KIBRIS SORUNU VE KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI
2. BÖLÜM SÖZLÜ TARİH SÖZLÜ TARİH
2.5. Sözlü Tarih Aracılığıyla Tarih Odaklarının Değişimi
51
resimlere yer veren tarih dergileri de oldukça azdır ve yer verildiğinde bu görselleri kullanacak tarihçi parmakla sayılacak kadar az olmaktadır331. Sözlü tarih, yazılı kültürün unutturmuĢ olduğu fakat toplumsal hafızada yer etmiĢ olayların tarihe dahil olabilmesi için uğraĢan bir araĢtırma alanı meydana getirmiĢtir332. Devlet dıĢı sivil bir tarihin yazılmasında önem arz etmiĢtir.
Bu vesileyle devlet adamı dıĢındaki insanların tarihi yazılıp aĢağıdakilerin sesi duyulmuĢtur333. Ne yazıktır ki, devlet dıĢı insan yaĢanmıĢlıkları, tecrübeleri pek çok insanın ilgisini çeker fakat geleneksel tarihte pek kullanılmaz334.
Resmi devlet kayıtlarının anlatamadığı bakıĢ açısı ve olaylar sözlü tarih sayesinde ortaya çıkar335. Örneğin Annales tarihçileri 1960’lı yıllarda toplum tabanlı araĢtırmalar yapmaya baĢladıklarında, kilise cemaatlerinin üreme davranıĢlarına dair tutulmuĢ kayıtlardan elde ettiklerinden yola çıkarak bu araĢtırmalarla daha geniĢ cinsel davranıĢ sorunlarına yaklaĢmıĢtır336.
52
Sözlü tarih ilk planda araĢtırmacılara belgelerin tamamen söz olarak aktarıldığı izlenimini uyandırır. Hâlbuki kiĢilerin not defterleri, video kayıtları, günlükleri, hatıra defterleri, kıyafetleri, eĢyaları, fotoğrafları ve diğer materyaller de sözlü tarih araĢtırmaları kapsamındadır339.
Günümüzde, görüntü arĢivlerinin kütüphane özelliği kazandığı görülmektedir340. Connerton’a göre, “insanların iletiĢim kalıplarının oluĢması noktasında, sözlü kültür kapsamına sözsüz gösterime dayanan uygulamaların da dahil edilmesi gerekmektedir”341.
Toplum tarihini yazanlar için üzerinde çalıĢılan tarihi, yaptıkları ettikleri Ģeylerle ilgili yazılı belge bırakma hususunda pek bilinci olmayan insanlar oluĢturmuĢtur342. Ġnsanlar yazarken ve konuĢurken normalde olduklarından çok daha kontrollüdürler. Fakat sözlü tarih görüĢmelerinde anlatılmak istenenin ötesine geçilmesinin çok daha çeĢitli yolları bulunmaktadır. Anlatanın mimikleri, ses tonu, duraksamaları bile ipucu olur ve baĢarılı bir tarihçi sorduğu sorularla kiĢinin anlatmak istediklerinin arkasını görebilir343.
Bir hayat hikayesinde, bilinç altına itme veya çarpıtarak anlatma olduğunu keĢfetmek olumsuz bir durum değildir. Çünkü yalan da bir iletiĢimdir ve kiĢinin sosyal tutumlarına hatta birçok önemli noktaya dair ipuçları verir344.
Sözlü tarih araĢtırmalarında çatıĢmaların, endüstriyel değiĢimin, nüfus artıĢının, kültürde yaĢanan dönüĢümlerin insan üzerinde bırakmıĢ olduğu etki ve insanların gözlemlemiĢ olduğu farklılıklar hiçbir tarihsel kaynağın veremeyeceği kadar tarihi veri meydana çıkarır345.
339 Kemal Üçüncü, “Sözlü Tarih”, Türkiye’de Tarih Yazımı, der. Vahdettin Engin ve Ahmet ġimĢek, Ġstanbul: Yeditepe Yayınevi, 2013, s. 436.
340 Sezai ÖztaĢ, Tarih Öğretimi ve Filmler: Tarih Öğretiminde Film Kullanılmasının Öğrenci Başarısı Üzerine Etkisi (Doktora Tezi), Gazi Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Ankara 2007, YÖK: Ulusal Tez Merkezi (Tez No. 206974), s. 39.
341 Ersoy, Sözlü Tarih, s. 22.
342 David E. Kyvıg ve Myron A. Marty, Yanıbaşımızdaki Tarih, çev. Nalan Özsoy, Ġstanbul:
Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 2011, s. 72.
343 Danacıoğlu, Geçmişin İzleri, s. 139.
344 Paul Thompson, Geçmişin Sesi, çev. ġehnaz Layıkel, Ġstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 1999, s. 128.
345 Oktay Gökdemir, “Tarih Yazımında Ġki Yeni YaklaĢım: Sözlü ve Yerel Tarih”, Tarih Nasıl Yazılır? Tarih Yazımı İçin Çağdaş Bir Metodoloji, der. Ahmet ġimĢek, Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları, 2018, s. 132-133.
53
Yazılı belgelerle karĢılaĢtırıldığında sözlü kanıtların ne kadar değerli olduğu sanayi alanı için de geçerlidir çünkü bazı araĢtırmalar topluluklar arasında giriĢimcilik kültüründeki karĢıtlıklar hakkında önemli bilgiler vermiĢ ve bazılarının niye battığına açıklık getirmiĢtir346.
Bir toprak ağasının emrindeki iĢçilerin nasıl yaĢam sürdükleri ve çalıĢma Ģartlarını da sözlü tarih araĢtırır347. Mevsimlik iĢçiliğin hâkim olduğu bir sanayii konu alan “Living the Fishing (1983)” baĢlıklı çalıĢma, görüĢmelerin, her bir topluluğun giriĢiminin iktisat tarihinin özetini çıkarmanın en çabuk yolu olduğunu ortaya koymuĢtur348.
Göç konusunda da resmi kaynaklar, resmi belgeleri barındırmaktadır.
Ancak resmi kayıtlara yansımayan göçün insani boyutunu belgelemek bakımından sözlü tarih yöntemi büyük bir önem taĢımaktadır. Bunun önemi fark edilmelidir349.
Örneğin, Balkan SavaĢı sırasında Rumeli’den Osmanlı’ya göçler olmuĢtur. Beyoğlu sakinlerinden Armanak Badolyan adında bir kiĢi bu göçlerle ilgili Ģahit olduğu bir olayı Ģöyle dile getirmiĢtir; “Bin türlü eza ve cefalardan sonra Ġstanbul’a gelebilmiĢ olan zavallı Rumeli göçmenleri ellerindeki pusulalarla fırınlara giderek ekmek alıyorlar. Bunlardan tesadüf ettiğim Balıkpazarı caddesindeki bir fırında bu biçarelere ve özellikle kadınlara karĢı bin türlü eziyet ediyorlar. Nerede kömür gibi yanmıĢ, bir tarafı kopmuĢ bayat ekmek varsa hep onları vermeye çalıĢıyorlar”350. Sözlü kültür, toplumun ortak malı olan kalıpların, deneyimleri pekiĢtirecek biçimde Ģekillendirilmesiyle oluĢur ve toplumun hafızasında yüzyıllarca geliĢerek halkın bilincine varlığını yerleĢtirerek sürdürür351. Kıbrıs BarıĢ Harekâtı’nda yaĢananlara kulak verdiğimizde de orada yaĢanan olayları, yaĢayan kiĢilerin anlatımlarıyla dinlemenin olayın insani
346 Paul Thompson, Geçmişin Sesi, çev. ġehnaz Layıkel, Ġstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 1999, s. 66.
347 Stephen Caunce, Sözlü Tarih ve Yerel Tarihçi, çev. Bilmez Bülent Can ve Alper Yalçınkaya, Ġstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 2011, s. 8.
348 Paul Thompson, Geçmişin Sesi, çev. ġehnaz Layıkel, Ġstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 1999, s. 66.
349 NeĢe Erdilek, “Türkiye’de Göç AraĢtırmalarında Sözlü Tarih Metodu”, Kuşaklar, Deneyimler, Tanıklıklar Türkiye’de Sözlü Tarih Çalışmaları Konferansı, der. Aynur Ġlyasoğlu ve Gülay Kayacan, Ġstanbul: Tarih Vakfı, 2006, s. 79.
350 Ahmet Halaçoğlu, Balkan Harbi Sırasında Rumeli’den Türk Göçleri (1912-1913), Ankara: Türk Tarih Kurumu, 2014, s. 132.
351 Ersoy, Sözlü Tarih, s. 21.
54
boyutlarında değiĢik farkındalıklar ve duygular uyandırabileceğini görürüz.
Örneğin o dönemi yaĢayan ġafak Nihat anılarında Ģunları anlatmıĢtır;
“Babam ilkokul öğretmenliğinden emekliye ayrıldı. Bu yüzden babamın köyü olan Muratağa köyüne yerleĢtik. 20 Temmuz sabahı gökte uçaklar vardı. Bir Ģeyler oluyordu. Öğle vaktinde Rumlar köye geldi. Bütün köy halkını otobüslere tıka basa doldurup Alaniçi ilkokuluna götürdüler. Buraya diğer köylerden topladıkları insanları da getirdiler. O gün akĢama kadar okulun verandasında oturup bize ne olacak diye bekledik. AkĢamüzeri bizi köyümüze gönderdiler fakat on beĢ ila altmıĢ yaĢ arası erkekleri orada bıraktılar. Gülsen Kampına esir olarak götürüleceklerini öğrendik. Babam ve kardeĢlerim de bunların arasındaydı. Korku, tedirginlik ve yokluk içinde günleri geçiriyorduk”352.
YaĢanmıĢlıklar yaĢadığımız yüzyılın tarihi için çok önemli bilgileri barındırır. Bu yaĢayan bellekleri Ģimdi değerlendiremezsek sonsuza dek yok olacaklardır. Bu sebeple tarihçiler, insanlarla görüĢmeler yaparak bu görüĢmeleri görüntü ve ses kayıtlarına alarak bir arĢiv oluĢturmalıdırlar. Bu arĢivler zamanla değeri daha da iyi anlaĢılacak olan çok değerli arĢivlerdir353.
Sözlü tarih, siyaset tarihi, iĢçi tarihi, yerel tarih gibi tarih içerisinde saha çalıĢması geleneğinin varlığını sürdürdüğü alanlarda ya da tarihçilerin sosyoloji, psikoloji araĢtırmaları gibi farklı saha çalıĢması disiplinleriyle iliĢki kurabildiği alanlarda geliĢme kaydetmiĢtir354.
Sözlü tarih, toplumsal unsurların insan üzerindeki yansımalarını yine insan penceresinden ele almaktadır. BaĢka bir deyiĢle, makro görülen olayların mikro ölçekte insanlar tarafından nasıl yaĢandığına ıĢık tutmaktadır. Ġnsan unsurunu ve yaĢananları içerden anlamamızı sağlayacak yöntem sözlü tarih yöntemidir355.
352 Muratağa-Atlılar-Sandallar ġehitlerini YaĢatma Derneği Yayınları, 1955-1974 Adım Adım Soykırım Muratağa-Atlılar-Sandallar, LefkoĢa: Ajans Yayın, 2011, s. 40-46.
353 Ġlknur Ulutak, “Sözlü Tarih ve Belgesel Sinema”, Kurgu Dergisi, S. 18 (2001), s. 92.
354 Paul Thompson, Geçmişin Sesi, çev. ġehnaz Layıkel, Ġstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 1999, s. 59.
355 E. Egemen Özbek ve Y. Doğan Telliel, “68’li Olmak: Hatırlamak ve Aidiyet”, Kuşaklar, Deneyimler, Tanıklıklar Türkiye’de Sözlü Tarih Çalışmaları Konferansı, der.
Aynur Ġlyasoğlu ve Gülay Kayacan, Ġstanbul: Tarih Vakfı, 2006, s. 246.
55
Sözlü tarih, her insanın, her ailenin, her sokağın, eski her binanın bir tarihi olduğunu ve bu yaĢanmıĢlıkların insanlarla konuĢularak toplanabileceği bilgisiyle ortaya çıkmaktadır356. Sözlü tarihi diğer çalıĢma yöntemlerinden ayıran Ģey bilgi toplama iĢidir çünkü sözlü tarihte bilgi toplayan tarihçi, birincil kaynaklarını oluĢturmaktadır357.
Resmi tarih algılayıĢının, sadece yazılı belgelere dayanarak tarihsel gerçekliğin peĢinden koĢma düĢüncesiyle her zaman istenileni veremeyeceği bilinmelidir358. HapsedilmiĢ noktalara eriĢimi sözlü tarih sağlar359. Yazılı kaynakların az olduğu tarihsel dönemlerle ilgili olarak elde yalnızca sözlü ortam kaynakları bulunur. Belgelerin az veya yanlı olduğu kanaatini uyandırdığı tarihsel olayların olduğu toplumun sözlü geleneğine baĢvurulduğunda, farklı açılardan aydınlatıcı ufuklar açılmaktadır360.
ġunu da belirtmek gerekir ki, iyi bir tarihçi görüĢme yaptığı kiĢinin herkese anlatabileceği Ģeylerle yetinmez. Bir sözlü tarih araĢtırmasında, görüĢme yapılan kiĢinin ablası intihar ettiği için bunu ilk görüĢmelerde söylemekten utandığı ve herkese kardeĢim diye bahsettiği kiĢilerin aslında intihar eden ablasının çocuklarının olduğunu itiraf etmesi durumuyla karĢılaĢılmıĢtır361.