2. GENEL BİLGİLER

2.4. Şişmanlığın Neden Olduğu Sağlık Sorunları

Endokrin sistem, kardiyovasküler sistem, solunum sistemi, gastrointestinal sistem, deri, genitoüriner sistem, kas-iskelet sistemi yanı sıra psikososyal durumda değişik oranlarda şişmanlıktan etkilenmektedir. DM, osteoartrit, hiperlipidemi, kardiyovasküler hastalıklar, safra taşları, kanser (kadında meme, over ve endometriyum, erkekte kolon ve prostat Ca), gut, inme ve depresyon başta olmak üzere çeşitli

22 hastalıklara yol açmaktadır. Ayrıca şişmanlık gebelik sürecinde de hem çocuk hem de anne sağlığı açısından birçok risk oluşturmaktadır. Nöral tüp defekti sıklığı ve perinatal mortalitede artışa yol açtığı, annede HT, toksemi, gestasyonel diyabet riskini arttırdığı bilinmektedir (106, 107).

2.4.1. Kardiyovasküler Sistem

Şişmanlarda koroner kalp hastalığı ve miyokard enfarktüsü, normal kiloda olan kişilere göre daha fazla görülmektedir. Şişmanlık dolaylı olarak vasküler yatağın direncini artırarak HT prevalansını da artırmaktadır (108).

Diyetteki kolesterol düzeyinin aterosklerozla ilişkili olduğu ancak genetik, yaş gibi faktörlerin de aterosklerozda etkili olduğu belirtilmiştir. Koroner kalp hastalığı için önlenebilir risk faktörleri arasında hiperlipidemi, HT, tip 2 diyabet, sigara kullanımı, şişmanlık ve sedanter yaşam da yer almaktadır (108, 109).

Şişman bireylerde artan metabolik ihtiyaçlar için kardiyak debi artışı gereklidir. Bunun sonucunda kardiyak eksentrik hipertrofi ve diyastolik disfonksiyon gelişir. Dilatasyon ve hipertrofi aynı hızda gelişmezse sistolik disfonksiyon ve sonuçta konjestif kalp yetmezliği gelişir (110).

2.4.2. Solunum Sistemi

Üst solunum yolu, göğüs duvarı ve abdominal bölgede yağ depolanması, solunum sisteminin mekanik işlevini bozmaktadır (111). Şişmanlıkla birlikte solunum sisteminde primer alveoler hipoventilasyon, Pick-Wick sendromu, pulmoner fonksiyon bozuklukları, obstruktif uyku apnesi, horlama ve akciğer kanseri görülebilmektedir (112-114). Uykuda solunum bozukluğu ise basit horlamadan derin nokturnel hipoventilasyon ve solunum yetmezliğine kadar birçok bozukluğa neden olmaktadır. Şişman bireylerde en sık rastlanan sorun uyku apnesinin farenjial bölgede yağ birikiminden kaynaklandığı düşünülmektedir (110). Obstruktif uyku apnesi (OSA), uyku esnasında üst hava yolunun tam ya da kısmi çökmesi, sekonder olarak hava akımında tekrarlayan azalma veya tamamen kesilme dönemleri ile karakterizedir. Uyanma ile apne sonlanana ve üst solunum yolu açıklığı yeniden sağlanana kadar hipoksi meydana gelmektedir. Daralmış üst solunum yolunun oluşturduğu direnç

23 sıkıntılı solunumla sonuçlanmaktadır (111, 113). Şişmanlarda solunum problemlerinden kaynaklı anestezi riski nedeniyle erken postoperatif ölümler olabilmektedir (108).

2.4.3. Endokrin Sistem

Şişmanlığa bağlı en yaygın morbiditeye ve en büyük sağlık harcanmasına neden olan hastalık tip 2 DM’dir. Şişmanlık genetik yatkınlığın yanı sıra, insülin direncinin artmasına neden olarak tip 2 DM’de risk faktörü kabul edilmektedir (111, 114). Yağ dokusunun stroma hücrelerinde östrojen üretimini arttırması, şişman kadınlarda endometrium kanserinin de nedeni olarak belirtilmektedir (115). Şişmanlıkla birlikte hormonal değişimlerden kaynaklanan siklus bozuklukları, polikistik over sendromu, fertilitede azalma, libido ve potenste azalma da sık görülen problemlerdir (110).

2.4.4. Deri ve Kas- İskelet Sistemi

Şişmanlık hem deri hem de kas iskelet sisteminde sık rastlanan birtakım olumsuzluklara yol açmaktadır. Strialar en sık görülen cilt değişiklikleri olup subkütanöz yağ dokusunun artması sonucu ciltte oluşan gerginliği ve basıncı yansıtır. Ekstensör yüzeylerde ve boyunda deri renginde koyulaşma ile seyreden akantozis nigrikans, insülin rezistansı ile ilişkili cilt hastalığı olup şişmanlıkta görülme sıklığı artmıştır. Hirsutizm kadınlarda visseral şişmanlık ile birlikte olan artmış testesteron üretiminden dolayı ortaya çıkar (107). Şişmanlık ilerledikçe, zamanla kas ve iskelet sisteminde birçok mekanik bozukluğa yol açmaktadır. Osteoartrit, gut, selülit, ayak ve diz deformiteleri gibi sorunlar en sık karşılaşılanlardır (112, 114).

Karın bölgesinde biriken yağ kütlesine bağlı olarak karın kaslarının zayıflaması, omurga kavsinin bozulmasına, disklerin kaymasına ve bacaklarda oluşan deformitelere neden olmaktadır. Eklemler üzerine binen ağırlığın artmasıyla ilerleyen yaşlarda eklemlerde dejenerasyon da oluşmaktadır (116).

2.4.5. Santral Sinir Sistemi, Üriner Sistem

Şişmanlığın sinir ve üriner sistemde yol açtığı sorunlar, HT nedeni ile meydana gelmekte, beyin kanaması ve böbrek yetmezliği riskini de arttırmaktadır (116).

24 2.4.6. Gastrointestinal Sistem

Hemen hemen bütün araştırmalarda şişman bireylerde safra taşı sıklığının arttığı gösterilmiştir. Ulusal Sağlık Servisi (NHS) verilerinde BKİ>45 kg/m2 olanlarda BKİ<25kg/m2olanlara göre safra taşı görülme riskinin 7 kat arttığı gösterilmiştir. Hızlı

kilo vermeyle, artan hepatik kolesterol ve azalan safra asidi sekresyonu sonucu oluşan safra süpersaturasyonuna bağlı olabilen safra kesesi taşı riski oluşmaktadır (107, 117). Karaciğer yağlanması şişmanlarda en sık rastlanan bozukluklardan birisidir. Hepatositlerde trigliseridlerin depolanmasıyla gelişen yağlanma steatohepatite, fibrozise ve siroza da neden olabilmektedir. Kilo kaybı durumunda steatozda belirgin bir düzelme gözlenmektedir (28, 110). Şişmanlarda subkutan yağ dokusundan ziyade visseral yağlardan mobilize olan serbest yağ asitlerinin portal ven ile karaciğere taşınması, adipositlerden sitokinlerin salınmasıyla insülin direncini arttırıp non alkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAYKH) gelişimine neden olmaktadır (118).

Artan karın içi basıncının, hiatus hernisine ve özafajial reflüye sebep olabilecek önemli bir faktör olabileceğinin düşünülmesine rağmen zayıflamanın bu konudaki etkileri hakkında çelişkili raporlar mevcuttur. Fazla kilo ile bu hastalıklar arasında ilişki kuran çalışmaların yanı sıra, böyle bir ilişkinin ortaya konamadığı verilerde bulunmaktadır (119).

2.4.7. Kanserler

Geniş taramalarda şişmanlık ile bazı kanser tiplerinin sıklığı arasında bir ilişki olduğu görülmüştür. Şişmanlık ile erkeklerde kolon, rektum, pankreas, mide, böbrek, safra kesesi, prostat kanseri riski artar. Kadınlarda ise mide, kolon, böbrek, safra kesesi, meme, endometrium, over ve serviks kanseri riski artar (28, 111, 115, 120, 121).

Son yıllarda özafagus, karaciğer, pankreas, mide ve böbrek kanseri riskinde şişmanlık nedenli artış raporlarda bildirilmiştir (115).

Avrupa Birliği’nde kanser insidansı ile şişmanlık ilişkisini inceleyen bir raporda, tüm kanser nedenlerinin %5’inin şişmanlık ile ilişkili olduğu bildirilmiştir. Şişmanlık ile ilgili kanser tiplerinde en yüksek orana sahip endometrium (%39), böbrek (%25) ve safra kesesi (%25) kanserleri olduğu belirtilmiştir. Bu araştırmada; şişmanlığın

25 Avrupa’da yılda 21.500 kolon kanseri, 14.000 endometrium kanseri ve 12.800 postmenapozal meme kanseri vakası ile ilişkili olduğu ortaya konmuştur (122).

2.4.8. Psikososyal Durum

Yapılan çalışmalar, temelde hafif şişman bireyler ile şişman olmayanlar arasında psikolojik yapı olarak belirgin fark bulunmadığını göstermekle birlikte şişman bireyler arasında birçok değişik kişilik yapısı mevcuttur. Yeme alışkanlığı; fizyoloji ve çevre etkileşiminin bir sonucudur, mutlaka bir psikolojik sorunla ilişkilendirilmesi mümkün olmamaktadır. Ancak şişmanlık gelişmesi ile kişilerde psikososyal bozukluklar artmakta ve bu durum hem bireyin topluma uyumunda hem de tedavide olumsuzluklara neden olmaktadır (28, 107, 123).

Şişman bireyler genel olarak, arzu edilmeyen bir vücut görüntüsü ve birçok karakter eksikliği olan bir kişi gibi algılanırlar. Şişmanlarda oluşan ruhsal bozukluklar genellikle bir neden değil, maruz kaldıkları önyargılar ve dışlanma dolayısıyla bir sonuçtur. Şişmanlarda dikkat çeken depresyon, bulimik davranış, beden imajı algısına bağlı ruhsal sorunlar, uyku bozuklukları ve diyet komplikasyonları en çok rastlanan psikiyatrik bozukluklardır. Gece yeme sendromları da ayrıca dikkat çekmektedir. Şişmanlar toplumdan kolayca izole olması daha az evlenme oranı ve daha düşük eğitim seviyesinin nedeni görülmektedir. Şişmanların normal kilolulara göre daha zor iş bulması, onların sosyal statüdeki olumsuzluklarını daha da arttırır. Bu kısır döngüyü bir yerinden kırmak için yeterli alaka, bilgi, tecrübe, zaman ve özveri gerekmektedir (28, 124).

Belgede Malatya sağlıklı yaşam merkezine başvuran hafif şişman ya da şişman kadınlarda demir eksikliği anemisi sıklığı ve diyet tedavisine etkisi (sayfa 37-41)