Araştırma Alanı Bütününde Yeşil Altyapının Haritalanması

Belgede ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ (sayfa 86-90)

5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER

5.1. Araştırma Alanı Bütününde Yeşil Altyapının Haritalanması

Korumada öncelikli peyzaj kümelerinin bağlantılılık ölçütlerinin belirlenmesi ve araştırma alanı bütünün yeşil altyapı planının oluşturulması amacıyla analizler sonucu üretilen çıktılar çakıştırılmıştır. Bu çakıştırma sonucunda peyzaj potansiyelinin haritaya aktarılması sağlanmıştır. Çeşitli işlevleri (servisler) bir arada sunabilen peyzaj kümeleri belirlenerek bunların bir ağ şeklinde bağlantılılığı değerlendirilmiş ve böylelikle peyzaj potansiyelini, planlama alanı bütününde temsil eden ve koruyan yeşil altyapı sisteminin haritalanması tamamlanmıştır.

Peyzaj kümeleri, peyzaj tipi çeşitliliğinin ve nadirliğinin düşük/yüksek oluşuna göre iki, bağlantılılık/benzerliğin “düşük/orta/yüksek” oluşuna göre üç grupta değerlendirilmiştir (Şekil 5.1).

Şekil 5.1. Peyzaj potansiyelinin haritalanması için peyzaj kümelerinin belirlenen kriterlere göre değerlendirilmesinde kullanılan fonksiyon puanları

Bu değerlendirme sonucunda, peyzaj potansiyelinin yersel dağılışı haritalanarak korumada öncelikli alanlar “düşük/orta/yüksek/en yüksek” olarak belirlenmiştir (Şekil 5.2).

Şekil 5.2. Araştırma alanı peyzaj potansiyeli bağlamında oluşturulan yeşil altyapı planı

Şekil 5.2’de görüldüğü gibi, yeşil altyapı haritasının oluşturulması için belirlenen “peyzaj potansiyeli düzeyinin yersel dağılımı” yorumlanmıştır. İlgili literatürde yeşil altyapı kapsamındaki örnek araştırmalardan birisi olan Chang ve ark (2012)’ye göre; “ekolojik bağlantılılık değerlendirmesi” Marulli ve Mallarach (2005) referans alınarak yama-koridor-matris modeli ile entegre edilmiş ve yeşil altyapı haritası oluşturulmuştur. Bu verilere göre; “eko-land matris”, “bağlantı sağlayan koridor” ve “eko-land yama” olarak adlandırılan yeşil altyapının temel unsurlarının yersel yayılışı haritalanmıştır. Kuzey Karolina’da yürütülen bir diğer

çalışmada ise “ekosistem servisleri” ve fonksiyonları bakımından değerli alanlar belirli ölçütler ele alınarak peyzaj potansiyeli düzeyini gösterecek şekilde haritaya aktarılmıştır. Bu çalışmada; peyzaj potansiyeli, “peyzaj kümeleri” ile ifade edilerek korumada öncelikli olacak şekilde küme 1, küme 2 ve küme 3 olarak belirtilmiş ve bu kümeler arasında bağlantı sağlayan alanlar koridor olarak tanımlanmıştır. Bu örnek çalışmalar ile tez çalışması sonucu ortaya çıkan peyzaj potansiyeli düzeyi birlikte yorumlandığında; peyzaj potansiyeli düzeyi en yüksek olan alanlar

“matris”, yüksek olan alanlar “yama”, orta düzeyde olan alanlar “koridor” ve düşük düzeyde olan alanlar ise “bariyer” olarak kabul edilmiştir.

Yeşil altyapı haritalaması için belirlenen kriterlerin uygulanmasında objektif bir değerlendirme yapmak amacıyla peyzaj kümeleri eşit büyüklükteki (15 km x 15 km) kareler olarak belirlenmiştir. Küme büyüklüğü ve sınırlarının belirlenmesinde, peyzaj tiplerinin çeşitliliği açısından yüksek değer taşıyan alanların “doğal sınırlarının” bir algoritma ile belirlenmesi bundan sonra yapılacak çalışmalarda sonuçların uygulamaya aktarılması açısından yarar sağlayacaktır.

Sonuç olarak ortaya çıkan haritada araştırma alanı bütünündeki peyzaj potansiyeli “en yüksek” olan alanlar (matris) ile “yüksek” olan alanlar birlikte değerlendirildiğinde; peyzaj potansiyelinin korunması açısından değer taşıyan yeşil altyapı unsurlarının, planlama alanı bütünündeki 71 peyzaj tipinden 68’ini içerdiği görülmektedir. Bu oran, peyzaj tipolojisinin % 95,7’sini temsil etmektedir. Mutlak koruma değeri taşıyan bu alanların belirlenmiş olması, yeşil altyapı planlaması sürecinde, havza ölçeğindeki peyzaj potansiyelinin büyük ölçüde korunması ve sürdürülebilir yönetimini sağlayacaktır.

Koruma statüsüne sahip alanlardan Bafa Gölü Tabiat Parkı’nı içeren peyzaj kümesinin “peyzaj potansiyeli” değeri düşük düzeyde bulunmuştur. Bunun nedeni;

küme içerisinde yer alan diğer peyzaj tiplerinin alanlarına göre, göl aynasının kapladığı alanın oransal olarak çok büyük olmasıdır. Yılmaz (2016) tarafından geliştirilen ve bu çalışmada kullanılan “bağıl peyzaj çeşitliliği” formülü, küme içerisindeki peyzaj tiplerine ait toplam alanların eşit olması durumunda en yüksek

(ideal) değeri vermektedir. Bu örnekte görüldüğü gibi 15x15 km boyutlarında ele alınan peyzaj kümesi ölçeği, göl alanının tümünü içerdiği için, yapılan değerlendirmede göl alanının dışında kalan görece dar yayılımlı peyzaj tiplerinin önem düzeyini azaltmıştır. Yöntem gereği ele alınan peyzaj kümesi ölçeğinin daha hassas bir düzeye (5x5 km) çekilmesi durumunda alansal olarak küçülecek kümelerin, göl aynasını daha az oranda içerecek olması nedeniyle, daha yüksek

“peyzaj çeşitliliği” değerine sahip olacağı açıktır. Bu yorumdan görüleceği gibi, peyzajın analizinde kullanılan veri altlığı ölçeği peyzaj potansiyelinin değerlendirilmesinde hassasiyeti artıracaktır.

Bu çalışmada, peyzaj çeşitliliği temelinde bir yöntem yaklaşımı izlenmiş ve peyzaj tiplerinin mevcut bir koruma statüsüne sahip olup-olmaması bir ölçüt olarak değerlendirilmemiştir. Peyzaj paternini oluşturan ve bu çalışmada ele alınan temel bileşenler ve ölçütlere ek olarak “peyzaj tiplerinin mevcut koruma statüsü” gibi bir ölçütün de dikkate alınması, yeşil altyapı bağlamında açık/yeşil alan sisteminin kurgulanmasında yürürlükteki mevzuatın da ön plana çıkmasını sağlayabilir. Aydın kent merkezi dikkate alındığında, yeşil altyapı unsurlarına erişimin 2,5 km’lik bir mesafede sağlandığı görülmektedir. Bu bağlamda, yeşil altyapı unsurlarının mekânsal dağılımı, Aydın ili ve çevresindeki açık/yeşil alanlar ve kırsal peyzaj birimleri arasında bütünlük ve sürekliliği sağlayacak bir “Kentsel Açık/yeşil Alan Sistemi”nin planlanmasında önemli bir potansiyelin varlığını ortaya koymaktadır.

Peyzaj potansiyelinin korunması açısından değer taşıyan yeşil altyapı unsurlarından matrisin %85’i, yamanın %50’si ve koridorun ise %80’i ormandan oluşmaktadır. Bu sonuçlara göre, yeşil altyapı unsurlarından en yüksek peyzaj potansiyeli taşıyan matrisin, büyük ölçüde orman örtüsünden oluştuğu görülmektedir. Bu durum, alt havza ölçeğinde yeşil altyapının planlanması ve yönetiminde orman amenajman planlarının önemini ortaya koymaktadır. Arazi örtüsü tiplerinin, yeşil altyapı unsurları içindeki oransal dağılımı Şekil 5.3’de sunulmuştur.

Şekil 5.3. Arazi örtüsü tiplerinin yeşil altyapı unsurları içindeki oransal dağılımı

5.2. Araştırma Alanında Belirlenen Yeşil Altyapı Ağının Yürürlükteki

Belgede ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ (sayfa 86-90)