• Sonuç bulunamadı

Tarihi su yolları, sarnıçlar ve Eyüp Sultan türbesi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Tarihi su yolları, sarnıçlar ve Eyüp Sultan türbesi"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

___________

I f - 4

4

___________

S ö -M .

tarihin

eçuıçten

Farihî su yollan, sarnıçlar ve

Eyüp Sultan türbesi

, Eyyübütı turbası, Akşemsettin I k z -

ellerinin kerameti ile bulunmuştu

Uyük şehirlerin muhakkak ki en yük ve mübrem ihtiyaçlarından d de sudur. İşte bu ihtiyacı göz ö­ . Jne alan, ve müteaddit mulıasara- ara mâruz kalan BizanslIlar, İstanbu-

lun muhtelif yerlerinde büyük bü­ yük su sarnıçları yapmışlardır. Bun Jarın en büyük ve meşhurları «Yere Batan» sarnıcıdır. BizanslIlar, buraya «Vasüika» sarnıcı derlerdi. Bu sarnı­ cın içinde korentiyen başlıklı otuz üç mücessem sütun vardır.

Tulü 113, genişliği de t'l metredir. El’an içinde su vardır ve kayıkla ge­ zilebilir. Civarındaki evlerden sar­ nıca açılan bir çok kuyu ağızları var dır. Fakat bunlar istimlâke tâbi tu­ tuldukları için bunlar kâmtlen kapan mıştır.

Bu civarda «Teodos» sarnıcı namî- 1e tarihi ehemmiyeti haiz b ir sarnıç daha vardır.

Yere batan sarnıcı, son zamanlar­ da esaslı tamir gürmüş halkın ziya­ retine açılmıştır...

Şehrimizin iki büyük sarnıçların­ dan biri de «Bin bir direk» dediğimi* «Filoksenos» sarnıcıdır. Bu sarnıç, imparator «Jüstinyen» zamanındaki senatorlardan «Filaksenos» tarafından »çtrrılmıştır. içinde 224 sütun vardır. Uzunluğu 60; genişliği de 50 metredir, içindeki direklerin irtifaı 10 metre­ dir; hail hazırda içinde su yoktur. Vaktiyle üzerinde «Fazlı Paşa» nın konağı vardı. Buraya dair muhtelif hikâyeler de rivayet olunur. Gûya burası vaktiyle korkunç bir batakha­ ne imiş! Buraya dair yazılmış olan «Tayyarzade» ve «Bin bir direk ba­

takhanesi» namlarındaki kitaplar; doğrudan doğruya uydurulmuş masal­ lardır. Yakın zamana kadar içinde

Yazanı YAKUP ÖZDEMİR

dokuma tezgâhları vardı. Gayri sıhhi görüldüğü için menedilmiştir. Yalnız ziyaretçilere açık olmaması tarihî e­ serlere merakı olan halkımızı üzmek­ tedir.

Buranın da bir fin evvel kügat e­ dilmesini temenni ediyoruz...

Tarihî kemerler ve su yolları da sarnıçlar kadar calibi dikkattir. Bun­ ların arasında «Jüstinyen» kemerleri ile şehrimizin ortasından geçen «Boz- dağan» kemeridir. Bunlar, yüz yıl­ lardan beri metanetlerini r.ıuh?faz3 etmektedirler. Bozdoğan kemeri. 378 Milâdide İmparator «Valans» tara­ fından yaptırılmıştır. Boyu, 625, yük­ sekliği de 23 metredir. Rivayet edil­ diğine göre bu kemer, Kadıköyün et­ rafını çeviren sûrların taş ve tuğla- lariyle İnşa olunmuştur. Üzeri kanal halinde su yoludur. Bu yol üzerinden gelen sular. Süleymaniye cihetinde­ ki «Maksimos» sarnıcına dökülürdü. Kemerin Şehzade Camii hizasından geçen kısmı mâbadin Haliç tarafından görülmesi için Kanuni Sultan Süley­ man tarafından yıktırılmıştır .Bazı kim seler hu kemerin Kanunî zamanında yapılmış olduğunu söylerler fakat; tarzı inşa ve tuğlalarından Roma âsa- rı olduğu meydandadır...

•k

îstaniralun fethinden sonra «Fatih

Sultan Mehmet» Meşayihi kibardan «Ak Şemsettin» Hazretlerinin Ok Mey danındaki haymegâhma giderek Hz. Halidin Makberesi hakkında fikrini sordu. Hz. Şeyh, bugünkü Eyüp ci­ hetini göstererek:

— Padişahım! dedi, şol canipte her gece bir nûr müşahede ederim, ira­ de buyurursanız bir araştualım!

Fatih Hazretleri, hemen emretti be­ raberce Eyüp Sultan havalisine gel­ diler. Hazret! Şeyh, burada kerameti ilmiye ve kutsiyeleri ile kabri Hnlidi keşfederek makberenin baş ve ayak uçlarına birer çınar dalı dikti. O gece Padişah, silâhdar Ağasını çağırdı, ve parmağındaki yüzüğü çıkardı:

— Çabuk dedi, Efendi Hazretlerinin diktiği daim yerini değiştir, bu h/ıtemi de dalı çıkardığın yere göm!

Silâhdar Ağa, o gece Padişahın em rlni yerine getirdi. Ertesi gün bir Cemmi gaf ir ile Eyüp Sultana gid il­ di. Şeyh Efendi, daim yer değiştirdi­ ğini farkediııce Silâhdar Ağaya kaş­ larını çatarak:

— Dal yerini değişmiş, Padişah Hazretlerinin hâtemini çıkar da ken- dülerine ver!

Dedi. Ve ilk defa gösterdiği yerin kazılmasını emretti. İki metre toprak altından üzerinde İbrânl hurufatiyle «Hazâ Kabri Ilalit» ibaresi yazılı bir taş çıktı. H. Fatih, buraya derhal bir türbe yapılmasını emretti. Türbeyi Şerife müteaddit tamirat gördü ve bu günkü nefis şeklini aldı.

Silâhdar Ağanın yerini değiştirdiği çınar Türbenin önündeki şebeke için­ dedir...

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

A case, having MALT lymphoma only being established in lung, causing main bronchi obstruction and unilateral hiperinflation, was presented with literature...

fiimdiye kadar bilim adamlar› böceklerin sokmad›¤› kiflilerin vücut kokular›nda baz› kimyasal maddelerin eksik oldu¤unu düflü- nüyorlard›.. ‹flte Rothamsted

Gezegen bu ayın büyük bölümünde yine akşamları batı ufku üzerinde olacak ancak onu görebileceğimiz süre çok kısalmış durumda.. Ayın or- talarından sonraysa

Anadolu fotoğraf­ larını, Anadolu sıcaklığını, dünya­ nın en çok satan dergilerinin kapa­ ğına ışınlar.... D erken, tüm bu dalgalanmalar ve tartışmaların

Bu birikimi sağlamak için önce gerçek hayattaki nokta, doğru, düzlem gibi varlıkları so- yutlayıp kuramsal kavramlar olarak düşünmek ve sonra idealize edilmiş bu

layan Anlı 1933 yılında Batı akımlarım ilk defa Türkiye’ye getiren D Grubu ku­ rucularına katıldı, Ressam, 1947 yılında Paris’e gitti.. Paris’te Jean

Bu billur gibi ses Boğaz kıyılarını yalayarak titreye titıeye sularda sö nerken, biz duygularımızı aydan bile kıskanır gibi gözlerimizi yumar, kendi mizden

Sergiyi gezerken, onun yaptığı şair Abdülhak Hâmid ’in portresi bana bunlan düşündürdü. Süleyman Nazif’in, şair-i âzam diye nitelendirdiği