyum telin ve daha sonra bak r nikel titanyumun ve en sonunda bükülebilen

(10)

nikel-titanyumun tan t lmas , do ru braket yerle tirilmesi için birkaç sistemin, geli tirilmesi buna ilaveten laboratuar sisteminin iyile tirilmesi ile günümüz lingual teknik uygulamalar olu turulmu tur.

Romal filozof Seneca’n n y llar öncesi söyledi i gibi: “Baz eyler zor de ildir bizim cesaretimiz yoktur”. Biz gelecekteki hastalar ve lingual tekni in gelece i için cesaretimizi kaybetmemeliyiz.

KAYNAKLAR

1. Romano R: Lingual Orthodontics. B.C.Decker, London, 1998. 2. Fauchard P. Le Chirugien Dentiste ou Traite des dent. Julien Prelat (ed): Paris facsimil de la edicion original de Tomo I, 494 pages, Tomo II 442 pages, 1965.

3. Walter HA. History of Dentistry. Chicago, Quintessence, 1981. 4. Eccharri P. Lingual orhodontics. Complete technique, step by step. Barcelona, Nexus Ediciones, 2003.

5. Kurz C, Romana R. Lingual orthodontics: Historical perspective. In: Romano R, editor Lingual orthodontics. Hamilton (ON ), BC Decker, 3-20,1998.

6. Alexander CM, Alexander RG, Gormanjc, Hilgers JJ, Kurz C, Scholz RP, Smith JR. Lingual orthodontics. A status report. J Clin Orthod, 4:255-262, 1982.

7. Brece GL, Nieberg LG. Motivations for adult orthodontic treatment. J Clin Orthod, 20:166-171, 1986.

8. Fujita K. New orthodontic treatment with Lingual bracket mushroom arch wire appliance. Am J Ortod, 76:657-675, 1979. 9. Ülgen M. Lingual Teknik Oral Mesleki ve Aktüel Di hekimli i Derg, 6-8, 1986.

10. Gormon JC, Hilgers, JJ, Smith JR. Lingual orthodontics: A status report. Part 4: Diagnosis and treatment planing. J Clin Orthod, 17:26-35, 1983.

11. Alexander CM, Alexander RG, Sinclair PM. Lingual orthodontics: A status report. Part 6. Patient and practice management. J Clin Orthod, 17:240-246, 1983.

12. Scuzzo G, Takemoto K. Lingual straight-wire technique. In: Scuzzo G, Takemoto K,editors. Invisible orthodontics. Berlin: Quintessence Verlag, 145-56, 2003.

13. Paige SF. A lingual light-wire technique. J Clin Orthod, 16:534-544, 1982.

14. Gorman LC. Treatment of adults with lingual orthodontic appliances. Dent Clin North Am, 32:589-620, 1988.

15. Kurz C. The use of lingual appliances for correction of bimaxillary protrusions (four premolars extraction). Am J Orthod Dentofacial Orthop, 112:357-363, 1997.

16. Ronchin M. Aesthetics with lingual orthodontics: Resolving Class II malocclusions with molar distalization. Pract Periodontics Aesthet Dent, 6:51-58, 1994.

17. Kelly V. Interview on lingual orthodontics. J Clin Orthod, 16:461-477, 1982

18. Kurz C, Gorman JR. Lingual Orthodontics: A Status Report, Part 7: Case Report-Nonextraction, Consolidation. J Clin Orthod, 17:310-331, 1983.

19. Fontenelle A. Lingual orthodontics in adults. In:Melsen B. Editor. Current controversies in Orthodontics, Chicago: Quintessence Publishing Co, 1991.

20. Gorman CJ. Lingual orthodontics. Dental Clinics of North America, 41:111-125, 1997.

21. Yoshida N, Jost-Brinkmann PG, Koga Y, Mimaki N, Kobayashi K. Experimantal evalution of initial tooth displacement, center of resistance, and center of rotation under the influance of an orthodontic force. Am J Orthod Dentofacial Orthop, 120:190-197, 2001.

22. Gormen S, Zoizner R, Geron S, Romano R. Lingual orthodontics versus buccal orthodontics: Biomechanical and clinical aspect. J Lingual Orthod, 3:1-7, 2002.

23. Mariotti J. The speech effect of Lingual appliance. Masters thesis (unpublished). Eastman Dental Centre, Rochester, New York 1983. 24. Dimond M. Lingual orthodontics. J Dent, 58:11-15, 1988. 25. Caniko lu C, Öztürk Y. Turk Ortodonti Derg, 17:212-220, 2004. 26. Årtun J. A posttreatment evaluation of multibonded lingual appliances in orthodontics. Eur J Orthod, 9:204-210, 1987.

27. Sinclair PM, Cannito MF, Goates LJ, Solomos LF, Alexander CM. Patient responses to lingual appliances. J Clin Orthod. 20:396-404, 1986.

28. Fritz U, Diedrich P, Wiechmann D. Apical root resorption after lingual orthodontic therapy. J Orofac Orthop, 64:434-442, 2003. 29. Melsen B, Bosch C. Different approaches to anchorage: A survey and an Evaluation. Angle Orthod, 1:23-30, 1997.

30. Alexander CM, Alexander RG, Gorman JC, Hilgers JJ, Kurz C, Scholz RP, Smith JR. Lingual orthodontics: a status report. Part 5 . Lingual mechanotherapy. J Clin Orthod, 17:99-115, 1983.

31. Kurz C, Bennett R. Extraction cases and lingual appliance. J Am Lingual Ortod Assoc, 3:10-13, 1988.

32. Geron S. Rotated teeth in lingual orthodontics: Problems and solutions www.lingualnews.com1:1, 2002.

33. Geron S, Vardimon A. Six anchorage keys in lingual orthodontic

(11)

34. Takemoto K. Anchorage control in lingual orthodontics. In Romano R(ed). Lingual Orthodontics. Hamilton,Canada, BC Decker, pp 75-82, 1998.

35. Geron S: Anchorage consideration in lingual orthodontics. Semin Orthod, 12:167-167, 2006.

36. Kyung HM. The use of microimplants in lingual orthodontic treatment. Semin Orthod, 12:186-190, 2006.

37. Romano R. Lingual Teknik. Oral Mesleki ve Aktüel Di hekimli i Derg, 6-8, 1986.

38. Fillion D. Frost BL. An overall view of the different laboratory procedures used in conjunction with lingual orthodontics. Semin Orthod, 12:203-210, 2006.

39. Dimond M. Critical aspects of lingual bracket placement. J Clin Orthod, 17:688-691, 1983.

40. Öztürk-Ortan Y. Türk Ortodonti Derg, 21:154-160, 2008 41. Fillion D. Orthodontic linguale: systemes de positionnement des attaches du laboratire. Orthod Fr, 60:695-704, 1989.

42. Altounian G. Le TARG. Int Dent, 22:2225-2234, 1985.

43. Geron S. The lingual bracket jig. J Clin Orthod, 33:457-463, 1999.

44. Wiechmann D. Lingual orthodontics (part1): Laboratory procedure. J Orofac Orthop, 60:371-379, 1999.

45. Wiechmann D. Lingual orthodontics (part2): arch wire fabrication. J Orofac Orthop, 60:416-426, 1999.

46. Scuzzo G, Takemoto K. Hiro System Laboratory Procedure, in Scuzzo G, Takemoto K(ed): Invisible orthodontics: Current concepts and solutions in lingual orthodontics. Germany, Quintessence, 39-44, 2003.

47. Matsuno I Okuda S,Nodera Y. The hybrid core system for indirect bonding. J Clin Orthod, 37:160-161, 2003.

48. Romano R. Concepts on control of the anterior teeth using the lingual appliance. Semin Orthod, 12:178-185, 2006.

49. Ecchari P. Lingual orthodontics: patient selection and diagnostic considerations. Semin Orthod, 12:160-166, 2006.

50. Hiro T, Takemoto K. Resin core indirect bonding system improvement of lingual orthodontic treatment. J Jpn Orthod Soc, 57:83-91, 1998.

51. Kim TW, Bae GS, Jaehyung C. New Indirect bonding method for lingual orthodontics. J Clin Orthod, 34:348-350, 2000.

52. Echarri P: Segmental lingual orthodontics in preprosthetic cases. J Clin Orthod 32:716-719, 1988.

53. McCrostie HS. Lingual orthodontics: The future. Semin Orthod, 12:211-214, 2006.

54. Magali M, Fauquet C, Galletti C, Palot C, Wiechmann D, Mah J.

Digital design and manufacturing of the lingual care bracket system.

J Clin Orthod, 39:375-382, 2005.

Yaz-Ama Adresi: Doç. Dr. Tancan UYSAL Erciyes Üniversitesi Di Hekimli i Fakültesi

Ortodonti Anabilim Dal Kampüs, 38039, Melikgazi, KAYSER; Tel : 0 352 4374937/29102 Faks : 0 352 4380657

Referanslar

Benzer Belgeler

Miyopati kliniği ile başvuran hastalarda da tiroid fonksiyon testleri öncelikli olarak

Aşağıdaki kelimeleri örnekteki gibi hecelerine ayırıp kaç harf ve kaç heceden oluştuk- larını yazalım.. Aşağıdaki kelimeleri örnekteki gibi alfabe sırasına

İmparatorun bunu kendisine hedi­ ye olarak Abdülhamidden istiyeceğini anlıyan Hamdi bey o kadar zahmetle elde ettiği bu pek kıymetli eseri ya­ bancı bir müzeye

Vestibül yüzeyden uygulanan sabit ortodontik tedavi braketlerine 0.018’’ Ni-Ti ark telinin çelik ligatürler ile 1 mm1. ekspansiyon uygulayacak şekilde

Cinsiyet tayininde ise, yine bir torba arpa ve bir tor­ ba buğdaya hamile kadının idrarını dökerler, şayet arpa yeşermizse ço­ cuğu erkek, buğday

Benzer bir şekilde, 1999 ve 2012 yılları arasında Yılmaz ve arkadaşları raşitizm ilişkili hipokalsemi nedeniyle DKMP ve konjestif kalp yetmezliği gelişen sekiz

31 cerrahi ve ortodonti işbirliği gerektiren gömülü diş vakalarındaki iki başlıca sorun olan tedavi süresini kısaltmak ve estetik bir tedavi sağlamak amacı ile

T1 döneminde labial ve lingual grupları karşılaştırıldığında plak değerleri ve sondalanan cep derinliği (p< 0.01) istatistiksel olarak anlamlı derecede labial grupda