ARKİTEKT
A Y L I K M İ M A R L I K . Ş E H İ R C İ L İ K VE B E L E D İ Y E C İ L İ K D E R O İ S İ
Ş
3 - 4
MART-NİSAN
X X I "«=' Y ı l . 1 9 5 1 I s t a -n b u l . F i a t ı 2 5 0 k u r u
r a Yapı - Kredi Bankasının Beyoğlunda yeni şubesi: Y. Mimar
Halit Femir ve Feridun Akozan — Küçük Sahne: Y. Mimar Halit Femir ve Feridun Akozan — Türk İnter Makinaları A.
O. Bakırköy Bahçeli evlerinde servis istasyonu inşaatı: V.
Mimar Zeki Mimaı-oçlu, İbrahim Başkan, Hamit Sözer — Burgaz Adasında Bir Ev: Y. Mimar liva Ventura -»- Yurdu- muzun tarihî ve turistik köşelerinden. — Troia İlion:
Yazan: Rüstem Duyuran — Malmo İsveç Belediye Merkezi:
M. Hans Westman — Modern İngiliz Mimarisi: Prof. Briaıı Lewis — Gerze kasabası kesin imar plânı izah raporu: Y. M.
Mukadder Çizer — Boya ve sıvalarda bozukhsklar: F. Ma- touschek — Rotterdam şehri Kendi İskân Meselesini Nasıl Halletti: Çeviren: Y. Mimar Naci Meltem — Çöplerin hnhası meselesi: Yazan: L. C. Gale — Istanbuf Belediyesinin duru- m u — Haberler — Yenilikler — Bibliyografya*— Piyasa cetveli
v :
jSIEMENS §§
Çeşit genişliği bir f a b r i k a n ı n şöhre- tini temine kâfi değildir. Esas o l c n şey imalâtın yüksek evsafıdır.
F a k a t d ü n y a ölçüsünde bi. şöhrete erişebilmesi için bir f a b r i k a n ı n a y n i z a m a n d a evsaf üstünlüğünü ve çeşit genişliğini birleştirmesi i c a b e d e r . İşte S I E M E N S bunda en f c z l a mu- v a f f a k olan fabrikadır
ilEMENS'in m a k e m e , m a k i n a ve ci- hazları o k a d a r çeşitlidir ki bunların
başlıcalarını bile küçük resimlerle bu gazetenin bütün sahifelerine sığdır- mak m ü m k ü n değildir.
Kalite bahsine gelince, bunu, bahusus memleketimizde teslim etmiyen kal- mamıştır F i l h a k i k a memleketimizin muhtelif resmî ve hususi müessesele- rinde 25 sene evvel kurulduğu halde bugün h â l â ilk g ü n k ü mükemmeli- yetle işleyen bir çok SIEMENS cihaz ve tesisleri mevcuttur
TÜRKELİ Ltd. Şti.
Galata, Bankalar cad. Y a n ı k k a p ı Sok. No. 1 , 3 , 5 . Tel. 44624
INI Ö S T Ö N K A L İ T E L İ
ü l M S ^ ^ T I L I E V H A L A I R «
TÜRKİYE UMUMÎ MÜMESSİLİ
EGE PETROL T. A. O.
Taksim Cumhuriyet Caddesi No. 31 (Taksim Belediye Bahçesi karşısı) Telefon: 82007 Telgraf: LASMA - İstanbul
I 1
m-lMTürkiye Umumî Mümessili:
EGE PETROL T. A. O.
Taksim Cumhuriyet Caddesi No. 31 (Taksim .Belediye Bahçesi karşısı) Telefon: 82007
C O R T İ Ç R S " B . C M . " L . d a Firmasının
Portekiz Mamulâtı M A N T A R L E V H A S I
ile
Fabrikanızı, soğuk hava deponuzu, buz fabrikanızı veya villânızı
TECRİT EDEREK
Tebrit ve teshin masraflarınızı indiriniz.
Telgraf: LASMA - İstanbul
r
«GUSTAVSBERG» in porselenden mamul sıhhî mal- zemesi evler, hastaneler ve sair müesseselere çok elverişlidir. Bu malzemenin modelleri ileri bir an- layışla şekillenmiştir. Kolaylıkla temizlenmek için düz satıhlar, güzel ahenkli bir şekilde kompoze edilmiştir. Banyolar yumuşak çelikten imal edilmiş ve üstü 3 kat emay ile kaplanmıştır. Bu emay asit- ten kat'iyen müteessir olmaz. Banyoların ön ve ar- ka kapakları demontabl olduğu için kolaylıkla ta- mir ve kontrola imkân verir.
/ ^
Bütün dünyada «STREBEL» kazanlarının kazan- dığı şöhret iyi imal edilmiş olmasından ve güzel iş- lemesinden mütevellittir. STREBEL kazanları uzun tecrübelerin ve mütekâmil projelerin eseridir. Ateş kutusu, su kanalları ve boruları yakıtın en iyi şe- kilde yanmasına, azamî hararet elde etmeğe imkân verir. Projelerinde, her cins yakıta göre kazanların kolaylıkla tebdili nazarı dikkate alınmıştır.
«STREBEL.. markası garanti ve memnuniyetin remzidir.
J
Adres: İstanbul Yeni Valde .Han No. 47. Telefon: 23171
H O L L A N D A N A M L I B O Y A L A R I
TEOLİN
VERNİKLİ BOYA
TEOFLUX
SENTETİK BOYA
D ü n y a c a b ü y ü k şöhreti haiz Hollanda T E O L İ N ve T E O F L U X boyaları ısrar'a arayınız.
MÜMESSİLİ : TÜRHOL TİCARET LTD. Şti.
Telefon : 20833
C E V A D Y U R U R
TOPLU, PERAKENDE VE T A A H H Ü T İSLERİ SINAÎ MÜESSESESİ
SİPARİŞLERİNİZİ Y A P M A D A N MÜESSESEMİZE BİR KERE
M Ü R A C A A T EDİNİZ
Hazır Mobilye Hazır Doğramalar —>
Her ebatta seri kapı ve pencereler
T I O F L U K
,|VVE8NIS EN VEMWARENfABR!EK '"•MAGEMAKERSSZONEN
BREDA-hoiund _____
Adres: İstanbul Cerrahpaşa Caddesi No. 13-17 Telefon: 23123
B ü r o AYHAN Kat 1 İstiklâl Caddesi, 354
Mağaza İstiklâl Caddesi. 354
Telgraf adresi: FAKPAN - istanbul Telefon : 43943
Ticaret sicili : No. 43754
A . C . E ! . O .
A t e l i e r s d e C o n s t r u c t i o n s E l e c t r i o u e s d e C h a r l e r o i
C H A R L E R O I - B e l ç i k a
TÜRKİYE UMUMİ MÜMESSİLLİĞİ :
AHMED KAPANCI
ACEC PRİOR MULTI Sınai ihtiyaçlar için tulumba
ACEC PRIOR «A»
Ev ihtiyaçları, küçük endüstri ve uçucu mayiler için
tulumba
ACEC PRIOR «9N»
Yüksek tazyikli, kazan^
besleme suyu için tulumba
ACEC HYDROPRIOR Evlerde ve villâlarda daima tazyikli su bulundurmak için
tulumba
ACEC PRIOR CENTRI-M Ziraatçiler için tulumba
ELEKTRIK VE MEKANIK KıSMı
Her nevi Elektrik Motörleri Alternatör, Turbo-Alternatör
Transformatör. Disjonktör ve bilcümle yüksek tevettür malzemesi
Yüksek izabe ve yüksek frekans f ı r ı n - ları
Her cins cer motörleri v c cer malzemesi Santrifüj ve k u y u pompaları v.ş,
KABLO KıSMI
Her nevi yüksek vc alçak tevettür yer- altı kabloları
Müteaddit telli kurşunlu telefon k a b - loları
Bilcümle N G A ve dahili tesisat k a b - loları
Her nevi zil tesisat kabloları bobinaj telleri, v.ş.
ELEKTRONIK MALZEME KıSMı
Her nevi flüoresan tenvirat malzemesi Rödresörler. Elektronik jeneratörler.
Kontrol âletleri, Röleler.
Radiofil, Sonofil, Diktorel v.s..
KABİROİT Tecrit Maddeleri
KABİROİT I KABİROİT II KABİROİT III KABİTÜM KABİLAK KABİLASTİK
/ / / / ' / / / / V / / / . - / / /
' • ' f / t / - ,
b / / / M ' / Rutubete, Asitli ve Karbonlu sulara, yağmura
karşı EMNİYET ALÂMETİ daima K A B İ R O İ T ' tlir.
KABİROİT Tecrit Döşemeleri
KAKİNOL KABİLASTON KABİROİT PARKE Yapıştırma macunu Wonderful Parke Cilâsı
Mütehassıs işçilerle işlerinizi garantili olarak yapmaya hazırız.
Broşür vc tafsilât inleyin?.:.
Mühendis: M. Cahit Gündoğdu. Galata Rıhtım cad. Ziraat Bankası ilerisinde ilk sokak, Fazlı Han, Kat 3.
İ N G İ L İ Z M A M U L Â T 1
BİTÜM E M Ü L S Y O N L A R I
TECRİT. MUHAFAZA, BAKIM ve TAMİR İŞLERİNDE EMNİYET, KO- LAYLIK ve UCUZLUK TEMİN EDER
Seli Kontpani of Turkey Limited
Voyvoda Caddesi, Assikürazioni Han, Galata - İstanbul
Telefon : 4 4 7 2 :j P. K.: 11 5 2
A L T I N T O P
ZERON Peştemalcıyan, SAVA Aslanoğlu
vcYUVAKİM Damyanidis Şti.
İNŞAAT MALZEMESİ
HİRDAVAT - M AKİN A - ALÂT ve EDEVAT
•k Avrupa mamulâtı kapı - Pencere - Kilit - İspanyolet ve Kolları.
ir Avrupa mamulâtı, Vasistas pencere istoru ve sürme kapı takımları
•k Avrupa Mobilya kulp ve aksamları
•A Doğrama vc marangoz makine ve el âletleri.
•fc Bilumum hırdavat âlât ve edevatı.
Galata Kürekçiler No. 8 Telgraf: ZESAYU
Telefon: 49634
Salih Sabri Karagöz
M E R M E R T A Ş
t ü c c a r
Türkiyenin her yerinde, İstanbul ve Ankaıada bir çok resmî ve hususî binaların mermer işlerini bilgi
ile yapan en ciddî ve en eski yegâne
M E R M E R T A Ş imalâthanesi.Merkezi: Unkapam, Beylik Değirmeni yanında
No. 65. Tel: 22604.
Telgraf: MERTAŞ — İSTANBUL
Şubesi: Ankara - İstanbul Caddesi Akköprübaşı,
No. 58. Tel: 3030.
BETON VE BETONARME İNŞAAT İÇİN
P . T . C . V i B R A T Ö R L E R İ
27 seııedenberi her ciddi şantiyeye girmiştir.
A N K A R A : T O K Ö Z Ltd. Ortaklığı P. K. 160 - Telefon: 22903.
İSTANBUL : NURETTİN MÜMTAZ.
Ömer Abid Han kat 2, No. 22 . Galata.
Telefon: 41689.
TI lî
T A Ç M A R K AU D D E H O L M o
En yüksek kalitede her nevi çelik ve
boruları
Bütün standard eb'adı mağazamızdan arayınız.
O • Türkiye Genel Satıcısı:
TRANSTÜRK LİMİTED ŞİRKETİ Transtürk Hah, Tünel Caddesi 18-20-22 İstanbul. Telefon: 42141 - 41511 . 42833
\
OLMA. S. A.
İsviçrenin En Büyük Marangoz Tezgâhları Fabrikası
I
Telefe»» : 4 (t 3 8 5
* SİLME
* P L A N Y A
-dr K ALINLIK
n FREZE
-A D E L M E
* B I Ç A K BİLEME
* P A R K E M A K İ N A L A R 1
Türkiyede hâlen 75 OLMA tezgâhı işlemektedir.
TÜRKİYE UMUMÎ MÜMESSİLİ :
ADNAN D EL AN MÜESSESESİ
Yeni Han, Kat 2, İstiklâl Caddesi, Beyoğlu
Posta Kutusu: 2 4 3 1 - İ S T A N B U L
Telgraf : K İ M D E L - İstanbul
r
SANAYİ VC TİCARET l.t ORTAKLIĞI
Telefon: Yazıhane - 41637
Fabrika - 49082
P A K T A S
9SANAYİ ve TİCARET Ltd. ORTAKLIĞI
S Ü T L Ü C E M E R M E R F A B R İ K A S I
Beyaz ve Renkli mermer işlerinizi, yaptırmadan önce fiat ve evsaf bakımından, fabrikamıza müracaatınız
menfaatiniz icabıdır.
«WATER-PROOFING CEMENT» ' e katılmaktadırlar.
RESMİ TAHLİL R A P O R L A R I M I Z I ve REFERANS'larımızı isteyiniz.
N. Z A L O N İ S Telefon : 49331 Galata, Aslan Han, 4 / 7 Telgraf: Zalonis
f m
^ v te
ı • . \\
' flp^
ufaüSSÜliıiîft
Her nevi sıhhi tesisat malzemesi satış vc
tesisatı
HASTAHANE, MEKTEP. OTEL. L O K A N T A VE EVLERE MAHSUS
HER ÇEŞİT SU FİLTRELERİ
KALORİFER, SICAK SU VE BUHAR
K A Z A N L A R I N A MAHSUS
M A Z O T YAKICISI
Adres: Arşen Papazyaıı, Yeni Postane Cad. No. 20
TELEFON : 21280
/ / A 7 < / ;
Y 8 t!»MU RR « 8 UTUB ETTE K8RŞÎ
ÎNGHLİZ TECRİT MîiSTRHZflRRTi
«İMPERMO» tecrit tozu patenti, yüksek neticell ve ekonomik evsafına binaen İngiliz Birleşik Çimento Fabrikaları tarafından satın alınmış olup, uluslar-
arası piyasalara hazır bir vaziyette satılan
KİLO_İMpermo-hatmÇhMdÎJ '
Almanyanm en eski
dünyaca tanınmış müessesesi
LEINS - STUTTGART
MİMAR, MÜHENDİS MÜTEAHHİT ve
İnşaat sahiplerinin dikkat nazarına:
Villâ, apar Uman, hastane, ve fabrika'
inşaatı için AlmanyaııınLIÎJNS - STUTTGART
Fabrikaları Mamulâtı
STOK JALUZİ ve SİNEKLİKLERİ
Türkiye Mümessilliği : İZZET B A R A Z Galata, Bankalar caddesi, Nazlı Han.
Telefon : 42588
Monta.i ve tamir işleri mütehassıs montörlerimiz tarafından yapılmaktadır.
YAKUP GÜLER
«
Her nevi Cam, Ayna ve Çerçeve İşleri
Tünel Caddesi No. 17 - Galata
İSTANBUL
Telefon : 43150/43072 VE DOLGUN• PARA İKRAMİYELERİ
^ TÜRKİYE jjş BANKASI
MODERN MOZAİK EVİ
GARBİS ÇINAR
M O Z A İ K , B A S A M A K V E ÇİNİ İ M A L Â T H A N E S İ
Jl L A V A B O
TEKNE, Kt)ZİNA
Galata, Bankalar Cad. Yanık Kapı Sok. Ho. 20 İ S T A N B U L — Telefon: 45570
L I Ğ N A LTD.
Mükemmel eser, kusursuz malzeme ile yapılır.
KOH-I-NOOR L. & C. HARDTMUTH
CZECHOSLOVAKIA
Agence Generale: K. Pokorny & Co.
P. O. B. 821 - İstanbul
Telgraf: ERTAVİL Telefon: 40218 i
i
FENKA
FENNİ KALORİFER VE SIHHİ TESİSAT İŞLERİ
Proje — Tesisat — Tamirat
Kalorifer ve Sıhhî Tesisatlar Kazan - Radyatör - Boru
ve
— BORU EDEVATI —
Bilûmum Vana Muslukları . Buhar Konriensatör ve Redüktörleri Satış Yeri
Müessesemiz taahhüt ettiği tesisat işlerini en kısa bir zamanda birinci sınıf malzeme ile teslim eder. Yapılan
işler garantilidir.
Adıeş: ÖMER TAVİLOĞLU ve HRANT PAPAZYAN Kollektif Ortaklığı
İstanbul, Galata, Tünel Ca'ddesi No. 59.
L U K A K E Ç E C i O Ğ L U
Galata — Mahmudiye Caddesi No. 15 Telefon : 49407 Dünyanın meşhur SIKA - Maddesinin muhterii olan ve bu sahada 30 senelik bir imalât tecrübesine sahip bu- lunan «Kaspar Winkler und Cie, Zürich, İSVİÇRE. Fabri- kası tarafından imal edilen:
BINDA I VE BIN D A 4
YAPILARINIZ İÇİN MALZEME A L M A D A N BİR KERE M A Ğ A Z A M I Z A UĞRAMANIZ MENFAATİNİZ
İKTİZASINDANDIR.
Rutubete karşı tecrit maddeleri Rutubeti geçirmez, zamanla bozulmaz.
Beton ve sıvada kullanılır, yağmur, deniz ve fabrika suİ3rile muhtelif asitler ve kükürt ihtiva eden sulara karşı betonun mukavemet etmesini temin eder. Çimento harca üstün bir sertlik verir, mukametini arttırır, hacminin büyüme ve küçülmesini ve rütubetli yerlerde mantar pey- da olmasını önler
ILSU
İLBANK SU TESİSLERİ L İ D , ORTAKLIĞI Sermaye 300.000, - T. L.
— HER NEVİ BETON MASNUAT.
— SANTRİFÜJE B. A. SU BORULARI.
İMALÂT ve TESİSATI.
— B. A. ELEKTRİK ve TELGRAF Direkleri.
Demirciler Cad. Küçükcars han - A N K A R A
/
HRİSTO V. KEÇECİOGLU
İNŞAAT VE FABRİKA LEVAZIMATI TİCARETHANESİ
Galata, Kiirekçiler sokağı, Demir han altında No. Ki.
İnşaatınıza malzeme tedarik etmeden evvel ticarethanemizi ziyaret etmeniz menl'aatinizdir.
Binalarınızı korumak için Alman sanayiinin en mükemmel, fevka- nide dayanıklı muhafaza ve tecrit maddeleri olan:
GABRİT ve AKVASlT'i
kullanınız.
G A B R İ T : Kat'iyen çatlamıyan, '200° hararete dayanan, temelleri, içme suyu depolarını, sar- nıçları, beton kanalları, siloları ve demirleri rütubetiri tesirlerinden mükemmel surette tecrit eden siyah tecrit boyasıdır. G A B R İ T tamamen kokusuz ve kimyevî tesirlere karşı fevkalâde dayanıklı olduğu ilmî tecrübelerle sabittir.
A K V A S İ T : Beton ve sıva harçlarına katılan en mükemmel tecrit maddesidir. Her nev'i inşa-
atı suya ve rütubete karşı kat'î surette koruyan gayet kesif bir harç katığıdır. A K V A S İ T be- tonun cer ve tazyik • mukavemetim artırır. Dış sıvalardan hiç bir zaman su geçirtmez. Bodrum katlarını, temel duvarlarını, sarnıçları, filtre havuzlarını, rıhtımları emniyetli surette tecrit eder. Diğer tecrit maddelerine nazara nen az % 50 tasarruf temin eder.
G A B R İ T ve A K V A S İ T bir çok senelerden beri Türkiyede en tanınmış tecrit maddeleri ol-
duğu gibi Ankara Stadium binasında, Ankara Sergi evinde, Ankara Çubuk barajında ve daha bir
çok resmî binaların inşaatında büyük muvaffakiy etle kullanılmış ve büyük takdir kazanmıştır.
M İ M A R L I K , Ş E H İ R C İ L İ K V £ S Ü S L E M E S A N A T L A R I D E R G İ S İ İMTİYAZ SAHİBİ : ZEKİ SAYAR U. NEŞRİYAT MÜDÜRÜ, ABI DİN MORTAŞ A D R E S : A N A D O L U H A N N O : 33 E M İ N Ö N Ü İ S T A N B U L T E L : 2 1 3 0 7
S A Y I : 23!" 232 • S E R İ : V . » Y I L ı 1951
L'A RCHIT ECT E :
R E V U E M E N S U E L L E D ' A R C H I T E C T U R E D ' U R B A N I S M E et de D E C O R A T I O N Pııbliee ı>ar: Abidin Mortaş et Zeki Sayar, Architectes
S O M M A I R E
Arkitokt No. 3 - 4, 1951
— L'agence de la Banque »Yapı Kredi •> â Beyoğlu. 49 Aı-ch. F. Akozan, Halit Femir
— Le theâtre «Küçük Sahne» â Beyoğlu 52 Areh. F. Akozan, Halit Femir
— Station service de machines «Inter» i Yeşilköy. 55 Aıch. Z. Mimaroğlu, İ. Başkan, Ilanlit Siizer
— Les maison de type (Aırforme) 56
— Une maison â l'île de Bourgaz 58 Areh. İlya Ventuıa
— «Tıoia» İlion 60 Par R. Duyuran
— Le nouvel Bâtiment central de la Municipalite
de Malmo (Suede) 63 Areh. Haııs Westmaıı
— Architecture Moderne Anglaise 66 Par le prof. Brian Lewis
— Le plan d'amenagement du village . Gerze 69 Aı ch. M. Çizer
— İneonvenients dans les crepissages et la peinture. 75 Par F. Matouschek Traduit de la revue (la Cons-
truction)
— Comment la ville Rotterdam a resoud son prob-
leme de ı-econstruction 79 Antoinette Suquet. Bonnaud
— Garages 82 Par Foçalı
— La question des ordûres des grandes villes 85 Par L. C. Gale
— La situation de Municipalite d'Istar.bu! 88
— Nouvelles 90
— Bibliographie 92
— La liste des prix des materiaux de construction. 93
THE ARCHITECT :
MONTHLY PUBLICATION ON ARCHİTECTURE, C I T Y P L A N N I N G A N D D E C O R A T I O N Pııblished bv Abidin Mortaş and Zeki Sayâr, Architect.
C O N T E N T S
Arkitekt No. 3 - 4. 1951 •
— Beyoğlu Bıanch of the Bank Yapı Kredi 49 by Architccts Halit Femir Feridun A.';ozan
— «Small Stage» Theater 52 by Architects Halit Femir, Feridun A.cozaıı
— The Sc-rvice Station of the T. Inter Machines ... 55 by Architect Zeki Mimaroğlu, İbrahim Başkan,
Ihmıit Siizer
— Airform Houses 56
— A House at Buı-gaz Island 58 by Architect Ilya Ventura
— «Troy'j, Ilion 60 Rüstem Duyuran, Assistant Director of the A r -
chcological Museum of istanbul
— Municipal Center at Malmo (Sweden) 63 Areh. Hans Vestman
— Modern British Architecture 66 A lectuıfc by Prof. Brian Lewis, Dean of the
School of Architecture of Melbourne lîniversity
— Explanatory rapoı-t on the Final Recon.struction
of the Town of Gerze 69 Reported by Mukaddre Çizer, Architect
— Defective Paints and Plasters 7.1 F. Matouschek
— How has the city of Rotterdam Solved Its H o u -
sing Problem? 79 Suquet- Bonııaııd, Translated b.v Naci Meltem,
Architect
— Garages : 82 Ed. Foçalı
— The Problem of the Disposal of the City Refuse 85 L. C. Gale
— The Municipal Administration of Istsnbul 88 Extracts
— News 90
— Bibliyography 92
— Pı-ice Lists of Building Materials 93
l
Y A P I - K R E D İ B A N K A S I N I N BEYOĞLUNDA YENİ ŞUBESİ
Y. Mimar Halit FEMİR ve Feridun A K O Z A N
Evvelce küçük bir dükkân olan bu mahalde- istimal sahasını fazlalaştırmak ve bir banka ajansına imkân vermek gayesile, çelikten bir asma kat yapılmış ve bod-
rumuda islâh olunmuştur. Bu suretle zemin ve asma kat- lar servislere tahsis edilmiş ve bodrum katta ise persc'.ıel,
(Devam sahife 65 c7.e)
Ajans'm içinden görünüşler
4 — Batılca servisi 5 — Şef
<î — Çiçekli camekân 7 — Havalandırma. bacaları S — Moııtşarj.
ARA KAT PLÂNI : 1 — Bekleme holü 2 — Merdiven boşluğru 3 — Banko•
Ajans'm üst katı
Foto: OTMAR
K Ü Ç Ü K S A H N E
Y. Mimar Halit FEMİR ve Feridun A K O Z A N
Yapı ve Kredi Bankası ile Aziz ve Ahmet Borovalı kardeşler tarafından kurulan şirketçe inşa ettirilen Kü- çük Sahne İstiklâl caddesinde Atlas sinemasının önün- deki binanın birinci katında tertip olunmuştur.
281 kişi alan bu küçük salonun yapılabilmesi için, eski binanın kalın bir beden duvarı ile iki bölme duva- rının kaldırılması icabetmiştir. Bu zor mesele çelikten ve elektrik kaynağı ile terkip olunmuş mürekkep kiriş ve direklerle hâl olunmuştur. Ayrıca görüşün tashihi gaye-
sile, döşemeye de imkân dahilinde meyil verilmiştir.
Salona üst katlara çıkan merdivenin istifade olu- narak girilmekte, ayrıca çıkış için, vaktile Köçeoğlu k o - nağı olan bu binanın şeref merdiveni tahsis edilmiştir. Hu salonun, tiyatro, sinema ve konser imkânları verebilecek her türlü kabiliyeti düşünülmüştür.
Salonun tavanı, tecrit için, Linex levhalarile kaplan- mış, ve ayrıca araşma ondüle karton ve çeloteks levha- ları konmuştur. Duvarların alt kısım kaplaması maon
»Küçük Sahne» nin içi ve plânı 1 — Giriş
2 — Bekleme holü 3 — Gardrop 4 — Büfe
5 — Doğan karde: vitrini 6 — Ofis
7 — Büro
8 — Elektrik santrali 9 — Aydınlık 10 — Vantilatör odası 11 — Aspiratör odası
12 — Prejeksiyon odası girişi 13 — Sinema salonu
14 — W.C.. aralığı 15 — Erkek W.C.
16 — Kadın W C.
17 — Artistler girişi 18 — Artistler odası 10 — Kulis
20 — Sahne
21 — Müteharrik sinema perdesi 22 — Sahne uzaması
23 — Dekor muhafaza odası 24 — Rejisör odası 25 — Çıkış merdiveni 26 — Üst katlar asansörü
KÜÇÜK SAHNE PLÂN İZAHI
sekiz ayrı renk üzerine tertip olunmuştur. Havalandırma, binanın aydınlığında kurulmuş olan bir merkezden teinin olunmaktadır. Bu suretle saatte 10.000 m3 hava temin olunmaktadır. Işıkların kumandası röle sistemi üzerine kurulmuş olup, sahneden, projeksiyon dairesinden, ve elektrik santralıdan ayrı ayrı idare edilebilmektedir.
Bekleme salonunda (Doğan Kardeş) yayınlarına ait vitrinler, büfe ve vestier bulunmaktadır. Eser yeni bir anlayışa göre mutena bir isçilikle vs her türlü fennî icap- ları yerine getirilerek düşünülmüş olup, büyük şehirler- de bulunan küçük salon ihtiyacını şehrimizde ortaya atmış bulunmaktadır.
Büfe ve kitaplık satış köşesi Vestiyer
cilâlı lambri olup üst kısmı ise düralit üzerine kaplan- mıştır.
Işıklandırma endirekt olarak flüoresans lambalarile ve ayrıca hususî desenlere göre imal ettirilmiş apliklerle temin olunmuştur.
Sahnenin ön kısmı yapılan bir rulman tertibatı ile, ön öne 2 m, kadar uzamaktadır. Sahnenin yanında, ar- tistlere mahsus beş adet kabin ve aksesuar için bir depo bulunmaktadır, diğer yanda dekor ve idare odası bulun- maktadır. Salon gündüzleri sinema ve geceleri tiyatro için kullanıldığından, sinema perdesi ray üzerinde van odaya kaymaktadır. Salonun koltukları deri kaplı olup,
TURK INTER M A K İ N A L A R I A .O. B A K I R K Ö Y BAHÇELİEVLERİNDE SERVİS İSTASYONU
İNŞAATI
Proje ve inşaat: Y. Mim., Müteahhit Zeki Mimaroğlu İbrahim Başkan, Hâmit Sözer
Marshall yardımından faydalanarak Z İ R A A T ve Y O L âlet ve parçaları getiren TÜRK İNTER M A K İ N A - L A R I A. O. tarafından Bakırköy Bahçelievlerinde as- falt üzerinde, Trakya için bir satış, montai, ve tamir istasyonu olarak inşa ettirilen bu bina, temsil edilen Mc. Cormick İnternational firmasının tip projelerine sadık kalınarak mahallî malzeme ile vücut bulmuştur.
Plân, ön kısmını teşhir ve satış, orta kısmını bü- rolar,' arka kısmını da montai atölyesi teşkil etmekte- dir. Bina sıcak ve soğuk hava tesisatı ile mücehhez- dir. Kırmızı kulesi firmanın alameti farikası olarak tâ uzaklardan nazarı dikkati çekmektedir. Fotoğrafta ar- ka plânda görülen bina parça deposudur. Memlekette böyle modern tesis ve binayı kazandıran müesseseye teşekkür edelim.
Diğer bir görünü;
AİRFORM (BALON TİPİ) EVLER
(Architectural Forum) dan
Balon tipi evler Amerikan piyasası için daha da mükemmel bir şekle so- kuldu ve bu model dış memleketlere de intikal etmektedir. Harbin başların- da Wallace Neff, adındaki Kalifornialı bir mimarın icad ettiği Balon tipi evi R.F.C.nin ilk olarak benimseyip teşvik etmesinden bu yana, bu tip evler hayli inkişaf gösterdi. (Forum'un Aralık 1941 sayısına bak). Yukarıdaki resimde gö rülen Pasadena'daki ev ilk yapılan se- kiz köşeli beton binanın nasıl gelişerek beyzi bir şekil aldığını göstermektedir.
Balon tipi ev inşaatı şaşılacak derecede süratli ve o nisbette ucuz bir beton ev inşaat sistemidir. Beton bir zemin üze- rine bir balon yerleştirilmekte ve şişi- rilmektedir. Kapı ve pencereler bütün aksamları ile birlikte olduğu gibi icap eden yerlerde balona dayanacak şekil- de konulur ve müteakiben beton püs-
kürtme tabancası ile ilk kat beton püs- kürtülür. Bunun üzerine çelik çubuk- lar yerleştirilir ve tekrar tabanca ile bir kat beton daha püskürtülür.
Balon tipi evlerden halen 1000 adedi Brezilyada inşa edilmiştir Hindistan..
Çin, Afrika ve Meksikada da bu inşaat için plânlar hazırlanmıştır.
T V V O - B E D R O O M H O U S E IS 42 X 32 F T . . 12 F T . H I G H 1) İki odalı ev, eb'ad 42X32 kadem, yükseklik 12 kadem.
4) Ocak yeri plânı dramatik bir hale sokuyor.
T W O B A L L O O N S U S E D T O E X P A N D B A S I C S H E L L . 2) İlk iskeleti genişletmek için kullanılan iki balon.
5) Odalardaki kavisler mübalâğalı değil hayli mutedildir.
3) Cenubî Amerika'da tiyatro binaları için kullanılan sistem.
S Y S T E M U S E D F O R S O U T H A M E R I C A N T H E A T E R S Hal Heaston Photos
r ' •
B U R G A Z A D A S I N D A BİR EV
Y. Mimar İlya VENTURA
Bir bodrum, iki kattan mürekkep olan bu yazlık ev Hindli mevkiinde, İndos yolu üzerinde çok meyil- li bir arazi üzerinde inşa edilmiştir.
Sokağın seviyesi binanın üst katının seviyesinden az aşağıdadır. Bir köprü bu katı doğrudan doğruya so- kağa bağlar. Aşağı katlara bahçedeki merdivenlerden inilir.
Ev üç aileye müstakil birer kat verebilmektedir.
Tekmil katlar ayni program üzerinde inşa edilmiştir.
İ-C. sco JE:^'H'TTtHtTrrr:
_ J U J a
1'ıOOCOH u.V ' tu,-,'
Evin sokaktan görünüşü
Katlar 3 oda, bir hol, bir mutfak, WC. duş, bir hiz- metçi odasından ibarettir. Adalardaki inşaat masraf- ları şehire nazaran fazla olması nazarı itibara alına- rak, inşaat programı çok dar bir saha içine alınmış- tır.
Bodrum katındaki mozaik taşlar, çatının çift me- yilli ve saçak merteklerinin dışarıdan görülebilmesi, terasların parmaklıkları ahşap olması binaya tama- miyle bir sayfiye evi karakteri vermektedir.
A r k e o l o o i
Yurdumuzun tarihî ve turistik köşelerinden:
TROİA (İLİON)
Yazan: Rüstem DUYURAN İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdür Muavini
Troia şehri, ilk çağlarda Troas adliyle anılan mın- takanm kuzey batısında, Skamandros (Menderes) ve Simoeis (Dümerk) çaylarının suladığı düz ovanın doğu kenarında ve ovaya hâkim bir tepeciğin üzerinde kuru- lu çok eski bir şehir olup bilhassa Homeros'un ölmez eseri İliada'da uzun müddet anlatılan mitolojik - tarihî savaşlar yüzünden ün almşıtır.
Aradan uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen Tro- ia'nın sahne olduğu büyük savaşlar ve bu savaşlara ka- tılmış olan Agamemnon, Achilleus, Aias, Odysseus...
gibi eski Grek kahramanları ve şehirlerini kahraman- ca müdafaa eden Kral Priamos ile büyük oğlu Hek- tor ve nihayet Sparta Kralı Menelaos'un güzel karısı Helena'yı kaçırdığından dolayı Troia savaşlarına sebep olan Paris., hemen herkes tarafından bilinmekte ve a- nılmaktadırlar..
Troia ilk defa olarak M. E. dört bininci yılın ikinci yarısında kurulmuş ve müteaddit tahrip ve yağ- malar görmüş olmasına rağmen yine ayni yerde yeni- den ihya edilmiştir. Böylece ilk şehrin kurulu olduğu yerde birbiri üzerine mevzu dokuz tabaka teşekkül et- miştir.
Şehrin ilk tabakaları hakkındaki bilgilerimiz an- cak arkeolojik dokümanlara dayanmaktadır. Yazılı bilgiler Homeros ile başlar. Homeros'un bahsettiği «ge- niş caddeli» ve «büyük» Troia veya İlios şehri M.E.
1300/1200 yılları arasına rastlamaktadır. Bu şehrin A - kalar tarafından on senelik çetin bir muhasaradan son- ra zapt ve tahrip edilmesini müteakip ayni yerde müs- tahkem bir Eolya kasabasının kurulduğu görülüyor.
Bundan böyle şehir umumiyetle ve bilhassa Roma dev- rinde «İlion» adiyle anılmaktadır. Athena tapınağı da-
ha evvelki devrede olduğu gibi yine ehemmiyet ve şöhretini muhafaza ediyordu. Hattâ eski tarihçi Hero- dot'un anlattığına göre Pers Kralı Xerxes (M.E. V. ci asrın ilk yarısında) tapmağın sunağında (altar) bin boğa kurban etmişti...
Büyük İskender Anadolu yakasına ayak bastığın- da (M.E. 334) şehrin yakinindeki Achilleus'un »kabri- ni ziyaret ettikten sonra İlion'a gelmiş ve Athena ta- pmağını kıymetli hediyelerle süslemişti. İskender.
Şehri eski halinde yeniden ihya etmeyi düşünmüş ise de bu düşüncesini realize edememiştir. Fakat halefle- rinden Kral Lysimachos, Athena tapınağını yeni baş- tan inşa ettirdiği gibi şehri de tepenin eteğine doğru büyütmüştür.
Romalılar İlion'u M.E. 189 yılında himayeleri al- tına aldılar. Fakat Roma devrinin başlangıcı Şehir için iyi olmamıştır. Hattâ M. E. birinci asrın ilk yarısında- ki iç harpleri sırasında yağma ve tahripten kurtula- madı. Nihayet J. Caesar ile yeni ve mesut bir devrenin başladığı görülüyor. Filhakika Caesar ve halefleri, Roma'nm ve dolayısiyle Roma devletinin kurucusu olarak takdis edilen Aineias'ın vatanına hususî bir e- hemmiyet verdiler. Eski şehrin kurulu olduğu tepe
tesviye edilerek Athene (Minerva) nın tapmağı yeni baştan ve daha muhteşem bir şekilde inşa edildi. Bu tepe Akropolis olarak kullanıldı ve asıl şehir tepenin eteğinde, ovada, kuruldu. Birçok büyük binalarla
süslenen şehri müteaddit imparatorlar, bu arada Au- gustus, Hadrianus ve Karakalla.. ziyaret ettiler. Hattâ Büyük Konstantin imparatorluk merkezini buraya nakletmeyi düşünmüştü.
İlion şehri Bizans devrinde eski ehemmiyetini tedıicî ve fakat rrıütemadî olarak kaybetti. Doku- zuncu asra kadar Konsil zabıtlarında İlion piskoposla- rının imzalarına rastlanıyorsa da daha sonraları şe- hirden hemen hiç bahsedilmemektedir. On dördüncü asrın başında da tamamiyle terkedilmiştir.
Kazılar: Homeros'un bahsettiği Troia şehrinin kurulu olduğu mmtaka malûm olmakla beraber, şeh- rin tam mevkii hakkında 1870 yılma kadar kat'î bil- giye sahip bulunamıyordu. Nihayet Heinrichh Schli- emann 1870 yılında Çanakkale şehrinin 35 kilometre güney batısında bulunan Hisarlık mevkiinde başladığı ve muhtelif fasılalarla 1890 yılma kadar devam ettir- diği kazılar sayesinde şehrin kalıntılarını bulmağa muvaffak oldu. Başlangıçta bir nevi define arayıcılığı şeklinde yapılan bu kazılar, sonradan W. Dörpfeld'in iştirakiyle ilmî bir mahiyet almıştır. Dörpfield, Schlie- emannın 1890 yılında vuku bulan ölümünü müteakip 1894 yılına kadar kazılara devam etmiş ve neticele-
ri ilmî bir şekilde yayınlamıştır (1).
Schliemann ve Dörpfield'in kazılarından sonra a- raya uzun bir fasıla girmiştir. Nihayet 1932 yılında Prof. C. W. Blegen'in başkanlığı altında bir Amerikan
ilim heyeti ayni yerde kazılara devam etmiştir. A - merikalılar yaptıkları kazılarda eski buluntuları kon- trol ettikleri gibi şehrin kronolojisini tashih etmeğe yarayan birçok arkeolojik malzeme elde etmişlerdir.
İlk kazılar sırasında : ve bilhassa Schliemann'm 1882 de bulduğu ve Priamos'un hazinesi diye kabul ettiği kıymetli madenlerden mamul eşya Berline gö- türülmüştür. Daha sonraki kazılarda ele geçen kabili nakil arkeolojik malzeme de İstanbul Arkeoloji rnüze- lerine taşınmıştır. Bu eserler Müzemizin Troia salo- nu adı verilen büyük salonunda muhafaza ve teşhir edilmektedirler.
Eski şehre ait kalıntılar: Fevkalâde güzel manza- ralı bir tabiat parçası içine yerleşmiş bulunan Hisar- lı!k tepeciğinde bugün ziyaretçilerin gözlerini okşa- yacak zarif bina kalıntılarına, beyaz mermer sütun- lara veya başlıklara (meselâ Efesos veya Miletos'ta olduğu gibi..) rastlanamaz. Hattâ görülen duvar baki- yelerini de birbirinden ayırmak pek kolay değildir.
Fakat bununla beraber Troia'nm gerek mimarî gerek- se madenî ve seramik kalıntılarının Anadolu - Ege medeniyet tarihi bakımından çok büyük ehemmiyet- leri vardır. Filhakika burada Batı Anadolu medeni- yetlerinin en eski safhalarından son devirlerine kadar olan bütün çağlarına ait kalıntılar üstüste mevzu muh- telif tabakalarda temsil edilmektedirler. Tâli safhalar bir yana bırakılırsa Troia'da dokuz esaslı medeniyet tabakası tesbit edilmiştir ki, bunların devir ve husu- siyetleri şu suretle hülâsa edilebilir:
I. ci tabaka: İlk şehir deniz seviyesinden 26 m.
yükseklikte bir tepeciğin ana kayaları üzerinde ku- rulmuştur. Bu şehir M.E. 3200/2600 yılları arasına rastlamakta olup Anadolu'nun ilk müstahkem şehir- lerinden birisi, belki de en sağlamıdır. Bir kısmı mey- dana çıkarılan surları kulelerle tahkim edilmiştir. Şe- hir içinde Ege dünyasının en tipik yapı şeklini temsil eden Megaron evinin en eski örneği bulunmuştur. Çe- nak çömleği boyasız olup elle yapılmıştır. Son safha- sında eski Yunanistandan ithal edilen eski Hellas va- zoları bulunmuştur.
II. ci tabaka: Eskisinden daha büyük olup kor- kunç bir yangının tahrip ettiği anlaşılan bu şehir, M.E. 2600/2300 yıllarına rastlar. Etrafını çevreliyen sur içe içe mevzu üç kısımdan müteşekkil olup dört köşeli kulelerle tahkim edilmiştir. Megaronların sa- yısı artmış ve eb'adı da büyümüştür. Çanak çömlek eski an'aneyi devam ettirmekte ise de devrin sonuna doğru «çark»'ın keşfedildiği anlaşılmaktadır. Yine son devirlere ait olmak üzere bakır, tunç, gümüş ve altın- dan mamul pek çok süs eşyası, harp âletleri ve gün- lük eşya bulunmuştur, ki Schliemann bunları Pria- mos'un hazineleri zannetmişti..
III. cii tabaka: (M.E. 2300/2200), IV. cü tabaka (M.E. 2200/2050) ve V. ci tabaka (M.E. 2050/1900) her bakımdan eski medeniyeti devam ettirmektedir- ler. Fakat bu tabakalardaki yapılan evvelkilere naza- ran çok daha küçük ve mütevazıdırlar.
VI. cı tabaka: Bu tabaka M.E. 1900/1300 yılları a- rasına rastlamaktadır. Şehir poligonal teknikle muaz- zam bir sur ile tahkim edilmiştir. Sur kapıları geniş ve muntazamdır. Eski megaronların yanında plân ba- kımından Doğu medeniyetlerinde bilinenlere benziyen ev tipleri meydana çıkmıştır. Bu yapılan Myken ve Tyrins şatolarında görülen monümantal yapılarla boy ölçüşebilecek büyüklüktedirler. Yerli seramik yanın- da Orta Hellas'ın mat boyalı kapları ve Myken vazo- ları bulunmuştur. Ölüler yakıldıktan sonra külleri Urnalar içinde saklanmaktadır. Bu şehir büyük bir yersarsmtısı neticesinde mahvolmuştur. Dörpfel'e gö- re bu tabaka Priamos'un şehri idi.
VII. ci tabaka :Bu tabaka birbirinden bariz olarak farklı iki kısma ayrılır:
a). M.E. 1300/1200 yılları arasına tarihlenen bu şehrin, Homeros'un bahsettiği ve Troia savaşlarına sahne olan ve nihayet sonunda yağma ve tahrip edi- le nşehir olduğu anlaşılmıştır. Medeniyet eserleri bir evvelki tabakada görülenlerin devamını teşkil eder- ler.
b) M.E. 1200/900 yılları arasına rastlar. Bilhassa çanak çömleklerde değişiklik görülür. Bu devrin ka- rakteristik seramiğini üzerinde kendine mahsus bazı kabarıklar bulunan ve tâ Orta Avrupada tesbit edil- miş olan (Buckelkeramik) teşkil eder.
VII. ci tabaka: M.E. 900/350 yılları arasındaki safhayı teşkil eder. Müstahkem bir Aeolya kasabası halinde gördüğümüz bu şehirde bilhassa jeometrik kaplarve Doğu Yunan malzemesi dikkati çeker. Bu devirde şehirde bulunan meşhur Athena tapınağını İral Kralı Xerxes'in ziyaret ettiğinde bin boğa kur- ban ettiğine yukarıda işaret etmiştik.
IX. cu tabaka: Hellenistik ve Roma devirlerine ait kalıntıları ihtiva etmektedir. M. E. 350 yılından M. S. beşinci asra kadar devam eder.
1) Dörpfeld'ten vevel Schliemann da kazılar hakkında eser neş- retmiştir: «H. Scliemann: İlios, Stadt und Land der Trojaner... Leip- zlg 1881 ve Troja, Ergebnisse meiner neusten Ausgrabungen auf <ler Baustelle v o n Troia. Leipzis 1884».
İlk devre kazılarının bütün neticelerini toplayan eser ise W.
Dörpfeld'in başkanlığı altındaki ilim heyeti tarafından yayımlan- mıştır: «W. Dörpfeld: Troja und İlion. Ergebnisse der Ausgrabungen in den vorhistorischen und histcrischeıı Schichten von İllion 1870/
1894. (İki cilt). Athen 1902.
2) Amerikan ilim heyetinin muvakkat kazı raporları Americaa Journal of Archeology'nin 1932-1938 yıllarındaki nüshalarında ya yımlanmıştır. Nihâî eser: "C. W. Blegen: Troy (Published for the TJniversity of Cincinatl) by Princeton Unv. Press, 1950».
« M A L M O » : İSVEÇ BELEDİYE MERKEZİ
Mimar: Hans Westman
The Architect Journal'den
1942 yılında Malmo Belediye Merkezi'nin projesi için Dir müsabaka açılmıştı. Bu müsabakada Hans Westman'ın projesi kazandı. Binanın bir cephesi No- beltorget pazar meydanına bakmaktadır.
«Malmo» Belediye Merkez binası meydana hâkim bir vaziyettedir. Bu meydan umumî bir toplantı yeri- dir. Mimar, Belediye Merkezi'nin ana holünde, hariç- teki meydanın içeride bir temadisi imiş tesirini uyan- dırmağa gayret etmiştir. Bu tesirin elde edilmesine ise, üç âmil yardım etmiştir. Birincisi, meydandaki müstatil parke taşları hole de döşemek, ikincisi açık giriş galerisi binanın dış ve iç kısımlarını birden bire ayırmamak, üçüncüsü ise, meydana bakan esas cep- henin zemin katı duvarı boylu boyunca parlatılmış ve bu suretle göze mümkün olduğu kadar az bir mâni teş- kil etmesine çalışılmak suretiyle temin edilmiştir. A - çık meydandan, esas hole veya mimarın kendi tabiriy- le «Halk holü» ne giriş ânî olarak vuku bulmafrıakta.
muhtelif derecelerde, yavaş yavaş girildiği tesiri te- min edilmektedir. Evvelâ sütunlar, sonra galerinin ta- vanı, daha sonra cam kapılar gelmektedir. Tam bir kapalılık hissi, nihayet, tabiatiyle, blokun orta yerin- de, harice bir menfezi olmayan büyük toplantı salo- nunda elde edilmektedir.
P l â n : Esas hol, yahut «halk holü» gerek amu- dî, gerekse ufkî olarak Belediye Merkezi'nin esas kı- sımlarının ana sirkülasyon sahasıdır. Muhtelif kısım- ların görünüş vaziyetlerini takviye etmek maksadiy- le bütün kapılar üzerine dekoratif bir başlık (Frisa) konmuştur. Hol, dışarıdaki meydanın bir devamı ol- duğu ve bu meydanla yakından ilgisi bulunduğu te- sirinin uyandırılması için, iki katlı yapılmıştır. Bu boşluğu sirkülasyondan âzade tutmak için bütün mer- kezî helâlar ve gardroplar zemin katma yerleştiril- miştir.
İ n ş a a t : Kısmen betonarme ve kısmen de
Umumi toplantı salonu ve şehir kütüphanesi
tuğladır. Duvarlar tuğla harciyle elle sıvanmış, dam- daki kiremitler de duman siyahı rengindedir. Meyda- na bakan öncephenin tuğla sütunlarının arası hafif renkli mozaikle örtülmüştür. Ana toplantı holünün parke döşemesinin seviyesi yükseltilip alçaltılabilir.
Bu ise, döşemenin altına muntazam şekilde tertip e- dilmiş ve elektrik motörii ile işliyen krikolar vasıta- siyle olur ve döşemeye istenilen maksada göre isteni- len zaviye verilebilir. Yerler sökülebilir vaziyettedir.
l BöSSi
— Baş tarafı sahife 49 ila —
makine dairesi ve kasa yer almış bulunmaktadır.
Zemin katm giriş ve pasaj iç ve dış cepheleri cam tuğla olarak yapılmış, diğer iki iç cephesi ise dişbudak kaplı lambri olarak imâl olunmuştur. Asma kat duvar- ları yine kısmen dişbudak lambri ve yine yağlı boyalı çıtalardan yapılmıştır. Bodrum kat duvarları İtalyan m o - zaiki ile kaplanmıştır.
Zemin kat tavanı Liııeı (prese saman) ve boyalı ıh- lamur çıtaları ile örtülüdür. Bodrum ve asma kat tavan- ları ire yağlı boyadır.
Zemin döşemeleri, zemin katta gri ve siyah mermer, asma katta linoleom, bodrum katta karo seramiktir. Bu küçük mahalde katları bağlayan merdivenin hafif olması nazarı itibara alınmış, ve çelikten taşıyıcı kirişler üzeri- ne yeşil linoleom kaplı, dişbudak basamaklar Lespit olun- muş olup rıht kısımları paslanmaz çelikten lavhalardan delikli olarak yapılmıştır. Merdiven korkuluğu bronz ve küpeştesi dişbudak ağacındandır.
Başlıca ışık flüorosan lâmbalariyle olup, yer yer aplikeler de düşünülmüştür. Ezcümle merdiven basamak- ları altındaki flüoresan ışıklandırması merdivene ayrı bir şeffaflık vermekte ve ayni zamanda Bankanın fazla zi- yaya ihtiyacı olan kısmına ışık vermektedir.
Bankanın teshini ve havalandırılması, bodrum katma yerleştirilmiş bir merkezden temin olunmaktadır. Bıı merkezden binanın kalorifer tertibatından istifade oluna-
rak ısıtılmış hava sevk olunmaktadır. Yazın bu tesisat hava değiştirme vazifesini yapmaktadır.
Bankanın üç katı arasındaki evrak servisini bir oto- matik montşarj temin etmektedir. Bankaya hariçten gi • riş kapısı paslanmaz çelikten olup bronz parmaklıkla mu - hafazalıdır. Tekmil mobilyalar ve aydınlatıcı unsurlar, hususî şekilde mimarlar tarafından tertip olunmuştur.
Umumî olarak, değişik renk ve ışık tesirlerinden istifa- de olunmuştur.
Memleketimizdeki banka mimarî görüşüne, bu eser- leriyle mimarların hakikaten bir yenilik getirdiğini söy - lerken, eserin meydana glemesinde, banka kurucu ve ida- recilerinin büyük anlayış ve ileri görüşlerini tebrik et- mek yerinde olur.
MODERN İNGİLİZ MİMARİSİ
Konferansı veren: Prof. Brian LEWİS
«Melbum» Üniversitesi Mimarî Fakültesi Dekanı
Modern mimarinin başlangıcı olarak muayyen bir" "tarih seçmek imkânsızdır, çünkü, değişmeler her memlekette yavaş yavaş meydana gelir; İngilterede ise, bu değişmeler diğer memleketlere nazaran belki de en yavaş bir şekilde vücut bulur. Bu itibarla, baş- langıç olarak belli ve sun'î bir tarihi, meselâ 1900 yı- lını, ele alalım, ve böylece modern İngiliz mimarisi- ni 1900 den bu güne kadar olan süre içinde mütalâa edelim.
Konu, çok kimseleri sıkacak ve üzecek mahiyet- tedir, çünkü, İngilterenin modern mimarî sahasında- ki şöhreti pek parlak değildir. Bununla beraber, her ne- kadar yapılan alelâde mimarî işler pek fazla bir kıymet ifade etmiyorsa da, dünyanın ilerlemesine ha- kikî iştirak ve yardım mevkiinde olan bazı dikkati ca- lip binalar da mevcuttur. Bir çok üstün mimarî eser vücude getirilmiş ve halen de getirilmektedir; ancak, modern anlayışla yapılan en güzel binalar, 1900 tari- hi civarında inşa edilenlerdir: diğer taraftan, son har- bi takip eden kalkınma hareketi ise, inşaat malzeme- si kıtlığı sebebiyle geri kalmış ve dolayısiyle, 1939 yı- lından bugüne pek mahdut miktarda ev inşa edilmiş bulunmaktadır.
İngiltere mimarî sahada sahip bulunduğu, incelik, itidal ve insanilik olmak üzere üç özel vasfı 1900 ta- rihlerinde kaybetmiş gibi idi. Eski tarzları (stilleri) canlandırmağa, diğer memleketleri taklit etmeğe te- şebbüs etmiş, fakat devam edebilecek, daimî olabile- cek bir değer (kıymet) bulamamıştı. Taklit hususu, bu münasebetle, İngiliz lisanına bu lisandaki sık sık kullanılan Türkçe kelime olan «Kiosk-Köşk» kelime- sini kazandırmış oldu. İlk zamanlar, «Köşk» ismi İn- gilizcede bahçe içinde bulunan küçük bir binaya ve- rildi, ve İngiliz bahçeleri Türk Köşkleri ile süslendi;
bugün ise, bu kelime gazete ve sigara satan küçücük bir dükkân mânâsına gelmektedir.
Bütün bu muhtelif mimarî tarzlarının taklit edil- mesi neticesinde, İngiliz mimarisi sun'î ve mantıksız bir hal aldı. 1900 yılında değişiklik doğuran diğer bir âmil de toprak, asilzadelerden imalâtçılarla tüccarla-
rın eline geçmesi oldu ve bu içtimaî değişme esasen pek karışık bir durumda bulunan inşaat ve mimarî geleneğinde de akis buldu.
Bundan önceki 19 uncu asırda yeni malzemeler- le inşaat ve bilhassa büyük çapta inşaat ve mühendis- lik işleri hususlarında cüretkâr denemelerde (teşeb- büslerde) bulunmuş olan İngiltere 1900 yılında mev- kiini kaybetti ve tembelleşti; bir yandan, çelik iske- letti inşaatın tekemmül ettirilmesini Amerikaya bıra- kırken, diğer yandan betonarme inşaatın geliştirilme- sini de Fransaya terketti. Bu sahalarda İngilterenin yaptığı, bu inşaat metodlarını, taşın taşıyıcı bir mal- zeme olarak kullanıldığı zamanlardaki ayni mimarî tarzları teşhir eden satıhlar arkasında gizlenmiş ola- rak tatbik etmekle yetinmek oldu.
Mimarî sahadaki bu gerileme esnasında, her ikisi de mimar olmıyan iki İngiliz, Avrupa mimarisi üze- rinde tesirler yapacak olan projeler üzerinde çalış- makta idi. Bu iki kişiden biri olan Ruskin, sanat ve mimarî hakkındaki yazıları ile bina inşaatına dair alâ- kayı teşvik ediyor ve eserleri Avrupada geniş bir kit- le tarafından okunuyordu. Diğeri ise, Ruskin'den da- ha da ehemmiyetli olan ve zamanının çirkin fabrika medeniyetine karşı isyan eden William Morris'ti. Bu adam da yazı yazıyordu. Şu farkla ki nazariyelerinin birçok örneklerini de fiilen vücude getiriyordu. Kul- lanılan günlük eşyaya güzellik vermek ve kaybolmuş olan köy el sanatlarını ihya etmek için teşebbüslere girişti. Bu meyanda, mobilya ve inşaat aksamı yapan imalâthaneler kurdu ve bunları başarı ile işletti. Za- manının fazla süslü mobilyalarını basitleştirerek ve kaim bir cilâ altında gizli kalmaktan kurtardığı ağa- cın tabiî güzelliğini muhafaza ederek yeni örnekler verdi. Bunlardan başka, bugün dahi hâlâ takdir edilen dokumalar ve duvar kâğıtları yaptı. William Morris'in tesirleri her ne kadar İngilterede mahdut kaldı ise de, Kuzey Avrupada kuvvette hissedildi, ve bu arada, Ragnar Ostberg'in çizdiği Stokholm Belediye Binası (Stockholm Town Hail) nı meydana getiren İsveç sa- nat hareketinin hakikî âmili de kendisidir.
Bu binanın inşasında, el sanatları ve itinalı el iş- leri hakkındaki Morris'in bütün nazariyeleri tamamen tatbik edildi; şantiye sahasında atölyeler kuruldu ve, kapı menteşeleri ve kilitleri dahil, bir çok teferruat el emeği ile imal edildi.
İngiltereden ziyade Avrupada takdir kazanan di- ğer bir İngiliz de Charles Maclntosh'dur. Macintosh, sıkıcı ve pis bir liman olmakla beraber, etrafı güzel kırlarla çevrili 1897 yılında «Sanat Okulu» (School of Art)'nun projesini yaptı ve 1907 de bu binayı bi- tirdi. Bir çok kimse bu eseri Avrupanm ilk modern yapısı olarak kabul eder. Filhakika, yapılışında inşa- at malzemesinin en istifade edilebilecek bir şekilde kullanılmış olduğu binada görülmektedir. Binanın sa- deliği, yapılışmdaki gayenin, «fonction» un, tam bir ifadesidir; bu eser zamanın diğer İngiliz binalarından çok farklıdır.
Macintosh bundan başka muhtelif binalar yaptı ise de, hiç bir zaman geniş bir icrayı sanata sahip ol- madı; bununla beraber, meydana getirdiği her eser, eserin mefhumu ile yapılışmdaki samimiyeti, doğrulu- ğu, bir marka, alâmeti farika, olarak yaşadı. Eserleri 1900 de Viyanada teşhir edildiği zaman, İngilterede görmediği büyük takdirlere mazhar oldu. Macln- tosh'un, Münih ve Viyana şehirlerinde merkezleri bu- lunan ve Avrupaya 1914 e kadar önderlik eden Al- man mimarî hareketine (cereyanına) bir miktar tesiri dokundu. Türkiyede de, bu hareket, Türk mimarisi için uluslararası büyük bir itibarın sağlanmasında pa- yı olan bir çok seçkin ve kabiliyetli Avusturyalı ve Alman mimarlar artmıştır.
Liverpool'da yapılacak büyük ve yeni bir kated- ral için 1903 yılında bir proje müsabakası açılmış ve müsabakayı Giles Gilbert Scott adında genç bir mi- mar kazanmıştı; kendisi, bu muazzam kilisenin son kısımlarında el'an çalışmaktadır. Eser, gotik tarzını yadeder bir stil taşıyorsa da, serbest bir şekilde icra edilmiş ve İngilizden ziyade İspanyol denilebilecek bir vüs'ata, genişliğe, sahip bulunmaktadır. Öyle ki, içi- ne girildiği zaman, İstanbuldaki bazı camilerimizin içinde pek muhtemelen olduğu gibi, âdeta beşer-üstü bir ebat, bir mikyas, tesiri altında kalınmaktadır.
Bu iki mimarın ve bunlar kadar tanınmış olmıyan daha bir ikisinin eserleri bir tarafa bırakıldığı takdir- de, daima muvaffak olduğu sayfiye ve kır evleri mi- marisi dışında İngilterenin seneler boyunca kıymet değer pek az eser vücuda getirdiği görülür.
Tanınmış ve rağbet kazanmış mimarlar, seçmiş ol- dukları kendi stillerinde (tarzlarında) pek donuk ve ruhsuz eserler verdiler. Şehirlerdeki binaların çoğu Fransız klâsik stilinin bozulmuş bir tarzında inşa edil- mekte, kiliseler gotik stilinin acaip nevilerinde yapıl- makta ve eserler yeni malzemelerin kullanıldığına
dair hiç bir zaman bir işaret, bir emare, taşımamakta idi.
Bu kategori mimarlardan biri de Sir Edwards Lut- yens'dir. Eserleri, esas bakımından yanlış olmakla be- raber, bunları nazarı dikkati calip kılan bir şahsiyet ve hususiyet taşımakta idi. Bu itibarla ilerlemesini, her ne kadar içtimaî temaslarına medyun ise de, ka- zandığı mevkie lâyık olduğunu göstermiştir. Lutyens, ilk başarısını sayfiye evlerinde elde etti; her ne ka- dar bunların plânları, maalesef fazla resmiyet arze- der ve teamüle uygun bir şekilde, israftan kaçmılmı- yarak hazırlanmış ise de, evler güzeldir ve bahçeleri içine güzelce yerleştirilmiştir. Hindistanm başkenti o- lan Delhi'nin de plânlarını Lutyens hazırlamıştır;
kat'î ve düz hatlı caddeleri, âbide nevinden binaları, şehre gayet tesirli ve muazzam bir görünüş vermekte- dir. Lutyens'in bazı şehir içi binaları acınacak dere- cede sahte ve yapmacık bir hava taşımakta, ve cephe tanziminin projede hâkim unsur olması sebebiyle, yal- nız küçücük pencerelerin aydınlattığı katlara sahip bulunmaktadır.
Lutyens'in son büyük eseri, geçen harp dolayısiy- le ikmali gecikmiş bulunan ve Liverpool için yapıl- makta olan diğer büyük bir katedraldir. Bu eserinde, mimar basitleştirilmiş kubbeyi esas tutmuştur. 1939 yı- lında ancak zemin seviyesine kadar yükselmiş bulu- nan bu yapının büyük mahzenleri harp sırasında hava hücumlarına karşı sığınak olarak kullanılmıştır.
İngiltere ve Avrupanm en büyük iki katedralinin Liverpool şehri tarafından tasarlanması ve İngiliz mimarisini pek muhtemel olarak daha şerefli bir mev- kie yükseltecek olan tesirlerin, Sir Charles Reilly'nin eserleri vasıtasiyle, yine Liverpool'dan gelmesi hayli ilgi çekicidir. Sir Charles Reilly, İngilterenin ilk ha- kikî mimarî hocasıdır ve bu yönden «Liverpool Mi- marî Mektebi» (Liverpool School) ni yüksek ve seç- kin bir mertebeye ulaştırmıştır. Bugün bütün diğer İngiliz mektepleri bu örnek üzerine kurulmaktadır.
Sir Charles Reilley, Fransız «Beaux Arts» - Güzel Sa- natlar Akademisi ile Alman Teknik Üniversitesi -
«Technische Hochschule» arasında orta bir metod, u- sul seçti ve bu metoda, şahsına has bir hava, bir renk, bir hususiyet ilâve etti.
Şahsen ben, Sir Reilly'nin öğretmenliğinde çalış- mak, tahsil etmek üzere Avustralya'dan İngiltereye gittim. Bugün dünyanın her neresine gitsem, eski mek- tep arkadaşlarıma rastlarım; nitekim buraya (Türki- yeye) geliş yolum üzerinde de, Singapur, Kolombo ve Kahirede eski Liverpool talebeleri ile görüştüm. Mi- mar olarak, Reilly oldukça kötü idi, fakat başkalarm- daki iyi hassaları takdir etmeyi, kıymetlendirmeyi ve geliştirmeyi pek iyi bilirdi; bu sebeple, gerek İngilte- rede, gerek deniz aşırı memleketlerde, mimarî saha- sında önder durumunda bulunan birçok tanınmış si-
malar, bugün hâlâ Reilly'nin tesirlerini gerek talebe- lerinin, gerek modern mimarinin vasıtası ile yazmağa ve aşılamağa devam etmektedir.
1939 dan önce Modern mimarinin İngilterede ifa- de ettiği mânâ, İsveç, Alman, Fransız veya Hollanda eserlerini taklit etmek demekti, ve bu anlayışla inşa edilen binalar İngiliz muhitine hiç de uygun düşmü- yordu.
Şöhret sahibi olmuş bir mimarın modern mima- riye karşı aldığı tavır, gayet iyi tanınan birinin eser- leri vasıtası ile pek iyi anlaşılabilir. Bahis konusu o- lan zat, umumiyetle klâsik ölçülere uygun eserler ver- mekle beraber, arada bir, bazan bir kornişi veya diğer küçük bir hususu projelerine koymazdı. Bir ara ken- disine Londradan 50 km. mesafede bulunan Silver- tree'deki fabrika işçileri için yapılacak toplu evlerin projesini yapmak işi verildi. Evlerin gayet modern ol- ması şart olarak koşulmuştu ve evler de gayet modern oldu: malzeme olarak gayet modern olan betonarme seçilmiş ve evler düz beton çatılı basit birer kutu şek- linde çizilmişti. Fakat, maliyet hesapları yapıldığı za- man beton çatının fazla pahalı olacağı anlaşıldı ve bu sebeple betondan sarfınazar edilerek yerine ahşaptan düz bir çatı yapılmasına ve çatı örtüsü olarak bir do- kuma malzemesi ile kaplanmasına karar verildi. Bu- nun arkasından, beton duvarların da pahalı olacağı anlaşıldığından, duvarlar tuğladan yapılarak üzerle- rine badana vuruldu. Bugün bunları, betondan imal e- dilmiş hissini veren, fakat hakikatte tuğla ve tahta- dan yapılmış bulunan modern evler olarak görebilir- siniz.
Bambaşka bir iş olarak, Londra yolcu Nakliyat Kurumu'nun yaptırdığı binaları mütalâa edebiliriz.
Bunlardan Londra'nın elektrikli tren istasyonları baş-
Her şey, her şey yükseliyor, acaba! Yakında daha neler yükselecek!..
Copyright <>Cosmopress•>
ka yerlerdeki emsalleri kadar temiz ve matluba uy- gundur. Bu istasyonlar muhtelif mimarlar tarafından çizilmişlerdir. Fakat yukardaki bahis konusu olan Ku- rumdun idaresi tarafından tesbit edilmiş olan müşterek bir esas vardır. Hazırlanan şartnameler son derece ka- t?i hükümler taşıyordu. Hattâ bina dahilinde kullanıla- cak yazıların harflerinin tip ve ebatları dahi tesbit e- dilmiş, çöp sepetleri standardize edilmişti. Bütün bu hususlar, gayet tahdit edici bir unsur olarak gözü- kürse de, hakikatte bir ilham unsuru olmuştur: ve ay- ni esas teferruata, detaya, bağlı kalmakla beraber, mi- marlar arasında müsabaka hızını kamçılamış olup, her birinin kendi kudretini en iyi bir şekilde kullan- mak için teşvik etmiştir.
Projelerini yapmam için bu istasyon binalarından 12 tanesi de 1938 yılında bana verilmişti. Fakat hran bunların çoğunun ikmalini geciktirdi. Eğer projeleri- ni hazırlamış olsaydım binalar, gurupta bulunan di- ğer istasyon binaları ile boy ölçüşecek mahiyet ar- zettikleri takdirde bundan çok iftihar duyacağım.
Bazı genç mimarlar 1939 yılında ortaya yeni yeni projeler çıkarmağa başladılar - ki bunlar sadece bir taklitten ibaret değildi. Projesi, Crabtree tarafından hazırlanan Londra'daki büyük Peter Jones mağazası bunlardan biridir. Bina virajlı (kavisli) ikj sokağın teşkil ettiği bir köşe üzerine inşa edilmiştir. Duvarla- rı tamamen camdan yapılmış olup sokakların kavisi- ni aynen takip etmektedir. Binada hiç bir sunilik yok- tur. Cam duvarlar bina içinde gayet müsait çalışma şartları yaratmaktadır. Harp başladığı zaman bomba- lrın binaya nasıl tesir edeceği epey merak edilmekte idi, lâkin diğer binalardan hiç de farklı olmadı. Diğer binalar kadar dayandı.
İngilterede, harbi müteakip, büyük değişiklikler görülmeğe başlamıştır. Gerçi bugünkü inşaat daha çok mesken inşaatıdır ve yapılan meskenlerin tiplerin- de pek fazla farklar yoktur, fakat asıl eserlere, henüz başlanılmak üzeredir veya başlanılmalarına hazırla- nılmış bulunmaktadır. Bunlar tamamlandıkları zaman her hngi bir memleketteki emsalleri kadar iyi birer e- ser olacaklarına şüphe yoktur. İstifade gayesi ile ya- pılacak olan bu binalar alelâde olmakla beraber, harp- ten evvelkilere nazaran büyük farklar arzedecekler, fakat 1951 sergisi için hazırlanmakta bulunan gösteriş- li eserlere katiyen benzemiyeceklerdir.
Tasarruf ihtiyacı inşaat malzemesinin artık daha mantıki bir surette kullanılmasını bilmecburiye ka- bul ettirmiş ve o eski, lüzumundan ağır inşaat usulü belki de bir daha geri dönmemek üzere tarihe karış- mış bulunmaktadır. Öyle hissediyorum ki, bu son harp, İngiliz mimarisinde büyük bir inkılâbın dönüm nok- tasını teşkil edecek ve 10 senelik bir ara ve inkita es- (Arkası sahile 88 de)
GERZE K A S A B A S I KESİN İMAR PLÂNI İ Z A H R A P O R U
Hazırlayan: Y. Mimar Mukadder ÇİZER
Gerzeden bir sokak
A — Kasaba bir sahid şehri olup deniz 1 sathından itibaren garba doğru + 55 rakımına ve daha fazlasına yükselen bir araziye malik bulunmaktadır.
İnkişaf sahası mevcut kasabanın şimali garbisi ile garp tarafında düşünülmüştür. Kasabanın üç tarafı de- niz ile çevrili bulunduğundan, bu kısımlardan başka
yerlere doğru inkişafın yapılamıyacağı yerinde yapı- lan tetkikattan anlaşılmıştır.
Mevcut kasabanın ana caddeleri: İskele meyda- nındaki Zincirlikuyu Köprübaşı mevkiine kadar uza- nan Atalar caddesi, Fenerburnu köşk mevkiinden baş- lıyan ve yine Zincirlikuyu Köprübaşı mevkiinde hi-
hl500
Umumi görünü;
ta mbulan Cumhuriyet caddesi ve bu iki yolun kavşak noktasını teşkil eden Zincirlikuyu Köprübaşmdan ge- çen Boyabat - Alaçam şosesinden ibaret bulunmakta- dır.
Kasaba üç mahalleden teşekkül etmşitir: Bunlar- dan ;
Birincisi: Köşk Mahallesi: Köşk, Çatalkaya, İki- çeşme, Coşkun, Erzincanlı, Saatçioğlu, Karagülle, Ku- ral, Öner Topçuoğlu, Kamışoğlu Sarısoy, Ünlütürk, Nergizliyazıorta Çömlekçi.
İkincisi: Çarşı Mahallesi: Atalar, Yeniyol, Zin- cirlikuyu, eDmirciler, İbrahim Yazıcı, Köse, Baydur, Kapçılar, Arka, Tepe, Olgunsoy; Cumhuriyet.
Üçüncüsü: Hamidiye Mahallisi: Yukarıhamam, Çukurçeşme, Kalyoncu, Yıldız, Cumhuriyet Meydanı, Tayyare, Yazıcılar, Sayar, Servi, Uğur, İnönü, Okul- lar;
isimlerini taşıyan yollar ihtiva etmektedir.
Bu sokaklar ve aralarında teşekkül etmiş bulunan mahalleler ve mahalle araları sokaklarında yalnız yolların ıslâhı ve çıkmaz sokakların kabil olduğu ka- dar giderilerek hazırlanan imar plânı aşağıda izah edi- leceği şekilde tanzim edilmiştir:
1 — Kasabaya umumiyetle sahilden gelindiği için 1.65.— mt. metre uzunluğunda bir iskeleye çıkarıl- maktadır. İskelenin sahil kısmının başında bir yolcu
Sahilden bir görünüş
bekleme salonu düşünülmüştür. Buradan iskelebaşı meydanına gelinmektedir. Bu meydandan geçmek ü- zere bir sahil kavşak yolu düşünülmüştür. Bu meydan üzerine halen Hükümet binası olarak kullanılan Kay- makamlık binası ileride kasabanın belediye binası ola- rak kullanılacaktır. Bu binanın yannıdan Zimcirlikuyu Köprübaşı mevkiine kadar uzanan Atalar caddesi üze- rinde üstü ikametgâh altı dükkân olan blokların ko- nulması için bugünkü çarşı sokağının bu caddeye alın- ması düşünülmüştür.
2 — Kara irtibatı bakımından da yegâne şose olan Boyabat - Alaçam şosesi üzerinde Alaçam istikametin- den şehre giriş mevkiinde bir han ve garaj binası yer- leştirilmiştir.
Hükümet mahallesi Cumhuriyet caddesinin iZn- cirlikuyu Köprübaşı mevkiine yakın bir yerde düşü- nülmüş ve civarına, kısmen bir çarşı mmtakası, hal bi- nası, okul ile bir de Banka binası konulmuştur.
3 — Kasabanın hiç bir sanayi şubesi ile alâkası bulunmadığından .sanayi mmtakası nazarı itibara alın- mamıştır.
4 — Hayvancılık ile de alâkası olmadığından hay- van pazarı için hususî bir yer ayrılmamış olup yalnız Hükümet meydanı civarındaki halin yakınında bir a- çık pazar yeri düşünülmüştür.
B — Birinci inkişaf sahası olarak kasabanın Ala- çam istikametindeki yol üzerinde bulunan kısım se- çilmiştir. Bu mmtaka halen şehrin inkişaf istikameti gözönünde tutularak alınmıştır.
C — Mevcut kasaba kısmında yapılacak değişik- liklerde fazla bina yıkılmasına azamî derecede dikkat edilmiştir. Açılacak caddelerde kabil olduğu kadar fazla bahçeye malik bulunan taraflardan cadde ve so- kakların genişletilmesi düşünülmüştür. Korunacak ta- rihî binalara tesadüf edilmemiştir. Yalnız abidevî ve husus ikarakteri bulunan Cami ve Mescit gibi binala- rın etrafları açılarak meydana çıkarılmıştır.
D — Kasabanın 1945 yılı nüfus sayımına göre u- mumî durumu 4266 nüfustur. İşgal etmiş olduğu saha 14 Ha. hektar olduğuna göre nüfus başına 103. m2 isa- bet etmektedir. 1955 nüfusunun takriben 7252 kişi o- lacağı hesaplandığından inkişaf sahası olarak takriben 725 2kişi olacağı hesaplandığından inkişaf sahası ola- rak takriben 33.25 Ha. hektar alınmıştır. Buraya artan yani (2986X3000) nüfus yerleştirileceğine göre nüfus başına (110.83 m2 isabet edecektir ki; bu suretle kasa- banın karakteri değişmemiş olacaktır.
E,F — Kasabada dükkân, mağaza, binaların tekev, tek apartman,birbirine bitişik evler, altı dükkân, üs- tü ikametgâh olan binaların nerelere yerleştirildiği 1/1000 mikyaslı plânda gösterilmiştir. Bu binaların inkişaf tarzları ise :ev tipleri plânları ve izah kısmın- da ayrıca zikredilmiştir.
G — Parseller: İnkişaf sahasında ekseriyetle bah-
çeli tek evlere yer ayrılmıştır. Kasabanın iktisadî du- rumu bahçeciliğe çok müsait bulunduğundan, bahçe- lerde halkın kendi sebze vesair ihtiyaçlarını karşıla- yacak şekilde düşünülerek:
20.00X35.00 = 700. m2 İle20.00x70.00 = 1400.— m2
lîk parsellere ayrılmıştır.
H,İ — Ev tipleri: Gerze kasabasında millî karak- teri taşıyan bir binaya tesadüf edilmemiş fakat ma- hail ikarakteri bulunan bir binanın rölövesi hazırlan- mıştır.
Bu bina; inşaat itibariyle zemin katı kerpiç ka- lın duvarlar üzerine oturtulmuş, ahşap karkas üzerine hımış sistemine göre yapılmıştır. Fazla istisnaî bir hu- susiyet arzetmemektedir. Mimarî bakımdan bu bina- ların nisbetleri kendi başına bir başkalık göstermekte- dir. Bilhassa saçak profilinin ağırlığı binaya orijinalite vermektedir.
Plân (karnıyarık) tabir ettiğimiz, ortada teşkil edilen bir sofanın sağ ve soluna yerleştirilmiş altı üs- tü ikişer odadan ibarettir.
Bugünkü şekli bina cephesinden bakıldığı zaman, sofanın sol tarafı tnmamiyle yıkılmış meydanda yal- nız zemin katında taşlık ve bir oda, birinci katta ise sofa, hayat ve bir oda bulunmaktadır.
Tek katlı ev tipi:
Bu tip ev cephesi 20.00 mt metrelik parsellerde yapılacaktır.
Binaya yan cepheden girilmektedir. Antenin sa- ğında bir helâ, solunda bir mutbak bulunmaktadır. An- tenin karşısındaki kapıdan salona girilmektedir.
Salondan da bir odaya geçilmektedir. Salonun so- lundaki kapıdan bir aralığa çıkılmakta, bu aralıktan iki yatak odası ile bir hamama gidilmektedir.
Salonun önündeki üstü kapalı teras'a sokak üze- rindeki bahçe ile bir bağlantı teşkil etmektedir.
NOT : Arzu edildiği takdirde plânda yazıldığı gi- bi bir pencerenin yeri değiştirilerek bu evi çift ev ha- linde inşa etmek imkânı temin edilmiştir.
İki katlı sıra evler tivi:
Sokak üzerine bırakılan beş metrelik bir bahçe- den beş basamakla eve girilmektedir. Ufak bir antre, önünde misafir helâsı, antreden merdivenin bulundu- ğu sol duvar dolablı bir hole ve bu holden salona, ye- mek odasına ve mutbaha girilir. Salon ile yemek oda- sı bir kapı ile birbirine bağlanmıştır. Yemek odasının önünde yazları yemek yenebilecek kısmen kapalı bir teras vardır ki; buraya mutfaktan da servis yapmak imkânı temin edilmiştir.
Bodrum: Üst kata çıkan merdivenin altından bod- ruma inilmektedir. Burada yalnız salonun altı açıl- mıştır. Diğer tarafları hafriyattan tasarruf maksadiyle açılmamıştır.
Birinci kat : Zemin kattan yukarı çıkıldığı zaman geniş bir sofa ve bu sofa üzerine iki büyük bir küçük