• Sonuç bulunamadı

Darülbedayi'nin yetmişinci yılı

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Darülbedayi'nin yetmişinci yılı"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Devekuşuna m ektuplar

Z\

7

.

l ' Ü S

r-gg*/ s e ı

«ırSj

f« T Haldun

Taner

DARULBEDAYI'NIN

YETMİŞİNCİ YILI

wy UR ULU ŞLAR IN jübileleri, genellikle yuvarlak yıllarda yapılır. Onuncu yıl, yirmi beşinci yıl, — —I ellinci yıl, yüzüncü yıl, alışılmış yıldönümleridir.

“Yetmiş Yaşım Merhaba” diyen Aziz Nesin’den esin­ lenmiş olmalı ki, İstanbul Şehir Tiyatrolan da beş yıl da­ ha beklemeyip, jübilesini bu yıl kutlamaya karar vermiş. Oysa, bu yıl kutlanması gereken bir ellinci yıl jübilesi zaten vardı: Muhsin Ertuğrul, Şehir Tiyatrosu kurulduk­ tan sonra yarının bilinçli tiyatro seyircilerini yetiştire­ cek bir çocuk tiyatrosunu 1935 yılında başlatmıştı. Bu tiyatronun ilk açılışında, hatırlarım, bir broşürle küçük seyircilere tiyatronun ne olduğunu, onların anlayacağı indirgemeci bir dille anlatıyor, tiyatro seyrederken ko­ nuşmanın, fındık fıstık yemenin, kalkıp çişe gitmenin ayıp olduğunu öğretiyordu. Çocuk Tiyatrosu’nun ilk yö­ neticileri Küçük Kemal ve Ferik Egemen de unutulma­ malı. Bugünkü nice sahne sanatçıları, o tiyatronun küçük oyuncuları içinden yetişti. Sevinçle öğreniyoruz ki, Şehir Tiyatroları’nın yetmişinci yıldönümü içinde Ço­ cuk Tiyatrosu’na da yer verilecekmiş.

--- ELELİM şimdi Şehir Tiyatrosu’nun yetmişinci yılına... 1915 yılında Cemil Paşa ve Reşad Rıdvan --- Bey, Paris’te tanıdıkları Antoine’ı İstanbul’a ça­ ğırırlar. Ünlü rejisör gelir. Vezneciler’de, Letafet Apart- m am ’nın ikinci katında bu okulu kurar. Adı, Darülbedayi-i Osman! (Güzellikler Evi) olacaktır. Böy- lece, Darülelhan, Darüttaalim-i Musiki, Darüleytam, Da rülmuallimin, Darülmuallimat gibi alışılmış “ darül” lü kurullara bir yenisi katılmış olur. İlk başta müzik ve ti­ yatro okulu olması düşünülen Darülbedayi, daha çok bir tiyatro okulu olarak gelişir. Edebi heyetinde, Abdül- hak Hamid, Halid Ziya, Cenab Şahabeddln, Hüseyin Su­ at, Müfit Ratip, Tahsin Nahid gibi ülkenin seçkin edipleri vardır. Batı işi bu tiyatro okulunun ilk genç adaylan için­ de, sonradan başka alanlarda ün yapacak kimler yok­ tur ki? Halit Fahri, Peyaml Safa, Elif Naci, Haşan Âli (Ediz) vb...

N TO IN E, İstanbul’da bir-bir buçuk ay kalır. Birin­ ci Dünya Savaşı patlayınca yurduna döner. Okul bir müddet devam eder. Sonra tavsar. Kendile­ rini “ okullu” sayan genç öğrenciler, Darülbedayi adı al­ tında oyunlar oynamaya başlarlar. Repertuarları, yine o zamanki edebi heyet zamanında seçilmiş, ya çeviri ya da adaptasyonlardan oluşur. Bu halleri ile, daha bir derli toplu, daha bir ciddi hava verirler. Trup, zaman za­ man dağılır, yine birleşir. Anadolu turnelerine çıkar. Ama, asıl “ Ferah Dönemi” denilen dönemden sonra Türk Tiyatrosu’nda bilinç ve seviyenin çağrışımı olur. Darülbedayi, daha sonra Tepebaşı’na taşınır. Vali Üs- tündağ döneminde de belediyeye bağlanır. Sanatçılar maaşa ve güvenceye kavuşur. Repertuar daha tutarlı kurulur, klasikler tanıtılır.

EN, bir şans eseri, tiyatroseven bir çevrede bü­ yüdüm. Dayım, Şadi Fikret’ İn arkadaşı idi. Bir kuzinim Cemal Sahir’le evliydi. I. Galip ve anne­ siyle sık sık görüşürdük. Tiyatro tutkunu teyzem, o ta­ rihte hanımlar tek başlanna tiyatroya gidemedikleri İçin, matinelere biz çocukları toplar, öyle giderdi. Ellza Bi- nemeciyan’lı, Kınar’lı, Muvahhid’li, Aznif’II, Ertuğrul Muhsin’ll, Behzad’iı, I. Galip’li, Nurettin Şefkatl’ll, Ra şid Rıza’lı, Rıza Fadıl’lı, Şadi Fikret’i! kadroların çoğu oyununu, bir çocuğun net mi net belleği, ama flu mu flu algılayışı ile o zamandan seyrettim. Daha sonra, aynı oyuncuların Tepebaşı’ndaki oyunlarının da sadık seyir­ cisi oldum. Hafta sonları, o yanan emektar tiyatronun kapısında, “paradi” denen üstbalkonda yer kapmak için Nihat Erim’le ve sonradan ünlü bir oyuncu olacak Re­ şit Baran’la kalabalık arasında kuyruk olurduk.

w -^| A R Ü LB E D A Yl’nin ve Şehir Tiyatroları’nın tarihi I I sıkı sıkıya Muhsin Ertuğrul’a koşuttur. Bu tiyat- --- 1 ronun beyni ve kalbi hep o olmuştur. Uzak gö­ rüşü, ilericiliği, uygarlığı, seviyesi ve disiplini İle bu ti­ yatroya saygınlığını ve karizmasını o kazandırmıştır. O tiyatrodan uzaklaştığı zaman aynı başarı muhafaza edi­ lememiştir. Bu emektar tiyatromuzun derlenip toparlan­ ması, onurlu geçmişine yaraşır bir kişilik alması, bugün tüm tiyatroseverlerin candan özlemidir.

Referanslar

Benzer Belgeler

[r]

Kocası, daha karısının ce­ nazesi kalkmadan, onun yerini al­ mağa hazırlanan bir arkadaşile, bo­ zulan işlerini düzeltmek için yeni bir Ankara seyahatine

Vaktile, benim de kalem yar­ dımımla milliyetçi “Turan,, gazete­ sini çıkarmış olan Zekeriya Beyin Türk ordusunu, Türk milliyetper­ verlerini ve Türk

Grif- fith’ten beri yerleşmiş olan klasik sinema­ nın estetik öğeleri Godard tarafından ters­ yüz edilmiştir...” “..Godard, yeni bir estetik çizgiyi gerçekçiliğin

Ney ve nısfiyeyi, mest olduğu demlerde; gelişi güzel, fakat bir bahçeden rastgele toplanan çiçekler gi­ bi, hoş çalar ve ayık olduğu zamanlarda ise; değil

NASA’n›n morötesi dalgaboylar›na duyarl› Gökada Evrim Kaflifi (GALEX) uydusu, Araba Tekeri’nin de, görünür çap›n›n iki kat›na kadar uzanan daha genifl bir

Ancak orga- nik gıda üreticileri için yıkama sırasında bu tür maddelerin kullanımı bir seçenek değil, çünkü organik üretimde kullanılacak mad- delerin organik üretime

Çeşitli başlıklarda yalan söyle- yen ve doğru söyleyen insanlardan toplanan bilgiler derin öğrenme teknikleriyle incelenerek yalancıları tespit ede- cek bir yapay