3. YÖNTEM

3.2 Çalışma Grubu

Çalışma grubunun belirlenmesinde ilk olarak 3 farklı okula (Hidayet Ortaokulu, Abdulkadir Eriş Ortaokulu ve Sümer Ortaokulu) gidilmiş ve bu okullarda birden fazla 7.sınıf şubesinde derse giren matematik öğretmenleriyle görüşülmüştür. SYÖY ile ilgili kısa bilgiler verilmiş ve uygulamaya istekli öğretmenlerin girdiği sınıflara OİBT, MDYTÖ, MSKÖ uygulanmıştır. Uygulanan ölçeklerin yanı sıra öğrencilerin 7.sınıfın ilk dönemindeki matematik dersi karne notu ile genel not ortalamaları incelenmiş ve her öğretmenin girdiği sınıflar kendi aralarında değerlendirilerek bu üç ölçekten elde edilen puanlar bazında denklik gösteren iki sınıf (Sümer Ortaokulu-7/D ve 7/E sınıfları) tespit edilmiştir. Bu sınıflardan biri deney diğeri de kontrol grubu olarak rasgele seçilmiştir.

Bu sınıflarda derse giren matematik öğretmeni ise uygulama öğretmeni olmuştur. Uygulama öğretmeni erkek, 36 yaşında, 12 yıllık kıdeme sahip ve eğitim fakültesi mezunudur. Uygulama için seçilen okul (Sümer Ortaokulu) ikili öğretim yapan, il merkezine 1 km uzaklıkta olup okulda 6 matematik öğretmeni (toplam 80 öğretmen), 1405 öğrenci, 25 derslik, 1 fen laboratuarı, 1 atölye, 2 bilgi teknolojileri sınıfı bulunmaktadır.

Deney ve kontrol gruplarında 30’ar öğrenci bulunmakta olup deneysel işlem toplam 60 öğrenci üzerinden yürütülmüştür. Deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin cinsiyetlerine göre dağılımı aşağıda verilmiştir.

Tablo 8

8. Deney ve Kontrol Gruplarının Cinsiyet Dağılımına İlişkin Ki-Kare Uyum İyiliği Testi Sonuçları

Gruplar Gözlenen Beklenen

Cinsiyet Kız Erkek f % f % 2 p Deney 30 29.3 15 50.0 15 50.0 0.035 .852 Kontrol 30 30.7 15 50.0 15 50.0 Toplam 60 30 100.0 30 100.0

Deney ve kontrol gruplarında cinsiyet değişkenine göre eşitlik (erkek: % 50, kız: % 50) vardır. Çalışma grubu öğrencilerinin cinsiyet değişkenine göre Türkiye’deki

okullarla benzer dağılım gösterip göstermediğine ilişkin yapılan ki-kare uyum iyiliği testi sonucuna göre öğrencilerin cinsiyet değişkenine göre (erkek, kız) dağılımı evrendeki dağılımdan farklı değildir (2

(2)= 0.035, p = 0.852). Çalışma grubu öğrencilerinin cinsiyet yönünden dağılımı, Türkiye genelindeki ortaokullardaki öğrenci oranları (erkek: 2862730 (%51.2), kız: 2731180 (% 48.8)) (TÜİK, 2013) ile aynı düzeydedir.

Deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin akademik başarıları açısından denk olup olmadığını anlamak amacıyla öğrencilerin 7.sınıfın ilk dönemindeki matematik dersi karne notları ve genel not ortalamaları ile ön-başarı puanları karşılaştırılmıştır.

Araştırmanın uygulamasına başlamadan önce seçilen deney ve kontrol gruplarının akademik başarı yönünden denkliğini belirlemek için öncelikli olarak öğrencilerin 2012–2013 eğitim öğretim yılı güz dönemi Matematik dersi karne notları ve genel not ortalamaları temin edilmiştir.

Tablo 9

9. Deney ve Kontrol Gruplarındaki Öğrencilerin Matematik Dersi Karne Notuna İlişkin Shapiro-Wilk Testi Sonuçları

Gruplar N ̅ Medyan Shapiro-Wilk (p)

Deney 30 60.0 60.0 .024*

Kontrol 30 59.3 60.0 .030*

*p<.05

Çalışma grubu öğrencilerinin matematik dersi karne notu değişkenine göre normal dağılıp dağılmadığı incelendiğinde deney ve kontrol grupları öğrencilerinin matematik dersi karne notlarının dağılımının normal dağılımdan farklı olduğu görülmektedir. Bu nedenle matematik dersi karne notlarının deney ve kontrol gruplarına göre farklılaşıp farklılaşmadığına Mann-Whitney U testi kullanılarak bakılmıştır.

Tablo 10

10. Deney ve Kontrol Gruplarındaki Öğrencilerin Matematik Dersi Karne Notlarına İlişkin Mann-Whitney U Testi Sonuçları

Gruplar N Sıra Ort. Sıra Top. U p

Deney 30 30.70 921

444 .927

Kontrol 30 30.30 909

farklılaşmadığını ortaya koymak amacıyla yapılan U testi sonucunda deney ve kontrol gruplarındaki öğrenciler arasında anlamlı bir farklılık olmadığı gözlemlenmiştir (U=444, p>.05). Bu sonuca göre deney ve kontrol grupları öğrencilerinin matematik dersi karne notları açısından aralarında anlamlı bir fark bulunmadığı, matematik dersi başarısı açısından birbirlerine denk oldukları görülmektedir.

Tablo 11

11. Deney ve Kontrol Gruplarındaki Öğrencilerin Genel Not Ortalamalasına İlişkin Shapiro-

Wilk Testi Sonuçları

Gruplar N ̅ Ortanca Shapiro-Wilk (p)

Deney 30 67.3 66.0 .562

Kontrol 30 66.7 65.0 .921

Deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin genel not ortalamalarına göre dağılımlarının normal olup olmadığı incelendiğinde deney ve kontrol grupları öğrencilerinin genel not ortalamalarına göre normal dağılım gösterdiği görülmektedir. Bu nedenle genel not ortalamalarının deney ve kontrol gruplarına göre farklılaşıp farklılaşmadığına bağımsız örneklemler t-testi kullanılarak bakılmıştır.

Tablo 12

12. Deney ve Kontrol Gruplarındaki Öğrencilerin Genel Not Ortalamalarına İlişkin t-testi

Sonuçları

Gruplar N ̅ SS Sd t p

Deney 30 67.3 12.0

58 0.181 .857

Kontrol 30 66.7 12.3

Genel not ortalamalarının deney ve kontrol gruplarına göre farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymak amacıyla yapılan bağımsız örneklemler t-testi sonucunda deney ve kontrol gruplarındaki öğrenciler arasında anlamlı bir farklılık olmadığı (t(58)=0.181, p>.05), öğrencilerin genel akademik başarı yönünden birbirlerine denk oldukları görülmektedir.

Tablo 13

13. Deney ve Kontrol Gruplarındaki Öğrencilerin Ön-Başarı Puanlarına İlişkin Shapiro-Wilk Testi Sonuçları

Gruplar N ̅ Medyan Shapiro-Wilk (p)

Deney 30 28.4 28.3 .827

Kontrol 30 25.7 28.3 .073

Deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin ön-başarı puanlarına göre dağılımlarının normal olup olmadığı incelendiğinde deney ve kontrol grupları öğrencilerinin ön-başarı puanlarına göre normal dağılım gösterdiği görülmektedir.

Yapılan Levene Testi sonucuna göre ön-başarı puanları dağılımının homojen olmadığı (F=4.401, p<.05) görülmüştür. Bağımsız örneklemler t-testi tablosunda homojen olmayan dağılım için de test değerleri yer almaktadır.

ön-başarı puanlarının deney ve kontrol gruplarına göre farklılaşıp farklılaşmadığına bağımsız örneklemler t-testi, alt boyutlar için ise Mann-Whitney-U Testi kullanılarak bakılmıştır.

Tablo 14

14. Deney ve Kontrol Gruplarındaki Öğrencilerin Ön-Başarı Puanlarına İlişkin t-testi Sonuçları

Gruplar N ̅ SS Sd t p

Deney Grubu 30 28.4 10.6

54,078 0.870 .388

Kontrol Grubu 30 25.7 13.9

Ön-Başarı puanlarının deney ve kontrol gruplarına göre farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymak amacıyla yapılan bağımsız örneklemler t-testi sonucunda deney (X 28.4) ve kontrol (X 25.7) gruplarındaki öğrenciler arasında anlamlı bir farklılık olmadığı (t(54,078) =0.870, p>.05), öğrencilerin Olasılık ve İstatistik Öğrenme Alanı giriş davranışları açısından birbirlerine denk oldukları görülmektedir.

Deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin matematik dersine yönelik tutumları açısından denk olup olmadığını anlamak amacıyla öğrencilerin Matematik Dersine Yönelik Tutum Ölçeği’nden (MDYTÖ) (Baykul, 1990) elde edilen ön-tutum puanları karşılaştırılmıştır.

Tablo 15

15. Deney ve Kontrol Gruplarındaki Öğrencilerin ÖN-TUTUM Puanlarına İlişkin Shapiro-Wilk

Testi Sonuçları

Gruplar N ̅ Medyan Shapiro-Wilk (p)

Deney 30 58.6 59.6 .001*

Kontrol 30 58.1 57.7 .002*

*p<.05

Deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin ÖN-TUTUM’den elde ettikleri puanlara göre normal dağılıp dağılmadığı incelendiğinde deney ve kontrol grubu öğrencilerinin Ön-tutum puanlarına göre normal dağılım göstermediği görülmektedir.

Bu nedenle ön-tutum puanlarının deney ve kontrol gruplarına göre farklılaşıp farklılaşmadığına Mann Whitney-U testi kullanılarak bakılmıştır.

Tablo 16

16. Deney ve Kontrol Gruplarındaki Öğrencilerin Ön-Tutum Puanlarına İlişkin Mann-Whitney

U Testi Sonuçları

Gruplar N Sıra Ort. Sıra Top. U p

Deney 30 31.72 951.5

413.500 .589

Kontrol 30 29.28 878.5

Ön-tutum puanlarının deney ve kontrol gruplarına göre farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymak amacıyla yapılan U testi sonucunda deney ve kontrol gruplarındaki öğrenciler arasında anlamlı bir farklılık olmadığı gözlemlenmiştir (U=413.5, p>.05]. Bu sonuca göre deney ve kontrol grupları öğrencilerinin matematik dersine yönelik tutum açısından aralarında anlamlı bir fark bulunmadığı, matematik dersine yönelik bilişsel, duyuşsal ve psikomotor tepkilerinin birbirlerine denk oldukları söylenebilir.

Deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin matematik sınav kaygıları açısından denk olup olmadığını anlamak amacıyla Matematik Sınavı Kaygısı Ölçeği’nden (MSKÖ) ve ölçekteki alt boyutlardan (kuruntu, gerginlik, olumlu duygu) elde edilen ön- kaygı puanları karşılaştırılmıştır. Deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin ön-kaygı puan dağılımının normal dağılıma uygunluğuna ilişkin bulgular şöyledir:

Tablo 17

17. Deney ve Kontrol Gruplarındaki Öğrencilerin Ön-Kaygı Puanına İlişkin Shapiro-Wilk Testi

Sonuçları

Gruplar N ̅ Medyan Shapiro-Wilk (p)

Kuruntu Deney 30 45.9 44.6 .032* Kontrol 30 40.7 35.7 .001* Gerginlik Deney 30 71.5 75.0 .132 Kontrol 30 59.4 62.5 .346 Duyuşsallık Deney 30 65.4 66.7 .365 Kontrol 30 64.4 63.9 .064 ön-kaygı Deney 30 59.8 58.7 .902 Kontrol 30 55.0 53.7 .502 *p<.05

Deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin MSKÖ’den elde ettikleri puanlara göre normal dağılıp dağılmadığı incelendiğinde, kuruntu boyutundaki maddelere verilen cevaplardan elde edilen puanlara göre deney ve kontrol grubu öğrencilerinin normal dağılım göstermediği görülmektedir. Bu nedenle kuruntu boyutundan alınan ön-test puanlarına göre deney ve kontrol grupları arasında fark olup olmadığına Mann Whitney-U Testi kullanılarak bakılmıştır.

Tablo 18

18. Deney ve Kontrol Gruplarındaki Öğrencilerin Kuruntu Alt Ölçeği Ön-Test Puanlarına

İlişkin Mann-Whitney U Testi Sonuçları

Boyut Grup N Sıra Ort. Sıra Top. U p

Kuruntu Deney 30 33.32 999.5 365.5 .209

Kontrol 30 27.68 830.5

Kuruntu boyutundan elde edilen ön-test puanlarının deney ve kontrol gruplarına göre farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymak amacıyla yapılan U testi sonucunda deney ve kontrol gruplarındaki öğrenciler arasında anlamlı bir farklılık olmadığı gözlemlenmiştir (U=365.5, p>.05). Bu sonuca göre deney ve kontrol grupları öğrencilerinin matematik sınavı kaygısının boyutlarından olan kuruntu açısından aralarında anlamlı bir fark bulunmadığı, matematik sınavı ile ilgili kuruntu düzeylerinin birbirlerine denk oldukları söylenebilir.

Diğer taraftan gerginlik ve olumlu duygu boyutları ile MSKÖ’den elde edilen kaygı puanına göre normal dağılım gösterdikleri görülmektedir. Gerginlik ve olumlu duygu boyutları ile MSKÖ’den elde edilen kaygı puanları normal dağılım gösterdiği

için, deney ve kontrol grupları arasındaki farka bağımsız örneklemler t-testi kullanılarak bakılmıştır.

Tablo 19

19. Deney ve Kontrol Gruplarındaki Öğrencilerin Gerginlik ve Duyuşsallık Alt Ölçekleri ile ön-

kaygı Puanlarına İlişkin t-testi Sonuçları

Boyut Gruplar N ̅ SS Sd t p

Ön-Gerginlik Deney 30 71.5 22.4 54.340 2.342 .023*

Kontrol 30 59.4 17.2

Ön-Olumlu Duygu Deney 30 65.4 19.5 50.933 0.216 .830

Kontrol 30 64.4 13.2

Ön-kaygı Deney 30 59.8 12.8 48.687 1.736 .089

Kontrol 30 55.0 8.0

*p<.05

Ön-kaygı puanı ile ön-gerginlik ve ön-olumlu duygu boyutlarının deney ve kontrol gruplarına göre farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymak amacıyla yapılan bağımsız örneklemler t-testi sonucunda gerginlik boyutuna göre deney ve kontrol gruplarındaki öğrenciler arasında anlamlı bir farklılık görülmüştür (t(54,340) =2.134, p<.05). Bu bulguya göre deney grubundaki öğrenciler kontrol grubundaki öğrencilerden daha yüksek gerginlik puanına sahiptir.

Duyuşsallık boyutuna göre deney ve kontrol gruplarındaki öğrenciler arasında anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür (t(50,933) =21.6, p>.05). Bu bulguya göre deney ve kontrol grupları öğrencilerinin matematik sınavı kaygısının boyutlarından olan olumlu duygu açısından aralarında anlamlı bir fark bulunmadığı, matematik dersine yönelik olumlu duyguının birbirlerine denk oldukları söylenebilir.

Ön-kaygı puanlarına göre deney ve kontrol gruplarındaki öğrenciler arasında anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür (t(48,687)=1.736, p>.05). Bu bulguya göre deney ve kontrol grupları öğrencilerinin matematik sınavı kaygısı açısından birbirlerine denk oldukları söylenebilir.

Belgede 7. sınıf matematik dersi olasılık ve istatistik öğrenme alanının öğretiminde "Sınav yoluyla öğrenme yöntemi"nin öğrencilerin akademik başarı, tutum ve sınav kaygısına etkisi (sayfa 136-142)