KIBRIS SORUNU VE KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI
1.10. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Kuruluşu
38
konusunda bir anlaĢmaya varıldıktan sonra Kıbrıs sorununun diğer yönleri ile ilgili görüĢmelerin sonucu beklenmeden bu anlaĢma uygulanacaktır.
* GörüĢmelerin sonucunu olumsuz biçimde etkileyecek hareketlerden kaçınılması ve iyi niyeti, karĢılıklı güveni ve olağan koĢullara dönüĢü kolaylaĢtırabilecek, uygulamaya dönük önlemlerin alınması kararlaĢtırılmıĢtır.
* Kıbrıs Cumhuriyeti’nin askerden arındırılması ve buna iliĢkin konuların görüĢülmesi öngörülmüĢtür.
* Cumhuriyetin bağımsızlığı, egemenliği, toprak bütünlüğü ve bağlantısızlığı, bir baĢka ülke ile kısmen ya da bütün olarak birleĢmesine ya da taksimine karĢı güvence altına alınmalıdır.
* GörüĢmeler gecikmelerden kaçınılarak, sürekli ve temelli bir biçimde sürdürülecektir.
* Toplumlararası görüĢmeler LefkoĢa’da yapılacaktır253.
Bu antlaĢmaya göre, toplumlararası görüĢmeler BM’nin gözetimi altında LefkoĢa’da baĢlayacak ve BM’nin Kıbrıs’la ilgili kararları çerçevesinde devam edecektir254. Ancak bu anlaĢma da Kıbrıs sorunuyla ilgili somut bir geliĢme sağlamamıĢtır255.
23 Eylül 1979 tarihinde BM’de, Kıbrıs’la ilgili yalnızca Rum tarafına söz hakkı tanınmasını kabul eden ĢaĢırtıcı bir geliĢme olmuĢtur. Yine aynı gün Dünya Postalar Birliği, Kıbrıs Türk Federe Devleti pullarını tanımadığını ilan etmiĢtir256.
39
Birinci husus, Kıbrıs’ta iki toplumlu, iki bölgeli, coğrafi temele dayalı bir federasyon kurulacaktır.
Ġkinci husus, Türklerin can ve mal güvenliğini güvence altında tutacak olan TSK’ya bağlı yeterince güç, Türk Federe Devleti’nin sınırları içerisinde kalacaktır.
Üçüncü husus, Kıbrıs’taki Türkler yıldırma politikasına boyun eğdirilip, Kıbrıs’tan yeniden göç etmeye zorlanmayacak ve Rumların merhametine asla terk edilmeyeceklerdir.
Dördüncü husus, Kıbrıs’taki Türk halkı, Rum yönetiminin denetimi altına kesinlikle alınmayacaktır.
BeĢinci husus, ENOSĠS kesinlikle önlenecektir257.
1982 yılı, Kıbrıs Rum tarafının görüĢmelerden kaçarak Kıbrıs meselesini sürekli milletlerarası platformlarda gündeme taĢıma politikasını uyguladıkları bir yıl olmuĢtur. Kıbrıs Rum tarafı, ilgisiz bir takım devletleri bile araya sokarak BM’den lehlerine bir karar çıkartmayı planlamaktadır.
Bu durumdan ENOSĠS yanlısı Andrea Papandreu’nun BaĢbakan oluĢunun önemli rolü bulunmaktadır.
Papandreu Türkiye’yi Avrupa’da yalnız bırakmak ve hem Ege’de hem de Kıbrıs’ta yayılmacı Yunan hedeflerine ulaĢabilmek için geniĢ bir kampanya baĢlatmıĢtır. Bu kampanya 1983 yılında hızını arttırmıĢ ve Kıbrıs Rum Yönetimi BaĢkanı Kyprianou’nun davranıĢlarını yönlendiren bir durum oluĢturmuĢtur258.
Uzun zaman toplumlararası görüĢmelerin neticesiz kalması üzerine, Kıbrıs Türk Federe Devleti Meclisi, 15 Kasım 1983 tarihinde bağımsız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’ nin ilan kararını almıĢ ve bunu deklare etmiĢtir259.
Bu devleti tanıyan ilk ülkeler Türkiye ve BangladeĢ’tir. Fakat BangladeĢ daha sonra BM’nin baskısı sebebiyle KKTC’yi tanımaktan
257 Tuncer, Kıbrıs Sarmalı, s. 118.
258 Serkan Açıkgöz, Kıbrıs Barış Harekâtı (20 Temmuz 1974), (Yüksek Lisans Tezi), Trakya Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Edirne 2006, YÖK: Ulusal Tez Merkezi (Tez No. 206791), s. 145.
259 Bostancı, “Kuzey Kıbrıs”, s. 336.
40
vazgeçmiĢtir260. Türkiye CumhurbaĢkanı Kenan Evren ve BaĢbakan Bülent Ulusu, Kıbrıs Türk toplumunun KKTC adı altında bağımsızlığını ilan etmesi üzerine Devlet BaĢkanı Rauf DenktaĢ’a tebrik mesajı göndermiĢlerdir261. Yunanistan, BM Güvenlik Konseyi’ne müracaat etmiĢtir. Bu müracaat üzerine BM Güvenlik Konseyi, 18 Kasım 1983 tarihli ve 541 sayılı kararı almıĢtır. Bu kararda KKTC’nin yasal bir varlık olmadığı kararına varılmıĢtır262. KKTC’nin ilanına ABD, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ve Avrupa Ekonomi Topluluğu üyesi devletleri tepki göstermiĢtir263. KKTC’nin ilanı Kıbrıs sorununun tarihinde bir dönüm noktası oluĢturmuĢtur. Böylece artık Kıbrıs sorunu daha farklı bir boyuta ulaĢmıĢ ve iki toplum arasındaki mesele olmaktan çıkarak iki ayrı devlet arasındaki mesele haline gelmiĢtir264.
KKTC’nin ilanından bir süre sonra BM Genel Sekreteri Perez’in sunduğu anlaĢma tasarısıyla görüĢmelere baĢlayan Türk ve Rum tarafı ilk baĢlarda büyük oranlarda uzlaĢma sağlamıĢtır. UzlaĢma metnine göre Kıbrıs Devleti, federal anayasa açısından iki toplumlu ve toprak açısından iki bölgeli olacaktır.
Her ne kadar anlaĢma metninde uzlaĢma sağlanmasıyla Kıbrıs sorununun çözümüne yaklaĢıldığına dair dünya kamuoyunda iyimser bir hava esmiĢse de Yunanistan BaĢbakanı Papandreu’nun engellemeleriyle 17 Ocak 1985 tarihinde New York’ta düzenlenecek toplantıda anlaĢma metni imzalanamamıĢtır. Papandreu göreve baĢladıktan sonra Türk-Yunan iliĢkilerinin bozulmasına sebep olmuĢ ve birçok konuĢmasında ENOSĠS taraftarı olduğunu ifade etmiĢtir265.
260 Yusuf Gedikli, Kıbrıs’ta En Uygun Çözüm Nedir?, Ġstanbul: Ufuk Ötesi Yayınları, 2003, s. 35.
261 Sebile Yıldız Aybak, 1950-1983 Yılları Arasında Kıbrıs Sorunu ve TBMM’deki Yankıları (Yüksek Lisans Tezi), Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara 2017, YÖK: Ulusal Tez Merkezi (Tez No. 462135), s. 180.
262 Emine Hatip, Kıbrıs Sorununda Avrupa Birliği’nin Rolü (Yüksek Lisans Tezi), Atılım Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara 2014, YÖK: Ulusal Tez Merkezi (Tez No.
361967), s. 36-37.
263 Tosun, “Kıbrıs Meselesi”, s. 106.
264 Tuncer, Kıbrıs Sarmalı, s. 123.
265 Ġlker Düz, Kıbrıs Sorununa Bir Çözüm Arayışı: Annan Planı (Yüksek Lisans Tezi), BahçeĢehir Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ġstanbul 2016, YÖK: Ulusal Tez Merkezi (Tez No. 473303), s. 20.
41
1984 yılında Türkiye ve KKTC arasında Ekonomik ĠĢbirliği Protokolü imzalanmıĢtır. Bunun sonucunda KKTC’de bankacılık, dıĢ ticaret, turizm ve eğitimde önemli ilerlemeler gerçekleĢmiĢtir. 1990’lı yıllarda serbestleĢme politikalarının ilkeleri temel alınırken turizm ve inĢaat baĢta olmak üzere özellikle hizmet sektörüne yoğunlaĢan politikalara ağırlık verildiği görülmektedir. Bu dönemde gündeme gelen yasal düzenlemeler, 1988-1992 KKTC Kalkınma Planı ile taraflar arasında imzalanan protokoller kapsamında ele alınmaktadır266.
KKTC’de nüfusun büyük bir bölümü iç ovada LefkoĢa çevresindeki köyler ile Gazimagusa ve Girne’de yaĢamaktadır. BaĢlıca Ģehirsel yerleĢmeleri arasında Girne, Lefke, Güzelyurt, Gazimagusa, Erenköy, LefkoĢa sayılabilir267.
KKTC genel olarak bir tarım ülkesidir. ElveriĢli toprak ve klimatik Ģartlar altında yer yer yapılan modern sulama metodlarıyla dört mevsimde çeĢitli sebze türleri ile turunçgil üretimi kolaylıkla yapılır. Özellikle iç ovada tarla tarımı, BeĢparmak Dağlarının alçak yamaçlarında zeytincilik, Karpas bölgesinde tütün ekimi, yüksek kesimlerinde koyun besiciliği önemlidir268. Görüldüğü üzere Kıbrıs uluslararası bir mesele olarak ülkemizin gündemini 1950’li yıllardan baĢlayarak meĢgul etmiĢtir. Kıbrıs’ın jeopolitik konumu Soğuk SavaĢ döneminde de Türkiye’nin yakın deniz havzasını ilgilendirdiği için önemli bir konu teĢkil etmiĢtir. Kıbrıs sorununun çözüme kavuĢması, Türk dıĢ politikası bakımından olmazsa olmaz bir konuma ulaĢmıĢtır269.
266 Emine Tahsin, “Kuzey Kıbrıs Özelinde Neoliberal DönüĢümün Boyutları”, Lefke Avrupa Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, C. 5, S. 2 (2014), s. 83.
267 Selami Gözenç, Güneybatı Asya “Ortadoğu” Ülkeler Coğrafyası, Ġstanbul: Çantay Kitabevi, 1999, s. 170.
268 Gözenç, Güneybatı Asya “Ortadoğu” Ülkeler Coğrafyası, s. 172.
269 Ömer Kemal ġimĢir, Kıbrıs Tarihi ve Önemi Konusunun Sosyal Bilgiler Ders Kitaplarındaki Yeri ile İlgili Analiz Çalışması (Yüksek Lisans Tezi), Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Muğla 2014, YÖK: Ulusal Tez Merkezi (Tez No.
412181), s. 26.
43