Ünite 3
KONUŞMA SORUNLARI
Öğr. Gör. Müyesse GÖĞÜŞ
KONUŞMA SORUNLARI
Konuşma, pek çok organın bir orkestra gibi birlikte çalışmasıyla gerçekleşir.
Konuşma fiziksel ve zihinsel bir süreç olduğundan farklı etkenler konuşma bozukluklarına sebep olabilir.
Konuşma bozukluğu, dil kazanımıyla ilgili olabileceği gibi tıbbi ve psikolojik bir çok etkenden de
kaynaklanabilir.
KONUŞMA SORUNLARI
Bundan dolayı konuşma bozukluğunun giderilmesi, disiplinler arası çalışmalar veya farklı disiplinlerin yaptığı araştırmalardan hareketle mümkündür.
Konuşma bozukluğu; konuşmanın akıcılığında, ritminde, vurgularında, zihinsel organizasyonunda sorunların olmasıdır.
Küçükken geçirilen birtakım ateşli hastalıklar,
heyecan ve korku, vücuttaki konuşmayı oluşturan kasların çalışma temposunu bozmaktadır.
KONUŞMA SORUNLARI
Bu sebeple ortaya çıkan kekemelik, pelteklik ve benzeri bozukluklar da eğitim yoluyla tedavi edilebilmektedir.
Konuşmanın fiziki unsurlarının eğitilmesi diksiyonu ilgilendirir.
Konuşma bozukluklarının tedavisinde ve diksiyon eğitiminde birbirine benzer metotlar
kullanılmaktadır.
Ancak bu metotların türü, süresi ve uygulanış biçimleri birbirinden farklıdır.
KONUŞMA SORUNLARI
Konuşma bozuklukları eğitimin her aşamasında giderilebilmektedir. Ancak erken yaşlarda yapılan tedaviler, ileri yaşlarda yapılan tedavilere nazaran daha verimli olmaktadır.
Konuşmanın birçok farklı etkenin bir araya
gelmesiyle oluşmasından dolayı, bu etkenlerden birinin veya birkaçının sorunlu olmasından konuşma bozukluğu meydana gelir.
Konuşma becerisine yönelik sorunlar çeşitli şekillerde belirebilir.
Sesleri çıkartamamak, Gereksiz söz söylemek
Sesleri titretmek, Gereksiz jest ve mimikler yapmak Sesleri uzatmak, Kaba ve argo sözler kullanmak, Sesini ayarlayamamak, Konuşma kurallarına uymamak, Ses değiştirmek, Bilmediği bir konuda biliyormuş gibi
davranmak,
Ağız içinde konuşmak, Sözcükleri tekrarlamak, Vurgu ve tonlama bozuklukları
yapmak
Topluluk karşısında konuşamamak,
Yersiz duraklar yapmak, Kendini beğenmek,
Nefesi ayarlayamamak, Konuşma sırasında karşıdakinin sözünü sürekli kesmek,
Kelime hazinesinin yetersiz olması,
Konuşma sırasında başkalarıyla alay etmek,
Kavrama eksikliği Dinlemeyi bilmemek,
Çekingen konuşmak, Sert, kırıcı ve yapmacık davranmak.
Hızlı ya da yavaş konuşmak, Konuşma ile beden dilinin uyumsuzluğudur.
Yerel ağızla konuşmak, Konuşmanın bireyin yaşına, fiziksel yapısına ve cinsiyetine uygunsuzluğu, Tekdüze konuşmak
Özgüven eksikliğinin olması, Kısa ve yetersiz konuşmak, Dağınık konuşmak,
KONUŞMA SORUNLARI
Yukarıda maddeler halinde ifade edilen konuşma yetersizlikleri incelendiğinde, konuşma
yetersizliklerinin;
• Bilgi eksikliği,
• Fiziksel sorunlar,
• Zihinsel kurgulama yetersizlikleri,
• Davranış bozuklukları,
• Kullanılan dilin kurallarına hakim olmama,
• Dil bilgisi kurallarını uygulayamama gibi nedenlerden kaynaklandığı görülmektedir.
KONUŞMA SORUNLARI
Konuşma bozuklukları içerisinde en sık görülenleri
• Artikülasyon,
• Akıcılık
• Ses kaynaklı olmak üzere üç büyük grupta toplayabiliriz.
Artikülasyon, konuşma seslerinin üretimini gerçekleştirememek ile ilgilidir
Akıcılık, dilin ritim ve akıcılık ögelerine karşılık gelir Ses, perde ve rezonansı içeren konuşmanın niteliği ile ilgilidir.
ARTİKÜLASYON (Boğumlama) BOZUKLUKLARI
• Artikülasyon bozuklukları, ağız bölgesi
organlarından kaynaklanan sorunlarla ortaya çıkar.
• Artikülasyon seslerin telaffuzu demektir.
• Türkçede sesler boğumlanma yoluyla çıkarılır.
• Ünlülerin söylenişinde boğumlama alanı,
ünsüzlerin söylenişinde boğumlama noktaları vardır.
• Boğumlamadaki kusurların temelinde
özellikle boğumlama temas noktalarındaki hatalar vardır.
• Türkçede konuşma seslerinin çıkarılması, 4-5 yaşına kadar, yetişkinlik dönemi seslerin
edinilmesi 6-7 yaşlarını bulur.
ARTİKÜLASYON (Boğumlama) BOZUKLUKLARI Çocukların henüz telaffuz edemedikleri ya da kendilerine zor gelen seslerin yerine çeşitli sesler getirerek oluşturdukları konuşma dilindeki çeşitli basitleştirmeler olağandır.
Sesbilgisel işlemler 4-5 yaşlarında azalarak
baskılanmaya başlar ancak yaşanan gecikmeler ya da yanlış sesletimler artikülasyon bozukluğu olarak değerlendirilmektedir.
Artikülasyon sorunları konuşmanın şekillendiği artikülatör bölgelerdeki anatomik-fizyolojik yetersizliklerden veya yanlış öğrenmelere bağlı olarak görülebilir.
ARTİKÜLASYON (Boğumlama) BOZUKLUKLARI Uygun dil eğitimiyle yanlış öğrenmelerden
kaynaklanan artikülasyon sorunları giderilebilir.
Artikülasyon bozukluğu dört değişik türde görülür.
Bunlar;
• Sesin düşürülmesi veya atlanması,
• Ses eklemesi,
• Sesin değiştirilmesi
• Sesin bozulması
SESİN DÜŞÜRÜLMESİ VEYA ATLANMASI Kelimelerde bazı seslerin hiç yokmuş gibi söylenmesidir.
Bazı yöresel özelliklerden kaynaklanabilir. Atlama, ses organlarının genel tembelliğidir ve en çok
karşılaşılan durumdur.
Hızlı konuşan ve konuşmasına önem vermeyen kimselerde sık rastlanır.
SESİN DÜŞÜRÜLMESİ VEYA ATLANMASI Örnek;
• saat > sat,
• Allahaısmarladık – Alasmaldık
• Yalan > Alan,
• Kendisi - Kensi,
• Yemek > İmek,
• Bir Dakika - Bi Dakka,
• Hava > Ava.
• Nasılsınız - Nassınız
• Galatarasaray – Gassay.
SES EKLENMESİ:
Kelimede veya ekte olmayan bazı seslerin kelime veya ekin o şekildeymiş gibi söylenmesidir.
İki ünlü veya ünsüzün arasına ses eklemekle ortaya çıkar.
Örnek;
• Saat > Sahat,
• Lazım > İlazım,
• Yazarken > Yazarkene,
• Hem Ali hem Veli > Hemi Ali hemi Veli.
SESİN DEĞİŞTİRİLMESİ
En sık görülen ses kusurlarıdır. Özellikle “r” ve “s”
seslerinin sıklıkla yanlış telaffuz edildiği görülür.
Çocukken hoşa giden bu kusurların yaş ilerledikçe dikkat çektiği görülür.
Yaş ilerlediğinde bu tür bozuklukları olan çocuklar, konuştuğunda kendilerine gülündüğü için zamanla konuşmaya karşı olumsuz bir tutum takınabilirler.
SESİN DEĞİŞTİRİLMESİ
Bu bozukluğun çoğunu tedavi etmek mümkünken bazen kalıcı da olabiliyor.
Çocuklara bol bol okuma çalışmaları yaptırılmalı ve çocukların kelimelerde sesin varlığını algılamaları sağlanmalıdır.
Fonetik farkındalığın oluşturulmasıyla belli bir dönemden sonra sesler yerli yerince telaffuz edilecektir.
Bazen de kelimelerin yanlış öğrenilmesiyle de ses değiştirme yanlışlıkları olmaktadır.
SESİN DEĞİŞTİRİLMESİ Örnek;
• Köprü > Körpü,
• Herkes >Herkez,
• Kamyon > Kaymon
SESİN BOZULMASI
Mahalli söyleyişlerden kaynaklanan bir kusurdur.
Bazen İstanbul Türkçesinde rastlanmayan seslerin de ortaya çıktığı görülmektedir.
Özellikle “k” ve “h” seslerinin boğazdan telaffuzu çoğu ağızlarda görülen bir durumdur.
“s” ve “z” seslerinin dudaklardan çıkarılmasıyla oluşan pelteklik de sesin değiştirilerek
söylenmesidir.
SESİN BOZULMASI
Bazen de çocuğun telaffuz yanlışlığı, aile bireylerinin hoşuna gider. Çocuk insanlardan ilgi görmek
maksadıyla bu söyleyişe devam edince bozukluk alışkanlığa dönüşür.
Ailelere düşen görev, çocukların dil yanlışlarını anında düzeltmektir.
AKICILIK İLE İLGİLİ KONUŞMA BOZUKLUKLAR
Akıcılık bozuklukları, konuşmanın hız ve akışındaki bozuklukları içermektedir.
Aslında iletişim kurarken hepimiz çok akıcı bir şekilde iletişim kuramayız.
Konuşurken hepimiz zaman zaman duraksarız, cümlenin ortasında nefes alırız, anlamsız ses (eee, ııı, gibi) ya da bazen dolgu sözcükleri dediğimiz (şey, yani gibi) sözcükleri kullanırız, tekrarlar yapar ya da çok hızlı konuşuruz.
AKICILIK İLE İLGİLİ KONUŞMA BOZUKLUKLAR Gerilimli heyecanlı ya da değişik bir durumla
karşılaşıldığında hepimiz akıcı olmayan konuşmalar yapabiliriz.
Bu kesintiler yani akıcılığın bozulması bazen
söylemek istenen sözcüğün bulunamaması ya da bazen hece ya da sözcük tekrarı şeklinde kendini gösterebilmektedir ve bu durumun görünür belli bir nedeni de bulunmamaktadır.
Akıcı konuşma bozukluğu, sözel ifade akıcılığının bozulmasıdır. Akıcılıkta ortaya çıkan ses, hece,
sözcük tekrarları, uzatmalar, bloklar, uygun olmayan duraklamalar, düzeltmeler konuşmanın akışını
AKICILIK İLE İLGİLİ KONUŞMA BOZUKLUKLAR Hızlı konuşma, konuşulanların anlaşılmasını engelleyen bir kusurdur.
Çevremizde hızlı konuşan kişileri anlamakta zorluk çektiğimiz için belli bir süre sonra onların
konuşmalarından koparız ve dinliyormuş gibi yaparız.
Hızlı konuşanlar, pek çok sesi yutarak konuşurlar;
durak, vurgu ve tonlamaya dikkat etmezler; hızlı konuştuklarından hafıza konuşmayı planlamakta zorlandığından “hıı, şey, yani, eeee” gibi asalak ifadeleri çok kullanırlar.
AKICILIK İLE İLGİLİ KONUŞMA BOZUKLUKLAR Hızlı konuşanlar, dinleyicilerin konuşmalarını
dinlemediklerini farkettiklerinde konuşmaya karşı olumsuz bir tavır takınarak içe kapanırlar.
Ayrıca diyaframdan nefes almadıklarında nefesleri uzun cümlelerde tıkanacağından ve hızlı konuştuğu için nefes almaya fırsat bulamayacağından bu gibi kişilerde heyecan daha fazla olur.
Ayrıca kaslar ve sinirler daha çok gerileceğinden gergin olurlar.
AKICILIK İLE İLGİLİ KONUŞMA BOZUKLUKLAR
Hızlı konuşanları, öncelikle diyafram nefesi almaya alıştırmak gerekir.
Yine tekerlemelerle boğumlama çalışmaları yaptırılır.
Ayrıca tonlama ve vurgu sistemi kavrattırılır. Bütün bu çalışmalardan daha çok Türkçe cümle sistemi kavratılmalıdır.
SES KAYNAKLI KONUŞMA BOZUKLUKLARI
Kişinin yaşına ve cinsiyetine uygun olmayan perdede konuşması çevresiyle iletişimini zorlaştırır.
Sesin konuşmanın akışına göre yüksek ve alçak tonlarda ve yumuşak geçişlerle oluşması gerekir.
Pes ve tiz sesleri yerine uygun kullanmak önemlidir.
Ses Perdesi İle İlgili Bozukluklar
SES KAYNAKLI KONUŞMA BOZUKLUKLARI Zayıf, titrek ve ince sesler konuşma açısından
sorunludur. Bu seslerin düzenli nefes egzersizleri ve ses çalışmaları ile düzeltilmesi gerekir. Çok alçak ve çok yüksek sesler de konuşma bozukluğu nedenidir.
Ses Yüksekliği İle İlgili Bozukluklar
DİL VE DUDAK TEMBELLİĞİ
Fiziksel olarak konuşmayı sağlayan organların hemen tamamı, kaslardan oluşmaktadır.
Bu kaslardaki çeşitli işlevsel bozukluklar konuşmayı olumsuz etkileyecektir.
Dil ve dudak tembelliğinin temelinde de dil ve dudak kaslarının yeterli işleve sahip olmamaları
yatmaktadır.
Dil seslerin boğumlanmasında çok önemlidir. Dil özellikle ünsüzlerin telaffuzunda temas etmesi
gereken noktaya tam temas etmeyince çıkacak sesin kalitesi düşer. Hatta “r” sesinde olduğu gibi farklı bir
SES KAYNAKLI KONUŞMA BOZUKLUKLARI Dudaklar da özellikle dudak ünsüzlerinin
telaffuzunda ve gelen havanın sızmasında veya içerde boğumlanmasında önemli bir işleve sahiptir.
Dudak tembelliğinde dudaklar bu işlevlerini tam olarak yerine getiremez. Bu da seslendirme
kalitesini düşürür.
Vücudumuzdaki kaslar, egzersizlerle eğitilebilir. Dil ve dudak tembelliğini yenmek için de kasları
geliştirici egzersizler yapılmalıdır.
SES KAYNAKLI KONUŞMA BOZUKLUKLARI
Tekerlemeler, en verimli egzersiz vasıtalarıdır.
Ağza kalem koyarak seslendirme çalışmaları yapmak, farklı mimik hareketleri yapmak, dili
ağızdan dışarı çıkararak değebilecek noktalara kadar değdirme çalışmaları, dil ve dudak tembelliğini
gidermek için yapılacak çalışmalardandır.
Ünite 3
Teşekkürler
Öğr. Gör. Müyesse GÖĞÜŞ