• Sonuç bulunamadı

Cumhuriyet'i ve Anayasa'yı tehdit ederek kara düzeni getirmeye çalışanlar yeni taktikler peşindeler:Atatürkçüler dikkat, sorumluluk sizin

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Cumhuriyet'i ve Anayasa'yı tehdit ederek kara düzeni getirmeye çalışanlar yeni taktikler peşindeler:Atatürkçüler dikkat, sorumluluk sizin"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Cum huriyeti ve Anayasa yı tehdit ederek kara düzeni

getirmeye çalışanlar yeni taktikler peşindeler

Atatürkçüler dikkat,

sorumluluk sizin

M M

a u â k 211

Bedri BAY KAM

1957‘de doğdu. 1979’da Paris Sorbonne Üni­ versitesi Ekonom i BölOmO'nde masterini ta­ mamladı. 1980-83 yılları arasında California C ollege of Arts and Cratts'ta resim-sinema öğrenim i gördü. Çalışm alarını İstanbul’da sürdürmektedir.

T

ÜRKİYE bugün eski politik ayrımlarını tamamen aşmış d u ru m d a. Solun içinde Sn.Ecevit’in, sağın içindeki parti parçalanmasının yarat­ tığı yapay ayrımlar dışında,

artık ülkemizde laik Türkiye’yi savu­ nanlar ve Türkiye’yi planlı, etaplı ve sin­

si bir şekilde Islami rejime geçirmeye ça­ lışanlar var. Laik Türkiye’yi savunan­ lar aralarında ikiye ayrılıyorlar: Tehli­ kenin boyutlarının farkında olanlar ve olmayanlar.

Tehlikenin farkında olanlar yine iki gruba ayrılıyorlar. Saf demokratlar ve

“ uyanık” Atatürkçüler. Saf demokrat­

lar, demokrasi düşmanlarına, çarpık bir demokrasi anlayışı içinde yer verip, on­ ların yeşermelerine el vermek isterken, (örneğin 163. maddenin “ özgürlük­

çülük” adına kaldırılmak istenmesi).

Uyanık Atatürkçüler yine iki gruba ay­ rılıyorlar: Bir şey yapmaya gücü ve ce­ sareti olanlar ve olmayanlar.

MUTLU DEĞİŞİMLER

Son zamanlarda, saydığımız katego­ rilerde “ mutlu” değişimler oldu. Teh­ likenin farkında olan kişiler nihayet ani bir şekilde arttı. Hatta saf demokratlar grubundan “ uyanık” demokratlara doğru da bir kayma oldu. SH P ’nin bi­ le bugün kalkıp artık “ 163. madde de

kaldırılsın” diyeceklerini pek san­

mıyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Anaya- sa’sını tehdit ederek kara düzeni getir­ meye çalışanlar ise yeni taktikler peşin­ deler. örneğin alt edemedikleri, baş ede­ medikleri Atatürk sevgisini yok etmek yerine, A tatürk’ün gerçek kimliğini, la­ ikliğini, tavırlarını unutturmak veya ta­ rihi saptırarak değiştirmek gibi. Örne­ ğin kendine “ hoca” dedirten bir adam*

da b ir dergi ç ık a rıp , “ Atatürk

unutulmamalı” diye kapaklar hazırla­

yıp, Atatürkçülüğü güya savunan, fa­ kat esasında “ deforme edip, arkadan

kafakola” alarak sahiplenmek isteyen

bir politika izliyor. Gencecik çocukla­ rın bu taktikler karşısında uğradıkları şaşkınlık ve yanılma payının artmasına, maalesef bazı gerçek Atatürkçüler far­ kında olmadan katkıda bulunuyorlar. Kimi Atatürkçüler, bu derginin hazır­ ladığı panellere bilmeden katılıp, farkın­

da olmadan bu saptırılmada kullanılmış oluyorlar.

Atatürkçüler bugün her zamankin­ den daha dikkatli olarak Atatürk adı­ nın kullanıldığı her yere girmemeye ve gençleri ikaz etmeye mecburlar, istik­ lal Marşımızı değiştirme teklifleri de özünde bir sanatsal kaygıdan değil. Ata­ türkçü Türkiye Cumhuriyeti kalbini yi­ ne bir atardamarından koparmak ama­ cıyla ortaya atılmış bir fikir. İleride 2000’li yılların sosyoloji kitaplarında,

“ Türkiye İslam! rejime etap etap nasıl geçti?” diye okumak istemiyorsanız, sa­

at 12’ye 5 var ve sizden beklenen devle­ timizi, Anayasamızı ve Atatürkçülüğü şimdi savunmak. Sorumluluk sizin, baş­ kalarının değil.

Türkiye’deki bu saptırılmış gelişme­ lerin arkasında şöyle bir teori var:

“ Türkiye’de din baskı (görüyordu, gö­ rüyor)” . Bu iddia büyük'bir yalandır.

Türkiye’de tam aksine, laik insanlar baskı görmektedirler. Oruç tutmadığı için dövülen insanlar, içki sattığı için ka­ patılan birahaneler, hep bu baskının so­ mut kanıtlarıdır. Ama kimse Türkiye’­ de çıkıp dindar insanın hayat tarzına, namazına, orucuna karışmamıştır. Ay­ rıca bugün demokrasi adına çarşafa öz­ gürlük diye bağıranların, yarın aynı öz­ gürlüğü mini eteğe tanımayacakları ke­ sindir.İran ve Suudi Arabistan örnek­ leri önümüzdedir.

SONUÇ

Bugün tüm Atatürkçülerin kendile­ rini ve çevrelerini aktif olarak uyarma ve harekete geçirme günüdür. Bu tar­ tışmalardan, bu kara tehlikeden, A ta­ türkçülük, tam tersine güçlenmiş ve ikinci baharını yaşayarak çıkacaktır. Anıtkabir’e yürüyüş yapan laik profe­ sörleri sindirme ve korkutma amacı ta­ şıyan sahte Atatürkçüler, Atatürkçüle­ ri “ fişleme” operasyonun ilk adımını atmışlardır.

Yapılmak istenen Atatürkçülüğü 1960’daki Marksizm kadar yasak ve ta­ bii bir görünüme sokmaktır. Bu baht­ sız girişimlere kalkışanlar, bu memleke­ tin sahipsiz olmadığını ve Atatürkçüle­ rin eskisinden de daha güçlü olduğunu çok yakında öğreneceklerdir. A tatürk­ çülerin hedefi ise, dini görüşü ne olur­ sa olsun her Türk’ün bir arada, kardeş­ lik içinde yaşamasıdır.

İstanbul Şehir Ü niversitesi Kütüphanesi Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

yapıalarak ayrı kurutma dairelerine hacet bı- rakılmamıştır. Üst katta bir de evi tanzim der- sanesi vardır. Burada tavan, döşeme ve dıvar- larla cam, kumaş ve madeni

1923 yılında ku- rulduğunda toplumdaki farklılıkları kültürel bir zenginlik olarak gören Türkiye Cumhuriyeti’nde, 1925 yılında gerçekleşen “Şeyh Sait

Türk işleme- lerinde umumî bir kaide olan kompozisyon yani terkip usullerine son derece riayet edilmiştir.. Pek mütenevvi olan nakışlar daima o nizam dairesinde

[r]

Portre her ne kadar üslûp ve saç şekli yönünden Flavius'lar devrine tarihlenebili- yorsa da istanbul Arkeoloji Müzeleri 18 nu- maralı salonundaki İmparator Arkadius (M.S.

Eski sanat an'anesine bağlı olan bir ailede elbet- teki, günün birinde Eero da Elliel'in torunu Eric için

Kriz içinde olan şehircilik, teknik veya kısmen tek- nik formüllerle pekte parlak olmıyan neticeler alırken; acaba Wright anlayışı _ hür hayat _ ile daha tabiî bir hâl

Hem “on-line” hem de basılı olmak üzere 3 ayda bir çıkacak olan Acıbadem Sağlık Bilimleri Dergisinde en önem verdiğimiz konu bilimsel ölçütlere uygun bir hakemlik